26 Haziran 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
19 HAZİRAN 1990 DIŞ HABERLER CUMHURÎYET/3 KaddafPden yeni tesis • \VASHINGTON (AA) ,— Libya'nın Rabta'dakine benzer btr kimyasal silah fabrikası kurmakta olduğu, Ostelik bu fabrikanın yeraltında inşa edildiği önc sürüldü. Washington Times gazetesi, Amerikan istihbarat servislerine dayanarak, yeraltı fabrikasınm, Trablus'un birkaç yüz km. güneyinde inşa edilmekte olduğunu yazdı. Muhalefetten SBKFye tehdit • MOSKOYA (AA) — Sovyeüer Birliği Komûnist Partisi'nin, 'tarihi' olarak nitelenen 28. kongresine iki hafta kala, partinin liberal kanadı, SBKP programının ve tüzüğünün önemli ölçüde değıştirilmemesi halinde partiden aynlma tehdidinde bulundu. Demokratik Platfonn adıyia bilinen liberal kanadın Moskova'daki koordinasyon toplantısında, SBKP'nin adıru değiştirmesi ve 'komûnizmin partinin ideali olmaktan çıkanlması' istendi. Moratoryum ttanı ertelendi • MOSKOVA (AA) — Litvanya Parlamentosu, cumhuriyet hükümetinin bağunsızhk ilarunın dondurulmasına ilişkin önerisini görüşmeyi ertelediği bildirildi. Utvanya Parlamentosu basın merkezi yetkilileri, Litvanya Yüksek Sovyeü başkanbk divanının yaptığı toplantıda, hükümetin önerdiği 'moratoryum ilamnın' görüşülmesini, Başbakan Kazimiera Prunskiene'nin Yunanistan'a yapmakta olduğu ziyareti tamamlayarak Vilnius'a dönmesine kadar, ~ parlamento gündemine almamaya karar verdiğini söylediler. Saddam Israil'i uyardı • BAGDAT (AA) — Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, "kendileri ya da bir Arap iilkesine saldırması durumunda" Israil'e karşı topyekûn bir saldında bulunacaklan yolundaki uyansını yineledi. Saddam Hüseyin, Bağdat'taki bir konferansta dün yaptığı konuşmada, "Irak ya da Araplara karşı bir saldında bulunurlarsa, elimizdeki tüm silahlarla karşıhk veririz" ifadesini kullandı. Iran-Irak görüşüyor • LEFKOŞA (AA) — lran ve Irak'ın, doğrudan banş görüşmeleri yapılması konusunda hazırlıklara başladıklan bildirildi. lran Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani, iki ülkenin temsilcilerinin, hazırhk görüşmeleri yapmakta olduklarını söyledi. Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, geçen ay Rafsancani'ye iki mektup göndererek, banş konusunda bir doruk - toplantısı yapmalanru önermişti. lran ise ihtiyatlı bir cevap vererek, öncelikle alt düzeyde görüşmeler yapılması gerektiğini belirtmişti. 'Bağımsız Keşmir • MUZAFFERABAD (AA) — Jamnu Keşmir eyaletinin Pakistan denetimindeki Muzafferabad kentinde bulunan bir Müslüman aynhkçı lider, eyaletin Hindistan'dan "bağımsızbğııu ilan ettiğini ve geçici bir hükümet kurulduğunu" bildirdi. Hindiştan'a bağlı Keşmir eyaletinin Pakistan'ın kontrolündeki bolümünde bağımsızlık için mücadele veren Jamnu Keşmir Kurtuluş Cephesi Başkanı Amanullah Han, düzenlediği basuı toplantısında, 24 bakan ve 16 danışmandan oluşan bir hükümet kurulduğunu ve bu hükümetin özgürlük mücadelesine katılan tüm grupların temsilcilerini bir araya getirdiğini bildirdi. Yunanistan'ın "Mitsotakis yanlış anlaşıldı" açıklaması, geriadım olarak nitelendirildi Zîrve öncesi yumuşamaANKARA (Cnmhuriyet Bürosu) — Yu- nanistan Başbakanı Konslantin Mitsota- kis'in ABD gezisi sırasında ve dönüşünde Türkiye ve Kıbns konulannda yaptığı acık- lamalardan "sözterimiz yanlış anlaşddı" diyerek geri adım atması, yeni Yunan hü- kümetinin yürüttüğU halkla ilişkilerkam- panyasının bir parçası olarak değerlen- dirildi. Mitsotakis'in demeçlerinin Anka- ra'da yarattığı düşkırıklığının Dışişleri Ba- kanlığı Sözcüsü Murat Sangar tarafından iki kez dile geürilmesinden sonra Yunan Hükümet Sozcusü Virone Polidoras'ın hafta sonu yaptığı açüdamada, yaklaşan Londra zirvesine yönelik kamuoyu oluş- tunna çabasının da rol oynadığı belirtili- yor. Yirmi altı yüdır ABD'yi ziyaret eden ilk Yunan Başbakanı Konstantin Mitsotakis'- in burada Kıbns'tan asker çekilmesi ve Maraş'ın Rumlara verilmesi doğrultusun- da istemler dile getirmesi ve düzenlediği basın toplantüannda Türkiye'ye yönelik "afcır soçlayıa" ifadeler kullanması An- kara tarafından ">eni hükiunete gösteri- kn iyi niyetin istisman" olarak değerlen- dirilînişti. Ancak sözcü Polidoras'ın son açıklaması, Ankara'da "memnuniyet" ya- rattı. Bu konuda görflş açıklayan üst dü- zeyli bir Dışişleri Bakanüğı yetkilisi şun- lan söyledi: "Yıuı hakümeti, Türkiye'yi Ugilendi- ren açridamalannda gerek iisiup, gerek ice- rik balamından çok ileri gitmişti. Bn ko- nnda Ankara'nın tepkisini gösteren açık- bunalanmızın uluslararası kamuoyunda da yankı yaptığı görüşundeyiz. Yunan hukü- de Türkiye'nin AT'ye üye olma isteğine prensip olarak karşı çıkmadıklannı büdir- di.Yunanistan Başbakanı, "Avrupa Top- lulugu'nun kurulnş temelinde >er alan baş- ta insan haklanna sa>gı gibi ilkelere uy- maması durumunda Türkiye'nin, ihelik girişimlerinde bazı giıçlüklerle karşılaşabilecegini" söyledi. Mitsotakis demecinde Türkiye ile ilişki- Dışişleri çevreleri, Yunanistan'm, uluslararası kamuoyu ye Akbulut-Mitsotakis görüşmesini göz önünde tutarak geri adım attığım belirtiyorlar. Ankara'ya göre Yunanistan tam bir halkla Uişküer kampanyası yiirütüyor. Dışişleri, Gümülcine Metropoliti'nin, "Sadık Ahmet ve Faikoğlu Türkiye'nin milletvekilidir" sözlerine tepki gösterdi. meti tarafından aülan geri adımın asbnda içerig betti depdir. GörüsJerinden vazgec- tikleri dognntusunda bir şe> yok. Ancak y»nhş aalstsıMıklannı öne sürerek, hava- yı yumuşatma egfiimiııdedirier. Ba da Ati- na tarafından yürütülen PR (halkla Uiski- lcr) kampaDyasının doğal bir sonncndur. Bu arada Mitsotakis dün Fransız Le Monde gazetesinde yayımlanan demecin- ler ve Kıbns sorunu üzerinde de durdu. Mitsotakis demecinin Kıbns sorunuyla il- gili bölümunde, "Turk hiiküroetinin, ada- daki durumla ilgili tutumunun uzun vade- de 'savunularaayacak' nitelikte oidugunu anlayamamış olmasının şaşırbcı bulundu- gunu" söyledi. Mitsotakis, "Yeryüzünde idcolojileri ve halklan birbirinden ayıran engeUer ortadan kalkbgı döaemde, bir Av- rapa ülkesinde işgal kuvvetlerinin sörcsiz variığını siirdünnesi düşünülemez" dedi • öte yandan, Gümulcine Metropoüti Da- masldnos'un Batı Trakya konusundaki açıklamalan da Anktra'da rahatsızhk ya- rattı. Yetkililer, Damaskinos'un "Batı Trakya'daki azmlıgın sorunlanıu tahrik et- meye yöneHk" demeçleri daha önce de ver- diğini anımsatarak, "Bu yaklaşımla, Türirî- ye'yi olaylara kanşmakla soçlayarak bi- zi de sorunun içine çekmeyc çaltşıyorlar. Yeni bir polemik yaratmak istiyoriar. Oyu Baü Trakya konusunda Tnridye'ni» bili- nen dnyaıiüıfı ve ilgisi dışıoda, içişlerine müdahale sayılabilecek hiçbir tutuma gir- meye niyeti yoktnr" görüşünü savunu- yorlar. Damaskinos'un son seçim- lerde bağımsız listelerden parıamentoya gi- ren Türk azınlık mensubu milletvekilleri Sadık Ahmet ve Ahmet Faikoflıı'nu suç- layarak, "Bnnlar, Türkiye'nla milletvekilleri" demesi ise Dışişleri yetki- lileri tarafından "Sayın Damaskinos, Yu- nan demokrasisine golge düşöriiyor. O ül- kenin vatandaşlannın oylanyla seçUmiş temsikikre kara çalarken, kendi sistemte- riaden kuşkn uyandıracak södcr tdiyor" diye yorumlandı. Afrika UlusalKongresi lideriAmerika'da destek anyor Mandela'nın ufuk turuSiyah lider, ırkçı Güney Afrika yönetimine kar§ı Kanada'dan destek sağlarken ABD'nin ırkçı yönetime karşı tavır almayacağı samlıyor. Dıs Habcricr Servisi — Güney Afrika Cumhuriyeti'nde ırkçılığa karşı mücadele eden Afrika Ulu- sal Kongresi'nin önderi Nelsoa Mandda, ırkçı Güney Afrika yö- netimine karşı destek sağlamak için çıktığı dünya turunun Kuzey Amerika durağına geldi. Onceki gün gittiği Kanada'da göruşme- lerde bulunan Mandela, yann ABD'ye gjdecek. Nelson Mandela, önceki gün gittiği Kanada'da büyük coşkuy- la karşılaşU. Başbakan Brian Mnlroncy, Dışişleri Bakanı Joe Clark ve yuzlerce kişiden oluşan coşkulu bir kalabalık tarafından karşüanan Mandela, ırkçılığa kar- şı mücadelede kendilerine destek veren Kanada yönetimine teşek- kür etti. Havaalamnda Kanadalı yöneticilere ve ırkçüık karşıtı gruplann temsilcilerine hitaben bir konuşma yapan siyah lider, ırkçı Güney Afrika yönetimine karşı uygulanan yaptınmlann sür- mesi isteğini dile getirdi. Kanada Başbakanı Brian Mulroney de karşılama töreninde yaptığı ko- nuşmada, Mandela'yı 'müyonUr- ca kisiyle birlikte özgüringe ynrii- yes bir kAhranum' olarak nitele- di. Mandela, dun başkent Otta- wa'da parlamentoda bir konuşma yaparak, özgürlük ve eşitlik yo- İunda gerçekleştirdikleri mücade- lenin bastınlamayacağını bildirdi. Mandela, Kanada hükümeti ve halkından, ırkçı Afrika rejimine karşı siyasi ve ekonomik baskıyı sürdürmelerini istedi. Kanada'da büyük ilgiyle karşı- lanan ve istediği desteği sağlayan Mandela'aın, yann gideceğı ABD'den ayıu yakınlığı görmesi beklenmiyor. ABD yönetimi, Gü- ney Afrika hükümetine ekonomik yaptırunlar uygulanmasını isteyen Mandela'nın bu isteğine pek sıcak bakmıyor. Nelson Mandela, ülke- deki bütun siyasal mahkûmlann serbest bırakılmasını ve ayahlara, beyazlarla eşit siyasal haklaryı ve- rUmesini talep ederken Washing- ton yönetimi, Güney Afrika hü- kümetinin geçen aylarda demok- ratikleşme yönünde attıklan adımlann 'dikkate deger' olduğu- nu öne sürerek yaptınmlann sür- durülmesine yanaşmıyor. KANADA'DAN DESTEK — Kanada'da devlet başkanlan gibi karşriaııanMandela,ırkçı yönetime karşı istediği desteti elde etti. Z İ R A A T T A M H İ Z M E T B A N K A C I L I Ğ İ Genç bankacı ve sigortacı adaylarına davet: ZİRAAT'TE YEitŞMEKZiraat'te yetişmiş olmak, gûnümüz bankacdığında ayn bir değer ölçüsüdür. Şimdi, bankacıhğın yanısıra sigortacüık sektörûnde de etkin bir yer sahibi olmak isteyen gençler için bu olanak van Ziraat Bankacıhk/Sigortacüık Okulu. Ziraat Bankacılık/Sigortacılık Okulu, 20001i yülann gözde meslekleri için master niteliğinde eğitim veren bir kuruluş. Eğitim ve konaklama giderlerinin tamamının karşüandığı okulda, toplam 1 ydlık öğretim programı çerçevesinde bilgisayar kullanımmdan sermaye ve fon piyasası yönetimine, yöneticinin sosyal etkinliklerinden bankacıhk veya sigortacılığın inceliklerine uzanan geniş yelpazeden yararlanmanız mümkün. Ziraat Bankacıhk/Sigortacılık Okulu'na katılmak için: • 4 yıl eğitim süreli herhangi bir ûniyersiteden mezun ohnak, • 25 yaşını geçmemiş ve herhangi bir kuruluşta çahşmıyor olmak, • İngilizce yazdı ve sözlü sınavın ardından yapılacak mülakatta başanlı obnak yeterlidir. Son başvuru tarihi 20 Temmuz 1990'dır. Bankacılığa veya sigortacılığa "okullu" başlamak için, herhangi bir Ziraat Şubesi'nden mûracaat formunuzu alabilirsiniz. Aynntıb bilgi için, Ziraat Eğitim ve Organizasyon Müdürlüğû'ne başvurabüirsiniz. T.C ZÎRAAT BANKASI Ziraat Eğjtirn ve Organizasyon Müdüriüğü, tstanbul Cad., Trafo Karşuu,Varbk Mah/Ankara. TelSant 3421050-56, tLMûdür 3411792. Müd Vard. 3418388 2 I R A A T S I Z B I R T Ü R K İ Y E D U S U N U L E M E Z DUNÎADA BUGUN AIİSİRMEN "AyıpOluyor" Galatasaray'ı tutanlar, bütün bir futbol mevsimi boyunca hem takımlanndan hem de Tanju'dan çok çektıler Bir zamanların Aw- rupa Gol Kralı Tanju, yılın çoğunusakat olarak geçirdi. sahaya çıktığı maçlarda da çoğu zaman ağır ve güçsüz görûndü. Fazla etkıli de olamadı. Belki de en iyi çözüm, bir çoküşün belirtilerini mevsim başlamadan çok önce ortaya sermeye başlamış bulu- nan köşe dönmeci dünya görüşüne çok yatkınTanju'yu artık sat- maktı. Ama olaylara neden-sonuç ilişkisiyle yaklaşmanın güç, hatta çoğu zaman olanaksız olduğu, futbol bağnazhğının göz- leri kararttığı Türkiye'de, boylesi önemli, ama tepki çekebilecek bir kararı alacak yönetici bulmak çok zordu. Her neyse Galatasaraytılan bütün futbol mevsimi boyunca çok- ça konuşturan Tanju, yazm gelmesiyle birlikte gazetelerin son sayfasından birinci sayiasına terfi ediverdi. Eski kralın birinci sayfaya geçmesinin nedeni, film yıldızı (ay- nı zamanda şarkıcı da olduğu söyleniyor) Hülya Avşar ile evlilik dışı ilişkisi. Bu ilışkı basını öylesıne yakından ilgılendiriyor ki iki genç her gıttikleri yerde bir gazeteci ordusunun kuşatması al- tında yaşamak zorunda kalıyorlar. Hemen hemen tüm gazete- lerin, hatta cıddiyetı kuşku götürmeyen kimilerinin bile ön say- falarında Tanju-Hülya resımlerinı görmek, hatta onlara yönelik duygusal değerlendırmelerle (örneğin 'terbiyesizler' gibi) karşı- laşmak kaçınılmaz oldu neredeyse. Nitekim dün de günlük olayları gözden geçirmek için gazete- leri açınca, yine Tanju ile Hülya haberleri gördük. Doğrusu artık kabak tadı veren bu haberler gazeteciltğimiz adt- na da bir ayıp otuşturuyor. Topluma mal olmuş ünlü kişilerin yaşamlarının çeşitli yönleri- nin toplumu ilgilendirmesinin de bir sınırı olsa gerek. Tanju ile Hülya'nın evlilik dışı aşkları en ince ayrıntısına kadar toplumu ilgilendiriyorsa eğer, bu ilginin ardında geniş kesımlerın yaşan- mamış aşklarının kırıklığı yatıyor olmalı. Çeşitli baskılar ve yok- sunluklann etkisinde olan Türk insanının yaşanmamışlığının ürü- nü olan bu ilgisine dayanarak basının kolaycı yola sapması ve iki insanın özel yaşantılarının boylesıne dillere dolanması hoş oimuyor ve sonunda basın hakkında da kamuoyunda pek hoşa gitmeyecek izlenımler doğmasına neden oluyor. Bu görüşlere karşı "Tanju nun davranışını beğeniyor ve savu- nuyor musun? Bu adamın yaptığı hangi ölçüye sığar?" gibi go- rûşler ileri sürenler çıkabilir. Hemen belirtmek gerekir ki Tanju'nun yaşamının bu bölümü karısını, kendisini ve yakınlarını ilgilendirir. Önemli olan beğe- nip beğenmemek, onaylayıp onaylamamak değil. Konunun bu yanının kımseyi ılgüendirmedığinı bilmektir. Başka bir deyişle Tan- ju'nun evlilik yaşamını onaylayıp onaylamamak gazete okuru- nun, kamuoyunun hatta her hafta para verip maça giderek Tan- ju'yu izleyen seyırcının hakkı, hatta haddı değıldır. Bırakın bir ya- na, o gazete sahibınin, yönetıcısınin, muhabirınin ya da okuru- nun veya maç seyırcısınin önce kendi hayatına bakması gerek- tiği, kimi zaman bağırıp çağıranların, başkalarının özel yaşam- ları hakkında değertendirmelerde bulunanlann kendi özel yaşam- larının çok daha karışık olduğunu, ama aynı zamanda kamuoyunun da okuyucunun da futbol seyırcısınin de belırli bir alanda ün yapmış kişinın o yanı dışında özel yaşamıyla ilgilen- meye hakkı olmadtğtnı bilmeliyiz. Tanju, futbol oynamak için para alan, kamuoyu önünde fut- bolcu olarak boy gösteren ve hüneri olan, gol beklenen kişidir. Bunun dışında Tanju'nun kafa çapı, yürek gücü ve insanlığı yal- nızca kendisini veya akraba ve dost çevresinı ilgilendirir. Bu arada 'papatyalar'ın, Hülya Avşar'ın -ki aralannda karısını ve sevgililerini döven bir sanatçı da bulunan (adım söölüüümm mü?) bir heyet ile birlikte Azerbaycan'a gönderilmesine karşı çık- maları da başka bir âlem. Hanımefendıler milletın parasının buz gibi çalınmasına aldırmayıp da bir kadının eşinin çalınmasına acaba neden bu denli tepki gösteriyorlar? Bu arada Tanju ile Hülya'nın basının önünde kamuoyuna me- saj verdikleri ve birlikte yaşayacaklarını açıkladıkfarı söylenebi- lir ve "Madem ki böyle yaptılar biz de özel yaşamlarıyia ilgilen- mekte haklıyız" denebilir. Bu göruse katılmak da güç, hatta olanaksızdır. Sürekli izlen- mekten bıkan iki genç bu açıklamayı yapmışlarsa, bu, o andan başlayarak artık herkesin dilediğince özel yaşamlarına kanşa- bilecekleri anlamını taşımaz. Hatta tam tersine, "Evet, biz bir- likte yaşıyoruz ve yaşayacağız, bu sizi ilgilendirmez" anlamını da içerir. Bütün bunlardan sonra kimileri de Hülya Avşar'ın bu ilişkiyi kişisel reklam aracı olarak kullandığını söyleyebılir Doğrusu ya bu görüşü savunanlar haklıysalar bile yine de yayınlan ve tep- kileri haklı bulmak olanaksızdır Çünkü eğer Hülya Avşar bu iliş- kiyi reklam aracı olarak kullanıyorsa, ona bu olanağı sözü edi- len olayı çarşaf çarşaf yayımlayan basın sağlıyor demektır. Kısacası nereden bakarsanız bakın tutarsız ve basının itibarı- nı düşürücü bir olay ve yayıncılık anlayışı ile karşı karşıyayız ve doğrusu artık ayıp olmaktadır TAHRAN^EV ^AÇAKÇILIK' İDDİASI Ankara, yeni bîr gerginlik istemîyor Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Murat Sungar, îran Büyükelçiliği Müsteşarı Müfit Özdeş'e yöneltilen iddiaları 'tenzih'le yetindi. Sungar, Özdeş'in odasında bulunan 'eserler' konusuna açıklık getirmedi. ' ANKARA (Cumhnriyet Boro- m) — Türkiye'nin Tahran Büyü- kelçiliği Müsteşarı Müfit Özdeş'e yöneltilen "anük eser kaçakçıbgı" iddiaları karşısında Ankara, Dışiş- leri Bakanı Ali Bozer'in gelecek hafta Iran'ı ziyaret edeceğini de gözeterek iki ülke arasında yeni bir gerginliğe meydan vermeme yolunu benimsedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mnral Sangar, dün konuyla ilgili soruları yanıtlarken Özdeş'e yö- neltilen iddialardan "tenzih" et- mekle yetinerek "dayin önemli w bizira nzerinde durdnğumuz >ö- aü, lahran'daki Tiirkiye Biiyökel- çiligi Mnsteşan'nın uluslararası hukuk ve diplomatik teamüle ay- kın olarak karayolunda durdnrn- tarak kendisinin ve arabasının anuunasıdır" dedi. Konunun "gerçek boyutlannın dışına çıkarümak istendigi kana- atinde olduğunu" bildiren Sun- gar'm, Özdeş'in arabasında bulu- nan ve bazılan 850 yılhk olduğu iddia edilen eserler konusuna bir açıklık getirmemesi dikkat çekti. Öte yandan Dışişleri Bakanlığı çevreleri, tran'ın yalanlamasına karşuı özdeş'in Türk sının yakın- larında durdurulduğu lran Dev- rim Muhafızlan (Pastarlar) tara- fından "iü'lip kakıldığını bu ara- da kendisine tokat aüMıgıtu" tek- rarladılar. Söz konusuçevreler, ÖzdeşHn TOrkiye've tatüe gelirken arabasın- da el konan eşyalar arasında 8S0 yülık antik eserler olduğu yolun- daki iddialann doğru olmadığını söylediler. Ele geçirilen ve esanslı srvılar tutan Guabdan adlı kapla- nn ise Tahran'da para verilerek sa- tın ahnabildiğini, bunlann, ülke dışına çıkarılması yasak şeyler ol- duğunu zannetmediklerini kay- dettiler. Bu arada a>Tu çevrelerin, Öz- deş'in *%ski şeylnc mûtbJş menkiı oldnğunn" söylemeleri, hatta res- torasyon amacıyla evinde bir de tezgah bulundurduğunu bildirme- leri aynca dikkat çekti. Ancak bu- nun özdeş'in kaçakçıUk yaptığı anlamına gelmediğini ısrarla be- Urttiler. öte yandan îran'ın Ankara Bü- yükelçisi Muhammed Bagheri- nin, "söz konusu eserleri Özdeş'e satan kaçakçılann îsimlerini istemesi" konusuna Türkiye'nin girmeyeceğini söylediler. KKTC 12 boykotçu miUetveküünin unvanı düştü LEFKOŞA (AA) — KKTC'de, milletvekili seçilenlerin Meclis'te ant içecekleri bir aylık yasal süre dün sonaerdi. Bu göreviy erine ge- tirmeyen Demokratik Mücadele Partisi(DMP) üyesi 12 kişi, millet- vekilliğ^ unvanını kaybetti. 6 mayıs seçimlerinden sonra "Meclis boykotu"na başlayıp DMP milletvekillerinden 2'si ye- min ederek Meclis'teki yerini ahr- ken geriye kalan 12 milletvekili, anayasa veMeclisiçtüzüğü madde- lerinin amir hükümlerine rağmen dün de Meclis'e gelmedi. Milletvekili unvamnı yitirenler arasında, Toplumcu Kurtuluş Par- tisi (TKP) Genel BaşkanıMusttfa Akıncı ve 4 arkadaşı ile Cumhuri- yet çi Türk Partisi (CTP) eski Gend Başkanı Özker özgürve6 arkadaşı bulunuyor. Anayasanm 85. maddesinde, "Özıirsüz ve izinsiz olarak bir ay sureyle Meclis çalışmalanna k»ül- mayanlann milletvekilligİBİn sona ereceği >e buna, Meclis Genel Ku- rulu'nun karar vereceği" belir- tiliyor.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle