20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
8ARAUK1992SALI CUMHURİYET SAYFA EKONOMI Alûminyuma zam • KONYA(AA)- Konya'nın Seydişehir ilçesinde kurulu Etibank'a ait tesislerde üretilen külçe alûminyuma zam yapıldı. Yeni düzenlemeyle etial-5 saf külçe alümınyumun ton "yatı I2bin36l liradan 12 oin 477 liraya yükseltildi. Yetkililer, yüzde bir dolayındaki fiyat artışının Londra metal borsasındaki yükselişten kaynaklandığını söyledıler. Çukurova pamııgu GAFtıracak •ADANA(AA)- Güneydoğu Anadolu projesinin devreye girmesiyle birlıkle Çukurova'da buğday ve pamuk ekim alanlannın , giderek daralacağı, bunun ilk belirtilerinin ise bolgede görülmeye başlandığı bildirildi. Akdeniz İhracatçı Birlikleri Yaş Sebze Meyve ve Mamullen Birliğj Başkanı Bekır Tan yaptığı açıklamada önümüzdeki yıl içinde GAP alanında sulu tanma geçilebileceğini belirterek "Çukurova'da pamuK ve buğday ekim alanlan bundan böyle yerini bahçe bitkilenne terk etmek zorunda kalacak" dedi. OrtaAsya • ANKARA(AA)-PTT Genel MüdürVekiliVeli Bettemir, "Türk cumhuriyetleri telekomünikasyonda gerekli finansmanı sağlarsa beş senede bugünkü Türkiye'nin seviyesine gelir" dedi. Bettemir. Türkiye tarafından Türk cumhuriyetlerine '.elekomünikasyon konusunda yapılan yatınmlann üç aşamaya aynldığına dikkat çekti. Barajzedeye25 jmttyar • MALATY A (Cumlnıriyet) - Malatya'da yapımı süren Çat ve Sultansuyu barajlanndan etkilenen yurttaşlariçin 25 milyar lirayı bulan kamulaşürma bedeii , dağıtılmaya başlandı. ! Yapımlanna 6-7 yıl önce başlanan her ıki barajdaki çahşmalar sürerken ı Sultansuyu Barajfnda ' zaman kaybını telafı etmek ı ûzere su tutulma işlemine de Igecildi. i Petkim işçisi ! yarını bekliyor Haber Merkezi-Toplu . sözleşme görüşmeleri i çözümekavuşturulamayanö [ bin Petkim işçisi yann ; Yanmcadayapılacakolan toplantıyı bekliyor. Petkim I Genel Müdürü AzizGümüş, ! Aliağa ve Körfez'deki 1 Petrol-lşyöneticilerine görüşme çağnsında çağnda bulundu. Yann saat 14.00'te ; yapılacak olan toplantıya ! Yarpet ve Alpet'ten 3 ! temsilci, Aziz Gümüş ve , Petkim'inüstdüzey , yöneücilennin kaulacağı ; açıklandı. Zonguldak Belediyesi'ndeçahşan 1200 .şçinin iş bırakraa eylerru 15. güniinü doldururken işçüer 1 eş.veçocuklanylabirlikte ! kent merkeande yağmura rağmen yürüyûş yaptılar. Bu . arada Belediye Başkanı Yüksel Aytaç ışçilerin yapüğı iş bırakma eyleminin yasal olmadığını ve bu yüzden de cumhuriyet savcıİığına suç duyunısunda } bulunacaklannı söyledi. İ Kanunsuz yürüyûş i yaptıklan savıyla gözaltına j: alınanlar serbest bırakıldılar. ! Petlas üretimi ! Mye katlanacak •ANKARA(AA)- Kırşehir'de kurulu Petlas ; lastik üretimi iki kaüna j çıkanlacak. Petlas Genel . MüdürüOrhanBuldaç, * yaptığı açıklamada yeni yılda t «çpiyasadaPetlas'ınpaymı i arttırmakamacıylabirdizi * önemleralacaklannı söyledi Mûteahhittep Beynıfta î • ANKARA(AA)-Yılİarca '. süreniçsavaşdolayısıyla î 'harabeye' dönen Beyrut'un t yeniden inşasında Türk | müteahhitlerinin de pay ^. alabüeceği bildirildi. Teyrut'un master planını , yapan Dar-Al Handasah * yetkilileri, müteahhiüerin bu \ pazardan pay alabilmeleri * için öncelikle Lübnanlı bir jşirketleortaklık kurmalannı ı ye Beyrut'un Kalkınması ve * İmar Kurumu'na üye ', olmalannıöneriyor. Verilen ' bilgiye gör Dar-Al Handasah ; Yönetim Kurulu Başkanı ; Kemal Shair de Beyrut'un ' iman konusunda Türkiye'ye T gelerek müteahhit '. fırmalannın temsilcileri ile ! görüştü. GelirVergisi dilimini arttırmak çare değil, vergi oranı düşmezse ücret kesintisil993'te artacak VergiiiMİiıiıııienflasyonkurbanı 1ŞÇENIN EVRENINDEN ŞÜKRAN KETENCİ BÜLENT KIZANLIK Gelir Vergisi dilimlerini yük- seltmek, ücretlileri yüksek enf- lasyondan korumaya ve vergi yüklerini hafıfletmeye yetmi- yor. Maliye Bakanlığı'nın Gelir Vergisi dilimlerinde planladığı artış, işçi-memurun gelecek yıl da bugünkünden fazla vergi vermesini engellemeyecek. Hü- kümet ise, düşük ücretlilere uy- gulanacak vergi oranıru yüzde 10'a indirmeye yanaşmıyor. tndirim değil Gelir Vergisi dilimlerinde 1980 sonrası hemen her yıl ya- pılan düzenleme. 1993 için koa- lisyon hükümetinin yeni vergi paketi içinde değerlendiriliyor. Dilimlerde öngörülen artış, Maliye Bakanlığı'nın yilbaşma yetiştirmeye çahştığı vergi pa- ketinde,"'ücretlilerin vergi yü- künü hafıfletecek bir uygula- Gelir vergisi dilimlerindeki artış VERGİ DİLİMİ (MİLVON TL.) 1987 1988 1389 1990 19911992 YMe25 3 5 6 8 12 20 Yûzde30 3^6 5-10 6-12 8-16 12-24 2440" Yüzde 35 6-12 10-20 12-24 16-32 24-48 40-80 Yüzde 40 12-24 20-40 24-48 32-64 48-96 80-TvO I Yüzde 45 24-48 40-80 48-96 64-128 64-192 160-320 YOzde 50 48 yuk. 80 yuk 96 yuk 128 yjk. 192 yuk. 320 yuk. • Bakanlar Kunıhı, Gelir Vergisi ilk dilimini 30milyona yükseltince ücretlilerin vergi yükünü hafifletmiş olmuyor. Sadece enfiasyon vergisini frenliyor. ma" olarak ortaya konuyor. Ancak, kamuoyuna yansıyan rakamlar uygulamaya konursa Gelir Vergisi 1993'te gerileme- yip reel olarak artmış olacak. Bakanlar Kurulu gelecek yıl en düşük vergi dilimini 20 milyon liradan 30 milyon liraya yük- seltmekte karar kılarsa, kasım sonu itibanyla yüzde 69'a ula- şan enflasyonun yarattığı aşm- ma giderilemeyecek. Gelir Ver- gisi dilimlerindeki artışın yüzde 50'de kalması. ücretlilerin sırtına reel yûzde 19'luk gizli bir enfiasyon vergisi yüklemiş ola- cak. 1960 yılından sonra hep ka- nunla belirlenen Gelir Vergisi dilimleri için. geçen yıldan iti- baren Bakanlar Kurulu karan geçerblik kazandı. 1993 yılı için de dilimlerin Bakanlar Kuru- lu'nca belirlendiğini ve diğer düzenlemelerde olduğu gibi kendilerinin seçenekli çalışma hazırladıklannı kaydeden Ge- lirler Genel Müdürü Zekeriya Ternizel, "Bakanlar Kurulu, ilk dilimi 30 milyonun altında da üstündc de belirleyebilir" dedi. Temizel, en düşük vergi dili- mindeki artış oranının sonraki dilimler için de aynı seviyede gerçekleşmesini sağlamaya çalışüklannı sözlerine ekledi. ANAP hükümetleri Gelir Vergisi dilimlerini yüksek enf- lasyon nedeniyle 1986 hariç her yıl arttırmışlardı. Bu düzenle- mede amaç. yılbaşında zam alan işçi ve memurun gelirinde Holdingler verimliliği arttırmak için yeni yöntemlere ayak uydurdular Patrondan iscivezekâ setî> 3 , • Başta Sabana Holding olmak ûzere, Bayındır, Ekin- ci, Çavuşoğlu Holding verimi arttırmak için zekâ geliş- tirme setlerinden yararlanacak. Akbank, Esbank, Dışbank, İş Bankası ve Pamukbank'ın elemanlanmn zekâlannın daha da gelişmesi için SETSA'nın üreticisi olduğu bilgjmatik setinden satın aldıklan bildirildi. ANKARA (UBA) - Başta Sa- bana Holding olmak ûzere, birçok holding, personelinin verimini arttırmak için zekâ ge- liştırme seü satın aldı. tnsan beyninin eğitilerek ze- kanın aktif hale getirilmesi esasına dayanan ve SETSA fır- ması tarafından üretilip satılan bilgimatik zekâ seti için büyük holdingler, bankalar ve sendi- kalar talepte bulundu. SETSA Genel Müdürü Aykut, UBA muhabirine bilgi verirken başta Sakıp Sabancı olmak üzere bir- çok zengin işadamı ve ban kacının daha verimli bir iş or- tamı sağlamak amacıyla fırma- lanna zekâ geliştirme seti bilgi- matik istediklerini açıkladı. Ay- kut, ''Bu şekilde çalışanlannın daha verimli ve üretken ol- masını sağladıklan gibi zayıf olan hafızalannın da ilelebet güçlü olmasına imkan sağlıyor- lar. Yani. çalışan önce işinde sonra da özel hayatında daha pratik ve kıvrak zeka ile hare- ket etmenin rahathğını da edi- niyor." dedi. Çalışanlannın zekâlannın geliştirilmesi amacıyla SET- SA'dan bilgjmatik talebinde bulunan büyük kuruluşlar arasında Sabancı Holding, Kordsa AŞ, Bayındır Holding, Ekinci Holding, ÇBS Çavuşoğ- lu Holding, Çimentaş-Izmir Çi- mento Fabrikası. Dışbank. Ak- bank, İş Bankası. Pamukbank. Esbank, Ege Endüstri ve Tica- ret AŞ, Ferro Döküm Sanayi, Talva Otelı, Toskana Deri Sa- nayi AŞ ve Maden-İş Sendi- kası'nın da bulunduğu bildiril- di. enflasyonun yp.ratacağı tahri- batı gidermek ve satın alma gücü artmadığı halde rakam olarak büyüyen ücretlerden daha yüksek vergi kesılmesini önlemekti. Yapılan ayarlaraa ile, satın alma gücü aynı kalan ve hatta gerileyen ücretlerin, enflasyonla şişip bir üst vergi dilimine girerek daha fazla ke- sintiye uğraması önlenmeye çalışılıyordu. 1986 yılında bu ayarlamayı yapmayan ANAP iktidan o yıl enfiasyon vüzde 34.6'd» kaldığı halde 1987 için 1 milyon lirabk en düşük gelir di- limini 2 kat arttırarak aradaki farkı telafı etti. Böylece yüzde 25'lik en düşük orandan vergi- lendirilen. dilim 1987'de 3 mil- yon liraya çıkmış oldu. Enflasyona yetişemedi ANAP'lı hükümetlerin yapüğı düzenlemeler 1988'den iübaren büyük bir tırmanışa ge- çen enfiasyon karşısında, o yıldan itibaren Gelir Vergisi mükellefkrinî koruyamadı. 1988-1991 yıllan arasında DİE'nin enfiasyon rakamlan ;yüzde 60 ile yüzde 75 arasında Ideğişirken, Gelir Vergisi dilim- derindeki artış yüzde 6O'ı aşa- ımadı. 1991 yıhnda enfiasyon lyüzde 71,1 olarak hesaplanır- ıken, bu yılki gelir vergisi dilim- Üeri yüzde 60 artunlarak ilk di- lim 12 milyon liradan 20 milyon lirava çıkanlmıştı. Koalisyon hükümetinin öngördüğü yüzde 50"lik artış, bu haliyle vergi yü- künü son ANAP hükümetinin- ki kadar bile azaltamayacak. Türkiye Odalar Birliği (TOBB) tarafından hazırlatılan Vergj Uzlaşma Taslağı'nda da yer aldığı şekliyle, ücretlilerin gelir vergisi yükünün-hafifletil- mesinde tek yol "düşük ücret dilimlerine uygulanacak vergi • oranlannın aşağıya çekilmesi" olarak gösteriliyor. İşveren ke- simi de yüzde 25 olan ilk vergi kesintisi oranının yüzde 10'a düşürülmesini destekliyor. 23 OECD ülkesinden 10'u halen en düşük gelir dilimine yüzde 10 ve onun altında gelir vergisi kesirttisi uyguluyor. Kadın, sömürüdenkurtulamıyor• DİSK-Ar'ın araştırmasına göre44işkolunun 35'inde istihdam edilen kadınlar erkeklerden daha düşük ücretlerde çalışıyorlar. İSTANBUL (ANKA)- Türkiye Dev- rimci İşçi Sendikalan Araştırma Ensti- tüsü (DİSK-Ar), 44 işkolundan 35'inde istihdam edilen kadınlann erkeklerden daha düşük ücret aldığının saptandığını bildirdi. DİSK-Ar'ın aybk bülteninde yer alan araşürmaya göre kadınlar hiçbir karşfuk beklemeden yapüklan ev işleri dışında, çalışma yaşamında da sömürü mekanizmasından kurtulamıyorlar. Tüm işkollannın genelinde de 3 milyon 598 bin sigortalı içinde 361 bine yakın kadın sigortalı erkeklerden yüzde 20 oranında daha düşük ücret ahyor. Yine SSK verilerine göre kadınlar 44 işko- lundan 35'inde istihdam ediliyor. DİSK-Ar'ın araştırmasına göre ka- dınlann en düşük ücretleçalıştınldıklan işkollannın başında ardiye, antrepo iş- kolu geliyor. Kadın sigonahlar bu işko- lunda erkeklerin, ancak yüzde 6O'ı ka- dar ücret alabiliyorlar. Kadınlar istih- dam edildikleri 35 işkolunun yalnızca 9 tanesinde erkeklere göre daha fazla üc- ret alıyorlar. Bu işkollanndan 'toptan \e perakendc ticaret' işkolunda kadı- nlar erkeklerden ortalama yûzde 8 oranında daha yüksek ücrelle çahşıyor. Kadın çalışanlann erkek çalışanlardan daha az ücret aldığı 10 işkolu ise şöyle sıralanıyor: Ardiye-antrepo. kağıt. ma- den. gıda, elektrik, kauçuk, eğlence. ha- berleşme. petrol ve kamu hizmetleri. DİSK-Ar'ın aylık bülteninde, kadın emeğinin sömürülmesi ile ilgili sorulan yanıtlayan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Tülay Ann, e\ emeğinin bedeünin ödenmesinin ve kadının "bireysel" soruraluluğu altında kalmasının, "'bağımhlık'', "boj-unduruk", •"ezilme", "sömürü" olarak tanımlana- cağını belirterek "'Bu eşitsizliklerin or- tadan kalkması için ev işinin bedeii öden- melidir" dedi. Kadmın eğitiminde, istih- damda ve ev yûkümlülüklerinin azalma- sında fırsat eşitliği yaratılması gerektiğini vurgulayan Tûlay Ann, şu görüşleri sa- vundu: "Eşit ise eşit ücret, doğum ve hamilelik izni, esnek zamanlı çalışma bu mücadele- nin bir parçasıdır. fakat profesyonel- kşmenin yeterli olmadığı alanlarda ev hiz- mellerinin bazılannın devlet eliyle sunula- rak ya da düzenlenerek 'kamusallaştınl- ması" da gerekir. İşyerinde veya dışında kreş. sosyal güvenlik, eğitim, sağlık, ba- kımevi, işyerinde yemek gibi." Batı ülkelennde yapılan araştırmalarev işleri ile kadının hesaba dahil edilmeyen emeğinin milli getirinin yüzde 4O'ı dola- yında olduğunu ortaya koyuyor. Türk-İş Nereye? (3) Türk-iş Genel Kurulu'nun ilk gününün izlenimini, havasını merak ediyorsunuz değil mi? Tek kelime ile "güvensizlik". Siyasi iktidara, muhalefet partilerine, Türk-İş yönetimine, sendika başkanlartna, delegelere. Herkesın rierkese yöne- lik "güven bunalımı" kongrenin hem resmen yapıldığı salo- nun havasına hem de kulislere geçmiş. "Yeni bir şey değil ki" diye itiraz edebilirsiniz. Haklısınız, ancak bu kez çok daha ağır boyutta, genel kurulların havasında insanların kendileri- ni coşkuya kaptırmalarını bıle engellemış. İnsanlann hiç bu kadar hevessız, gerilimsiz olduğu bir ilk gün genel kurulu, cansız kulis anımsayamıyorum. Oysa konuşulanlara göre, geçmiş genel kurullardan her şey daha fazla ortada. Güven- sizlik öylesine egemen ki kimse kartını oynamak istemiyor ya da bir şeyleri savunurken "kerhen" yapıyor gibi. Türk-iş'in nasıl bozuk bir koro haline geidiğini, istiklal Marşı'nın "Okunmasa daha saygılı olunurdu" dedirtecek ciddiyetsizlikte okunuşu sergiler gibiydı. Şevket Yılmaz açış konuşmasında doğal olarak en can alıcı işçi sorunlarından, boyutlanndansözetti. Ancak"moralolsun"anlamtndabile alkış, destek alamadı Hoş o da öylesine inançsız konuşu- yordu ki. Onca yıllık profesyonelliği ile çok başarılı olduğu öfkeli konuşmalarının da düzeyinın çok gerısinde ıdi. Uzun uzun Oemirel'in hükümetolmadan öncekı vaatlerı, "altın üç- genınden", ancak aradan geçen bir yıl içinde bunların ger- çekleşmemesi ile doğan güven bunalımından söz etti. Dele- gelerden kendisine de yönelik "evet başkan'V'güvenmiyo- ruz başkan" türünden bol bol laf aldı. Normalde çok tepki göstereceği bu türden ağır sataşmaları duymazlıktan geidi. Delegenın bıraz olsun ortak ses verdıği tek konu, sorun- ların yığılmış olması. Hangı konuşmacı olursa olsun, bir can- lanma, konuşmaya göre olumlu. olumsuz yanıt geliyor. Di- van Başkanı Mustafa Ûzbek de genel kuruldan biraz ses ge- tirmek için, başarılı tahrıkler yapıyor. O havada Demirel'in konuşması zorlu geçecek gibi gözüküyordu. Ancak Demirel kürsü egemenlıği ile baştan yoğun olan sataşmaları geri' püskürttü. Sataşmalarla hükümetten hesap sorulmaya baş- lanınca "Devletı baş, hükümeti şapka olarak düşünün, eski- yen şapka yenilenir, ama ya baş eskirse mazallah ne olur" sözleri güluşmelerle birlikte tansiyonu etkilı biçimde düşür- dü. Mustafa Özbek'ın Mesut Yılmaz'ı kürsüye davet ederken muhalefette söylenenlerin, iktidarda yapılmaması üzerıne bir değerinin kalmadığı anlamındakı çıkışı da Yılmaz'ın baş- tan etkili bir konuşma ve hükümet eleştırisı ile puan topla- masını engelledi. Sözün kısası, anlatmaya değmeyecek cansızlıkta, düşük tansiyonda bir Türk-lş Genel Kurulu baş- ladı. Bakalım önümüzdeki günlerde bir sürprız ataga kalkış, gelişmeler olur mu? Aslında Türk-lş genel kurullarının her zaman üst kat salo- nu, resmi görüşmeler, konuşmalan değil, kulisi renkli olur. Dünya sendıkacılık hareketinde genel kurullar güncel sorun- ların gündeme getirilişi, kamuoyunun dikkatini çekme aracıdır. Türk-iş'te kim seçilecek, kim kıme hangi oyunu oy- nayacak üzerinde, her şey alt katta göz gözü görmeyen siga- ra dumanı arasında olur. Yine bol duman, ama orada da bir isteksizlik egemen. Kimse daha önceki genel kurulların kazıklarını, yaralarını saramamış. Sol sola, sağ sağagüven- miyor. Delege başkanına, başkan delegesıne. Kimse adayını, listesini içtenlikli savunmuyor Oyle olunca da ateşli savunmaların yerini, kapalı, anlamsız konuşmalar, ağız ara- malar almış. Galiba bu genel kuruldan gerçektensürpriz, çaresizliğın çare yaratmast, ittrfak çıkacak. Var mı bunun bir J?aşka çaresi? Geçen genel kurulun tek kadın delegesi Yaşar Seyman, kadınlann divana katip seçilmeleri yolundaki gazetemizde çıkan eleştiri yazısından sonra divan başkan yardımcılığına seçildi. Erkek sendikacılar dünyasını utandırdı mı dersiniz? Ne gezer? Yaşar'ın dıvan başkan yardımcısı olması kesinle- şince, genellikle başkanlar yerinde durmadığı için, bir kadın tarafından yönetilebilecekieri panığine kapılan erkek sendi- kacılar, hemen sendikacı cambazlığı ile başkan yardımcılığı sayısını dördeçıkarıp bir kadın tarafından yönetilmekten kur- tulmanın yolunu buldular. Kulısterde sendıkacıların astronomik kıdem tazminatlannı açıklamamızın çok az da olsa bir rahatsızlık yarattığına tanık olduk. örneğin denizciler rakamların çok büyümesi karşısı- nda genel kurul karan iletavan sınırlaması getirdiklerini an- lattılar. Genel Maden-lş grubu övünçle kendi tazminatlarının çok masum kaldığını rakamlarla açıkladı. Tek kadın olduğu için en Yaşar'a sordum. O da övünçle 80 milyon aldığını vur- guladı. Kısacası düşük tazminat alanlar, övünçle, hemen açık- lamada bulunuyor, hesap veriyorlar. 300-500 milyonun üs- tüne çıkanlar, milyarı bulanlardan hiç ses soluk çıkmıyor. Dahası bir uygar selam verılmiyor. Bakalım Türk-lş Genel Kurulu'nda bu konular hiç gündeme gelecek, çifte ödemeler için olsun birönlem düşünülecek mi? KONUK YAZAR Prof. Dr. SOLMAZ D. AYARSLAN Hayat Sigortaalığında Başannın Sını H ayat sigortaları Batı ülkelenn- de çok başarılı olmuştur. Bu şirketlerin iş hacimleri ve ülke ekonomisindeki yerleri de ha- kikaten çok büyük boyutlara ulaşmıştır. Bu şirketler her yıl yüz milyarlarca dolarlık poliçeler satar, bun- ların birimlerini toplar, teminatlarını öder ve yine bu meblağlara yakın yatmmları ile de ülke ekonomisine katkıda bulunurlar. Bu şirketler, poliçe sahiplerinin küçük ta- sarruflannı uzun vadede büyük tasarruflara dönüştürmekte ve onlann hayatlannda gü- vence, huzur ve denge unsuru olmaktadır. Küçük tasarruflar bir araya getirilerek uzun vadeli büyük yatırımlara dönüştürülmekte, ülke ekonomisine de büyük katkıda bulunul- maktadır. Hayat sigortası poliçesi sahipleri kısa za- man içinde çok büyük ka- zançlar peşinde değildirler. Onlar için önemli olan belli süreler sonunda belli hedef- lere ulaşılmasıdır. Bu poliçe- ler ölüm halinde geride ka- lanlara belli teminatın öden- mesi veya belli süre sonunda hayatta kalınması halinde ek , _ • o l 1 gelir sağlaması için satın alı- ü e g e r i Z- J y i l SOnra Enfiasyon dolayısıyla poliçe sahibinin bugün prim olarak yatırdığı paranın hemen hemen hiçe inmektedir. nmaktadır. Dolayısıyla bu yatırımcılar gereksiz yere yüksek riskleri üstlenmez ve sigorta şirketlerınin de böyle riskleri gereksiz yere üstlenmelerini iste- mezler. Sigorta şirketlerinin yatırımları sayesinde uzun vadeli büyük kaynak isteyen yol, baraj, telefon, elektrik santralları gibi altyapı yatırı- mları gerçekleştirilmekte, şirketler yatırı- mları için gerekli uzun vadeli kaynakları bu- labilmekte, iş hanları, iş ve alışveriş merkez- leri vs. gibi yerler inşa edilmektedir. Ayrıca doğrudan doğruya veya devlet garantili VDMK'lar kanalı ile 20-30 yıl vadeli mesken kredilerini finanse ederek hem konut ihti- yacının karşılanmasını sağlamakta ve hem de inşaat sektörünün gelişmesine yardımcı olmaktadırlar. Bugün Batı ülkelerinde nüfusun %160'ı ka- dar hayat poliçesi satılırken bu miktar ül- kemizde nüfusun ancak %23'üne ulaşmak- tadır. Batı'da kişi birden fazla hayat poliçesi satın almaktadır Bu ülkelerdekı enflasyonun düşüklüğü ve ekonomik istikrar uzun vadeli plan ve yatı- nmlann yapılmasına olanak sağlamaktadır. Hayat sigortajarı kanalı ile tasarruf edilen küçük meblağlar enflasyona kaybedilme- mekte, ayrıca sağladığı getirilerle büyük meblağlara ulaşmaktadır Böylece poliçe sa- hipleri hedeflerini 15-20 yıl sonra gerçekleş- tirmektedirler. Ûlkemizde hayat sigortaları diğer Batı ül- kelerindeki kadar etkın değildir. Satılmakta olan poliçe sayıları çok azdır. Enfiasyon do- layısıyla Türk Lirası'nın değer kaybı çok bü- yüktür. Bu sebeple poliçe sahibinin bugün prim olarak yatırdığı paranın değeri 2-3 yıl sonra hemen hemen hiçe inmektedir. Bu se- bepten uzun vadeli planların yapılması mümkün olamamaktadır. Hayat sigortası şirketlerimizde diğer ül- kelerdeki şirketler gibi 20-30 senelik uzun vadeli planlar yapıp portföylerinı ona göre yönetmeleri mümkün değil- dir. Ülkemızde böyle yatırı- mları yapacak yatırım araç-1 ları da yok denecek kadar azdır. Hayat sigortası şırketleri veya hayat poliçesi satın alan kişiler yalnız başlarına ülke ekonomisini değiştire- mezler. Ancak yine de ola- nakların elverdiği nispette geleceğe dönük planlar yapmak ısteyecek- lerdir. Döviz bazında veya dövize endeksli hayat sigortaları hem sıgortalılara hem de si- gorta şirketlerine Batı ülkelerinin imkanlarını tanımaktadır. Bu alternatıfler sayesinde poli- çe sahipleri Türkiye'de yaşadıkları halde kendilerini ekonominin olumsuzluklarından soyutlayabileceklerdir. Bu sayede diğer ül- kelerde yaşayan kişilerin faydalandıklan ola- naklardan aynen faydalanabıleceklerdir. Bankalardaki döviz tevdiat hesapları TL tevdiat hesaplarını aştığı gibi, dövize endeks- li veya döviz bazındaki hayat sigortası poliçe- leri de zamanla TL hayat sigortası polıçeleri- ni geçecektir. Bu yeni ürünler ülkemizdeki hayat sigortası şirketlerinin de zamanla bü- yük atılımlaryapmalarını sağlayacaktır. Ken- dilerinin ülkemiz ekonomisine olan katkıları da zamanla Batılı şirketlerinkine yakın dü- zeylere gelecektır Haftalık çizgi roman derginiz JOKER'I ÇEKIN! GALİP TEKİN YAZIP ÇİZDİ Köylü kadın lara tecavüz eden zorbanın öyküsü Hasan Kaçan yazdı, Ergün Gündüz çizdi. "GÖNÜLE YASAK OLMAZ" Jokerde! NoB 6000 TL GALİP TEKI ZORBA LEXVARENNE * JAGÜAR'IM URAI UkTİF Of M«Cİ HASAH K*Ç*" ABDULKAM* EKDAk BtLr YAUHİ OİO ERCÜN <H>* 3 6 KUSE SAYFÂ 6OOO LİRA! JOKER HER PAZARTESI BAYINIZDE
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle