25 Mayıs 2022 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET HABERLER 9EYLÜL1992ÇARŞAMBA Sırikastiddiası İnönü: Ocakçıoğlu'nun sözleri kendi görüşüdür Meclis'te • ANKARA (ANKA) - HEP Şırnak Milletvekili Orhan Doğan, HEP milletvekillerine suikast düzenleneceği yolundaki iddıalan birsoru önergesiyle Meclisgündeminegetirdi. Orhan Doğan, İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, Şırnak olaylannı incelemek üzere bölgeye giden 8 kişilik HEP milletvekili heyetine Şırnak Tugay Komutanı Mete Sayar tarafından "suikast" planlandığı yolundaki haberlerin doğru olupolmadığını sordu. Haber doğru değilse konuşmalan içeren kasedin nasıl açıklanacağını soran ve bakanlığın ne gibi işlem yaptığjıun açıklanmasını isteyen Doğan, Tuggeneral Sayar'ın görevden alınıp alınmayacağı sorusunu yöneltti. IPI Başkanı'nın incelemeleri • ANKARA(Cumhuriyet Bürosu)- Uluslararası Basın Enstitüsü(IPI)Başkanı Cushrovvlrani, Güneydoğu'da öldürülen gazeteciler için Türkiye'de yaptığı incelemelerde, bu gazetecilerin terörizmle ilgılenni kanıtlar bulgulara rastlayamadıklannı söyledi. Türkiye'de lOgazetecinin öldürülmesi nedeniyle Uluslararası Gazeteciler Federasyonu da (FIJ) a bugün eylem günü ilan etti ve Avrupa çapında kampanya başlattı. Irani, dün düzenlediği basın toplantısında hükümetin kendilerine katillerin bulunması için gerekli sözü verdiğini söyledi. FIJ temsilcileri bugün başta Brüksel, Paris ve Londra olmak üzere Avrupa ülkeleri başkentlerindeki Türk Büyükelçilerini ziyaret ederek endişelerini dile getirecek. FIJ, üyelerinden, Ozal, Demirel, Sezgin ve Türk Büyükelçtliklerine protesto mektuplan göndermelerini de istedi. Öğretmenlere Sûvenlik sonıştunnası • İSTANBUL (ANKA) - Öğretmen sendikalan, güvenlik soruşturmasının ilke olarak yanlış ve "basit bir yöntem" olduğunu belirterek güvenlik soruşturması uygulamasının kaldınlmasını istediler. Eğitim-İşGenel Başkanı Niyazi Altunya, konuyla ilgili olarak ANKA muhabirine yaptığı açıklamada, güvenlik soruşturmasının "basit bir yöntem" olduğunu söyledi. 2 gazetecinin ailelerînden dava • İSTANBUL(AA)- Güneydogu'da öldürülen özgür Gündem Gazetesi muhabirleri Hafız Akdemir ve Hüseyin Deniz'in yakınlan, Başbakan Süleyman Demirel ve İçişleri Bakanı Ismet Sezgin hakkında gazetelere verdikleri demeçleri gerekçe göstererek tazminat istemiyle mahkemeye başvurdu. İstanbul 9. ve l. Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne sözkonusu dava dilekçelerinde, meydana gelen 3 ölüm ve yaralanma olaylan üzerine Başbakan Demirel ve İçişleri Bakanı Sezgin'in bazı gazete ve dergilere verdikleri demeçlerin, öldürülen muhabirerin onur, şeref ve saygınlığına yönelik olduğu öne sürülereİc, maddi tazminat isteminde bulunuldu. ANAP'a ihtar • ANKARA (Cumhuriyet Börosu)-Anayasa Mahkemesi, Ankara il kongresinin zamanmda yapılmaması nedeniyle. ANAP'a ihtar verilmesini karariaştırdı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu konudaki başvurusunu dünkü oturumunda inceleyen Anayasa Mahkemesi heyeti, bir üyenin muhalefetine karşın, 10 üyenin oylan ile ANAP'a ihtar verilmesine karar verdi. Oyçokluğu ile çıkan karara, kıdemli yedek üye Yılmaz Aliefendioğlu'nun muhalif kaldığı öğrenildi. Anayasa Mahkemesi, kamuoyunda "kıyak emeklilik" olarak adlandınlan milletvekillerinin emekliliklerine ilişkin yapılan ipta) başvurusunun da esastan incelenmesine karar verdi. SHP demokratikleşmedeısrarlı• İnönü, "hükümet kendi görüşünü kendi sorumluluğu altında ortaya koymaya devam ediyor. ÇMUK konusunda hükümetin görüşü bellidir. İlk fırsatta yasalaşacaktır" derken Adalet Bakanı Seyfi Oktay da, Ocakçıoğlu'nun sözleriyle, CMUK'ta bir değişiklik yapılmasının söz konusu olmadığmı söyledi. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu>-Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı ErdaJ İnönü, Ceza Muhakemeleri Usül Yasasf nın enkısa sürede yasalayaşacağını belirterek," Sayın Ocakçıoğlu'- nun sözleri kendi görüşüdür"' dedi. Adalet Bakanı Seyfı Ok- tay da demokraükleşme yasa- lannın yaşama geçirilecegini söyledi. inönü adîi yılın açılış töreninde Yargıtay Başkanı İsmet Ocakçıoğlu'nun yaptığı konuşmayla ilgili olarak, "Savın Yargıtay başkanının söylediği kendi görüşüdür. Hü- kümetin fikri değildir" dedi. İnönü başka bir toplanüya konuşmacı olarak katıldığı için adli yılm açılış törenine katıla- madığını belirterek şu değerlen- dirmeyi yaptı: "Konuşmalan gazetelerde gördüm. Bu toplantılarda yapı- lan konuşmalann konuşmacı- nın görüşlerini temsil etmesi normaldir. Daha önce de Yar- gıtay Başkanı ile Barolar Birliği başİcanının aynı toplantıda ko- nuşmasını istedik Bu toplantı- larda söylenen sözlerden rahat- sız olacağız diye o toplantıya çağırmamanın ikiye ayırmamn yanlış olacağını söylemiştik. Konuşmacılann özgürlüğüne her zaman saygı duyanz. Ama konuşmacılann söyledikleri sözler kendilerini bağlar. Yar- gıtay başkanının değındiğı ko- nulan şu anda tartışmakta ya- rar görmüyörum. Söylediği şey kendi fikridir veya Yargıtay' daki bazı üyelerin fikridir. Böy- le değerlendirmek gerekir. Hü- kümetin fikri değildir. Hü- kümet kendi görüşünü kendi sorumluluğu altında ortaya koymaya devam ediyor. CMUK konusunda hükümetin görüşü bellidir. İlk fırsatta ya- salaşacaktır Ülkenin birliği ko- nusunda da yargıtay başka- nının söylediğine herkes katı- lır." Oktay da, Ocakçıoğlu'nun sözleriyle, CMUK'ta bir deği- şiklik yapılmasının söz konusu olmadığını söyledi. Oktay," Biz belli kişiler karşı çıkacak diye inançlanmızdan özveride bulu- namayız. Kimse bizden bunu bekleyemez. Madem ki konu- şan Türkiye diyoruz, herkes gö- rüşlerini açıklayacak. Bu dü- şünce tarzı yeni değil. Sadece Ocakçıoğlu değil. pekçok kişi buna benzer düşünceler ifade etmiştir. Ancak asıl olan de- mokratikleşme olacak mı ol- mayacak mı tartışmasıdır. CMUK demokratikleşmeyi sağlanması için gereklidir" di- ye konuştu. Yargıtay üyeleri: Değişiklikler öncedentarbsılsın Başbakan Süleyman Demirel ycni yasama yılı için verilen koktevlle katüdı. Muhalif milletvekilleri iknayaçalışılacak DYP taıtışmalaııizliyor • DYP Grup Başkanvekili Bekir Sami Daçe'den alınan bilgiyegöre, parti içindeki muhalif milletvekilleri önümüzdeki iki grup toplantısında dinlenecek, görüşleri alınacak ve ikna edilecek. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Adli yılın açılış töreniyle yeniden gündeme gelen demok- raükleşme yasalanrun Meclis'- ten geçip geçmeyeceği konu- sundaki farklı değerlendirmeler sürerkenv PYP cephesi "geliş- meleri izliyor". Başbakan Sü- leyman Demirel Ocakçıoğlu'- nun açıklamalanndan rahatsız- lık duymadığını yineleyerek. "Yorum yapmam. konuşan Türkiye istiyoruz" dedi. DYP grubunun önümüzdeki günler- de yeniden gündeme gelecek olan CMUK'a muhalefet eden milletvekillenni "ikna etmeye"- çalışacağı öğrenildi. Demirel dün akşam başba- kanlık binasmdan aynhrken, "Ocakçıoğlu'nun CMUK değj- şiklikleri hakkında dile geürdiği endişelerini yerinde görüyor musunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Bir yorum yapmam. Biz hükümetiz. Konuşan Türkiye istiyoruz. Konuşmalanndan rahatsız olmam kesinlikle. Biz siyasi iktidar olarak doğruyu yapmakla mükellefız. Doğruyu yapmaya mecburuz, doğruyu arayarak buluruz. Bence Tür- kiye'de herkes düşüncesini söy- lemelidir. Hiç rahatsız olma- dım, sayın Ocakçıoğlu'nun yaptığı konuşmadan." 26 ağustosta CMUK'u gö- rüşmek üzere toplanan Meclis'- te DYP'de bir grup milletvekili değişikliklere karşı çıknuş ve genel kurul salonuna gjrmeye- rek bu eğilimini belli etmişti. Demirel bir eylüldeki grup top- lanüsmda değişikliklere karşı olan milletvekillerinin kafası- ndakileri söylemeleri gerektiği- ni belirterek, "Herşeyi grupta tartışalım, genel kurulda iki parti görünümü vermeyelim" demişti. DYP Grup Başkanve- kili Bekir Sami Daçe'den alınan bilgiye göre, parti içindeki mu- halif milletvekilleri önümüzde- ki iki grup toplantısında dinle- necek, görüşleri alınacak ve ikna edilecek. Daçe, "Kafası- nda soru işareti olan arka- daşımız grupta konuşacak. Ge- nel kurula tek vücut gidilecek" dedi. DYP'li milletvekillerinin özellikle, sorguda avukal bu- lundurulması ve gözaltı süresi- nin terör suçlannda da kısaltıl- masına karşı çıkıyorlar. Bu ko- nuda "orta yol" arayışı devam ediyor. Edinilen bilgiye göre, çözüm için düşünülen bir başka yol da terörle ilgili suçlan CMUK'tan ayırmak ve başka bir düzenleme yapmak. Ancak, SHP içinde bazı milletvekiUeri- ni buna karşı çıktığı öğrenildi. •Yargıtay4.Ceza Dairesi BaşkanıSami Selçuk,Ocakçıoğlu'nun konuşmasında kaüldığı ve kaülmadığı bölümler olduğunu belirterek," Kimseeleştiriden çekinmemeli"diye konuştu. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Yarştay üyeleri adli yı- lın açılış töreninde başlayan "demokratikleşme" tartı- şmasına farklı yaklaşımlar ge- tirdiler. Yargıtay 4. Ceza Dai- resi Başkanı Doç.Dr. Sami Selçuk, "Kimse eleştiriden çe- kinmemeli" diye konuşurken, Yargıtay 2. Ceza Dairesi Üyesi Osman Kadris Keskin, " İnsanlar camide hutbe dinler gibi dinlemekle yetiniyor. Her- kes görüşünü söylemeli. Yargıtay bu tartışmalann dışına çıksa bile içine çekilme- li" değerlendirmesini yaptı. Cumhuriyet muhabirinin sorulannı yarutlayan Selçuk, öncelikle CMUK hazırlanı- rken Yargıtay'm görüşünün alınmamasını eleştirdi. Selçuk şunlan söyledi: "Sayın Ocakçıoğlu'na Ada- let BakanlığTndan bir yazı gel- miş. CMUK'un hazırlanma- sında bir üye de Yargıtay'dan istenmiş. Benim katılmamı önerdi. Kabul ettim. Bakanlı- ğa bildirdik. Ama hıç arayan olmadı." Selçuk, Ocakçıoğlu'- nun "kaygı duyduğunu" söy- lediği CMUK'ta onayladığı ve onaylamadığı bölümler bulun- duğunu belirterek şöyle dedi: "Ben her suç için sorguda avukat bulundurulmasından yanayım. Baa suçlar için avu- kat olur, bazılan için olmaz, diye ayınm yapmak yanJışur. O zaman avukat bulundu- rulmasma karşı çıktığınız suç- lardan gözaltına alınanlara iş- kence yapılmasına olanak ver- miş olursunuz. Hükümet söz- cüleri bazan açıklama yapıyor, 'Türkiye'de işkence yoktur, çünkü işkence suçtur' diye. Bu Türkiye'de hırsız yoktur, çün- kü hırsızlık suçtur' demek gibi birşey. Eğer işkence iddialannı tümüyle ortadan kaldırmak is- tiyorsak hazırlık soruşturma- sında avukat bulunmasını ka- bul etmemiz gerekiyor. Gö- zaltı süresinde, örgütlenmiş suçlarda, yargı denetiminde uzatma olabilir." Selçuk, bu konudaki tartış- malann sağlıklız bir noktaya gitmesinden endişe ettiğini be- lirterek, "Herkes görüşünü söylemeli. Bundar- da kimse rahatsız olmamalıdır" dedi. Selçuk,"Yüksel yargı or- ganlannın mensuplan orada çalışan görevlilerdir, bu organ- lann sahipleri halktır. Yurttaş olarak herkes eleştirisini ya- par.Eleştiriyi yapanda arka düşünce aramak sağlıksız bir tartışma yöntemidir" dedi. Keskin de, 12 yönetiminin "tepkisiz" bir toplum ya- rattığını belirterek, insanlann olup bitenleri camide hutbe dinler gibi izlediğini söyledi. Ocakçıoğlu'nun birçok görü- şüne katılmadığını söyleyen Keskin, "Ancak bu aşamada önemli olan görüşlere kaiılıp katılmamak değil. Önemli olan herkesin görüşünü söyle- mesidir. Hamaldan cumhur- başkaruna kadar herkes çekin- meden ne düşündüğünü ka- muoyuna aktarmalıdır. Özel- likle önemli kanun değişiklik- lerinde Yargıtay'ın koni'ş- masından çekinmek bir yana, Yargıtay'ı bu tarüşmalann içi- ne katmak gerekir" dedi. Askeri Yargıtay, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nu değerlendirdi: Yüksekdüzeyde bir gelişmeve iyileşme • Askeri Yargıtay'ın,CMUK değişiklikJerini görüştükten sonra, Milli Savunma Bakanlığı'na gönderdiği değerlendirmede "Ceza Muhakemeleri Usül Yasasıyüksekdüzeyde birgelişme. Deridemokratik toplumlann ölçüleri düzeyindebiriyileşme. Eğerbu yasaJaşacaksa Askeri Muhakemeler Usül Yasasfnda da aynı değişikliğin süratle yapdması lazım" dediği öğrenildi. ANKARA (Cumhuriyet Bû- rosu)-Ceza Muhakemeleri Usul Yasası'ndakı (CMUK) deği- şikliklerin Askeri Yargıtay'da da " mütalaa edildiği" ve yeni düzenlemelerin olumlu karşı- landığı öğrenildi. Askeri Yargı- tay'ın CMUK'un yasalaşması halinde Askeri Muhakemeler Usül Kanunu'nun da buna pa- relel olarak değiştirilmesi ge- rektiği görüşünü Milli Savun- ma Bakanlığı'na ilettiği belirtil- di. Askeri Yargıtay Başkanı Tuggeneral Yaşar Çiftçioğlu, Cumhuriyet muhabirinin soru- su üzerine "kamuoyu önünde. taraflan oluşmuş " bir konuda polemiğe girmek istemedikleri- ni, bu nedenle demeç veremeye- ceğini söyledi. Tuggeneral Çift- çioğlu , CMUK'un kendi ku- rullanndan da geçtiğini vurgu- lamakla yetindi. Edilinen bilgiye göre, Askeri Yargıtay, CMUK değişiklikle- rini genel kurulunda görüştük- ten sonra, değerlendirmelerini Milli Savunma Bakanhğı'na gönderdi. Askeri Yargıtay'da bu konuda şu değerlendirmele- rin yapıldiğı öğrenildi: "Ceza Muhakemeleri Usül Yasası yüksek düzeyde bir ge- lişme. Ileri demokratik top- lumlann ölçüleri düzeyinde bir iyileşme. Yalnız burada askeri yargı ile ilgili bir aüf yok. Eğer bu yasalaşacaksa Askeri Mu- hakemeler Usül Yasasfnda da aynı değişikliğin süratle yapı- lması lazım. Bir yerde yeni uy- gulama başlayacak bir yerde eski hükümler geçirli olacak, bu kabul edilemez. Örneğin, yasa- da yeralan avukat bulundurul- ması hükmü yüriirlüğe girince. biz buna uymayacağız diyeme- yiz." Askeri Yargıtay'ın bu değer- lendirmelerini Milli Savunma Bakanlığı, Askeri Adalet İşleri Başkanhğı'na ilettiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, başkanhk Askeri Muhakemeler Usül Ya- sası'nda yeni düzenlemeleri ha- arlamak için CMUK'un mec- üsten geçmesini bekliyor. Askeri Yargıtay yetkilileri, "politik niteükte siyasi iktidarla- nn gündeminde olan meselelere kanşmamaya özen gönder- diklerini, değerlendirmelerinin mesleki olduğunu" söylediler. Olağanüsîükongreciler90 imza topladı BayanÖzallarkongne fitiHniateşledi GÜNSELİ ÖNAL ANKARA-ANAP'ın Özalcı- lan olağanüstü kongre için ge- rekli olan 200 imzayı bulmakta zomahnca, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın eşi, İstanbul eski İl Başkanı Semra Özal ve kızı Zeynep Özal, İstanbul Mil- letvekiJleri Nacı Ekşi ile Leyla Yeniay Köseoğlu ve 17 delegey- le birlikte genel merkeze olağa- nüstü kongre başvurusunda bulundu. Teşkilat Başkan Yardımcısı İbrahim Çebi. Özallann bu başvurusunun, muhaliflerin olağanüstü kong- re toplamak için gereken 200 imzayı bulmakta zorlandı- klannın göstergesi olduğunu söyledi. Çebi, 21 delegenin baş- vurusunun pratikte bir anlamı olmadığı halde, Özallar'ın bu başvuruyu yaparak delegelere, "Biz imzamızı attık. Siz de ken- dinizi buna göre ayarlayın" me- sajını verdiklerini söyledi. ANAP'ta olağanüstü kong- reyi toplama girişimleri arap saçına döndü. Muhalif muha- fazakarlann kaç imza topladı- klanru teşkilattan öğrenmeye çalışan ANAP genel merkezi, 90 rakamını verdi. Özalcı Mu- zaffer Atılgan, 90rakkamı ile il- gili olarak"Buna kargalar bile güler" yorumunu yaptı. Atı- lgan. sadece kendisinin ve Ke- mal Akkaya'nın 40 imza top- ladıklanru, imza toplama işle- minin yedi koldan yürütüldü- ğünü belirterek, "700'ün altına düşmeyiz" dedi. Muhafazakar- lann sürpriz bir isim olarak devlet eski bakanı Cemil Çi- çek'i genel başkan adayı gös- terecekleri belirtiliyor. Olağanüstü kongre için imza toplamaya başlayarak, genel merkeze karşı bayrak açan mu- halifler. Yılmaz'a karşı çıkara- caklan aday konusunda henüz göriiş birliğine varamadılar. Adaylık konusunda aktif kulis çalışmalarına ilk başlayan kişi, Yıldırım Akbulut oldu. Aday adayı olarak adı geçen Keçeci- ler'in. Özal'ın karşı çıkması ne- deniyle şansının kalmadığı ileri süriilüyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı Özden, Ocakçıoğlu'nuyanıtladı: Duyarsızlaradiyeceksöz yok ANKARA-Anayasa Mahke- mesi Başkanı Yekta Güngör Özden, Yargıtay Başkanı İsmet Ocakçıoğlu'nu "muhatap al- madığını" söyledi. Özden, Ocakçıoğlu'nun ken- disine yönelik söylediği, "Sözle- ri bir kulağımızdan girip, diğe- rinden çıkar" sözlerine, şu karşılığı verdi: "Benim söylediklerim; mes- lek terbiyesine. deneyim biriki- mine aykın tutumlann herkes- çe görünen bölümlerini eleştir- mekti. Sözlerimin anlaşılama- yacak yönü yoktur. Duyduğu- nu anlayacak kulaklar, du- yarlılığını yitirmemiş olan- lardır. Duyarlılığını yitirenler için söyleyecek bir şey yoktur. Muhatap alıp, başka söz söyie- mek, bana yakışmayacak du- rumlara tenezzül etmek istemi- yorum." Özden, Ocakçıoğlu"- nun açıklamalanna ilişkin ola- rak şöylededi: s "Ben, yargıya, Yargıtay'a ve sayın üyelerine saygım gereği, anayasaya, yasalara aykın yo- rum, düşünce ve haksız eleştiri- ler ile yapılan konuşmaya layık olduğu yanıtı vermiyorum. Yargıçlann ve savalann aylık- lannın artmamasmın, Yargı- tay'ın itibannı zedeleğini ileri süren, raportörlüğünü yaptığı Anayasa Mahkemesi'ni. işlev- lerini ve yapısını bilmeyen, yar- gıdaki birlik ve dayanışmayı yıkan, yargıçlığın son rütbesi sayılan avukatlığı horlayan bir anlayışı ciddiye almak olanak- sızdır. " İç ve dış banşın en etkin ara- cının hukuk olduğunu da anım- satan Özden, hukuk reformu- nun kaçınılmaz olduğunu her- kesin, hatta hukuk tanımaz bi- çimde davrananlann bile kabul ettiğini belirterek şöyle dedi: "Hukuk, adalet ya da yargı reformu adı verilen yenilenme- ler bir kaç yasa ile olmaz. Ada- let Bakanlığı'nın, adaletin için- de adaletsızliği kaldıran anla- yışlar, salıverme sonrası iyileş- tirmeye değin her alanda kap- samlı çalışmalar yapması öz- lenmektedir. Tutukluluk. gö- zaltı elbet ceza değildir. Uygar yaklaşımlan, ülke koşullan, özel ve olağanüstü dunımlarla bağdaşacak bir biçimde kural- Iaştırmak beklenmektedir." Özden, dün Ankara Gazete- ciler Cemiyeti'ne ziyareünde yaptığı konuşmada, Anayasa Mahkemesi'nin hiçbir gün para peşine düşmediğini belirterek, Yargıtay Başkanı Ocakçıoğlu'- nun konuşmasına değinerek, şöyle konuştu: "Şimdi bu tür yanlışlıklar çe- şitli nedenlerle halk tabiri ile si- dik yanşı haline getirilmek is- teniyor. Tabii ben, böyle bir yanşın ne başında, ne sonunda olmak istemem. Bazı konuşma- lar, yargıdaki çatlaklan artır- maktan, yargıyı bölmekten öte- de, Anayasa Mahkemesi'nin kaldınlmasına yönelik önerileri içermektedir, kibarca. İşte, Her hakim Anayasa Mahke- mesi'ne üye olabilir, ama Yük- sek Hakimler Kurulu'na üye olmak için -ki. herkes ondan şi- kayetçi- yargıtay üyesi olmak gerekir. Anayasa aykınlık du- rumlanna her mahkeme baka- bilir. Anayasa Mahkemesi'ne gerek yok" gibi sözler. Düşü- nün, Türkiye'de bunca asliye hukuk, sulh hukuk. sulh ceza mahkemesi var. Her mahkeme bir yasa maddesini iptal etse, anayasa yorumlasa, keşmekeş bir saatte doğar Türkiye'de. Olacak şey değil." METROPOL ATtLLA DORSAY Natalie Cole'dan Ajda Pekkan'a... Beylerbeyi Sarayı'nın ahır ve mutfak binalarının bulun- duğu bahçeye ilk Boğaz Köprüsü'nün Anadolu ayağı dikil- diğinde zaten zaman aşılmış, sanki TV dizilerindeki za- man-ötesi gemilerden biriyle, At)dülaziz'in Fransız Impa- ratoriçesi Eugnie'ye kur yaptığı 19. yüzyıl dünyasından teknolojinin, ilerlemenin, hamlelerin çağı 20. yüzyılageçi- livermişti. Aynı köprü ayağınm tam altında Natalie Cole, babası Nat King Cole'un şarkılarını söylerken, bizim için zaman yine aşıldı. O Nat King Cole ki gençliğimin tüm o keskin duygu- sallığının beşiğini sallamış, ilk duygu şoklarına eşlik et- miş, romantizm denen şeyle tüm bir kuşağın gözünde eşanlamlı olmuştu. Ve kızı, babasının romantik parçaları- na aynı duygu yükünü veremiyorsa da özellikle "swing"- lerde coşturuyor ve aile mirasının varlığını kanıtlıyordu. özellikle yukarıdan inen bir beyazperdede Nat King Cole'- un görüntüsü "Unforgettable"ı söylerken, bizim için za- manlar büsbütün karıştı. Ve Eczacıbaşı'ların 50. yıl kutla- ma gecesinden kanatlanıp geçmişin özlemle andığımız yı- llarına doğn< süzülüverdik. Aynı şeyi, bıraz da Ajda Pekkan'ın son çıkan kaseti "Hoş Gör Sen"le yaşadık. Ajda Pekkan, bu kez 1960-70'lerden kalma eski şarkılarını toplamıştı bir kasette... Kimilerimi- zin evlerinin bir köşesinde hâlâ duran o tozlanmış, çiziklen- miş, kenarları çatlamış 45'liklerde kalan şarkıiarının bir bölümünü bir araya getirmişti. O Ajda Pekkan ki çıkışı Nat King Cole'un 1965'teki ölü- münün hemen ertesinde başlamıştı. Türk popunun ilk ör- neklerinden olan şarkılarını, doğrusu yıllar sonra yeniden dinlerken heyecanlandık. Çok mu güzel şarkılardı bunlar? Yooo... Hemen hepsi (kasette belirtilmek zahmetine girilmemişti ama) Enrico Macias başta, kimi yabancı şarkıcı ve şarkılardan apartıl- mıştı. Özgün beste yok gibiydi. Çoğu da dattara-dutturu parçalardı. "KimlerGeldi, KimlerGeçtf'gibi nerdeyseas- lından güzel olanlar da yok değildi. Ancak yine de ilginç bir kasetti bu... öncelikle şarkıların sözleri, o yıllar için oldukça ilginç bir "feminist" tavrı yan- sıttığı için... Gencecik bir Ajda'nın o taraklarda beiki de bezi yoktu. Ancak söz yazarlarının da iteklemesiyle, o dö- nem Ajda şarkıları, sanki toplumumuz için erken bir femi- nist söylemin ilk yansımalarını getiriyordu: "- Kolla kendini, sıra bana geldi Kadının fendi erkekleri yendi Bak zaman değişti, sabırlar tükendi Yalvarmak... o eskidendi Seveceğim, gezeceğim Görürsün, sana neler edeceğim " diyebilen bir Ajda, başka bir şarkıda ise şöyle sesleni- yordu: "- Hür doğdum, hür yaşarım, kime ne? Köle miyim sana ben, sana ne? Zararım varsa kendime, sen bak kendi derdine." Elbette pek derinliği olmayan bu sözler ve bu şarkılar, sonuç olarak, 1960'ların bugün TV'den izlediğimiz Yeşil- çam filmlerindeki kadın söylemiyle tam bir çakışma halin- deydi. Ofilmlerde, Türkân Şoray, Fatma Girik, Hülya Koçyi- ğit'in canlandırdığı, genelde alçakgönüllü çevrelerden ge- len, erkeklerin ezdiği, ama sonunda kadınca oyunlarla on- lardan intikam alan, onları üzen, peşlerinden sürükleyen kadın tipleri, Pekkan'ın şarkılarıyla ne denli uyum fialin- deydi!.. Asıl önemli olan bir nokta da müzikal düzeyi ne olursa olsun, popüler kültürümüzün önemli bir parçası olan ve tüm uygar ülkelerin tersine, bizde kayıtları asla yenilen- meyerek, ancak belli bir kuşağın belleğinde yaşamaya mafıkum edilen popüler müziğimizin bir döneminin bu ti- pik parçalarının, sonunda alçakgönüllü bir kaset halinde de olsa tüketime sunulmasıydı. Ajda Pekkan'ın özel duru- munda, bu şarkıların içerdiği sosyolojik değerin bile bu gi- rişimin önemini ve yararını belirten bir öğe olduğunu dü- şünüyorum. Ve bu tür çalışmaların çoğalmasını, bu tür kül- türel ürünlerin derlenerek pazara sunulmasının daha dü- zenli, programlı ve sistemli biçimde yapılmasını dilfyo- rum. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz: Demokratikleşmede ilıtiyatlıdavraııılsm İstanbul Haber Servisi- ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, DYP-SHP koalisyon hükümetini "demokratikleşme konusunda fiyaka yapmakla' suçlayarak "vatandaşlann can güvenliğini sağlamada zorluk çeken bir devletin demokratik- leşme konusunda daha ihti- yatlı hareket etmesi gerektiğine inanıyorum" dedi vehükümetin tin ayaklanrun yere bas- madığmı sa- vundu. İstanbul'da dün gazetecile- re bir açıklama yapan Mesut Yılmaz, Adli yılın başlaması dolayısıyla Yargıtay Baş- kanı İsmet Ocakçıoğlu'- nun hükümeti özellikle de- mokratikleşme paketinde yer alan bazı konu- larda eleştirdi- ğini anımsata- rak, "Bu eleşti- rilerin hümüket tarafından dik- kate ahna- cağmı, yargı bağimsızüğını ze- deleyici bir takım tasarruflar- dan vazgeçmeleri sonucunu doğuracağmı ümit ediyoruz"- dedi. Yargının hassas bir konu ol- duğuna dikkat' çeken Yılmaz. "Hükümet yargı organlanyla ciddi görüş aynlıklan içerisin- dedir. Hükümetin bu konuda özellikle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nu mevcut ha- liyle yeniden Meclis'e geti- rilmesi şeklinde bir hatada ısrar etmeyeceği ümidini taşı- yorum" şeklinde konuştu. Mesut Yılmaz bir gazeteci- nin kendisine yönelttiği, "Yargıtay Başkanı konuş- masında demokratikleşme pa- • Mesut Yılmaz, Adli yılın başlaması dolayısıyja Yarştay Başkanı İsmet Ocakçıoğlu'nun hükümeti özellikle demokratikleşme paketindeyer alan bazı konularda eleştirdiğini anımsatarak, "Bu eleştirilerin hükümet tarafından dikkate alınacağını ümit ediyoruz"dedi. ketindeki bazı hükümlerlere ilişkin, ülkenin bölünmezligi açısından bazı endişeler laşıdıgını söyledi.Siz de aynı endişeleri duyuyor musunuz" bıçimındekj bir soruya ise şu karşılığı verdi: "Sayın Yargıtay Başkanı, yargıyı ilgilendiren konularda dile getirdiği görüşlerin kendi şahsi görüşleri olmadığını; bu- nun Yargıtay Başkanlar Ku- rulu'nun ortak görüşü olduğu- nu ifade etrniş- tir. Bildiğiniz gibi daha önce- de Yüksek Ha- kimler Kuru- lu(YHK) üye- leri ortak bir deklerasyonla Adalet Bakan- lığı'mn kanun tasanlanna karşı çıkmışlardı. Ben burada Yargıtay Baş- kanı'nın yargıyla ilgili şahsi olmayan görüşlerini kas- tediyorum. Bu konularda şah- si görüşler aynlabilir. Biz bunlann açıkça tartışılması- ndan yanayız. Ama yargıyla il- gili hükümet tasarruflan ko- nusunda, eğer yargı organlan böylesine ortak bir tutum orta- ya koyuyorlarsa, ve bu hükü- metin tasarruflanna taban ta- bana zıtsa bu konuda hükü- metin dikkatini çekiyorum. Mesut Yılmaz daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: "Vatandaşlannın can gü- venliğini sağlamada müşkü- lat çeken bir devletin demokra- tikleşme konusunda daha ihti- yatlı hareket etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu hükümet ayaklan yere basmayan bir hü- kümettir."
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle