25 Haziran 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 3 HAZİRAN 1996 PAZARTESİ 12 DIZIYAZI Neden bana/v • Bu İstanbul nasıl bir şehirdir ki? Sen aşiret kavgasından kaç gel, otuz dört yaşında çocuğunu bu günah bilmez kentin toprağına ver. Üstelik cesedini bile görmeye dayanmasın yüreğin. Mehmet anlattı, Rıdvan'ımın gavur diyorlari 9 •f ^ eyaz örtiisü bır m J gözlerını gizle- M-^^ mıyor. Saçları. m M burnu. ağzı. ku- * -~ laklan. erkekle- nn dünyasına küs. Günah sessız kılıvor onu. utandırı- yor. Gözlerı ıse ellı beş yıl- lık se\ inçlerini iki yıllık ke- derle örtüvor Oğlunu kav- betmenin. aramalann. onu öldürülmüş bulnıanın kede- n bu Rıdvan'ı yok artık Büvükoğlu Mehmet an- latıyor: "Sicimle boğmuşlar. Ayaklarından. ellerinden bağlandığı bellndi. \ ücu- dunda yanık i/leri vardı. Na\ lon eritmişler göğsiin- de. sigara söndürmüşler. Dişlerinden ikisini kırmış- lar. Ha\asından a>ak par- mağına kadar eere\an vermişler. Elbiselerini ala- madık. bir a\akkabısı. bir kemeri bile verilmedi bi- ze." Sessızce ağlıyor Asi>e Karakoç, Mehmet'ı dınler- ken Rıdvan'ıngörmediğia- maanlatılanlardanbellcğine sılinmemecesine kazınmış görüntüsüne ağlıyor... O böylesine acı çekerken. ku- lağına çalınan "Pis Kiirt- ler, gâ\ urlar" demclere ağ- lıvor. Askeruğıırlamalan bır yana, Fenerbahçe-Vanspor maçından sonra bile kapisi- nın önünde "Kahrolsun PKK" sloganlan atılmasına ağlıyor. "Biz gâvur muyuz " diye soruvor "Ya terör? O hiç değmedi ki benim ço- cuklarıma..." Annesı Zümreta'yı anımsıyor. On ikı oğlunun ölümüyle canı çekılen Züm- reta'yı. Acılardabulasıcıol- malı. Zümreta'nın gözvaş- lan Asiye'yı izliyor... Zümretanın gözyaşları... Dedeşıh köyünün adı Atabındı diye değiştınlme- mişti daha Zümreta on dör- düncü çocuğu Asıye'vı do- ğurduğunda Onca çocu- ğundan bir kızla ikı oğlanın sağ kalmasından olacak kavgılıydı Zümreta. Dığer- leri bazen bır gün. bazen de bir hafta ıçınde erıvıp git- mıştı gözlerının önünde. Asiye'den uzak durdu hastalıklar. yaşadı. Adından da belli. ağaydı Dayıhan. Köyün neredevse üçte ikısi onundu. Bolluk içinde >aşa- dı Asiye. Yedısınde köyde- ki okula vazıldı Kövün imamı Abdurrahman Ka- rakoç"tan da kuran dersı alı- >ordu. Bırıncı sinıfı bıtir- mişti ki. imam. oğlu Musta- fa için görücü durdu Dayı- han'ın kapısına. Söz kesildı. Abdurrahman Karakoç ansızın ölünce kansı. bir kı- z\ on bir yaşındaki Musta- fa">la baş başa kaldı. Töre gereğivdı. oğlan bır an önce evlendırilmeli. e\ın sorum- luluğunu üstlenmeliydi. Da- yıhan ikı vıl \ennedi Ası- yeyı. biraz daha büvüme- liydı. Yıne töredendı. söz kesildı mı kızla oğlan evle- nene kadar birbırinı göre- mezdı Oysa birlikte büyü- müşlerdi. Bir gün göresi gel- di Mustafa'nın Asiye'yı. Sözleştıler Kan ter içinde geldı ıkısı de buluşma ven- ne. Korktular \e tek söz et- meden kaçtılar geldıkleri yöne. Asiye on üçunü yenı bitirmiştı kı evlendıler. E\in bütün işını üstlendı Asiye. Onunla da yetınme- di, ot biçtı. kovun. keçı. manda besledi. Mustafa da babasının yerine köyün imamlığına soyundu. Arap- çanın vanısıra Farsça da bı- liyordu Kadınlara. çocukla- ra din dersı verdı. Arazilen yoktu ama köy lüler bır tarla vermişlerdı ımamlarına, bir- kaç da hayvan. Zekâtlar da ınıanıındı. Önce Mehmet'ı doğurdu • Asiye On dördündeydı he- CUMARTEŞİ ANNELEAİ BERAT GÜNÇIKAN FOTOĞRAFLAR: E Rs£JtD E nüz. Sancılan başladığından doğuma kadar beş kez ba- > ıldı. Ikinci oğlu Ahmet ikı. uçüticüsü Alı üç ay yaşadı. Rıdvan'ı doğurduğunda "Ya öliirse" dive korktu. A- ma ölüme karşı durdu Rıd- \an, vaşadı Onu Hüseyın, Hasan \ e Abdurrahman ız- ledı. Hasan'a hamıleydı As- ıye. Zümreta hastalandı. Olumünden bir gün öncey- dı. susadı. Dayıhan da başı- nın ueundaydı O güne ka- dar kocasının yanında ne su ıçmistı. ne de ça\. Ası\e su- >ugetırdı. Utandı Zümreta. Baktı ki odadan çıkmıyor Dayıhan. bardagı eteklerı- nın arasına gızleyıp içti su- yunu. Asiye de Vlustafa'ya UN- guladı töreyı. Kayınvalide- sinin yanında ne çocuklan- na isımlenyle seslendi. ne de koeasına. Ogullan da ev- lendiklerınde onuıı şanında esleri\le konusmayacaklar- dı. Çoeuklarını sesmeye- ceklerdı. ateşe değse elîerı susacaklardı. Mustafa Karakoç asker- den döndüğunde köydekı ka\ganın ıçınde buldu ken- dıni. Asıve'nın abılen kö- > ün dığer zenginlern le ara- zı kavgasına tutuşmuştu. Bıryılakalmadı. Asıve'nın abısının. oğlunun. dığer abı- sınınve amcasınınoğlunun volu köyün gınşinde kesildi. Sılahlar sustuğunda dördü de ölmüştü. Zümreta'yı da vıkan bu\du ışte. Mustafa oğullarını düşundü. Köyde kalsalar. taraf olacaklardı Çocukları dayılarının kanı- nın bedelini isteyecektı öl- dürenlerden. Asi>e'ye "Gi- deliıtı" dedı "Başıınu dinç olur, çocukları da okutu- ruz. Arazimiz >ok, iş de. Çocuklar böyle büyiitül- mez." Köyden çıktıktan sonra... Uçer yı I Tutak \e Pat- nos'ta kaldıktan sonra İstan- bul'a geldiklerinde yıl 1976'ydı. Cç-dört vıl kirada oturduktan sonra. Gazi Ma- hallesf nin alt tarafında bir arsa alıp üzenne bir de ev yaptılar. Hasan'laHüseyin'i ımam hatip lısesine gönder- dı Mustafa Karakoç Kendi- si de Sultanahmet ve Beya- zıt camılerinde murakıp ola- rak çalışmava başladı. Os- manlı Arşıvı'nın açılışında Arapça, Farsça \e Kürtçe bılgısıvle gore\ aldı. Tam kente \e e\lerine alışmısjardı kı. istimlak ka- rarı geçtı ellenne. Evlennin üzerinden otovol geçecektı. Karadenız mahallesınde bır arsa alıp. yenı e\ lennı bu ar- sanın üzerıne kurdular. Yoksulluk. çocuklan okutma düşünü alıp götür- dü Ası\e'nın. Mehmet'le Rıdvan otomobıl tamırcısi oldu. Abdurrahman otomo- bil elektnkçisi. Hasan ka- portacı. Hüseyın de elektrik- çi. Safiye ıse hıç gönderil- medi okula. İstanbul'a geldıklerınde yanaklan al aldı çoçuklan- nın Sonraları zayıflayacak- lardı. kentin ölü yüzü renk- lennı aiıp götürecektı. Kent. bununla da yetınmemış. Mustafa Karakoç'un başına kanser belasını sarmıştı. Ilerlemıştı hastalık. vapıla- Sessizce ağlıyor Asiye Karakoç. Rıdvan'ın görmediği ama anlatılanlardan belleğine silinmemecesine kazınmış görüntüsüne ağlıyor: "Sicimle boğmuşlar. Vücudunda yanık izleri vardı. Naylon eritmişler göğsünde, sigara söndürmüşler. Hayasından ayak parmağına kadar cereyan vermişler..." vücudunda naylon yakmışlar, hayasına elektrikj vermişler. Hey gidi Asiye Karakoç, sen bunları da mı görecektin? POLİTİKA VE ÖTESİ Ölüye methiye düzmek değil... Kocasını zamansız yıtirmıştı. Rıdvan'ını ise habersiz. Aşiret kavgasından kaçarken başka bir kavganın içinde bulmuştu kendisini. Yenik düşen o olmuştu Otuz dördünde, daha umutlannı. se\ inçlerini sağmamışken Rıdvanı elinden almışlardı. O Rıdvan kı. en savgılisı. en cömertı. en eana yakınıydı oğullarının. De kı şurada bir yoksul var. üzerındeki ceketı çıkarıp verırdı. Ölüve methiye düzmek deöildı bu. tam da Rıdvan'ın anlatımıydı. Birgünolsun kırdı mı annesini, yüreği dağlanırdı. Haksız olan annesı de olsa. kendini suçlardı Ama hem Asiye. hem de kızları ve gelınlen istanbııl'da pıknığe gıttilerse. denızi gördülerse bu Rıdvan'ın savesındeydi. Mehmet bazen kızar. kızkardeslenni döverdi de abisinin kaı>ısında boynunu bükerdı Rıdvan. cak birşey yoktu artık. "Keşke" diyecekti Asiye sonraları "İki göziim kör olsavdı da Mustafa >aşa- saydı." Rıdvan nasıl kayboldu? Kocasının yokluğuna alı- şamadı Asiye. Bu acıv la bir- likte vaşamavı öğrenmıştı ki. Rıdvan ortadan kaybol- du En son Gaziosmanpa- şada bırisiyle randevulaştı- ğını.randevuyagelenın po- lislen görünce kaçtığını ha- ber almışlardı. Tarih 28 Ey- lül 1995'tı amabutanhinbir de oncesi vardı. Bırgeceyansı kapılan ça- lındı. "Kim o" dive sordu Mehmet, polıstı. evı arava- caklardı. Biraz uvku mah- murluğundan biraz da tedır- gınlıkten arama ıznını sor- madı Mehmet Kadınlann gıvınebilmesı ıçin izın iste- mek ıçın kapıva çıktığında ev ın siv ıl v e çelık yeleklı po- lislerle sarıldığını gördü. Aradıklan Rıdvandı "Neden" diye sordu Mehmet. Bir sıvil polis. ka- pı aralığından bırını göste- rip. tanıyıp tanınıadığını sordu. Tanıvordu. kardeşle- rının askerlik arkadası. ara sıra evlerinde kalan Ra- mı'vdi. Gözaltına alınnııs.tı Ramı Sorgulamada PKK'lı olduğunu. Karakoçlar'ın ev ınde vatıp kalktığını. evde bırdürbün. suıkast sılahı. te- tiğı kırıkon dörtlü tabanca. dokümanlar ve gerıllalara ait velekler bulunduğunu söylemişti. Aramada ne sı- lahlar ne dürbün ne de dokü- man bulundu. Gardıroptakı veleklerı gösterıp "Bunlar gerillaların" dedı bır pohs. Karşı çıktı Mehmet. Kon- feksıyoncu birarkadasindan hem kendısıne hem de kar- deşlerine bırer tane almıştı İsterlerse dükkânı da. o dük- kândakı diğer yeleklerı de gösterebılırdı Dınlemedi- ler \eleklerHasan"mgardı- robundan çıkmıştı. "PKK"\a vatakhk >apı- >orsunuz" dıve onu alıp gö- türdüler. Daha polıslerevdeydı. so- kağın başına geldı Rıdvan. Evlerıne yöneltilen silahla- rı görünce ürktü. Geri dön- dü. Ertesı sabah ev ı telefon- la arav ıp neler olduğunu sor- du. Âsı>e anlattı olanları. Hasan ıse on bır gün Gayret- tepe'de kaldıktan sonra sav - cılığa çıkarıldı \e sahveril- dı. Bır hafta sonraydı, şımdi bir karate salonu işleten Ab- durrahman'ın önünü kesti bırilen. Gecevdı. karanlık- tan gelen "Burava gel" se- sı korkurtu Abdurrahman'ı. Kaçmaya başladı. arkasın- dan altı el ateş ettiler. Ölüm düstü aklına... Rıdvan eve gelmiyordu artık. Haftada iki üç kez te- lefon ediyor. ıyi olduğunu söylüyor. annesinden. kar- deşlerinden lıaber alıyordu. Kezlerce sordu Asıye "Ne- redesin" dıve. söylemedı Aylarca sadece sesini duva- bildi oğlunun. Sonra arama- lan kesildi Rıdvan'ın. Asi- ye'nin aklına ölüm düştü. Aramava başladılar. Ümra- niye'den Gavrettepe'ye. Kartal'dan İkıtellı'vesorma- dık yer bırakmadılar Bütün ilçelennemnıvetamırlerine. kaymakamlanna dilekçeler vazdılar. Yoktu. Gün geçtıkçe Rıdvan'ın öldüğüne daha bır inanır ol- du Asıve Ya^asaydı. ikı eli kandaolsaarardı Aramadı- ğına göre Mehmet ve dı- ğer kardeşleri ısevazgeçme- diler aramaktan. Hasan O- cak'ın cesedinin bulunduğu Beykoz'da köylülerin "Ha- san'dan iki gün önce bura- da bir ceset daha bulun- muştu" demelennın üzenn- den bırkaç gün geçmıştı kı Cumhurıvet Savcılığı'ndan haber geldı. "Rıd\an'ın ce- sedi Adli Tıp'ta." O aksam Adlı Tıp'a gıttı Mehmet. Görev liye valvar- dı. vakardı morga girdi. Par- çalanmış. morarmanın bile gideremediği işkence izle- nv le bezelı yaklaşık kırk ce- sede bakti Rıdvan yoktu aralarında. Ertesi gün Rıd- van'ın kımsesizler mezarlı- ğında olduğunu öğrendiler. Yırmi altı gün morgta bek- letılmiş. sonra da gömül- müştü. Oysa başvurdukları her yere. dilekçevle birlikte adreslerinı. telefon numara- larını da bırakmışlardı. Ce- sedın bulunduğu haberi ne- dense Karadeniz Mahalle- si'ndeki adreslerine değil. AğrTyabildirilmıştı. Savcılığa başvurdular. Rıdvan'ın hangı mezarda olduğunu öğrenmelerı bir haftalarını aldı. Bedeninde- ki izler. Adlı Tıp kayıtlarına dageçmişti. Rıdvan. mezar- dan çıkanlarak üç hazıranda Gazi Mahallesi mezarlığına Asiye, Rıdvan, gelinleri, torunları bir piknikte. Rıdvan öldü öleli, ne deniz kenarına gidebiliyorlar ne de pikniğe. Ailenin diğer erkekleri evlerine hapsediyordu kadınları, "Ne işleri vardı gezmekte?" Rıdvan ise hem hayatı taşıyordu onlara hem de dayaktan koruyordu. gömüldü. Asiye uluorta ya- şamadı acısını. Gözyaşları- nı içine akıttı Bu kez diğer çocuklan için duyduğu kor- kular başladı. Akşam bütün çocuklan evde toplanana kadar rahatlamadı >üreğı. Mehmet'ın dükkânı evden v üz metre ılerdeydı. Her gün kezlerce bakıyordu camdan. Mehmet orada mıydı? Bırde Maria'yla Lili've anlatmak vardı Rıdvan'ın olümünü. Marıa. Avustur- va'da tanıştığı Gazıosman- paşa'danıkâhlandığı. Macar asılh kansıvdı Rıdvanın. Bır >akınlarının aracılı- ğıyla gitmiijti Rıdvan Avus- turya">a. İş bulacak. çalışa- cak. biraz para binktirip dö- necekti Bir vıl geçmeden Maria'yla geldi tstanbul'a "Evleneceğiz" dedı ailesi- ne. Karşı çıkmadılar. 1985 vılınınvazındakıvılmıştını- kâhları. bır yıl sonra sınırdı- şı edıldı Rıdvan. Geçıneme- mışlerdı Maria'yla. Kültür- leri uvuşmamıştı. İçkisinden yakınıyordu Maria'nın bir de henüz bır vaşındaki kız- ları Lili'yi dövmesinden. Bu da vermemış henüz orur- ma ıznıni de alamayan Rıd- v an. bir arkadaşının "Kaçak işçi" ıhbanyla sınır dişı edil- mişti. Avusturva'ya girışı ya- saktı ama o kızını yanına al- mak. beceremezse hiç ol- mazsa bir kez daha görmek ıstıyordu. Çok uğraştı. Kapı- kule'den döndürüldü kimi kere. kımi kere de İtalva sı- nırından Bır keresınde de Romanva'ya kadar gidebil- dı ^rada sırada da olsa. Li- lı'den aldığı mektuplar içini rahatlatıyordu Rıdvan'ın. Polıslenn geldiğı gece de Lılı'nın mektubu masanın üzerındevdi. Bir gün önce gelmiştı. Rıdvan mektubu görmüş ama töreler uvann- ca Asiye'nın vanında elıni sürememiştı. Sabah da ev- den çıkarken a>nı utançla öylece bırakmıştı masanın üzennde Asiye günler son- ra açmıştı mektubu. içinde bir de fotoğrafı vardı Li- lı'nin.... Asiye'nin vanında bır kez bile almamıştı Ma- na'nın adını ağzına. Acılarını tarif edemiyor Asive. sev inçlerini de. Kor- kulan ıse daha bır tarifsiz. Bilıvorkı. bu şehıronadüş- man. Çocuklarına. umutlan- na duşman Günah tanımaz bır sehir İstanbul. Şımdı. ekmeğınin tadı bile bir baş- ka kentıni. Ağn'yı özlüyor da gıdemıvor... Yarın: Fatma Morsümbül'ün isyanı MEHMED KEMAL Yazardan Kalan Günceler... Gazetede kalabalıkça oturyorduk. Ahmet Nesin çaktırmadan bir kitap uzattı. Baktım gözucuyla. "Az- iz Nesin 'in Güncesi"yd\. Aziz Nesin günce tutar mıy- dı? Demek zaman zaman tutarmış. Merak ettim. ki- tabı karıştırmaya başladım. ilk satır: 951 Cezaevi. Bır de not düşmüş: 1950'de Azız Nesin, Fransızca bıl- memesine karşın, Fransızca bıryazı çevırmek savıy- la mahkemeye verilmiş ve 16 ay hapse ve 16 ay da güvenlik gözetimi altında tutulmaya mahkûm edil- mıştir. Bu olayı biliyorduk, daha neler var... Karıştırmaya başladım. Bır anı: Cahit Sıtkı'yla Babıâli Yokuşu'ndan inerken bırden karşımıza bir hamal çıktı. Sırtında boş bir tabut var- dı. Cahit Sıtkı onu görünce bembeyaz oldu. yüzü fa- yans gıbi beyazlandı. Ne rastlantı: Cahit Sıtkı'ya ölüm şaıri derler. Çok da ölüm şiiri yazmıştır: Öldük olümden bir şeyler umarak • Kemal Tahir'den söz eden bir anı: 1958 yılının ılk aylarında bir gün Kemal Tahir'le bir- likte otomobille Izmıt'e gidiyorlarmış. Yol yeni yapıl- mış, çok güzelrnış. - Ne düşünüyorum bilıyor musun, demiş, bir gün gelecek buraya beton dökecekler. - Ben de öyle düşünüyorum. - Biz o zaman belki ölmüş olacağız. Onu da dü- şündüm. Kemal Tahır, - Ne tuhaf, ben de o zaman kendi otomobilimiz ola- i cak, otomobilimizle gideceğiz... J • ' Daktilom iki gün önce bozuldu, oyunun gerısıni el- le yazdım. Elim hasta çok zorluyorum. Yeni bir dak- tilo almam gerekiyor. ) • Yataktaydık. Gece lambası yanıyordu. Bir gece ön- ceden yarıda kalmış kitabı okumaya başladım. O ba- na sarılmıştı. O gece restoranda içmiş, sonra bir ar- kadaşımızın evine gıtmıştik. j - Sarhoş musun, diye sordum. , - Hayır, dedı, ama biraz daha içsem sarhoş olacak- ' tım. i Kitabı okuyorum. ] - Kitap mı okuyacaksın? dedi. j - Evet... dedım. " ' - Öyleyse ben uyuyayım.. dedi. i Bana arkasını döndü. j Sarıldım. Baktım. Çıplak, tüm. | • Kuşu seviyorum, kediyi sevıyorum, köpeği seviyo- rum, her şeyi seviyorum; insanları da sevmek istıyo- rum. En çok sevmek ıstediğım insanlar. • Benim niyetim gazetecilikten, köşe yazarlığından kurtulmaktır. Köşe yazarlığı verımsiz bir alan. Yazı 24 saatte sönüp gıdıyor. Ben köşe yazarlığından yılda 42 bin lirayı, yılda iRî üÇ"?oman yazarak kazanmak isti- yorum. • ı Beni çok kolay yazıyor sanırlar. Oysa çok çok güç' yazarım; boyuna yazar bozarım. bozaryazarım. Ama asıl yazmaya çalışmam, yazmaya başlamadan önce olur. Yazacağım konuyu çok, pek çok düşünür kura- rım. Daha önce notlar alınm. Bu notlar gittikçe geli- şir, artar, değişir, yeni biçımler alır. • Aziz Nesin'in günce tuttuğunu bilmiyorduk. Tutsa dergılerde, gazetelerde ucu görünürdü. Ölümünden sonra yaytmlanmasınt istedıği yazılar arasında gün- ce yoktu. Bir de ölümünden sonra yakılmasını iste- diği yazılar vardı, onlar da yakılmıştır. Belki de günü gelince yakılacaktır. Aziz yazarın kalan yazılan aziz olsun, yayımlana- cakları sabırla bekleyelim. BULMACA SEDAT YAŞAYAS SOLDA.N SAĞA: 1/Llkemızde Muğla ılınde vetı- şen \e "günlük'* de denılen bır ağaç... Üstü kapalı 3 olarak anlatma. 2/ Tümör...Bırtarafa >önelme. dönme. 3/ Ipten düğümlü saçaklarla oluştu- rulan bır el sanatı. 4/ Motorlu taşıtla- nn elektrığinı sağ- 8 lavan aygıt. . Bu- g run ıltıhabı. 5/ As- ker. ordu 61 Bır tür otomo- bıl varısı... Eskı Türklerde at, köpek. keçı gıbı evcıl hayvanlann mumvalarına \enlen ad. 7/ Tanrıtanı- 3 maz...Çmkonunsimgesı... 4 Boru sesı. 8/ Kadın hapıs- c hanesı.9/Güldürütüründe kısa oyun. . Bır sına\ şek- li. YUIC\R1DAN AŞAĞIYA: 1/ Endonezva'nın ıkıncı büyük adası. 2/ Asya'da bır ülke... Çabuk davranan, çevık. 3/ Bazı mantarlann meyda- na getırdığı bır bağ hastahğı.4/ K.avnağı mıtolojık çağlara davanan kınşlı bır çalgı... Yabancı... Yıyecek bulamayan. yoksul kımse 5/ Tanhsel koşullar ne olursa olsun dev letin ortadan kaldırılmasını ksvunan öğretı. 6/ Boğaz. gırtlak... ICesmtılerden sonra kalan mıktar. 7/ Pıston... Bır bağlaç. 8/ Su... Gözdeki ıns tabakasının ıltıhabı. 9/ Doğanın neden ol- duğu vıkım... Atasözlerıne davanan dıdaktık Çın şııri. İLAN T.C. KÖRFEZ ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ'NDEN DosyaNo: 1994 1129 Davacı S.S. Kurumu vekilı Av. Irfan Erdem tarafın- dan davalılar Veysel Doğan ve vs. aleyhine açılan ku- rum zarannın giderilmesi davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sırasında verilen ara kararı uyannca. Şemsettin Günaltay Cad. No: 30 8 Bostancı-İstan- bul adresinde ikamet eden dav alı Veysel Doğan'ın tüm aramalara rağmen bulunamadığından adı geçenin 4.7.1996 günü saat 10.00'da mahkememizde >apıla- cak olan duruşmaya bizzat gelınesi veya kendisini bir vekılle temsil ettirmesi. aksi takdırde yargılamanın gı- yabında yapılacağı hususunun tebligatı yenne kaim ol- mak üzere ilan olunur. 17.5.1996 Basın: 89537
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle