03 Temmuz 2022 Pazar English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Cumhuriyet İmtivaz Sahibi: Berin Nadi Genel Ya\ ın Yonetmenı OrhanErinç# Genel Ya\ ın Koordınatoru Hikmet Çetin- kava 0 Yazıı^len Mudurlerı İbrahim Yıİdız (Sonımlu), DinçTajanç • Ha- ber Merkezı Muduru Hakan Kara # Gör- sel Yönetmen. Fikret Eser Dış Haberler Şinasi Danışoğlu 9 Ntıhbarat Cengi/ Y ıldırım 0Ekonomı Bülent Kı/anlık # Kuıııır Handan Şenköken # Spor Abdülkadir \ ücelman # MaLıleler Sami karaoren 0 Duzeltmc Abdullah V, a/ıcı 0 Fotoeraf" Erdoğan Köseoğlu 0Bılgı-Bclge Edibe Suğra 0 Yurt Haberlen Mehmet Faraç Orban Erinç. Okta» Kurtböke HikmetÇctinka> a, >ükran Soncr. Ergun Baku Dinç Ta\anç. İbrahim V lldl/. Orhan Bursall. Musrafa Balhav Hakan Kara. AnkaraTemsılcısi Mustafa Balbav # Haber Muduru Doğan Akın Alarurk BuK an No i 25. Kjt 4. BakanlıMar- Ankara Tel 4195020 I" hat). Fak> 4195027 • Izmır TeniMİcısı Serdar Kızık. H Zıva Blv 1352 S 2 3 lel. 4411220. Faks 44191 P # Adana Tenısılcısi Çetin \ iğenoğlu. InorıuCd 1I9S No 1 Kat 1. Tel 3522550. Faks 35225TI \lue;.sese Muduru Erol Erkut # Koordınator Ahmct Korulsan 9 Muhasebe Bülent ^ ener • Idare Hûsevin Gürer # Işietme Önder Çelik' • Bılgı-hlen Nail Inal • BılgısoşarSıstem Mürmet Çöer MED>. \ C: • Vonetım Kurulu Bajkanı - Cend Mudur Gülbin Erduran O Koordınator Refaa lşıtman # Genel Mudur Yarcbmcısj Min« Akdağ Tel 514 (T 53 - 513 95 80-513 84 60-61. Faks 5118466 V.a>ımla\an \e Basan: *l enı (,un Haber ian-ı BaMrne Ya>ıncılık \ Ş PK 246 Isunhul fc! ( ( ı : i : ı < Faio 20EKİM 1996 imsak:5.49 G u n e y " I 4 Öğle 12.56 Ikindi: 15 54 Akşanr 18.24 Yatsı. 19.43 Gaziantep Kadın Platformu Başkanı avukat Vildan Yirmibeşlioğlu, 'kadın mezbahası' olarak nitelediği bölgeyi anlattı 'G. Doğu'da kadın çaresizlik içinde' ECE TEMELKURAN Ingiltere'de 'eğitim' gösterisi • Haber Merkezi - Londra. diin eğıtımcılerle ılk \e ortaoğretım öârencılerinın katılımıyla gerçekleşen bır protesto gösterısıne bahne oldu. Hükümetın bütçede eğıtıme a> trdıgı paydan iikâyetı olan yaklaşık 10 bin kısınin katıldığı gösten. L'lusal Öğretmen Bırlıgı tarafından düzenlendi. Doğu aşılanıyor • ANKARA(ANKA)- SağlıkBakanhâı. bölgeler ara.sı farklılığı ortadan kaldırmak \e bölgedeki diisiik aşılama oranlannı artiırmak içın 15 kasırna kadar yoğıın aylanıa programı başlattı Saglık Bakanlığı yetkililerı. Doğu \e Güneydogu'da bulunan 19 ıh asılanıa ortalamalannın terör \e coğrafi nedenlerden dolayı son beş y ıla göre düşüş gösterdığını belırrtı Aşılama programı ıle9-l9 aylık 1 mılyon 600 bın çocıığa a^ılı olup olmadıgına bakılmaksızın kızamik aşısı. 2-59 aylık eksik a^ısı olan bütün çocııklara da dırterı. bognıaca \e tetanoz aşısı yapılacaöı ögrenildı. Aşılama programına " r milyar 500 mılyon lira para ayrıldı. • 14 yaşındaki Seda, Şanhurfa şehir merkezinde boğazı kesilerek öldürülüyor. Avukat, katili. "Bu görevi ona toplum verdi" diye savunuyor. Yöneticiler, "Olayı kaşımayın" diyorlar. Kahvede erkeWer bağınyorlar: "Orospunuzu temizlemediniz mi?" Ama namusunu bu kadar seven bölgede en yaygın suç, "fiili livata". düğü namus cina>etleri hep işlenivor, ama ya yöneticilerin tepkileri? - Doğurduğu gayri meşru çocuğu tar- lava bırakmasının ardından aılesi tara- fından şehir meydanında boğazı kesi- lerek öldiiriilen Oruç olayının ardın- dan ıki yönelıcının konuşmasına tanık oldum. Biri dığenne, "Bu ola> ı fazla ka- şıma\ın. Gazeteciler bu ola\ın üzerine gftmesin'"diyordu. Halk zaien. -Çokiyi oldu" diyor. Ama gazeteciler sordu- ğunda. gerçeğı »öylemiyorlar. Oysa. •*Hakrtmişti"sözüçok insanınagzın- dan çıktı. - Aileleri nasıl tepkj göstemor? - Şanlıurfacia e\ den birkaç gün uzak- laştı dive yıne boğazı kesilerek öldii- riilen Sevda Gök'ün dedesine "Başı- nızsağolsun''dediğınızde. kızıvor. Çün- kü ona göre namus temizlendı. Anne- sınıkonuşturmavaçalıştım. Süreklıağ- - Gaziantep Kadın Plat- formu Başkanı Vildan Virmibeşlioğiu. "kadın mezbahasr olarak nıtelendır- diği Günevdoğu Anadolu Bölgesfnde. kadınlann namus cinayetlerine kurban gitmeleri üzenndeçalışıyor. Yirmibeş- iıoğlu, erkeklenn kadınlar içın kurduk- lan kapanları. devletin törelere teslim oluşunu. kadmın devlerten yardım is- tediginde nasıl bir erkek dayanışma- sıvla karşılaştığını anlatıyor. Âma Yir- mibeşlioğlu, bu dayanılmaz çaresizlık içınde ölümüne direnışe de dıkkat ce- kıyor: "Genç kıziar sonu ölüm olsa bile >i- ne de kaçnor." Yirmibeşlioğlu. Cumhurhefın so- rulannı yanıtladı. -Güne>dogu'da kadınlann öldürül- lıyordu. Ne zaman erkeklerduruşma sa- lonuna ıfade \ermeye gırdi. O zaman "Bö>leolmasınıistemedim"dedi. Ama karşı çıkacak gücu yok. Çünkü. Ses da"\ ı öldüren 14 şaşındakı da\ı oğluna bile kah\ede. "Orospunuzu temizlemedi- niz mi daha" dı\r e soruluyor. Bu arada artık çok önemsız. ama Sevda. adlı tıp raporuna göre bakıre. Zaten bu kızla- rın cınsellığı Naşamış olmasına gerek >ok Sevda'\ı öldüren dayı oğlunun sö> ledıği gibı. "Nasıl olsaerkekler ra- hatbırakmamıştır"denıpöldürülü\or. ^nnesi kızını öldürü)t or< - Çe\ redeki kadınlar >a da kı/lann anneleri nasıl tepki gösteri>oriar? -Se\da"nınannesı.dıvedı_ve. "Onu kimseistemevegelmedi"dedı. Yanı bu. bırezıklık nedenı onlar ıçın>adabaş- ka bır kızı traktörün altına atıyorlar. Ölme>ınee annesi ıtiyor kızı traktörün altına. Bana gelen bır başka davada da kız öldükten sonra annesı. "Keşke na- mus kanşmasaydr diyor. >ani namus- suz öldüöü içın üzülü\or. öldüöü içın değil - Bunlann ne kadan btzlere \ansi\or? - Çok azı. Oruç \ e Se% da olaylan şe- hir merkezinde gerçekleştiği için duy- dunuz. Şanlıurfa"da bir emniyet vetk'i- lisı. son 4 yılda kendi duyduğu sayının 30"un üzerinde olduğunu sövlüyor. Ya- ni Güneydoğu kadın mezbahası. Ama. L'rfa"da hangı -»uçların işlendığinı öğ- renmeveçalıştığınızdaşaşınyorsunuz: Fıılı livata. Yanı erkeklenn namusu yok. kadınlann varvekadınlannkıerkekler- den soruluyor. 'Yargı,töre\eteslim' - ^argı nasıl değerlendimor olayla- n? - Sev da olayında dayı oğlunun "ağır tahrik" altında kaldığı söylenerek 2.5 \ü ceza verıldı. Bu arada öldürülürken Sevda'nın kolundan tutan 2 kişi hak- kındakovuşturmayapılmadı. İddıana- mede v er alan "aikmeclisi karan" dik- katealınmadı. Yanı yargı.töreye teslim oluyor. Bu vahşet karşısında çaresız kahvor - Kadın platformu olarakola> lar üze- rine L rfa'va gittiğinizde nasıl tepkiler- k karşılaştınız? - Ben, süreklı tehdıt alıyorum. Ama biz oraya gittiğimızde. fotokopi çektır- mek ıçin bır dükkâna gırdik. Dükkân sahibi bildirive baktı ve "Siz bize kar- şısınız"dedı. Ben de "Bizsizedeğil, ka- dının dövülmesine, öldühilmesine kar- ŞIJTZ" dedim. Duruşmadan çıkıp şehir meydanında konuşma yaptık. "Siz bir cinavete tanıksımz. Tanıklığınıza karşın susarak bu cina\etten yana tavır aldt- nız. Siz bir giinaha ortaksınız" dedık Bu arada küçük bır kız yanıma gelıp "Teyze tevze, yakında bir kız daha öl- dürülecek. Boğazını kesecekler" dedı. t Kızlar yine de kaçıyor^ - Cinavetk'rin nedenini nasıl açıklrvor- sunuz? - Cınayetlerin nedeni, kadının mal ola- rak değerinın düşmesi. Erkek. kadının ıstedıği gıbi dav ranmast} la ekonomik ve psikolojık güç kaybına uğruyor. Ka- dını istediğiyle ev lendiremıyor. bu ne- denle başlık parasından yoksun kalıyor. Erkekler içın namus cınayetı gereklı. Ka- dının veya küçük kızın bir şey yapma- sı gerekmez, gidıp kendısı biriyle ev- lense ya da birkaç gün ev in dışında kal- sa bile öldürülmev i hak ediyor. Bütün bunlara karşı ılginç olan. kızların kaç- maya devam ermesı. Çünkü. yaşav an öl ü olmaktansa ölmevı tercıh edivorlar Cumhurbaşkanı DemireVe şüHiteşekkür Cumhurbaşkanı Sülevman Demirel, tstanbul'da >oğun bir hafta sonu daha geçirdi. Kumburgaz, Sclimpaşa. Bahçeşehir ve Halkalı'da 4 okul. kurtköv ve Dudullu'da fabrika açılışlan vaptı. Demirel, diin işadamı Havri Erçağ tarafından Kumburgaz'da yaptınlan "Mehmet Erçağ Ticaret Meslek Lisesi"nin açıiış töreninin ardından Selimpaşa'da Ahmet Zilan İlköğretim Okulu, Bahçeşehir'de Necdet Semker İlköğretim Okulu ile Halkalı'da tsmet Aktar Endüstri Meslek Lisesi'ni öğretime açtı. Tören sırasında Cumhurbaşkanı Demirel, şapkasıru okulun minıan Taşkın Sel'e kaptırdı. Demirel daha sonra Pendik'te kurulan Ka>i Kablo ve tmave Bobin Teli Sanavii AŞ'nin yeni tesisleri ile İsveç ve İsviçre ortak vatırımlanvla ABB Elektrik Sa'navll AŞ ra'ranndan Dudullu'da vaptınlan trafo imalat fabrikasının açılışını vaptı. (Fotoğraf: HATlCE TUNCER) istanbul Belediyesi Kadmlara etek boyu baskısı• Otobüs şoförierinin sakal uzatmasına, bayanların türban takmasına izin veren îstanbul Büyükşehir Belediyesi, etek boyunu kısa bulduğu kadınlann bağlı bulunduğu daireleri uyarıyor. İstanbul Haber S e n isi - R P l ı büvükşe- hır beledıyesine bağlı lETT'dekı uygula- malar. Tüm Bel-Sen tarafından kınandı. Yö- netimegeldiklerinde belediyelerde "saka- la ve türbana1 * ızın veren beiediyenın. ba- yan memurlann etek bov lanna da karıştı- ğını belınen Tüm Bel-Sen Genel Merke- zi yetkılilerı. beiediyenın ışbaşına geldiği günden bu yana IETT'de 700 sürgün ger- çekleştırdığini bıldirdi. RP'lı büyükşehirbelediyesının lETT'de 7 00 sürgün gerçekleştırdığını vurgulayan yetkilıler. sürgünlenn özellıkle Tüm Bel- Sen üyelerine uygulandığını söyledıler. RP'li yöneticilerin, çalışanların Tüm Bel- Sen'e alternatif olarak kurdukları Bem Bır-Sen'e üye olmaları içın memurlara baskı yaptığına dıkkat çeken sendika yö- nerıcılen. "Bem Bir-Sen'e üye olmalan için kimi çalışanlara baskı vapılıvor. kinıi- lerine de v wtierde bulunuluvor" dedıler. İETT'de geçmıs dönenıde 570 kışinin Tüm Bel-Sen"e üye olduğunu anımsatan >endika yöneticıleri. şöyle konuştular: "Bütün bu baskılar sonucu birçok me- mur Bem Bir-Sen 'e üv e oldu. Bem Bir-Sen, kendisine üye 400'ün üzerinde çalışan ol- duğunu açıidıyor. Y'ani 260 İETTçaJışanı- nın hem bize hem de Bem Bir-Sen'e üyeol- nıa durumıı var." Çifte standart İETT'de çalışanlara çifte standart uy- gulandığını öne süren Tüm Bel-Sel yöne- tıeilen, sakal uzatan ya da türban takan çalışanlara kanşılmazken, etek boyu kısa bulunan kadın memurlann isimlennın alm- dığını söyledi. Bu uygulamaların "Valili- ğin her yıl mayıs avında vavımladığı rutin gMteJgegerekçt)j<Jsterilerek">apıldığ]nıan- latan yöneticiler. "Bugenelgedehavalann ısınması ile memuriann kısa kollu gömlek giyebilecekleri, kravatsız dolaşabilecekleri belirrilivor. Bayanlann etek bovuna bu ge- nelgevedav anılarak kanşılıyor'" dıye konuş- tular. SAK ÜSTÜNDE MÜJDATGEZEN Fenerbahçe Stadı... Fener - M. United maçını televızyondan ızliyorum. iç anons hoparlöründen bıri böğürüyor: "Alkıııış", "Islııık". Şaşırdım. Kendimi bir an Hitler Almanyası'nda sandım. Fenerbahçe seyircisi, nerede alkışlayacağını, nerede bağıracağını bilmıyor mu ki, böyle faşizan bir ses onları yönetiyor?.. Çok ayıp. T. H. S. S. Bu. "Türk Halkı Solu Sevmiyor" demek. Çünkü solcu olmak için bir yığın yükümlülük gerekiyor. Kitap okuyacaksın. dünya ile ilgili olacaksın, ilkelenn olacak, vs vs... Zor iş. Halbuki sırtını liberal olmaya veya dine dayarsan hıçbır zorluk yok. Ekmek elden su gölden. Hıçbir şeyle uğraşıp dıdişmene gerek yok. Tansu Ablanla Necmettin Hocana güven yeter... Koskoca Meclis'inde bir tek sosyalist milletvekilı yok. TV izleyicilerim Bana sitem ediyorsunuz. Nerede karşılaşsak. ne zaman bir telefon alsam "Ne zaman ekranda göreceğız?" sıtemiyle karşılaşıyorum. Haklısınız. Bu ara tiyatroya fazla daldım. Ama yakında hasretimiz bitecek. İstanbul'a bır döneyim de, bakacağız... Sağ olun. Bursa Döndük dolaştık Evliya Çelebi misali, gene geldık Bursa'ya. Biz bu satırları okurken, ben büyük bir olasılıkla genel provanın en gerilimlı anlarını yaşıyor olacağım. Bıroyunun oynanmaya yakın son günleri insanı çok gerer. Hem oynayanı hem yöneteni. Dün benimle birlıkte provayı izleyen başkan Basri Sönmez de bunu hissetmiş; "Çocuklar çok gergın galiba" dedi. Çocuk doğuyor, kolay değil. Bunlar güzel heyecanlardır. "Hamlet Efendi" iyı olsun istıyorum... 12 Eylül döneminde tutuklanıp çıktıktan sonra ilk kez Bursa'da sahne almıştım. Beni çiçek yağmuruna tutan o seyirciyi hiçbir zaman unutmadım. Unutmayacağım. Belki yazıp yönettığim bu oyunla derinden derıne, onlara olan vefa borcumu ödüyorum. Öğrencilik yılları Okuyun: Naşrettın Hoca Fıkraları / inceleme (Özgül Yayınları) Izleyin: Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (Trabzon Devlet Tiyatrosu) Sevin: Aziz Nesin Özürlüler iyi ki yapmışım "Azmi" dizisini. Bakıyorum, artık televizyonlar sık sık bu konuya değiniyorlar. Birileri bizi dürtmeden önemli işlerle ilgilenmiyoruz. Ama artık TBMM bu işle ilgileniyor. Yasa çıktı. Bundan sonra özürlüler, bazı hizmetlerden ücretsiz yararlanacaklar. Şimdilik bu kadanna da eyvallah. Pazar'lık ve duvarlık sözler: Okullar açılıyor. 29 Ekim'de de bızım MSM öğretime başlayacak. Yenıden gençlerle bırlikte olacağım. Okul anılan benım belleğımde her zaman en güzel anılar olarak kalmıştır. Yaramazlık o yaşların dayanılmaz hafifliği ıdi. Savaş'la Yaman'ın okul anılan anlatmakla bıtmez. Yaman (Tüzcet. Hanı TRT 1 Hafta Sonu Programı'nın parodi yazan ve oyuncusu) lısede okurken. okuduğu özel okulun penceresı sokağa bakıyor. Pencereden derse eskicı çağırmış. Eskici kapıyı açıp içeri gırmış. Hoca şaşkın. Pencere kenarına bakmış, Yaman havalara bakıyor. Atmış ikisinı de dışarı. Eskicı çıkmış. Yaman duruyor. Hoca, "Çık dışarı" deyince Yaman ıçeriden kapıyı vurarak çıkmış. O dersten çakmış tabıı. Diğer AbO\AAAAA/... Hoca ekmeğımizle oynuyor. Bütün komedyenlerın bir araya gelip bu gidişe dur demesı gerekir. Biz nasıl aktif politikayla uğraşmıyorsak, Hoca da insanları bu kadar güldürmemelıdır... Refah Kongresi sırasında ANAP'ı eleştirirken çıkarttığı kadın sesinı, 37 yıllık profesyonel yaşamımda başaramadım. Bir "abovvvv" dedi, bınlerce kişı kahkahayla güldü. Aynca milyonlarca komedi izleyicisi de ekranları başında gülmekten kınldı.Hoca resmen ekmeğimizle oynuyor. Nereden çıkartıyor o seslen. anlayamıyorum. Bu, özel bir yetenek ve onda var. Şaşkınlığımdan "Abooovvvv" demek gelıyor ıçımden, ama ben onun kadar iyi yapamıyorum. derslerden de olduğu gibi... Savaş daha uslu idi. Bır gün konservatuvarda okurken kapı açıldı ve derse "Deli Fehime" dıye tanıdığımız bır kadın gırdi. Savaş hemen kalktı elını öptü. Deli Fehime'nin ve hocamız Maks Meineicke'ye dönerek. "Hocam, Müjdat'ın annesı" dedı. Hoca Avrupalı adam, son derece nazık. Hemen Deli Fehime'nin elini öptü (alnına götürmedı tabıi) ve ıltıfatlarda bulundu. Fakat öğrencilerın gülüşmesı üzerine uyandı ve hem Fehime'yi hem de Savaş'ı hem benı dersten kovdu. "Hocam benım ne günahım var?" diyecek oldum. "Savaş, senın annen olduğunu soyledı, sen de hayır demedın" dedi... Aaaaaah aaaah, ne güzel yıllardı onlar.... Türk tiyatrosu Bir aptalın aptallığının farkına varması kadar kalbi ferahlatıcı bir şey olamaz. Soru: Hıç karton filim olmayı istediğinız oldu mu?.. Memurun karnını açmışlar, yüztane "inşallah gelecekyıl" çıkmış. b i ü îçm çme tün ek me me y k s a . e da j Işte le bu. ikı ayı aşkın süredir. Trabzon ve Bursa devlet tiyatrolannda yönetmenlik yapıyorum. Her ıkı oyun da 'Geleneksel Türk Tiyatrosu Biçimfne çok yakın. Her ikı tiyatronun sanatçılan da Devlet Konservatuvarı ağırlıklı. "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı" ve "Hamlet Efendi" oyunlarına adapte olana kadar akla karayı seçtıler. Oysa, özellikle Bursa kadrosunda konservatuvar dışından gelerek Turk fıyatrosu ustaları ile çalışmış orta yaşlı oyuncularda (Emin Gümüşkaya gibi) inanılmaz bır yumuşaklık ve bu tarza adaptasyon melekesı vardı. Çocuklara hak verdim. Onların da zaten şıkâyetı buydu: "Bize Türk Tiyatrosu eğıtımi verılmedı kı." Evet. hıçbırıne bu dersler verilmedı. Ben on yıla yakın İstanbul Beledıye Konservatuvarı ve İstanbul Üniversitesı Devlet Konservatuvan'nda bu dersleri vermeye çalıştım. Yıldız Kenter'in özel gayretleriyle okuldan uzaklaştırıldım ve bu dersler okuldan kaldırıldı. Bakın. hiçbir konservatuvarda Geleneksel Türk Tiyatrosu" ya da "Türk Tiyatrosu" dıye bir ders yok. Çünkü bu ışı bilen yok. Oteki kolay. Bak dışarıya, çek kopyayı, aynen uygula burada. Turk Tiyatrosu'nun haline bakın. Ben nice tiyatro adamı tanıyorum ki, yurtdışında ızledikleri oyunları karesı karesine burada sahneleyip övgüler aldılar. Ama once buradan, sonra aktıf olarak eylemlerle bunlarla olan savaşımızı sürdüreceğız ve "Bızim Tiyatromuz"u kuracağız... Beni güldürenler Cenk Koray ne zaman annesiyle ilgili anekdotlar anlatsa hep gülenm. Cenk'in annesi bir pazarlık ustasıydı. "Bir dükkâna girıp de kendi istediğı fiyata bir şey almadan çıktığını hatıriamıyorum" diye anlatır Cenk. "Fınna girse ekmek pazariığı yapar"... Bir gün bir özel araba almış aile. Anne şoförlük öğreniyor. Arabayı bir ağaca bindirmiş. Cenk'e. "Telefon et de bir kurtancı çağır, arabayı çektirelim" demiş. Cenk de "Sana kullanma dedim kullandın, kendin telefon et" deyince, anne sarılmış telefona: "Alooo, kurtancı mı?.. Arabamız ağaca vurdu, kaça çekiyorsunuz?" demış. Karşı taraf, "Yetmiş beş bin liraya" deyince, anne, "Aaa nasıl olur, biz her zaman ellı bin liraya çektiriyoruz" diyerek orada da pazarlıkçılığını göstermiş. Sevgili Cenk, annesine hep takılırdı: "Her zaman elli bine çektirdiğine göre her zaman çarpıyorsun." Pazarın saçma fıkrası: Temel yolda hiç tanımadığı birine rastlamış: - Afedersin hemşerum galiba pen seni bir yerden tanayrum, acaba sen hiç Şereflikoçhisar'da bulundun mu diye sormuş. Adam: - Hayır, ben oraya hiç gitmedım, deyince Temel: - Ben de hiç gitmedim. Öyleyse birbirini tanıyan başka ikı kişi olacak, haydı eyvallah, deyıp oradan aynlmış. 'Ve Erenler Böyle Dedi' Metin Demirtaş Bektaşilerı anlatıyor şiirsel diliyle. "Pazarın Fıkrası" bölümünü de "Pazann Gülmecesi" olarak değiştirmemi öneriyor. Ben gülmece sözcüğünü "mizah" sözcüğü yerine kullanıyorum. Allah esirgesin, gülmece diye anlatıp da kimse gülmezse o sözcük gümbürtüye gider sonra. Oysa mizahın karşılığı olarak kullanılması doğru sayılır. Mizah hem güldürür hem düşündürür çünkü.Size "Ve Erenler Böyle Dedi"den "Kürk" adlı şiirsel gülmeceyi sunuyorum: Görgüsüzün biri / Sırtına geçirdiğı kürkle / Kurum kurum kurulur dururmuş. / Baba Erenler bir gün dayanamamış tafrasına / Çıkmış zıvanadan: "Çok kabarma be adam" demiş / "Sırtındaki kürk, ilk sahibini bile I Kurtaramadı hayvanlıktan." Halk müziği - Arabesk Artık Türk halk müziği dinlemiyoruz. Çünkü pop müzik ve arabesk var. Oysa halk müziği bizim gerçek güzel müziğimiz. Dikkat ettiniz mutlaka, bu yeni pop müzik; arabesk müziğin rock müzikle karıştınlıp Türkçe sözlerle söylenen şekli. Gençler bunu tuttu. Çünkü hem kolay hem de amaçsız. 12 Eylül sonrası insanlarımıza enjekte edilen "Bitirişi dön köşeyi" felsefesi kuşkusuz müziği de etkileyecekti ve öyle oldu. Ne yapalım, buna da katlanacağız. Nelere katlanmıyoruz ki?.. Ama halk müziği ihmal edilmemelı... Pazar günü Bir pazar sabahı uyandığınızda neler yapıyorsunuz?.. Pazann diğer günlerden bir ayrıcalığı var mı sizin için?.. Bunlan neden soruyorum. Çünkü pazar günü benim için hiçbir zaman tatil günü olamadı. Hatta tam aksine iki misli çalıştığım gündü pazar. Matine, suare oyun hep pazarları olurdu. Ama pazann sizin için keyifli bir yanı mutlaka olmalı. En azından bu gün ış yok. Şöyle sırtınızı koltuğun arkalığına dayayıp gazetenizi okurken orta demlı bir çayı yudumlayıp kısa süreli de olsa tadını çıkarmaya bakın bu günün. Çünkü yann pazartesi. Şimdi onu hiç düşünmeyin. İyi pazarlar. Deniz Som. Geçenlerde seni bir açıkoturumda izledım. Basın mensupları adına açılan bir imza listesınden söz ettin. Içerisinde bir yığın güzel şey vardı. Eğer beni de bir basın mensubu farzedersen, lütfen oraya imzamı at. Sevgiler.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle