13 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
8ARALJK1992 SAU CUMHURİYET SAYFA HABERLER Özalın şiiPi şarkı oldu ; • İstanbul Haber Servisi UTumhurbaşkanı Turgut Özal'ın yülar önce yazdığı şiir .bestelendi. özal'ın, itelevizyondaki "Rüstem •atum Show" programında tokuduğu 'îstiyorum" adlı 4 kıtadan oluşan şiirin ikinci ve lüçüncütotalanGülhane lEtkirüikleri Organizasyon |Komitesi Başkanı Oktay ;Ülkügüner ile Kadir Tapucu jtarafından bestelendi. IProgramdan bir gün sonra ÎOktay Ülkügüner'in Imektupla başvurusuna yanıt ;veren Cumhurbaşkanlığı jSözcüsü, Büyükelçi Kaya •Toperi Turgut Özal'ın şiirin lönerilen şekliyle !bestelenmesine izin verdiğini .bildirdi. Özal'ın, nakarat ;bölümüne küçük birekleme yapılan şüriyle ilgili henüz bir "telif hakkı" talebinde Ibulunmadığı açıklandı. Basın Mûzesi'nde dün 'düzenlenen toplantıda tanıülan "lstiyorum"şarkısı İTürk Sanat Müziği sanatçısı !Safiye Soyman tarafından seslendirilecek. Soyman .şarkıyı ilk kez cumartesi günü Kanal-6'da ^ayınlanacak olan "Gecenin İRengi" adh programda iseslendirecek. lürke^i kim saMadf J ANKARA (AA)- ;Kapatılan MHP'nin GİK !üyesi Ahmet Hamdi Ayan, ANAP'tan istifa eden Ankara Milletvekili Halil Şıvgın'ın 'Alpaslan Türkeş'i, 12 Eylül ihülali sırasında saklandığı eve kendisinın götürdüğü iddiasının' gerçek Dİmadığını belirtti. Ayan bu konuda şunlan söyledi: Ben 12Eylül öncesinde MHP'nin GİKüyesiydim. thtilalden sonra idamla yargılandım ve beraat ettim. Sayın Türkeş'i 'saklamış olmak veya bir 'yerden başka biryere götürmüş olmak, benim için sorun teşkil etmez. Böyle bir olaydan gocunmam. Ancak tişin gerçeği bu değildir. İTürkeş beyi saklandığı yere •götürdüğüm iddiası doğru ;değüdir. Halil Şıvgın'ın jevindesaklanıp, isaklanmadığını da jbilmiyorum" İkigazete toplatıldı | • tç Politika Servisi- Azadi •Gazetesi'nin 30. sayısı, !Mücadele Gazetesi'nin 23. Isayısı DGM tarafından Itoplatıldı. Mücadele •Gazetesi'nden yapılan açıklamadaCMUK'a ;muhalefet gerekçesiyle itoplaüldıklan belirtilerek "'DGM savcılığı CMUK ]üzerindeki tarüşmalann boş ;ve anlamsız olduğunu jkaranyla ortaya koyuyor. )Estirilen demokrasi jrüzgarlan bir kez daha jsavcüann kararlanna çarpıp kınhyor" denildi. Azadi |Gazetesi'nin sahibi ve Genel YayınYönetmeni ! îkramettin Oğuz yapüğı lyazdı açıklamada toplatma .arannın pazar günü tebliğ .edildiğini belirterek, ' toplatma karannın gazete ıhenüz yayına haarlanırken alıdıgını ileri sürdü. !• bugun Ibilsak 8AralıkSah: 19.00 CihangirSeminerleri 4 TÜRKİYEDE SMLLEŞME VE DEMOKRASİ SORUNU 3, Demokrasi ve Ulusçuluk Ezen Ulus-Ezilen Ulus: Ulusçulukta Dereceleme Olabilir mi? Murat BELGE Ragıp DURAN M.A1İ EREN Tai-Chi Chuan HarekeÜiMeditasyon ÇinEgsersizleri Erol KESKİN yönetiminde Görsel Sanat Atölyekri Mehmet GÜLERYÜZ yöneuminde Perşembe-Cuma Fotoğraf ve Sinema Atölyesi Selçuk TURANU Seramik Atölyesi KadriyeEzel AĞAOÖLU yönetiminde Salı - Perşembe-Cumanesi Cafe-Foyer-Bar(Giriş) Rock Cafe-Bar(5.Kat) Türk Gecesi ;bilsak, sıraselviler cad., soğancı sok. 7 cihangir •243 28 79-99 Türk-lş kongresinde Genel Başkan Şevket Yılmaz hükümete yüklendi Işçi, koalisyonu'yulrladı• Şevket Yılmaz ve Bayram Meral'ın Genel Başkanhk yanşına • Özbek, "Genel grev dahil her şeyi yapabilecek bir Türk-İş sahne olacak ve bir hafta sürecek olan Türk-İş Genel Kurulu, istiyoruz. Bizeçok şeyler vaat ettiler. Vaat ettiklerinden işçinin DSİ konferans salonunda başladı. Divan BaşkanlığYna Mustafa kandiline bir damla damlamadı" dedi. Genel Başkan Yılmaz ise Özbek'in seçildiği Genel Kurul'da hükümet eleştirildi. Kongrede iş güvencesi yasa tasarısımn hâlâ Meclis'ten çıkmadığını da işçiler Demirel'e "Işçi düşmanları 500 gün doluyor", "Köle vurgulayarak, bunun, koalisyon ortaklanmn samimiyeti düzeni köle düzeni, kahrolsun Demirel düzeni" laflan attılar. konusunda işçileri kuşkuya düşürdüğünü söyledi. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Türk-İş'in 16. Olağan Genel Kurulu dün Ankara'da başladı. Türk-İş Genel Başkanı Şevket Yılmaz, Divan Başkan- lığVna Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öz- bek'in seçildiği Genel Kurul- da, hükümeti eleştiri bombar- dımanına tuttu. Hükümete "yuh" çekilen Genel Kurul"da Yılmaz, hükümetin ve parla- mentonun duyarsızlığı nede- niyle, işçi hareketinin güveni ve desteğinin artık sözkonusu ola- mayacağını söyledi. Şevket Yılmaz ve Bayram Meral'ın Genel Başkanhk yan- şına sahne olacak ve bir hafta sürecek olan Türk-İş Genel Kurulu, DSİ konferans salo- nunda başladı. Genel Kurul'da hükümete eleştirileri, oy birliği ile Divan Başkanlığına seçılen Mustafa Özbek başlam. Öz- bek, Türk-İş Genel Kurulu'nun 12 Eylül askeri idaresi tarafın- dan çıkartılan çalışma yasakla- nnın üzerine oturan siyasal ikti- dann yönetimde olduğu birdö- nemde yapıldığını belirterek, "Türk-İş bu koşullarda da ayakta durabildi. Bu Genel Kurul'dan. ahnacak kararlarla yasal ve anayasal meselelerde ağırbaştı ama dinamik bir Türk-lş ortaya çtkmabdır" de- di... Özbek, Türk-İş'in bugüne kadar iktidarla diyalog kurdu- ğunu, bundan sonraki yöneti- min bu diyaloğu "süreli" ola- rak sürdüreceğjni belirterek, "Genel grev dahil her şeyi yapa- bilecek bir Türk-İş istiyoruz. Bize çok şeyler v aa t ettiler. Vaat ettiklerinden işçinin kandiline bir damla damlamadı. Türk-İş hükümete karşı erozyona uğra- mıştır. Türk-İş koalisyon hükü- metini destekleme karannı aldı, ama bu genel kuruldan sonra hükümete belli bir süre tanıya- cağız. Sonra gerekiyorsa genel grev yapanz. Bu Genel Kurul'- dan katılımcı ve şeffaf bir politi- ka izleyen bir Türk-İş çıkacak. İşçinin işçiden başka dostu ol- madığı bilincinden sapılmaya- cak" diye konuştu. Türk-İş Genel Başkanı Şev- ket Yılmaz, Genel Kurul'u açış konuşmasmda, hükümeti ve muhalefeti eleştiri bombardı- manına tutarken, koalisyon hükümetinin çalışma yaşamına ilişkin vaatlerini yerine getirme- diğini \oirguladi ve Türk-İş'in gücünü inkar edenleri duyarsız- lıkla suçladı. Yılmaz, koalisyon hükümeti- nin göreve gelmeden önce " Her- kese iş. yeterli ücret, işten çıkar- maya son, her çalışana grev hakkı, her çalışana özgür sendi- ka, her çalışana toplu pazarlık hakkı" vaatlerini yapüğını be- lirterek, koalisyon hükümeti- nin gö.teve geldikten sonra Tanm-İş Sendikasfnın Tİr GEM grevini ertelediğini anım- sattı ve şöyle konuştu: "TİGEM grevini hiç yoktan erteleyen hükümet, Belediye-İş grevini bir sağlık kuruluşu ra- poruna dayanarak güya zoraki erteleme durumu sergiliyordu. Bütün bunlardan daha aası, te- Genet Kurul'da, Başkan Yılmaz ilk kez bir rakiple karşı karşıya mizlik işçilerinin talep ettiği üc- koalisyon ortaklannın samimi- retin bir profesörün aylık ücre- yeti konusunda işçileri kuşkuya tinden fazla olduğu ve bunun düşürdüğünü.söyledi. çok büyük adaletsizlik olacağı Yılrnaz, KITlerin özelleşti- iddiasıydı. Şayet bu ülkede bir rilmesini de eleştirerek, "KİT- profesör 3-4 milyon liraya gö- lerin özelleştirilmesiyle 575 bin rev yapıyorsa, bunun ayıbı te- işçimizin işsiz kalma tehlikesi mizlik işçilerinin degil, devletin vardır" dedi. Yılmaz, KİT'lerin olmalıdır." zararlanrun işçi sayısı ve ücret- Yılmaz, iş güvencesi yasa ta- lerine bağlanmasının da müm- sansuıın hâlâ Meclis'ten çıkma- kün olmadığını sav undu. dığmı da vurgulayarak, bunun, Yılmaz, Demirel'e "KlTleri Demirel'in Türk-İş Genel Kumlu'nda konuşması, delegelerin sık sık attiğı laflarla kesfldi.(Fotoğraf: RIZA EZER) Başbakan Demirel, özelleştirmede iki ateş arasında kalmaktan yakındı IiderlerTürk-Iş 9 ehesapverdiANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türk- İş kongresinde; hem iktidar, hem muhale- fet partileri yoğun eleştirilere hedef oldu. Konuşması sık sık delegelerin attığı laflarla kesilen Başbakan Süleyman Demirel, özel- leştirme konusunda iki ateş arasında kal- maktan yakınırken. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz. özellestirmenin tek çare ol- duğunu savundu. KITlerin fakirden alıp zengine veren emme basma tulumbalar ol- duğunu öne süren RP Genel Başkanı Nec- mettin Erbakan, "En büyük emme basma tulumba Demirerdir" dedi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da, özelleştirmenin kamu açıklanna çözüm olmayacağını sa- vundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Moğultay, çalışma hayatındaki düzenlemeler için "halk ve özgürlük düş- manı" anayasanın değiştirilmesi gerektiği- ni belirtti. Delegeler, Yılmaz ve Moğultay'- ın konuşmalannı da sık sık laf atarak kesti- ler. Türk-İş'in 16. Genel Kurulu'nda yapüğı yaklaşık 1.5 saatük konuşma, salondakile- rin laf atmasıyla sık sık kesilen Başbakan Demirel, vaatlerini yerine getireceklerini, ancak bunun için zamana gereksinimleri olduğunu söyledi. Demirel. bir delegenin "Tahammülümüz kalmadı artık" diye bağırması üzerine, "Benim de kalmadı, ama her şeyin olabilirhğine bakmak lazun. Hükümetin her kesime vaadi vardır. Bu vaatleri dengeli bir biçimde yerine getirmek gerekir. Dengelemezseniz, bu sefer sosyal huzursuzluklara yol açarsıruz" karşılığını verdi. Herkesin devlete güvenmesi gerektiğini kaydeden Demirel, "Devlet baş gibidir. hükümetler şapka gibi. Şapka eskir, değiş- tirirsiniz. Ama, ya baş eskirse ne yapa- caksınız? " dedi. Demirel, birçok delegenin bagırarak, yanıt istediği kamu kesimindeki 120 bin işçinin toplusözleşme görüşmeleri- ne ilişkin bir açıklama yapmadan sözlerini tamamlayarak, kürsüden indi. Demirerden sonra kürsüye gelen Mesut Yılmaz. Başbakan'ı ve hükümeti eleştire- rek. Demirerin vaatlerinde ölçüyü kaçırdığıru, bu durumda demokrasiyi sür- dürmenin mümkün olmadığını söyed RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan, Demirerin 50 yllık arkadaşı olduğunu ve onu çok sevdiğini belirterek, •*Ancak, iş de- gil, laf üretiyor. Türkiye bugünkü durumu- na bu nedenle geldi" dedi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Tür- kiye'deki çalışma yaşamına ilişkin sorun- lann ILO sözleşmelerinin kabulüyle çözü- lecek nitelikte olmadığını vurguladı kapatarak 575 bin kişiyi kapı önüne koyamayacağız" şeklin- deki sözlerinden dolayı teşek- kür ederken özelleştirme konu- sundaki tutumundan ötürü Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı eleştirdi. Yılmaz şöyle konuştu: "Devletin en yüce yerinde oturan zat, yabancı sermayeye çağn yaparken, 'Bizde işcilik ucuzdur, gelin yatınm yarjın' diyerek, işçilerimizdn sömürüye açık olduğunu ifade etmişler- dir. O zaün yoksulu, dar gelirli- yi sevmediği, zengini sevdiğiyse kendi ikran ile ortadadır. Türk- İş. özelleştirme yerine işçilerin Je yönetime katıldığı bir özerk- leşme modelinin gerçekleştiril- mesinden yanadır. Onbiıılerce ışçi çıkararak Sayın Cumhur- başkanı'nın devletin sosyal ni- eliği üzerindeki görüşlerine pa- .üel olarak yeni bunahmlar ya- ratılırsa, bunun toplumda mey- dana getireceği kargaşa da göz- den ırak tutulmamalıdır." Konuşması sırasında dış po- litikaya da değinen Yılmaz, hü- kümetin Kıbns konusuna bakış açısının netleşmesini, Macaristan ve Bulgaristan'da Türk işçilerine vize uygulanma- sından da vazgeçilmesini istedi. Yılmaz'ın konuşması sırasın- da yer yer delegelerce "Resen emekülikle kapı önüne konul- duk", "tşçi düşmanlan 500 gün doluyor". "Köle düzeni köle düzeni, kahrolsun Demirel dü- zeni", "Asıl Türkiyejvi baüran bunlar", "Altın üçgen değil, Bermuda şeytan üçgeni" şek- linde laflar da atıldı. İZLENİMLER Ağlama BaşkanYILMAZ GÜMÜŞBAŞ ANKARA - Türk-İş'in bir hafta sürecek 16. Genel Kurulu dün, hiç de hoş olmayan olay- larla başladı. Başbakan Demi- rel kürsüde konuşurken bazı delegelerin laf atmalan, bazı- lannın da soru sorrnaya kalk- malan, çok sabırlı bir kişi ola- rak bilinen Demirel'i bile nere- deyse çileden çıkaracaktı. Mo- ğuitay'ın gerek konu|masından önce ve gerekse sonra yine bazı kişiler tarafından ^halanması, salonda elektnklı dakikalar ya- şanmasına yolaçtı. Şevket Yılmaz'ın sık sık "tek- leyerek" oküduğu 22 sayfalık konuşmasmda, hemen yeni hiç- bir şey yok gibiydi. Genel Ku- rul'u bir ağlama duvanna dön- dürdü. Nitekim Şevket Baş- kan'ın da bu tavn konuşmayı dinleyen delegeler tarafından da hoş karşılanmadı ve salonun değişik yerlerinden, "Ağlama başkan ağlama" sesleri duyul- du. Başbakan Süleyman Demi- rel'in konuşmasmda işçilerden ve sendikacılardan, haksızlıklar karşısmda tepki istedi. Kitleler nereden .ve kimler tarafından gelirse gelsin haksızhklara karşı çıkmayı bilmeli ve bunu de- mokratik bir refleks haline ge- tirmeliydiler. Ama bu davranıs- lar hiçbir zaman devlete gü- vensizlik biçimine dönüşmeme- liydi. Moğultay konuşmasmda büyük bölümü, geçtiğimiz gün- lerde TBMM'den geçen ILO sözleşmelerine ayırdı. Bunlann Türk çalışma hayatına getirece- ği yenilikleri anlatmaya çalıştı. Çahşü diyoruz, çünkü sözleri sürekli kesiliyordu. Türk-îş'te Yılmaz'ın gerilimpolitikası• Şevket Yılmazjn yanında hangi sendikalar var? Teksif, Tekgıda-İş, Belediye-İş. Türkiye Maden-İş, Tes-İş ve birkaç küçük sendika... Toplasan delegesi 120.0 zaman, diğer aday Bayram Meral, genel başkanhğı "götürür" mü? Zor... ISIK KANSL' Bayandan tngilizce ders verilir. 247 64 08 ANKARA - Sigara duman- lannı yararak. yanımıza gelen eski bir sendikacı. Tıpkı Türk- İş'in kulisi gibi sisli, puslu salon- da kulağımıza fısıldadığı şu: -Şevket Yılmaz. kurttur, kurt. Fhna kurdu filan da degil. Bu. böyle biline... Yılmaz'ın yanın- da hangi sendikalar var? Tek- !>ıf. Tekgıda-İş. Beledı\e-İş. Tür- kiye Maden-İş. Tes-İş vc birkaç küçük sendika... Toplasan dele- gesi 120. O zaman. diğer aday Bayram Meral. genel başkanlığı "götürür" mü? Zor... Bu gerçeği. bizzat Bayram Meral de biliyor. 23 sendika kendisine genel başkan adaylığı önerdiğinden bu yana, Şevket Yılmaz ile dirsek temasını ısrar- la sürdürmesinın anlamı başka nasıl anlaulabihr? Bayram Meral. kendisinden emin değil... Neden? Kendisini destekleyen değişim grubuna. "grup" demek bile artık kolav değil. Genel kurulun başladığj ilk gün bile. sağ ve sol kanatta bu grubun içindc olup da, "Nıye bız bu gruptayız?" di>e hayretlc birbırine soru soran sendikacı \e delcge sayısının az olmadığı ke- sin. Ortadakiler. "Şevket Yılmazı alaşağı edebilmek için grup kurulmaz. İlkede birlik olur" diyorlar. Sağdakiler, "Ne- den bu solcularla beraberiz?'" diye soruyorlar. Solcular. "MHP kesimi ile birlikte yola çıkmak yanlıştır" görüşünü vur- guluyorlar. Böyle bir manzara da. değişim grubunun. resmen değışliğini gösteriyor. Meral. bu nedenlerle kendıni güvenccde hissetmiyor ve politi- kasını. Şevket Yılmaz'ın genel başkan adaylığından çekilmesi- ne göredüzenliyor. Yakınçevre- sine "23 sendika başkanının karşı olduğu bir kişı. adaylıktan çekilmelidir" diyerek Yılmaz'ın aday olmaması gerektiğini dıle getiren Meral. olmavan değişim grubundan. altında çahşacak 4 kışiyi belirlemenin de çok zor olduğunu görüyor. Meral. seçil- diği takdirde vönetim dışında kalan. en azından kendisine des- tek vermeyen Tekaıda-İş, Bele- dıye-İş, Tes-İş gibi oüyük sendi- kalar olmadan. konfederasyo- nun alacağı kararian yaşama geçirmede zorlanacağını düşü- nüyor. Meral'in durumu, böyle de. Yılmaz cephesinde durum farklı mı? Hayır. Yılmaz cephesi de sıkışmış. Yılmaz'a destek ver- diği izlenimi veren kimi sendika- ların delege tabanı, Şevket Yıl- maz'a açıkça karşı. Oy verirse, zorunluluktan verecek ya da Şevket Yılmaz'ı silip, Bayram Meral'i yazacak Iisteye. Ağızlarda, "tek liste" zorun- luluğu: -İki liste çıkarsa, kimse kazanmaz. çorba olur yönetim. İşte bu noktada. Şevket Yılmaz'ın gerilim politikası or- taya çıkıyor: Yılmaz, değişim grubunun ve kendini desteklediğini "ima eden" sendikalann kendi çelişki- lerini bilerek, ne aday oluyor, ne de olmuyor... Meral de, Yılmaz'ın çekilmesi halinde rahat bir seçim kazana- cağı kanısında. Ne olur? Üç olasılık var: 1- Bayram Meral ve arkadaş- lan, Şevket Yılmaz'ı adaylıktan çekilmeye ikna edecekkr. Yılmaz ve arkadaşlan -ki Yılmaz'ın adaybğını savunan- lann başında gelen Tes-İş Genel Başkanı Faruk Barut, bu ısra- nndan vazgeçmiyor- Türk-tş'in bütünlüğünun bozulmayacağı- na inandıklan bir yönetim yapısı konusunda Meral'den güvence alırlarsa, seçimden çe- kilebiürler. 2- Büyük ve kuliste keskin- leşmemiş sendikalar bir araya gelirler, bir orta yol bulup, taraf- lan uzlaştınrlar. 3- Meral ve Yılmaz, ayn ayn listeler çıkanp, seçime giderler. Hafta sonuna kadar sürecek Türk-İş Genel Kurulu'ndaki dalgalanma, son güne değin ka- baracak. Mendirekte mi patla- yacak, işçinin kafasında mı bi- linmez. Ancak sonucu, işçiyle sıcak ya da soğuk ilişkileri olan "profesyonel sendikacılar"ın belirleyeceği kesin... ÜĞÜPOLİTİKA GÖNLÜĞÜ HİKMET ÇETtNKAYA Yasal Engeller Ne Zaman Kalkacak? Memurlar hangi illerde yaşıyorlar? En yüksek oranda olduğu kent Ankara birinci sırada, İstanbul ikinci, Izmir üçüncü ve Bursa dördüncü sırada. Türkiye'de memur sayısı kaç? Yaklaşık olarak 1 milyon 800 bin... 1 milyon 800 bin memurun yine yaklaşık 630 bini eği- tim ve öğretim hizmetlerinde çalışıyor. 670 bini genel hizmetlerde, geriye kalan bölümü ise silahlı kuvvetler, emniyet örgütü, belediyeler, özel idarelerde vb. görev- li... ILO sözleşmesinin (7 madde) TBMM'den gecmesirv den sonra memurlar demokratik hak ve özgürluklerini sonuna dek kullanabilecekler mi? Bugün memurların demokratik hak veözgürlüklerinin önünde yasal engeller var. 12 Eylül askeri yönetimince oluşturulan 1982 Anayasası'nın 51, 53 ve 54. maddeleri sendika kurma, toplu sözleşme ve grev hakkını işçi ve işverenlere tanıdığına göre, memurların demokratik hak ve özgürlükleri neyle sınırlı kalacaktır? ILO sözleşmesi TBMM'den geçiyor, ama kimi yasak- lar hâlâ geçerliliğini koruyor. ILO sözleşmesini kabul et- mek yetmiyor. Yasalarda yeni demokratik düzenleme- ler yapılması gerekiyor. Çağdaş demokratik toplumlarda memurlar sendikal haklarıyla birlikte siyasi çalışmalar da yapabiliyorlar. Gelişmiş ülkelerde memurların politika yapması yasak değil. Nitekim Türkiye'de memurlar da şu veya bu biçimde politika yaparlar. Ama gidip bir siyasal partiye üye ola- mazlar. Memurların aktif politika yapmaları "Bir parti- zanlık" olmaz, tam tersi demokrasi kültürünün gelişme- sine katkı sağlar. Bugün memurlar siyasal görüşlerini açıklayamazlar ya da tartışmaya giremezler. Oysa, demokrasinin temel ilkesi çoğulculuktur. Bu ilke göz önüne alınırsa, siyasal oluşumlar nitelikli insanların bir araya gelmesıyle başa- rı sağlar. Her düşünce ve her görüş tartışılarak yaşama geçer. Bir de personel rejimi vardır. DYP-SHP hükümeti çağdaş bir personel reformu için görüş ve öneriler istemişti... Acaba, bu görüş ve öneriler alındı mı? Şimdilerde bu konuda bir çalışma yapılıyor mu? Petrol-lş yıllığından kimi alıntılar yaparak olayı derinlt- ğine görelim isterseniz: "1) Genel bir yaklaşımla Türkiye'de mevcut devlet memurlan içinde, örneğin 'Polis teşkilatında' öyle bir kadrolaşma olmuştur ki hangi siyasi parti veya partiler iktidarda olurlarsa olsunlar, bu yapryı koiay kolay değişti- rememektedirler. Aynı durumun özellikle bakanlık me- murlanndan başlayarak, gümrük memurlarına değin uzaması söz konusudur. Başka bir deyiş ile Devlet ve diğer her tür kamu hizmetlerinde Mafya' ve 'Mafya- cıklar' bulunmaktadır' sözlerinde hakhlık vatdır denile- bilir. Bu yaklaşım, basında sürekli çıkan ilgili haberlere de dayandırılabilir. Kuşkusuz bu nitelikte olanlann sayı- sı azınlıktadır ve ancak var olduklarım da görmek ve ka- bullenmek gerekir. 2) Ülkemizde personel rejiminden söz edildiğinde ak- la 657sayılı yasa gelmektedir. Oysa buna ek olarak Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Yasası, yargıç ve savaların özlük haklanna ilişkin yasalar, Üniversite Personel Ya- sası, aralannda TRT, MPM, Spor Toto, Merkez Bankası gibi kuruluşların da bulunduğu 15 adet kendine özgü personel statüsü ve sözleşmeli personel çalıştınlması- na olanak veren 62 yasa ve KHK ile devletpersonel reji- mi düzenlenmiştir. 1970 yılından bu yana 18 adedi 1972-1962 döneminde, 116 adedi 1982-1991 arasında olmak üzere 134 KHK çı- karılmıştır. Bunlardan yalnızca 11"i yaşama süzgeçin- den geçmiştir. 657sayılı yasa ele alındığında, 1970 yılın- dan bu yana 20si yasa, 43'ü KHK olmak üzere tam 63 frez değişiklik yapılmıştır. Değişikliklerin AO'ı 1980den sonra gerçekleştirildi. 3) Belirleyebildiğimiz kadarıyla toplam 62 KHK ve ya- sada sözleşmeli personel çalıştırılmasına olanak veren düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemelerde sözleş- meli personelin bağlı bulunduğu 35 ayn esas vardır. Bu denli çok değişikliğe gereksinme duyulması mevcut 'personel' rejimine ilişkin mevzuata dayanan sistemin çöktüğünü göstermektedir." 1992Türkiyesi'nde memurların önündeki yasal engel- ler ile personel rejiminin getirdiği çarpıklık işte böyle... Keçeciler'inhedefi ANAP'ıboşaltmak ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - ANAP'tan kopan Meh- toplu olarak açıklanz" çağnsı- nda bulundu. İştanbul'dan 6 met Keçeciler ve ekibi, ANAP bin dolayında, İzmir'den bini örgütlerini boşaltmayı hedefli- aşkın üyenin istifa ettiği, yakın- - • • - - da bu sayınm on binlerle anıl- maya baslanacağı bildirildi. ANAP'tan kopanlar bir yan- dan ANAP'ı boşaltmak için uğraşırken, diğer yandan yeni yor. Toplu istifalann açıklana- cağı bölge toplantılan düzenle- neceği ve ekip önderlerinin bu toplantılara katılacağı bildiril- di. Bu arada 12 milletvekiliyle birlikte hareket ettiğini söyle- bir parti kuruluş çalışmalannı yen ANAP İzmir Milletvekili da sürdürüyorlar. Mehmet Ke- Işın Çelebi ve arkadaşlan, "mü- çeciler ve Hüsnü Doğan. Özal'- cadelelerini ANAP içinde sür- dürme karan- nda olduklan- acıkladılarnı ANAP Genel Merkezi tara- fından görev- lendirilen 23 milletvekili. çeşitli bölgele- re dağıldı. Bu milletvekilleri gittikleri yer- lerde örgütle- re. "kongrede- ki gerçekleri" anlatacaklar ve istifalan ön- lemeye çabşa- caklar. Aynca örgüte "Dimdik ayakta durun" diye de genelge gönderildi. ANAP'tan istifa eden millet- vekillerinin Kavaklıdere'deki karargâhında ise, ANAP örgüt- lerinin boşaltılması.için yoğun çaba gösteriliyor. İstanbul ve İzmir'deki istifalan. diğer iller- deki toplu istifalann izleyeceği. bu istifalann bölge toplantı- lanyla açıklanacağı bildirildi. ANAP Genel Merkezi'nin mu- halif örgütleri görevden alması olasılığı karşısında Keçeciler ekibi, bu örgütlere "İsüfa edin, bekleyin, istifalanruzı sonra •ANAP'tan istifa eden milletvekillerinin Kavakbdere'deki karargâhında, ANAP örgütlerinin boşaltılması için yoğun çaba gösterüiyor. tstanbul ve Izmir'deki istifalan, diğer illerdeki toplu istifalann izleyeceği, bu istifalann bölge toplantılarıyla açıklanacağı bildirildi. ın yönlendirmesi ve görüşleri doğrultusunda f>arti ramını prog- yazı- yorlar. Aynca yeni partiye toplumun çe- şitli kesimlerin- den yeni isimle- rin katılması için de çaba gösteriliyor. Keçeciler ve ar- kadaşlan, bazı ANAP millet- vekillerini de saflanna çek- mek için uğ- raşıyor. Özal ve Yılmaz ile görüşmeler yapan ANAP İzmir Milletvekili Işm Çelebi, ANAP'ta kalma karan aldı. Çelebi, "büyük ihümalle istifa etmeyeceğini" belirterek. "Amacımız, programımızın uygulanan hale gelmesi. Mesut Bey'le görüşmemizde bu konu- da bir güvence ortamı doğdu. Seçilmişler olarak atanmışlann kararlannı denetleyebilecek miyiz? ANAP'm bu konudaki tavnnı görmek istiyorum. Beni tedirgin eden bazı konular var. Bütçedeki konuşmalar bu an- lamda benim için çok önemli" dedi.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle