13 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
29ARALIK1992SALI CUMHURİYET SAYFA KULTUR 11 Bichsel'in öyküsü Aykırıda • Küitür Servisi - Aylık kültür sanat dergisi ' Aykın'nın çe\ reci atık âğıdabastlmışvedinci ,,ayısında. Nuh Ömer Çeıina>. Peter Bıchsel. ve Hayrettin Horozun öy külen. Sunay Akın'ın bir yazısı. Herman Hesse.S. Balu Rao. Mehmet Kına. Ruhan Mav ruk. Orhan Tüley lıoğlu. Tijen Tanyel ve Ümit Elgın gibi isimlerin şiırleri. Nılgün Koçak. Marmara Dostlan Grubu ve Nurullah Kadirioğlu'nun yazılan ve Yılmaz Keskin'in desenleri yer ahyor. Yazar-eleştirmen kavgası • ANKARA(LBA)-Yazar Nazlı Eray.kitabınıeleştıren Fethi Naci'nin "romanını anlamadığını" belirterek "Böyle eleştirmenler olduğu süreceTürk yazarlanna yazık" dedi. Eray. Naci'nin bırtelevizyon programında, 50 milyonun karşısında "Ay Falcisı" adlı kıtabma "verip veriştirdiğini". romanını iyicc anlamadığının da ortayaçıktığını söyledi. Naci'nin romanını 17günde yazmiş olmasını eleştirdiğini anlatan Eray "Fethi Nacı bır romanın beyindeki oluşum süreciyle kağıda dökülme sürecının apayn iki zaman biriminde olduğunu hala öğrencmemiş mi'.'" dedi. Malatya özel sayısı • Kültür Servisi - Türkiye İş Bankası larafından yaytmlanan "Kültür ve Sanat" dergisinin Malatya ozel sayısı çıktı. Maiatya'nın doğa. kültür vctarihi zengjnliklerinin anlatıldığı dergide. Malatya Ulu Camii, Eski Malaty a Türk İslam escrlen. gelcneksel Malatya c\leri. Malatya halk oyunlan. Malatya müzesi. Malatya gelenekselelişleri gıbı konularincelenıyor. Dcrgıde aynca. Kadın Ressamlar Derneği Başkanı Nacıyeİzbul'lasöyleşı. makaleler ve şıirler ycr alıyor. voud :JL. Bornova'da salon soınıno • İZMİR(AA)- Bornova Bclediyesi. kapalı yersorunu nedeniy le kültür ve sanat etkinlıklerine bır süre ara verdi. Borno\a Belediyesi sanat danışmanı Alime Mılap. 1993ocakayında düzenlemek ısıedikİeri bazı etkınlikleri. kapalı mekânlara sahip olamamalan nedeniyle gerçekleştiremeyeceklenni bildirdı. Bu arada. Bornova Belediyesi Sanat Galerisi'nde açılacak olan Lütfü Dağtaş'ın sergisi 15-24 ocak arasında görülebilecek. Konya'da resim sergisi • KONYA(AA)-Selçuk Cnıversitesi Eğitim Fakülu> si •csim iş bölümü. Bosna iersek'e destek amacıyla bir resim sergisi düzenledi. Alaeddin Keykubat Salonu'nda süren sergiden elde edilecek gelır Bosna Hersek'e gönderilecek. Bölüm öğretim üyeleri ile öğrencilennin yapıtlannın yer aldığı sergı hafta sonuna dek açık kaiacak. İzmip'deiki oyun • İZMİR(AA)-İzmir Devlet Tiyatrosu (İ DT). sezonun ikıncı yansına. ıki yenioyunlabaşlayacak.İDT Müdürü BayazHĞülercan yaptığı açıklamada. ocak ayındaMurathan Mungan'ın "Taziye". şubat ayında ise Aziz Nesin'in "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz"adlı yapıtını sahneleyeceklerini bildirdi. "Taziye"yi Bülent Ann sahneye koy uyor, Melek Tartan.Türkan Bora. Metin Oyman \e Aylin Damcıoğlu oynuyorlar. "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz"ı ise Kenan Işık yönetiyor. müziği ise Timur Selçuk'a ait. Ordu'dabale • ORDL(AA)-Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nünOrdu'da bale kursu düzenleyeceei bildirildı. Ordu İl Kültür Müdürlüğü'nden verilen bilgiyegöre, balenın büyük kcntlerdışındada sevılmebinekatkıda bulunmak amacıyla 1993 yılında açılacak kurs. Devlet Öpera ve Balesi Genel Müdürlüğü'nün görev lendıreceği bircieman tarafından \enlecek. 1992'nin sanat olaylannı değerlendirirken sanat anlayışı ve kültür politikası üzerine Sanata bakış açısı nasıl değişebilir? BERAL MADRA 1992'yi geride bırakırken okuyuculanmız içın bir yılın sanat olaylan ve etkinİiklerinin değer- lendirmesini yapmak ısterken gördüm ki eğer bir ülkede; Arabeskten pop müziğe. beste yapıp şarkı söyleyenden klasik müzik yorumcusuna ve çağdaş müzik bestecisine. ti- yatro ve sinema oyuncusundan televizyon sunucusuna, şairden şarkı sözü yazanna. dansözden balerine. seramik vazo üretici- sinden heykeltıraşa. illüstratör- den ressama kadar herkese sa- natçı; arabesk posterlerden so- kaklarda satılan "cicı" resimle- re. boş zamanlan değerlendir- mck. ruhsal bunalımlan gider- mek için yapılan resimlerden ünlü kişileri ölümsüzleştırmek için yapılan portrelere, müsa- mereye dönüştürülmüş "happe- ning"lerden amatör duvar re- simlerine kadar her şeye "•sa- nat" dcniliyorsa. Bu iki kavramın sınırlan dur- madan genişlediği için "gerçek sanat" ve "gerçek sanatçı" gibı terimlerc başvuruyor. üstsanat. yükseksanat. altsanat. yedeksa- nat. hurdasanat gibi terimlen kullanarak kavram karrna- şasının üstesindcn gelebılmek içın bazı sınıriandtrmalar ve sınıflandırmalar yapmak zo- runda kalıyorsak; Toplumu bıl- gilendirme işlevini taşıyan med- yalar vajina resmı yapan ya da fallus heykelleri kullanan sa- natçıları kollayıp. sanat sayfa- lan yerine sansasyon sayfalan yapıp. toplumun sanat anlayışını yanlı yönlendinyorsa: Kazlıçeşme Gaz Fabrikasf nın çağdışı görün- tüsü ve işçilerinin acıklı durumu. disko müziğiy- le müsamere yapan sözde post-modernistler ta- rafından dekor olarak kullanılıyor \c medyalar onlan yıllardır ülkenın kültür kimhğini oluştu- ran yapı taşlannı kuran sanatçılarla bir tutuyor- sa: Günümüz sanatçılan yokluk ve olanaksızlık ıçinde kıvranırken dünyada olup biten uluslara- rası sergılere katılmak için finansman bulamaz- ken müzayedelerde dekoratif resimlere milyar- lar ödemesine "sanata katkıda bulunmak" denı- liyorsa; Uluslararası kültür merkezi olması iste- nen on milyonluk İstanbul'da uluslararası bie- nali yalnız 10.000 kışi gezıyorsa (iyımserler bu nat müzesi (Ulusal Müze) yoksa: On-on beş yıllık geçmişe sahıp galeriler bir araya gelip bir- İik kuramıyorsa.-galeriler ıle sanatçılar arasında ılke anlaşmalan yapılamıyor ve karşılıklı ticari çıkarlan koruyacak kuralİar konulamıyorsa: Kültür Bakanlığı'nın bütçesinde "plastik sa- nat eserlerini satın almak" için aynlan parayla amatör \e dekoratif resimler alınıyor. bu para sayıya sevınıyor). bıenal dolayısıyla bır sanaı üniversitesinin oditoryumunda düzenlenen uluslararası sanal konferanslanna o üniversi- tenin öğrencisi bile gelmiyorsa; Beş yıldızlı otel- lerle dolu olan bu metropolde, sanatçılara ücret- siz verilen. düz bcyaz dört duvan ve modern ışı- klandırması olan sergi salonlan 20. yy sanatını tünel olarak gostercn bir modern ve çağdaş sa- hiçbır zaman. Türkıye'yı uluslararası sanat or- tamında temsıl edebilecek bir sanatçıya ulaşmı- yorsa, sanatçılar yurtdışında sergi açabilmek. uluslararası sergilere katılabilmek gibi yaşamsal gereksinimler ıçındeyken Kültür Bakanlığı bunu programına almıyorsa. genç sanatçılara. sanata başlamaları. kendilennı geliştirmeleri için burs \erilmiyor. tanınmış sanatçılan ulusla- rarası sanat ortamında desteklemek üzere fonlar yaratılmıyorsa; Sağlıkh bir durum değerlendir- n.esi yapabılmek oîdukça güç! Önce. yıl boyun- ca ızlenen scrgilerin arkasında bu tür gerçekler ve olanaksızlıklar olduğunu size aktarmam ge- rekıyor. Belki bunu size aktararak bozuk siste- min getirdiğı sorunlan aşıp, sanat üstünde ko- nuşmaya ve tartışmaya başlayabilirim, dıye düşünüyorum. Hükümetlerin kültür politi- kalarının kürcsel sanat geliş- mclerinin gerisinde kalarak uyguladıklan, ne sanatçıya ne de topluma bir yaran dokun- mayan "sanatı yaygınlaştı- rma" programlannm. özel sektörün "saygın reklam" yapma isteğiyle giriştiği bilgi- siz ve denetimsiz yatınmlann işbitirici basm ve medyalann "konu yaratma" telaşı ile sa- natı "show"laştırma eğilimle- rinin yarattığı karmaşa için- de. sanatın estetiğini. felsefesi- ru. niteliğini, dünya sanatı içindckı yerini ve anlamını he- men hemen hiç sorgulayamı- yoruz, gerçek sanatçılanmızı ve gerçek sanat yapıtlannı ayırt edemiyoruz! Kimliğini sanatla ifade et- mek için ölçütler, amaçlar, hedefler saptamamış. kürcsel sanat sistemi içinde yerini al- makta zorluk çeken. kimlik bunalımının üstesinden gele- meyen bir toplum görüntüsü mü bu? Bu durum size; Sanatçılarla, galeriler, ko- leksiyoncular. resmi kültür polıtikalan. sanat yaünmcılan ve medyalar arasındaki sistemin doğru işlemediğini gösteri- yorsa: Resmi kültür politikalannda yüzyılın so- nundaki sanat gerçeklerini ve gelişmelenni be- nimseyen reformlann yapılmasının. özel sektö- rün kültürü bir •'endüstri" olarak ele almasının gerekli olduğunu gösteriyorsa; 1993'te sanata bakış açınız değişebilir! Bu yıl gerçekleştirilen önemli girişimler tiyatronun geleceği için yeni umutlar doğurdu Her şeye rağmenyine tiyatro...DtKMENGÜRÜN LÇARER Bir yılı daha geride bırakıyo- ruz. Yinegüzelliklerinçirkinlik- lerin. aalann sevinçleriaiç içe yaşandığı biryıl. Ayberk Çölok. Osman Görgen. Yav uzerÇeün- kaya. Nisa Serezli. Vasfı Rıza Zobu. Perihan Tedü 92'yi ta- mamlayamayanlar... İstanbul izleyicısine Tarlabaşı'nda tarihi bir binada küçük bir tiyatro sa- lonu kazandıran Kumpanya. 92"de yüzümüzü güldürenler- den... AÇOKun. festıval sırası- nda"Perdeci"oyununuAsyave Av rupa yakalan arasında sey re- den Bpğaz vapurunda sunması, "mekân" değerlendırmesi açısı- ndan ayn bır yöneliş... Her iki topluluk da zaten 1992 yılı Ti- vatro Eleştirmenleri Birliği Ödülü'nü. mekan değerlendir- melerinden dolayı kazandılar. Bu arada. 1992'de faaliyete gc- çen Altunizadc Kültür ve Sanat Merkezi'nede kısaca değinmek gerek. EnisFosforoğluTiyatro- su'nun oynadığı 300 kişilik pınl pınl bir tiyatro salonu. sergiler düzenlemeye elverişlı geniş bır fuaye ve en önemlisi tiyatroya, sanat eıkınliklerine dost bir iz- leyici kesimi... Aslında sorunlan. hoşlukla- n. gcnelde tiyatro yaşamı açı- sından geçen yıllardan pek de ayncalıklı sayılmaz 92. ama bu yıl içinde tiyatromuzun geleceği açısından önemli girişimlerde bulunulduğunu da vurgulamak gerek. 1992'nin bence bu bağlamda üzennde durulması gereken iki önemli olayı Kültür Bakanlığı'- nın girişimlerine yöneliktir. Özel Tiyatrolara Yardım Yö- netmeliği'nın Özel Tiyatrolara Destek Vönetmeliği olarak de- ğişmcsi ve "Tiyatro'da Yeniden Yapılanma" kapsamında ılk aşamada gündeme gelen Devlet Tiyatrolan yasa çalışmalan. Kültür Bakanlığı. özel tiyat- rolara venlecek desıeği 1992 yı- lında tiyatro örgütlerı tcmsilci- lerinin katılımıyla hazırladığı yeni yönetmelikte proje temeli- ne oturtuyordu. Bu. genelde sağlıkh bir bakış açısıydı. Ne \ar ki berabcrinde projelenn değerlendırilmesinde ölçütlenn ne olduğu. projeler için öngörü- len parasal destekler orantısı- nda bir tutarsızlık gözlemlendi- ği gibi sorular-sorunlar da ge- tirdi. Bu yıl bir geçiş dönemidir. 1993'te proje desteğjnde çok daha somut ölçütler. çok daha kesin çizgiler dengeyi sağlaya- caktır. sağlamak zorundadır. Yeniden Yapılanma kapsa- mında atılan bir diğer önemli adım da Devlei Tiyafrolan yasa çalışmaları olmuştur. Kültür Bakanlığı'nın yine katılımcı bir anlayışla bu konuda düzenledi- ğı seminerler, toplantılar gele- cek için umut vericidir. Devlei Tiyatroları Yasa Taslağı'nın cn önemli ayrıcalığı. seçim esasına dayalı bir yapıyla yönetılecck olan Binm Tiyatro sistemtnı gündeme getirmesidir. Yine Ti- yatro Yasası kapsamında üzc- Nisa Serezli Bü> ük ilgi gören Şehir I iy atroları oyunu'V anv a Day ı' Genco Yavıızer Çetinkaya rinde durulan özerk bir Sanat Kurumunun Yeniden Yapılan- ma içinde yerini alması tiyatro- lann işlerliğı açısından gerekli görülmüştür. Bu arada. Bırim Tiyatro sistcminin mimarları- ndan bıri olan Yüccl Erten'in Devleı Tiyatrolan Genel Mü- dürlüğü'ne atanması herhalde. Devlet Tiyatrolan'nın sahnelediği "Oresteia" yılın en başanlı oyunlarından biriydi. onun geçiş dönemındeki çalı- şmalara katkısı açısından da yararlı olacaktır. 1992"nın önemli gelişmelerinden birı de. yine Tiyatro ve Scslendirme Sa- natçılan Meslck Odalan Birliği Yasa Tasansı.Kültür Bakanı Fıkri Sağlar'ın da belirttığı gibi "Tiyatro. kültürel yaşam ıçeri- sinde öncü bir sanat dalı olarak büyük bir önem taşımaktadır." İşte bu önemin bilinciyle Ba- kanlık 1992 yılında İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali'- ne verdıği destekle son anda Festivali "ölü toprağY'na dön- mekten kurtardı. ama işte o "son dakika'va kadar İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı. festival olsun mu olmasın mı bir türlü karar veremedıği içın, apar to- par davet edılen 3 toplulukla "uluslararası" bır festival dü- zenlendi! Ne var ki gelen toplu- luklann üçü de ülkelerir.in önemli topluluklarıydılar. Bu etkınliğe bızden kalılan gruplar da dolu salonlara oynayarak iz- leyicinın "festival" tuth.usunu bir kez daha vurguluyorlardı. Artık festivalin, beşınci yılına gırerl^en yerleşmiş-oturmuş ol- ması gerekmez mi? Ama hayır, yine bir sessizlik ve-Eleştirmen- ler Birliği'nin yanıtsız kalan so- rusu: Festival olacak mı. olma- yacakmı? Söz festivalden açılmışken bi- raz da 1992'nin başanlı oyunla- rjnı anımsayalım. Festivale. Eleştitmenler Birliği'nin seçtiğı beş oyun katıldı. "Sevdalı Bu- lut". "Oresteia". "Uzakta Piya- no Sesleri". "Vanya Dayı" vc "Delı Dumrul." Bunlar, 92 yılı- nın en başanlı oyunlanydı. Ki- şisel görüşüm "*Hizmetçiler"in de bu oyunlar arasında yer al- ması gerektiğiydi. Şu günlerde de önemli çalışmalar var sahnc- lerimizde. Bunlar 93'e sarkacak oyunlar... "Macbeth" galiba üzerinde en çok tartışılan oy un. "Konken Partisi", tiyatromu- zun ıki büyük sanatçısını yıllar sonra yine bir araya getirdiği için ve bizlere zevkli bir oyun- culuk izlettiği için üzerinde du- rulması gereken küçük bir oyun. "Güle Güle Godot". Ferhan Şensoy'un takım oyun- culuğunda geldiği noktayı vur- gulamanın ötesinda düzeyli, dengeli. zekice kotanlmış bir güldürü. "Altı Derece Uzak", "Ölüm ve Kız", "Hastahk Has- tası". ilgiyle izlenen oyunlar. Yurtdışıyla ılişkilere kısaca göz aıacak olursak; Varşova'da yapı- lan Uluslararası Eleştırmenler Birliği genel kurulunda Türkiye bu yıl da yönetim kuruluna seçil- di. Zeynep Oral Başkan Yardımcısı olarak göre\lendiril- dı. Ayia Algan ve Erol Keskin'in Amerika'da (Nevv York) sergıle- dıklen "Yunus" \e ""Truva" çalı- şmalan ılgi uyandırdı. Genco Er- kal şu günlerde Panste "Sevdalı Bulut" ovnamakta... Atıî Yılmaz: Tabulan yıkmak istemiyorum' İSTANBUL (AA)- Yö- netmen Atıf Yılmaz, lezbi- yen bir ilişkiyi anlatan son filmi "Düş Gezginleri'nde. tabulan yıkmak amacında olmadığını söyledi. Yılmaz. "Bu yaşanan bir şeydir. Bi- zim Ösmanlı hareminde de lczbiyen ilişkiler vardı" dedi. Fılmin asıl amacının lez- bıycn bir ilişkiyi anlatmak olmadığını söyleyen Atıf Yılmaz. fılmin birçok kişi tarafından yalnızca "iki kadın arasındaki cinsellik" olarak algılandığını vurgu- ladı. "Düş Gezginleri aslında ilişkilerdekı iktidar soru- nunu anlatıyor" diyen Yılmaz şöyle devam etti: "Bır süre sonra taraflardan bin iktidar oluyor. Daha zengin, daha kültürlü olan iktidannı ilan ediyor. Filmin sorguladığı lezbiyenlik de- ğil. temelde bu iktidar soru- nudur. " Atıf Yılmaz. "kadın kadı- na aşkın yaşanan bir olgu" olduğuna dikkat çekerek. Osmanlı hareminde dc bu tür ilişkılerin yaşandığını be- lirtti. Yılmaz. homoseksüel ilişki üzcnne bır fılm çekme- yi. çok tepki alacağı düşün- cesiyle istemedığini bildirdi. Her filme başlarken ticari kaygılar taşıdığını anlatan Yılmaz. "Bu yüzden fılmle- rimin iş yapmasını her za- man düşünmüşümdür. Bunu da düşünerek 'Düş Gczginleri'ni çektim"dedi. Filmin. çok iyi ış yaptığını kaydedcn Yılmaz. filmin 24 günde 740 milyon hasılat yaptığını söyledi. David Lynch: 'Sinema bir rüyadır' • Sinemanın 'Sal- vador Dali'si olarak adlandırılan yönet- men David Lynch,, İkiz Tepeler dizisi- nin kahramanı Lau- ra Palmer'ın ya- şamının son yedi gü- nünü anlattığı son fılmiyle yine dikkat çekiyor. Kültür Senisi - Blue Velvet (Mavi Kadife). Elephant Man (Fil Adam) gibi filmlere ım- zasını atan \e "Tvvin Peaks İkız Tepeler" adlı TV dızisıyle tüm dünyada beğenı kazanan David Lynch. son filmi "Tvvin Peaks: Fire Walk Wıth Me" ileeleştirialdı. Son fılminde. İkız Tepeler dizisinın kahramanı Laura Palmer'in yaşamının son yedi gününü anlatan Lynch. "İkiz Tepeler"deki dünyayı ve ora- daki karakterleri sevdığini be- lirtıi. Lynch filmi. dizinin de- vamı değil "sevilen biryeredö- nüş" olarak gördüeünü söyle- di. Bir basın toplantısında yeni filmi hakkında kendisine yö- neltılen sorulan yanıtlayan Lyhch. "Sinema bir rüyadır, içine sadece sinema kapısının içinden gırebilırsınız" dedi. David Lynch. genelde kul- landığı görüntülerin ve sem- bollerin yorumlannı yapmak- tan hoşlanmadığını belirtti. Filmlennin sıradışılığı ka- dar. kullandığı aşın seks ve şıddet ögelen ıle de dikkat çe- ken Lynch sinemanın 'Salva- dor Dali'si olarak da ad- landınlıvor. Müzik dünyamızda mega starlar, CDler,plaklar, başanlı konserler, yeni orkestralar, yeni eserler 1992'de yoğun bir müzik maratonu yaşandıEVİN İL^ ASOĞLL G eniş kıtlenin ılgısini uyandıran iki mega star olayı yaşandı 1992"de: İtalyan tenor Pavarotti ve İspanyol tenor Carreras'ın konserleri büyük dınleyıcı kitlesini kapsadı. An- layan. scven. ilgi duyan ya da duymayan her- kesın. İbrahim Tatlıses bile İtalyan operasının bel canto geleneğini kaptı. İstanbul Festivali yımnincı yaşını kutladı. İtzhak Perlman gibi çaân en büyük kemancıla- nndan bıri. vıyolacı Yuri Başmet. LabequeKar- deşler ve çell'ist Heinrich Schiff ünlü konuk- lanydı. Ünlü pıyano ikilimiz Pekinel kardeşlerin 29 kasımda Leipzıg'de Gevvandhaus orkestrası eş- liğinde. Janovvski yönetiminde verdikleri UN1- CEF gala konseri canlı olarak SAT 3'ten bütün dünyaya yayımlandı. Somali ve Bosna-Hersek çocuklannın yaranna yapılan bu konserden 200 bin mark gclir toplandı. Pckıneller. bu konserdc Mozart'ın İki Piyano İçin Konçertosu'nuçaldı- lar ve genel ıstek üzerine 25 aralık gürlü yeniden SAT 3ten yayımlandı. Pıyanist İdil Biret. Cho- pın-Brahms ve Rachmanınorun pıyano yapı- tlannı plaâa alma maratonunu sürdürdü. Cho- pın'ın tüm yapıtlannı '92 içinde lamaınladı. Josep Carreras Katia ve Marielle Labeque. Leyia Pınar'ın tarihten veçağımızdan besteci- plağı geniş yankılaı uyandırdı. leri kapsay an CD'sınde ilk kez çağdaş Türk bcs- tecilerinin de klavsen yapıtlan yer aldı. Dışişleri Bakanlığı Kültür Dairesi Başkanı İsmeı Birsel'ın girişimi ıle gerçekleşıınlen CD kervanına bu yıl Saygun-Erkin-Usmanbaş ve Kodallfnın kuvartetlerinden oluşan iki CD dahaeklendi. Aydın Escn'm Columbia'dan çıkan Anadolu Hüseyin Sennet'ın. Fransız besteci Alkan'ın piyano parçalanndan derlediği plak. Altın Di- yapazon'a değer bulunduğu gibi. yılın en iyi on plağı arasında yer aldı. Sermet aynca keman- piyano. çello-piyano. uçlii vcdörtlülcrle yapıığı Saınt Sacns. Schmidt. Alkan ve Hahn'ın eserle- nnden oluşan üçplakta dahaçaldı bu yıl. L çan Hollandalı. Bonn Openısı sanat yöneı- meni Gian Carlo del Monajo tarafından sah- nelendi. İstanbul Devlet Scnfoni Orkestrası. kuruluşu- nun 20. yıhnı kutlamakta. Akbank bır oda orkestrası kurdu. Miilkiyeli- ler Birliği. Saim Akçıl yönetiminde bır oda or- kestrası kurdu Akçıl. ay nı zamanda Karadeniz Oda Orkest- rası'nı kurarak Ekonomık İşbırliği'ne üye ülke- lerın sanatçılannı bır araya getirdi. Ankara Oda Orkestrası yeniden etkinlikleri- ne başladı. Şeflen Gürer Aykal ve başkeman- cıları Suna Kan. Böylece oda müziği topluluk- lanmızın sayısı arttı buyıl. 1992'de müzik tanhının önemli üç ismi öldü: Ravel'den sonra çağımı/ın en bııyük bestecisi olarak tanınan Olıvıer MesMaen. mayıs ayında 83 yaşında öldü. Müzığinde Uzakdoğu'nun gi- zemınden kıış seslenne. Katolik ınancının etki- sıyle bırleşiirdiğı geniş bir velpa/e vardı. Flütçü Severıno Gazzcloni kasım ayında öldü. Çağımız kcm.ın ustalarından. romantik dağareığın önemli bıryorumcusıı, Nathan Mıls- teın da aralık ayının >on günlennde bu dünya- dan ayrıldı Bu yılkı Sevda Cenap And Vakfı Büyük Ödülü. türk Bcîlerı uyelerınden Necil Ka/ım Akscs'e verıldı.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle