25 Mayıs 2022 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 23 EYLÜL 1995 CUMARTESİ HABERLER Anakenrte DİSK yetkiir • ADANA (Cumhuriyet Güney llleri Bürosu) - DfSK'e bağlı Genel-îş Sendıkası l No'lu Şube Başkanı Duran Özdemir, toplu iş sözleşmesinin 14 ay gecikmeli bagıtlanmasına, Türk-lş'e üye Belediye-Iş Sendikası'nın yaptığı itirazın neden olduğunu söyledi. Duran Özdemir. düzenlediği basın toplantısında. Belediye-Iş Sendikası Şube Başkanı Ali Umar'ın "Benim belediye yönetimiyle aram iyi, farkJan ben alınm" dediğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Yaian söylüyordu. Sizieri bu sözlerle kandırmaya çalışıyordu. Geciken maaş ve ikramıyelerinizı sendıkamız çatısı altında verdığıniz mücadele ile aldık." Hedef müdiir istifa etti • MİLAS (Cumhuriyet) - Yerel politikacılann baskılanndan bıkan Mılas llçe Mılli Eğitim Müdürü Mehmet Oğultürk. görevinden istifa etti. Oğultürk. istifa dilekçesinde. "K.endilenne kapıkulu arayan ve politika yaptıklarını zanneden mahallı politikacılann hakaretlerine daha fazla maruz kalmak, onuruma dokunmaktadır" dedi. Tutarlı \e ödünsüz bir Atatürkçü ve laiklik yanlısı olarak bilinen Milas Kaymakamı Hayati Soylu'nun desteği ile üç yildır görevini sürdüren llçe Millı Eğitim Müdürü Ogultürk, Kaymakam Soylu'nun Samsun'un Bafra ilçesine tayin olarak geçen hafta Milas'tan aynlmasından sonra. istifa dilekçesini Mıllı Eğitim Bakanlığı'na gönderdi. Bombajanan yere çiçek • fZMİR(AA)-tzmır Barosu Yönetım Kurulu ûyeleri. geçen pazar günü 5 kişinin ölümü ile çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan bombalama olayının gerçekleştiği Gaziemir Tansaş Kafeteryası önüne kırmızı karanfıl bıraktılar. Izmir Barosu Başkanı Kasim Sönmez, yaptığı açıklamada. "İnsanlann banş. demokrasi ve hukukun üstünlüğü içinde yaşamalanna inanıyoruz. Baro olarak bunun için elimizden geleni yapmaya çalışacağız" dedi. işgezek afet 1 • DİYARBAKIR (Cumhuriyet) - 24 ev ve 17 işyerinin yandığı Tunceli'nin Çemişgezek ilçesi. afet bölgesi ilan edildi. OHAL Bölge Valisi Ünal Erkan, ilçeye giderek beraberinde götürdüğü halı, battaniye, giyim ve kırtasiye malzemelerini yurttaşlara dağıttı. Çemişgezek ilçe esnafının vergi borçlan bir yıl ertelenirken Bayındırlık ve Iskân Bakanhğı tarafından evini kaybedenlere ev yapilması kararlaştınldı. Bu arada. Çemişgezek Kaymakamlığı tarafindan yangında zarar gören aileler için Ziraat Bankası'nda hesap açıldı. Yardı mseverleri n 30402/3027.4 no'lu hesaba para yatırabilecekleri belirtildi. Toplu konut töreninde olay • AOANA (Cumhuriyet Güney Flleri Bürosu) - Anakent Belediyesi'ne bağlı Yeni Adana Imar Inşaat Tic. Ltd. Şirketi tarafhdan yaptınlan Yüreğir toplu konut inşaatlannın 1. etap konutlannın anahtar teslimi ve 3. etap konutlann temelinin atılması dolayısıyla düzenlenen törende, bir dizi kargaşa ve çirkinlik yaşandı. Adana-Koop'a bağlı kooperatiflerin üyelerinden bazılan, Anakent Belediye Başkanı Aytaç Durak konuşurken kürsüye saldırmak istedi. Bu kışiler. belediye görevhlerince dövülerek uzaklaştınldı. Törende, üç hak sahibine anahtarlannın sembolik olarak Yiğıt Gülöksüz, Nacı Parmaksız ve Aytaç Durak tarafından verilmesinin ardından yeni yapılacak konutlann temeline ilk harç kondu. CHP lideri Deniz Baykal, hükümet sonrası dönemi Cumhuriyet'e değerlendirdi: CHP, kiııdimııi bıdacakANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal. koalısyon or- taklığının sona ermesiyle birlikte, pranga- lanndan kurtularak özgürleşme sürecine girdigini savunduğu sosyal demokrasinin, iç enerjisini harekete geçirdiğini söyledi. Kurultay sonrası. CHP'nin oy grafığinin yükseldiğini belirten Baykal, "CHP, kim- iiğini bulacak. Türkiye'de siyasal yaşam bir süredir içine itildiği çarpıklıktan kurtula- cak. Sağ-sol ekseni hepsi oturacak" dedi. Baykal, "dükahk" olarak nıteledıği Is- tanbul'daki iş çevrelerinin kendisini hedef alan eleştinlerine, "Sana ne? Sen CHP'K misin, solcu musun? Benden nefret ediyor- sun, mahvetmek için elinden geieni yapı- yorsun" karşılığını verirken "Benkendita- banımı koruvamay acağım, sıftr zam vere- ceğim. Yann tabandan oy bekleyeceğim, böyle şey olmaz" diye konuştu. CHP lideri Deniz Baykal, hükümet or- taklığının sona ermesinin ardından sosyal demokrasi ve parti için oluşan tabloyu Cumhuriyet'e değerlendirdi. "Sosyal de- mokrasiyi özgürleştiriyoruz. Pranganlann- dan koparıyoruz" diyen Baykal. şu görüş- leri dile getırdi: "Sosyal demokrasinin sinerjisini hareke- te geçirdik. Cünün moda sözüyle, iç enerji- Türkeş Demiral Ağar bulıışması ANKARA (Cumhuri- yet Bürosu) - MHP Genel Başkanı Alparslan Tür- keş. Ankara Devlet Gü- venlik Mahkemesi (DGM) Başsavcısı Nus- ret Demiral, Emniyet Ge- nel Müdürü Mehmet Ağar ve eski Millet Partisi Ge- nel Başkanı Osman Bö- lükbaşı. dün Ankara'da gızlıce bir araya gelerek akşam yemegı yediler. MHP lideri Türkeş"in, 30 ekımde emekliye ayrı- lacak olan Ankara DGM Başsavcısı Demiral'ı par- tisine alacağı yorumlan, Ankara'da önceki akşam gerçekleştınlen buluşma- nın ardından tekrargünde- me geldi. MHP kaynakla- n, Türkeş"in, emekli ol- duktan sonra politikaya atılacagı belirtılen Demi- ral'ı, partısıne transfer için ikna ettiğini öne sürdüler. Bayındır Sokak'taki Göksu Lokantası'nda bu- luşan Türkeş, Demiral, Ağar ve Bölükbaşı, geç sa- atlere kadar sohbet ettiler. Ankara Emniyet Mü- dürlüğü döneminde. o sı- ralarda başbakan olan 8. Çumhurbaşkanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal'a, Emniyet Genel Müdürü olduktan sonra da Başba- kan Tansu ÇiDer'e yakın- lığı ile dikkat çeken ve her iki dönemde de Özal ve Çiller'in adeta yakın koru- malığını yapan Agar'ın, Türkeş'in önceki geceki yemeğine katılması, "siya- setegirmey e haariandığT vorumlarına neden oldu. Sağ-sol oturacak CHP lideri Deniz Baykal, koalisyon hükümetinden aynlmakla, sosyal demokrasinin prangalanndan kurtulup özgürleşme sürecine girdigini belirterek " Sosyal demokrasinin iç enerjisini harekete geçirdik. CHP, kimliğini bulacak. Türkiye'de siyasal yaşam, bir süredir içine itildiği çarpıklıktan kurtulacak. Sağ-sol ekseni, hepsi oturacak" dedi. mizi harekete geçirdik. O kadar önemli nok- taya dokunduk ki. Bu sabahki yürüyüşüm- de karşılaşüğım insanlann hallerini göre- cektiniz. 'Helal olsun' diye ışıl ışıl kucakh- yorlar. 'Bunlar da oluyor muymuş Türki- ye'de? Bır ınsan ayağına getirilmiş Başba- kan Yardımcılığı'nı itermiş demek ki' di- yoriar. Benim için çok koiay bunu hazmet- mek. Bu Ahmet, Mehmet meselesi değil ki. Arkadaşlanma da kabul ettiririm. Sen, sen bakan olacaksın. para gelecek. Bu olur mu? Bundan dolayı batmadık mı zaten? Sosyal demokrasivi özgürleştiriyoruz. İnanıyo- rum. bu çok önemli gelişmelere yol açacak. Türkiye'de siyasal yaşam bir süredir içine itildiği çarpıklıktan kurtulacak. Sağ-sol ek- seni hepsi oturacak. Şimdi A.NAP kaybola- cak. bu sürecin içinde. ANAP şaşırmıştır. AMAP- DYP bir ortaklık dayanışma. seçim hükümeti kursun. Hadi girin birbirinizin içine, oraya geçin, sol da muhalefettedir. LI- kenin ana siyaset dokusu sağ-sol ekseninde yeniden şekilienecektir, şekilknmelidir." Baykal. sol işlevine sahip çıkan CHP'nin, gelecek dönemde Türkiye'nin yükselen siyasal gücü haline geleceğini ve ÇUler'ieaynı modelgtyiniyor İstanbul Haber Servisi - Bakırköy Belediye Başkanı AliTalip Özdemir'in eşi Öznur Özdemir, katıldığı davetlerde zarafeti ve şıklığıyla her zaman ilgi toplar. Öznur Özdemir, önceki gece Çırağan Sarayı'ndaki Deniztemiz- TURMEPA (Turkish Marine Environment Protection Association) Balosu'nda yine çok şıktı. Ancak Öznur Özdemir'in üzerindeki kol ağızlannda sırmalarla işlenmiş iki rakamı bulunan ceketin geçen yıl Başbakan Tansu Çiller'in çeşitli toplantılarda giydiği ceketle aynı model olduğu dikkatiı gözlerden kaçmadı. (Fotoğraflar: HATİCE TUNCER) Baykal, Çiller'i köşeye sıkıştırmak için, bu konuyu gündemde tutacak: Çiller 'şeriatçı-ırkçı' kuşatmasında TÜREYKÖSE ANKARA - Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, çevresindeki "şeriatçı- ırkçı kuşatma~yı sürekli gündemde tutarak. Başbakan Tansu Çiller'i köşeye sıkıştınp seçıme zorlama taktiği izleyecek. Baykal "Hükümet ortakhğı ayakbağunızdr derken. kendisini feshederek CHP'ye katılan SHP'nin son Genel Başkanı Murat Karayalçın'ın, bir açıklama yaparak bu eleştirilerden duyduğu rahatsızlığı dile getirecegi bildirildi. Karayalçın'a yakın milletvekilleri de, olası bir erken seçimde adaylar belirlenirken "dtşlanma" tedirginliği içine girdiler. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal. Başbakan Tansu Çiller'e yüklenirken "koalisyonu bozma gerekçesinin sadece Necdet Menzir olay ı olnıadığını. devletteki şeriatçnrkçı örgütlenmcden rahatsızhk duyduğunu" dile getirdi. Baykal, kendisine görüşme öncesinde aktanlan verilerin Başbakan Çiller'in bir "kuşatma" altında olduğunu ortaya koyduğunu söylerken. önümüzdeki günlerde bu kadrolaşmanın çeşitli örneklerinin art arda açıklanarak DYP liderine karşı saldınlann yoğunlaşacağı bildirildi. Baykal'a aktanlan veriler arasında, "77 ilin \alisinin yüzde 35'nin koktendinci, tarikatçı, yüzde 23'ünün Atatürk'e, laik rejüne karşı olduğu, 77 il emniyet müdüründen yüzde 48'inin koktendinci veya ülkücü, 800 kaymakamın da yansının koktendinci" olduğuna ilişkin bilgileryeraldı. Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki kadrolaşmadan "DYT'li bakan Nevzat Ayaz'ın da rahatsız olduğu, milli eğitim müdürleri ile okul müdürlerinin önemli bir bölümünün ünam- hatip çıkışlı" olduğuna dikkat çekildi. CHP lideri Deniz Baykal, Başbakan Çiller'in politikaya atılmadan önce karşılaştıklan bir kokteylde anti-laik akımlann yaygınlaşmasına karşı politikacılann duyarsızlığını eleştirdiğini, oysa bugün kendisinin bir kuşatma altında olduğunu söyledi. Baykal, önümüzdeki günlerde de Çiller'e yönelik eleştirilerini sürdürerek "Çiller'siz bir hükümef seçeneğini zorlayacak. kendi kimliğini bulacağını belirtirken ku- rultay sonrasında yapı lan bir kamuoyu yok- lamasına göre oy oranlarının artış göstere- rek yüzde 15 düzeyine doğru gittiğini söy- ledi. CHP'lilerin sevgiden. umuttan, kır- gınlıktan ve kızgınlıktan kaynaklanan bır duyguyla hükümet ortaklığı sırasında par- tiye ağır eieştirilerde bulunduklannı. hatta küfretnklerini belirten Baykal, şunlan söy- ledi: 'CHP'ye diişman dükalık' "Işi yolunda işadanu,zengin, tstanbul'da- ki o dükalık mensııplan, 'Nasıl bozarsınız. ayıptır, böyle şey mi olur', diye kükrüyor- lar. Kardeşim sana ne? Sen CHP'li misin? Sen solcu musun? Sana ne! Bi/ orada bulu- nacağız, senin marifetlerini meşrulaştıncı, yumuşatacı unsur olarak mı kalacağu? Al yanına ANAP'ı,yap neyapacaksan. Beni ne kullanıyorsun? Benden nefret ediyorsun. Beni mahvetmek için elinden gelen her şey i yapıy orsun. Ondan sonra devam edeceksin. Ben mahkûm muyum, ben esir miyim, ben kölen miyim senin? Buna karşılık benim ta- banım, 'Oradaysan beni koru' diyecek, ben onu koruyamay acağım, smr zam vereceğim ona. "Bunu yapamıyorsan gel yanıma bari" diyecek. Ben de orada duracağım \e taban- dan oy alacağım yann. Böy le şey olnıaz." Karşıyaka kaymakamı: Eşim dini kurallara göre yaşar • Kaymakam Mehmet Demir, "Ancak devlet memuru ve 657'ye tabi olan benim, eşim değil" dedi. tZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu)-CHP GenelBaşka- nı Deniz Baykal'ın Başba- kan Tansu Çiller'e sunduğu bildirilen raporda adı geçen Karşıyaka Kaymakamı Mehmet Demir, eşinin dini kurallara göre yaşadığını be- lirterek, "Ancak devlet me- muru ve 657'ye tabi olan be- nim, eşim değü" dedi De- mir, imam-hatip kökenli kaymakamlardan "gurur duyduğunu" söyledi. Basında yer alan haberle- re göre, devletin aşın sağ ta- rafından nasıl kuşatıldığının anlatıldığı ve buna örnek olarak Karşıyaka Kaymaka- mı'nın eşinin 9 Eylül tören- lerine tesettür kıyafeti ile ka- rılmasının gösterildiği ra- porda, kaymakamın eşinin törenler sırasında erkeklerin ellerini sıkmaktan kaçındığı belirtildi. Baykal'ın Çiller'e sunduğu bildirilen raporda, Karşıyaka Kaymakamı De- mir'in irnam-hatip kökenli olduğu da kaydedildi. Konuyla ilgili olarak gö- rüştüğümüz Karşıyaka Kay- makamı Mehmet Demir, eşinin başörtülü olduğunu, basında olayın çarpıtıldığını savunarak, "Bir kere ben i- mam-hatip kökenli değüim. Adana'nın Osmaniye ilçesi lisesi ve Ankara İ ni\ersitesi Hukuk Fakültesi mezunu- yum. Benim eşim başörtülü- dür. İslamîyaşar. dini kural- lara göre davranır. namazın- da nıyazmdadır" dedi. De- mir, bu konudakı haberleri yadırgadığını vurgulayarak şöyle konuştu: **De\1etin memuru ve 657 sayılı yasaya tabi olan benim, eşim değil. Kanunlan eşit ve aynmsız uygulayan benim. İnancından dolayı eşim böy- le yaşar. Aynca imam-hatip' mezunu ol'up da devletin sı- na\ lannı kazanarak kayma- kam olmuş kişUeıie de gunır duyuyorum. Devletin kuşa- tildığına inanmıyorum. Bu raporu kim hazıriamış. bu- nun ortaya çıkarılması la- zun." DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı suçladı: Hükümetteki yerini MHP'ye bıraktıANK.4RA (Cumhuriyet Büro- su)-DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, bugüne kadar iktidardan kopamayacağını savunduğu CHP'yi, bu kez de, "koaüsyon- dan ayrüarak, MHP'ye hüküme- te girme yolu açmak"la suçladı. Ecevit, CHP Genel Başkanı De- niz Baykal'ın, seçimlere en fazla 1 yıl kâla hükümetten aynlmakla kendisi ve partisini aklayamaya- cağını öne sürdü. Baykal'ın, ku- rultay sürecinde hükümette kala- cağı izlenimi verdiğini belirten Ecevit. "Hükümet ortaklığını bozma niyetini eğer kurultayda açıklasaydı belki de genel başkan seçilemeyecekti. İşçilerden gelen 'Hükümet ıstıfa" sloganlarına bir- çok kurultay delegesinin yuhlarla karşılık vermesi de bunu gösteri- yordu" diye konuştu. DSP Genel Başkanı Ecevit. dün düzenlediği basın toplantı- • DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, bugüne kadar iktidardan kopamayacağını savunduğu CHP'yi, bu kez de, "koalisyondan aynlaraİc MHP'ye hükümete girme yolu açmak"la suçladı. Ecevit, "Hükümet ortaklığını bozma niyetini kurultayda açıklasaydı genel başkan seçilemeyecekti" dedi sında, CHP lideri Baykal'ı eleşti- ri yağmuruna tuttu. Baykal'ın, "hiçbir hazıriık yapmadan, elini kolunu sallayarak. hiçbir çözüm veya öneri görürmeden, ÇUIer'in gözlerinin içine bakıp hükümet ortaklığmın sürmeyeceğini anla- dığı" yönündeki sözlerine dikkat çeken Ecevit, a Bu sözleri ve dav- ranışı ile Sayın Baykal, hükümet sorununu ne denli hafıfe aldığını göstermiştir" görüşünü dile ge- tırdi. Baykal'ın kurultay konuş- masında. ülkenın önemli bir dö- nemden geçerken, hükümeti bıra- kıp gitmeyeceğini söyledığını vurgulayan Ecevit, bunun genel başkan seçilebılmek için bir tak- tik olduğunu ifade etti. Baykal'ın, geçmişte "bunalım yaratma" ye- teneğiyle ün yaptığını kaydeden Ecevit, "Fakat, bu kez bunalım yararma girişiminden bile sonuç alamamıştır. O arada olan, işçile- re olmuştur. Grevdeki y üz binler- ce işçi belirsizlik içinde kalmıştır" dedi. Baykal'ın hükümetten ayn- larak SHP ve CHP'yi aklayama- yacağını vurgulayan Ecevit. söz- lerini şöyle sürdürdü' -Oysa CHP Saym Bay kal'ın ge- nel başkanlığından önce ne idiyse, şimdi de odur ve Sayın Bay kal da o parti yapısının, SHP dönemin- den beri, önde gelen bir unsuru ve sorumlusudur.lktidarortaklığın- dan seçimlere en çok 1 yıl kala ne kendisini ne departisini aklayabi- lecektir. Üsteiik Sayın Baykal, CHP'nin hükümetteki yerini de belki MHP'ye bırakmış olacaktır. Böylece, hükümeti dışandan ku- şatnğuıı öne sürdüğü bir parti, Sa- yın Bay kal'ın sayesinde hüküme- tin içinde yer alacaktır." 'Çiller iktidannı IMF yıkabilir' Başbakan TansuÇiller'e, kamu kesimındeki toplusözleşme tıka- nıklığını hakça bir ücret artışıyla bir an önce çözümlemesi öneri- sinde bulunan Ecevit. u Sadece lMF'ye kulak verip işçilerden ve kamu görevlilerinden yükselen seslere kulak tıkamak, sağlıklı bir yaklaşım değildir. Çiller iktidan- nı Baykal yıkamamıştır. ama IMF vıkabilir** dedi. CUMARTESİ ' YAZILARI ATAOL BEHRAMOGLU Kişilik Sözlükteki tanımıyla "kişilik", "bir kimseye özgü belirgin özellik"tir. Güvenilir bir kişiliği var, güvenil- mez bir kişiliğe sahip, kaypak bir kişilik, sağlam bir kişilik gibi nitelemelerle, söz konusu kişinin belirgin tinsel özelliği vurgulanmış olur. "Kişilik", bir kimse- nin tinsel, ahlaki özelliklerinin toplamı, sentezidir. "Kişilik" kavramı, bireysel ve toplumsal yaşamın bütün alanları için söz konusudur. Çok genç bir şa- irken, bir ara, yayımlanmak üzere dergilere gönder- diğim şiirlerimin son sözcüklerini büyük harflerleya- zıyor, böylece, öteki şiirler arasında benimkilerin fark- lı bir kışilığin ürünü olarak görüneceklerini düşünü- yordum... Bunun bir özenti. yapay, saçma bir şey ol- duğunu anlamakta gecikmeyecektim. Kişilik, öz'le ilgili bir konudur. Vardır ya da yoktur. Yapay çabalar, ancak yapay bir kişiliğın göstergesi olabilir... • "Kişilikli" nitelemesi, genellikle olumlu bir anlamt içerir. Genellikle diyorum, çünkü bir kimsenin kişili- ğindeki belirgin özelliğin ille de olumlu bir özellik ol- ması gerekmiyor... Dilimizdeki bu tek sözcüğün içer- diği anlam, inceleyebildiğim yabancı dillerde, "be- lirgin kişiliğe sahip", "belirgin kişiliği olan" vb. bir- kaç sözcükle ifade ediliyor... Buna karşılık, "kişilik- siz" kavramı, başka dillerde de genellikle tek sözcük- le ifade edilmektedir ve her zaman olumsuz anlam içermektedir. • Bir insanın, bir sanat yapıtının, bir toplumun irde- lenmesi, onun kişilik özelliklerinin irdeienmesiyte eşanlamlıdır... Bunlardan her birinin kişilik özellikle- rinin gerisindeki öğelerin irdelenmesi ise sayısız ya- pısal, kültürel, psikolojik, tarihsel vb. öğelerin irde- lenmesi demektir... Günümüz Türkiye toplumunu oluşturan insanlann ortak kişilik özellikleri var mıdır, varsa bunlar nelerdir? Ya da sözgelimi, Türk edebi- yatı dediğımiz ürünler toplamının genel kişilik özel- likleri var mıdır, varsa bunlar nelerdir? Merakımızı çok daha geniş alanlara yayabilir, aynntılara indirge- yebiliriz. Sonsuz bir düşünme, inceleme, araştırma konusu... • Konuşurken (ya da yazarken) kullandığımız dil (seçtiğimiz sözcükler, cümle yapılarımız, tonlamala- nmız), kişiliğimizin somut bir göstergesidir. Davranış- lanmız ve görüntümüz de kişiliğimizin somut göster- geleridir... Özellikle dilsel yapılar ve kişilik arasında- ki ilişki, kişilik çözümlemelerinde çok önemli bir araş- tırma alanı olsa gerektir... Dilbilimden, psikiyatriye, oradan toplumbilime uzanan çok geniş bir araştır- ma alanı... • Televizyon ekranlan, bizi her gün sayısız insan ki- şiliğiyle karşılaştırmaktadır. Çeşitli konularda halk arasında yapılan anketler; aydınlanmızın, politikacı- larımızın katıldığı söyleşiler, açık oturumlar; söylenen sözlerin içeriğiyle olduğu kadar, kullanılan dil ve dav- ranış biçimleriyle de toplumumuzu birayna gibi yan- sıtıyor... Özellikle de politikacılanmız, kişiliklerinin bü- tün özellikleriyle, her gün birlikte oldugumuz insan- lardan neredeyse daha çok günlük yaşamımızın için- dedirler... • "Yeniden yapılanma"r\\r\ ilk dönemlerinde, birSov- yetler Biıiiği yolculuğunda, Mihail Gorbaçov'u TV ekranlanndaçokça izleme fırsatını bulmuştum... Di- li, konuşma biçimi beni yadırgatmıştı... Söylenilen sözlerle söyleyiş tarzı (tonlamalar, cümlelerin birbı- riyle bağlanışı vb.) arasında sanki bir uyumsuzluk vardı... TV ekranlannda ızlediğim Gorbaçov kişiliği, bende, diliyle ve görüntüsüyle, Sovyet toplumunun dönüm noktasındaki bir devlet adamından çok, Kaf- kasyalı "bir tüccar izlenimi uyandırmıştı... Son dere- ce öznel ve kişisel de olabilecek bu izlenimimi o sı- rada yakınımda bulunanlar anımsayacaklardır... • Yakın dönem politikacılarımızdan Turgut Özal'ın TV konuşmalan, son derece yapay ve acemiceydi. Bu konuşmalarda arada bir yinelediği "Sevgili vatan- daşlarım" seslenişi, ilk sözcüğün ilk hecesindeki o yanlış, gereksiz ve abartılı vurguyla, yapay, içtenlik- siz bir müsamere cümlesiydi... Ne "sevgi" ne de "vatandaş" sözcüklerinde içtenlikli bir çınıltı vardı... (özal'ın bu konuşmalardaki el kol hareketleri de bir manken ya da robotun önceden kurgulanmış hare- ketlerinden farksızdı...) Perşembe akşamı Sayın Çil- ler'in "Ulusa Sesleniş"\ri\ izlerken Özal'ı izliyormu- şum duygusuna kapıldım... Fiziksel özellikleri bakı- mından taban tabana zıt bu iki politikacının, dillerin- deki ve davranışlarındaki (kişiliklerindeki) benzerlik- ler ve nedenleri üzerinde düşünmeye değer... • Birkaç gün önce "Cumhuriyef'in terasında Ece- vit'lerle birlikteydik... Çeşitli konularda bir sohbet havasında söyleşirken (bunlara belki bir başka ya- zıda değineceğim), Bülent Ecevit, toplumumuzun en önemli sorunlanndan birinin de "kişilikliIider" ye- tiştiremeyişimiz olduğunu söyledi... O akşamüstü görüşmesinden, Ecevrt'lerin sade, yapmacıksız ki* şiliklerinin (ve belki o temiz eylül ikindisinin de) etki- siyle, (sonraki bir değerlendirmede llhan Selçuk la da paylaştığımız) iyimser duygularla aynldık... Yazı- mın konusu, tahmin edileceği gibi, bu görüşmeden ve Bülent Ecevit'in gözleminden esinlendi... • Koalisyonun (hiç değilse bugüne kadar süregelen biçimiyle) sona ermiş olmasını, ülkemizde sosyal demokrat (ya da demokratik sol) hareketin "kişilik" kazanması yönünde ileriye doğru bir adım saymak, bilmem ki fazlaca (ve şairce) bir iyimserlik midir? Ecevit- Deniz Baykal hükümetten aynlmakla kendisini ve partisini aklayamaz. İLAN T.C. BOLÜ1. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN Sayı: 1994/1685 Alacaklı: Orüs Orman Ürünleri Sanayii Kurumu Ge- nel Müdürlüğü vekili Av. Seher Aktekin, Bolu. Borçlu: Dr. Yaman Namlı Spor Caddesi No: 149/2 Va- lideçeşme Maçka - tstanbul. Borç: 244.646.849 TL. faiz ve masraflar hariç. Borçlu. zabıtaca adresinin tahkik ve tespiti içın yazıl- mış olup bulunamamıştır. Borçlunun adresi meçhul olduf undan ilanen tebligat yapılmasma karar verilmiştır. Karar gereğince borçlu hakkında ilamsız takiplere mahsus yolu ile açılan takıpte işbu ödeme emrinın 7 gün- lük süreye 25 gün daha eklenilmek suretiyle 32 gün için- de borcun ödenmesi, 74. madde gereğince mal beyanm- da bulunulması, 62. madde gereğince itiraz edihnesi ila- nen tebliğ olunur. 1.9.1995 Basın: 41890
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle