26 Haziran 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
20EKİM1996 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER Anrtargoyu delne önerisi • GAZİAINTEP(AA)- Bliyül Birlık Partısi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcuğlu. Türkiye"nin, Irak'auvgulanan ambar?ovu delme hakkına sahip olduğunu savunarak bu hakkm kullanılması ve ambarjonun delinmesi gerektığını söyledı. Ambargonun adeta Türkiyî'yi cezalandırdığını belirten Vazıcıoğlu. ülkenin menfaalennin bu kadar kolay harcanmaması gerektiŞıni. Kuzev Irak konusunda değişken değil, kalıcı polıtıka ızlenmesi aerektiğini kaydenı. Dağlı'nın beklentisi • OSMANİYE(AA)- Orman Bakanı Halıt Dağlı. 3 Kasım yerel ara seçimlerinde, Türkıye'de istıkrann de\amı için ışık tutacak bir sonuç alınacagına inandığını söyledi. 23 ekım çarşamba günü TBMM'de yapilacak oylama ile Osmanıye"nın ıl olacağını belirten Dağlı, buna hiçbır partinin karşı çıkacağını sanmadıgını kaydettı Ilk kez bir denk bütçenın TBMM'ye sunulduğunu belirten Daglı. bu bütçeyı gerçekleştirmede inançlı ve kararlı olduklannı kaydettı 'Hükümet aldatıyor' • BIRSA(AA)-ANAP Genel Başkan Yardımcısı Ahad Andican. hükümetin halkı aldatmayı amaçlayan bir dış politıka ızledigini öne sürdü. Andican, partisinın Bursa ıl merkezinde düzenlediği basın toplantısında dış politıka alanında yapılan açıklamalann bırçoğunun yenne getınlmedığıne dıkkat çektı. Andican, Erbakan'ın Mısır ve Libya gezilennı anımsatarak "Bu gezıler. Türk mılletinin onurunu zedelemekle kalmavıp Batı'da ciddı rahatsızlıklara yol açtı" dedi. Hükümetin bütçeyle ilgilı açıklamalannı da eleştiren Andican. "Hük.ümet açıklamalanyla Turk'haiîurıî n*e kadar saf zannettiğini ve saygısızlığını bir kez daha ortaya koydu" diye konuştu. PKK pususu: 2 er şehit • DİYARBAKIR (Cumhuriyet) - Bıngöl'ün Kığı ilçesı Dallıca köyü yakınlannda yola pusu kuran bir grup terörist iki eri şehıt ettı. beş askeri de yaraladı. Olağanüstü Hal Bölge Valıliği'nden edinilen bılgıye göre dün sabah saat 09.30 sıralannda Açıkgüney Karakolu ıstikametine gıtmekte olan asker konvoyuna yolda pusu kuran PKK'liler tarafından uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. fki er olay yennde şehıt olurken 5 er de yaralandı. PKK"Iılerin yakalanması için bölgede arazi arama çalışmalanna başlandı. MHP'den bayrak kampanyası • İstanbul Haber Servisi - Mıllıyetçi Hareket Partisı (MHP)29Ekım Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Türkıye çapında "Bayrak As" kampanyası başlattı. MHP tl Başkanı Halit Kanak, yaptığı yazılı açıklamada, tüm siyasi partilen ve sivıl toplum örgütlerini kampanyaya katılmaya çağırdı. Erçetingöz yaralandı • İstanbul Haber Servisi - Gazetecı \e tele\izyon programcısı Kenan Erçetingöz. evinin önünde sılahla yaralandı. Beşiktaş Darphane Bayındır Çıkmazı Sokak 2 numaradaki evinin önünde dün akşam saat 21.00 sıralannda sağ kalçasından aldığı kurşunla yaralanan Erçetingöz, çevredekı yurttaşlar tarafından Florance Nightingale Hastanesi'ne kaldınldı. Hastane yetkilileri, Erçetıngöz'ün durumunun ıyi olduğunu bıldirdiler. Erçetingöz. ifadesinde kendısine ait Smith VVesson marka tabancasının ateş alması sonucu kazayla yaralandığını belırtırken olay yerinde yapılan incelemelerde 7 5 milimetre çapında 6 adet boş kovana rastlandı. CHP Küçük Kurultayı'nda parti üst yönetimi sert eleştirilere hedef oldu BaykaPa 'istifa et' çağrısıEMİNE KAPLAN ANKARA - CHP Genel Başkanı DenizBaykal. "Şim- di taşı tekrarsırtiayacağız. Yor- gun düşenler, perspektifini kaybedenler hiç kaygrya ka- pılmasınlar, binlerce insanonlann yerini ala- caktır" dedı. CHP küçük kunıltayında par- ti üst yönetimi çeşıtli eleştirilere hedef olurken. 'liderlik konusu' tartışmay a açıldı Samsun \e Erzincan temsılcilen Baykal'ı is- tifaya çağırdı. Baykal, kendisını eleştırenlere "Sorununuz liderlik ise gereğini yapın" dedi. CHP Küçük Kurultayı dün fürk-lş Kon- ferans Salonu'nda yapıldı. Baykal açılışta yaptığı konuşmada. "Sistemde menteşeler sökülmeye, vidalar gev şemeye başlamıştır" dedi. Türkiye'yi bu noktaya sağ ıktidarla- • Aydın Güven Gürkan ve arkadaşlan, yayımladıkJan bildiride "Daha iyi bir CHP için fazla gecikmeden yenilenme ve kurumlaşma" çağrısı yaptılar. Samsun ve Erzincan temsilcileri, CHP lideri BaykaPm istifa etmesini istedi. nn getırdiğini anlatan Baykal. sosyal de- mokrat partilerin bazı iktidar ortaklıklan yapmasına karşın sosyal demokrasinin de- nenmemış bir polıtika olduğunu savundu Kurultayın basına kapalı olan bölümün- de de Samsun temsilcısı ile Erzincan tem- silcisı .\ü İbrahim Tutu. Bavkal'a "genel başkanlıktançekirçağnsında bulundu Tu- tu'nun "Eğer bu partinin son genel başkanı olmak istemiyorsanız, çekilin. Komşumuz Yunanistan'da bile 3 puan az o> alan sağın lideri istifa etti" dediğı öğrenıldı. Baykal'ın da bu sözlere "İstifaettianıa3gün sonra ge- ri gekü" dediğı bildinldı. Doğu ve Güneydoğu ıllerinden gelen temsilciler. partinin Kürtsorununa karşı da- ha duyarlı olmasi gerektığıni bildirdiler. Ardahan İl Temsilcisı LatifTosunoğlu'nun, "Diy arbakır Cezaevi'ndeki şehitlere duyar- sız kalındı" sözleri üzenne, Balıkesir tem- silcisinın "Ben en çok şehit \eren bir ilden gelhorum. Kime şehit dhorsun" diye karşı çıktığı öğrenıldı. Bazı partılılerin "MHP'den farkımızkal- mıyor" diye bağırdıklan bildirildi. PM üvesi Muratkumbasarıneskı SHP Genel Başkanı Erdal İnönü'yü eleştirmesi üzerine birçok delege salonu terk etti. Toplantıda yönetimi eleştırenlerin tepkilerini sert bir şekilde dıle getirmelerı üzenne Baykal'ın "Benbuişii>iyapıvorum. Bir partinin, liderini benimsemesi ve Türkiye'yi o anlamda yorumlaması gerekryor. Eğerliderlik konusunda bir sorununuzvarsa gereğini yapın" dediği öğrenıldi. CHPİı mılletvekilleri Aydın Güven Gürkan, Mahmut Işık, Ercan Karakaş, Seyfi Oktav. Celal Topkan ve Şahin l lusov. yayımladıklan ortak bildinde. yönetimin . parti tabanından gelen eleştirileri küçümseme ve aldırmazlıkla yaklaşma tavnnı eleştirdi Içel Milletvekili Aydın Güven Gürkan ve arkadaşlan yayımladıklan bildinde. "Daha i>i bir CHP için fazla gecikmeden yenilen- me ve kurumlaşma" çağrısı y aptılar. Yılmaz 'DYP Çiller yüzünden rehin' MERİHAK KÜTAHYA - ANAP Genel Başkanı Mesut Yıl- maz, DYP'nin Genel Baş- kan Tansu Çiller yüzün- den REFAHYOL hükütne- tine "rehin" olduğunu söy- ledi. Yılmaz "Çillerhesap vermemek için her şeye mecburdur" diye konuştu. Yılmaz DYP'nın ANA- YOL hükümetinin sürme- si için yolsuzluk dosyala- rını önkoşul olarak öne sürdükJerini belirterek "Bu dosyaları ortadan kaldır- mamızı istediler, kakurma- yınca da hükümeti bozdu- İar" dedı. Yılmaz. öncekı gün Ba- lıkesir gezisinin ardından dün Kütahya'yageçti. Yıl- maz"ın Kütahya'nın ılçe- lerindekı gezısı büyük il- gı gördü. Gediz'de yaptı- ğı konuşmada hükümete yüklenen Yılmaz. "Ben çamurun üstünde oturan başbakan olnıanı. Ama Er- bakan bunu kabui etti. Kir- II bir pazarlık yapıktı. Ya- lanla iman bir arada olur mu?" dedi Yılmaz. sözlenni şöyle sürdürdü "Hani memura eşel mo- bil yapacaklardı? Hoca, 'Memurun maaşını dolar- la ödeyeceğım'dedi. Tür- kiye'de Türk Lirası'nın düştüğünü bu hükümet ka- bul etti ama ikisini de ya- pamadı. İlk altı ay için yiiz- de 30 zam vapacaklarını açıkladılar. fik altı ayda pa- halılığı yüzde 30'da tuta- büecekler mi?" Yılmaz. devletın vatan- daşı arasında aynm yapma- ması gerektiğını de belir- terek "Asıl çare seçûndedir. Bütün partilen denediniz, hizmetleri ile ölçün ve se- çin" dedi. Koalisyon hükü- metinin göreve geldiğin- den bu yana büyük bir uyumsuzluk içinde oldu- ğunu belirten Yılmaz. hü- kümetin Çiller'in yüzün- den devam ettiğini savun- du. "Türkiye'yi şaibelerden temizlemeden bir yere gö- türemeyiz" diyen Yılmaz. yüz günlük REFAHYOL hükümetınden hıç kımse- nin memnun olmadığını dile getirdi. REFAHYOL tarafından hazırlanan kay- nak paketinin faize daya- lı olduğunu belirten Yıl- maz. "RP'ye göre faiz es- kiden haramdL RP iktidar olunca helaloldu" dıy e ko- nuştu. ÇİZ31EDEN YUKARI MUSA KART Ulkenın Guneydogusu'nda çatışma, savaş devam ettikçe bu ülke bölünür. Bölünmenin ne Türklere ne deKürtlere faydası vardır. Savaş ve bölünme ancak demokrasiyle, banşla, özgüriükle engellenebilir. Türkiye'nin ilk denk bütçesinin yapıldığını söyledi Hoca 'harikalardiyannda'İstanbul Haber Servisi - Başbakan ve RP Genel Başkanı Necmettin Er- bakan 'skandal' olarak nitelendırı- len dış gezılen sırasında dünya lıder- lerini biraraya getırecek çalışmalann ilk adımlarının atıldığını belırtti. Erbakan. 1997 yılı bütçesinin Tür- kıye'nin 50 yıldan sonra ilk denk ve son 36 yılın en büyük yatınm bütçe- si olduğunu öne sürdü. Ülkede banş, huzur ve istıkrar ol- duğunu savunan Erbakan. ülkeyi bu duruma getıren hükü- metin oluşumuna yaptıklan katkıların- dan dolayı DYP'lıle- re bir kez daha teşek- kür etti. Birlik Vakfı'nın dün Atatürk Kültür Merkezı"nde yapılan 11. olağan genel ku- rulu, tankatçı olarak bılınen çok sayıda po- lıtikacı.bakanvemıl- letvekılini buluştur- du. Genel kurulda ko- nuşan Başbakan Er- bakan. kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan son dış ge- zilerinın bugüne dek dile getirmediği yeni biryönünü açıkladı. Başbakan Erbakan, yakında, yap- tıklan gezılerin büyük adımlarının görüleceğini belirterek. dünya lider- lerini biraraya getırecek çalışmanın ilk adımlannı bu geziler sırasında attık- lannı söyledi "Yaptığımız gezilerin asıl meyvesi bu olacaktır" dıyen Erbakan şöyle devam ettı: "ABD'deki başkanlıkse- çiminden sonra gelişmiş \e gelişmek- te olan ülke lideıierinin biraraya ge- Çiller'in vaatleri bitmiyor birlik, bayrak, ezan ve kardeşlik mesajlan vermeye çalıştı. Çiller, "Zamanı geİdL Zeli kampına girdik. Zamanı geldi 30 bin kişh lc Irak sınınnı geçrik. Düma ayağa kalktı. Bizi böünek nıümkün değildir. Tek şe>i biliriz, tek şeyi söv teriz; bu bayrak inmeyecek bu ezan susmayacak" dedi. DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Horsunlu'da 3 kasımda yapılacak belediye başkanlıgı seçiminde partisinın adayı olan Adnan Cömden'i seçim otobüsünün üstüne çıkararak oy istedi. AYDLN/BURDUR (Cumhuriyet) - DYP Genel Başkanı. Tansu Çiüer Aydın, Denizli ve Burdur'u kapsayan bir günlük gezisi sırasında halka bol vaatte bulundu. Çiller, Mesut Yılmaz'a çatmayı da ihmal etmeyerek "'Kimileri gölge kabine kuruyor. Gölge başbakan olnıaya özeniyor. Bırakın da olsunlar" dedi. 3 kasımda yerel ara seçim yapılacak Aydın'm Kuyucak ilçesi Horsunlu beldesine helikopterle geten Tansu Çiller az sayıdaki kalabalık önünde yaptığı konuşmada. sık sık lerek.gerginlikleri ortadan kaküracak, div aloğu başlatacak çalışmalar inşal- lah bu gezilerin asıl nıevvesini teşkil edecektir." Başbakan Erbakan. ülkede banş. hu- zur ve ıstikrar olduğunu da savuna- rak ülkeyi bu duruma getıren hükü- metlerinin oluşumuna yaptıkları kat- kıdan dolayı "DYP'lilere bir kez da- ha teşekkür" ettı. DYP ile bırlıkte "Söz milletindir" felsefesı üzennde or- tak bir hükümet kurduklannı ifade eden Erbakan, gardi- yan devlet döneminin bittiğini. hizmet dö- neminin başladığını söyledi. 1997 yılı büt- çesinin, denk birbüt- çe olacağını yinele- yen Erbakan. "1997 yılı bütçesi son 50 yı- lın tek denk bütçesi ve son 36 yılın en büyük >atırım bütçesi ola- caktır. Bunu Meclis'te ve komisyonlarda ça- tır çatır göstereceğiz. Bu bütçenin en bü- yük özelliği yeni >er- gi ve zamlara dayan- mamasıdır. Likezen- ginliklerini harekete geçireceğiz'' diye ko- nuştu. Notlar CHP 'kurtuluş' anyor TÜREY KÖSE ANKARA - Merkez sağ partiler "ruh" arayadursun; CHP'de de partinin oylan- nın yüzde 40'ları geçtigi, umut olduğu günlerdekı "ruh" aranıyor."TBMM"de gensoru görüşmelen sırasın- da RP'liîenn "Bir seçimlik barutunuz kaldı" sataşma- lanyla karşı karşıva kalan CHP'liler. "muhalefetstrate- jisi" oluşturma çabasında. CHP hderı Deniz Baykal kü- çük kurultayda yaptığı ko- nuşmada, Mustafa Sandal'ın ünlü şarkısına atıfta buluna- rak. "Sağın ne güzel araba- SL ne şoförü, ne de ruhu var" sözlenyle partılilenne güven vermeye çalıştı. Ancak, ku- rultayın yapıldığı Türk-tş sa- lonunda açıkça bir "ruh" so- runu görünüyordu... Spor salonlarındaki coş- kulu, kalabalık: kavgalı, gü- rültülü, kamuoyunu günler- ce meşgul eden kurultaylara alışkın partililer üzüntüleri- ni gizlemiyordu. Küçük sa- lona sığamayanlar. dışanda kapalı devre telev izyondan Genel Başkan Baykal'ın ko- nuşmasını izliyorlardı. Salo- , na giremeyenler arasında. Samsun Milletvekili Murat Karayalçın ile Gaziantep Be- ledıye Başkanı Celal Doğan da vardı. Ikisi dışanda bırlik- te oturuyordu. 'Baykal ivi.. ama...' CHP'nin9Eylül 1995 ta- rihinde gerçekleştirdiği kurul- tayından bu yana tek bir ha- ta bıle yapmadığını söyleyen Baykal kendine güvenliydi. Nitekim, partililenn büyük bölümü de bir genel başkan- lık tartışması açmaktan ka- çınıyordu. Parti Meclisi (PM) üyelerınden Mehmet Alp "dolu" görünüyordu. Alp, "PM toplannsında konuşaca- ğım. Genel başkan iyi.. ama çevresi..." demekle yetindi. PM üyesı Ziya Halis ise bu ka- nıyı paylaşmıyordu. Baykal'ın yakın çevresi ise, "ekibe" yönelik eleştın- leri, "Bunlann asıl hedefı li- derdir" diyerek uzaklaştır- maya çalıştı. Merkez Yürüt- me Kurulu üyelerinden Meh- met Sevigen, "Bu lafların so- nu Genel Başkan'a gider. Doğrudan Genel Başkan'ı eleştiremeyenler. "çevresı'ni eleştinneye kalkışıyor" dedi. CHP bir kurultay daha yap- tı. Baykal. "Sosyal demok- rasinin yükseliş döneminin başladığını" söy lerken. "Bu mücadeleyi Türkiye'yi sos- yal demokrasi ile banştınn- caya. buluşturuncaya kadar sürdüreceğiz" dedi. IRMIKI AYDIN ENGİN e-mail: [email protected] ÜĞÜ Korkmayın, yazının ilk parag- raflarında Doğan Güreş adını okuyacaksınız, ama yazı, bu emekli general üstüne değil. Güreş üstüne yeterınce, hatta yeterinden de çok yazıldı çizil- di. "Efekmuhabbef/"ndenoku- yucuya da yazıp çizene de gı- nageldı. Nitekim bu "gınagelmiş"\er- den bir arkadaş sordu: - Doğan Güreş üstüne yazıp çizenlere dönüp sormak geli- yor içimden. Bu adam ünifor- ma taşıdığı günlerde, ülkenin or- dusuna komuta ettiği günler- de, şu etek sorunundan çok daha önemli gaflar yaptı. Gaf terimi ile yetinilmeyecek hata- lar; hata teriminin yetersiz ka- lacağı, anayasal suç sınınnda gezinen işler yaptı. O zaman sustunuz. Şimdi böylesine ağır alay etmeye, böylesine perva- sızca dalga geçmeye hakkınız varmı? Haklı mı bu eleştiri? Türkiye'de ya da bölgede El Titremeden Yazmak... önemli olaylar patlak verdiğin- de Avrupa'dan gazeteciler akar. Kimileri ile gazetedeki odanız- da sohbet edersiniz, kimileri ile bir yemekte... Sohbetin konusu ne olursa ol- sun, söz döner dolaşır, artık ez- berlediğiniz bir soruya gelir: - Sansür varmı Türkiye'de? Yanıtlarsınız: - Resmen yok! Bıyık altından gülüp sorarlar: - Onu biliyorum. Ama fiilen de yok mu? Anlatırsınız: - Var. Şurada, kafamızın için- de. Kafamızın içindeki sansü- rü aşarsak gazetenin hukuk bü- rosuna gelir sıra. Oradan da fetva alınsa bile elleriniz titre- meden yazmak gene de bir se- rüvendirbu ülkede. Basın sav- cılarından DGM savcılarına, Olağanüstü Hal Valıliği'nden Genelkurmay Başsavcılığı'na kadar uzanan karmaşık zincirin bir halkasında bir şeyler olabi- lirve... ••• Haydi bakalım, Doğan Gü- reş bu ülkede Genelkurmay Başkanı ıken söyledikleri, yap- tıklan üstüne, bugün onun hak- kında yazdığınız rahatlıkla ya- zın bakalım. Bir başka örnek. Dünyanın saygın haber ajans- lanndan fîeufers'in 1 Temmuz 1995 günlü bülteninde Genel- kurmay ikinci Başkanı Orge- neral Ahmet Çörekçi'nin şu sözleri yer aldı: "Terorizmi biti- receğiz, fakat insan hakları ve demokrasi elimizi kolumuzu bağlıyor." Bu sözler o günden bu yana yalanlanmadı, tekzıp edilmedi. Pekı buyrun, yazın bakalım bu sözler üstüne. Eliniz titreme- den, sırtınız ürpermeden, ister ironik, ister trajik, ister ideolo- jik, ister politik yorum yapın ba- kalım. Örneğin şakalaşın: "Paşam" deyin, "uçağı yakıtsız da uçu- racaksınız, ama yerçekimi eli- mizi kolumuzu bağlıyor gibi bir şeyler mi söylemek istemiştiniz" diye sorun. • • • Ya da ciddi ciddi eleştirin: "Paşam" deyin, "insan haklan ve demokrasi sizin sandığınız gibi terorizmi önlemenin en- geli değil, tam tersine çaresi- dir. Terörü ancak insan hakla- rına saygı ve demokrasi kuru- tur. Zaten terör de insan hak- larının ve demokrasinin inkân- dır. Bunu anlamadığınız süre- ce..." diye yazın bakalım. Belki hiçbir şey olmaz. Ama belki de "birşey" olur ve siz, ya Adapazan Hapishanesi'nde Işık Yurtçu ile volta atmaya başlar- sınız, ya kendinizi Ankara Mer- kez Cezaevi'nden kıdemli ko- nuk Orhan Doğan ile yeni ko- nukŞanar Yurdatapan'ın ara- sında hapishane karavanasına kaşık sallarken bulursunuz ya da bizım Ragıp Duran'la bir- likte "Yargıtay onaylayacak, Yargıtay onaylamayacak, Yar- gıtay onaylayacak, Yargıtay onaylamayacak" diye papatya falı açmaya başlarsınız. Bırakın hepsini, şu okuduğu- nuz yazı yazılırken bile gazete- cinin ellerinin nasıl titrediğini, sözcüklerin herbirini nasıl ku- yumcu terazisiyle tartıp biçip tuşlara dokunduğunu göreydi- niz baştan beri söylenegelen- lere hemen hak vehrdiniz. Oyüzden "etek muhabbetin- den" gına gelmış arkadaşın, bu yazının başlangıcında aktardı- ğımız sorusu yanlış değil, ama haksız! POLİTİKA GÜINLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Lemnos'un Kadınları...Bir mavi akşamın ortasında kiralanmış bir sessiz- liğin dakikalarının tadına varıyoruz... Dışarıda inceden bir yağmur yağıyor... Douglas Dunn'un "Ben sende yaşıyorum, sen bendeyaşıyorsun" dediğı geceyi yakalamaya ça- lışıyoruz... Bahçede yalnızca bırakıp gittiğın salıncak ya da en sevdiğin kitabın, güneş saatinin yanı başında... Gece kâbuslarla çınhyor... Birbirıne yapışık evlerde çocuklar ağlıyor, kendi horlamasında çürüyüp giden bir adam eski sevda- larlaavunuyor... Polisler sessız adımlarla kapılan kontrol ediyor. ayak sesleri insanlara dönüşüyor sokak lambaları altın- da... Lemnos Kralı Thoas'm sesi midir yoksa karan- lığın içinde yükselen!.. Niçin gereğince tapınmamışlardır Lemnos Ada- sı'nın kadınları Tanrıça Aphrodite'e? işte cezalandınlmış kadınların öfkesıdir o çığlık Kral Thoas'm sesi gibi gelen. Lemnos kadınları seviş- mek istiyorlar kapı aralığında bağırırken... Bir mavi akşamın ortasında, yeryüzündeki son pi- yano çalıyor. Bach'ın yapıtlarından Mozart'a, Cho- pen'e. De Bussy'ye geçiliyor... Duvardakı o antika saat paşa dedenin yüzyıllık fo- toğrafı, mavi çiçeklı çini vazo ve yeşil kadife koltuk- lar... Biz tıpkı Erik Stinus gibi düşlerimizi çiziyoruz duvarlara... Hiç de acelemiz yok, gün ışığında tüm renkler hak- kım olmalı, bütünüyle yazılmalı şiir, her sözcüğüy- le... Bahçede yalnızca bırakıp gittiğin salıncak, ma- sanın üzerındeki mektup, yırtılmış bir vesikalık fo- toğraf benim sımsıcak düşlerimı yok edemez... Küstüm otu, ilk şeftalı çıçeğı, şimdi ise bak kızıl nar çiçeklerinin açtığı mevsim... Sakın ola ki dönüp gelme.. çünkü sen Lemnos Adası'nda sürgünsün... • • • Kar yüklü gergin dallar gibi hissediyorum kendi- mi... Mavi bir akşamı keyfimce yaşamaya çalışıyo- rum... Umut doluyum çünkü komşum beni avutan iyi bir komşu... Inadına üç düş çiziyorum duvara. Birincisi sarı, ikincisi kırmızı ve üçüncüsü beyaz. Anlıyorum ki beğenmiyorsun!.. O anda belki Miguel Hernandez gibi çığlık atı- yorum: "Bugün yeni baştan yeşehyor kupkuru diken, bugün ağıtyakma günü benim krallıgımda... Bugün çöker yüreğime umutsuzluk, kurşun gibi tükenmiş..." Tüm kadınlan Lemnos Adası'na gönderiyor, tan- rı Dionysos'a teslim ediyorum. Amazon Myrina'nın kızı Hypsipy'le sevişiyo- rum... Kendi içimde çoğalan yalnızlığı Kenneth Rex- roth'un dizelerinde buluyorum: "Al bir şafakta geçtim ağır ağır Evinin önünden Kalkıktı pancuıiar, pencereler açıktı. i Gölden esen hafif biryel ' " "' ' " "'' Dokundukça yanaklarıma '"' ' " ' ' J Soluğun geliyordu aklıma. Bütün gün dolaştım yağıp dinen yağmurda. Al bir lale kopardım bomboş parkta, Işıl ışıl damlalar titreşiyordu üstünde. Saat beşte yalnızlık rengini almıştı şehir. Yağmurlu bir akşamüstü geçtim evinin önünden, Belli belirsiz görülüyordu, ışıklı duvarlar Arasında gidip gelişin. Geç bir saatinde gecenin, beyaz bir kâğıt çektim önüme, Oturduk düşen al bir taçyaprağı ürperene dek önüme." • • • Rengârenk düşler çiziyorum duvarlara... Akşamın içinde bir ten bir de kır kokusu duyuyo- rum... Sandro Penna ile avunuyorum şarkı söyleyen ge- cenin içinde. Bugün günüm hep aşkla doluyor, yaşamın tattı gürültüsünden hep zevk alıyorum. Lemnos Ada- sı'na sürgüne gönderdiğim kadınların sesiyle yürü- yorum... Sonra şiirler okuyup avunuyorum... Antonio Machado'nun söylediği gibi avazım çık- tığı kadar bağırıyorum: "Gözlerinde bir giz yanıyor, el değmemiş kızıl yonca, can yoldaşım benim Nefret ya da aşk -bilir miyim bunu?- kara sadağının bitmez tükenmez ışığında Bedenim gölgeye serilene ve sandallann kuma gömülene kadar sen benim yanımda olacaksın. Susuzluk mu yoksa yolumun üstündeki su musun sen? Söyle bana el değmemiş kızıl yonca, can yoldaşım benim." Internet: http: // www.planet.com.tr/Xn E mail: Hikmet .Cetinkaya (a Planet.com. TR HİKMET ÇfcTİNKAYA AŞIK KADINLAR SOKAĞI Once bakıştılar Soluksuz kaldılarbırsure.. Erkek, kadının elıne dokundu sonra başını onuneeğdı usulca... Bir zaman tunelınden geçıyor gıbıydıler. Belki bıraz da düş yorgunuydular. Kadın içindeki coşkuyu dişa vuramıyordu. Gözlerını kaçınyordu erkeğın gözlerınden... Bırden "kırmızı mektuplara" daldı. Dedıkı. "Bir çıçeğı bıle yumuşacık dokunuşlara sahıp bır aşkla seven sana ınat, ben çığlık çığlığa bağırarak dıkenlerı sevmeyı surdüreceğım..." 300 -°«0TL(KDVdahN) . Caddest Salktmsö§ût Sota* No: 9/B Cağaloğfu- İstâr,bu) T e Ş : 5 1 4 O1 95/96 Posta çeki ro . 666322
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle