11 Ağustos 2022 Perşembe English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 7 ARALIK1992 PAZARTESİ OLAYLAR VE GORUŞLER Genelgeniniptali... Prof. Dr. MESLT GL LMEZ D anıştav Onuncu Dai- re^ı. yoneısel yclkilüe- nn memur sendıkiîa- nnın kurulıış. :şleyi^. utnetinı \e etkınlıkicri ıle yönetıcı \c üyeicnne yönelik hukuka aykın karişma \c en- gcllemelçnnin dayaruğı oiarak kııl- lanılan İçışlcrı Bakanlığı gcnclgesinı oybirliğıyle ıpıal ctıi. Böylece valılıkle- rır. sendıkdlann kuruluş \e yatay ör- gütlennıeye yonelık şııbe ya da lemsıl- cilik açma başuırulannı işlcmc koy- mama bıçımındekı ışlem \c eylemlen geçmışe etkili olacak bıçımde ortadan kaldırmıştır Bundan böyle vöncti- mın. yargı organlannca karar verılme- dikçe. memur sendıkalannın gerek ör- gütlcnme gerekse cnekı tum çalışma- lanna kanşmaması ve cngellcn kaldı- rmak ıçın de gereklı önlemlen alması gerekir. Savcının görüşicrı: Onuncu Dairc ka- rannm ıçenk \c eksıkliklerini belırt- meden önce. yasai dayanaktan yok- sun bıryönebel ışlemlc bir temel insan hakkının yasakianmasını hukuka aykın görmeyıp davanın reddiııı isle- >cn Danıştay S;jvc>s:nın göriis,!erinc kısiica değinmek gcrekıyor Her şeydcn önce Danıştay Savctsmın. "nıilli hukuki'muzda kamu görevîıle- nnin sendika kurmal<ınnın. kurulmuş scndıkalara üye olmalannın ^c grc\ yapmalannm yasak olduğıısonucuçı- kmakıadır" dıycrek. ıç huknklakı "gre\ yasağı" kupsaıruna scndıka hakkını da katmış olmasının dayanağı yoktur. Sendika! haklara ilişkîn hu- kııksal durum va da rejım. haklann her bin ıçirı ayn ayrı sapıanmak gerc- kır. Grcv yasağını. sendika hakkmı kapsayan bir yasak biçünınde yorum- lamak. yanlışiığı yanısıra kullanacağı sozcüklen daha özenie seçmesi gerc- ken hukukçu (ılızliğı ıle bağdaşmayan b>r tutumdur. Daıııştav Sa\cısının uluslararası söz- leşmelerin bağlayıcılığı ve öngördiik- len güvencclerin konulacak çckıncc- lerle kaldınlması konusundaki görüş- leri de paylaşılamaz. Çünkü. örneğin 1LO sözleşmelennde olduğu gjbi. uluslararası sözleşmelenn tümüne çe- kincc konıılmasi söz konıısu değildir. Kinıi zaman. Avrupa Sosyal Şartı ör- neğınde olduğu gibi. belirlı maddelere çckıncc konulmuş olsa da. hıç drğılse \asaklav:cı onlemlerc başvurulma- ması gerekir. Öte yandan. İnsan Hak- lan Sözleşmesi'nin sendika hakkına kinıi koşullarla "haklı kısıtiamalar" getırmesi konusunda lanıdığı takdır hakkının "yasak gctırme" yetkisı ıcer- dığı görüşü dc. hakkm tümüyle orta- dan kaldınlarak özünün zedelenmesi- ne olanak vermesi nedenıyle pay'aşsla- ıııa/ \e sö/leşnıe ıle bağdaşmaz. Kararın ıçeriği veeksiği: Onuncu Dai- re. Eğıtnrı-İş sendikasınca açılan dava- da. hiçbir hukuksal dayanağın bulun- madığı yönetsel yargı ycrlerinın sayısız kararlanyla daha önceden belgelen- miş olan genclgt-yi yetki yönünden ıp- ıal eınıiştır. Kararda. yönetımin yargının ycıkıli olduğu bir alanda ge- ncl kolluk yetkisinı kuüanarak düzen- leyici bir ışlem yaplığı. oysa hukuku- muzda yönctımin sendika \c dcrnek gıbı özel hukuk tüzel kışiliklennin "ku- ruluş ve taaliyeılerıne müdahele etme- mesi csasf'nın benimsendıği ve bu ko- nularda "ancak yetkili adli>e mahke- mesınce karar venlebıleceğı". yöneti- min görevinın "mahkemeye başvur- makla sınırlı olduğu": kısacası. dava dılekçesinde savunulduğu gibi genel- genin bir "görev gasbı" oluşturduğu vurgulanmıştır. Onuncu Daire. genelgeyi yetki yö- nünden ıplal etmekle birlikte. ışlemin nedcn öğesi yönünden de kimi değer- lendirmcler yapmış. ancak bu konu- dakı dcğerlendınncsinı eksık bırakmışiır. Gerçekten de, ilk oiarak karar, İnsan Haklan Sözleşmesi'nin 11. maddesınde tanınıp güvenceye alı- nan sendika hakkının kışı yönünden kapsamına memurlann da gırdiğinı açıkça belırtmıştir. Bunun anlamı. Sıvlc^menın memurlann scndıka hakkının davanağını oluşturduğu ger- çeğinin onaylanmasıdır. Ikınci önemlı nokta da. kararda Avrupa Sözleşme- si'nin onaylanmakla "ıç hukuka inti- kal etmiş bulunan". yani doğrudan doğruya ve kendiüğınden yönetsel yet- kılilerce uyulması ve yargı yerlerince de uygulanması gereken bir bclge nite- lıği taşıdığının açıkça vurgulanmış ol- masıdır. Ne var ki Onuncu Daire karan. bu iki önemlı saptamayı yapmakla birlikte. bir adım daha atarak genelgenin. me- murlann sendika hakkını güvenceye alan ve iç hukukumuzla bütünleşen Avrupa Sözleşmesi'ne aykınlığı konu- suna girmemiş. dava konusu işlemi "neden" öğesi yönünden değerlendir- memıştir. Böylece karar, bir anlamda kendi saptamasıyla çelişkiye düşmüş, yani "iç hukuka intikal etmiş bulu- nan" bir belge olduğunu onayladığı Sözleşme'yı davada uygulamaktan kaçınmıştır. Sonuç: Kuşkusuz bu eksikligıne kar- şm Onuncu Daire karan, yönetimin memur sendikalanna yönelik siste- matik engellerinin dayannğını oluş- turan genelgenin hukuka aykınlığjnı saptaması ve böylece memur sendi- kalannın da örgütlenme hukukumuz- daki "serbest kuruluş" ve "yönetimin sendikal yaşama kanşmaması" ilkele- ri çerçevesınde etkinliklerinı sürdüre- bileceklerinı ortaya koymuş olması yönünden yargı süreci bağlamında atılmış çok önemli bir adımdır. Dileği- miz, özelliklc yüksek yargı yerlenmı- nn insan haklan belgelerini gözönüne alma ve doğrudan doğruya uygulama konusundaki olumlu tutumlannı daha ileri adımlar atarak sürdürmele- ridir. TARTIŞMA Bilinçli olarak yapılan eleştiri sanatçıyı olumlu etkiler azclenızın 24 Kasım 1992 Pazartanhlı "sayısında yer alan E\ın ^ İlyasoğlu'nun: ş e t M r boşlusu doldurmak uzere AKBANK tarafından tanıamen sanata hizmet amacıy la kurulan Oda Orkestrası'nın vermiş olduğu ilk konseriyle ılgılı cleştırisı sanat çevrelenndc tepkiy lc karşılanmıştır. Yıllarca gazetenızde yer alan nitelıkli eleştıriler. bütun sanat çev relcnnin ılgısını çekmı>. en acımasızıbilesaygı görmuştür.Sanaıçı yaptığı ı^in gereğieleştırıyeaçıktır , Alanlannda uzman eleştırmenlerde her zaman yol gösıermişlcrdır. Ancak. biryıldırgazetenızde yer alan Evın İlyasoğlu'nun bu alanda hıçbıreğıtim \c uzmanlığı olmadığı halde nasıl busütuna sahıpolduğu ve sanaısaldeğerıaşımayan yazılanylada sanatçılara olumlu y a da olumbiız nasıl katkıda bulunabıleccğı.değcr verdığimız tek gazetede bır zı>an olarak görüldüğünden sanalçılan rahatsızetmektedır. durularak çalışılmış. programda yer alan bütün eserlerin seslendirilışınde mükemmele yakın bir düzeye ulaşılmıştır. "Bütün dinleyicilerin ak dediğıne ben kara derim" düşüncesiyle cevap hakkı olmayan sanat kurumlan için yapılan nitehksizeleştinler. onlan ne kamçilar ne de aşama yapmalanna yardımcı olur. Nitekım.yıne 18 Kasım 1992 tarihli gazetenizde yer alan İstanbul Devlet Senfoni Orkestrasfnın "Atatürk Konseri"yle ılgili yazısında da, İstanbul'da ilk kez seslendinlen. R. Strauss'un, "Zerdüşt Böyle Dedi" eseriyle de ilgili tek bır kelime yer almazken. konserin solısti Muhıddın Dürrüoğlu hakkında ansıklopedik bılgı vermekle yetınmiştir. Eleştın sanatçının kamçısıdır. Bilinçli olarak yapılan ele^tırıdcn sanatçı diğer mesleklere göre farkli bir y aklaşımla kendısini yenilcr ve daha mükemmelı yak'alamak ıçın çaba harcamaktan zevk duyar. Sanalçılar. Evin İlyasoğlu'ndan buduyguyu alamamış olmanın rahalsızlığını duymaktadırlar. En son yaası da bunun kanıtıdır. I I I Birelestirmenin konserde seslendırilen tüm eserleri olumlu ya da olumsuz yönlenyle yorumlaması gerekırken, sadece "yorgun orkestra" sözleriyle ânlamadığı detaylara gırmeden geçıştırerek eleştiri yapması kendı yetersızliğiru ortaya koymaktadır. Oysa; usta bir şef yönetiminde günlerce yapılan proyalarda Bütün leknik ve müzikal detavlar üzerinde tıtizlikle Bütün isteğimiz gönülden bağlı olduğumuz gazetenizde daha bilinçli kalemlerden çıkmış eleştiriler okumaktır. AKBANK Oda Orkestrası Sanatçılan PENCERE EnÇokKullandığımHartK!.. Geçmiş zamanda divıt varmış. Kuşakta taşınan yazı avadanlığı. Yazmak mı istıyorsun? Cenbiye çeker gibi çek divitini beline sardığın kuşağından, sonra diz çök!.. Kamış kalemi hokkaya banarak güzel yazı ve düzgün tumceyle meramım anlatabılıyorsan, marıfet sahibisin demektir. Okuma yazma kıtlığı çeken eski toplumlarda, kâtiplik gözde meslekmiş.. Divıt dönemi çoktan kapandı; mürekkepli kalem, dol- makalem, kurşunkalem ve tukenmezkalemle yazı yazı- lan yıllardan kalma bir deyim dılımızde kaldı: - Kalemi kuvvetlı.. Eskı kuşaklar "kuvve-i kalemiyesi var'derlerdi; yazdın mı. döktüreceksin... Kaleminden kan damlayacak. Ne yazık kı kalemi de geride bıraktık. daktiloyla yazı- yoruz; ama, Almanya'da ikı yıldan beri yazı makinesi de üretilmiyormuş; artık bilgisayar var, kâğıt kullanmıyor- sun, karşındaki ekranı yaz-boz tahtası gibi kullanabilir- sin.. Nekolaylık!.. • Ancak ben daha o kolaylıktan yararlanamıyorum, yazı makinesinde taKır tukur tuşlarla boğuşmaktayım, en çok kullandığım da 'x' harfinın tuşu.. Çünkü beğenmediğim sözcüğü karalamak için 'x' har- fini kullanıyorum. Neden? Bilemıyorum nedenını? Alışmışım, 'x' harfi, birsansür görevlisi gıbı işinı yapıyor; hoşlanmadığım tümceleri, sakıncalı saydığım sözcüklerı yazıdan çıkarıyor; ağır iş- çi gibi çalışıyor. Geçen gün inceledim, daktilonuntuşları arasında en çok yıpranan x' harfi!.. Çünkü zavallıyı çok çalıştırıyorum. X harfi bu yüzden çok sinirli.. Ne zaman göreve çağırsam başlıyor bağırmaya: Tak tak da tak tak, tak tak da tak tak1 . Âramızda gerginlik sü- rüyor; kimi zaman, yazı isteğim gibi olmuyor, birtümce ya da sözcük yerini dolduramıyor; hemen gözüm 'x'e kayıyor. Namussuz, zaten çarpı işaretı gibi bir şey değil mi? Sonunda dayanamadı dile geldi - Bana bak, dedi, ne yazacaksan, önceden iyice dü- şün, taşm, öyle yaz.. Kızdım: - Haddini bil, bu seni ilgilendirmez.. - llgilendirir. Sonunda ış bana düşüyor, senin yazdığın yanlış sozcükleri, saçmasapan tümceleri, yerine otur- mayan deyimleri karalamaktan bıktım. usandım. Zaten, ben olmasam, halin haraptır, yazılarını kimse beğen- mez.. Haklı mıydı? Bir yazar, yalnız yazmayı değil, yazdıklannı silip kara- lamayı bilmese, işın içinden çıkabilir mi? Heykelci "Bir taş alınm, fazlalıklarım atarım, heykel olur" demiş. Yazı yazmak da heykel yapmak gibi mi? • Tarih boyunca x' bilinmeyenin simgesi olmuş. Aaını bilmedığimız ya da gızlemek ıstediğimiz kişiye hemen 'x'i yakıştırırız; konuşurken vurgularız - Birisi.. diyelim ki V kişı.. Kimdir'x' kişi? Casusluk, istihbarat, ajanlık işlerinde 'x' harfinın kulla- nılması bir rastlantı mı? 'Gizli ajan'k\m- • Arkası 17. Sayfada BUTUN BESİNLERİN YERİNİ TUTAN TEK BESİN SOYA Sovadaıı e(, snvadan süt vo lıalla peynir yapıldığını biliyor nıııyduıııı/? Soyanın bu gücü mükemmel bir protein deposu olmasından kaynaklanıyor. Yapılan araştırmalarda. soya proteiniyle hayvansal protein "kazein" arasında şaşırtıcı bir benzerlik görülüyor. Cstelik soya kırmızı etteki gibi kolesterol içermediği için daha sağlıklı. Şimdi, tabiat harikası soyadan elde edilen üstün bir yağ var: Soyola. Soyola Hafif : Soyola'yı rahatlıkla bütün yemeklerinizde kullanabilirsiniz. Soyola'h yemekler hafifliğiyle midenizin dostu olacak. Soyola Sağlıklı : Soyola besleyici degerler açısından çok zengin. Soyola'da bulunan E vitamini hücre yenilenmesini ve beyin gelişimini destekliyor. Bütün bitkisel yağlar gibi Soyola da kolesterol içermiyor. Kalp ve damar hastalığı riskini azaltıyor. So>ola Lezzetli : Soyola, yemeklerinize doğal tadını bozmadan eşsiz bir lezzet katacak Bütün yağların aranan özelliklerini kendinde toplayan Soyola mutfağınızın tek yâğı olacak. BUTUN YA^LARjN YERİNİ ALACAK YENİ YAt SOYOLA
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle