03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
19 HAZİRAN 1990 CUMHURİYET/15 HAVA DURUMU TÜRKIYE'DE BUGÜN Meteonıroloji Genel Müdürtüflü'nden alınan bılgıye gflre yurdun kuzey te- simleri paıçalı bufcıtkı, Orta ve Doju Karapeniz, B * Karadanzin ıç kesım- leri, Iç Anadolu'nun kunydoOusu ve Do0u Anadokı'nun kuayi sağanak ve gök gûrüitü» saflanak ya&sı. ötekı yeriet az bututkı geçec*. HAA Sl- CAKLIĞI BatıMigderimödebirazaf- tacak, doğtKta defcıneyacek. RÛZ- GAR. Yürdun kuay kesimlerinde laı- ay « bab, Meki yertenle gurey ve te- to ytoerden hafif ara sıra orta kuvvette yaOtş anında kuvvgüce esecek. Kara- denc Marmara ve Egrte yıktız ve ka- rayel, Akderaz'de oünbabsı ve lodos- tafl 3-5 yer yer 6 kuvvetınde saatte 31° 17» Dıyarbakır 28° 17° Edıme 29*18°Erarxan 22° 11" Eraınım 23° 8°Esta**»r 24°13°Gmanl>p 29°21°&nan A 29°13°Mansa B 2f> 13° K Maraş Y 23° 10° M«rsn Y 20° e°Mu«la B 23°T2°MU5 A 29°M»W8* Y 22»W°0n)u 30°18°6am4jhi(nY 2 2 ° W « a 20° 12° HaHdn B 24° 12° Samsun 30" 18° teparta 28° 13° Isfcnbu! 24° 13° tonr 24°12°Kars 10-21 >er j w 27 deniz ntf hda esecak. Vm GflH'nde hava Pa- çalı btıtuöu geçecek Rûzgâr gûney ve batı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette esecek Göl kûçtık dalgaJı oıacak görûş uzak- Itfı 10 km dolaytnda bukjnacak. Bolu Burea ÇmHak Çoıuni Oenrf A 25°tl°art. B 2«°ie°Skıoo B 29°18°Swas Y 21° 5°Tetartaj 21° 10° Kasömonu Y 23° 12° Tratan 22°TPK«l«ri Y 22°10°Tunc«l 27° 13° Kırtdnt B 24° 14° Uş* 27°16°Kon»a 23°12°Kûtrtya 2>°1G°Malatya B 25°12°V4n B 25° 11° Yozgat Y 26°12°Zongukl* B 29»16° A 29° 18° A 2T21» B 27° 14° B 22° 10° B 22° 11° Y 22° 18° Y 22° « ° Y 22° 18° A 28° 17° B 23° 16° Y 21° 10° B 25° 16° Y 21° 17° B 25° 12° B 24° 10° B 21° 10° Y 21° 10° B 22° 16° k-teırlı S-ssi Y-yaQnwlu BULMACA SOLDAN SAĞA: 1/ Yük asansörü. 2/ Divan edebiyatında dört dizeden oluşan bir nazım şekli... Yer- me, kötüleme. 3/ Yi- yecek._ Eski ve bilin- meyen bir tarihi an- latmakta kullanılan deyim sözü. 4/ Uzun tüylü bir süs köpeği... Akciğerleri dinlerken hekitnin duyduğu pa- tolojik ses. 5/ Zerdilşt dininde kötülük tan- nsı. 6/ Lifleri ip ve çuval yapımında kul- lanılan bir bitki... Japonya'da bir kent. 7/ Terbiyesiz kimse.. Yemin... Samar- yum elementinin simgesi. 8/ Gemiler- de küçük makara. 9/ Yer ölçmeye ya- rar düğümlü ip... Muhtemel. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Hayvan türlerinin davranışlarını dinamik-biyolojik açıdan inceleyen bi- lim. 2/ Lütesyum eleroentinin simge- si... Ateşte kızartılmış taze buğday ya da nusır. 3/ Osmanlı lmparatorluğu- nda en büyük sivil ve askeri yönetim bölgesi... Ender, seyrek. 4/ Açıklık... En kısa zaman süresi. 5/ Zehir... Ana rnotifin yinelen- mesinden ibaret canb ve hareketli bestelere verilen ad. 6/ Duru ve temiz kesme cam. 7/ Sulak yer... Gözleri görmeyen... Eski Mısır 1 - da güneş tanrısı. 8/ Dıştan geien bir uyarım sonucu doğan ve devi- nim, salgj gibi iç tepkilere yol açan istenç dişi siniı etkinliği. 9/ Bir nota.. Samanından aynlmamış arpa, buğday yığınları. 60 YIL ONCE Cumhuriyet Kadın Belediye Reisi? 19 HAZİRAN 1930 "Kadınlar zaman zaman bir sıtraa nöbeti geçiriyorlar. Meb'us olmak isti^orlar, meslek sahibi olmak istiyorlar, daha bir çok şeyler... Şimdi de tutmuşlar belediye reisi olacağız diyorlar... Peki olsunlar... Fakat şehircilik hakkında daha küçük bir fikirleri olmıyan bu cinsi nisaya biz mukadderatımızı nasıl teslim edelim?" Bu mektubu ne de gününde yazdın oğlum... Bugün haziranın on altısı... Cumhuriyet gazetesi okudun mu? Bak, belediye mecüsinde şöyle bir münakaşa var. Azadan biri Avrupa masraflarına itiraz ediyor ve bu seyahati yapan adamlann gerek harçettikleri paralar, gerek gördükleri şeyler hakkında izahat vermesini istiyor.. Sen misin bunu istiyen?.. Hiç demokrasi içinde, böyle milletin fertten bir Şehremininden izahat istemiye ne hakkı var?.. Tabii derhal reye koyuyorlar... Zavallı müddeinin havaya kalkan eli, bu demokrasi havasının içinde tek başına sallanıyor... Ekseriyet olmadığı için Şehremini de sair gidenler de izahat vermek gibi haysiyetşiken bir ytikten kurtuluyorlar... Görüyorsun ya oğlum?.. Avrupa'da şehircilik bir fen haline gelmiştir. Bunun bir programı, tekniği, metodu, içtimaî, iktisadî, fennî AUSTİN Seven  Ud. BENZıN NAKlıYE RATI S f ^ S T QLCHRiSTWALKŞKveŞaiLtd departmanları havi teşkilâtı var... Bunu gidip görmek, —görmek değil a!.r— uzun uzun okumak ve tetkik etmek lâzım... Amenna... Bu iş için para sarfetmek lâzım.. Amenna!.. Fakat böyle milletin parasını sarfeden adamlann bu parayı lüzumlu bir şekilde sarfedip etmediklerinin hesabını vermeleri, bu ilmî, fennî tetkikatı, bize değilse hiç olmazsa belediye meclisine vermeleri demokratik bir idarenin vazifesi değil midir?.. Asıl yaradan hiç bahsetmiyorum. Sütler, sular, yollar yiyecekler... Teşkilât... Bunları sayarsam, bitmez... Ya biz, Avrupa seyahati diye milletin kesesinden aldıklan paranın müsbet faydalarun göstermiyen, çocuklanmıza daha henüz temiz süt içmek, fennî bir şekilde büyüyebilmek imkânlannı vermiyen adamlara mukadderatırruzı nasıl teslim edelim?.. Cici Anne 30 YDL ONCE Cumhuriyet Sanıkların mahkemesi 19 HAZİRAN 1960 27 Mayıs inkılâbından sonra tevkif edilen bütün siyasi tutuklulann, muhakemelerinin yapılacağı Yassıada'da toplanmalanna karar verilmiştir. Şimdiye kadar Ankara'da Harb Okulu'nda nezaret altında bulundurulan sabık RM.M. Başkanı, | Bakanlar, milletvekilleri ve generaller ile Davutpaşa'daki tutuklular arasında Celtl B«y»r bulunan 7 eski DP milletvekili de dün sabaha karşı saat 2.10 da Yassıada'ya getirilmişlerdir. Bu suretle Yassıada'daki tutuklulann sayısı 46O'ı bulmuştır. Yanlışlıkla tevkif edildiği anlaşılan bir memur ise dün tahliye edilmiştir. Davutpaşa'dakj diğer tutuklulann da bugünlerde Adaya nakil edilmeleri için gerekli tedbirler alınmıştır. Yassıada'da tam teşekküllü bir hastane kurulmuştur. Hastanede 25'e yakın hekim vazifelendirilmiştir. Ani hâdiseler karşısında gerekli müdahaleyi yapacak operatörler arahksız olarak nöbet tutmaktadırlar. Tutuklular her istedikleri zaman muayene edilmekte ve gerekli ilaçlan en kısa zamanda temin olunmaktadır. Aynca intiharlara engel olmak için de çok müteyakkız davranılmaktadır. öte yandan Bayar ve Menderes hariç bütün tutuklular günde iki defa 45'er dakika Adada açık havaya çıkarılmaktadır. Münferit odalarda kalmakta olan Bayar ve Menderes'in birbirleriyle karşılaşmalanna imkân vermemek için de tedbir alınmıştu. Üç gün önce sinir buhranlan geçiren Menderes normal hâle avdet etmiştir. GEÇEN YDL BUGUN Cumhuriyel Çin'de durum 19 HAZİRAN 1989 Çin'de sertlik yanlılannın duruma hâkim olmasından sonra yönetimin ülkede bir terör havası estirdiği ve idam cezalannın birbirini izlediği gözleniyor. Geçen hafta persembe günü Şanghay'da göstericileri ezen treni yaktıkları gerekçesiyle 5 kişiye (üçü işçi) öliım cezası verilmesirün ardından cumartesi günü de 8 kişiye daha idam cezası verilmesi ile ölüme mahkflm edilenlerin sayısı 13'e ulaşırken tutuklananlann sayısı da 12ûO'ü buldu. Çin'de idam cezaları, tabanca ile mahkûmu ensesinden vurarak infaz ediliyor. DÜNYA'DA BUGUN VtetnngtonA 29° Zünh V 22° TABTISMA Z«M* Profesörlük YOK, önce belirli sanatçılara bol keseden doçent ve profesör unvanlannı dağıtmış; 1988 tarihinde de kitle halinde profesör üretmiştir. Öyle ki herhangi bir bilimsel çalışma yapma gücü olmadığı için doçentlikten emekliliğe ayrılmayı düşünen bir çok öğretim üyesi, YÖK sayesinde profesör olmuştur. 1981 yüında yürürlüğe giren 2547 sayıh Yük- s«k öğretim Kanunu 26. maddesinde profe- sörlüğe yükseltmenin koşullannı belirlemij- tir. Bunlardan en önemlisi, ilgili bilim alarunda uygulamaya yönelik çalışmalar ve uluslararası düzeyde oriiinal yayımlar yapmış olmak ge- rektiği yolundaki koşuldur. Maddenin sözü edilen hükmünun 1981 yüından bu yana hep aynı kalmasına ve hâlâ yurürlükte bulunma- sına karşın, YÖK'un sürekli değişen ve bir tür- lü oturmayan kararları sonucunda dört ayn tip profesör oluştuğu bilinmektedir. YÖK, önce belirli sanatçılara bol keseden doçent ve profesör unvanlannı dağıtmış; 1988 tarihinde de kitle halinde profesör üretmiştir. öyle ki herhangi bir bilimsel çalışma yapma gücü olmadığı için doçentlikten emekliliğe ay- rtlmayı düşünen birçok öğretim üyesi, YÖK sayesinde profesör olmuştur. Butun bu uygulamalarda yasayı hiç mi hiç dikkate almayan YÖK, kendi kusurunun ya- rattığı bu olumsuz sonucun günahını adeta bundan sonra profesör olacaklann sırtına yüklemiştir. Gerçekten de kadro şartı aran- maksızın profesörlüğe yükseltilebilecek, Tür- kiye genelinde 200 kadar aday için, YÖK bir- den bire dış yayın ve sitasyon aramaya başla- mıştır. Ne yazık ki bu olgu, basınımızda ban yazarlarca "zor profesöriük dönemi" olarak nitelendirilmiş ve uygulamarun akademik ka- litenin yükselmesine yararlı olacağa izlenimi yaratümıştır. Kuşkusuz, profesörlüğe yükseltihnede ulus- lararası yayın aramak bilimsel niteliğin bir gös- tergesi olarak kabul edilebilirdi. Ancak bunun için öncelikle ve aynca adayın diğer bilimsel çahşmalannın göz önünde tutulması ve değer- lendirilmesi gerekirdi. Gerçi, yasa maddesi aynı kaldığına göre böyle bir arayışın eşitlik ilkesine uygun düşüp düşmeyecegi; bir fızikçiden, hukukçudan ya da ressamdan uluslararası yayın beklemenin ne olçüde gerçekçi olacağı; bırakın yurtdışı ya- ymlan, ülke içindeki yayınlan büe izleme ola- nağı verilmeyen öğretim üyesinden bunu iste- menin hakkaniyetle bağdaşıp bağdaşmayacağı gibi hususlar tartışüabilir. Hepâ bir yana, aca- ba uluslararası yayın aranması akademik ka- liteyi yükseltmiştir denilebilir mi? Sanılanın tam tersine, olay hafife ahnmış; akademik kah'te yeniden büyük bir darbe ye- miştir. Çünkü, YÖK'ün "Değeriendinne Ko- misyonu"nun yaptığı sadece adayın adırun Belgeler ve l\iedenler "30 Yıl Sonra 27 Mayıs" dizisinde, 27 Ma- yıs öncesinde kimsenin kimseye bitap edeme- yeceği şeklide bana da hitap edilemeyeceği gi- bi, ben de kimsenin sözü ile değil karakterim icabı hep inisiyatifınüe hareket etmişimdir. Harekâtm ertelenmesi değil, özellikle Harp Oknla'nun yürüyüşünden sonra alınmakta olan tedbir ve tertipleri bildiğimden, çabuk- laştınlması fikri ile faaliyette bulundum. Bu hususlar, sakıncalan kalmadığı zaman, belgeler ve nedenleri ile acıklanarak elbette ta- rihe intikal ettirilecektir. 27 Mayıs devrimi her kademedeki komutan, subay ve mensuplannın katıldığı silahlı kuv- "Science Citation Index"de bulunup buhın- madığım bilgisayardan araştırmaktır. Bu in- dekse ise yundışında yayımlanmış kitaplar ile tngilizce dışında yayımlanmış olan makaleler girmemektedir. O halde, bir öğretim üyesinin yurtdışında bir kitabı yayımlanmış olsa veya Almanja'da bir dergide Almanca makalesi çıksa, o kişi komisyon tarafından yetersiz ka- bul edilecektir. Buna karşıhk, tngilizce yayrmlanan dergi- lerden birinde tek bir makalesi yer alan ve adı Index'e geçenlerin hepsi şu anda profesör ol- muş durumdadırlar. Tek ölçüt bu kabul edil- nüş ve Türkçe yayınlar, uygulamaya katkı gi- bi hususlar üzerinde hiç mi hiç durulmamış- tır. Böyle bir durumda kalitenin yükseldiği, amacm bu olduğu nasü söylenebilir? öte yan- dan, dünyanın başka hangi ülkesinde profe- sör olmak için böyle bir koşul öngörülmüş- tür? Bu bir kompleks değil de nedir? Sonuç olarak, Amerika'da yayrmlanan der- gilerden birinde tek bir makalesi bile çıkan- lar bu unvana layık görülmüşken; yülardır bi- limsel çalışmanın içinde bulunanlar, ders ve- renler, verdikleri dersin kitabını yazmış olan- lar, çeşitli seminer ve konferanslarda sunduk- ları tebliğlerle adım duyurmuş ve uygulama- ya katkılarıyla tanınmış olanlar alt komisyon- lara havale edilmişlerdir. Bu kişiler hakkında müracaat ettikleri tarihten itibaren 7-8 ay geç- miş olmasına karşın, olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar alınmamış olması da ayn bir sorun olarak kendini göstermektedir. Demokratik bir ulkede basımn kamuoyu yaratmadaki rolU ve gucü tartışılaraaz. Bu bi- linçle, Batı Avrupa ulkelehnde, yetkili bir ki- şiyle belli bir konuda röportaj yapmayı plan- layan gazeteci, kendini önce o konuyu tüm yönleriyle araştırmak ve incelemekle yüküm- lü sayar. Bu görev anlayışı dolayısıyladır ki sorduğu sorularla karşısındaki yetkil;nin kendi görüşlerini yaymasuıa değil; gerçeklerin ortaya çıkmasına yardımcı olur. Saygılarımla. Doç. Dr. BARIŞ AKREBOGUU vetlerimiz Türk ulusu adına gerçekleştirdiği bir şeref abidesidir. • Ben, onun sorumluluğunu ordumuzun şa- nına hiçbir leke sürmeden, aynı istikamette ba- şından sonuna kadar taşıyan subaylardan bi- riyim. RAFET AKSOYOĞLU TJC İSTANBUL BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ ISKİ İSTANBUL SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İHALE DUYURUSU Aşağıda özellikleri belirtilen kapalı zarf ile teklif alma yöntemlndeki ihale ile ilgitenenler. ihale dosyasmı ISKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİCARETİŞLERİOAİRE BAŞKANUĞI'NDA görebilir ve dosya bedelım ISKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ merkez veznesine yatırarak alabittrter. Isteklilenn şartnameye uygun hazırtayacaklan kapalı tekff rnettuplannı ihale tarihinde saat 11.00'e' kadar aşağıda belirtilen adreste GENEL EVRAK MÜDÜRLÜĞÜ'ne gıriş, tarıh ve numarasını içe- ren alındı makbuz karşılığında teslim etmeleri gerekmektedir. Teklif zartlan saat 14.00te İhale Ko- misyon Başkanlığı'nca açılacaktır. KaşM ihato Ooçld Dotya i No: l*in Mı B*<MI Ytottti T M I I M I T. 8000 V. 7913 V. 7954 V. 8001 V. 6286 Klor dozay pompası 100 ton sönmüş kireç Saçlı flanş contası Elektrik malzemeleri Çakıl. mtcır, kum 3OXX)0J0O0 26A990 25400.000 26&990 653S0D00 27.6990 22000000 28&990 130JOOOXXX) 29&990 1500.000 1.2SOJ0OO 3.267.500 1.10O000 asooxxn 20.000 20Û00 10.000 40J000 Not: 1- Postadaki gecikmeler dikkate alınmaz. 2- İSKİ 2886 sayılı Deviet ihale Kanunu'na tabt olmayıp ihaleyi yapıp yapmamakta, dilediği- ne kısmen veya tamamen yapmakta uygun bedelin tespit ve takdirinde serbesttir. ADRESİ : ISKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Aksaray Meydanı 34410 Aksaray-İSTANBUL TEL : 588 38 00(35 hat) TELEX : 23923 ISlMr FAX : 5883883 10SEVDA DOLU YOLCULUK Cahit Külebi 3000 Bra (KDV içinde) Çağdaş Yayınlan Türkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-tstanbul Ödemcii gönderilmez. GÜLERYUZLÜ CİDDİLİK Vedat Günyol 3000 lıra (KDV içinde) Çağdaş Yayınlan Türkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-htanbul Ödemeli gönderilmez. CUMHURİYET YOLUNDA Yunus Nadi 2000 lira (KDV içinde) Çağdaş Yayınlan Türkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-İstanbul Ödemeii gönderilmez. KAMUOYUNA Duyarlı İHD üyeleri ve insan hakları savunuculan olarak İHD İstanbul Şubesi'nde 413, 424, 425 nolu kararnamelere ve insan onuruna aykırı baskılara karşı 13 haziranda başlattığımız AÇLIK GREVİMİZİ 19 haziranda İsmail Beşikçi'nin duruşmasına kadar sürdürdük. Türküleriyle, önerileriyle bizi destekleyen, bize katılan tüm dostlara, kişi ve kuruluşlara bundan sonraki insan hakları mücadelesinde de birlikte olacağımız inancıyla teşekkür ederiz. İNSAN HAKLARI DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ ULUSAL HAKLAR. AZINLIKLAR VE MÜLTECİLER KOMISYONU - CEZAEVİ KOMİSYONU TÜRK HAVA YOLLARI A.O'dan - Ortaklığımız, kabin memurları (Hostesler) için 796 çtft yazlık bayan ayakkabısı kapalı zarfla teklif almak suretiyle satın alınacaktır. - Anılan yazlık bayan ayakkabılannın toplam tahmini bedeli 55.720.00Q— TL olup konuya ilişkin geçici te- minat tırtarı 2.228300- TL.'dir. - Kapalı zarfla verilecek teklif mektuplan en geç 27.06.1990 günü saat 17.00'ye kadar İstanbul, Atatürk Havalimanı THY A.O. Genel Yönetim binası B Blok Asma Kat adresinde mukim Alım Satım Kurulu Baş- kanlığı'nda bulundurulacaktır. Anılan gün ve saat- ten sonra elden verilen veya posta ile gönderilen teklif mektuplan kabul edilmeyecektir. - Konuya ilişkin ihale 2a06.1990 günü saat 10.00'da yu- kandaki adreste yapılacaktır. - Tahmini bedeli aşan teklrfler değerlendirme dışı bıra- kıbr. - Şartnamede istenilen tüm belgelerin aslı veya noter- den tasdikli suretlerin ibrazı gereklidir. - Şartnameler yukarıda belirtilen adresten temin edilir. - Ortaklığımız 2886 sayılı Devlet ihale Kanunu'na tabi olmayıp, ihale konusu ayakkabıiarı alıp almamakta dilediğinden kısmen veya tamamen almakta ser- besttir. E N B Ü Y Ü K M L T L l L l k S İ Z İ B E K L Î V O R 5t»K SJTE (U7 t9 47} 11 00 13 15 1S 30-17 4S 21 30 Ç tas ŞAFAK 1 (516 2« 60) 11 00 U 15 16 » 18 «5 21 00 Scyoftiu BEVO&.U <151 32 40) 12 00 14 15 16 30 18 45 21 00 MARKHARMON Yön WILL MACKE\ZIEYAL«IZ SINEPOPHO 70 71| 16 30 1S4S211S ç u« SAFAK 2 (516 26 60) 11 30 14 00 16 30 18 «5 21 15 Kadıköy HAKAN (337 «0 821 11 00 13 30 16 00 18 30 21 30 ' TUM ÇOCUK1ARA KARNE ARMA6ANI BU ONLARIN ILK ÇI2CI RLMI u SINEPÖP d"43 70 71) . 11 00 U 15 14 15 KSM-K«dA6y Kuliur Sanaı M (346 0142) 12 00 14 1S 16 30 19 00 21 15 fcnhstB DERYIk Kultut Sanıt M f229 96 16) 12 15 14 30 16 45 19 00 21 15 ITa»n Don>l'ıa gctdı (,lngrnekrı İ llk ucaKa gtrı d<«ııttı ÇİNGENELER ZAMANI1 Ç ÛT1MF OF THF (,>PSUS ÇİM$AFAK 3 (516 26 60)- 12 00-1S0O-1» 00-21 00 5 HAFTA ÎLAN SİVAS 2. ASLIYE HUKUK HÂKİMLtĞİNDEN 1989/366 Davacılar Pembe Kurt ve Keziban Tokmak vekili Avukat Ertan Sanan tarafından davalılar Abdullah Uysal ve raüşterekleri aieyhine açılan tapu iptali ve tescil davasında; Tüm aramalara rağmen adresleri tespit edilemeyen davalılar Ab- dullah Uysal, tsmail Uysal ve Fadime Harpuı'un 18.7.1990 günü sa- at 09.00'da mahkememizde bizzat haar bulunmalan veya kendileri- ni bir vekille terasil ettirmeleri, aksi takdirde yokluklarında yapıla- cak işlerrüere itiraz ederaeyecekleri HUMK'nun 213 ve 377. madde- leri gcreğince ilanen tebliğ olunur. Basın: 46963 ANKARA NOTLARI MUSTAFA EK3VIEKCİ Tanilli'nin Gülay'a Mektubu: (2) "Güneşin Olsun Gönlünde..." Prof. Server Tanilli, Gülay Beceren'e mektubunda; "Başka söy- leyeceklerime geleyim" dedikten sonra şöyle sürdürüyor: "Felç olduğunu duyduğumda, ilk sorum şu oldu: "Elleri sağ- lam mı?" Bu tür olaylarda ilk sorun budur hep. "Sağlam" dedi- ler; "O zaman sorun yok!" dedim. Gerçekten, böylesi durumlarda, ellerin işler katışı pek önemlidir Bunun ne demek olduğunu, rehabılrtasyon merkezlerinde, ellerini de yrtiren insan- ların müşküllerini gördükten sonra anladım. İnsan bedeninde en önemli organ "el"dir; "insanı yaratan elleri oldu" derler, ina- nınm. Ancak, başlarda hareketsiz kalış, bir yatağa mıhlanış, pek büyük bir kötümsertiğe götürür insanı; kişi, yaşamın dışına attl- dığını sanır ve bu ömrün hep böyle geçeceği duygusuna kapı- lır; yasamdan soğuduğu anlar da olur hatta. Hepsini tanıdım bu duygulann. Benim olaydan sonra ilk yatırıldtğım —Siyami Ersek- in o ünlü— Haydarpaşa Göğüs Cerrahi Merkezi'nde, böyle bir bıkkınlık anımda, "Bu da hayat mı?" diye yakındığım bir sırada, her zaman minnetle andığım büyük hekim Ayşen Hanım'ın söz- lerini unutamam: "Server Bey" demişti, "hayattan sakın şikâ- yet etmeyiniz; hayatın alternatifı yoktur!" ve, bir trafik kazasında hurdahaş olan eşinden söz edip "Keşke yaşasaydı!" demişti göz- teri dolu dolu. Ayşen Hanım'ın o sözleri, beni yaşama bağlayan ilk bağ ol- muştur. İkinci bağı da götürüldüğüm ünlü London Hospiial'ın başhe- kimi —dünyaca tanınmış nöroşirurg— Profesör VVatkins kurdu. Bana çok büyük bir ilgı gösteımış olan bu filozol hekim, orada kaldığım bırınci ayın sonunda ünlü Stocke Mandeville rehabili- tasyon merkezıne sevkedileceğım günün arifesınde, benımle ve- dalaşmaya gelmış ve —üzerime bir baba şefkatıyle eğilerek— şunları söylemiştı: —Mr. Tanilli demişti, yarın seni Stocke Mandeville'e gönderi- yoruz. Orada bir süre kalacak, bir eğitim görecek ve sonunda tekerlekli sandalyene geçeceksın. Bu eğitim pek önemlidir se- nin için, çok dikkat et gösterılenlere. Benım aynca söyleyece- ğim ise şu: Unutma, sen hasta değil, sadece sakatsın (handikape). Hasta başka, sakat başkadır: Hastanın yaşamın- da kısıtlamalar vardır, ama sakatta yoktur; önun sadece hare- ket dünyasına — şu ya da bu ölçûde— fiili sınıriar gelmiştir, yoksa yaşam onun için olduğu gibi devam eder. Sen de Stocke Man- deville'den sonra yurduna döndüğünde, olduğu gibi yaşayacak- sın. Yaşamında sakın kopukluk yapma; eskiden nasıl yaşıyor idıysen, yıne öyle yaşa; çünkü yaşayabilirsin. Hayat da yaşan- maya değer. Haydı güle güle! Profesör VVatkins odamdan çıktıktan sonra dünyam birden de- ğişmişti. O ana değin kendimi hasta (sayrı) sanıyordum ki kur- tuWum o duygudan; yaşamın dışına atıldıgıma inanıyordum ki silindı bu ınancım. Dürryaya yeniden gelmış gibi oldum, velhasıl! ve Profesör VVatkins'in dedikleri de çıktı: Tfekerlekli sandalyeme gectikten sonra, hiçbir konuda sınır tanımadan, eskisi gibi ya- şamaya başladım, bugün de sürdürüyorum onu. Sen de öyle olacaksın. İlk ayların güçlüklerıni yendikten sonra, —ki onları yenecek gücûn sende fazlasryla olduğuna inanıyorum— tekerlekli san- dalyenı altına çektiğınde, vız gelecek dünya emin ol! Yaşama kaldığı yerden devam edeceksin; etmen de gerek. Çünkü, önce yaşam güzeldir, sonra da yapılacak pek önemli şeyler var ha- yatta. Başta da şunlar: Bılıyorsun, ülkemız nice yıl var ki karan- lık güçlerin işgalı altındadır ve —en yüce makamlara değin— devlet ıktidannı ele geçirmişlerdir. Bu kafa, ruh ve üstelık çehre yoksulu güruhu oradan alaşağı edip geleceğe gıden aydınlık yol- lan açmak lazım. Bunu yapacak olan da bu ülkenin tarihinde hiçbir zaman tükenmemiş oian ilerici, demokrat ve devrimci gûç- lerdir ve o güçlerin içinde hiç kuşkusuz sen de varsın. Yeniden yazışmak ya da gorüşmek vaadiyie, sana gönüller dolusu başarılar diliyorum. Hoşça kal şimdilik! Server Tanilli. Not: Bir de şiir yolluyorum sana. Câsar Flaischlen adlı bir Al- man ozanınındır bu şiir ve onu, aziz hocamız H.V. velidedeoğlu kazandırmıştır Türkçeye. (Şiirin adı: Güneşin Olsun Gönlünde) "Güneşin olsun gönlünde / Kar bile yağsa ya da fırtına olsa / Gök bulutJarla ve dünya kavgayla dolsa / Güneşin olsun gön- lünde / O zaman gelsin ne gelirse / Doldurur ışıklarla en karan- lık gününü. Bir şarkın olsun dudaklarında / Sevinçli nağmeterie / Seni gün- lük tasalar bunalıma boğsa bile / Bir şarkın olsun dudaklarında / O zaman gelsin ne gelirse / Yardrm eder savuşturmaya en yal- nız gününü. Başkaları için de bir diyeceğın olsun / Tasada ve bunalımda / Ve kendi ruhunu şenlendirecek her şeyi / Söyle onlara da / Bir şarkın olsun dudaklarında. Yitirme sakın yüreklıliğıni / Güneşin olsun gönlünde / ve her şey iyi olacak." ^ANLARIN SORULARI/SORUNLARI Y1LMAZ ŞİPAL "Ne hir bilgi, ne bir belge" SORU: Ben, dört yılkk Saglık Meslek Lisesini bitirerek, 1983 yılında bir akıl hastanesinde, hemşire olarak göreve baş- İadım. Yasalan ve uygulamayı bilmediğimden şu anda- ki dunımumu da değeriendiremiyorum. Idare bana, 10. derece 2. kademede olduğumu soyluyor. Bu doğrn rau- dur? Degilse hangi derece ve kademede olraam gereki- yor? Bir de biz maaslanmızı yalmzca bir imza karşıhgı alı- yoruz. Bnit kazancımız, yan ödemelerimiz nedir, nere- lere, ne kadar kesinti yapılır, rnaaşımız ne olmalıdır, bilmiyoruz? Bu konuda ne bir bilgi, ne de bir belge ve- riliyor? Yapılan hesap dognı mu, degil mi bilemiyoruz. Çunku elimizde yazılı hiçbir belge yok. Ne verilirse onn alıyoruz. Hemen hemen her ay detişen tntarlarda ma- aş ödeniyor. Nedenini bilen yok. Iş riski ve kıdem pa- rası aldıgımız soyleniyor, ancak bilemiyornz. Evliyim ve bir çocugum var. Kocam ise çahşmıyor. Bu durnmda: 1) Benim hangi derece ve kademeden aybk almam ge- rekir? 2) Bröt maaş ve kesintflerden nerelere kesinti ya- pılıyor? Yamtlarsanız benim darumomda olanlar da konum- lanaı anlayacak. YANITi 1475 sayılı İş Yasası'nın 30. maddesinde şöyle denümek- tedir: "Madde 30 — İşveren her ödemede işçiye ücret hesabını göste- rir imzalı veya işverenin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek veya işçinin yanında bulunan deftere Ucretle ilgili bu hesapları yi- ne imzası veya özel işareti altında kaydetmek zorundadır:' Bunu yapmayıp "İşçiye ücrete ilişkin hesap pusulalarını vermeyen" iş- verenler ya da vekillerine, İş Yasası'nın 99. Maddesi uyannca "iki yüz bin lira para cezası verflir!' Ancak, 657 sayüı Devlet Memurlan Yasası'nda, memurlara öde- nen ücretlerle ilgili bilgilerin verilmesini öngören bir maddeye biz rastlamadık. Oldukça karmaşık ve her geçen gün giderek de içinden çıkılmaz duruma gelen aylık, yan ödeme, ek gösterge v.b. konularda aydın- latıcı bilgiler içeren belgelerin memurlara da verilmesinin zorunlu olmasıru dileyelim. Biz, dört yılhk Sağlık Meslek Lisesi'ni bitirerek, 12. derece 2. kademeden göreve başlayan ve altı yüda iki derece alarak, 10. de- recede 2. kademeye gelen, kocası çalışmayan evli bir çocuklu ve akıl hastanesinde görev yapan hemşirenin yan ödemeleri ile bir- likte alması gereken en az ücreti (fazla mesai-nöbet ücreti v.b. öde- meler hariç) sayılarla anlataüm. Gmelayfck Kıdem a>*0ı İş gOçJAOû Trnn oûç Işrislo •ÛHT (H18) Aıle yardımı Çocuk yardımı loplam 600X255 50X255 1000X280 525X96 75X96 225X36 5500X255 250(255 50X255 (* ÛBİ Hizmel feonmaD) 15100 12750 280000 50400 7200 21600 252 450 63750 12 750 863500 21420 1785 39.200 _ — — — — 62405 22.748 2.741 60200 11600 1800 5400 — — — 105.489 612 51 1120 202 29 86 1.010 — — atio 4590 383 a4oo 1512 216 648 — — — 15.749 103630 7790 171.080 36086 5.1S5 15466 251440 63750 12 750 667.147
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle