26 Haziran 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
24 HAZİRAN 1996 PAZARTESİ • • • • CUMHURİYET SAYFA HABERLERİN DEVAMI 19 Istanbul Edirne Çanakkale Kocaelı Izmır Manısa Aydın Denızlı A A A A A A A A 31 33 32 37 35 37 37 36 Zonguldak A 26 Antalya Sinop Samsun Trabzon Gıresun Ankara Konya Eskışehır Sıvas A B Y Y A A A A 2b 25 27 26 33 32 32 26 A 35 Kars Adana Mersın Diyarbakır Şanhurfa Mardin Siirt Hakkâri Van A A B B B Y B A 3b 33 34 37 32 32 18 24 B 22 Yurtta yağış bek- J, lenmıyor. Bütün *s s r -" bölgelerımiz az Londra bulutlu ve açık pa r i S geçecek. Hava Roma 22 Oslo sıcaklığı artmaya Berlın B 17 Helsinkı B devam edecek. Amsterdam B 17 Stockholm B Rüzgâr kuzey ve Madrıd A 25 Belgrad batı yönlerden Şpfya A 30 Viyana B hafrf. ara sıra orta Brüksel B 17 Bonn kuvvette esecek. Budapeşte B 21 Münih B B 13 Moskova B 17 Askabat Almatı Taskent Bakü Bışkek Tıflıs Kahire Şam m A B B B B B A A 38 32 33 26 29 28 35 36 gutıKulParçaiı bulutlu P*P* G Ü N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Konunun bu yanı ayrı ve uzun tartışma konusu... 1950li yıllarda apar topar açılan liseler için bir deyim vardı: - Birmüdür, bir mühür... iştesizelise... Benzer yöntem, son yıllarda üniversiteler ıçin de ge- çerli: : Bir rektör, birkaç direktör... iştesıze üniversite... Bilim, araç-gereç, donanımlı öğretim üyesi arkadan gelsin... Ülkemizde ne yazık kı, üniversite deyince ilk akla ge- len, yükseköğretım ve meslek. Oysa üniversitenin ge- lişimı, kurulduğu ülkenın gençlerınin iş sahibi olmasını sağlamaktan çok. bılimde kat ettıği yolla ölçülüyor. 'İlim' mi, 'il'im mi? 199O'lı yıllarda yeni üniversıteler şöyle kuruldu: TBMM'ye giren milletvekıllerinin büyük çoğunluğu, seçmene, "Beldemize üniversite getireceğim" sözünü vermıştı. Milletvekılleri. kendi aralannda anlaştılar. "Sen benım ılimde üniversite kurulmasını desteklersen ben de senin ilindekini desteklerim..." "Tamam ama, oy sayımız yetmez, bir iki il daha bu- lalım..." "Bulalım. Falanca ile de üniversite lazım. O milletve- killeriyle de konuşur, rakamı buluruz..." Kaygı, "ilim" değil de, "//"im olunca, üniversite sayı- mız birden 20'li rakarnlardan 5û"li rakamlara çıktı... Bu üniversitelerin büyük çoğunluğunda. eğitimin "üniversite" düzeyinde yapıldığını söylemek çok güç... Ancak, bu aşamadan sonra sözünü ettiğimiz üniver- sitelerin "kapatılmasını" önermek de akılcı değil... O zaman çözüm, bu üniversitelerin kalıtesinin arttı- rılması... Bunu başarmanın önemli aşamalarından birı, sağlıklı bir yönetim oluşturmaktan geçiyor. Bunun için de rektör önemli bir kilometre taşı... Türkiye'nin genel gidişinden doğal olarak üniversi- teler de etkileniyor. istisnaları bir yanabırakırsak1980'li yıllann üniversite rektörlerinin genel özellikleri şuydu: - Ne olursa olsun suya sabuna dokunmamak. - Devrin adamı olmak. - Ülkenin en tepesınde kim varsa, ona fahn dokto- ra, fahn hemşerilik, anahtar, ne bulursa vermek... - Bilimi tehdit eden bağnazhğa karşı mücadele etmek yerine, "Bana nasıl dokunmaz" hesabı yapıp "denge- li" hareket etmeye girişmek... 9O'lı yıllarda bu mantığın ne ölçüde değiştiğini en iyi, üniversitelerin öğretim üyeleri ve öğrencileri saptaya- bilir. Ülkemizdeki genel kirienmeden, önceki yıllarda ya- pılan rektör seçimleri de payını almıştı. Kimi üniversitelerde yönetımi bir "kadro" hareketi olarak ele geçirenler, değişik yöntemlerle rakiplerini bölmüştü. Kendileri blok seçime girmiş, yönetimı des- teklemeyenler ise üç-dört parçaya bölünmüştü. Böytece yapı aynen devam etmıştı... Benzeryöntem, kimi üniversitelerde bu seçim döne- rriinde de denenmeye çalışılıyor. Üniversite öğretim üyelerine ne yapması gerektiğini söylemek tabii ki ku- rum dışındaki kişilere düşmez. Ancak. "dışandan gö- rünüm" onlara yardımcı olabilir. Önce çağdaşlık ve bilim... Görünen o kı, üniversiteler önümüzdeki dönemde şu ikilemle daha cıddi olarak karşı karşıya kalacaklar: - Bilimsellik mi, yobazlık mı? Daha önceki yenilgilerin ışığında yöntem değiştiren "yobazlık", "bilim" kılığına girmekte de çok zorlanmı- yor. Bugün "bilimsellik" adı altında ortaya atılan pek çok "araştırma", "tez" neredeyse geçen yüzyıhn Osmanlı medreselerinden bile geride. Devletin kimi kurumlarını tehdit eden bu "tehlike"r\m üniversitede etkin olması salt bu dönem için değil, ge- lecek kuşaklar için de bağlayıcı bir durum. Yeni rektörlerin belirlenmesi aşamasında kanımca en tehlikeli aday, "her devrin adamı olmaya" aday olan ki- şi... Nasıl ki, siyasiler "ilim"öen "//"imi anlıyorsa, bu kişi- ler de üniversitede "bilim "den payına düşecek "dilim "i anlıyor... Bu konuda Anadolu'nun pek çok üniversıte- sinden, "tepkı" geliyor. Öğretim üyeleri, rektörlerin rüz- gâr nereden eserse o yönde hareket etmesinden ola- ğanüstü rahatsız. En çok yakınmanın geldiği yerlerin başında Sıvas var. Dileyelim ki, üniversite öğretim üyeleri, Türkiye'nin genel görünümünün tersine. sağduyulu davransın ve ünıversiteye bakışını netleştirerek. gücünü birleştirerek hareket etsinler: - Önce çağdaşlık ve bilim... Bulutıu k Çok bulutlu Yagmunu tran'ın gözü KİT satışlannda 'HABITAT'ın sözleşmeleri • Baştarafı 1. Sayfada kullanılan çinko iiretiminde Türkiy e'deki en büyük kapa- siteye sahip olan Çinkur'u 14 milyon dolara "Kayseri Maden ve Metal Ticaret" adıyla kurduğu şirket aracı- lığıyla mart ayında satın al- dı. Çinkur'u alan Kaysen Maden-Meıal Ticaret AŞ Iran'da bulunan yüzde 50'si de\ lete ait olan "Mineral Ex- port" adlı bir firmaya ait ol- duğu bildirildi. Geniş çinko vekurşunma- denine sahıp olan İran'ın. hükümet tarafından zarar et- tiği gerekçesıyle elden çıka- rılan Çinkur'u, hem kendi sanay isine ucuz ıslenmiş çin- ko sağlamak hem de Türki- ye üzerinden ihracat yapmak için satın aldığı bildirildi. Yetkililerden alınan bilgilere göre, petrol ka> nakları zen- gin olan Iran. Çinkur'un ya- nı sıra Türkiye'nın uçak las- tiği üretme donanımına sa- hip tek tesisi Petlas ile 7.1 trilvon lira ile geçen y ıl ülke- de kurumlar vergisi rekort- meni olan. petro kimya üre- tınıi yapan Petkim'e de talip oldu. Yetkililer. İran'ın stra- tejik olarak veya sanay isini geliştirmek için gereksinimi olan malları. özelleştipne kapsamında Türkiye'de satı- lan fabrikaları alarak üret- meyi planlandığına dikkat çektiler. Bu kapsaında. ku- rulu kapasite alarak \ atınm maliyetini düşürmeyi plan- layan Iran"ınTürki\e üzerin- den kolay ihracat > apma\ ı da hedetlediğini bildırdiler. Yetkililer. "İran bu çerçe- \ede Pttlas ve Petkim'i de aJ- mak isti\or. Ancak daha bu işletnıeler için ihaleaçümadı. Ama görüşmeleri \ürütü- yorlar" di>orlar. İran'ın. Türki\e'den 1W5 yılında 7.5 mihon dolarlık binekaraçlan lastiği. 31 mil- yon dolarlık da iç lastıkte kullanılan petrokim\asal navlon ithal ettıği öğrenildi. Petlas ıçin geçen vıl mart ayında açılan ıhaledeen\ük- sek önerivi \eren >ine İranlı Muhtar Pencependur. tekli- fıne karşılık banka teminat mektubugetiremenıi^tı. Peıı- cependur'un teminat mektu- bu getırememesı üzeruıc o ihalevi iptal edın Özelleştir- me İdaresi Ba^kanhğı. Pet- las ıçin temnıuz ayında yeni bir ihale açmıştı. Ancak bu ihale\e teklif \eren olnıa- mıştı. kâğıt üstünde kalacak' Elektrikte özelleştirme hazırhgı I Baştarafı 1. Sayfada santralların yenilenmesi \e enerji yatınm- lannda özel sektör ve yabancı sermayenin katkısının arttırılması istenildi. Enerji kay- naklarınm tükenme rıskınin gözardı edil- mesı halinde Türkiye'nin karanhktakaiabi- leceği belırtilen raporda. kömür üretiminin özel sektöre \erilmesı ve akarşakıt ürünle- rinin satışından kesilen \erginin kaldınlma- sı istenildi. Türkiye Elektrık Üretim İletim AŞ (TE- AŞ) tarafından hazırlanan. L'lusal Elektrik Sistemı İçin Acil İşler Raporu'nda. Türki- vedeki mevcut santrallarda kömür miktan \e kalitesinin vetersizliği nedenivleacıl \e zorunlu önlemler alınması gerektiği belır- tilerek. kömürün özel sektör tarafından sağ- lanması önerıldı. Türkiye'nin 1996 yılı enerji talebinin 94 mılyar kilovat saat ola- cağı belirtilen raporda. bunun 55.942 mil- yar kilovat saatinin termik. 37 mılyar kilo- \at saatinin de hidrolık santrallardan karşı- lanacağı kaydedildi. Eksık kalan 1.1 milvar kilovat saatinin de yeni prodüktör veya hid- rolik santrallardan karşılânabileceği kavde- dildi. Raporda. Türkıye'deki santrallarda. kömür miktan ve kalitesizliği nedeniyle. 1994 yılında 3.3 milvar kılofat saai. 1995 yılında da 5 milvar kilovat saat eksik ener- jı ürettığı belırtildi. Baca gazı arıtma tesîs^ lerinın öngürülen sürede tamamlanmamıs olması nedeniyle ilgili santralların kapatıl- maması için mevzuatın değistirilmesi öne- rilen raporda, akaryakıt fiyatlannın vergi- den arındınlması istenildi. Roaporda. yapımı süren ve 2000 vılına kadar servise girecek olan kemerköv. Ça- yırhan. Kangal, Kuzgun. ^enice. Adıgüzel ve Kürtün santrallannın en kısa zamanda iletim sistemine baölanması gerektiijı belir- tildi. Ulusal Elektrik Sıstemi Raporu'nda. Do- ğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki elektrik hatîannın terör olavları nedenıvle kullamlamaz hale geldiği vurgulandı. Ra- porda. bölgenin elektrik üretim ve iletim sisteminin sorunlannın teknik eleman veter- sızliSı ncdeniv le çözümlenenıediSi belirtil- di. Yeni enerji üretim santrallannın kısa sü- re içerisınde kurulması ıçin. klasik devlet metotlannın dısına çıkılması gerektiği be- lirtilen raporda, vap-ışlet-devret modelinin vetersiz kaldığı. bunun yerine vap-iijlet sis- teminin getirilmcsi istendi. Bu çerçevede. kamunun içinde bulunduğu finansman si- kıntısı da göz önünde bulundurularak. özel sektör vevabancı sermayenin katkısının art- tırılması gerektiği kaydedildi. Raporda. enerji darboğazının aşılabilmesi için, yeni santralların kurulmasının zorunlu olduğu vureulandı. A\KAR.\/İSTANBlL(A.A)-BırleşmışMıl- letler(BM) \e bağlı kumlu^larının aıda. konut. verleşım. gıvim dahıl. veterlı şasam standardı. sosyal uüvenlık. sağlık. istihdam. voksulluğun azaltılmaM. kalkınma. sılahlanma harcamalan- nın azaltılması. temız çev re gıbı temel ınsan hak- lan. daha iy ı. daha yaşanabılir dünv a v aratılma- sı için aldıklan kararlar. ımzalanan uluslararası sözleşmelenn çoğu. "kuvvedenfıilegeçemiyor.*' HAB1TAT II Insan Yerleşimlerı İstanbul Kon- feransı'na sunulan kararlann. esas itıbarıvla. BM'ın daha önceki uluslararası sözleşmelenn- de mevcut olduğu. ancak. bu kararların havata geçınlemedığı tespıt cdildi. HABITAT II konferansı büresince sıvil top- lum kurulu^larınm faahyetlennı sürdürdüklen İTL Ta^kısla'da vapılan değerlendirıııe toplan- tisina sunulan. Kanadalı öğretim iıvesı ve Glo- bal Uyuın (Lvgulaınava Geçırıııe) Araştırma Proıesi Koordınatörü Dr. Joan E. Russow"un araştırmasında. BM ve bağlı kurulu^lannın bun- dan önceki sözle^nıelerinde. HABITATII ve gü- nümüzdeki dığer uluslararası konferanslarda benzeri kararlar alındığı gözler önüne serilıyor. Global Uyum Araştırma Projesi Koordınatörü Kanadalı Dr. E. Russovv arastırmasında. "De\- letler. uluslararası olarak. BM areuasında, sos- val. adalet. eşitlik. çe\ re v e barı^ konusunda du- yarlı imiş' göriintüsü \eri>orlar"" diyor. Dr. E. Russovv'a göre. B\1 üyesi devletler. eğer global toplumun karşılaştığı sorunlara ce- vap vermede. çözmede cıddı ıseler. sosyal eşıt- likçi, çev reyeduyarlıkalkınmayla. sosyal güven- lik. eğitım ve sağlık hızmetleri teminı ile çatiş- nıalan. anlaşmazlıklan. savaşlan önleyıcı ulus- lararası dıplomasi vebanşyapmayakatkıyada- ır uluslararası yükümlülüklerine uymava. yeri- ne getınneve hazır olmak zorundaiar. Global L yum Araştırma Projesi Koordınatö- riı Dr. E Russovs. "De\letlerin.BM kararlannın ha>ata yt\irilnifSL inualanan sözleşmelere uv ııI- ması için gerekli fonlan. askcri bütçek'ideki ka- lemlerden. şirketlere viinolik sübvansiyonlar ile \ergi borçları ertelenıeleri, çe>Te>e zarar veren, insan haklannı ihlal eden, sosyal adatetsizlik va- ratan. savaşlann ve çatışnıaların nrnıannıasına neden olan sanav ilerden. işletmelerden, şirket- lerden alınacak nıaddi tazminatlarda buimala- n" gereğını \urguluyor. Kanadalı Dr. E. Rus- »ov\ un arastırması. BM'nin aynı konularda al- dığı benzer kararlann örnekleriy le dolu. Russou adına STK değerlendırme toplantısı- na katılan AvustraKa Kent Araştırmaları Lyum GrubuTemsilcısi Dr \anda Rounsefell. sunları sö> ledı. "HABITAT ll'vesunulan.uygulamaya değecek bir doküman olnıadığı kanaatindey im. Şu ana kadar, HABITAT ll'ye onay için sunul- muş, ancak daha önce pek çok uluslararası an- laşma ile kabul edilmtş birçok kuraL karar var. Bi/ öncelikle hükümetler tarafından da onayla- nan bu anlaşmalann uygulanmasını Lsrivoruz. Hükümetlerin. daha önceki laahhütlerini yerine getirmelerini sağiamak için. sivil örgütler bu ka- rarlann takipçisi olnıalı ve baskı vapmıuj. Aksi takdirde, sivil toplum kuruluşlan bu kararlann takipçisi olmazsa, imzalanan kararlardevlet ral- lanna kaldınlıyor. İlgili kuruluşlanörgütler.de> - lerieri alınan kararlarda sürekli izler >e de\ letle- ri uy um için zorlaıiarsa. yeni kararlar alınması- na gerek kalmayahilir." 1 milyon öğreııci yarıştı • Baştarafı I. Sayfada cıyla. ÖYS'debuyıl ilkkez. adaylara 10 ayn soru kitap- çığı'dağıtıldı ÖSYM. kayır- malara yol açıldığı gerekçe- siyle bu yıl hastanelerde sı- nav yapılması uygulamasını kaldırırken. cezaevlerinde gerçekleştirilen sınavlar ıçin de özel güvenlık önlemleri saölandı. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Eres Söylemez. sina\ mer- kezlerinden edindikleri ilk bılgılere göre sina\ ın sakın. olaysız v e başarıy la tamam- landtgînı kaydederek. sınav sonuçlarının büyük bir gü- venlik ağı içinde ÖSYM'ye taşınmaya baslandığıııı. bü- tün belgelerın bugün aksa- ma kadar merkezde toplan- mışolacağını söyledı. Sınav sonuçlarının açıklanmatarı- hinin henüz belli olmadığı- nı kaydeden Söylemez. "Asıl hedeHmiz aday ları ha- tasız yerleştirmektir. Bu he- def çerçe^esinde çok titiz bir çalışma vapılacaktır" dedı. Sınav sonucunda adayla- rın büyük bölümünün gir- meyi hedeflediği üniversite- lerin 4 yıllık eğitim veren bölümlerine 129 bin 999 öğ- renci yerlestırilecek Açı- köğretim programlan ile 2 yıllık bölümlerinden de 647 bin 279 kontenjan ayrıldı. ÖYS'ye cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerden de gırenleroldu. Buca Ceza- evındeki 19 tutuklu ve hü- kümlü. dün sınav heyecanı yaşadı. Bu arada. İstanbul'daki bazı okullarda soru kitap- çıklarının geç ulaşması ne- deniyle sınav geç başladı. \etkililer. sınav ın geç başla- dığı okullarda yasal sürenın tamamlandığını. adayların mağduredilmediğitii beHrt- tiler OLAYLARIN ARDENDÂKT GERÇEK • Baştarafı 1. Sayfada siııde Fırut 'ın sııları konıı- sııııa yer verilmeyişi ise Suriye 'yi herhulde dü$ kı- rıklığına uğratmıştır. Şam. Kahire'de Arap ülkeleri- nin Fırat konusunda Tür- kiye 'ye karşı eleştirel bir tavır sergileyeceğini ıımu- yordu. Suriye'nin amacı Kuhire'de gerek Türk-İs- rail anlaşması, gerekse \u konusunda Türkiye'ye karsı "Arap cvphcsı" oluş- turmaktı. \itekim Suriye Dışisleri Bakanı Fanık El- Şura, persembe güıüi Ku- hire'ye gider gitmez ise Türkiye 'yi sikûyetle haşla- mıs, verdiği denıeçfe Tür- kiye 'nin Suriye sınırınayı- ğınakyaptığını ve bb'lgede gerginliği arttırdığını öne sürınüstü. Özetle, Kahire zirvesin- de Arap ülkelerinin Tür- kiye konusundu Suri- ye 'nin kıskırtmulurma gelmediği ve sonuç bildiri- sinde "ölçiilii" bir ifade kullandıkları dikkati çek- ti. Bu sonucun alınmasın- da Mısır ve özellikle İ'r- dün 'ü'nyatıstıruı çabaları kuşkusuz önemli rol oyna- ntıstır. -k-k-k Diyarbakır'da ölü sayısı 7'ye yükseldi I Baştarafı l. Sayfada lu'nun 14. kilometresinde bulunan ve içinde Söz TV ile Söz gazetesinin mat- baasının yer aldıgı Atındağ Dinlennıe Te- sisleri'ne önceki gün saat 21.30 sıralann- da PKK'liler tarafından uzun namlulu si- lahlarla üç ayn noktadan ateş açıldı. Sal- dında polis memuru Tamer Nuray. oğlu Kürşat Nuray. 7. Kolordu Komutanlı- ğı'nda görevli L'zman Çavus. Burhan Turna. eşı Elif Turna. Erganı Belediye- si'nde işçi olarak çalışan MuratSan. eşi Aynur San ve oğlu Uğur San öldii. 15 kışi de yaralandı. Saldırıyı gerçekleştı- ren PKK'lilere güvenlik görevlileri kar- şılık verdi. ancak karanlıktan yaradanan saldırganlar kaçtılar. Yaralılar Dicle Üniversitesi Tıp Fakül- tesi'nde tedavi altına alınırken. olay ye- rini ablukaya alan güv enlik kuv v etleri ya- pılan aramalar sırasında durumundan şüphe edilen 23 kişiyi gözaltına aldılar. Saldından hemen sonra olay yerine ge- len OHAL Yalisi Necati Bilican. Divar- bakır \alisi Emir Durmaz ile Emniyet Müdürü Rıd\anGülerdınlenme tesisle- rine gelerek IMehmet Ali Altındağ ıle gö- rüştüler. Bölge vaiisı Bilican geniş çaplı operasyonların sürdüğünü belirtti. Saldırı sırasında ölen özel harekât tı- minde görevli polis memuru Tamer Nu- ray ile 2 yasındaki oğlu Kürşat Nuray için dün çevık kuvvet müdürlüğü bınası önünde tören düzenlendı. Törende konuşan OHAL Valısi Bili- can. "Bu canilerin emellerine ulaşması olanaksı/dır. Zaten amaçlarına ulaşa- mıavacakları için bu tür katliamları vapı- yorlar. Çoluk çocuk. kadın demeden ma- sum vatandasları katledenlerden elbette ki hesap sorulacak. Bunlar vatan şehitle- ridir. Bu şehitlerin kanları yerde kalma- yacaktır" dedi. Yapılan dını törenden sonra Tamer Nuray ve oğlu Kürşat Nu- ray 'ın cenazeleri uçakla memleketleri Es- kişehır'e gönderildi. Dinlenme tesislerınin sahibi Mehmet Ali Altındaa da dün öâleden sonra saldı- nnın gerçekleştırildiği yerde bir basın toplantisi düzenledı. AÎtındağ. OHAL Bölge Valisi. Diyarbakır Valisi ve DGM Başsavcılığı'nı suçlayarak sunları söy le- di: "Milli biriik \e beraberiiğimize, vata- nımızın bölünmez bütünlüğüne. devleti- miziıı varlığına vönelik mücadele veren bizler, her gün, her saat başı. büy ük teh- likelerle karşı karşıya olduğumuz halde. defalarca va/ılı müracaat ettik. Ancak başta bölge. il valiliği ve DGM başsavcılı- ğı olmak üzere tüm sorunılu resmi kunı- luşlarâcizliğinigösterek bi/e sahip çıkıııa- nıışlardır. Olay dan ancak birkaç saat son- ra gelen yetkililer, her /anıan olduğu gibi kendilerini suret-i haktan gösterip nutuk- lannı atmışlardır." Jandarmanın kendilerini 3-4 gün önce uyararak "Kendinizemukayetolun.terö- ristler Diyarbakır'a sı/mış. Tedbirinizi alın" dediğini açıklayan Altındağ. "De\- k't ve jandarnıa bu ey lemi çok iyi biliyor- du. Teröristter saldında yakalanabilirdi. De\ lerin v urdumduy mazlığını anlamıyo- rum" dedi. Saldırganların helıkopterle takıbe alın- maları hal ı nde düz arazıde kolay ca yaka- lanabıleceğini öne süren Altındağ. sözle- nni söy le sürdürdü: "Şunu hemen belirt- meliy iz ki. y ıllardan beri Türkiye'de din- mek bilmeyen kör terör. her gün biraz da- ha azgınlaşarak büy ümektedir. Devlet otoritesini ellerinde tutan kimseler. ınille- tin nabzına göre serbet \ererek Ha bittı. lıa bıtecek". "Ölenlerin kanı yerde kalma- yacak'. "Üç-bes çapulcuya devlet pabuç bırakmayacak", "\erilecek tek bir çakıl- tasimız yok' gibi paıiak ve sonuçsuz nu- tuklarla bir noktaya ulaşamamakta. bu sözler havada kalmaktadır. Netice itiba- rıyla gece sivil vatandaşların aileleriyle birliktc olduğu .Altındağ tesislerine saldı- rı da bunu net olarak teyit etmektedir." Ulkenın bu duruma gelmesındekı en büyük sorumluların polıtikacılarolduğu- nu belırten Altındağ. şunlan söyledi: "Korkanz ki. devleti yönetenlerin basi- retsizliği nedeniy le. hükmen de olsa gele- cektefiilen bir mağlubiyete boy un eğmek söz konusudur. Bunun en çarpıcı görün- tüsü de, ülkemizde bu günlerde yaşan- makta olan istikrarsızlıktır. Dilimi/ var- ntıyor ama. görünen odur kL bu kaos de- vanı ederse ülkemiz. vakın gelecekte so- kaklann insan cesetleriyle dulup taştığı bir noktaya gidecektir. Her gün gömlek değiştirir gibi parti değiştiren ve suratla- nnda binbir maske taşıvan. kinıisi PKK'IL kimisi başka örgütten olan birçok milletvekili kuzu postuna bürünmiiş kurt misali Meclis'te cirit atnıaktadır. Demok- rasiden ve insan haklanndan söz edilmek- te. ancak siv il ve sav unmasız vatandaşlar PKK gibi terör örgütlerinin insanna terk edilmektedir. Artıkyeter 'tav şana kaç. ta- zıya tut" \ehametinden \az geçin. Aksi takdirde bu toplum istemeye istemeye te- rör örgütlerine teslim olmak ya da Türk vatandaşlığından çıkıp bir ülkeye iltica et- mek zorunda kalacaktır. Dev let dev letli- ğini bilmezse.vatandaş\atandaşlığını bit- mez.*" Cep telefonunda üstün performans Netaş GSM 933
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle