01 Temmuz 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
CUMHURİYET/10 HABERLER 15 OCAK 1990 Evren efsuncuda • İSKENDERUN (Cumhuriyet) — Eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Dörtyol'da yılan ve akrep sokmasına karşı "efsunuyia" (buyü, sihir) tanınan yılancı Hacı Macit'le sohbet etti ve Marmaris'teki evini efsunlamasını istedi. Guney gezisini surdüren Kenan Evren dün Iskenderun'dan Dörtyol'a geçti. Dörtyol Ulaştırma Komutanlığı'nda kendisini 15 yıl önce efsunlayan yılancı Hacı Macit'le sohbet etti. "Kıbns çıkarmasına katılan askerlerin Hacı Macit tarafından efsunlandığını, bu nedenle hiçbir askeri yılan ve akrebin sokmadığını" söyleyen Evren, "Ama buna gazeteciler inanmaz" dedi. Hacı Macit'in kendisini efsunladıktan sonra bir gün kravat iğnesine koyduğu akrebin kımıldayamadığıru anlatan Evren, yılan tarafından sokulan bir Soyyet mühendisin Hacı Macit tarafından iyileştirildiğini hatırladığını söyledi. Evren, "Bazı doktorlar efsunlamaya karşı çıkıyor, banları da 'llmen çözemeyiz, ama hakikat' diyorlar" dedi. Eğitim şûrası bugün • ANKARA (AA) — 13. Milli Eğitim Şûrası bugün Ankara'da çalışmalarına başlayacak. "Yaygm eğitim" konulu şûra, 19 ocağa kadar sürecek. Açıüşını Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın yapması beklenen şûrada, yaygın eğitimin aksayan yönleri, 2000'li yıllarda nasıl bir yaygın eğitim yürütülmesi gerektiği konulan ele alınacak. Başbakan Yıldırım Akbulut'un da açılışına katılacağı 13. Milli Eğitim Şûrası, yaygın eğitimin tek başına ele alındığı ilk eğitim şûrası olacak. 800 davetlinin katılacağı şûrada, "yaygın eğitimde kavram, kapsam ve eğilimler", "yaygın eğitimde organizasyon ve işbirliği", "yaygın eğitimde yatırım ve finansman" ve "yaygın eğitimde personel" komisyonlarının hazırlayacakları raporlar, şûra genel kurulunda tartışılarak karara bağlanacak. TÜBİT4K ödülü • ANKARA (ANKA) — TÜBlTAK'ın 1989 Bilim Ödülü'nü kazanan Hacettepe Üniversitesi Cerrahi Araştırmalar Bölüm Başkanı ve Kadiri-Rufai Tarikatı'nın önde gelen adlanndan olduğu öne sürülen Prof. Dr. Naci Bor'un, TÜBİTAK bünyesindeki başkanı bulunduğu ünitenin görev süresinin uzatılması reddedildi. TÜBİTAK Tıp Araştırma Grubu'nca, ayrıca Prof. Bor'un bu ünite kapsamındaki 5 projesi de "yeterli bilimsel katkı sağlamayacağı" gerekçesiyle iptal edildi. ANKA'nın edindiği bilşiye göre, Prof. Dr. Cankat Tulunay, Prof. Dr. Şinasi Ozsoylu, Prof. Dr. Günsel Öner, Prof. Dr. Mine Erdem ve Prof. Dr. Turgut Imirbey'den oluşan tıp araştırma grubu, bir süre önce Prof. Bor'un başında bulunduğu ünitenin projelerini değerlendirdi. Çeşitli dönemlerde Prof. Naci Bor'un öğrencisi olan 3 bilim adamının da bulunduğu 5 kişilik tıp araştırma grubu, söz konusu kararı oybirliğiyle aldı. Beyaz eylem davası • ANKARA (ANKA) — Altındağ 3'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada "aklanan" beyaz eylemciler hakkmda, bu kez Ankara Cumhuriyet Basın Savcılığı'nca açılan dava, 17 ocak çarşamba günu başlayacak. Ankara 5'inci Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davada, Ankara Tabip Odası (ATO) Başkanı Selim ölçer, Genel Sekreter Ata Soyer ve uyeler Cihat Diri, Ali Gököz, Aysel Ülker ve Şefkat Kafalı ile Türk Hemşireler Derneği Genel Başkanı Lalezar Mürşitpınar ve Sosyalist Parti (SP) Ankara ll Başkanı Ali Kalan yargılanacak. Martin Luther King anılıyor • ANKARA (ANKA) — Nobel Banş ödulü sahibi insan haklan savunucusu Dr. Martin Luther King, bugün Ankara'da düzenlenecek bir törenle anılacak. Türk - Amerikan Derneği'ndeki törende ABD'nin Ankara Büyukelçisi Morton Abramowitz, Martin Luther King'üı yaşamı ve mücadelesi ile ilgili bir konuşma yapacak. 1968 yılında 39 yaşındaki iken Memphis kentinde vurularak öldürulen Martin Luther King, ABD'deki zencilerin hakları için ABD'yi sarsan ve bütün dünyada büyük bir yankı uyandıran uzun sflreli boykot eylemlerinî düzenlemişti. Erdem Pakistan'dan döndü • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) — TBMM Başkanı Kaya Erdem, Pakistan'a yaptığı resmi ziyareti tamamlayarak dün akşam yurda döndu. Erdem ziyaretinin Pakistan ve Türkiye arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin geliştirilmesinde yeni bir adım olduğunu söyledi. Kaya Erdem Esenboğa Havaalanı'nda ziyareti hakkında bilgi verirken Pakistan halkının Türkiye'ye ve Türklere karşı büyük sevgi beslediğini belirtti,. Temaslarının iki ulkedeki genç kuşakların, bugünkü dostluk ve kardeşliği daha da geliştirmeleri için bir adım olduğunu kaydeden Erdem, Türk milletine dost ve kardeş Pakistan halkından sevgi ve iyi dileklerini getirdiğini soyledi. "İffetli kadını kim belirleyecek?" • İstanbul Haber Servisi — Bakırköy Kadın Dayamşma Evi'nde dün yapılan basın toplantısında TCY'nin 438. maddesinin iptali istenerek tüm kadınlar bu maddeye karşı çıkmaya çağrıldı. Toplantıda söz konusu yasanın aslında tüm kadınlan hedeflediği, tecavüze uğrayan kadının cinsel yaşamının sorgulanarak "iffetli" olup olmadığının araştınlacağı belirtilerek "Kadının iffetli olup olmadığına kim karar verecek" dendi. Dayamşma Evi'nin birinci ve ikinci müdürleri Uğur İlhan, Nimet Korkmaz ile yönetim kurulu uyeleri Zehra Tan, Füsun Rüyam Gülbahar, Ayşe Tekinöz ve Gül Özdamar'ın katıldığı toplantıda, genelevlerin devlet eliyle açıldığı, böylece devletin bir yandan fuhuşu teşvik ederken diğer yandan da bu işi yapanları cezalandırmaya çalıştığı vurgulandı. Seyfi Demirsoy anıldı • ANKARA (AA) — Turk-tş eski genel başkanlarmdan Seyfi Demirsoy ölumünun 16. yılında mezarı başında anıldı. Karşıyaka Mezarhğı'ndaki anma töreninde bir konuşma yapan Türk-lş Genel Başkanı Şevket Yılmaz, "Sizi kaybedişimizin 16. yıhnda huzurundayız. 16 yıldan bu yana emek verdiğin Türk-İş'te senin izinde yürümeye devam edilmektedir" dedi. Demirsoy'u anma törenine, Demirsoy'un eşi ve çocukları ile Turk-lş yoneticileri ve sendikacılar katıldı. DUZELTME • 14 Ocak 1990 tarihli gazetemizin 7. sayfasındaki Dolmuş bölumunde yayımlanan şiir M.Akif'ten değil, Terfik Fikret'ten alınmıştır. Kutlu veSargın 769 gündür cezaevinde, illegal çalışmaya son veren 145 TBKPyöneticisinden 8'i tutuklandı TBKP'ninsevir defteriT B K P liderleri 15 Mayıs 1987 tarihinde Ankara Esenboğa Havaalanı'na ayak basan TBKP yoneticileri Haydar Kutlu ve Nihat Sargm, 22 gün sorgulandıktan sonra tutuklandı. Bugün 27. kez duruşmaya çıkacak olan iki lider, 769 gündür cezaevinde. TBKP yoneticileri TBKP yerei yoneticileri legal çalışma yapacaklarını ilk kez Istanbul'da açıkladılar. Basın açıklamasını okuyan Coşkun ve eşi gözaltına alındı, ancak bir süre sonra sahverildi. Bundan sonra İzmir, Eskişehir, Zonguldak ve Ankara'da art arda süren basın toplantıları hep gözaltı ile sonuçlandı. 143 kişi gözaltına alındı, 8'i tutuklandı. görevlileri ' tarafından sorgulan- desinin 4 kez, 141/1. maddesinin ~ dığını belirten Kutlu'nun avukat- de bir kez uygulanması istendi. lan, "Bu husuroetirı muvekkilimi- Sargm için ise 140. maddenin 19 zin eşine yansıyabiieceğinden en- kez, 142/1-6. maddenin 7 kez, TURAN YILMAZ ANKARA — 769 gunden bu yana Ankara Merkez Kapalı Ce- zaevi'nde tutuklu bulunan TBKP liderleri Haydar Kuüu (Nabi Yağ- cı) ve Nihat Sargın, bugün Anka- ra DGM'de 27. kez yargıç önüııe çıkacaklar. Tahliye istemleri 16 kez reddedilen Kutlu ve Sargın'ın avu- katlannın, Ankara Barosu'nun al- dığı "DGM'yi boykot" kararı uya- nnca, bu gunku duruşmayı, boy- kot gerekçelerini mahkeme heye- tine açıkladıktan sonra toplu bir biçimde terk edecekleri bildirildi. Bu arada Eskişehir, tzmir, Zon- guldak, istanbul ve son olarak Ankara'da yasal çalışmak için or- taya çıkan TBKP yöneticilerinden 145'i gözaltına alındı, bunlardan 8'i tutuklandı. Kutlu'nun 6 ocakta Türkiye'ye gelen eşi Ayşe Çiçek Yagcı, İstan- bul Emniyet Mudurluğü'nce salı- verildikten sonra, Ankara DGM Savcılığı'nın istemi üzerine yeni- den gözaltına alındı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde sorgu- lanmaya başlandı. Ayşe Çiçek Yağcı'nın Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na kişisel başvurusu nedeniyle Kutlu ile aralarında "husamet doğan emniyet dişe duyuyoruz" dediler. TtP ve TKP arasında sağladık- ları birleşme sonucu oluşturulan Türkiye Birleşik Komunist Parti- si'nı (TBKP) legal bir biçimde kurmak amacıyla Türkiye'ye dö- nuş kararı alan TKP Genel Sek- reteri Haydar Kutlu ile TlP Genel Sekreteri Nihat Sargın iki yıl ön- ce Ankara Esenboğa Havaalanı- na indiler. Beraberlerinde çok sa- yıda Türk ve Avrupalı gazeteci ile Avrupalı parlamenterle birlikte 15 Kasım 1987'de Ankara'ya ayak ba- san Kutlu ve Sargın, hemen uçak- tan inişlerinde gözaltına alındılar ve gozleri bağlı olarak goturül- dükleri Ankara Emniyet Mudür- luğu'nde 22 gun sorgulandılar. 5 aralıkta tutuklanarak cezaevine konulan Kutlu ve Sargm hakkın- da, aralarında avukatları Rasim Öz ve Atilla Coşkun'un da bulun- duğu 14 kişiyle birlikte, Ankara DGM Savcüığı'nın II Mart 1988 tarihli 231 sayfalık ıddianamesiy- le dava açıldı. DGM Başsavcısı Nusret Demiral Ue 4 yardımcısı ta- rafından hazırlanan iddianamede, Kutlu için TCK'nın 140. madde- sinin 17 kez, 142/1-6. maddesinin 6 kez, 142/3-6. maddesinin 15 kez, 158/2-3. maddesinin 5 kez, 159/1. maddesinin 6 kez, 312/2-3. mad- 142/3-6. maddenin 13 kez, 158/2-3. maddenin 5 kez, 159/1. maddenin 8 kez, 312/2-3. madde- nin 4 kez, 141/1. maddenin de bir kez uygulanması istendi. Sonuç- ta, bir yoruma göre biner yıh aş- kın hapis cezası, diğer bir yoruma göre de "birden fazla yasa dışı ör- gütün yönetiriliğiııi yapüklan" sa- vıyla ölüm cezası isteminde bu- lunuldu. Yareılama olaylı başladı Toplam 800 avukat tarafından savunulan Kutlu ve Sargın ilk kez, tutuklandıktan 7 ay sonra, 8 Ha- ziran 1988'de yargıç önune çıktı- lar. 4 bin sayfadan oluşan 11 kla- sörlOk davanın ilk duruşmasma 200 kadar avukat, 72 yabancı göz- lemci, çok sayıda yerli ve yabancı gazeteci ile parlamenter geldi. An- cak, duruşma salonunun dar olu- şu nedeniyle davayı izlemek iste- yen bu kişilerin büyük bölümü dı- şanda kaldı. Polisin, DGM'nin bulunduğu Çevre Sokak'ın giriş ve çıkışındaki yoğun guvenlik önlem- leri ve barikatlan dikkat çekerken, bu önlemler bugüne kadar yapı- lan 26 duruşmada da sürdü. Bu olağanüstü önlemler nedeniyle, DGM Başsavası Demiral, savun- ma avukatlannca ileriki gunlerde Adalet Bakanlığı'na şikâyet edil- di. Demiral hakkında soruşturma açıldı. Avukatlar, bu duruşmayı da topluca terk ettiler. Bunun uze- rine mahkeme heyeti duruşmayı ertelemek zorunda kaldı. Polis ayrıca, ilk duruşmayı iz- lemek için gelen dinleyicilerden de 30'unu gözaltına aldı. Diğer du- ruşmalarda gözaltına alınanlarla birlikte bu sayı 100'e ulaştı. Poli- sin, özellikle Ankara dışından ge- len dinleyicileri, kent dışında araç- lardan indirip, fişlemesi, zaman raatle sonuçlanıp bu karar da ke- sinleşirken, Sargın hakkında da TlP yöneticiliği nedeniyle tstan- bul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ayn bir dava görülmeye başlandı. Bu dava Ankara DGM'deki dava ile birleştirilirken, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde de Kutlu ve Sargın hakkında bu kez "anaya- s«y» hayır" propagandası yaptık- lan ve Cumhurbaşkanı'na haka- ret ettikleri gerekçesiyle dördün- cü bir dava daha açıldı. Bu dava da DGM'ye birleştirme istemiyle gönderildi. zaman kente sokmaması da dik- Avrupa'ya kİŞİSel kat çekti. Diğer duruşmalara ge- bSŞVUFU len yabancı gözlemci sayısı da ""77 ; 300'ü buldu. Yargılamanın başladığı tarihten „ , ' . . - j bu yana geçen zaman içinde Kut- Yargılama suresınce, davaya ıu ve Sargın'ın sorgulan yapüdı. 19DGM'nin bakmaya görevli olma- dığı, savunma avukatlannca sık sık dile getirildi. Ancak bu savlar, DGM heyetince sürekli reddedil- di. DGM heyeti, 15 aralıkta 26. kez karşılanna gelen Kutlu ve Sar- gın"ın tahliye istemlerini de aynı duruşmada 16. kez "atılı suçlann niteliği. kanıt dunımu ve kanıtlar- da bir değişiklik olmaraası" nede- niyle reddetti. Diğer davalan ay içinde ardından da 4 bin say- falık dava dosyasuıdaki belgelerin incelenmesine geçildi. Halen bu inceleme sürüyor. Dava bu şekil- de surerken, Kutlu ve Sargın, em- niyette kaldıkları süre içinde ken- dilerine işkence yapıldığı gerekçe- siyle Yenimahalle Cumhuriyet Savalığı"na suç duyurusunda bu- lundular. Bu başvuruyu inceleyen Yenimahalle Cumhuriyet Savcısı Ahmel Erden, takipsizlik kararı verdi. Ağır Ceza Mahkemesi'nde NAYLON ÇARŞI — Diyarbakır'da sığınmacüann çarşısı. Çamur diz boyu, yagmura karşı tek önlem ise naylon. Yine de öteki kampiara göre en iyisi. 17aydır sadeceyiyecek yardımı yapılıyor Sığınmacınııı gelecek korkusu CELAL BAŞLANGIÇ DİYARBAKIR — Duvarda Mesut Bar- zani'nin bir fotoğrafı asılı. Kumral yuzunde uçuk bir gülümseme var. Lice depremze- deleri için yapılan ince duvarlı, bozuk sı- valı 450 evden birinin dört metrekarelik odasında anlatıyor Hacı Salih. 17 ay önce kornuta ettiği peşmergeler ve kimyasal bombadan kaçan sivil halkla bir- likte Türkiye sınırından içeri girerken, ka- nsı Irak askerlerince yakalanmış. Şimdi Irak'ın Erbil kentine 15 kilometre uzaklık- taki kampta annesi, babası, karısı ve dört çocuğu > ı aşıyor Haa Salih'ın. tki çocuğuyla bir kardeşi de kayıp. Erbil'i anlatırken "Kürt vilayeti", "oto- nominin payitahtı" diyor Hacı Salih heye- canla. Zaman zaman gözleri dalıp gidiyor. Irak'ta ilkokul öğretmenliği yaptığı günlerı, uzak bir kampta yaşayan kansı, annesi, ba- bası ve çocuklarım düşunüyor olmalı. Yine de teselli ediyor kendini Hacı Sa- lih; "orada rahatlar" diyor "Erbil halkı kamptakilere çok yardımcı oluyor. Hatta 15 kilometre uzaklıktaki kent merkezine inip telefon bile ediyorlar." lşte bu telefon göruşmelennden birinde de izin istemiş ka- rısından Haa Salih. Karısı da "olur" de- yince, 12 bine yakın sığınmacıyla birlikte yaşadığı Diyarbakır kampında evlenivermiş ikinci kez Haa Salih. SHP MYK uyesi ve Hakkâri Milletve- kili Cumhur Keskin, grup yönetim kurulu üyesi ve Diyarbakır Milletvekili Fuat Ata- lay'la birlikte Diyarbakır'daki sığınmacı kampıra gezerken, Kızıltepe'deki "çadır- kent"te, Muş'taki sık sık su basan afet ev- lerinde yaşayan diğer sığınmacılar da geli- yor insamn usuna. Toplam sayıları 30 bini buluyor. Haa Salih gibi sığınmacılann liderlerin- den olan Ekrem Mai, 17 aydır kendilerine sadece yiyecek yardımı yapıldığını, diğer ih- tiyaçları için ellerinde hiç nakit paraları- nın olmadığını anlatıyor. Bu eksiği karşı- lamak için Diyarbakır kentinin kaldınm- lannda işportaalığa başlamıştı sığınmacı- lar. Kimi tuttuğu balığı, kimi de karısının işlediği başörtüsünü satıyordu. Bu satışlar- dan kazandıkları paralarla, kamp içinde kendileri gittikten sonra tedirgin edildiği- ni anlatıyorlar. Hacı Salih, "Biz buradaki halkla toplumsal ve sosyal ilişki knruyoraz" diyor ve şöyle devam ediyor: "Ancak bunun alnnda herhangi bir Kürt örgütii aramanın gereği yok. Çünkii biz Türkiye'ye gelince aramızda toplantı yap- tık ve Tiirkiye'nin içişlerine kanşıyor go- rttntiisu oluşmasın diye bu amaçla Tıirki- ye'de bulunan hiçbir Kürt örgutüyle ilişki knrmama karan verdik." Bir türlu anlayamadıklan iki şey daha var Iraklı sığınmacılann. Birincisi, peşle- Bir türlü anlayamadıklan iki şey daha var Iraklı f sığınmacılann. Birincisi, peşlerinden Diyarbakır'a değin gelen Irak istihbaratmın eîemanlanna hâlâ göz yumulrnası. Irak istihbaratma ait iki aracm plakasını söküp özenle sakladıklanm aniatıyor sığınmacılar. Ikincisi de kendileri için yapılan 60 milyon liralık haiı tezgâhının kampa girmesinin engeîîenmesi. naylon örtu ve ağaçtan oluşan dükkânlar- dan bir çarşı yapmıştı sığınmacılar. Çorap- tan yumurta>-a, sebze ve meyveden çengelli iğneye kadar her şey satıhyordu bu çarşıda. Yozgat'ta kendilerine yeni bir karap ha- zırlandığım, yakında oraya taşınacaklan- nı duymuş sığınmacılar. "Orada yaşayama- yız, Ybzgal'a gitmek istemi>oruz" diyorlar. Irak'tan gelen Kürt sığmmacılar neden Yoz- gat'a taşınmalarının istendiğini de biliyor- lar. Hacı Salih ile Ekrem Mai, siyasi poli- sin kendilerinden rahatsız olduğunu, çar- şıya indıklerinde goruştükleri, konuştuk- ları, dukkâmnda bir çay içtikleri esnafın rinden Diyarbakır'a değin gelen Irak istih- baratımn eîemanlanna hâlâ göz yumulma- sı. Irak istihbaratma ait iki aracm plaka- sını söküp özenle sakladıklanm anlatıyor sığınmacılar. tkincisi <je kendilerine yapı- lacak 60 milyon liralık halı tezgâhının kam- pa girmesinin engeîîenmesi. Elbette hiç anlayamadıklan bir diğer unsur da bir tur- lü bugune değin statulerinin hâlâ belirlen- memiş olması. Bir belirlense statüleri, ço- cuklannın eksik kalan eğitimi tamamlana- cak, kendilerine uluslararası kuruluşlardan para yardımı bile gelebilecek. 52 gün açlık greviyapan Şükrü Göktaş hastaneye kaldınldı Göktaş'a beyîn küçülmesi taııısı Aydın E Tipi Cezaevi'nde açlık grevi sırasında hastalanan PKK örgütüne üye olmaktan hükümlü Şükrü Göktaş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedaviye alındı. davi altına alındığı açıklandı. Edinilen bilgiye göre 52 gunluk açlık grevinden sonra hastalanan Şukrü Göktaş, tam için Aydın Devlet Hastanesi'ne gönderildi. Göktaş'ı muayene eden noroloji uzmanı, hastanede yeterli aygıt ol- İZMİR (Cumhuriyet Ege Buro- su) — Aydın E Tipi Cezaevi'nde açlık grevi sırasında hastalanan PKK örgütüne üye olmaktan hü- kümlü Şukrü Göktas'ın, beyin kü- çulmesi tanısıyla Ege Üniversite- si Tıp Fakültesi Hastanesi'nde te- maması nedeniyle hastayı tzmir Devlet Hastanesi'ne sevk etti. Önce Buca Bölge Ceza ve Tu- tukevi'ne getirilen Şukrü Göktaş, daha sonra İzmir Devlet Hastane- si'ne gotüruldü. Ancak burada da gerekli tam konulamadığından Göktaş, beyin bilgisayar tomogra- fisi "BBT" yapılması için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Noroloji Servisi Anabilim Dalı'na sevk edildi. Goktaş'ın tedavisinin sur- düğunü belirten Buca Bolge Ce- za ve Tutukevi Savcısı Mehmet Emin Öge, hastayı Izmir'e gelir gelmez hastaneye gönderdiklerini belirterek "Biz hastayı bekletme- dik. Hemen Devlet Hastanesi'ne gönderdik. Devlet Hastanesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne gön- deımiş. Hastanın tedavisi sürüyor. Tedavi bitinceye dek hasta normal olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakül- tesi'ne jandarma denetiminde gö- lürulecektir" dedi. Bu arada IHD İzmir Şubesi Kutlu hakkında Malatya bu karara yapılan itirazdan da bir DGM'de baa dergilerde yer alan sonuç alınamayınca, konu kişisel yazılanndan ötüru açılan dava be- başvuru prosedürü çerçevesinde Avrupa gündemine taşındı. Kut- lu ve Sargın, avukatlan aracılığıy- la, Avrupa İnsan Haklan Komis- yonu'na başvurdular ve işkence gördüklerini, özgürlüklerinin ya- salara aykırı bir biçimde kısıtlan- dığını öne sürdüler. Kutlu ve Sargın'ın başvurusunu kabul eden komisyon, gerekli in- celemeleri yapmak üzere üç yar- gıcını Türkiye'ye gönderdi. Ekim ayı sonunda Ankara'ya gelen yar- gıçlar, Kutlu ve Sargın'ın yanı sı- ra, Cumhuriyet Savcısı Erden, An- kara Emniyet Müdürlüğü eski Si- yasi Şube Müdurü Hasan Eryıl- maz, Adli Tabip Talat Yurtman ile aralannda siyasi şube TKP Masası Sorumlusu Başkomiser tbrahim Dedeoglu'nun da bulunduğu sor- gucu emniyet görevlilerinin ifade- lerine başvurdu. DGM Başsava- sı Demiral ise ifade vermeyi red- detti. Yargıçlar, bu ây başında dos- ya içindeki eksiklikleri gidermek amaayla ikinci kez Ankara'ya gel- diler ve yüzleştirme yapmak iste- diler. Kutlu ve Sargın'ı Eryılmaz ile yuzleştiren yargıçlar, emniyet görevlilerini ise öne sürdükleri İco- şullar nedeniyle yüzleştiremediler. Demiral ise ikinci kez ifade verme- yi reddetti. Bunun üzerine yargıç- lar, çalışmalarına son vererek, An- kara'dan ayrıldılar. Komisyon, başvuruya ilişkin son duruşması- nı şubat ayı içinde Strasbourg'da yapacak ve başvuru sahiplerinin gösterdikleri Avrupa Parlamento- su üyesi üç parlamenteri tanık ola- rak dinleyecek. Komisyon daha sonra, "sonaç belgesi" niteliğin- de bir rapor hazırlayarak, Dışiş- leri Bakanı Mesul Yılmaz'ın da üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne iletecek. Kutlu'nun eşi gözaltında 6 ocakta tstanbuTa gelen ve gözaltına alındıktan iki gün son- ra salıverüen Kutlu'nun eşi Ayşe Çiçek Yağcı, Ankara DGM Sav- cdığı'nm istemi üzerine 10 ocak- ta yeniden gözaltına alındı. Anka- ra Emniyet Müdürlüğü'nde, Ati- na'dan gelişinde 4 ocakta gözal- tına alınan Adımlar Dergisi Ati- na Temsilcisi Saime Gülenay Ka- yacan ile birlikte sorgulanan Yağ- cı ile avukatlanmn görüşme istem- leri, DGM Savcılığı'nca "soruşlur- manın gizliligi" gerekçesiyle red- dedildi. Ankara Barosu'nun aldı- ğı "DGM'yi boykot" karan uyarınca bundan böyle DGM'ye herhangi bir başvuruda bulunma- yacaklarıru açıkladı. Şeffaflığa 8 tutuklama Legal çalışma yapacaklarını açıklamak üzere ortaya çıkan TBKP'liler ile yapılan basın top- lantılarım izleyenlerden toplam 145 kişi gözaltına alındı, bunlar- dan 8'i tutuklandı. ilk "yer iistiine" çıkış 8 aralıkta İstanbul- da yaşandı. 50 kadar TBKP'linin düzenlediği basın toplantısından sonra, basın açıklamasını okuyan Umur Coşkun Ue eşi Nernıin Coş- kun gözaltına alındılar, ancak da- ha sonra salıverildiler. Yılbaşından sonra ise TBKP'liler üç ilde daha ortaya çıktılar. Polis, 6 ocakta bir yemekte bir araya gelen Eskişehirli 15 TBKP'liyi gözaltına aldı. Bun- lardan Suat Aksak, Suley man Ka- retaş ve Mehmet Ali Pekmez tu- tuklandı. 8 ocakta ise tzmir ve Zonguldak'ta basın toplantısı dü- zenleyen TBKP'liler gözaltına alındı. tzmir'de toplam 63 kişiyi gözaltına alan polis, bunlann 34'ünü serbest bıraktı. Ardından sorgulanan 29 kişiden 5'i tutuk- landı. Zonguldak'ta ise 30 kişi gözaltına alındı. Son olarak da önceki gün Ankara'da basın top- lantısı düzenleyen 11 TBKP yöne- ticisi ile toplantıyı izleyen 26 kişi gözaltına alındı. Bunlardan üçü daha sonra serbest bırakıldı. SP Ankara ll Başkanı Ali Kalan, An- kara'da gözaltına alınan TBKP'li- ler ile iki SP yöneticisinin emni- yette dovüldüklerini öne surerek, "141 ve 142. maddelerin kaldınl- malannın, hukumet çevrelerinde de tartışıldığı boyle bir donemde yapılan bu saldın, iktidann ne ka- dar samimiyetsiz olduğunun çok açık bir kanıtıdır" dedi ve olayı protesto etti. Sığınmacılann bugün içinde bulunduk- lan koşullan yansıtan ve buna açıklık ge- tirilerek sorunlanmn çözülmesini isteyen bir araştırma önergesi bugunlerde TBMM'nin gündemine geliyor. SHP Hak- kâri Milletvekili Cumhur Keskin ve arka- daşlan tarafından hazırlanan araştırma onergesinde, "Ülkemize sığınan bu insan- lar kamplarda çok güç koşullar içinde ya- şamlannı sıirdurmektedirler. Bu insanla- nn statüleri henüz açıklığa kavuşmuş de- ğildir. Bunlar mulleci mi. yabancı mı belli değil. Sığınmacı olarak tanımlanan bu in- sanların statulerine benzer başka bir uy- gulama orneği bulmak mümkun değildir. Yaşamlannı sürdurdukleri kamplânn etrafı dikenli tellerle çevrili, gece-gundüz guvenlik elemanlannın nöbet tuttuğu esir kampı gö- runtusu vermektedir. Gelecekleri belirsiz- dir bu insanlann. Dkokul ve daha ileri çağ- larda bulunan çocuklar eğitim olanakla- rından yoksundurlar" deniyor. Keskin ve arkadaşlannın önergesinde, "tran, Afganistan ve diğer ülkelerden ka- çarak ülkemize sığınan yabancılara farklı, sığınmacı Kürtlere farklı uygulama yapıl- masının hiçbir dayanağı yoktur" goruşü sa- vunuluyor. Kampın çamurdan yürünmeyecek so- kaklarmda insanlar artık eskilikten sadece yansı kalmış ayakkabılannı, çekiştirerek, kadınlar, eteklerini dizlerine doğru topla- yarak koşuşturuyorlar. Zaman zaman da- lıyor Hacı Salih. Irak'taki Erbil kampını, kamptaki annesi, babası, karısı ve dört ço- cuğunu, Irak'taki ilkokul öğretmenliği gün- lerini, belki de telefonda karısından aldığı izinle evlendiği ikinci kansını duşünüyor olmalı. Başkanı Dr. Alpaslan Berkiav da Şükru Goktaş'ın hastalandığuu Aydın Cezaevi'ni ziyaretlerinde, Cumhuriyet Başsavcısı Nural üçurum'dan öğrendiklerini söyle- di. Dr. Berktay, "Şukrii Göktaş: ın cezaevinde lünı hukumlü ve tu- tuklulann temsilcisi olduğunu öğ- rendirn. 52 gunluk açlık grevinden sonra yeterli beslenme olmadığı için bu hastalıga j'akalanmıştır. Olayı biz de İHD olarak izliyo- ruz" dedi.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle