13 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Cumhuriyet tmliyaz sahibi: Bcria N«di • Genel Yayın Yönetmeni: Özgen Acsr • Genel Yayın Koordinatoru: Hikmet Çetiakaya • Yazı tşleri Muduru: Cetal Başlangıç • Görsel Yönetmen: Ali Acar • Düzenleme: Muslafa Sajlamer • Ankara Temsılcısı: Coneyt Arcayürek Haber Mudurlerı: Musufa BaJbay, Işık Kusu Izmır Temsilci V.: Scrdar Kızık Adana Temsilcisi: Çctta Yigenoglu IstanbuJ Haberleri: Şenay Kalkan Dış Haberler: Ergun Balcı Iş-Ekonorai: Şökran Ketend Basım: Cumhuriyet Maıbaacılık ve Gazetecilik T.A.Ş. • Yayunlayan: Yenı Gün Haber Yurt Haberleri: Mehmet Saraç Makaleler: Sami Karaoren Spor:Abdölkadir Yucdman Du- Ajansı BasA ve Yayıncılık A.Ş Türkocagj Cad 39/41 Cagaloğlu 34334 Ist. PK: 246 zeltme: Abdnllab Yaacı • Müessese Müdur V - Erol Erknt • Koordinatör. Ahmet Konılsan • Muhasebe: Bulent Yener • Idare: Huscyiıı Gurer • tşletme: Onder Çelik • Bilgi-Işkm. Nail Inal • Bilgisayar Sistem: Maruvet Çiler • Reklam: Reha Işıtman lstanbul. Tel. 512 05 05 (20 hal), Telex: 22246, Fax: (1) 51Î 85 95 • Bürolar Ankan: Z Gökalp Blv Inkılap S. No: 19/4, Tel: 433 11 41-47, Telex: 42344, Fax: (4) 433 05 65 • tımir H. Ziya Blv. 1352 S. 2/3 Tel: 83 12 30, Telex: 52359, Fax: (51) 89 53 60 • Adaaa: lnönü Cad. 119 S. No: 1 Kal: 1, Tel: 59 37 52 (4 hat), Telex: 62155, Fax: (71) 59 25 78 TAKVİM 2IARALIK1992 Imsak: 5.45 Güneş:7 17 Öğle: 12.06 lkındi 14.25 Akşam:16 45 Yatsı:18.I2 Fotoğraf: Cemal Ağaakoğht Fotograf günleri lstanbul Haber Senisi - 8. İştanbul Fotoğraf Günleri, çeşitli etkınliklerle sürûyor. Bu kapsamda İlterişTezer Atölyesi öğrencilerinin siyah-beyaz baskı çalışmalan Basın Müzesi'nde 3 ocağa kadar sergilenecek. Sergi OTTIC > Ağacıkoğlu. Tülin Diz-jaroğlu. Gülçın Ekenel, KemalGök.Hacer Karanlık, Engin Seçkin, Gül Seçkin. Hatice Tunoer ve Günsel Yıldınm'ın siyah-beyaz fotoğraflanndan oluşuyor. Atölyenin hep birlikte jtoğun bir çalışma temposuyla bir yıl bpyunca uğraştığını belirten İlteriş Tezer, "Yeni kuşaklara bilgi vedeneyimlerin aktanlması gerektığini düşünüvorum. Böyle birçalışma yapmaktan mutluluk duyuyorum" dedi. Çevre krliliğive menopoz • ANKARA(ANKA)- Kadınlann 40 yaşından sonra menopoza girmelerinin nedenleri arasında çevre kirliliğin de bulunduğu bildirildi. Kadın hastalıklan ve doğum uzmanı Dr. Bilge Şener, sürekli Tıp Eğitimi Dergisi'nde yayımladığı araştırmasında, kadınlarda erken menopozun ailesel, radyasyon, enfeksiyon gibi nedenlerle de görülebildığine işaretederek.bazı durumlarda menopoz belirtilerinin âdet kesilmeden 2-3 yıl önce başlayabildiğine dikİcatçekti. Yeni yıl ve soruıılar Haber Merkezi - Tüm dünyada 2000'li yıllara bir adım daha yaklaşmarun verdiği Noel ve yılbaşı heyecanı, gündemdeki savaşlar. katliamlar ve giderek yoğunlaşan çevre kirliliğı gibi sorunlarla birlikte düşünüldüğünde buruklaşıveriyor. Japonya'nın başkenti Tokyo'da yapılan bir protesto gösterisi, yaşanan ıkilemi yahn biçimde ortaya koyuyor. Biryandaegemen dini Budizm olan Japonya, diğeryanda Hıristiyanlığın simgelerinden Noel Baba ve Fransa-Japonya arasında deniz y olu> la gerçekleştirilen plutonyum taşımacıbğma kmama... Çocuk mamasındaki tehlike • ANKARA (AA) - Geçen hatta, içinde crepsiela SP isimli bir bakteri bulunduğu için satışı geçicı olarak durdurulan SMA çocuk mamasının 062 numarah serisinin tüm numunelerinde yapılan tahlillerde de aynı bakteriye rastlandı. Sağhk Bakanlığı, piyasadan toplaülan mamalann iade edilmeyeceğini ve satışına kesinlikle izin verilmeyeceğini bildirdi. Güzel koku merakı • LONDRA(AA)- Erkeklere ait kozmetik malzeme satışlanndaki görülmemiş artışın. İngiliz erkeklerinin şimdiye kadarkinden daha çok güzel kokuya merak sardığını ortaya koydu. Pazar araştırma kuruluşu Mintel'in bir araştırmasına göre, Ingiltere genelinde erkeklerin kullandığı kozmetik ve tuvalet malzemelerinde, 1987yılına oranla yüzde 55'lik bir artışla bu yıl 337 milyon sterlin (4 trilyon lira) tutannda bir satış bekleniyor. Politika, din, cinsellik, aile ilişkilerine bakışlanyla 68 kuşağı ve 92 gençliği değerlendirildi Iki a>Ti kuşak, iki a>Ti yaşam•Anadolu Üniversitesi'nce gerçekleştirilen araştırmada 68 kuşağını •1969-70'teİstanbul'agelen 218 öğrenciyle yapılan 'Türk Gençliğinin Prof.Dr. Fahrettin Kerim Gökay'm 1969-70 yıllan arasında yine İnanç ve Tutumlannın Dinamiği Üzerine" başlıklı çalışmadan bazı üniversite öğrencileriyle yaptığı bir çalışma temsil ediyor. önermelere bugünün gençliğinden alınan yanıtlarla iki kuşak kıyaslanıyor. BERATGÜNÇIKAN Ikinci Dünya Savaşı'nın biti- minde. ekmeğin hâlâ karne kar- şıbğı verildiği günlerde annele- rinin karnma düşmüşlerdi. tlk toplu iğne üretimi çocukluk yıl- lanna tekamül etmiş, çocuk be- yinleriyle çok partili sistemin tanığıolmuşlardı. Gençbklerin- de uzun bir yürüyüşün herhan- gi bir safındaydılar. "Hemen şimdi"li yaşam yüklü ıstemleri- nın ardıarkası kesilmiyordu. Umutlu, renkti ve yürekbydi- ler... Onlann, batıdan esen muhtı- ra rüzgânyla sarsıldığı zaman- larda da sürdü yaşam. Yeni kannlara, yeni ceninler düştü. Çocuk oldu ceninler. Çocuk- luklanna, karalanmış bir genç- lik sığdınldı. Tanhsel olarak geçmişin ve gcleceğın bütün gü- nahlan boyunlanna takılmış bir gençliğin devamıydılar ama ondan bir bıçak darbesiyle ay- nldılar. Kendileri için hazırla- nan, çok özel gençlik kisvesine büründürüldüler... Jki ayn kuşak, iki ayn yaşam şimdi onlar. Birbirlennden de belki hiç bir dönemde yaşan- mamış kadar uzaklar. tki kuşağm yaşama bakışını. beklentilerini ve umutlannı karşılaşüran bir araşürma da bu uzakbğı belgeliyor. Politika, din, cinsellik. aile ilişkilerine ba- kışlanyla iki kuşağın değerlen- dirildiğı araştırma Anadolu Üniversitesı Psikiyatri Anabi- lim Dah'na aıt. Konusu da •'Üniversite ' öğrencilerinde Sosyal Tutumlar ve Ruhsal Be- lirti Dağıhmı". Prof. Dr. Dur- muş Tekin, Doç. Dr. Gülten Seber, Yrd. Doç. Cem Kapta- noğlu, Yrd. Doç. Çınar Yenil- mez ile Araştırma görevlileri Dr. Rabia önen ile Dr. Bengi Baysal'ın birlikte yürüttükleri araştırma üniversite gençliğinin çeşitli konulardaki sosyal tu- tumlannı ve bu sosyal tutum- larla ruhsal belirti düzeyleri 92 gençliğinin yanıtları Sılahlanmayarışından ozellikle nükleer sılahların dünyadaki varlığından büyıik kaygı duyuyorum Eşcinsellıkyasa ılecezalandınlması gerekenbırsuçtur "Türk'e Tûrk'ten başka dost olmaz" sözü dış dünya ile olan hertürlu ilışkımızde rehberolmalıdır Sansür her alanda tamamen kaldmlmalıdır ölümcül bir hastalığı olan kişilere bbbın yardımıyla yaşamlannı sonlandırmahakkı (ötenazı)verilmelıdir Bugun üniversite gençliğinin yapması gereken tlk. şey, bir an önce öğrenimini tamamlayıp, disıplin ve kararlılıkla ailesı ve vatanı için çalışmaktır Darwin'inevrimkuramı,ınsanıntüreyişinı açıklayanen inandıncı kuramdır ZorunluaskerlıkherTürk gencinin kutsal vatan borcudur Çocuk yetiştirme konûsunda dısiplinveitaattençok serbestlikten yanayım Bugünkü toplumsal sorunlarımız, daha çok ahlakı nedenlerden kaynaklanmaktadır. KedılUe brpya 8 143 153 61 132 34 183 65 30 30 192 160 121 112 78 115 78 93 93 tmnam 35 140 81 137 138 74 166 103 106 106 üttym 190 57 107 148 147 266 95 198 241 241 iKKdt üütmi 347 57 88 124 62 137 30 147 114 114 Yarattıkları tehlıkeler düşünüldüğünde tüm nükleer enerji santralleri kapatılmalıdır. Barış ve mutluluk ıçınde bir dünya fıkri. hep hayal olarak kalacaktır. Bazısuçlardacaydıncı etkısınden ötürü ölum cezası gereklidir. Gunümuzde okullara seçmelı ders oiarak cınsel eğrtimin konulması zorunluluktur. Genellıkleendoğruyu soyleyenler babamız, annemiz veyabüyûklerımızdir. Kürtajı yasaklayan kanunlann kaldınlmasıolumlubir gelişmedır. Ziya Paşa'nın "Nush ile uslanmayanı etmelı tekdır, tekdır ile uslanmayanın hakkı kotektır" sozüne katılınm Birey olarak en öneml i amacı m yüksek bir yaşam standardına ulaşabılmektir Arabesk müziğin radyo ve TV'deyasaklanmasıyerinde biruygulamadır. InMUa brşnnB 16 45 123 34 61 53 131 14 73 brşqa 111 85 133 47 165 98 154 42 148 bnraza 144 68 84 119 142 119 76 46 129 tattmm 172 250 153 263 176 237 173 269 133 UtWk laMvra 141 135 88 121 39 75 49 221 100 arasındaki ilişkiyi saptamayı amaçhyor. Halen Anadolu Üniversı- tesi'nın çeşitli fakültelerinde öğ- renim gören 345'i kız, 255i er- kek toplam 600 öğrencinin katıldığı araştırmada 68 kuşa- ğını Prof.Dr. Fahrettin Kenm Gökay'ın 1969-70 yıllan ara- sında yine üniversite öğrencile- riyle yaptığı bir çalışma temsil ediyor. Gökay'ın Türkiye'nin çeşitli kentlerinden öğrenim görmek için İstanbul'a gelmiş, yüzde 84'ü erkek 218 öğrenciyle "'Türk Gençliğinin İnanç ve Tutumlannın Dinamiği Üzeri- ne Psıkososyal Yönden Bir Araştırma" başhğı altmda yap- tığı bu çalışmadan bazı öner- melere bugünün gençliğinden alınan yanıtlar. iki kuşak ara- sında kıyaslama olanağı sağlı- yor. 92 gençliğini tanımak Cem Kaptanoğlu ile arka- daşlan, 68'liler ile bir kıyaslama yapmadan önce 90 önermeyle 92 gençliğinin sosyal tutumunu saptamayı hedefliyorlar. 545'- inin bekâ"r, yüzde 61 'inin kentli. yüzde 44'ünün ekonomik duru- munun orta, yüzde 78'inin de dini inancının kuvvetli olduğu 600 üniversite öğrencisinden, 90 soruya kesinlikle karşıyım, karşıyım. kararsızım, katıhyo- rum ve kesinlikle katıüyorum şıklannda yanıtlar vermesi iste- niyor. Ev ışlen ve çocuk bakımı ko- nusunda kadınJann doğalann- dan gelen bir yetenek ve eğjlimi olduğu önennesine 32 öğrenci kesinlikle karşı çıkarken. 83'ü karşıyım, 41'i kararsızım, 343'ü katılıyorum, 92'si de kesinlikle katılıyorum yanıtını veriyor. Doğal dengeyi bozacak şekılde çevreyi kirleten sanayi kuruluş- lannın gerekli önlemleri alınca- ya değin kapatılmasına 7 öğ- rena kesinlikle karşıyım yanıtı- nı verirken, 26'sı karşı olduğu- nu, 57'si kararsızlığıru, 179'u katıldığını. 323"ü de kesinlikle kaüldığmı söylüyor. 107 öğren- ci toplumda suç oranının düşü- rülmesi için cezalann ağırlaşünl- masına kesinlikle karşı çıkar- ken 171 öğrenci karşı cıkmakla, 138'i kararsız kalmakla, 105'i katılmakla, 70'i de kesinlikle katılmakla yetiniyor. Bu yanı- tlardan yola çıkarak yapılan ruhsal belirti dağtbmında gele- neksel ve muhafazakâr olanlar, depresyon, anskiyete bozuk- luklap, öfke, fobi ve diğer psi- kotik sorunlardan uzak olduğu görülüyor. Bu noktada tüm öğ- rencilerin ruhsal bebrti düzeyle- ri açısından patolpjik sınırlann altında profil verdiklerini vur- gulayan Yrd. Doç. Cem Kapta- noğlu, solda yer alan (solcu de- ğil) öğrencilerde ruhsal bozuk- luğa daha sık rastlandığı şeklin- de bir yorum yapılmamasını is- üyor. Dr. Kaptanoğlu'na göre, sol uçta yer alan ögrenciler, toplumsal ve gündelik yaşamda bir çok şeyin değişmesinden yana olmalan, kunılu ılişkiler sisteminden hoşnutsuzluklan nedeniyle daha yoğun stres altj- ndalar. Bu da ruhsal profılleri- ne yansıyor. 12 yıl önce işlediği cinayeti anlatan John Lennon'un katili Mark David Chapman: Oııu öldüreceğimi hissetmişti saııki Kûltûr Senisi - Bundan 12 yıl önce ünlü rock yıldızı John Lennon'ı vurarak öldüren Mark David Chapman, CNN televizyonunda kendisiyle yapı- lan bir röportajda, "John Len- non'ı ben öldürdüm ama şimdi geriye baktığımda görüyorum- ki o kişı aslında ben değildim" dedi. Chapman, 8 Aralık 1980 tarihmde işlediği cinayetin tüm aynntılannı anlatırken, ken- disine güvenen, kendince "gü- nahlanndan annmış", ruh hastalığından kurtulmuş bir kişi portresi çizdi. Chapman, şu sıralar anılannı yazıyor. Chapman ile yapılan röpor- tajın soru ve yanıtlan şöyle: -O dönemde nasıl bir ruh hab' içindeydin? Kaybobnuştum... Ne yaptı- ğımı bilmiyordum. Kişiliİcsiz biriydim. Önemli biri olmak is- tiyordum, 'hiç kimse' ohnanın yükünü taşıyamıyordum. -Yapüğından pişman mısın? Evet. bu cinayeti işlediğim için çok üzgünüm. Bir adam öl- dürdüm. Ama Lennon o za- manlar benim için bir albüm kapağından farksızdı. -Onu öldürmeye kesinlikle niyetliydin, öyle mi? O sabah otelden aynldığım- da, bir daha dönmeyeceğimi bibyordum. J.D. Sabnger'in "The Catcher ın the Rye"- (Gönül Çelen) kitabını okuyor- dum. Kitabm başına "'Bu, be- nim ifadem" diye yazdım. -Lennon'ı öldürmeden önce o öğleden sonra bir albümünü imzalatüğını söylemiştin... Evet, John Lennon evden çıktı, karşımda öyle duruyor- du. Lennon'a _ yaklaştım ve albümü verdim. İsmini ve o gü- nün tarihini yazdı. Sonra "Hepsi bu mu?" diye sordu. Bunu çok garipsedim çünkü yanımda başka hiçbir şey yok- tu, ne fotoğraf makinası, başka bir albüm, yani başka ne isteye- bilirdim ki ondan o anda? John Lennon sanki farkında obna- dan kendisini öldürecek kişiyle karşı karşıya olduğunu hisset- mişti... O zaman da böyle dü- şünmüştüm, şimdi de böyle düşünüyorum- sanki bibyordu. -Cinayeti o gece saat 22.50'de işledin... O gece cinayeti işle- yemeseydin g e ri döner'mıydin? Aslında o gece Lennon'ın e\inin önünde tanışüğım bir hayranıru yemeğe davet etmiş- tim ama kabul etmedi. Kabul etseydi, onunla yemek yiyor olacaktım. Ama geri dönerdim. -Ama saat 22.50'de... Evet^ bir bmuzinin içinde gel- diler. Once Yoko indı. Ona ba- şımı salladım. Karşılık verme- di. Ardından da John. Ve o an oldu bitti. Tabancanın çalışıp çabşmayacağından bile emin değildim, 'çabştı' dediğimi anımsıyorum kendi kendime. -O anda ne hissettin? Rahat- ladm mı? Cinayet anından önce kendi kendime "Hadi, hadi" deyip duruyordum. Onu vurduktan sonraki an fıbn koptu. Kalakal- dım. Kapıa Jose koşarak bana doğru geldi, ağbyordu. Şoke ol- muştum. Açıp Sabnger'in kita- bını okumaya cabştım. Pobs hiç gebneyecek sandım, sabırsızca onlann gehnesini bekbyordum. Ünlü Beatles topluluğunun yıldızı John Lennon 12 yıl önce öMürülmüştü. Tüıkiye, Karun 9 un kepçesini kaptırdı NEW YORK (Cumhuriyet) - Sotheby's adb müzayede evin- de "Karun Hazinesi"nden bir parca olan bir gümüş kepçe 8.800 dolara, komisyonu ile birlikte yaklaşık 75 milyon Türk Lirası'na satıldı. Türkıyede Sardes kazılannı da finanse eden ünlü Amerikalı koleksiyoncu Norbert Schim- mel'in vârislerince çeşitli eserler 16 aralıkta müzayede ile satışa çıkanldı. Koleksiyonda yer alan ve Karun Hazinesi'nin bir parçası olduğu çok önceden Türk yet- kiblerince de bilinen bir gümüş kepçenin saüşının engellenme- >işi burada hayret uyandırdı. Türkiye, hazinenin en önemb bölümünü ebnde bulunduran New York Metropolitan Sanat Müzesi hakkında dava açarak bunlann geri verilmesini iste- mişti. Davanm sürdüğü bir sı- rada Türkiye'nin, Sotheby's müzayede evi yetkililerine baş- vurarak bu gümüş kepçenin satışının dava sonuna kadar er- telenmesini isteme hakkına sa- hip olduğu bildiriüyor. Gerek Türkiye'nin ve gerek çeşitli ülke ve kişilenn bu uygulamayı bun- dan önce çeşitli kereler yaptığı da anımsatıLyor. Müzayede evi yetkilileri kep- çeyi alan kişinin adını açıkla- mak istemediler. (Ankara'daki yetkililer ıse böyle bir müzaye- deden haberleri olmadığını ve bu tür acıkarttırma kataloglan- run düzenb bir biçimde izlen- mediğini söylemekle yetindiler.) Öte yandan, aynı müzayede- de Türkiye ya da İran'dan gel- miş olabileceği söylenen eski Pers uygarlığına ait bir bronz aynanın da 159 bin dolara satıl- dığı ve abanın komisyonu ile birbkte bu aynaya 1.5 milyar ödediği dikkati cekü. Sözkonusu aynanın bir ben- zerinin, Persler tarafmdan ta- rihten sibnen Lidyablann baş- kenti ve aynı zamanda koleksi- yonun sahibi Schimmerin arkeolojık kazılannı kısmen fi- nanse ettiğj Sabhü yakınındaki Sardes'te bulunduğunu da dik- kat çekiliyor. Aralannda antik Mısır uy- garbğına ait eserlerin de bulun- duğu 122 parçanın toplum 4.2 milyon dolara ve ahcılann ko- misyonu ile birlıkte yaklaşık 40 milyar braya satıldığı açıklandı. Müzayedede mavi fayanstan yapıbruş bir Mısır heykel başı, en pahabya satılan eser oldu. Avrupah bir antika tüccan bu kral ya da tann başına, komis- yonu ile birlikte 4.5 milyar Türk lirası ödedi. (Ankara'daki yetkiüler, New York'taki Türk hükümetinin Amerikah avukatlanna bir tab- mat göndererek gümüş kepçe hakkında yapılabilecek yasal işlem hakkında bilgi isteneceği- ni de söylediler.) 40-70 yaş arası iktidarsızlıkyakınması Ortayaşlı erkelder, dikkat!• İtalya'da tamamen iktidarsız erkeklerin sayısının 1 milyona, "kısmi iktidarsızlıktan" şikâyet eden erkeklerin sayısının ise 3-4 milyona ulaştığı kaydedildi.Uzmanlar iktidarsızhğın tabu olmaîctan çıktığını belirtiyorlar. ATtNA(AA) - Dünya'da şaşırtmaması gerektiğini" 40-70 yaşlan arasındaki er- keklerin yaklaşık yansının "az veya ileri düzeyde" ikti- darsızlıktan yakındıklan ilen sürüldü. İtalya'da yayınlanan"Cor- riere Salute" gazetesinin haberine göre, Miîano'da bu konuda yapılan Dünya kongresinde, Boston Üni- versuesi öğretim üyelerinden Irvin Galdestein ve Milano Üniversitesi'nden Eduardo Austoni, iktidarsızlıktan şi- kayet eden erkeklerle ilgili araştırmalardan bu sonucun çıkanldığını vurguladılar. Kongrede söz alan ko- nuşmacılar, İtalya'da tama- men iktidarsız erkeklerin sayısının 1 milyona, "kısmi iktidarsızlıktan" şikâyet eden erkeklerin sayısının ise 3-4 milyona ulaştığını kayde- derek, bu rakamın "kimseyi söylediler. Konuşmacılar, "ikti- darsızbk tabu olmaktan çıkıyor. Bu nedenle elimize rakamlar geliyor. Oysa eski den böyle şeyler gizli tutuluı du" dediler. İktidarsızhk tedavisinin en önemli şartının doğru enfor- masyon olduğunu kaydeden konuşmacılar, iktidarsızlı- ktan şikâyet edenlerin yüzde 90-95'inin bu sorunlannın tedavi yollan bulunduğun- dan habersiz olduklannı be- brttiler. Konuşmaalar, ikti- darsızbk sorunu ile karşıla- şan bir erkeğin derhal dokto- ra gitmeyi " erkekliğe sığdı- ramadığı" .için tedaviye ka- rar vermesinin genellikle iki- üç yılı aldığmı ve bu süre için- de erkeğin iyice bunabma düştüğünü kaydettiler.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle