13 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 29ARALIK1992SALI HABERLER Okuyan: MHP kongresinde yoktum • ANKARA (ANKA) - ANAPGenel Damşmanı ve MHPeskı yöneticisi Yaşar Okuyan. MHPkongresine gitmediğıni belirterek '"Gıtmediğim birkongrede tartaklanmam da söz konusu olamaz" dedi. YaşarOkuyan yaptığı açıklamada. MHP"nin yeniden açılıp açılmamasınıkarara bağlavan kongrede tartaklandığı ve salona ahnmadığı için gen döndüğü iddialannm doğru olmadığını söyledi. Okuyan "Gitmediğim birkongrede tartaklanmam da söz konusu olamaz. Orada meydana gelen olav lar ıçensınde kavga ve tartakİanmalarolmuş olabilir. Amaneolaylann içinde ne de kongrede bulunmadırrfdedi.Okuvan. ANAP'taki görev i nedeni) le kongreye katılmama karan aldığını ve hafta sonunu ailesi ile birlıktegeçirdiğını belirtti. Doğu Perinçek beraat etti • ANKARA(AA)-Yapuğı birkonuşmada. Anayasa Mahkemesi'ne hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek beraat etti. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi"ndeki dünkü duruşmaya sanık Doğu Pennçek katılmadı. Mahkeme başkanı. savcının mütalaası doğrultusunda sanık Doğu Pennçek'ın beraatini kararlaştırdı. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek. Anayasa Mahkemesi'nın Sosyalist Parti'nın (SP) kapatılması istemini görüşmesi sırasında. Anayasa Mahkemesi'nin Türkiye'nin başına bela olduğunu. SP'nın değıl: Anayasa Mahkemesi'nın kapatılması gerektiğıni öne sürmüş ve Millı Güvenlık Kurulu"nun partinın kapatılması karannı verdiği ıddıalannda bulunmuştu. Yuptdışındaki Türklere oy • ANKARA (AA)- Yurtdışındaki Türklerin konsolosluklar ya da mektup aracılığıylaoy kullanmalannın sağlanması istendi. Almanya'dakı Türk Derneklen Koordinasyon Kurulu temsılcileri. TBMM Başkan Vekili Yıldınm Avcı'yı zıyaret ederek. sorunlan hakkında bilgi verdiler. Temsilciler adına konuşan Mustafa Özkeseci. Almanya"daki ırkçı saldınlann son günlerde arttığına ışaret ederek. hükümetın Almanya'daki Türklere daha çok sahıp çıkması gerektiğini bildirdiler. TBMM Başkan Vekili Yıldınm Avcı da yurtdışındaki Türk işçılennin sorunlannı yakından bildığini belirterek temsılcilerin isteklerini hükümetc iletcceğıni söyledi. Özal-ÖztüPk davası • ANKARA (AA)- Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın. bütçe görüşmeleri sırasında yaptığıbır konuşmada kışilik haklanna hakaret ettiği gerekçesh le DYP Aksaray Milletve'kili Mahmut Öztürk hakkında açtığı 300milvon liralık tazminat davası başladı. Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki duruşmada. davacı avukatı Bilgin Yazıcıoğlu. dav a dilekçesini vedelilleri tekrar ettiklerini söyledi. Davalı avukatı Selahattin Canpolat isedava dilekçesine karşı cevap dilekçesi vereceklerini kaydederek mehil talebınde buİundu. Duruşmaertelendi. SHP'lilerden TRT eylemi •ANKARA (AA) - SHPeski mılletvekillennden Bırgen Keleş'in, olaylı TRT ziyareti sonrasında dönemin Başbakanı Yıldınm Akbulut aleyhinde açtığı 50 mılyon liralık tazminat da\ası reddedıldi. Ankara 11. Asliye Mahkemesi'ndeki dünkü duruşmada karan açıklayan mahkeme başkanı. davanın Asliye Hukuk yerineİdare Mahkemesi'nde açılması gerektiğini kaydederek SHP ;skı Milletvekıli Birgen Keleş'in 50milyon liralık tazminat istemini reddetti. BirgrupSHPmilletvekilinin 1991 yılınınocakayında taraflı yayın yapıldığı gerekçesiyle TRT'ye yaptıklan zıyaretteolay çıkmış. görevlilerle bazı mılletvekilleri arasında itişmelerolmuşıu. Ankara 11 Başkanı Sav ile Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Suiçmez istifa etti CHP'de ataıııa krizi tumanıyor OZÜ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP'de. örgütlenme çalışmalan ile baş- layan tartışmalar yeni istifalar getirdi. Genel merkezin örgütlenme konusun- daki vaklaşımına tepki gösteren Anka- ra İl Başkanı Atila Sav istifa etti. Yük- sek Disiplin Kurulu Üyesi Ertöz Vahit Suiçmez de hem bu görevınden hem de partiden av rılırken, CHP genel merkezi tarafından Yenimahalle ilçe örgütüne atanan 3 kışi bu görevi kabul etmedi. 9 martta kurultava hazırlanan CHP'- de. genel yönetim kurulunun. örgütlen- me konusunda ıl örgütlerinin görüşleri- ni dıkkate almaması tepkilere neden oldu. Ankara'nın polıtik yönden en önemlı ilçesı olan Çankava İlçe Baş- kanlığı için il meclisinın gösterdiği aday. genel vönetim kurulu tarafından be- nimsenmedı. Deniz Baykal'a yakınlığı ile bılinen Atıla Sav'ın başkanlığını yaplığı Ankara ıl örgütü. Çankaja îlçe Başkanlığı için Yaşar Çatak'ı önerdi. Ancak. Çatak'ın yerine Çankaya İlçe Başkanlığına. genel merkezdeki bazı yöneticilerin adayı olan Hamdi Fidan atandı. Ankara ıİ örgütü Altındağ İlçe Başkanlığı ıçın de Celal Gemalmaz'ı önerdi. Genel merkez ıse Altındağ İlçe Başkanlığına Zekenya Akıncı'yı atadı. CHP Genel Yönetim Kurulu'nun. öreüıün isteklerini eöz ardı eden bu ka- • 9 martta kurultaya hazırlanan CHP'de, genel yönetim kurulunun-, örgütlenme konusunda il örgütlerinin görüşlerini dikkate almaması tepkilere neden oldu. Ankara'mn politik yönden en önemli ilçesi olan Çankaya İlçe Başkanlığı için il meclisinin gösterdiği aday, genel yönetim kurulu tarafından benimsenmedi. rarlan. Ankara İl Başkanı Atila Sav'ı is- tifa noktasına getirdi. Sav. tepkilerini genel merkez yöneticilerine de iletti. İtı- razlanndan sonuç alamayan Sav dün ıstifasını verdı. Telefonla görüştüğü- müz Sav'ın eşi. istifayı doğrularken. CHP Genel Sekreteri Ertuğrul Günay. " istıfanın teşebbüs düzeyinde" olduğu- nu bıldirdi. Günay, Cumhuriyet'ın so- rusunu yanıtlarken, " Bu aşamada he- nüz resmen istifa yok. İki ilçenin ata- masına itiraz etti. İkı ilçede ilin önerdiği isimlerin yerine başkalan atanmıştı. Yetki genel merkezindir" dedi. CHP'nın yeniden siyasi yaşama dön- düğü 9 evlül kurultavında Yüksek Di- siplin Kurulu üveliğine seçilen eski Trabzon Milletvekili Ertöz Vahit Suiç- mez de. hem bu görevınden hem de CHP'den istifa etti. Suiçmez. genel mer- kezegönderdığıistıfayazısında. "Örgüt- lenmede. siyasal çocukluk hastahğı olan hizipçiliğe başvurulmasını" eleştir- di. Suiçmez istifasında şu görüşlere ver verdı: " Son 4 ayhk dönemde. gerek örgüt- lenme çalışmalanndakı tutumunuzu. herkes gibi ben de dikkatle izledim. Gösterilen performansı özenli. tutarlı ve size verılen görcvin çerçevesine uy- gun bulmadım. İş ve sermaye çevreleri yöneticileriyle, genel başkanın kurduğu ilişkileri sağlıklı görmedim. Önerdiği sosyal. ekonomik ve sivasal içerikli he- deflerin ve politikalann hem ülkemizi mutlu yannlara götürücü. hem de ger- çekçi olduğu kanısmda değilim. Aİü- ok'da simgelenen CHP ilkelerine yeni ve çağdaş yorumlar getirme olanağı varken. vahşi kapitalizmin. gelişmekte olan ülkeler için biçimlendirdiği sömü- rü mekanizmalan. yenilikçilik gibi gös- terilmek istenmektedir. Altıok'u redde- denlerle. bazılannı kırma önenlen geti- renlerin, 'devletçilik' ve "devrimcilik' oklanna neden bu kadar karşı olduk- lannı iyi bilıyoruz. Laiklik ılkesine. şeri- atçı ve tarikatçı odaklarla birlikte saldı- ran kışilerin, kanımca valnız yöneticılik görevindedeğil. CHP'nin sade üveliğjn- de bulunması bile beni rahatsız etmek- tedir" Bu arada CHP genel merkezi tara- fından Ankara Yenimahalle ilçe meclis üyeliğine atanan Zıva Kuvucu. Osman Erdoğan ve Banş Çetiner bu görevleri kabul etmediler. Kuyucu. Erdoğan ve Çetiner genel merkcze gönderdikleri yazılarda. "küçük olsun. benım olsun " aıılayışıyla sürdürülen örgütlenme çalışmalannı benimsemediklerini bildirerek. gelinen noktada CHP'nin "çekim noktası" ol- maktan çıktığını belirttiler. Başbakan, İstanbul'da Erozyonla Mücadele Vakfı'nın toplantısına katıldı Demirel:Aç olaııiıısaıı her şeyiyapar İç Politika Servisi - Başbakan Sülevman Demirel. doğayı ın- sanın bozduğunu. insanın doğa ile birlikte yaşamak zorunda ol- duğunu vurgulayarak "İnsan doğayı tahrip ederse kendinı tahrip eder" dedi. Demirel. kişı başına düşen mılli geliri 200 do- lann altında olan hcr ülkede doğanın ve doğal kaynaklann tahrip edılmesınin önlenemeye- ceğini. aç olan insanın her şeyi vapabıleccğıni sövledi. Başbakan Süleyman Demi- rel. Türkiye Erozyonla Müca- dele. Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı'nın (TEM A) Conrad Otel'dekı ku- ruluş loplantısına katıldı. Top- lantının açış konuşmasını ya- pan Vakıf Başkanı Hayrettin Karaca. NASA'nın 1985 yılın- daki raporunda Türkiye'nin 55 sene sonra çöl olacağmın belir- tildiğını vurgulayarak "Eroz- von büvük bir tehlike ve acil IEMA tarafindan düzenknen fotoğrafsergisini Başbakan Demirel açtı. önlem alırinradtğında Türkiye çok yakın bir gelecekte çöl olacak" dedi. Karacan toprağın mutlaka korunması gerektiğini vurgulayarak. Başbakan Süleyman Demırel'e sembolik olarak "vatan toprağı" verdi. Çevre Bakanı Doğancan Akyürek de çevre konusundakı duyarlılıkta halkın devletten daha ıleride olduğunu. çevreyi dışlayarak kalkınmanın mümkün ola- mayacağını belirtti. Daha sonra vakfın kuruculanna Bakan tarafmdan "Çevre beraati" ile "madalya" verildi. Başbakan Demirel de vaptığı konuş- mada doğanm önemıne değindi. İnsanın doğa ile birlikte yaşamak zo- runda olduğunu vurgulayan Demirel dünyadaki canlılar arasında sadece in- sanın doğayı tahrip ettiğini ve sadece in- sanın doğayı kurtarmak için çalışmalar- da bulunduğunu söyledi. Demirel. çev- re korumasının halkın bilince ulaşma- sıyla mümkün olacağını, kişi başına dü- şen milli geliri 200 dolann altında olan her ülkede doğanm ve doğal kaynak- lann tahrip edilmesinin önlenemeye- ceğini. aç olan insanın her şeyi yapabile- ceğini söyledi. Aç kalan insanın önce kendtsıni düşûneceğinranfatan Drtnirel "Halkın yüzde 70'inin tanmda olduğu bir ülkede refahı sağlayamazsınız. O in- san istemese de toprağı ekecektir. Tür- kiye'nin sorunu toprakta bu kadar çok insanın olmasıdır" dedi. Demirel sözle- rini şöyle sürdürdü: "Türkiye çok büyük doğal varlıklara sahiptir. Bunlan korumalıyız. zengin- leştirmeliyiz. Ben toprağın içinden gelen bir adamım. Toprak kokusu ile ekmek kokusunu aynı tutanm. Fınndan çıkmış ekmek kokusu ile yagmur yağmış toprak kokusu birdir benim için. Sankr toprağı yemek isterim. Top- rak verdiği zaman halkın muıluluğunu görmüşümdür. Toprak vermediğı za- man halkın ıstırabmı görmüşümdür. Çatlamış toprak. toprağın feryadınr. Ben bunu yaşadım. Türkiye'nin do- ğasını sevmeden. Türkiye'yi sevmek mümkün değildir. İnsanını da sevmek mümkün değildir." Demirel, konuş- masından sonra TEMA tarafından dü- zenlenen sergiyi açtı. Demirel daha son- ra Çağdaş Kooperatifler Birliği'nce Kartal Soğanlık'ta yapılan 1068 konu- tun anahtar teslim törenine katıldı. Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat Vakfı kuruluyor Mıüıalillereyeni bir yaşanıalanı İç Politika Senisi - Toplum- sal Araştırmalar Kültür ve Sa- nal Vakfı kuruluyor. Ankara . İstanbul ve İzmir'den çoğunu sol kamu oyunun yakından ta- nıdığı. akademisyen, vazar. araştırmacılardan oluşan vak- laşık 150 kışı geçen hafta Vak- fın kuruluşu için başvuruda bu- İundu. Kuruluş çalışmalannı Adnan Bostancıoğlu. Bülent Forta. Ali Özülke. Seyfi Öngi- der. Zeki Tonbak. Saruhan Oluç. Erkan Kavılfdan oluşan bir irtibat komıtesi sürdürüvor. Kurucular arasında da bulu- nan Adnan Bostancıoğlu vak- fın amacını açıklarken son yıl- larda dün>ada me\dana gelen köklü değışikliklere dikkat çe- kiyor ve bu değışimlerin muha- lifler açısından Türkiye'ye yan- sımasını "zaten sınırlı olan ha- yat alanının daha da daral- ması" olarak tarif edıyor. Bos- tancıoğlu "Bu daralma. bilgi- nın ve buna bağlı olarak yeni fi- kırlerin üretilmesı ve yayılması imkanlannm neredeyse tüken- • Kurucular arasında bulunan Adnan Bostancıoğ- lu. vakfın amacını açıkJarken "Var olandan hoşnut olmayan ve farklı bir yaşam özlemi içinde olan insan- lann, soluk alabilecekleri, üretebilecekleri ve üretim- lerini toplumsal olanla ilişkilendirebilecekleri bir hayat alanına duyulan ihtiyaç" diyor. mesmden. büyük medvanın tek yanlı müdahalelenyle zehir- lenen kültür iklimimize kadar bir çok alanda kendini hissetti- riyor" diyor. Toplumsal Araş- tırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıfın kuruluş fıkrinin, bu daralma ya da boğulma duru- muna bir müdahale ihtiyaan- dan doğduğunu söylüyor. Bir başka deyişle "Varolandan hoşnut olmayan ve farklı bir yaşam özlemi içinde olan insan- lann. soluk alabilecekleri. üre- tebilecekleri ve üretimlerini toplumsal olanla ilişkilendire- bilecekleri bir hayat alanına du- yulan ihtiyaç" olduğunu belirti- yor. Bostancıoğlu. "12 Evlül'den bu yana benzer amaçlarla çe- şitlyi vakıf denemeleri yapıldığı ancak bunlann çok uzun ömür- lü olmadığı" hatırlatıldığında şunlan söylü>or: "Vakfın biraz önce söz ettiğim amaçlan. bu- günden yanna değişebilecek şeyler değil. Uzun vadelı pers- pektifler olarak görmek Iazım. Aynı şey bundan önceki ginşim- ler için de geçerüdir. Belki uzun vadeli hedeflere ulaşılamamıştır ama her gjrişim gerive çok de- ğerli birikimler. denev imler bırakmıştır. Nitekim kurmakta olduğumuz vakıf da budeneyle- rin ve birikimlerin ışığında gün- deme geldi. Aynca bugün ben- ?er amaçlarla faaliyet gösteren oluşumlar vardlr; bunlarla da dav anışma hülinde olmayi önü- müze koyduk. Bız amaçlanmıza ulaşacak mıyız? Kolay olmadığı açık. Ama girişimlerin amaçlan- na ulaşmalan için çaba sarfet- mek zorundavız; aksi var olana nza göstermek olur. Türkıve'- deki muhalif insanlann bugün varolana nza gösterecek kadar umutsuz bir durumda olduğunu sanmıyorum" Vakfın yapmayı tasarladığı işler arasında ilk olarak, yeni fi- kirlerin oluşturulduğu. toplum yaşamında farklı bir sesin ken- dinı ortaya koyabildiği bir araştırma enstitüsü ile verili kültür ortamına müdahale et- meyi amaçlayan bir kültür sa- nat merkezi kurulması var. Ayinca. sayılan her geçen gün artan özel radyolardan "saçılan kalitesizliğe" karşın farklı bir kültürün ve kalitenin yaygın- laştınlmasını hedefleyen bir radyo kurulması için de çalış- malar sürdürülüvor İnönü, Kırklareli Kültür Merkezi'nin temelini attı, belediyedeki toplantıda konuştu 'Çiftçiye peşinödemeyi biz başlatbk9 NAZİF KARAÇAM KIRKLARELİ - Kırklareli Kültür Mer- kezi'nin temeli Deylet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü tarafından atıldı. Erdal İnönü, dün saat 09.20'de İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan hareket ettikten bir süre sonra hava muhalefeti nedeniyle geri döndü. Yaklaşık 50 dakika havalı- manı şeref salonunda bekleyen İnönü. Bursa'dan dönen Başbakan Süleyman De- mirel'le karşılaştı. Demirel ve İnönü bir süre sohbet ettiler. Başbakan Yardımcısı daha sonra helikopterle Kırklareli'ne hare- ket etti. Başbakan Yardımcısı İnönü ve berabe- rinde Kırklarcli'ne gelen devlet bakanları Türkan Akyol. Mehmet Kahraman. İbra- him Tez Sanayi ve Ticaret Bakanı Tahir Köse. Kültür Bakanı Fikri Sağlar ve Tu- rizm Bakanı Abdülkadir Ateş kentte önce vılayet. belediye ye DYP il merkezini ziya- ret ettiler. Erdal İnönü daha sonra Beledi- ye Salonu'nda Köy-Kop Trakya Birlikle- ri'nin düzenlediği ve yurttaşlann da kajıldığı toplantıda konuştu. İnönü burada, muhalefette iken vaat et- tiklerini şimdi hükümette bir bir gerçekleş- tirdiklerini. "çiftçiye peşin ödeme yapıla- maz" inancını ortadan kaldırdıklannı ve peşin ödeme yaptıklannı bundan çiftçinin son derece memnun olduğunu belirterek şöyle dedi: "Kooperatifçiliği destekliyoruz. Koope- ratif birliklerinin Süt Endüstrisi Kurumu'- nun satışıyla ilgili önerilerini inceleyeceğiz. Süt üreticilenne, çiftçilere yardımcı ola- cağız. Trakya gelişmeye açık yerlerimiz- dendir. Güzel yararh teşebbüslerin ya- nındayız." Başbakan Yardıcısı Erdal İnönü Kültür Merkezfnin temel atma töreninde de yaptığı konuşmada. Atatürk'ün kültüre çok önem verdiğini 10. Yıl Nutku'nda bunu belırten çok >erler bulunduğunu ıfa- de ederek. aynı kültür politikasınj ızledik- lerinı hükümetin kültüre önem verdiğini sövledi. İnönü. "Kırklareli kültüre, vaşa- maya açık ve yol gösterici bir yöremizdır. Bu kültür merkezinin de bir an önce biti- nlmesini istiyorum" dedi. Kültür Bakanı Fikri Sağlar da konuş- masında kültür merkezi hakkında bilgiler verdi. Kültür merkezinin 4 bin metrekare üzenne kurulacağını ve 280 kişilik opera. bale. tiyatro ve konser etkınliklerin yapıla- cağını, bin metrekarelik kütüphanesı bulu- nacağını merkezin 1994'te bitinleceğjni söyledi. Sağlar "I980'li yıllarda Kırklareli gibi bir kültür kentine büvük bir cezaevi reva görenlere büyük bir kültür merkezi kur- makla karşılık veriyoruz" dedi. SHPKüçük Kurultay'da Koalisyon'u tarüşacak • 9 Ocak'ta Ankara'- da İnönü'nün konuşması ile çahşmalanna başlayacak küçük kurultayda, dünyadaki son siyasal gelişmeler ele alınacak ve koalisyon hükümetinin biryıllıkçalışması değerlendirilecek. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - SHP. 1993'e de kurul- tayla başlayacak. 9 ocakta Ankara'da yapılacak SHP Küçük Kurultayı'nda koalis- yon hükümetinin bır vılı de- ğerlendirilerek, çalışmalan ile ilgiiı uyanlarda bulunulacak. "SHP Küçük Kurukayf na il başkanlan. il temsılcileri. par- ti meclisı ile MDK üveleri. ba- kanlar ve milletvek'illen ka- tılacak. SHP Genel Sekreteri Cevdet Selvi'nın verdiği bilgi- ye göre. Genel Başkan Erdal inönü'nün konuşması ile ça- hşmalanna başlayacak küçük kurultayda. dünyadaki son si- yasal gelişmeler ele alınacak ve koalısvon hükümetinin bır vıllık çalışması değerlendirile- cek. Küçük kurultayda. koalis- von protokolü ve hükümet programındaki vaatler de gözden geçirilecek ve bunlann gerçekleşmeyenlen için hükü- met uyanlacak. Bu amaçla küçük kurultay sonunda bir bildıri yaymlanacak. Bildiride şu istemlerin yer alması bekle- niyor: "Türkiye'de demokrasınin gerçekleşmesi ve kalıcıhğı için siyaset yasaklan kaldınlmalı- dır. Siyasi partiler yasası bir an önce dcsiştınlmclıdir. Ek- nomide ıyileştirme ön plana çıkanlmalıdır. Kaynak soru- nunun çözümü içm \ergi ıe- formu gerçekleştinlmelidır." GtM)ÜZ GOZÜYLE MELİH CEVDET ANDAY Gözle Görülmeyene Boş Ver (Ama Sonra Göpürsün) Eskiden "ziya" dediğimize şimdi "ışık" diyoruz. Buı> lardan ilkı Arapça idi, ıkincisi f ürkçe'dir. Bunun gibi, es- kiden "şua" dediğimize de şimdi "ışın" diyoruz. Bun- lann Fransızcası "lumiere" ile "rayon", Ingilizcesi ise "light" ile "ray." 1929yılında Nobel Fiziködülünü alan büyük Fransızfi- zikçisi Louıs de Broglie, fizikçi bir ailedendir. Ağabeyi Maurıce gıbı, o da atom fiziğı ile uğraştı. Parçacık özel- liklerı artık lyıce belirlenmiş olan elektronun, kimi koşul- lar altında dalga gibi davranabileceğini ilk o gösterdi. Broglie, bir gün özel laboratuvarındaçalısırken nerden- se aklına gelir ve karanlık odada bir fotoğraf filmi üzen- ne radyum tozu serper, üstünü kapatıp evine döner. Er- tesi gün geldiğinde açıp bakar ki. film bozulmuştur; de- mek ki radyum. karanlıkta ışın saçıyordu. Gündüz de saçıyordu elbet. ama biz göremiyorduk. işte buna ışınım (radyasyon) denir. Durup dururken bu bilgilere neden gerekseme duy- dum? Radyasyonlu çay konusu güncel de ondan. Çernobil faciasından sonra radyasyon yağmuru alün- da kalmanın bizim ülkemiz, özellikle Karadeniz kıyıları- mız için de söz konusu olduğunda kimse buna aldırma- dı; çayımızı içmeye ara vermedik. çünkü korkmadık bun- dan. O günkü devlet adamlanmız da bu konuda kor- kunun boşuna olduğunu bıze aşıladılar. Dahası, bu dev- let adamlarından bin, televızyonda çayını ıçerken, "işte içiyorum" demişti. Demek bizım çayımız radyasyondan etkilenmemişti, çünkü Türk cayına böyle bir etki vız ge- lirdi. Ama bugün biliyoruz ki, Karadeniz'dekı çayımız çer- nobil ışınımmdan etkilenmiştır. Bugün o bölgede düşük yapan kadınların ve sakat doğan çocukların çoğaldığını biliyoruz. Bu vurdum duymazlık nedendi peki? Bilisizlikten. Çünkü "ışın'ı göremiyorduk, göremez- dik. Gözümüze görünmeyen tehlikeye ıse inanamazdık. Enayi değildik. Ne diyecektım... Halkımız bilisiz idi ise devlet adamla- nmız neden onu uyarmadılar? İşte güncel olan tartışma budur. Bana sorarsanız, yöneticilerimız de bılisizdir, gözleri ile görmediklerine inanmazlar. gerçekçidirler. Neymiş ışınım? Radyasyona kım pabuç bırakır! Evet, yeni fiziğin buluşlarına hep uzak kaldık; o buluş- lar bize masal gibi geldi. Ama bugün öğreniyoruz ki yoneticilerimizin meğer haberi varmış bu tehlikeden. Onlar bu tehlikeyi halktan saklamışlar. Neden'' Korku uyanmasın diye. Böyle bir kafada olduğumuz için utanmalıyız. Peki, neden bu kafadayız? Bilisizlikten, eski sözcüğümüzle "cahillikten." Ancak bunca ağır ve dehşet verici bir olayda, bildikle- rini halktan saklayar&ksusmayı yeğleyen bilim adamla- rı bağışlanamaz. Ayıptır, utanıyorum. Gerçeği halka du- yurmamak konusunda hükümetin buyruğu bulunduğu ma«eretini bugün açık açık söyleyen sözümona bilim adamlarımız için ne.diyeceğimi bilemiyorum. Ayıptır, utanıyorum. Kimı devlet adamlarinîh ıse o zaman dışarıdan kendi- leri için temiz çay getirtmiş oldukları söylentisine inan- mak istemiyorum. Iğrenç bir şey. MÇP'den aynlan Yazıcıoğlu ekibi ocak ayında yeni bir parti kuruyor Kapatılaıı 19 siyasi partiden 5'i açıldı İç Politika Senisi - 12 Ey- lül'lc birlikte kapatılan siyasi partilerin yeniden açılmalanna olanak tanıyan yasadan bugü- ne dek dokuz parti yararlandı. Yasanın vürürlüğe gırdiği 3 Temmuz 1992 tanhinden bu yana kongrelennı yapan siyasi partilerden beşi yaşamlannı sürdürmeye karar verirken üçü kendilennden sonra açılan devamları niteliğindeki partile- re katılma karan aldı. Biri ıse kongresini ocak ayının ilk gün- lerinde toplayacak Kapatılan sivasi partilerin yeniden açılmasına olanak ta- nıyan ve 3 Ocak 1993 tarihine kadar ge- çerli olan Ocak 1993 günü sona erecek. Bu tarihe kadar devamına ya da mal varlığının bir başka partiye devrineilişkin karar al- mayan partiler kendi kendini fesh etmiş sayılacaklar ve mal- lan üzerindeki hazine mülkiye- ti sürecek. Öte yandan Sağda yeni bv partı daha kuruluyor. MÇP" den aynlan Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu ve arka- daşlan önümüzdeki günlerde "Büyük Birlik Partisi" adıyla yeni bir parti kuracaklanru açıkladılar. Yazıcıoğlu ve ekibinin. MHP'nin açıklamasında yana tavır koya- rak 3821 sayıh yasadan ya- rarlanmak üzere Çan- kaya 1 No'- lu'İlçe Se- çim Kuru- lu'na dokuz siyasi parti başvurdu. Bu partiler- den sekizi kongrelerini topladı. Kongresini toplayan AP. DYP- ye, MHP. MÇPye. TİKP ise İP'e katı- lma kararı alırken CHP, MP. SDPve 1946ve I975yıllannda kurulan iki Demokrat Parti si- yasi yaşamlannı sürdürme ka- ran aldı. Yeniden açılmak için başvu- ruda bulunan partilerden TSİP'in de 3 Ocak tarihine ka- • Kongresini toplayan • AP,DYPye,MHP. MÇPye, TİKP ise İPe kauldı.CHP.MRSDP ve 1946 ve 1975 yillannda kurulan iki DP siyasi yaşamlannı sürdürme karan aldı. Yeniden açümak için başvuruda bulunan partilerden TSİP'in de 3 Ocak tarihine kadar kongresini toplaması bekkniyor Genel kanı keş'in karşısına çıkan So- muncuoğlu ve arkadaş- lanyla gö- riişmeleri sürdürdüğü belirtildi. Partiye "hilal içinde gül" şeklinde bir amblem belirledikle- rini belirten Yazıcıoğlu. dün düzenlediği basın toplan- tısında "Hilalımiz karanlıklan aydınlatan ışığımızı ve yeni dünya düzenine alternatifimi, gülümüz ise peygamber efen- dimizi ifade ediyor" dedi. Amblemlerinin RP ile bir il- gisi olmadığını beiırten Yazıcı- oelu. Büvük Birlik Partisini MÇP Baş- Tür- ğ dar kongresini toplaması bek- Ocak ayı içinde yasal olara! l i k k l i d i d ö ülenivor. 12 Evlül'le birlikte kapatılan Millı Selamet Partisi. Cumhu- riyetçi Güven Partisi. Hür De- mokratlar Partisi. Vatan Parti- si. Türkiye İşçi Partisi, Sosya- list Vatan Partisi. Türkiye Bir- lik Partisi. Nizam Partisi. Hür- kuracaklannı şimdiden örgüî- lenme barajını aşacak düzeye geldıklenni söyledi. Yazıcıoğlu. MHP kongresi ile ilgili bir soruyu yanıtlarken de "MHP kongresi delegelerin iradesine fazlaca imkan tanı- madı. Adeta kuşatma ve baskış riyetçi Millet Partisi ve Türkiye altında yapıldığını herkes gör Ulusal Kadınlar Partisi yeni- dü. den açılmak ıçın başvuruda bulunmadı. Kapatılan siyasi partilerin açılmasına olanak sağlayan yasadan yararlanma süresi 3 MÇP ye kattığı hiçbirşey ol- mayacak. MÇP bu kongreyle yara almışttr. Herkes MÇP'de kalarak mücadele edilemeye- ceğinı gördü.",' dedi
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle