27 Haziran 2022 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
27 EKİM 1996 PAZAR CUMHURİYET SAYFA KULTUR 15 T Ü R B İ Y A T I N B İ 0 C R A Unuttuğumuzbir şey var....AHLANTiME.N Is\ içrîli genç yazar Alain de Botton. -Kiss&TeU" adlı kıtabın- <da "sıraıfan' bır msanın. "Lond- wa'da kü,ıik bir kırt&siye dükkâ- runda çsbşan. pub'a gidip süî iç- •mekte diTten. haftada bir kez > ü- zen. dabı çok kitap okumak iste- nnesine kjrşın birriirlüzaman bu- tamayanAaşamı bovunca 18kişh - !«• öpüşmiiş'* yirmiİi yaşlanndak; Isabel Roigers'ın va>amöyküsünü anlatır. A}nntıdangeçılme>en. va- z-annın kiTiı zaman çızelgelere \e s.emalara. e elbette fotoğraflara da b>as;vurarak. yazdığı. kurgu bir bı- y ografidıı bu. Kim bılir. belki ya- zartn gercekten tanıdığı bınsidir Isabel. Arcak bu kıtap. kıtapçıla- rın 'Biyografi' raflanna konmak içinyazılnamı$tır. Yazann amacı. Batı'daki otapçılarda sayısız raf iş>gal eden. ünlü sıyasetçilerden ya- zarlara. düjünürlere. sınema -.arıat- çılanna vemüzjsyenlere. ış.adarn- lanna. sperculara \e mankenlere dek uzanan bir "şöhretli simalar' geçidine donüşen bıyografi yazı- nını incedeninceyealayaalmaktır. Bir 'anti-biyografi'dır Alaın de Botton'un matrak kıtabı. Türk yaanında biyografî Türkiye'de ise. değil artık suyu çıkanldığı ıçin dalgasını geçmek. düpedüz eksikligı hissedılen bir alan. biyografi yazını. Örnekleri- ne pek nadir rastlıvoruz. Türki- ye'nın gerek siyaset yaşamında. gerek sanat. edebıyat. kültür orta- mında iz bırakmış kişılerin bıvog- rafileri >a da otobıyografilen ara- L'ilığıvla tanhimizle daha kı^ısel. daha yakından. daha samımı bır bag kurma olanağından büv ük öl- çüde yoksunuz. Düşüııün kı Afa- türk'ün en yavgın olarak okunan biyografisının yazan bıle bızden çıkmamış. Batı'da yazılan bıyografiler. 'onavlanmış" \e *ona>lanmamış' diye ikiye aynlır. Onaylanmiş bı- yografiler. yazannın,yazdığı kişı- nin izni \e katkisiyla yazdığı tür- de kitaplardır. aslında otobıyogra- fi de sayılabılır bu türe gırenler, bivografiye konu olan şahıs "ge- reİdi' elemeleri yapmıştır çünkü; okura, onaydan geçmiş bir portre sunulur. Onaylanmamış bıvografılen okumaksa herzaman daha ze\ kli- dir! Yazar. başinı ağnımayı göze alıyorsa dilediğini yazmakta öz- giirdür. Bu tür kıtaplar yazan bi- yograficilerin. bellı nomılan göz öniinde bulundurması beklenır. V'azık kı bu tür biyografiler de ge- nelde sansasyon yaratmayı amaç- ladıgmdan. okurun bu türe olan güveninı sarsmıştır. Buaçıdan ba- kıldığında, yazannın konusuna saygı ve sevecenlikle yaklaş.tığı Cahide Sonku Erdal İnönü Haldun Taner dürüst. nesne) bıyografilerazınlık- ta kalır. Ingılızlerin çok yaygın bir ata- sözü var. Kedi meraktan öldü... Ba^ka yaşamlann cekıminekendı- ni kaptırmak. insana özgü bir nıe- rak. Batı'da en çok okunan türle- rin arasında başı çekiyor biyogra- fi. Kitap dergilen. yeni çıkan bı- yografileri tanıtım amacıvla özel savfalar ayinyor. Her\enı bivog- rafiyle. \enı tartı^malar gıındenıe gelivor. "Alice Harikaiar DıŞann- da"nın yazan Lewis Carroİİ, ger- çekten küçük kızlara tutkun bır sübyanc) mıydı'.' Car> Grant, bır ıki bivografî yazannın ıddıa ettiğı gibi fngilız casu^ıı muydu? Sha- kespeare.oy unlannı kendi yazma- mışmı^.. doiru ınu? Biyografi yazarlığına soyun- mak ise belkı Freud'un dediğı gi- bi gercekten de yazarının konu- > "tuhaf bir bağ'" kurmastm beraberindegetın\or. 't'azann bin- lebi zorlu bir görcvin. dahası ^o- rumluluğun altından kalkabilmesi ıçın tutkuvla bağlı olmasi gerekı- yorkonusuna. Scvgıyle. >a da bı- yografıye konu olan kişınin kötü talilıiyse. nefretle bır tutku. bir bağlılık o\>a gerek bu! Jean Ge- net'nın de\ bir bıvografı>ını yazan Edmund VV hite. "Bir de baknor- sunu/, son derece sıradan biryaşa- mı olan bir küçük burju\a kaik- mı^ bir doin ya^amını kendi kü- çük standartlanvla ölçmeye cesa- ref edi>or... Bi>ografi. küçük iıısan- lann büyük insanlardan öç aldığı bir türdür" dıyor (The Indepen- dent \Veekend, Mart 1996). Ro- man, öykii. şiir gibı türlerde ürün \eremevenlerin biyografi yazarlı- ğına soy undugu da bir ba^ka eleş- tirel görijy Türkiye'de biyografi yazarlığı- nagelince... Herolay birbirkayar- ken belleğimızden. durmadan bel- lekMZİİgıınızı tartışıyoruz. Bir de Pınar Kür'ün değindiği gıbi. ölü- ııün arka.sından (kötü) konuşma- mak kuralınıız \ar. Tomris L'yar da bu konuda gösterdığımız ıki- y üziii u\ rı >ö> le anlatır: "... İki üç gün sonra >a/ılar çıkar. Ölen ister nanıııslu biri. ister çıkarcının teki, ister \aşarkcn \arfığı>la herkesi hezdirmitj bir ııkala olsun. sö/ler değişmez. En bü>ük sahtekârhğı- nıı/dır: ölünün arkasındarı i\i ko- nuşulur. İ\ilik. cesetler arasında eşit olarak dağıhJır. \azılar da de- ğişmez zaten. Once katram >a da ola> olarak ölümle ilgili bir giri^ bir şiirden bir parça. sonra betı/er ölümlerin u/unca emek-ürünü bir listfsi. "Bırgün bana demiştı ki..." di>e başla\an aktarmalar. kişisel ovünmeler, en sonra da çiğ bir ses- leniş: 'E\ falanca. senı unutmaya- cağız' gibi. Tekdüzeiiğin dışınaçık- mayan gözü >aşlı >azılar; abartıt- mış,sa»gısız, >apa> ö* güler" (Gün- döküniii. 1975-1980). Ölülerin arkasından yazamadı- ğımıza göre. yaşayanlara hiç mı hiç bula^mıyoruz. Nice şajrleri- miz. yazarlanmız. re.ssamlanmız. tıyatrocularımız \ar. biyografileri çoktan gecıkıni^. Bu alanlarda tek tük biyografi- ye rastlanırken, ışadamlannın ça- İışkanlıgına diyecek yok. Kimi ijadamı oturup kendi ya- zıyoryaşamöyküsünü, kimisi yaz- dınyor. Bu arada. Türkiye'de en çok okunan biyografiyerin başın- da. Altın Kitaplar'dan çıkan lococ- cageliyor, Kinross'un Atatürk'üy- le çekişen bu kitabın başansında- ki küçük sır. kitaba eklenen bajîık: "Zengin Olma Sanah". Ayrıca Atilla ÖzkınmlTnın be- lirttiği gibı. "Meşrutiyettengünü- nıü/t biyografi alanında verilen ürünler, dahaçokincelemevearaş- tırmaya dayanan monografi tü- ründedir. GeneüikJe edebiv atçılan konu edinen biyografik >apıtlarsa o kişivi tanıtma>ı amaçiayan el ki- taplan nifeliğindedir. Batı'da Rö- nfsans'tan başlayarak büyük ge- lişme gösteren \e baş/ıca edebiyat tiirleri arasındayer alan biyografi, Türk edebtvatında gereken ilghi görmemiştir." Yukandaki satırlar, MılliyetSa- nat dergibinin bundan tam 12 yıl önce. biyografi konusunu kapak yaptığı sayısından. Bu 12 vılda bi- leyayımlanan biyografilerin sayı- sı birelin parmaklannı geçmez. Yine de son yıllarda Türk yazı- nında bu alanda bir kıpırdanma- dan söz edilebilir belki: Zeynep Oral'ın Leyla Gencer'in yajjamını anlatan kitabı "Tutkunun Roma- nı", FiiizAli'nin. babası Sabahat- tin Ali'yi anlattığı "FiJizHiç İ'zül- mesin", Ayşe Kulin'in Münir \u- rettin Selçuk'un biyografisi "Bir Tatlı Huzur". Selimİleri''nin oy un- laştırdığı "Cahide / Ölüm ve El- mas", Sezer Dunı ile Orhan Dıı- ru'nun birlıkte hazırladıklan Oğuz Haluk Alplaçin'ın dostlannın ağ- zından >aşamöyküsü "OPera'da- ki Hayalet'", Demet Taner'ın Hal- dun Taner biyografisi "Canlar ÖlesiDegir.Mİna Urgan'ın "Vlr- ginia HbolPu. İlfıan Selçuk'un "> ü/başı Selahattin'in Romanı", Gökhan.AJiçura'nın EnginCezzar ve Bedia Muvahhit biyografileri, Şirin De>rim'm "Şakir Paşa Aile- si", Erdal İnö'nü'nün anılan. şu sı- ralar kitapçı raflanndan eksık ol- mayan bir iki örnek. Bizde arşivcilik yok Bırbiri ardına çıkan bu kitaplar. bu konuya daha duyarlılıkla egil- meye başladıgımızın birgösterge- si sayılabilir mi? Bu konuda göz- lenen ilgı, yaşadığımız toplumsal değişim sürecinın bir uzantısı mı? Bu birkaç bivografi yenilerinin yazılmasına etken oluşturacak mı? Yoksa bellegimize sahıp mi çıkmaya başlıyoruz? Kimi yazarlanmıza. bu konuda sorular yönelttik. Çoğu, araştırma kaynakiannın yetersizlıginden yakmdı. Saglıklı biyografilerin yazılabilmesinin kuşkusuz ön koşulu. bizde yine pek olmayan birolgu: Arşfvciük. Oysa söz uçuyor. yazı kalıyor. Biyografi vazını, yıllaröncesin- de Milliyet Sanat dergisinde ka- pak konusu olduğunda "Biraz da- ha yaşam" başlıgıyla gündeme gelmiştı. Gercekten öyle. Çünkü unurtukça onları. biraz daha öl- dürmüvor muvuz? Orhan Pamuk: Biz biyografi değil, menkıbename yazanz Türk edebiyatında bıvografinin az vazılan ve okunan bir türolmasını evet bireksiklik olarak göruyorum. Ama Türk edebiyatına başka edebiyatlardan "eksikJeri" nelerdir diye yaklaşmaktansa. neden bö\ le oluyor diye >ormak isterim. Bizde biyografi "eksikliğini" ilk nefeste şu durumlar. alı^kanlıklarla ilişkilendinrdim. ]. Bireyin. insanın hayatına az önem vedeğer vermemiz. 2. Insanı sevaplan ve günahlanyla görüp anlamaktan çok öv mek ve cezalandırmaya ilgi duymak ve insanı iviligin ve kötülüğün birsimgesi olarak görme isteğimiz. ; 3. Okumaya ilginin azlığı ve üni\ersite. yayın ve gazetecilik dünyasının örgütleniş ve düşünüşünün biyografi yazabilecek heveslilere yeterli zaman. para. vazılı kaynak vermemesi. İlk iki nedenı. "Biz bir cemaat ttplumuyuz" diye de söylerdim. Kendimizi cemaatler. takımlar. aşıretler. <ümeler. yöreler \ s. ile tarif eder. kendi hayatımızın hıkâyesınden çok ceınaatimizin tarihiyle ilgilenir. kendi ahlakı [ s;çimlerimizden çok \^ takımımıza bağiı kalmak ile dertleniriz. Bu dünyada insaıı alçakgönüllüdür ve kendini ve benzerlerini önemsemez. Önemsediğimızde biyografi değil. hagiografi-menkıbename vazarız. nsanlan kahranıan ya da azız -ya da tam tersı alçak. rezil- olduklan için ilgınç buluruz. Oysa biyografi ahramanlan veazızleri. alçaklan \e rezilleri insan oldukları için ilginç •ılmak ıçin yazılır. Bizim sevdığimiz menkıbenameler ı>e azizlerin. din büy üklerinin v üceliklenni. nlgeliklerinı. cesaretini \e hikmeîmi ı getirir. yalnızca onlar erı^ılmez bir dünyada yaşarken biyografi daha demokrat, daha erişilebilir bir insan resmi çizer. Modern biyografi Kleopatra'nın aslında kom^u kız gibi bir :>ev olduğunu. modern edebiyat komşu kızda gizlı bir Kleopatra olduğunu kanıtlamaya çalışır. Bızlerise Kleopatra'nın erişilmez Kleopatra olduğunu okuyup onunla büyiilenmek isteriz. Bizim için kutsal olan insan değil. efsanelerimizdir. Biyografi yazamayız da destan yazanz. Modern edebiyat ise mesela Joyce sıradan insanın birgünlük hayatında 700 sayfalık bir destan görür: Uhsses. Aziz N'esin, Nâzım Hikmet'in modern bir biyografisini yazıp bir gazetede tefrika ediyordu ki öyle saldırdılar ki ona (Nâzım Hikmet'i kötülüvor) kitap yanda kaldı. VilmazGüney'in katilliği ve kumarbazlığının ciddiyetle tartısjldığı bir metni okuduğumu hatıriamışorum Alçakgönüllü hayarının rengi efsanelerden o kadar j uzak olan Sait FaıVi U bileöylesine jı~~*»>'' Û efsaneleştirmişizdir •W f J ki onun ı e>cınselliğinden ] k ahsedilemez. Biz 'ıramanlanmızı .,1e birseveriz ki hiç aîilamayızonlan. Orhan Panıuk Yıllar sonra kendi anlayışsızlığımızı onların hayatı sanmamız sevgimizin yaptığı bir ikinci kötülük olur. Kahramanlarımıza hayran olup tapınmak \ a da küfür etmek yenne onları kendimıze benzetmek bıvografinin anlama yöntemidir. Kendimizi fazla önemsemek gibi bır sonuca -kımı Batı biyografileri beni böyle sıkıyor- yol açmazsa bunun önemli in.sanlann hayatlannı ögrenmek ıçin iyi bir yol olduğunu dû>üııüyorum. \'aktını ve malzemem olsaydı Sait Faik'in bivografisini yaznıaya girişmek isterdım. Jl SORULAR 1- Türk edebiyatında biyografi türünün geiişmemiş olmasını bir eksikiik olarak değerlendiriyor musunuz? ~ Bu tiiriin Türkiye'de neredeyse hiç geiişmemiş olmasının ne tür nedenleri olabilir? Bu alandaki iosıriık, yalnızca araştırma ka\ nakJannın jeterii olmamasına bağlanabilir mi? J- Son dönemde biyografi ya da bıyografiye yaklaşan türde kitaplar, geçmişe oranla daha sık yayımîanır oldu. sözgelimi Şakir Paşa ailesinin öyküsü, Münir Nurettin Selçuk, Engin Cezzar kitaplan vb. Bu ufak kıpırtının, içinde bulunduğumuz döneme rastlamasının özel bir nedeni olabilir mi? 4- Genet'nin biyografisini yazan Edmund White' > a göre biyografi yazarJan "•ilginç yazariara öykünen, sıkıcı insanlar". Martin Amisy }azar oJamayanların biyografi >^zan olduğu görüşünde. Sizin edebi biyografilerieilgfli düşünceleriniz nedir? 5" Türk sanat ve edebiyat tarihinde "biyografisi mutlaka yazîlmalı" diye düşündüğünüz edebiyatçı ya da sanatçılar \ar mı? O- Ofobiyografinizi yazmaj ı düşünü>or musunuz? Yann: Şelim İleri ve Tahsin Yücel'in yanıtlan MemetFuat: Yaşamöyküsü yazarlığı nedense gelişmedi1- Yaşamöyküsü asiında bireleştiri türüdür. Anlatı çerçevesinegirdiği için de sanatla iç içedir Romana çok yakın. Bizde nedense gelişmedi. Tek tük örnekleri var. ama yaj>amö\küsü yazan diye anabileceğimiz yazarlanmız yok. Eksikiik elbette. 2- Sanmıyorum. Yeterli bilgi olduğunda da yaşamöyküsü yazılmıyor. Eleştiri alanında bu türün gözden düşmesıne "yapıt'ın öne çıkması neden oldu. Bugün incelenmesi gerekenin *sanatçı' değil. 'yapıt'olduğuna inanılıyor. Aslında ikisi de çeşitli açılardan önemlidir. Ama çağdaş eleştiri yöntemleri yaşamöyküsü eleştirmenliğine duy ulan güçlü bir repkr'y le ortaya çıktıklan için olaya çeşit/i açılardan bakmalan beklenemez. Anlatı sanatlannda ise 'yaşamöyküsü" yaşanmış gerçekier adına kurmacanın önünü kesiyor. Anlatılan yaşamı anlatıyı ilginç kılacak kadar renkli olmayabilır. Bir yaşamdan esmleııip gerektiğinde kurmacaya da olanak \eren bir roman yazınak daha kolaydır. Araya ne istersenız sokarsınız. 3- Sanmıyorum. Anamala dayalı varlıklı yayınevleri. baskı tekniğindekı gelişmelen kullanmaktaıı hoşlandıklan için çoğaldı bu tür kitaplar. Yoksa yaşamöyküsü yazarlıgının toplumsal ya da sanatsal önemı kavrandığı için değil. Eski fotoğraflar filan hoşa gidiyor. Kentlerin yaşamöyküsünü anlatan yazarlar bana daha bilinçli görünüyorlar. Insanlann yaşamöyküsüne kımse öylesine kendini vererek. bir varar umarak yaklaşmıvor. \'alnız Kemal Sülker'i unutmav a11m. Bu y azar Nâzım Hikmet'in vas^ımöyküsünü anlatma ijini çok bilinçli olarak elealmış, uzun yıllar bılgi bıriktırmi'j. yazabileceği günlerin gelmesinı beklemiştir. 4- Demek kı Batıda da yaşamöyküsü yazarlan küçümseniyor. Bu küçümsemeye karşın orada yaşamöyküsü yazarlan yetişiyorsa istek büyük demektir. Anlaşılan. okuru var, yayınev leri yaşamöyküsü kıtaplan yazılmasını destekliyor. yazarlan bu işe yönlendiriyorlar. Yazar olamayanîann yaşamöyküsü yazan olduklan gibi sözler şuna dayanıyor: Yazdığı romanlan yayımlatamayan ünsüz bir yazar, tanınan birinin yaşamöyküsünü yazıp o kişinin ününden yararlanarak biryayım olanağı bulabilir. îşi başanrsa arkasını da getirir. bakarsınız. yaşamöyküsü yazan olmuş. Şu ya da bu türün yazan olmak ya da "olamamak" bir nitelik aynmından kaynaklanmaz, yaşamda pek çok şeyi rastlantılarbelirler. Yazınsal yaşamöykülerine gelince... Hızlı bir roman okuru olduğumyıllarda, sanatçılann yaşamöy külerini anlatan romanlan çok tat alarak okurdum. Shelley, Van Gogh, Gauguin gibi... Yalnız sanatçılann değil. siyasa adamlannın da: Tom Paine, Machiavelli... Bizde de tek tük var böyle kitaplar. Oğuz Atay Bir Bilim Adamının Romanı'nda Mustafa İnan'ı Memet Fuat roman tadı vererek. Birdc îlhan Berk'in benzersiz bir kitabı var: Uzun Bir Adam. Kendim üsrüne bir kalem denemesi... O tadına doyulmaz yapıtta da özyaşamöyküsü sürekli şiirle kmştınr... Ben severim bu tür kitaplan... 5- Aramızdan aynlmış bütün sanatçılann yaşamöyküleri yazılsın isterim. Bu arada toplumun dönüşüm günlerinde yaşamış. olaylara kanşmış olanlann başlanndan geçenleri elbette daha çok merak ederim. 6- Hayır. Bıryılı aşkın birsüredir, anılanmı yazıyorum. Epeyce ilerledim. Bitirebilirsem. o anılardan benim yaşamöyküm de aşağı yukan çıkar. İstanbul Kadm Kuruluşfarı Binliği Cumhuniyefi kutluyor KültürSenisi-İstanbul'daki 38 kadın kuruluşundan oluşan istanbul Kadın Kuruluşları Birligi. Cumhurijet'in 73. yıldönümü nedeniyle bır kutlama düzenleyecek. 28 ekim günü saat 13.30'da AKM Büyük Salon'da gerçekleşecek program kapsamında Meriç V'elidedeoâlu'nun hazırladığı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu Atatürk'ün kendi dilınden anlatan bır saydam gösterisı. Prof Dr. Necla Arat'ın yöııeteceği ve Prof Dr. Ayşe Ekşi. Av. Nazan Moroğlu ve gazetemiz yazan llhan Selçuk'un katılacağı açık oturum yer alıyor. IV Devlet Konservatuvan Gençlik Korosu'nun seslendireceği marşlarla başlayacak olan program. E^in Afşar'm konseri ile sona erecek. Masal Gepçek Tiyatrosu Red Kiri sahneliyop Kültür Senisi- 1986 \ ılından bu yana çocuklara yönelik oyunlan sahneleven Masal Gerçek Tıyaırosıı. bu sezon "Red Kit'i oynuyor. Oyuıı her cumartesi-pazar günü Beşiktaş Kültür Merkezi'nde saat 13.00'te sahnelenecek. Oyunun galası 27 ekim paza.r günü saat 13.00'te yapılacak. Sait Seçkin'ın oyunlaştırdığı. Reha Bilgen'in yönetfiği "Red Kit'te Alper Kul. Cetnre Özer. Hülya Çelikezer. Tarkan Yılnıaz. Erkan Çclikkol, Akasya Asıltürkmen. Okan Karaca. Bülent Aksıı. Güngör VarJı. Okay Şenol ve ÖzgürÖzüigün rol alıyor. Müzikler Oktay Şenol. kostümler Elvan Gülerv üzlü. dekor Mete Yıİmaz ve koreografi Sev ınç Erbulak'a ait. Gramofon'da caz geceleri KültürScrvisi- Cafe Gramofon'da. 30 ekıme dek her akşam caz geceleri düzenleniyor. Margert VV'ıttram. Elisabeth Rnnker-VVittram, Herbert W'alter. Andreas Goldbach ve Thomas Kıeutzer'den oluşan "5th Avenııe" topluluğunun vereceğı konserler 22.30 - 01.30 saaıleri arasında yapıhyor. Herhangı birenstrüman eşliğinde olmadan müzik yapan a capella bir vokal topluluğu. İki senedirGüney Âlmanya'da ve Fransa'da başarılı kon.serler veren. üç erkek. iki bavandan oluşan toplultık ilginç örnekleri içereıı bır repertuvar siınuyorlur Karagöz, Hamburg'da sepgilendi Kültür Sen isi - Karagöz sanatçısı Cengiz üzek. 15-27 ekim tarihleri arasında Hamburg Etnografya Müzesi tarafından düzenlenen Nasrettin Hoca şenliğıne katıldı. Özek. uluslararası nitelikteki şenlikiebırdizı gösteri ve >eminer sundu. Daha önce de Almanya. Fransa. İngiltere. Daniıııarka. İsveç. Finlandiva. Hollanda. Malta gibi ülkelere davetli olarak giden ve Karagöz üzerine seminerler veren Özek'in yaptığı figürlerdcıı oluşan birçok koleksiyon. Avrupa'da kimi nnizelerde daimi olarak .sergileniyor. Özek, 1997 baharında düzenlemeyı planladıgı Uluslararası Kukla Festivalı'nin hazırlıklarına başladı. Rûstem Baturn geri dönüyor Kültür Sen isi- Ülkemizde stand-up komedinin öncülerinden Rüstem Batum. tek kişilik gösterisiyle yeniden izleyicilennin İcarşısına çıkmaya hazırlanıyor. En son altı yıl önce sergilediği 'İki Ters Bi Düz Laflar' adlı stand-up gösterisiyle ilgi çeken sanatçı, yenı gösterisiyle lOkasımdan itibaren Kenter Tiyatrosu'nda. Siyasetten konuşan ayılara. psikolojiden pop müzığe. kadın erkek ilişkilerinden reklamlara, televizyondan kurt adaınlara. paparazzilerden cep telefonlarına. astroloıiden hareme birçok koııunun hicvedildiği gösteride Rüstem Batum. seyirciye yüksek tempolu bir oyun sunuyor. 'Koca Sinan'm yaşamı sahnede KümîrSenisi- Mımar Sinan'm yaşamını konu alan 'Koca Sinan' adlı oyuıı. ŞehirTiyatrolan Fatih Reşat Nurı Sahnesi'nde perde açtı. Fazıl Hayati Çorbacıoğlu'nun yazdığı. Can Doğan'ın yöııettiğı oyunda Mazlum Kiper. Ayşen Çetiner. Doğan Ba\li. Rıdvan Çelebi. Berrin Koper. Yalçın Akçay. Ersan Barkın. Haşmet Zeybek. L'ğurtan Atakan başlıca rolleri paylaşıyor. Süleymaniye Camıi'nin yapımı sırasında ünü dünyaya yayılan Mimar Sinan ve dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın kimliklerinde sanat ve iktidar temasının işlendiği oyun. ay sonuna dek Fatih Reşat Nuri Sahnesi'nde perde açacak. Yul Bpynnep'm fotoğrafları Kültür Senısi- Ünlü sınerna oyuncusu \'ul Brynner'ın yaşamını konu alan bir biyografi. Brynner'ın bilinmeyen yönlerini ortaya koyuyor. Oyuncunun kızı Victoria Brynner tarafından )azılan albüm kıtap. 1985 yılında kansere yenik düşerek yaşamını yitiren Brynner'ın çok başanlı bir fotoğrafçı olduğunu kanıtlayan belgelerle dolu. Sinemadan önce sirklerde çalışan. Paris'teki gece kiüplennde gitar çalan lıatta radyoculuk biie yapan karizmatik oyuncunun fotoğrafını çektiği ünlü isimler arasında Sahador Dali. Jcan Cocteau, Ron Hovvard bulunuyor. Robert Capa \e Cartier Bresson gıbi ünlü fotoğraf ustaları ile kıyaslanan Yul Brynner'ın yayımlanan çalışmalan arasında 50 adet siyah-beyaz fotoğraf bulunuyor. BUGÜN CRR'de saat 19.30'da 'Giora Feidman'ın kon.seri dinlenebiIir.<232 98 30) E\ REıNSEL KÜLTÜR MERKEZİ'nde saat 14.00'te Ibrahim Çiftçioğlu'nun hazırlayıp sunduğu "Ekim Devrimı ve Resim " başlıklı seminer. saat 18.00'dede "Damdaki Kemancı" adlı fılın izlenebilir. (243 08 03) NÂZIM KÜLTÜREVİ'nde saat 13.00'te Yılnıaz Güney'in konu olduğu Alımet Soner'in "Adana- Paris" adlı belgesel filmi gösterilirken saat 15.00te de >'ılmaz Güney üzerine bir seminer ver alıyor. (414 5150) SAHAF CAFE Kİ LTÜR MERKEZİ'nde saat 11.00'de "Şiir Sevdalılan Kendi Şiirlerini Okuyor" başlıklı etkinlik. saat 14.00'te "Türkiye'de Çizgi Roman" başlıklı söyleşi. saat 14.30'da da kitap müzayedesi yer alıyor. BAKIRKÖY BELEDfYE TİYATROLARI V l NL S EMRE KÜLTÜR MERKEZİ nde saat 15 00 te "Hacıvatmaz " adlı ovuıı sahnelenivor.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle