16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
8TEMMUZ1994CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER CHP'den Fatih'e Atatürk heykeli • İstanbul Haber Servisi - CHP, pazar günü Fatih'te yenilenecek olan belediye başkanlığı seçımlerinı kazanacak olan belediye başkanına, ilçeye koyması için verilmek üzere yaptırdığı Atatürk heykelini İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu'na teslim etti. CHP İstanbul ll Başkanlığı ile CHP Fatih il örgütünce heykeltıraş Naci Inci'ye yaptınlan ve Atatürİc'ün Kocatepe'ye çıkışını simgeleyen heykel 2.90 metre boyunda, 150 kilo ağırlığında. (Fotoğraf: MUHARREM AYDIN) Güreş Azerbaycan'a gitti • ANKARA (AA)- Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, resmi ziyarette bulunmak üzere Azerbaycan'a gitti. Etimesgut Askeri Havaalaru'ndan özel bir uçakilesaatlO.OO'da Azerbaycan'a hareket eden Güreş'in resmi ziyareti bir gün sürecek. Orgeneral Güreş, yann Türkiye'ye dönecek. Karayalçın'dan İnterstar'a dava • ANKARA (AA) - İnterstar özel televizyon kuruluşunda yayımlanan 'Objektif adlı haber programda, SHP Genel Başkaru Devlet BakanıveBaşbakan Yardıması Murat Karayalçın ile SHP'nin tüzel kişiliğine hakaret ettiği gerekçesiyle programın yapımcı ve sunucusu Kadir Çelik hakkında 3 yıla kadar hapis cezaa istemiyle açılan davaya devam edildi. Mahkeme Başkanı, sanık Kadir Çelik'in savunmasının aünması için Kadıköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilen yazının cevabının ellerine ulaşmadığını hatırlatarak cevabın çabuklaştınlması için tekrar yazı yazılmasına karar verdi. Star'a 'ağıp ceza' yolu • ANKARA (ANKA> Star televizyonu elemanlan Engin Ardıç, Kadir Çelik, Orhan Duru ve Gülgün Feyman'm, 27 Mart seçimleri öncesinde yaptıklan yayınlarla ilgili, ağır ceza istemiyle yargüanabümeleri için Adalet Bakanlğı'ndan gerekli onay alındı. TCK'nin 159. maddesi uyannca dava acılması için gerekli onayın ainmasıyla söz konusu yayıncılar hakkında bir yıldan 6 yıla kadar ağır hapis istemiyle dava açılabilecek. İzmifteki ceset Murat Baysal'ın • İstanbul Haber Servisi- tzmit'ın Maşukıye kasabası yakınlannda üç gün önce, tabancayla vurularak öldürülmüş olarak cesedi bulunankişinin, İstanbul sosyetesinin renİdi simalanndan Murat Baysal olduğu belirlendi. * Gnplıra ythtkli • yımtkth, finm vtjt itm giı tır/tr, l Nüfuscüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. ZEYNEPKILIÇ Nüfiıs cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzd'""- KAHRAMANGÜLTEKtN Nûfii8cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. ZEKİDOĞAN SHP, Çiller'in Kürtçe yaym ve eğitim açıklamasını Özalvari olarak niteledi Etııik clildeyaymtaıtışıııası ANKARA/tSTANBUL (Cumhuri- yet) - Başbakan Tansu Çiller'in Pans ge- zisi sırasında dile getirdiği, Kürtçe ve Lazca televizyon yayınına olumlu bak- tığına ilişkin açıklaması, koalisyon orta- ğı SHP tarafından "samimi" bulunma- dı. SHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardıması Murat Karayalçın, Başba- kan Tansu Çiller'in tarüşmaya açmak istediği, Kürtçe ve Lazcanın da içinde yer aldığı "etnik dflde eğitim ve televiz- yon" önerisinin kendi programlannda da yer aldığı söyledi. Genel Sekreter Yardımcısı Uşak Milletvekili Ender Ka- ragül de Çiller'in söz ettiği konulan SHP olarak TBMM'ye getirdikkrinde DYP'den destek görmedıklerini anım- satarak tavırlannı "özahari" olarak ni- telediği Çiller'in önerisinin "samimi ve yararu" olmadığinı vurguladı. Kabplaşmış kavramlar Başbakan Çiller, önceki gün Paris'e giderken uçakta gazetecilere yaptığı açı- klamada, "kalıplaşmış kavramlan" tarüşmaya açmak ıstedığını belirterek Türklük, etnik dillerde eğitim ve yayın özgürlükleri konulannın yeniden göz- den geçirilmesi gerektiğini ifade etmişti. "Devletin Türkçe dışında bir dilde eğitim veya yayın yapmasuun" düşünülemeye- ceğini söyleyen Çdler, "Devletin lisanı SHP programında var SHP liden Karayalçın, Tansu Çiller'in Kürtçe ve Lazcanın da içinde yer aldığı "etnik dilde eğitim ve televizyon" önerisinin kendi programlannda da yer aldığı söyledi. Türkcedir. Ama onun ötesinde özgür ol- maJıdır. Tarrışılması gereken konu bu- dur. Ben devlet eliyle neyi yapmayacağı- nu ilan ediyorum. Onun dışındaki her şey, aşama aşama Türkiye'nin gündemi- ne gelmelidir. gelecektir" demişti. SHP Genel Sekreter Yardıması Ka- ragül, bu konuyla ilgili olarak dün yap- tığı yazılı açıklamada, şu eleştirileri dile getirdi: "Saym Başbakan'm. Güneydoğu ve demokratikleşme somnuna ilişkin yeni bir öneri gibi sunduğu açıklamalar, SHP tarafından demokratikleşme paketi kap- samında Meclis gündemine geririlmiş. fa- kat hükümet ortağımız DYP'den gere- ken samimi desteği ne yazık ki göreme- miştir. Meclis'te gerekli desteği verme- yen Sayın Başbakan'm 'Özalvari' bu tavnnı SHP olarak samimi ve yararlı bulmuyonız." Seçım çalışmalan nedeniyle İstan- bul'da bulunan SHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardıması Murat Karayal- çın ise konunun kamuoyunda tartışıl- ması için erken olduğunu vurguladı. SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, etnik dilde venlecek eğitimin, devlet eğı- timi dışında, kurslar yoluyla gerçekleştı- rilebıleceğirü belirterek "Bunlann bir tniktar biçimlenmesi. tutarlı bir çerceve- ye oturtulması gerekiyor. Ondan sonra tarrışmaya sunulabilir" dedı. Daha önce aynı konu üzennde, Başbakan Tansu Çiller ile çalışıp, konuştuğunu anımsa- tan Karayalçın, sözlerini şöyle sürdür- dü: "Milü eğitim sisteminde, o yönüyle bir değişiklik olamaz. Eğitimin birliği siste- mi varlığuıı konıvacaktır. Bu konuda biz SHP olarak son derece duyarlıyız. Dev- letimizin resmi dili Türkcedir. Devlet okullarında eğitim Türkçe yapılacaktır. Bu konuda bir değişiklik söz konusu de- ğildir. Aynca ders programlannın içeriği de yine Milli Eğitim Bakanlığı'nca denet- lenecektir." Karayalçın bu konunun tartışılabil- mesi için üzerinde daha yeterli düzeyde çalışma yapılması gerektiğini de sözleri- ne ekledi. Karayalçı, Çiller'in. söz konusu açık- lamayı "Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin Türkiye'yle ilgili aldığı ka- rardan dolay ı yapmış olup olamay acağı- na" ilişkin bir soruya ise şu karşüığı ver- di: "Sayın Başbakan'm hangi düşünceyle bu açıklamayı yaptığmı bilmiyorum. An- cak bunlar zaten bizim gündemimizde olan konular. Biz bunları yabancı kuru- luşlaruı istemleri nedeniyle değil, halkı- mızın istemleri nedeniyle yapmak duru- mundayız. Kaldı ki A>rupa Konseyi Par- lameterler Meclisi'nin kararı da o kadar ters değil. Uluslararası kuruluşların bu doğrultuda istemleri olduğunu biliyoruz. Ama bunlar yabancıların tatmin edfl- mesi için değil, Türkiye'nin demoratik- leşmesi için bizim de gerekli gördüğü- müz düzenlemelerdir." DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, partisinin Fatih ve Beykoz mitinglerinde konuştu: RP balonunusöııdümıek ulıısal görev tstanbul Haber Servisi - DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Refah Partisi'nin savunduğu "adil düzen"ın bir "masal ve kandırmaca" olduğunu belirterek. "Son zamanlarda İstanbul'un bazı semtleri çağdışı Ortadoğu ülkelerinin istilasına uğramış gibi. RP'nin güçlendiği izlenimi yaygınlaştıkça İstanbul sokaklannı mol- İa özenticisi kılıklı kimseler doklunıy or. Cumhuriyet Türkiyesi'nin aydmuğı san- ki yer yer kara çarşafla örtülüyor "dedi. Ecevit aynca. "RP'nin bazı aymaz çev- relerce şişirilen balonunu patlatıp söndür- mekulusal bir göre\dir"şekbnde konuş- tu. DSP lideri Bülent Ecevit. dün İstan- Ecevit, insanm İstanbul'un bazı semtlerinde çağdışı Ortadoğu ülkelerinin istilasma uğramış duygusuna kapıldığım söyledi. bul'da, 10 temmuzda yenilenecek olan belediye başkanlığı seçimleri nedeniyle. Fatih ve Beykoz'da vatandaşlara hitap etti. RP'nin Baü taklitçiliğini reddeder- ken, İran ve Suudi Arabistan gibi çağdı- şı ülkelerin taklitçiliğini yaptığını vurgu- layan Ecevit. "RP'nin bu tavn aslında, Türkiye'yi Batı emperyalizminin uydusu kılma senaryosunun bir unsurudur" şek- linde konuştu. "Son zamanlarda İstan- bul'un bazı semtlerinde dolaşırken, insan, 541 yıl önce fethetriğimiz bu büyük kent sanki eski bazı çağdışı Ortadoğu ülkele- rinin istilasma uğramış gibi bir duyguya kapılıyor" dıyen Ecevit sözlerini şöyle sürdürdü: "Refah Partisi'nin güçlenmekte oldu- ğu izlenimi yaygınlaştıkça İstanbul so- kaklannı nıolla özenticisi kılıklı kimseler doidurmaya başladı. Cumhuriyet Türki- yesi'nin aydınlığı, sanki yer yer bir kara çarşafla örtülüyor. Cumhuriyet döne- minde Türk ulusu, İslamın çağdaşlıkla, demokrasiyle, laiklikle ve kadın-erkek eşitliğiyle bağdaşabileceğini kamtlamış- tır. İran ve Suudi Arabistan gibi çağdışı ülkeier bundan tedirgindirler. O nedenle, Türkiy e'nin rejimini içeriden çökertmeye uğraşmaktadırlar. Onların bu uğraşı Türkiye'yi salt bir Ortadoğu ülkesi konu- muna iteleyerek etkisiz ve güçsüz kdmak isteyen Batı emperyalizminin de işine geunektedir." Ecevit RP'den kurtulmak isteyen her- kesi mücadele için DSP'ye çağırdı. DEP'lilerdenAvrupa'ya30başvuru Ehliyeümi kaybettim. Hükümsüzdür. İBRAHİM GÜRPINAR ERGÜNAKSOY ANKARA - Halkın Emek Partisi'nin (HEP) kapatılmasın- dan sonra, DEP'lilerce Avrupa İnsan Haklan Komisyonu'na bir yıl içinde 30 başvuru yapıldığı, HEPIe ügüı davanın ka- rar aşaması- nda olduğu bildirildi. DEP Hukuk Müşaviri Avukat H*- sip Knp*nn . 1987den bu yana komis- yona sadece Türkiye'den 500 başvuru yapıldığını, burüardan 20'sinin kabul edildiğini be- lirterek "Tür- kiye'nin imza- ladığı uius- lararası söz- leşmekr gere- ği hukukçu olarak bu da- valan komis- yona götür- mek zomnaayız n dedi. 1954 yıhndan 1988'e kadar Avrupa insan Haklan Komis- yonu'na üye ülkelerden toplam 12 bin 597 başvurunun yapıldığı, bu başvurulardan yüzde 90'ının karara bağlandığı bildirildi. 1987 yüından itibaren Türki- ye'den Avrupa insan Haklan Komisyonu'na 500 başvuru yapıEîığı, başvuru dilekçelerinin büyük bolümünün Güneydoğu'- dan gıttiği bıldınldi. DEP Hukuk Müşaviri Avu- kat Hasip Kaplan, DEP'in kapa- nknası, dokunuhnazlıklann kal- dınlması, mületvekülerinin TBMM üyeliklerinin düşürül- mesı konulannda bugüne kadar Avrupa İnsan Haklan Komis- yonu'na DEP olarak 30 başvuru yapûklannı belirterek şunlan söyledi: / l u k u k Müşaviri Hasip Kaplan, "Türkiye'nin imzaladığı uluslararası sözleşmeler gereği hukukçu olarak, davalan Avrupa İnsan Haklan Komisyonu'na götürmek zorundayız" dedi. "HEP fle ilgfli dava karar aşa- masmda. Millefvekillerine uygu- lanan uzun gözaltı olayı ile ilgili dava da hızlı bir şeküde sürüyor. Mflktvekillerinin TBMM üyelik- lerinin düşürülmesj ise cezalam şahsüiği prensibi- ne aykın. Biz, Tûrkiye'nin imza- ladığı uluslararası sözleşmeier gereği hukukçu olarak bunu komisyona götürmek zorun- dayız." Avrupa İnsan Haklan Komis- yonu'na yapüan başvurulardâ, di- lekçelerin incele- meye ahnma oranının yüzde 4.2 olduğunu anı- msatan Hasip Kaplan, görüşle- rini şöyle dile ge- tirdi: "Türkiye'den gjden dosyalarda bu oran daha da yüksek. Türkiye, komisyonda görü- len davalaroı tü- münü kaybediyor. 1987 yıhndan bu yana, Türkiye'den yapdan başvurulardan 2O'si kabul edOdi. Bu da, Tiirkiye oranımn cok yüksek olduğunu gösteriyor. Başvurularm büyük bötümü ola- ğaıüstü hal böigesinden. Gözahmda ölüm, işkence, köy yakma, yargKC infaz ve faiü meç- hul cinayetierieilgili haşvundariSk sırada yer ahyor. Komisyona son yiDarda yapıİan başvunilann en dikkat çekenferi ise DEPTe ilgili dflekçeferoiuştunryor. Üye ülkelerin hiçbiri DEPIn kapahlmasmı. milİenekiUerinüı TBMM üyeliklerinin düşürüime- sini kabul edemiyor ve tutuklu millervekiUerinin hemen serbest bffakıhnasmı istiyorlar. Türldye'yi bu konuda sürekB uyarmalanna karşm, kimse bu uyarian dikkate ahnadı. Devlet- Ğuventik Mahkemes bfldiğin okudu." SHP'nin 'seçimkorosu' İstanbul Haber Senisi - SHP'nin "Demokratik Birük Şenüği"nde Genel Başkan Murat Karayalçın ile bakanlar \ e milletvekıllen "Oy Oy Eminem" şarkısıru sahnede hep birlikte seslendirdiler. Partisinin Fatih'teki yerel seçim çalışmalan kapsamında Yedikule Zindanlan'nda düzenlediği şenliğe kaulan SHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, Fatih adayı Yusuf Günaydına oy istedi. Ateş Böceği Ercan'ın sunuculuğunu yaptığı gecede sanatçılar Kamil Sönmez, Selda Bağcan, Yavuz Top, Harun Kolçak, Sürey ya Davulcuoğlu şarkı ve türküleriyle Fatihlileri coşturdu. Kamil Sönmez'in daveti üzerine sahneye çıkan Karayalçın, Genel Sekreter ve Kültür Bakanı Fîkri Saglar. Devlet Bakanı İbrabim Tez, Genel Başkan Yardıması Önay Alpago, İİ Başkanı AM Özcan ve Yusuf Günaydın koro hahnde türkü söylediler. Bugün İzmit'e gjdecek olan Karayalçın, akşam da, pazar günü secimlerin yenileneceği Yalova'da halka hitep edecek. POLinKA GONLUGU HİKMET ÇETtSKAYA Sütçü İmam Üniversitesi... Bir tarikatın tepeden tırnağa örgütiendiği Anadolu üni- versitelerinde neler olup bittiğini hiç merak ettiniz mi? O zaman sizlere Kahramanmaraş 'Sütçü İmam Üni- versitesi'nde 'şeriatçı örgütlenme'nm perde arkasmı anlatacağım bugün. Bir gazetenin günlerdir 'kendi yan- daşlarını' nasıl koruyup kolladığını sergileyeceğim. De- mokrasiden, barıştan, din ve vicdan özgürlüğünden söz edenlerin neler yaptıklarını, 'karayobaz çeteleri'n'ın nasıl örgütlendiklerini ortaya koyacağım. 'Sütçü İmam Üniversitesi' Rektörü Prof. Dr. Osman Teklnelacaba 'Malum Gazetenin neden boy hedefiol- du? Şundan: "Zibidilerin maskelerini düşürdüğü için." Şimdilerde 'karayobazçeteleri', Osman Tekinel'esal- dırıyor, yurtsever, demokrat, Atatürkçü bir öğretim üye- sini görevden aldırmak için her türlü yöntemi deniyor. 'Tarikat Şeyhi'nin foyasını ortaya çıkaranlarasaldırıyor, onları yasa tanımazlıkla suçluyor. Bakın neler yazıyorlar: "Sütçü İmam Üniversitesi'nde şayialann ardı arkası kesilmiyor. Göreve gelişi bile anayasanın 130. maddesi- ne aykın olan Rektör Prof. Osman Tekinel, ideoiojik kad- rolaşma yönünde, 2547 sayılı YÖK Kanunu'nu ihlal ede- rek, Ziraat Fakültesi'ne 5 öğretim üyesi aldı..." Meydanı boş bulan 'takkeli liboşlar' sanıyorlar ki böy- le yalan yanlış yazıp, bir değerli öğretim üyesini suç- layarak görevden aldırıp, eski yandaşlarını yeniden gö- reve getirecekler. Amayağmayok! Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi', 3 Tem- muz 1992 yılında 3837 sayılı yasayla kuruldu. Üniversite kapsamında Ziraat, Fen, Edebiyat, Iktisadi ve idari Bi- limler, Orman Fakültesi, Meslek Yüksek Okulu; Sosyal Bilimler Enstitüsü yer aldı. Üniversitenin kurucu rektör- lüğüne ise YÖK'ün, o dönemin Cumhurbaşkanı Turgut özal'a sunduğu üçüncü sıradaki Prof. Dr. Yusuf Vanlı getirildi. Vanlı, 18 Şubat 1994 tarihinde YÖK'ün önerisiy- le Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından göre- vinden alındı. Prof. Dr. Yusuf Vanlı'nın, kurucu rektör olarak görev- deyken 'şeriatçı kadrolaşma' yaptığı öne sürüldü. Bu kadrolaşma DYP Kahramanmaraş örgütünü oldukça ra- hatsız etti. DYP Kahramanmaraş Milletvekili Dr. Sela- hatUn Karademir, Prof. Vanlı'nın bu tutumunu sık sık eleştirdi. Prof. Dr. Yusuf Vanlı'rwn, Erzurum'daki 'Kırkın- a Hoca'dan aldığı buyruklarla üniversiteyi yönettiği söylendi. Üniversitenin Tarih Bölümü'nde 23 öğrenci okuyordu. Aynı bölümde ise 23 öğretim üyesi bulunuyordu. Işin il- ginç yanı her öğrenciye bir tarih öğretmeni düşerken çoğunluk 'Islam tarihi' eğiticisiydi. 145 memur sınavla alınırken 82 memur 'naklen' üniversiteye getirilmişti. Bunların tümünün tarikat bağı olduğu anlatılıyordu. Hem idari ve hem akademik kadro alımında aynı yöntem iz- lendi. Üniversitede 2 profesör göreve başlarken Orman Fakültesi'ne 21 araştırma görevlisi alınması dikkati çek- ti. Yine profesör ve doçent olmayan 56 araştırma görev- lisi Fen ve Edebiyat fakültelerine yerleştirildi. Üniversitenin Yapı Işleri Daire Başkanlığı'nagetirilen Salih Kaya'nın siciline bakılmadı. Oysa siciline bakılsa ; gerçek ortaya çıkacaktı. Çünkü sicilinde "yöneticilik ya*, ı pamaz, para işleriyle uğraşamaz" diye yazı vardı. Şu anda 'Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'- nde öğrenci sayısı 500, akademik personel 272, idari personel sayısı ise 288. Yani üniversite akademik ve idari personelle şişirilmiş durumda. Şimdi 'Sütçü İmam Üniversitesi'nin başında Atatürk- çü, yurtsever, demokrat bir bilim adamı var Şeriatçı çevreler Prof. Dr. Osman Tekinel'i görevinden aldırmak için yoğun bir kampanya başlattılar. Sizlere zaman zaman Anadolu üniversitelerinde olup bitenleri aktarıyorum. Laik, demokratik Türkiye Cumhu- riyeti'ni yıkmak isteyen 'şeriatçı güçler'ln gözden ırak yerlerde nasıl örgütlendiklerini yansıtıyorum. 'Sütçü İmam Üniversitesi' bunlardan birisi. Bu üniver- sitede pek çok olay yaşandı. Sınav kağıtlarında ve ihale- lerde yaşananlar kamuoyundan hep gizlendi. Gerçekten diğer Anadolu üniversitelerinde neler olu- yor? örneğin Dumlupınar, Celal Bayar ve Van Üniversi- tesi'nde yaşananlardan haberiniz var mı? Biz bu konulara ileride sık sık değineceğiz. Van'dan Urfa'ya, Manisa'dan Malatya'ya dek uzanıp oralarda olup bitenleri sizlere aktaracağız. Türkiye'yi 'ortaçağın karanlığı'na götürmek isteyen 'şeriatçı güçler'e ödün vermeyin, onlardan korkmayın. Hiçbir zaman "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" demeyin. Her zaman heryerde 'masfre'lerini indirin. Çünkü onlar 'demokrasidüşmanı'dırtar... ÇAĞDAŞ YAŞAMIDESTEKLEME DERNEĞİ GENÇ KADRO ŞÜRLE BULUŞMA Açılış konuşmalan: Yöneten: Katılımcılar Müzik Dinletisi: Orhan Veli'den Dramatizasyon: Şiir Dinletisi: Prof. Dr. Türkan Saylan A. Hilmi Hacaloğlu Nevin Özgür Sami Karaören, Doğan Hızlan, Oruç Aruoba, - Hulki Aktunç, Neşe Doster BaşakErsöz UğurKocoğlu Elif Andaç, Burçin Kimmet Yer: Caddebostan KüJtür Merkezi Gün: 9 Temmuz 1994 Cumartesi Saat: 17.00-20.00 SÜKEYYAmmCAN ile MUSTAFAÇOLAK • Edendiler. 6 Temmuz 1994 Beyoğlu Evlendume Dairesi Arkodaşımız MUSTAFAÇOLAK ile SÜREYYATEMİRCAN Evlendiler. Mutluluklardileriz. CUMHURİYETÇALIŞANLARI
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle