23 Mayıs 2022 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 16EYLÜL1994CUMA 14 KULTUR EDINBURGH FESTİVA LI'NDEN IZLENIMLER (1): Yîneçarpıa, rerM vehareketli...DtKMENGÜRÜN UÇARER Edinburgh Festivali yine çar- pıa, yine hareketli... Mark Morris'ten Ute Lemper'e, Peter Stein'dan Stephane Braunsc- weig'a. Peter Zadek'den Robert Lepage'a pek çok sanatçı ora- da... Oteller ağzına kadar dolu, caddeler, mağazalar, pizzacılar insan kaynıyor... Sergilere kuy- ruklar oluşturularak giriliyor... Japonlar Edinburgh'u da istila etmişler. ttalyan, Ispanyol ve Fransızlar da bu renkli festival kalabalığının bir parçası. Edinburgh Festival Tiyatrosu Bu yıl festival mekanlannın yıldızı Edinburgh Festival Ti- yatrosu. Eski adıyla Empire Pa- lace, yeni adıyla Edinburgh Festival Tiyatrosu ünlü tiyatro miman Frank Matcham tara- fından inşa edilerek 1892'de açılmış. Üç kath olan bu 3000 kişilik salondan pek çok ünlü sanatçının geçtiğini söylemeye gerek yok: Anna Pavlova, Char- tie Chaplin, Marie LJyoyd... 191 l'de ünlü sihirbaz Lafayet- te'in bir gösterisi sırasında tutu- şan perde, tüm sahnenin ve La- fayette'le birlikte sekiz kişinin yanmasına neden olmuş. Bu olaydan üç ay sonra per- deler yeniden açılacak ve yıldız- lar Empire Palace'a dönüş ya- pacakür. 1927 yüında tiyatro binası ve sahne, büyük müzi- kallerin, varyetelerin sergılene- ceği şekilde yeniden elden geçı- rilir. Ilk müzikal "Shovv Boat"- tur. 1947'de I. Edinburgh Festı- vali'nin açılışıru Dame Margot Fonteyn, "Uyuyan Güzel" ıle Empire Tiyatrosu'nda yapar. 1963 yılına kadar Moira Shea- rer'den Judy Gariand'a, Roy Rogers'den Charles Laughton'a dek uzanan ünlüler zinciri bu sahnede yerini alır... 1963'te ise tiyatro, müzik, ba- le, opera yerlerini şaşırtıcı bir biçimde sanatla ilgisi olmayan seslere bırakırlar. 1991, Empire Palace Tiyatrosu'nun bu kez Edinburgh Festival Tiyatrosu olmak üzere yeniden soluk al- maya başladığı yıl. Edinburgh kentinin, Lothian Bölge Kon- seyi'nin ve özel sektörün katki- lanyla yapılan 4 milyon pound- luk yatınm, 3 yıl sonunda Edinburgh'a Bri- tanya adasının her açıdan en güzel tiyatro binasını kazandınr... Bu görkemli tiyatroda, bu teknik olanak- lann en mükemmeline sahip tiyatroda; genç Amenkalı koreograf Mark Morris'in, Hen- dd'in Milton'un şiirleri ile bütünleştirdiği oratoryosunu dansçılanyla yorumlayışıru izlerken, ya da Ute Lemper'in boğuk sesin- den "Lilli Martene"i, "Surabaya Johnny"i. "MilonTu dinlerken kıskanmadım desem yalan olur... Bu gidişle kjskançlığımız daha yıllar ve de yıllar sürecek... Fringe'e katümak hiç de zor değil Bu yıl Edinburgh'a giderken amacım salt oyun izlemek değil; gerek ana festivalin ge- rekse Fringe'in üst düzey yöneticilenyle gö- rüşme olanağı bulmak, bizim de böylesi uluslararası bir şölende bir biçimde yer ala- bılmemiz için nereden başlamamız gerektiği üzerine konuşmaktı. Umanm burada ve- receğim bilgiler arkası gelecek bir ilk adım olur. Fringe'de 9229 gösteri yer alıyor. Bun- Yemyapıtuu bitiremeden öldü Çeviri Servisi- tçlerinde "Sho- gun"un da bulunduğu bir dizi en çok satan öykü ve romana im- zasını atan James ClaveU geçtiğı- miz salı gûnü tsvicre'de öldü. 70'- li yaşlannda olan yazar felç geçir- diğinde son yapıtını kaleme ah- ybrdu. Clavell 40 yıl süreyle ya- zarhk yapnuş ve bu meslek saye- sinde kuşağının en başanh ve varlıklı yazan niteliğini ka- zanmıştı. Yapıtlan arasmda ta- rihsel roman türündeki "Tai- Pen" ve "Shogun" gibi Uzakdo- ğu'da geçen ve en çok izlenen TV dizılerindenbirinekonuolan "No- bel House" sayılabüir. Ancak Clavell'in ünlenmesı daha çok se- naryo yazarhğından kaynaklanı- yor denilebilir. 1953 yıhnda Ingiltere'den Hollywood'a göç eden yazar, orada "The Flay- Sinek", bir sa- vaş, tutsağını konu alan "The Great Escape- Buyük Fırar" ve yine bir savaş serüveni olan "633 Squadron- 633.Bö»ûk" adh yapı- tlannı kaleme aldı. Uzakdoğu tutkusu genç bir topçu albayı ola- rak Japonlar tarafından tutsak edilerek Changi hapishanesinde yaşadığı dört yıl boyunca sûrdü. Buradaki deneyimleri en çok sa- tan kitaplar arasında yer alan ve 12 hafta gibi inanılmaz bir süre içinde tamamladığı, 1962 yüında filroe alınan "King Rat" adh yapıtına esin kaynağı oldu. 1986 yüında yayımlanan ve kendisine yaklaşıİc 150 milyar lira kazandıran "Whiriwiııd- Kast- rga" adh 1023 sayfahk yapıünda ise Iran'ı konu aldı. B Amenkalı koreograf Mark Morris'in dans topluiuğu Edinburgh Festivali'nde büyük Ugi topladı. u yıl festival mekanlannın yıldızı Edinburgh Festival Tiyatrosu. Bu görkemli, teknik olanaklann en mükemmeline sahip tiyatroda; genç Amenkalı koreograf Mark Morris'in, Hendel'in Milton'un şiirleri ile bütünleştirdiği oratoryosunu dansçılanyla yorumlayışını izlerken, ya da Ute Lemper'in boğuk sesinden "Lilli Marlene"i, "Surabaya Johnny"i, "Milord"u dinlerken kıskanmadım desem yalan olur... Bu gidişle kıskançlığımız daha yıllar ve de yıllar sürecek... Uzun bir aradan sonra yeniden festivale karılan Berliner Ensemble, 'Antonius ve Oeopatra'yı sahneledi (üstte), Ute Lemper(sağda). lann 466'sı tiyatro. Tiyatroda parlayan yıldız geçen yıl Steven BerkofTdu, bu yıl yine tek kişilik bir gösteriyle kapalı gışe oynayan Tom Courtney. Fringe Festivali'nin Direk- törü Hilary Strong, "Edinburgh festival programı dtşında kalan her gösteri Fringe'- dir" diyor. "Bu nedenle de 14 Ağustos-3 Ey iûl tarihleri arasında Edinburgh'da gösteri sergi- lemek isteyen her topluluk bize başvunnak durumundadır." Bılindiği gibi, Fringe'de Edinburgh Festi- vali'nde olduğu gibi bir davet söz konusu değil. Fringe tamamenaçık bir festival. Üni- versite tiyatrolanndan profesyonel toplu- luklara uzanan bir yelpaze sergiliyor. Hilary Strong, Fringe'e kaütmanın temel birkaç koşulu olduğuna değiniyor. Bunlardan bi- nncisi başvuru yapan tiyatronun 250 pound ödeme zorunluluğu. Bu ücret olayın Fringe Kataloğu'nda yer almasını ve oyun mekan- lanyla ilgilı her türlü bilginin topluluğa iletil- mesini sağlıyor. Başvuru için son tarih ise her yıl 30 Nisan. Oyun mekanlannın kirası saat hesabı üzerine oturtulmuş; bir hafta sü- resince günde iki saat. Aynca, satılan her bi- let üzerinden yüzde 7.5 da Fringe Festivali kasasına giriyor. Söz gösteri mekanlanndan açılmışken, önemli bır noktaya değınıyor Hilary Strong; "Traverse gibi, Assembly Roonts, Gilded Bal- loon, Pleasance gibi Fringe'e sahnelerini açan tiyatrolar seçimlerini kendileri yapar. Bir noktada bu sahnelerde yer almak nitelik açısı- ndan önemli bir göstergedir." Böylesi bir seçi- min, bu salonlara giremeyen oyunlann dü- zeylerinin düşük olduğu anlamına gelme- diğini de hemen vurguluyor Strong, ama bır Traverse veya Assembly Rooms'da oy- namanın ayncalığı olduğu da kesin. Bir topluluğun bir yıldan ötekine, sözü edilen bu mekanlara atlaması ise bir aşama olarak değerlendirilebiliyor. Biraz da nice- lik-nitelik konusuna değinıyoruz. "Evet" di- yor Strong, "Fringe'in sınırlan genişledikçe oyunlann düzeyi tartışniaya açık olabiüyor. Bazı gösterilerin çok körü olduğunu kabul ediyorum, ama biz seçici bir festival değiliz >e bu özelliğinıizle de dünyada ayrı bir yerinüz var. Kapalı bir festival olduğumuz ydlarda ni- telik daha yüksekti, bunu belirtmeye gerek yok. Bir noktadan sonra böyle bir açdımın daha sağukb olacağı düşünüldü. Fringe her yönden çok zengin bir festival." Fnnge Festivali maddı desteği İskoç Sa- nat Kurulu'ndan, Edınburgh kentinden ve özel kesımden temin edıyor. "Sponsorlardan büyük meblağlar istemiyoruz, çünkü bunun Fringe'in bireyselliğini bozabileceğiııe, müda- halelere yol açabileceğine inanıyoruz" dıyor. "Bu nedenle de çok savıda küçük sponsora yöneliyoruz. Örneğin Fringe üyelerimiz var. Bu yıl için onlardan 8.000 pound topladık. 1994 yıiı için aldığımız maddi destek 40.000 pounda yakın ki bunu da azımsamak im- kansız." Hilar>' Strong bu yıl 7. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nin konuklan- ndan biri olacak ve Fringe Festivali'ne katı- lmayı düşünebilecek genç tiyatrolarla görii- şecek. Edinburgh Festivali'nin Ugisini çekebilmek Yoğun bir trafiğin ortasında Festival Di- rektörü Brian McMaster ile kısa bir görüş- me, Türkiye'ye çağnya sıcak bir bakış ve yardımcısı konumundaki Pazarlama ve Kurmaca dünyasının 'turnusol kağıdı' Saul Bellow, yeni deneme kitabıyla okurlannı düşkınklığına uğrattı Kültür Servisi - Saul Bellow çağımızın imgelemini biçımlendıren ve zorlayan bir yazar. 1976 yıhnda Nobel Edebıyat Ödü- lü'nü kazandı. Savaştan sonra Nobel kaza- nan ilk Amenkalı yazar. 'The Sunday Ti- mes', İngiliz yazarlardan, en önemli çağdaş yazarlan sıralamalannı istediğinde, Bellow en üst su"alarda yer aldı. James VVood, 'The Guardian' gazetesinde bütün yazarlan Bel- lovv'la karşılaştınyor. Bellovv, günümüzün kurmaca dünyasının turnusol kağıdı' ola- rak niteleniyor. Bugünlerde 'It All Adds Up' adh bir de- neme kitabı yayımlanan Bellow, belki de kendisinden yeni bir ro- man bekleyen okurlannı düş kınklığına uğYattı. Bellovv, derin değişimle- nn yaşandığı, 30'lu yıllann Amerika politi- kasının 4O'lı yıllarda sa- vaşa yol açtığı ve bunu da Amerikan egemenh- ğini, refahıru, atom sa- vaşını ve Nazilerin Ya- hudi kıyımını içeren yeni, farkh bir dönemin izlediği bir zamanda Amerikan yazınındaki 1940'larda yazmaya başlayan, 50'lere hakim olan, 60'lan öfkeye boğan, 70'lerde Nobel alarak alkışlanan, 80'li yıllarda yazmaktan vazgeçmeyen bir romancının bugün bu konuma gelmesi son derece dikkate değer. yerini aldı. Yarattığı kurmacayla bu geçiş dönemini aktardı. 1944 yıhnda yazdığı ilk romanı 'Dangting Man'de kahramanını 1930'lann köktenciliğinden orduya, varo- luşçu yabancılaşmasından savaşa götürdü. îkinci romanı 'The Victim'de (1947), Ya- hudi düşmanhğının ölüm kamplannda zo- runlu kıhnmasının ardından, Yahudi olan- larla olmayanlara eşit olarak düşen sorum- luluğu sorguladı ve o yaygın soruyu, 'İnsan nedir' sorusunu sordu. Üçüncü romanı 'The Adventures of Au- gie March' (1953), Chicago'dan. Troçki'- nin ölümüne. savaş sonrası Avmpası'nın aa ve durgunluğa gömülüşünü de içeren bir dünvaya akıştı. 1959"da yayımlanan 'Henderson The Rain King' düşsel bir Afri- ka'da geçen, sürekli yeni ülkesinı arayan aşağılık Amerikalı kahramanını kutlayan bir mit olarak nitelendiriliyor. 'Herzog'da (1964) ise Bellovv, Amerikan yazınında en- der rastlanan bir figür, çağdaş düşüncelerle ve anarşik bir romantizmle yüklü. düşün- celerin keşmekeşinde huzuru arayan ger- çek bir entelektüel kahraman yarattı. Bellovv 'Humboldt's Gift' (1975) ve 'The ^ ^ _ _ _ _ Dean's December' (1982) adh yapıtlannda Ameri- kan kentlennin yazgısını sınayarak, eşyalann ve gü- cün yığılmasının bedelıni sorguladı. Romanlan me- tafızik bir enerji. itıci bir entelektüel güç içeriyor. Bu, çağdaş yazın kavram- lanyla tartışmaya giriş- meİcle aynı kapıya çıkıyor. Bellovv'da yazann ya da konunun ölümü diye bir şey yoktur. Sanattan insan öğesinin çıkanlmasına karşı savaşmak gerekir. Nobel konuşma- sında da belirttiği gibi "Felaketkr, felaket- tir ve zafer oiduklarını söylemek de aptaka bir şeydir." Bellovv'a göre 'gerçek durumu- muzun, karmaşıklığın, kanşıkhğın özü, bu- nun verdiği acı, bir an için gözümüze ilişir, Proust'un >e Tolstoy'un gerçek izlenimler olarak tanımladüıları şeydir bu. Bu gerçek izlenimler de romancının yapıtını çağınr.' Bellow"un denemelen. romanlardan yan yanya bildiğimız dünyanın canh ve bağımsız bir açıklamasıdır. Halkla İlişkiler Direktörü Joanna Bakerile festivale yönelik bir sohbet. Baker tiyatro- muz hakkında bilgi sahıbı değil (olmasını da beklemiyordum) ama Erdemh'nin hayranı! Belki biraz da Erdemli tutkusu nedeniyle gö- rüşme ısteğimi geri çevirmedi ve gerçekten de çok dolu olduğuna inandığım bir sa- bahının bir saatini bana ayırabildı, araya Brian McMaster'la tanıştırma işlemini de sokarak... Bir yandan Joanna Baker anlatıyor. bir yandan elimdeki 1993 Yıh Mah Raporu'nu kanştınyorum. Gelirler şemasına göz atıyo- rum: Yüzde 40 kamu kesimi, yüzde 30 bilet satışlan, yüzde 20 özel kesım. yüzde 10 diğer kavnaklar. Kısacası, 1993'te 4.143.180 po- und olan bütçenin 1.784.500 pound'unu kamu kesimi karşılamış. Özel sektörün ola- ya tamamen ticari yaklaştığını vurguluyor Joanna Baker ve "Bu son derece normal bir tavır" dıyor. "kuruluş, verdiği paranın karşdığını istiyor. Biz de verebileceğimizin en fazlasını vermeve çalışıyoruz. Aynca küçük sponsorlara da kapdanmızı açtik. Bunların sayısı 45.000 civannda ve festiv alimize katkı- lan yadsınamaz." "Tiyatro gösterilerine özel sektörün vaklaşunı ne denli sıcak?" sorusuna gülerek yanıt veriyor. "Konserler, dans göste- rileri, operalar daha kolay spon- sor buluyor, ama bu yd tiy atroda çok büyük isimler vardı ve ko- laylıkla" destek sağiadık." Söz, festival için oyun seçımı- ne geliyor. Joanna Baker "Fes- tivalin ilkesi, başka yeıierde ser- gilenmemiş yeni oyunları ve ünlü yönetmenlerin çalışmalannı ser- gilemek. Bu yılın programına baktığınızda pek çok büyük ismi bir arada görebilirsiniz. Ama bu dentek değildir ki diğer ülkeler- deki festivallerden oyun secmi- yoruz. Çağnlı olduğumuz fesri- •vallerde ilgi çekici bulduğumuz oyunlan da davet ediyoruz Edin- burgh'a" diyor. "Yıl boyunca başta Brian McMaster olmak üzere belli konumlardaki yönet- menler, değişik ülkelerde ilginç olduğunu duyduğumuz oyunlan izleriz, bu nedenle siz de bizleri Türkiye'de sahnelenen ve dikka- timizi çekeceğine inandığımz oyunlar hakkında bilgilendirebi- Ursiniz. Gerekirse gelip izleriz. Oyun seçiminde otorite Brian McMaster'dır. Umalım ki, iyi niyetli yaklaştmlar semeresini yakın gelecekte versin ve tiyatro dünyamızda yaşanan bunalımlar yerlerini bu tür festiv allere açı- İmak için harcanacak sanatsal çabalara bıraksın." Son bır soru soruyorum. "Belli temalar üze- rinde yoğunlaşmak gibi bir eğili- miniz var mı?" Bu soruyu "Hayır" diye yanıthyor Baker, "Tema üzerinde çalışmaya inanmıyor ve tema beÜrlemenin festivali kısıtlayacağı görüşünü savunuyoruz. Ama kimi zaman bakıyorsunuz, kendihğinden bir tema oluşuvermiş. Bu, bir hoşluk olarak festiv alde yerini alabilir, ama özel olarak tema belirie- mekten yana değiliz." Frank Meisler heykel sergileri Kültür Servisi - İsrail heykel sanatının günümüz temsilcilerinden Frank Meisler'in özgün yapıtlan, 22 eylül-11 ekim tarihleri arasında Vakko Beyoğlu* Sanat Galerişi'nde, 13-31 ekim tarihleri arasında Vakko Ankara Sanat Galerişi'nde sergilenecek. Danzig'de doğan Frank Meisler, eğitimini * Ingıltere'de tamamladıktan sonra İsrail'egöçetti. Yafa kentinde yaşayan Meisler'in bronz, gümüş ve altını kullanarak tek ya da sınırlı sayıda ürettiği yapıtlan İsrail başbakan ve cumhurbaşkanlannca, dünya hderlerine hediye edilıyor. Yapıtlannı, çeşitli ülkelerin başhca galerilerinde açtığı kişisel scrgılerde veeski Yafa, Tel-Aviv, Kudüs ve Londra'daki kendi galerilerinde sürekli olarak sergileyen sanatçının, dış mekan çalışmalan da var. Bunlar, Kudüs'deki •Jerusalem Fountain', Mannheim Almanya'daki Soykınm anıtı, Stratford İngiltere'deki Shakespeare Tiyatrosu gezı alanında yer alan 'Minsterel' heykeli ve Flonda'dakı yapıtlandır. Aynca Colomb'un Amerika'yı keşfı anısına gerçekleştirdiği 208 cm. x 107 cm. boyutlanndaki panel heykeli Madnd, Toledo, ABD ve İsrail'de sergilendi. Ali İsmail Türemen'in sergisi Kültür Servisi - Ali İsmail Türemen'in gravürleri ve ebru üzerine çahştığı desenleri, 5-25 ekim tarihleri arasında Vakko İzmir Sanat Galerişi'nde sergileniyor. Marmara ve Anadolu üniversiteleri güzel sanatlar fakültelerinde profesör olarak görev yapan Türemen, yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda kişisel sergiler açtı. karma sergilere, bıenal ve trienallere katıldı. ödüller kazandı. 1979'dan günümüze 'mavı fıgür' temasını geliştıren sanatçı, mitolojınin dil ve resimsel öğelennden esinlendi. Bilgisayarla yapılan tablolar Kültür Servisi - Talat Muşkara'mn bılgisayarda özel bir teknikle yaptığı soyut ve yan soyut renkli tablolar. Hiİton Conference and Conventıon Center'daki bilgisayar fuannda özel bir bölümde sergileniyor. Hevvlett and Packard bilgisayar şirketinin sergilediği. kendi ürünü bir printerde basılan bu tablolar, 18 eylüle dek görülebilir. Mehmet Şakir Örs'ten 'Barış Güzellemesi' Kültür Servisi - Mehmet Şakır Örs'ün venı kitabı "Banş Güzellemesi - Ege'de Açmış Bir Nılüfer Çiçeği'. Başak Yaymlan'ndan çıktı. Kitapta; banş üzerine araştırma. ınceleme. öykü. röportaj, deneme, makale ve gezi notlanndan oluşan bir demet sunuluyor. Kitabın önsözü, Türkiye-Yunanistan Banş ve Dostluk Derneği BaşkanıOrd. Prof. Dr. Ekrem Akurgal tarafından yazılmış. Akurgal. önsözünde "Örs'ün sevgi dolu yazılar demetinin başhca konusunu Türk-Yunan ilişkilerinin oluşturması ve onlann bir kitap halinde iki komşu arasındaki siyasal anlaşmazhklann büyük boyutlara ulaştığı bugünlerde yazılmış olması, alkışlanacak birdavranıştır" diyor. Camus'nön son eseriüzerine Kültür Servisi-İstanbul Fransız Kültür Merkezi, 1994-95 sezonu kültürel etkinliklerineekim ayında başlıyor. Her yıl ekim ayında Fransa'da kutlanan 'Okuma seferberhği', Fransız Kültür Merkezi'nde de çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Voltaire'in yaşamını ve yaalannı içeren bir afiş sergisi ,'Bugünkü Türkıye'de Fransızca Kitap Yayını' konulu bir sergi yer alacak. Aynca Albert Camus'nün ölümünden sonra yayımlanan 'İlk Erkek' adh yapıtı üzerine çevirmen Prof. Dr. Tahsin Yücel, felsefeci Ahmet Soysal ve tiyatro sanatçısı Erick Garcin'in katılacaklan bir okuma ve Urtışma gerçekleştirilecek.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle