25 Haziran 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CUMHURİYET/16 DIŞ HABERLER 15 OCAK 1990 AZERBAYCAN Bakû'da kanlıolaylar:30 ölüi l a l k Cephesi'nin Bakû'da önceki gün düzenlediği mitingden sonra bazı Azeriler, Ermenilerin oturduğu evlere saldırdılar. Çıkan çatışmalarda çoğu Ermeni 30 kişi öldü. Dağlık Karabağ bölgesindeki çeşitli köylerde de Azeriler ile Ermeniler arasındaki silahlı çatışmalar giderek yoğunlaşıyor. Erivan'da 300 bin Ermeni'nin katıldığı protesto gösterisiyapıldı. Dış Haberler Servisi — Sovyetler Birli- ği'nin Azerbaycan ve Ermenistan Cumhu- riyetleri arasında iki yıldır süren anlaşmaz- lık, savaş boyutlarına ulaşıyor. Dağlık Ka- rabağ bölgesinde Ermeniler ile Azeriler ara- sındaki silahlı çatışmalar yoğun bir biçim- de sürerken, Azerbaycan'ın başkenti Bakû- da önceki gün meydana gelen olaylarda ço- ğu Ermeni olmak uzere 30 kişinin öldüğü ve çok sayıda kişinin yaralandığı bildirili- yor. Azerbaycan'da Halk Cephesi'nce oluş- turulan "Ulusal Savunma Konseyi"nin "seferberlik" çağrısı yaptığı kaydediliyor. Bakû'daki siyasi kaynaklar, önceki gün kentte Ermenilerin oturduğu semtlere Aze- rilerin saldırdıklannı, Ermenilere ait 53 evle çeşitli araçlan yaktıklannı belintiler. Söz konusu kaynaklar, giıvenlik kuvvetlerinin olaylara müdahale ettiğini, çıkan çatışma- larda çoğu Erraeni olmak üzere 30 kişinin öldüğünü bildirdiler. i Sovyetler Birliği resmi haber ajansı TASS ve Moskova Radyosu ise Bakû'da önceki gün Halk Cephesi'nce düzenlenen miting- den sonra "başıbozuklar" olarak nitelendir- dikleri kişilerin Ermenilere saldırdığını, çı- kan olaylarda 30 kişinin öldüğünü duyur- dular. Olaylar hakKinda ayrıntılı bilgi ver- meyen TASS ve Moskova Radyosu, olayla- rı "trajedi" olarak yorumladılar. Azerbaycan'ın başkenti Bakû'da, önceki gün Ermenilerin Karabağ bölgesindeki sal- dırılarının artması üzerine Halk Cephesi'n- ce 150 bin kişinin katıldığı bir miting ya- pılmış, mitingde Ermenistan'a savaş açılma- sı ve olaylar karşısında "pasif" bir tavır ser- SSCB Gorbaçov: 'Çok partili sısteme karşı değilim' L.ıtvanya gezisini önceki gün tamamlayan Mihail Gorbaçov, Vilnius'daki son gününde çok partili sisteme karşı olmadığını söyleyerek yeni bir tartışma başlattı. Dış Haberler Servisi — Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, umduğu- nu bulamadığı Litvanya gezisinin son gü- nünde yeni bir tartışma başlattı. Gorbaçov, Sovyetler Birliği'nde çok partili sisteme kar- şı olmadığını belirterek çok partili sistemi savundu. SSCB lideri Gorbaçov, önceki gün ta- mamladığı Litvanya gezisinin son günün- de Litvanya Komünist Partisi yetkilileri ile görüşürken "Politik partilerin SSCB için- de resmileşmelerine karşı değilim" dedi. Gorbaçov'un bu sözleri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin 70 yıllık iktidar teke- linin "gevsetilmesi" olarak yorumlanıyor. Siyasi gözlemciler, Gorbaçov'un, daha önce yaptığı çeşitli açıklamalarında çok par- tili sisteme karşı olduğunu belirttiğini vur- gulayarak SSCB'nin, reformları uygulama- da Doğu Avrupa ülkelerinden geri kalma- sının, bu açıklamada etken olabileceğini kaydediyorlar. Gorbaçov, tam metni daha sonra açıkla- nacağı bildirilen konuşmasında, Sovyetler Birliği'nde çok partili sisteme geçilmesini bir "trajedi" olarak düşünmediğini belirterek "Çok partili sistem, normal tarihi gelişme- nin ve toplumun ihtiyaçlarının karşılanma- sının bir sonucudur" şeklinde konuştu. Ajanslar, Litvanya ve Estonya'da çok par- tili sisteme geçildiğini, yapılacak seçimlere aralarında yeşiller partisinin de bulunduğu birçok partinin katılacağını belirtiyorlar. Bu nedenle Gorbaçov'un çok partili sisteme ilişkin sözlerinin, Litvanya ve diğer Baltık cumhuriyetlerinde fazla bir etki yapmadı- ğını kaydeden ajanslar, Gorbaçov'un bu sözlerini, diğer cumhuriyetler açısından bir "umut ışığı" olarak nitelendiriyorlar. Sovyetler Birliği Komünist Partisi tdeo- loji Şefi Vadim Medvedev de düzenlediği basın toplantısında Sovyetler Birliği'nde çok partili sisteme geçişle ilgili olarak Mihail Gorbaçov'un bir makalesi olduğunu anım- satarak "Yapögımız çalışmalar arasında çok partili sisteme geçişle ilgili olarak birçok ör- nek verilebilir" dedi. Litvanya Komünist Parti yoneticilerinin ayrılma karannda ısrarlı olmaları üzerine de Gorbaçov, bu konuda acele edilmemesi ve hazırlanacak yasa tasarısının parlamen- toda görüşülmesinin beklenmesini istedi. Gorbaçov, konuşmasının son bölümünde, mutlak bir bağımsızlık olmayacağı konu- sundaki görüşünü yineledi. ARNAVUTLUK Atina: Sınırda ek askeri önlem alınmadı ATİNA (AA) — Yunanistan hükümeti Arnavutluk sının boyunca olağanüstü as- keri tedbirler alındığına dair haberleri ya- lanladı. Hükümet Sözcüsü Prokopis Pavlopulos, Yunan-Arnavut sınırında yerleşik birlikle- rin konumunda herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını açıkladı. Yunan siyasi parti liderleri ise Arnavutluk 1 taki son gelişmelerin çok dikkatli izlenme- si gerektiğini belirterek, yanlış bir hareke- tin faturasının bu ülkedeki Yunan azınlık tarafından ödeneceğini belintiler. Dışişleri Bakaru Andonis Samaras da Ar- navutluk'taki Yunan azınhğın konınması için her türlü çabanın gösterileceğini söy- ledi. Atina'da verilen haberlerde Samaras'ın cuma günü Bükreş'e yapacağı ziyarette, Ru- men yetkililerle Romanya ve Bulgaristan- daki değişikliklerin yaru sıra, Arnavutluk'ta olası değişiklikler ve sonuçlanm da ele ala- cağı bildirildi. Yunan asıllı oldukları öne sürülen dort Arnavut kardeşin, Yunanistan'a kaçarken yakalanarak öldüriildükleri iddiaları üzeri- ne Atina-Tiran ilişkileri gerginleşmişti. Bu iddialara paralel olarak Arnavutluk- taki Yunan azınlığına da kötü muamele ya- pıldığı iddiaları gündeme gelmiş ve iki ül- ke ilişilerindeki gerginlik tırmanmıştı. Yunanistan, Kuzey Epir'de 400 bin Yunan asıllının yaşadığını iddia ediyor. Yunanis- tan'da bazı çevreler ise bu bölgeyi "kaybe- dilmiş toprak" olarak kabul ediyor? gileyen Komünist Parti yönetiminin lağve- dilmesi istenmişti. Bakû'dan ilk gelen ha- berlerde, Azerilerin Ermenilerin oturduğu evlere saldırması sonucu 2 Ermeninin öldü- ğü bildirilmişti. Bakû'daki siyasi kaynaklar, kentte önce- ki gün meydana gelen olaylardan önce Er- menilere evlerini terk etmeleri ve Azerbay- can'dan gitmeleri çağrısında bulunulduğu- nu bildirdiler. Aynı kaynaklar, mitingden önce birçok Ermeninin evlerini boşalttığı- nı, ancak sınırlı sayıda da olsa bazı Erme- nilerin evlerinde kalmakta ısrar ettiklerini kaydediyorlar. Mitingden sonra Halk Cephesi'nin "sal- dın yapılmaması" yolundaki uyarılarına karşın, özellikle gençlerden oluşan "Kurtu- luş Cepbesi"ne bağlı kişilerin, halkı Erme- niierin oturduğu bölgelere yürüttüğünü kay- deden söz konusu kaynaklar, Ermenilerin Azerilere karşı silahlarla ve baltalarla kar- şılık verdiğini, bunun üzerine çıkan çatış- malarda birçok kişinin öldüğünü anlattılar. Ermenistan'ın başkenti Erivan'da da, yaklaşık 300 bin kişinin katıldığı bir pro- testo gösterisinde, Bakû'da meydana gelen olaylar kınandı. Ermeniler, Moskova'da Sovyet resmi haber ajansı TASS'ın merkezi önünde bir gösteri düzenleyerek olayları protesto ettiler.. Çatışmalar sörüyor Ajanslarm verdiği bilgiye göre Dağlık Ka- rabağ bölgesinde Ermeniler ile Azeriler ara- sındaki çatışmalar, tüm yoğunluğuyla sü- rüyor. Bölgeye Içişleri Bakanlığı'na bağlı özel-birliklerin gönderildiği de gelen haber- ler arasında. Azerbaycan'ın en güçlü muhalefet hare- keti olan Halk Cephesi'nce önceki gün oluş- turulan "Ulusal Güvenlik Konseyi"nin "seferberlik*' çağnsında bulunduğu ve Azer- baycan'ın çeşitli kentlerinden toplanan genç- lerin, Karabağ bölgesine gönderildikleri bil- diriliyor. Olaylann gelişmesini Karabağ sorununa bağlayan siyasi kaynaklar, Karabağ'a gön- derilen gençlerin silahlı olup olmadıkları konusunda yorum yapmaktan kaçınıyorlar, ancak Karabağ'a gönderilen çok sayıda Aze- rinin, bölgede Ermenilerin köylere karşı dü- zenledikleri saldırıları önlemekle görevlen- dirildiğini belirtiyorlar. Azerbaycan'da son iki gün içerisinde mey- dana gelen olaylar, Sovyetler Birliği yöne- timince eleştiriliyor. Edinilen bilgiye göre Sovyet yaym organlan, olaylann bilinçli bir şekilde tırmandırıldığım, "birkaç kendini bilmean" kamu düzenini bozucu eylemlerde bulunduklannı kaydediyorlar. Öte yandan Azerbaycan'daki gelişmeler- le ilgili olarak bilgilerine başvurulan çeşitli çevreler, Bakû'da dün askerlerin sokaklar- da gezdiğini, Halk Cephesi'nin son olayla- rı değerlendirmek üzere toplandığını bildi- riyorlar. Partide böitinme Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağ- lık Karabağ sorunu nedeniyle başlayan ger- ginlik giderek artarken Azerbaycan Komü- nist Partisi'nde de çeşitli bölünmelerin or- taya cıktığı beliniliyor. AA'nın haberine gö- re Azerbaycan Komünist Partisi Merkez Ko- mitesi Bürosu'nun üyesi Hasan Hasanov, tüm Azerbaycan Komünist Parti örgütünü "aymazlıkla" ve "kabuğuna çekilerek haik- lan kopmakla" suçladı. Azerbaycan KP'sinin en üst düzeydeki birkaç yetkilisinden biri olan Hasanov, "Berlin Duvan'nın yıkılışını yeni siyasi dü- şüncenin zaferi olarak alkışlayanlar, Nah- dvan'da aynı amaç peşinde koşan yaşlı ve çocuklar dahil tüm halka, uyuşturucu diiş- kiinii aşın unsurlar etiketini yapıştırabiliyor- lar" şeklinde konuştu. Azerbaycan Komünist Partisi'nin, "Mos- kova'nın kendi basına aldığı bir kararia yap- tırdığı nufus sayımında Dağlık Karabağ'da- ki Ermeni niifusunu şişirmesine ses çıkar- mamasını" şiddetle eleştiren Hasanov, tüm Sovyetler Birliği'nde en düşük düzeyde ge- lire sahip olan Azerbaycan halkının yoksul- luğa katlanmaya hazır olmasına karşın, Dağlık Karabağ sorununda geriye adım at- mayacağını partinin öğrenememiş olması- nın büyük bir hata olduğunu vurguladı. Hasanov, tüm hatalarda, "büro üyesi ola- rak kendi sorumluluğunun da bulundu- ğunu" itiraf ettiği konuşmasında, SSCB bütçesine ve öteki cumhuriyetlere her yıl 2 milyar. ruble (3 milyar dolar) destek sağla- yan Azerbaycan'ın, Moskova karşısında bu kadar sessiz kalmasının kabul edilemeyece- ğini vurguladı. AZERf SALDIRISINA PROTESTO —Azerilerin Bakû'da Ermenilere karşı giriştikleri saldınlan kınayan yiizlerce Ermeni, dün Moskova'da protesto gösterisi diizenledi. ROMANYA KP'nin kaderi halkın elindeU lusal Kurtuluş Cephesi Konseyi Başkanı Ion Iliescu, Komünist Partünin kapatılmasına ilişkin kararın 28 ocakta halk oylamasına sunulacağını açıkladı. Iliescu, cuma günü alınan kararın gösterilerin etkisi ile "aceleye geldiğini" belirterek, "Acele ile alınan kararlar demokratik ilkelerle bağdaşmaz" dedi. Iliescu, "Halk ve UKC, Komünist Parti'yi yasadışı olarak değerlendiriyorlar" şeklinde konuştu. Dış Haberler Servisi — Romanya'da ik- tidardaki Ulusal Kurtuluş Cephesi Konse- yi Başkanı Ion Diescu, Komünist Parti'yi ya- sadışı ilan eden karar konusunda 28 ocak- ta referanduma (halkoylaması) gidileceğini açıkladı. Ion Uiescu, cuma günü yoğun anti- komünist gösterilerden sonra yaptığı açık- lamada, "ulusal ruha ve milli geleneklere ay- kın diiştüğü" gerekçesiyle Komünist Par- ti'nin yasaklandığını bildirmişti. Iliescu, dün sabah yaptığı açıklamada ise gösterilerin etkisi ile "bazı kararlann ace- leye getirildiğini" belinerek, Komünist Par- ti'yi yasadışı ilan eden kararın 28 ocakta hal- koylamasına sunulacağını bildirdi. Iliescu, halkoylamasımn ölüm cezasını kaldıran UKC karanm da kapsayacağını belirtti. Diescu, göstericilerle diyalog kurmaya ça- lıştıklanm, ancak bunda başanlı olamadık- larını ve bazı kararların, gösterilerin etkisi altında, "alelacele" alındığını belirtti. Ilies- cu, "Acelevle alınan bazı kararlar, ulusal onurumuzla ve LKC'nin benimsediği de- mokratik ilkelerle bağdasmıyor" dedi. KP'nin, Çavuşesku rejiminin devrilmesin- den sonra bir anlamda kendi kendisirû fes- hetmiş olduğunu belirten Iliescu, "UKC ve namuslu yurttaslar, KP'yi yasadışı olarak değerlendiriyorlar" dedi. Iliescu, sokak gösterilerinin etkisiyle, bazı UKC üyelerinin istifa etmeyi düşündükle- rini, ancak bundan vazgeçtiklerini ifade etti ve "Şu anda görevden çekilmek, kargaşa ve anarsive kapılan ardına kadar açmak olur" diye konuştu. AP Ajansı, eski gizli polis Securitate'nin 11 üyesinin bugün Temeşvar'da mahkeme önüne çıkarüacaklannı bildirdi. Ulusal Kur- tuluş Cephesi basın sözcüsü Adrian Sirbu da Reuters Ajansı'na yaptığı açıklamada, Çavuşesku döneminde üst düzey görevler- de bulunanların bu hafta yargılanacakları- nı bildirdi. Securitate üyelerinin yargılanma- Iannın çok yavaş yürüdüğü gerekçesi ile ül- kede bir haftadır gösteriler düzenleniyordu. Adrian Sirbu, yargılamalann halka ve ba- sına açık olacağını bildirdi. Bu arada. idam edilen diktatör Nikolay Çavuşesku'nun oğlu Valentiu Çavuşesku ile 4 eski yönetici, kelepçeli olarak önceki ge- ce TV'ye çıkanldılar. Valentin ve 4 eski KP'li yöneticinin, so- kak göstericilerinin, eski rejime bağlı olan- lardan kimlerin tutuklandığını görmek is- temeleri nedeniyle TV'ye çıkarıldıklan kay- dedildi. KP Merkez Komitesi üyesi Valentin Ça- vuşesku, sefîh ve lüks bir yaşam sürmek için görevini kötüye kullanmakla, öteki 4 eski yönetici de ülke ekonomisinin bozulması- na yol acan kararlara katümakla suçlanıyor. Çavuşesku'nun diğer oğlu Nicu da tutuklu olarak yargılanacağı günü bekliyor. Reuters'ın yorumu AA'nın haberine göre tngiliz haber ajansı Reuters, Romanya'da Komünist Parti'nin yasaklanması konusunda alınan kararın, SSCB'yi endişelendirebileceğini yazdı. Reuters tarafından yayımlanan yorum- haberde, "Romanya'da Komünist Partinin yasaklanması, Varşova Paktı'nı bir arada rutmaya ve Sovyet Komünist Partisi'nin yet- kilerini korumaya çalışan lider Mihail Gor- baçov'un başını ağrıtabilir" denildi. Yorum - haberde Varşova Paktı'na üye ül- kelerde reform hareketlerinin yapıldığı, an- cak hiçbir ülkede Romanya'daki kadar ile- ri gidilerek, Komümst Partisi'nin yasaklan- madığı kaydedildi. Reuters, "Hatta Türkiye dışındaki NA- TO ülkeleri bile Komünist Parti'yi yasaklamıyor" dedi. DIŞ BASIN Sovyetler Birliği'nin büjâik açmazı 1989'un, tarihe komünizmin ölümcül kri- zinin başlangıcı olarak geçeceği açıktır, yal- mz Rusya'da değil, Baltık'tan Çin Denizi'- ne, Berlin'den Pekin'e kadar... Açık olan bir şey daha var. Niyetleri itibanyla sevinçle karşılanan perestroyka ve glasnost, sistemin krizini hafifletmeyi umarken, uygulamada sistemin krizini şiddetlendirmiştir. Çünkü "yumusak komünizmin" bütün çeşitleri gi- bi, kunarmaya çalıştığı sistemin mantığı-- na ters düşmüştür. Mihail Gorbaçov, "katı komunizm" için programianmış yapıları ve halkı, yumusak komünizme teşvik etmeye çalışıyor. Ancak katı komunizm, Sovyetizmin tek türüdür ve Sovyetizm de özü itibarıyla partinin üs- tünlüğü anlamına gelir. Bu nedenle, Gor- baçov'un reform aracı olan parti; Sovye- tizmin sıkıntüannın başlıca nedenidir. Bu çelişkiden nasıl çıkılacak? Bir Sovyet reformcusunun haziran kongresinde söyle- diği şekilde: "Ülke şiradi bir yol ayınmın- dadır. Bu noktadan sonra ya Çin yolunu ya da Polonya - Macaristan yolunu tuta- cagız". "Çin yolu", haziran 1989'dan beri, si- yasi ve askeri bir baskı rejimi altında, şim- di gerilemekle birlikte piyasada nispi bir ba- şarı demektir. Rusya'da baskı kuşkusuz bir olasıhktır ancak başanlı bir piyasa uygu- laması belli olmayan bir gelecek için söz ko- nusu değildir. Bunun tersi, Polonya - Ma- caristan yolu, ekonomik iflasın göbeğinde gerçek demokrasidir. Rusya'da ekonomik yıkım, Polonya'dan ve Macaristan'dan da kötüdür. Ancak ger- çek demokrasi gOndemde bile değildir. Bu açıdan Rus yolu, Çin ve Doğu Avrupa'nın en kötü yanlannı birleştiriyor; partinin diz- ginlenemez önderlik rolü ile atbaşı giden ekonomik başarısızlık perestroyka ve glas- nost, piyasa ve demokrasinin yerini tuta- maz. Perestroyka ve glasnost sadece sivil toplumla öncü partinin birlikte yaşaması- nı sağlamaya yönelik yanm önlemlerdir. Ama kimse bir daireyi kare haline geti- remez. Eğer piyasa ve özelleştirme refor- mun ekonomik amaçları ise parti planla- ması gereksiz hatta bir parazit haline gelir. Eğer çok partililik seçimler ve kanun hâki- miyeti reformun amacı ise "parti-devletin" ikili yönetimi gereksiz hatta zararlı olur. Leninizm ile piyasa, Bolşevizm ile ana- yasal hükümet arasında üçüncü bir yol yok- tur. Piyasaya açılma ve demokratikleşme sivil toplumun canlanmasına yol açarlar ve böylesi bir toplum kanun hâkimiyetini ge- rektirir. Ancak kanun hâkimiyetindeki si- vil toplum, partinin yasa tammaz önderlik rolünun konınması ile bağdaşmaz. Leninizmin yeniden yapılanrnası şeklin- de ortaya konan sahte sorun, şimdi yerini sistemin nasıl tasfiye edileceği ve komü- nizmden nasıl çıkılacağına ilişkin gerçek so- runa terk etmiştir. Perestroyka, aslında bir çözüm değil, komünizmden çıkışa geçiş dö- nemidir. Ünlü Yugoslav muhalifi Milovan Cüts'm birkaç yü önce öngördüğü gibi, ko- munizm perestroyka ile kendini yenilemi-. yor, aksine çözülüyor. Ama 1989'da olaylann şaşırtıcı bir hızla gelişmesi karşısmda hayale kapılmaktan ka- çınmalı>nz. Komünizmden çıkışın hızlı ola- cağını sanmak' yanlış olur. En büyük sorunlar ise Sovyetler Birliği'n- de çıkacaktır. Sovyetler'de Komünist Par- ti Doğu Avrupa ülkelerinde olduğu gibi 45 yıl değil, 70 yıldır iktidarda bulunmakta- dır. Ayrıca Sovyet Komünist Partisi, ya- bancı desteği ile kurulmuş bir örgüt olma- >ıp, ulusal partidir. Bu parti 2. Dünya Sa- vaşı'nın kahramanca çarpışılarak kazanıl- masında önemli rol oynamıştır. Son ojarak bu milli parti, askeri açıdan bir süper güç konumundadır. (5 Ocak) * Yukandaki yazı. Daedalus Dergisi'nde (Amerikan Sanat ve Bilim Akedemisi der- gisi) "X" lakma adıyla çıkan uzun bir in- celemeden alınmıştır. BULGARISTAN Komünist Parti'ye karşı gösteriBaşkent Sofya'da 50 bin kişinin yaptığı gösteride "Kahrolsun Komünist Parti" sloganı atıldı, Başbakan Giorgi Atanasov'un istifası istendi. SOFYA (AA) — Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da muhalefet tarafından dün büyük bir gösteri yapıldı. Gösteriye katılan 50 bin kişi, daha iyi örgütlenip hazırlanabiimele- ri için serbest seçimlerin ertelenmesini iste- di. "Kahrolsun Komünist Parti" diye slogan âtılan gösteride, Başbakan Giorgi Atana- sov'un da istifası istendi. Muhalefet lideri Petar Beron, yaptığı konuşmada, daha iyi hazırlanabUmeleri için mayıs ayında gerçek- leşmesı planlanan parlamento seçimlerinin kasım ayına ertelenmesini istedi. Sofya'da- ki Batılı diplomatlar, dünkü eylemi "mn- halefetin gövde gösterisi" diye nitelediler. tngiliz Haber Ajansı Reuters, dün yayım- ladığı haberde, ülkenin güneydoğusunda- ki Cebel köyünde yaşayan Türklerin, hak- lannın korunmasına ilişkin verilen sözlerin tutulup tutulmayacağından endişe duyduk- larını kaydetti. Bulgaristan'da hükümet, muhalefet ve Türk azınhğın temsilcileriyle cuma günü ya- püan görüşmelerde, Bulgaristan'da yaşayan TOrklere özerklik verilmeyeceği belirtilerek, Türk azınlığa isimlerinin iadesi, ibadet öz- gürlüğu, dil özgürlüğünün tanınmasına iliş- kin anlaşma sağlanmıştı. Reuters'in, Cebel köyünde görûştüğü biı Türk, "Birçok Türk, özellikle yabancı g«- zetecilerle konuşmaya korkuyor. Verilen sozler >erine getirilirse, her şey yolunda gi- der. Ama bu konuda iyimser olmak aptal- lık olnr. Bekleyip görmeliyiz" dedi. tngiliz haber ajansının görüştüğu bir baş- ka Türk de "Hâlâ kendimizi tehdit alün- da bissediyoruz. Geleneksel kıyafetlerimi- zi giymekten korkuyoruz. Bir hafta sonra gelin bakın kaç kişi tutuklanmış" dedi. Cebel'de görüşüne basvurulan baa Türk- ler, eski lider Todor Jivkov'dan sonra ka- sım ayında göreve gelen Petar Mladenov döneminde, kendilerine karşı uygulanan kı- sıtlamalarda hafıfleme olduğunu söylediler. Öte yandan, Ingiliz Haber Ajansı Reu- ters'in Kırcaali'de görüştüğü Bulgarlar, Türk azınlığa Ödün verilmesirlin, Türklere özerklik tanınmasına yol açmasından en- dişe duyduklarını ifade ettiler. Reuters'in görüştüğü bir Bulgar, "Şiın- di durum sakin ama her an bir patlama olabilir" dedi. D. ALMANYA Muhalefet birleşme çağrısı yaptı Dış Haberler Serrisi — Demokratik Al- manya'nın en büyük muhalefet partisi Sos- yal Demokrat Parti iki Almanya'nın bir- leşmesini isterken, Federal Almanya Baş- bakanı Helmut Kohl dün Doğu Berlin'e beklenmeyen bir ziyaret yaptı. Demokratik Almanya Haber Ajansı ADN, Kohl'ün Doğu Berlin ziyaretinin amacının bilinmediğini kaydetti ve söz ko- nusu ziyareti "sürpriz" olarak niteledi. Fe- deral Almanya hükümeti yetkilileri ise Kohl'ün ziyaretinin "tamamen özel" oldu- ğunu bildirdiler. Helmut Kohl, Demokratik Almanya Başbakanı Hans Modrovv ile iki Almanya'- mn geleceği konusunda geçen ay Dresden kentinde görüşmüştü. Demokratik Almanya'nın en büyük mu- halefet grubu Sosyal Demokrat Parti'nin (SDP), iki Almanya'nın birleşme çağnsm- da bulunması ise siyasal gözlemciler tara- fından ilginç bir gelişme olarak niteleniyor. SDP tarafından dün yapılan açıklama- da, "tki Almanya'nın birieşmesi bizim si- yasal hedefimizdir. Mayısta yapüması plan- lanan serbest seçimlerde iktidara gelirsek, iki Almanya'nın birieşmesi konusunda ge- rekli girişimlerde bulunacagız" denildi. Komünist Parti ise iki Almanya'nın bir- leşmesine karşı çıkarak Demokratik Al- manya'nın bağımsız kalması görüşünü sa- vunuyor.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle