23 Mayıs 2022 Pazartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
23 EYLÜL 1995 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMI Doğu Anadolıfya sertest bölge • AMCARA(ANKA)- Erzunım Doğu Anadolu Serbest Bölgesi'nde fealiyet göstermek isteyen kişı ve kuruluşlann başvurulan 25 eylül pazartesi gününden jtibaren kabul edilecek. Istekliler bunun için Dış Ticaret Müsteşarlığı bünyesindeki Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü'ne başvuracaklar. "Faaliyet nıhsatı müracaat formlan" genel müdürlüğün yanı sıra Doğu Anadolu Serbest Bölge Kurucu ve Işletıcisi AŞ(DASBAŞ) Serbest Bölge Müdürlügü'nden de edinilebilecek. Erken üretim için son raunt İAMCARA(ANKA)- Hazar erken üretim petrolünün taşınma güzergâhına ilişkin karar sürecinde son aşamaya gelindi. Azerbaycan Uluslararası Petrol Konsorsiyumu (AIOC) şirketleri, 27-28 eylül gûnlerinde Istanbul'da bir araya gelerek güzergâh konusundaki karan verecek. Ancak güzergâha ilişkin nihai karann 9 ekimde Bakü'de konsorsiyum ile Azeri hükümeti arasında yapılacak toplantıda alınacağı bildinldi. Dış ticaret itim programı I Ekonomi Servisi - Dış Ticaret Müsteşarlığı lhracatı Gehştirme ve Etüt Merkezı (İGEME), küçük ve orta büyüklükteki firma elemanlanna yönelik "Dış Ticaret Eğitim Programı"' düzenliyor. İlk olarak Ankara'da başlatılacak eğitim programlanyla, ihracatın yüzde 90'ını gerçekleştiren küçük ve orta ölçeklı kuruluşlann; elemanlann, uluslararası pazarlama. finansman ve dış ticaretle ilgili ihtisas alanlannda uygulamaya yönelik konularda bilgilendirilmeleri amaçlanıyor. Eğitim programı kapsamında katılımcılara, aynca genel hatlanyla dünya eknomisı, Türkiye-AB Gümrük Birliği ile öteki oluşumlann Türkiye dış ticaretine etkileri konusunda da eğitim verilmesi öngörülüyor. Konular, ilgili kurum ve kurululann üst düzey yetkilileri. akademısyenler ve özel sektör temsılcileri tarafından venlecek. TB( kredisi onaylandı • ANKARA(ANKA)- Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, TEK'in yeniden yapılandınlması projesi için Uluslararası Imar ve Kalkınma Bankası'ndan sağlanan 300 milyon dolarlık kredinin TEAŞ ve TEDAŞ'a yeniden tahsisıne ilişkin anlaşmalan onaylayan Bakanlar Kurulu karannı onayladı. ŞİRKETLERDEN • BAŞAK SİGORTA Mispa Pazarlama Şirketi'ni güvencesi altına aldı. • 3M fiber optik ürünlennı gerçekleştirdiği bir seminerle tanıttı. • TÜRK YTONG Türkiye Bisiklet ^lotosiklet ve Triatlon Federasyonu tarafından düzenlenen "Uluslararası Marmara Bisiklet Turu"nun sponsorluğunu üstlendi. • SİGNAL 1-3 Eylül 1995 tarihlerinde Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi tarafından düzenlenen 1. Uluslararası Oral Biyoloji Kongresi'nin sponsorluğunu yaptı. • VESTEL şırkteler grubunun yan kuruluşu olar Veskom. Vestel 4200 Fax cihazını piyasaya sürdü. H LEV't'S modadaki yeni trend'leri belirlemek amacıyla Türkiye"de ilk kez geniş kapsamh bir "yeni değerler'" araştırması gerçekleştirdi. • SENTEZ YAZILIM Zincirlıkuyu'daki yeni merkezine taşındı. • DOĞUŞ OTOMOTlV Audı markasıyla düzenlenen uluslararası bir satranç turnuvasına sponsor oldu. • AVTAÇ Special Sosısleri'nı 5'li ve 10"lu paketler halinde piyasaya sundu Koalisyonun bozulmasını soğukkanlılıkla karşılayan TÜSİAD'a göre sorun, hükümetin oluşumu değil w PoKtikalar devam etmelfANTALYA/ KEMER (AA) -Türkiye Sanayici ve tşadamlan Derneğı (TÜSİ- AD) Başkanı Halis Komili. "CHP kanadının, koalisvo- nun süremeveceğini ilan rtme- si, aynı gün Başbakan'ın isti- fasını vermesi, oldukça kar- maşık \e geri\e dönülmesi zor bir süreci başlattTdedı. Komili, Antalya'mn Ke- mer ilçesindeki Palmiye Ta- til Köyü'nde düzenlenen "TÜSÎAD Yüksek Istişare Konseyı Toplantısı"nın açı- lışında yaptıgı konuşmada. bu sürece karmaşıklık kazan- dıran iki temel faktör bulun- duğunu söyledi. Komili, "Bi- rincisi ekonomide. si>aserte, sosyal hayatta ve dış ilişküe- riniizde ertelemelere taham- mülü ülmayan bir dizi gün- dem maddesiyle karşı karşı- ya olmamız, özellikle güm- rflk birüğine çok kısa bir sü- re kalmış olmasi. İkincisL son geiişmelerin ışığında. bir er- ken seçimin kaçınılmaz hale gelmis, olması"dıye konuştu. Yaşananlann. demokratik parlamenter rejimın doğal gelışmelerinden bin olduğu- nu belirten Komili. bu süre- cin, soğukkanlılıkla değer- lendırildıği takdirde, bazı so- Kemer'de toplanan Yüksek İstişare Konseyi, siyasi geüşmeleri değerlendirdL runlann çözümlenmesi için bir uzlaşma noktası olarak görülebilecegini savundu. Bu süreçte, hükümet formülü, seçim tarihi gibi konulann ikinci derecede önem taşığı- dığını ifade eden Komili, "Asıl önemli olan, iş haşına ge- len hükümetin bu kritik dö- nemde devletin devamlılığını nasıl sağiayacağı ve ülkeyi se- çime nasıl görüreceğidir"de- di. "Soğukkanlıhktan söz et- memiz, kritik bir dönemden geçtiğûniz gerçeğini ortadan kakhrmıyor" diyen Halıs Ko- mili, sözlerini şöyle sürdür- dü: "Aksine masanın üzerine konan proMemin çözümün- de rol alan aktörler. bugün ber zamankinden daha has- sas olmak zorunda. Çünkü, önümüzdeki günlerde alına- cak kararlar. kapının hemen dışında bekleyen gümrük bir- liği. tutarlı ve kararlı icraat bekle>en ekonomimiz ve top- lumsal banşı tehdit eden sos- val dengelerimiz nedenivle, Türkive'ııinenazbeşyılkkge- kceğini etkileyecek derecede önem taşryor. Dünyadaki hız- lı gelişme ve değişme eğilimi dikkate alındıgında, bu dö- nüm noktasında almacak ka- rariann önemi daha da arb- yor. Konu. hükümetin isrifa- sıyta su yüzüne çıkan probie- me çöziinı aravanlan, kişi. grtıp ve parti menfaatlerinin üzerinde davranmaya ve bir uzlaşma arama>a zorlaması gereken bir özellik de taşı- yor". Bugün oluşturulacak her hükümetin başlıca görevinın ülkeyı seçime götürmek ol- • Antalya'da düzenlenen "TÜSlAD Yüksek Istişare Konseyi Toplantısı'nın açılışında konuşan Halis Komili, •'Koalisyonun istifası oldukça karmaşık ve geriye dönülmesi zor bir süreci başlattı" diye konuştu. Komili "Soğukkanlılıktan söz etmemiz, kritik bir dönemden geçtiğimiz gerçeğini ortadan kaldırmıyor" dedi. duğunun kabul gördüğünü söyleyen Komili, "Ancak, tek görevi seçim olan bir hükü- metin bugünün şartiannda Türktye'ye >arar getirmesi mümkün değildir. Bu yüz- den, azınhk hükümeti, geniş tabanh hükümet ya da yeni bir koalisyon hükümeti gibi seçeneklerden hangisi geçer- HUv kazanırsa ka/ansın. temel bazı görev leri üstienecek, so- rumhı ve kraatçı bir hüküme- tin kunılması şarttır" şekli- ne konuştu. Kurulucak hü- kümeti, gümrük birlığı süre- cinin ertelemeden tamamlan- ması, temsil adaletini ve si- yasal istikran sağlayacak ye- ni bir seçim yasasının yapıl- ması, seçim ekonomısi uy- gulamasına gidilmemesi gi- bi görevlerin beklediğini ifa- de eden Halis Komili, şunla- n söyledi: "Bu görevteri gerçeklestir- meye, hiç bir partinin tek ba- ştna talip olmasının mümkün olmadığı bir siyasal tabio ile karşı karşıyayız. İlk bakışta dezavantaj gibi gözüken bu tablo, bugünkü koşullarda bir avantaj haline dönüştü- rülebflir.'- Komili, 1994yerelseçim- leri öncesındeki hatalı poli- tikalardan alınan dersler he- nüz çok taze>'ken, önümüz- deki seçimler öncesinde bir seçim ekonomisi uygulama- sına gidilmesi, ekonomiye telafisi imkansız zararlar ve- recektir" diye konuştu. Bu yüzden, Türkiye'yi se- çıme götürecek olan hükü- metin, IMF programını titiz- likle uygulamaya devam et- mesi gerektiğinı ifade eden Komili. bunu yaparken ka- mudakı ücret ayarlamalan- nın. gerçekleştirilmesinin zo- runlu olduğunu anlattı. Buğday, arpa, şeker, canlı hayvan olmak üzere 10 kalem üründe sıfır gümrük talep ediyorlar  tanmda taviz istiyor • Avrupa Birliği'nin söz konusu ürünlerde yasal gümrük vergisi oranlannın sıfırlanmasını istediğini kaydeden Tanm Bakanlığı Türkiye AB Ekonomik ve Teknik Ilişkiler Şube Müdürü Nurullah Özden, tanm ürünlerindeki tavizlerin ortak tanm politikasına uyum kapsamında verilmesi gerektiğini belirtti. • AB'ye karşılıksız verilecek ödünün Türk tanmı için dezav antaj olacağını belirten Nurullah Özden, "Tanm gümrük birliği dışmda tutulduğu sürece Türkiye'nin birliğe tam üyeliği söz konusu olmayacak. Bizim amacımız Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini garanti B18 L16 i altına almak" diye konuştu. AHMET ÇELtK Avrupa Birliği (AB) tanmda da taviz istiyor. Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde sanayiye hammadde teşkil eden ürünlerde gümrüklerin sıfırlanmasıyla yetinmek istemeyen AB, tanmsal ürünlerde yeni avantaj lar peşınde. Tanm Bakanlığı Türkiye AB Ekonomik ve Teknik jlişkiler Şube Müdürü Nurullah Ozden temmuz ayında Bürüksel'de yapılan görüşmelerde AB'nin buğday-arpa başta olmak üzere diğer tahil ürünlerı, şeker. un. canlı hayvan, sığır etı, peynir. tereyağ. süt tozu, koza ve soya yağında yeni ödünler istediğini ve bu alanda çetin bir p_azarlığın gündeme geldiğini söyledi. Odünün geçerli olan fonlarda yapılacak indirimlerle olabileceğini'belirten Özden. birliğin ise "yusal gümrük vergisi oranlannın sıfırlanmasını" istediğini kaydetti. Görüşmelerin devam ettiğini kaydeden Nurullah Özden, henüz yanıt vermediklerini sonucun eylül ve ekim aylannda yapılacak toplantılarda bellı olacağını söyledi. Özden bu konuda karşılıksız olarak verilecek bir ödünün Türk tanmı için dezavantaj olacağını belirtti.AB ile yapılan gümrük birliği anlaşmasının tanmsal ürünleri kapsamadığını belirten Özden, tanm ürünlerindeki tavizlerin ortak tanm politikasına uyum kapsamında verilmesi gerektiğini belirtti. Birliğin söz konusu ürünlerde yasal vergi haddelerinin sıfırlanmasını istediğini belirten Özden. "Biz istenilen tavizler karşılıgında beürienen süre sonunda söz konusu ürünlerin ortak tanm politikasına uv umunun ve serbest dolaşımının sagianmasını isthoruz. Bu şart gerçekleşmeden verilecek ödün Türk tanmının alevhine olacak" dedi. "1973 yılında AB ile imzalanan katma protokol çerçevesinde Türkive tanm politikasını Avrupa Birliği'nin ortak tanm politikasına uydurması gerekiyordu" diyen Özden, konuşmasını şöyle tamamladı: "Biz bunu basaramadığımız için tanm gümrük birliği dışında turuldu. Tanm gümrük birliği dışında tutulduğu sürece Türkive'nin birliğe tam üyeliği söz konusu olmayacak. Bizim amacımız ise tanm ürünlerinde serbest dolaşımı sağlayarak Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini garanti altına almak.'" Hava kirliliğine önlem Almanya'da otomobillerden kaynaklanan hava kirliliğine karşı almacak çok sıkı önlemler açıklandı. Petrol endüstrisi benzindeki "benzen" oranını düşürmeye zorlanacak. Şu andaki oranı yüzde 40 civannda olan katalitik konvertörsüz otomobiller 2000 yılına kadar yasaklanacak. Türkiye'de ise Aralık 1993te Çevre Bakanlığı ile Otomobıl Sanayicileri Derneğı arasında imzalanan anlaşma ile 1800cc'den büyük motora sahip otomobiller için 1995 başından itibaren katalitik konvertör zorunluluğu getirildi. Uygulama 1997'den itibaren bütün otomobilleri kapsayacak. • BMW 5 serisi yenilendi İ rcedes'in E Sınrfını yenilemesinin ardından BMW de bu sınıftaki otomobili 5 Serisini yeniliyor. İlk kez Frankfurt Motor Shovv'da sergilenecek yeni 5 Serisi Aralık ayında Almanya'da iki modeliyle piyasaya sunulacak. • Tempra Frankfurt fuarında U luslararası Frankfurt Otomobil Fuan'nda, Türkiye'den bütün dünyaya ihraç edilen Tofaş'ın Tempra S.W. modeli de sergilen- di. Fuarda büyük ilgi gören oto- mobil ile, Türkiye'de üretilen bir model ilk defa ulusla- rarası bir fu- arda yer alıyor. • ı3 LJI\ LJg Bu köşede bundan böyle otomobille ilgili haber ve yorumlan okuyacaksınız. Yaşantımızda önemli bir yere sahip bu makinelerle ilgili olarak yenilikler, teknoloji, güvenlik, çevrecilik gibi konularda bilgiler sunulacak. Deneme sürüşü yapılan otomobiiler hakkındaki izlenimler ve aynca otomobil kullanımı ve bakımıyla ilgili yol gösterici bilgiler verilecek. Türkiye'deki otomobillerin ve genel olarak otomobil endüstrisinin durumu başka ülkelerdekilerle karşılaştırmalı olarak sunulacak. •». Ayrıca Türkiye ve dünyadaki trafik yasalan ve uygulamalan da ele almacak. Gümrük birliği fiyatları arttırır G ümrük Biriiğine girilmesiyle oluşacak vergi ve fon kaybını telafi etmek için hazııianan ve şu anda Meclis'te bekleyen Özel Tüketim Vergisi GB'ye geçilmesiyle yürürlüğe girerse otomobil fiyatlan artacak. Şu anda ortalama yüzde 50 civannda olan otomobildeki vergi yükü yeni yasayla yüzde 70'lere çıkacak. Bu durumda 5 Nısan krizinden sonra yanya inen otomobil satışlannın daha da azalması bekleniyor. Kamuoyunda Gümrük Birliği'ne girilmesiyle birlikte otomobillerin ucuzlayacağı ve insanlann daha kolay otomobil sahibi olacağı şeklinde bir beklenti vardı. GB'ne girildikten sonra AT ve EFTA ülkelerinden gelen bütün otomobillere uygulanan gümrük vergisi ve fonlar srfırlanacak. Aynca üçüncü ülkelerden gelen otomobillere ATnin uyguladığı oranda koruma uygulanacak. Fakat hükümet bu indirim nedeniyie oluşacak kaybını karşılamak için bütun otomobillerde aynı oranda geçerli olmak üzere KDV dışındaki vergıleri aynı çatı altında toplayan Özel Tüketim Vergisi'ni yürürlüğe koymayı planlıyor. 2000cc'ye kadar otomobillerde yüzde 40, 2000cc'nin üzerinde motortu otomobillerde yüzde 80 olarak öngörülen ÖTV'nin otomobil fiyatlannı ortalama yüzde 20 civannda arttıracağı tahmin ediliyor. Bu durumda GB ile yüzde 20-25 ucuzlayacak olan AT ve EFTA'dan gelen otomobillerin fiyatlan aşağı yukarı aynı kalacak hatta belki biraz artacak. GB'den fiyat olarak etkilenmeyecek yerlilerin fiyatlan ise şu andakine göre daha yüksek vergi oranına bağlı olarak artacak. Gümrük Birliği'nden sonra ATden gelen otomobillerin ucuzlamasıyla birlikte piyasada oluşan olumlu etkinin doğrudan olmasa da bütün fiyatlan etkilemesi ve yerli otomobillerin de fiyat avantajını biraz azaltması bekleniyordu. ÖTV bu haliyle yasalaşırsa Türkiye'deki otomobil pazarının şu anda yüzde 90'ını oluşturan (bu rakamın ıçinde pazann yüzde 70'ini halk arabası denilen ucuz yerliler oluşturuyor) yerli otomobil satışlannı baltalayacak ve ithal otomobil satışlanna da bir yaran dokunmayacak. Bunun sonucunda GB'den sonra hiçbir otomobil bugünkünden daha ucuz olmayacağı ve daha da kötüsü yerli otomobiller şu andakinden daha pahalı olacağı için bu gidişle GB'nin otomobil sektörüne canlılık değil durgunluk getirmesi bekleniyor. Oysa GB'den sonra eğer vergi oranı aynı kalsaydı ıthal AT ve EFTA otomobillerinin fıyatlannda motor hacmi 2000cc'ye kadar olanlarda yüzde 20-25, 20OOcc'nin üstundekilerde ise yüzde 40 civannda bir düşüş olması bekleniyordu. Oysa otomobille ilgili kuruluş ve kışilerin önerdiğı devletın otomobilden daha az vergi alarak vergide sürümden kazanması şeklindeki çözümler hem halkın daha ucuz otomobil edinebılmesini sağlayacak hem de otomobil pazannı canlandıracak. Devietin vergi ve fon kaybını telafi etmek için yasa tasansında öngörülen yöntemi kullanması sonuçta devletin daha az vergi toplamasına neden olacak. • Yakıt tüketimini düşürmek elinizde Y akıt tüketimi hem ekonomik hem de çevresel olarak otomobil endüstrisinde son yıllarda en çok ele alınan konulardan biri. Otomobil üreticileri daha az yakan otomobiller üretmek için sürekli olarak araştırmalarda bulunurken otomobil sahipleri de otomobillerini daha verimli kullanmaya çalışıyor. Otomobil kullanma alışkanlıklanmızda bazı değişiklıkler yaparak yakıt tükefmini azaltabiliriz. Şehir içinde yürüyerek ya da toplu taşıma araçlarıyla gıdilebiiecek yerlere otomobille gıtmekten kaçınmak gerekir. Motoru ilk çalıştırdığınızda özellikle yazın bir kaç saniyeden fazla beklemeye gerek yoktur, motor yolda daha iyi ısınır ve yakıt tüketimi azalır. Çok kısa süreli beklemeler dışında motoru durdurmak gerekir. Bujiler, havafiltresi.soğutma sistemi ve karbüratör temiz ve ayarlı olursa yakıt tüketimi standart değerlere yaklaşır. Aynca lastıklerin basıncı normal olmalı ve yazın yüzde 10 ve uzun yolculuklara çıkarken arttınlmahdır. Düşük basınçlı lastikler yakıt tüketimini arttınr. Motoru durdurmadan önce ve trafik ışıklannda beklerken gaz vermek de kötü alışkanlıklardır. Araba kullanırken ani hızlanmalar- dan kaçınarak gaza yavaş yavaş basmak gerekir. Öndeki araçlarla arada yeterli bir uzaklık bırakılması sık sık frene basma gereğini ortadan kaldınr. Trafik akışını gözleyerek durulması ya da yavaşlanması gereken durumlarda önceden gazı kesmek gerekir. Hızlı gidip son anda sert fren yapmak yakıt tüketimini arttınr. Havalandıımayı kullanmak ya da camları hafif açmak camların tümüyle açık olmasından daha ekonomiktir. Yüksek hızlardan kaçınmak da yakıt tüketimini azaltır. 90 km/s hız şehirlerarası yollarda zaman ve yakıt arasında en verimli dengeyı kurar. Bu hızdan sonra otomobillerin yakıt tüketimi büyük oranda artar. Yanlış viteste otomobil kullanmak da kötü bir alışkanlıktır. Motor düşük devirde tutulmalı ve vites değiştirmeye üşenmemelidir. • KISA KISA • ELF yeni yüksek performanslı kurşunsuz benzini elf optan'ı Türkiye'de piyasaya sundu. özel katkılı bu benzin supaplardaki birikintileri temizleyerek yakıt sistemi içindeki tüm parçalann işlevlerini daha iyi yapmasını sağlıyor ve bu sayede yakıt tüketimiyle birlikte zararlı atıklan azaltıyor. • NİSSAN da Türkiye'de üretim yapmaya istekli. Türkiye'nin GB'ye girme ihtimalınin artmasıyla birlikte Nıssan Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri için otomobil ve ticari araçlar üretmek amacryia bir fabrika kurmayı düşünüyor. • HONDA, yeni "ultra" düşük egzoz atığı çıkaran motorunun 1994'e göre yüzde 90 daha temiz olduğunu belirtiyor. 1994'teki egzoz atığı düzeyi de 1973öncesi otomobillere göre yüzde 90 daha azch. • Otomobillerde kaza sırasında şişerek yolculan sert darbelerden koruyan hava yastıklan A.B.D.'de1997yıhnda itibaren bütün otomobillerde standart olarak yer alacak. Yasalara göre bu tarihten itibaren otomobillerde hem sürücü hem de önde oturan yolcu için hava yastığı bulunması zorunlu. Şu anda Amerıka'da satılan otomobillerin yaklaşık yüzde 85'i çift hava yastığına sahip. • ingiltere'de karayollan politikasının belirienmesinde etkili olan resmi danışma kurulu yeni yollann yeni trafik yarattığına karar verdi. Hükümet karayolu inşa programını gözden geçiriyor. tNİİŞÇtNİN EVRENİNDEN ŞÜKRAN SONER KiNiSavaş Savaşın temizi olur mu? Ama insanlar yaşananla- nn insafsız, çirkın boyutunu, tepkilerini anlatmakta aciz kalınca, dil kurallarına aykın sıfatlar eklemek ge- reğini duyuyoriar. Koalisyonun dağılması sonucu yeni iktidar arayış- lan içinde, siyasi arenada yaşanan çıkarlar savaşını, kirlenmeyi anlatabilmek için de doğru sözcükler bu- lamayınca, "kirfi savaş" başlığını atmak durumunda kaldım. Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakan Çiller'e hükü- meti kurmak üzere görev verirken "azınhk hükümeti kurulmaması ve milletvekili pazariığı yapılmaması" önkoşulu getirmış. Daha Cumhurbaşkanı görev vermeden, milletveki- li pazarlıklan. para önerileri üzerine haberler çıkmıştı. Görev verilirken bu türden bir uyanya gereksinim du- yulması, sıyasetteki kirli gelişmelerin, milletvekili pa- zarlannın söylentilerden öte bir gerçeklik kazanmış ol- ması anlamına gelmiyor mu? Azınhk hükümeti için ise anayasa ve yasalara göre tarafsız cumhurbaşkanının görev verebilmesinde za- ten, önceden yeterli pariamento desteğinin sağlan- dığının açıklığa kavuşmuş olması önkoşulu bulunu- yor. Demirel-Çiller ilişkilerinde kafamızda çok fazla so- ru yaratan bir sürü karanlıkta kalmış gelişme var. Ya- km geçmişte kızına küs baba vardı. Cumhurbaşka- nı'nın eşi, televizyon kameralan önünde, "Izinyok" di- yerek Başbakan'ın kendısinı öpme girişimini ret edi- yor, küslük kamuoyuna sergilenıyordu. Cindoruk ve DYP içi muhalefetın. Baba'nın kış- kırtması ile geliştiği söyleniyordu. Çağlar-Çillerçatış- ması da aynı temele dayanıyordu. Sonra hızla bir şey- ler değişti. Bugünlerde Cindoruk açıkta kalmışa ben- ziyor. Baba, kızını bağnna basıyor. Programa göre bu hafta sonunu da birlikte geçirecekler. Çok daha ilginci Çiller-Baykal görüşmesinde, Çil- ler'e göre koalisyonun bozulmasının nedeni olarak Menzirolayı gündeme gelirken Menzir, Çağlar'ın ka- dim dostu olarak Bursa'da konuğu oluyordu. Baba yakını köşe yazarlan da Demirel-Çağlar telefon gö- rüşmesinden alıntılar verıyor, Baba'nın Çağlar'a "Ko- nuşmayın" uyansında bulunduğunu aktanyorlardı. Ve arkadan Çiller'in, Menzir'den kendisi ile ilgili dos- yalar nedeni ile korktuğu haberleri yayılıyordu. Özer Çiller, Çağlarve Menzir'in Uludağ'dayaptıklan bir özel buluşma sonrası barışıldığı, daha önce çatışma ha- linde oldukları anımsatılıyordu. Neyın karşılığında? Ya Çiller'in Menzir konusunda gücünün yetmeye- ceğini ortaya koyması ne anlama geliyor? Devletin için- deki milliyetçı, şertatçı kadrolaşma, kuşatma, hükü- metlerin iktidar olamamaları, Baykal'ın sözünü ettiği raporlar ne olacak? Mesut Yılmaz. Çiller-Baykal görüşmesinin, Çiller tarafından kamuoyuna açıklanması ve sonradan Bay- kal'ın kendini savunmak ve ek açıklamalar yapmak zorunda kalması olgusu karşısında, görüşmeye tek başına gitmeyeceğini açıklamış. Çiller'in, hele de "ulusa sesleniş" programında çiz- diği tablo ile Baykal'ın sonradan açıklamak zorunda kaldığı durum karşılaştınlınca, değil devlet ciddiyeti, asgari ölçüleri ile ortada bir etik değer kalmıyor. Şimdi biraz da 600 bin kamu işçisinin sözleşme uyuşmazlığı ile ilgili son gefişmelere göz atalım.. Cumhurbaşkanı Demirel, Çalışma Bakanı Ziya Ha- lis'ı arayarak şeker işkolundaki grevlerin ertelenme- si(yasaklanması) karannın imzalanmasını istiyor. Ön- celikle tarafsız Cumhurbaşkanı, hükümetin çalışma- sının içine böyle nasıl girer? Greve çıkmış maden, ta- rım ve diğer işkollan işçilerinden şeker işçileri aynla- cak. Gerekçe, pancar üreticılerinin uğrayacağı zarar. Pancar üreticisini bu kadar çok düşünen hükümet ve Cumhurbaşkanı; üretici, fiyat beklerken ve Türki- ye bu yıl için 500 bin ton şeker ıthal etmek durumu- nadüşerken neredeydiler? Kaldı ki şeker fabrikası iş- çisinin grevinın yasaklanmasına, "halksağlığı, milli gü- venlik" gerekçesi hukuken nasıl uydurulabiliyor? Çiller, 600 bin kamu işçisinin sözleşme uyuşmazh- ğında 9 ayı boş geçirir, işçi ve sendikacılara aldırmaz- ken, bu cephedekı yılgınlığa, sermaye ile birlikte med- yanın yanında olmasına güvenmişti. Son aşamada da koalisyon ortağının grev erteleme (yasaklama) karar- lanna imza atacağını ve uyuşmazlığı böylece YHK'ye götürmeyi, oradan istediği rakkamla çıkarmayı hesap- lamıştı. Araya CHP kurultayının girmesi, iki bakan direnme- si sonra da Baykal'ın ağıriığını koymasıyla bu hesap tutmadı. En son Baba'nın kızına yardımı da tutmadı. Çiller'in derdi elbette pancar üreticisi değil. Zarar ha- nesine yazan grevlerden kurtulup, kendı mantığı ile işçinin zarar hanesine yazan grevleri ortada bırakıp, işçi ve sendikalan bir kez daha dize getirmek asıl ba- şan olacaktı. Kamuoyu ayınmında değil. Hükümet kinzinin ara- ya girmesi, grevdeki işçi ve sendikalan da zor durum- da bırakıyor. Ortada bir hükümet krizi varken, grevle- ri etkili kılmak üzere eylemlere geçmek, hedef belir- siz ve muhatap yokken çok riskli olabilir. Yeni hükü- metin kurulması uzayabilır. Bu süreç grevdeki işçiler ve sendikalar için kayıp olabilir. Türk-iş, sendika cephesi, bir yandan Baykal ve CHP'nin kendilerini ortada bırakmamasından hoş- nut, bir yandan da koalisyonun bozulması ve doğan boşlukla belirsizliğe düşmüş olmanın sıkıntısını yaşı- yorlar. Tabii kı onlara kalsa, kolasiyon pazariığı aşamasın- da greve çıkmaz, gelişmeleri beklerlerdi. Ama 12 Ey- lül'ün yasaklı hukuk düzeni, sendikalara toplu pazar- lık takvimınde, greve çıkma konusunda esneklik ta- nımıyor. Pazarlık süresi bittiğinde, grev karan almaz- sanız. belirlediğiniztarihte greve çıkmazsanız, yetki- nizi, toplu pazarlık hakkınızı da kaybediyorsunuz. Tabii ki greve çıktıktan sonra, anlaşma yapana ka- dar grevi kaldırma, erteleme türünden yetkiler, es- neklikler de yok. Ya halen görevde sayılan Çiller hü- kümeti ile anlaşmaya çalışacaklar ya da CHP deste- ğine rağmen Çiller'den umutlu olmadıkları için eylem yolunu seçecekler yahut da bekleyecekler. Kirli siyasi savaşın içinde, sadece 600 bin kamu iş- çisi için değil, hepimiz için çok önemli yaşamsal ge- lişmeleregebegünleryaşıyoruz. Gerçekleri görmeye başlamak, ağıriığımızı duyurabilmek ya da kirli oyun- lann peşinde sürüklenmek bizim elimizde. Egeli sanayiciler nıartta seçim istiyor MERİHAK İZMİR- Egeli sanayici ve işadamlan hükümetin ıstifası- nın ardından yaşanan ekono- mik gelişmelen kaygıyla izli- yor. Iş dünyası. bazı speküla- törlenn "havanuı bulutlannıa- sından"yararlanmak istediğı- ne dikkat çekıyor ve bu konu- da "serinkanlı" olunması ge- rektiğı vurgulanıyor. Aynca ülkenin seçim ekonomısıne girdığibelirtiliyorve 1996'nın martında seçim isteniyor. 4 yı- lın ardından hükümette yaşa- nan aynlık ekonomide inış çı- kışa yol açtı. Bu inış çıkışı ve politikadaki gelişmelen işa- damlan ve sanayiciler karam- sar bir yüzle değerlendiriyor- lar. Izmır Ticaret Odası Yöne- tim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş. "En yakın tarihte erken seçimi vapıp. Türkiye')i güçlü ve ivi kadrolarla ikibin- li yıllara taşımak lazım~ de- di. Ege Sanayici ve Işadamla- n Derneğı Başkanı Oguz Ta- öş, seçim sistemi değişmeden erken seçime gıdilmesinin yanlış olacağını söyledi.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle