25 Mayıs 2022 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 23 EYLÜL 1995 CUMARTESİ OLAYLAR VE GORUŞLER Eğitim Yasası'nın Getirdikleri... NADİR GEZER Yazar. Emekli Öğretrm;n f J 2 9 Ekim 1923 tarihi, cumhuri- yetimizin doruk noktasıdır. Cumhuriyetimiz bu tarihle ni- telendirilmiş. şekillendirilmiş \e temellendirilmiştir. Yasa kısa mı kısa tutulmuştur. Ama öz olarak cumhunyetimizin temel yasa- sı olmuştur: "Türkiyc doletinin hiikü- met biçimi cumhuriyettir.- Bu degişmez nitelik, ana> avalann da temelini oluştur- muş, hukuksal girdilerbu temel düşünün çevresinde şekillendirilmiştir. Bu temel kuralı destekleyen, onu güç- lendiren başka yasalar da çıkanlmıştır. Hilafet kaldınlmiş. De\Tİrae, devrimin yeni yeni aşamalanna yönelinmiş... Her devrim aşaması, cumhunyeti bir bütün olarak şekillendirmiştir. Biri ötekine yeğ- lenemez atılımları oluşturmustur bunla- n!.. Bütün bunlann ıçinde cumhuriyete süreklilik sağlayan, yurttaşlaradüşün öz- gürlüğü getiren. bireylere kişilik kazan- dıran. bu kişilikle de cumhuriyetın özü- nü korumaya y_önelten 3 Mart 1924 tarih- li Eğitim ve Ogretim Birliği Yasası'dır. Saruhan Milletvekili ve arkadaşlarının hazirlamış olduğu yasanın gerekçesinde şu yaklaşım çok önemlidir: "Bir milletiıi efradı. ancak bir terbiye görebilir. tki tür- lü terbhe, bir memlekette iki türlü insan yetistirir. Bu ise yahdtt-i his ve fîkir ve te- sanütga>elerû|j külliyen muhUdir."Bu ya- sayla getirilmış olan duygu ve düşünce biıüğjni geliştirmektf. 1961 ve 1982 anayasalannın korunu- mu altına alınmış sekiz devrim yasasın- dan biri ve ilkiydi bu yasa! Bu yasayla eğitim ve öğretim birliğı gerçekleştiril- mış. insanı kullaştıran medrese egitimi tarihin derinlıklerine gönderilmişti. Bu yasa. cumhunyetimizin süreklilik teme- lini de oluşturuyordu. Medrese eğitim ve öğretımin getirdikleriyle cumhuriyet bağdaşamazdı. Bu yasayla özgürlükler- le toplumsal değişimler eğitim ve öğre- time vansıtılmış. laik eğitim anlayışının temeli atılmıştır. Bireyi özgür kılmaydı bu: Kendi kendine düşünme ve karar ve- rebilme durumuna getirmekti. Çağını bü- tünüyle kucaklayabılecek çağcıl anlayı- şm ta kendisiydi bu! Atatürk'ün özlemi- ni duyduğu ulusal efitime ancak böyle uiaşılabılınırdi... Yaşadığımız şu günlerde, cumhuriye- tin laiklik ilkesi en çok tartışılan konu- ma getirilmiştir. Laiklik ilkesıni ayak ba- ğı olarak görenler, bu ilkenin kaldınlma- sı savaşımını veriyorlar. Eğitim ve öğre- timde bu ilke saptınlmış. iki türlü eğitim ve öğretımin yolu açılmıştır. Cumhunye- tin ilk yıllannda yaşanan kaygılar, yetmiş biryıl sonra yeniden yaşanır bir duruma getirilmiştir. Bu değişime adım adım na- ıl ulaşılmıştır? Cumhuriyetin temel ilkesi, 1946 se- çimlerinden sonra tartışma konusu olma- ya başlamıştı. DP'nın muhalefetı. CHP"nin güçsüzlüğü dinsel eğitim ve öğ- retimin yolunu açmıştı. Yasanın getirdik- leri aşindınlmış. bugünkü korkunç duru- ma getirilmiştir. 1946 secimleri, demok- ratikleşmenin yolunu açarken aydınlan- manın yolunu kesmiştir.Bu seçımlerden yaklaşık beş ay sonra yapılmış olan büt- çe görüşmelen genye dönüşün ilk imle- rini vermişti. Bir yazar. o günlerin CHP'sini şö>le niteler "...bilhassa 23 ve 24 aralık günleri, artık HPsinde disiplin ve davanışma eseri bulunmadığını göste- rir?"Bıryandan Sırer-Soysal ıkilısı. Yü- cel-Tonguç ikilisine saldınrken. biryan- danda Köy Enstitülerini "ahlaksızlık,yı- kıcılık ve ihanet" yuvalan olarak göster- meye çalışıyorlardı. BudaCHP'nindev- rimci yapısını yıpratıyor, güvensizlik ne- deni oluyordu... O görüşmelerde asıl kıyamet okullara konacak din dersleri üzerine kopmuştu. Konu o denli abartılmıştı ki Başbakan Peker söz almak zorunda kalmış. şöyle demişti: "(...) Din düşüncesini istismar ederek vicdan ile Allah arasındaki bağ- lanDnın sının dışına çıkarak dünyevi ev- rene de onun etkisini yapmak isteyenler, toplum yaşamına zehir katan insanlar- dır. (...)" Bukonuşmakimi milletvekille- rini kendine getirmişti ama, bir yıl son- raki bütçe görüşmelerinde olanca gücüy- le yeniden vurmuştu dışa: DP sözcüsü olan Fanız Nafîz ÇamlıbeL Mıllı Eğitim bütçesi üzerindeki konuşmasını şöyle noktalamıştı: "Laiklik bir devlet telakki- si, din bir aile \e cemiyet telakkisi oldu- ğuna göre, biri idare ve sivaset öteki vic- dan ve iman yolunda tedahül (jjecişme)et- meden ilerieyebilirler." DP'nın düşün dünyası 17 ICasım 1924'tekurulmuşTe- rakkiperver Cumhuriyet Fırkasfna (TCF)dayanıyordu. Dışgörünüşüylede- mokratik geleneklere bağlıydı. Ozgürgi- rişimden yanaydı. Din söz konusu oldu mu "Dinsel inançlara saygılı olduklan- nı" söylüyorlardı. Din sömürüsünun ta kendisiydi bu!... DP.TCF'ninyerini alır- ken, TCF'nin ilk eenel başkanı Kazun Karabekir de TBMM Başkanı olur. Böy- lece 3 Kasım 1924 yasası çok yönlü ku- şatilır. Devrimlere "modem hurafe" gö- züyle bakan bir Meclis Başkanfndan devrimlerin yanında yeralması beklene- mezdı. Milli Eğitim Bakanı Reşat Şem- settin Sirer, DP sözcüsünün eleştirilerine şöyle yaklaşır: "Muhalefetpartisinm söz- cüsü ve şahsi dostum olan Çamlıbel'le be- nim beyanlanmın ifade ettiği manada ta- mamen mutabık olduğumuzu ifade et- meklebahtiyarun." Böylece okullanmız- daki laiklik ilkesi bir işlemce (operas- yon) masasına yatınlmış, DP'nin neşte- riCHP'nineiiylevurulmuştu. Önüalma- maz din sömürüsünun yolu da açılmıştı böylece... Bu çalkantilar. CHPyi yıpratmış, Pe- ker hükümeti aynlmış, yerini birinci ve ikinci Saka hükümetlerıne bırakmıştı. Kısa bir süre sonunda Saka hükümetleri de gücü yitirmiş. 1946-1950 yıllannın son hükümeti Günaltay hükümeti olmuş- tu. tkinci Saka hükümetinden başlaya- rak Milli Eğitim Bakanhğı'na da Tahsin Banguoğlu getirilmişti. Bütün bu deği- şimler sorunlan çözememiş, din tartış- malan kavgaya dönüşmüştü. Okullara is- teğe bağlı din dersleri konmuş, imam- hatıp okullannın önü açılmış. Kuran kurslan hızla yayılmıştı. DP, 1950 seçi- mini kazanır kazanmaz Türkçe ezanı Araplaştırmış. Köy Enstitülerini kapat- mış, sürekli devrim karşıtı dev inimleri bemmsenmişti. Yoksul Anadolu çocuk- lanna din okullannın yolu gösterilmiş, böylece siyaset adamlan karanlık dünya- lannın meyvelerini toplamaya başlamış- lardır. Ödün CHP'den gelmişti. O ödün- den yararlanan DP iktidan ve günümuz- de onun devamı olduklannı bir marifet- mış gibi söyleyenler. ulusal egitimi yok etmeyi başardıİar. Palazlanan şeriatçıdan ödleri kopuyor şimdi!.. ARADABIR Prof. ORHAN ŞAHİNLER YitiPdiğimiz Büyüğiimüz Prof. Kemali Söylemezoğlu Gerçek aydın, seçkın akademisyen, nice yılların ışıltılı öğretim üyesi, ağabeyimizi yitirdik. Kusursuz, gölgesiz bir yaşam son anına kadar bilinçli, kişilik- li, anlamlı, yararlı verimli yaşam sona erdi. Ülkemi- zin seksenaltı yılını görerek, düşünerek, yorumlaya- rak yaşayan alçakgönüllü hoca. galiba, biraz kırgın- dı. Istanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ni yücelten isimlerdendi. Yüksek eğitimde ve üstlen- diği kamu görevlerinde dürüst, titiz, nazik kişiliğiy- le simge bir büyüğümüzdü. Cumhuriyet'in ülkemi- ze aımağan ettiği değerii evlatlarındandı. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin inşa edildiği yıllar- da iyi eğitim görmüş yeteneklı bir mimar olarak ni- telikli binalar projelendirdi. Sonralan engin bilgi, de- neyim ve kültürüyle bir akademisyendi. Başarılı mi- marlar yetiştirdi. Bakırköy Fransız papaz okulu, Galatasaray Lise- si, Güzel Sanatlar Akademisı, Stuttgart Teknik Üni- versitesi eğıtım aldığı yıllar, MEB Proje Bürosu, aka- demi, sonra İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde akademis- yenlik, uzun ve verimli emeklilik, olgun ve bilge bir kişilik. Hocanın yaşamından çızgiler. Değerii hocamızın elli yıl sakladığı ilk kez bana an- lattığını söylediği "olayı" şimdi açıklamak hakkını kendimde buluyorum. Saklanan "sır" şu: Yıl 1940'lar. Kemali Söylemezoğlu Stuttgart Tek- nik Üniversitesi'nde ikinci kez öğrenci. Aynı üniver- sitede okuyan bir Türk genci ile yakın dost. Bir gün yemekhaneye -menzaya- inilir, yer seçilir ve oturu- lur. Biraz sonra gelen Alman gençler oturduklan ye- ri terk etmelerini ister. Tavırları emredici ve kiiçüm- seyicidir. Söz konusu masa Alman Nasyonal Sos- yalist Partisi Gençlik örgütü lideri ve öğrencilerine tahsislidir. AlmanlarTürk öğrencilerinin masayı he- men terk etmelerinde ısrartıdır. Kemali Bey ve genç dostu isteği reddederler. Hitler Almanyası'nın ari ır- kının üstün gençliğine direnmek nasıl olabilir?.. Na- zi gençleri saldırırtar. Kavgada hocanın çok genç Türk dostu Nazi gençlik liderıni yaralar. Taraflar ay- nlır. Türkler özür dileme isteğini geri çevirirler. Nazi gençlik lideri tabanca ile düello ister. Taban- cayı iyi kullanan genç Türk düelloyu derhal kabul eder. O günler Hitler Almanyası'nın, Nazi Partisi'nin gü- cünün zirvesinde olduğu yıllardır. Olay Hitler'e yan- sır, Hitler yakından izler. Türk gencinin babası Kur- tuluş Savaşı'nın ünlü birgeneralidir. O nedenleTürk gencine dokunulamaz. Durumla Türk hükümeti de yakından ilgilidir. Berlin ve Ankara tabanca ile dü- elloyu kılıçla düelloya çevirir. Taraflar kabul eder. Süre bir aydır. Kemali Bey'in dostu, babayiğıt Türk genci kılıç kullanmasını bilmez. Kemali Bey ile bir- likte Paris'e gidip bir ay gece-gündüz bir eskrimci- den ders alınır. Stuttgart ormanlarında, gün doğuşunda tanıklar önünde düello yapılır. Nazi genci kılıç darbesiyle yü- zünden derin yara alır. Berlin, Ankara temsilcileri düelloyu durdurur. Türk genci üstün ırk tavrı ve saldırısı karşısında kendinin ve ulusunun onurunu korumuş, yüksekte tutmuştur. Taraflar Berlin'in isteğine uyarak olaya "gizlilik" kararı uygular. Saygın, ismi gibi kemale ermiş hocamız, ağabe- yimiz, büyüğümüzü yitirdiğimiz için yaslıyız. Dürüst, uygar, yürekli, nazik, titiz, bılge büyüğümüz anısı önünde saygı ile eğiliyoruz. • Hocamız dostunun ismini açıklamadı. Halen ya- şıyor. • Düellonun tanıkları, Kemali Söylemezoğlu, za- manın Berlin Konsolosu ile Berlin Nazi temsilcisi, Nazi gençlik örgütü üyesidir. • Yaralanan Nazi gençlik lideri yenilgiyi onuruna leke görür, Rusya saldırısına gönüllü katılır ve yaşa- mını yitirir. MIS gibi TEMIZLIK ıc.n Holding, banka, hastane, fabrika ve işyeri... temizliğinde, temiz hizmet, bizim işimiz. MaBa* TMnlztk SanayH v» TTc. LM. Ş«. Tsl: (0^12) 527 10 77 -527 47 25 • 512 3830 Fax:(0212)513 53 97 Romanlarınız ve ansiklopedileriniz yerinizden alınır. Tel: 554 08 04 TARTIŞMA Eğitim ve ulusal sorunlanmız... E ğitimin, insanı daha üretken, yaratıcı, başanlı ve mutlu kılacağı gerçeğine dayanılarak toplumlar bu alanda yatınmlannı giderek arttırmakta. onu geliştirici çabalarını yoğunlaş.tırmaktadırlarlar. Gerçekten. belirlenen amaçlan gerçekleştirecek nitelikte sürdürülen etkın bir eğitimin kişiyi yeteneklerinin olanaklan içinde kendine yeterli, üretken ve yaratıcı kılacağı. toplumsal görevlerinde başanlı bir kişiliğe eriştireceği kuşkusuzdur. Bu işlevleriyle eğitim toplum için de bir kalkınma, gelişme dinamiği, güç kaynağıdır. Bireyin ve toplumun mutluluğu için gerekli tüm değerleri yaratan, koşullan oluşturan. insanı bu yeterliliğe ulaştıran eğitimdir. O bunu başardığı, insanı belirli amaçlar yönünde değiştirdiği. geliştirdiği. ona gerekli kalıcı değerler kazandırdığı zaman gerçekten çok önemlidir. Birey için toplum için. Eğitim sonunda bu olumlu sonuçlar alınamazsa. onun verimliliğinden, üretkenliğinden. etkin bir kalkınma aracı oluşundan söz edilemez. Konuya bu açıdan bakınca, ülkemizde belirlenmiş amaçlan yeterli düzeyde gerçekleştirebilen bir eğitim dizgesinin varlığını savunma olanağı yoktur. Bunu doğrulayan somut göstergeler vardır. Yıllar yılı devlet yönetiminde. genel kalkınmada önemli sorunlar yaşanmadı mı? Bugün yaşanmıyor mu? Laikliğe. büyük Atatürk'ün getirdiği akılcı. çağdaş değerlere. dünya görüşüne karşı olan davranışlara tanık olmuyor muyuz? Bunlar ve benzeri sorunlar temelde yeterli, geçerli bir eğitim sürdürülmediği için oluşan ortamın sx>nuçlarıdır. Kişiye sadece bilgi vermeyi amaçlayan, yalnızca belleğe dayanan: insancıl değer duygulannı, bilimsel davranış ve düşünce yeteneğini geliştirmede yetersiz kalan eğitim düzenı sorunlarımızin temel kaynağıdır. Tüm bu olumsuzluklar. ilgilileri zorlamış olacak ki son günlerde eğitim reformu çalışmalarından söz edilmektedir. Bu çalışmalar ölçme ve degerlendinme, sınıf geçme konulan üzerinde yoğunlaşmaktadır. Elbette bunlar da önemlidir. Ancak bunlar, eğitim sürecı sounda yer alması gereken etkinliklerdir Çok önemli ve temel olan eğitim sürecinin kendisidir. Onu etkin ve verimli kılmadıkça bir yere varamayız. Bunu gerçekleştirmek için de eğitim dizgesinin bütünlüğü içinde eğitim izlencelennde. uygulamalannda değişiklikler yapılması zorunludur. Egitimi amaçlar yönünde özgür bir yaşantıya dönüştürmedikçe, insanı ve toplumu daha nitelıklı, üretken ve yaratıcı kılmak. çağdaş değerlerle donatma yönündeki savlar boşlukta kahr. Okulu. öğretmeni ve ezberlemeyi temel alan uygulamalardan uzaklaştınp amaçlar yönünde gerçek yaşantının yer aldığı merkezler haline dönüştürmeden beklentilerimizi gerçekleştiremeyiz. Oğretmen yetiştirme düzenini buna göre değiştirmeden, öğretmeni işbaşında yetiştirmeden amaçlara varmanın olasılığı yoktur. Ahmet Rahmi Ercan PENCERE • >/ı/ı/r/ı> l'ııı Irtıı lnı ı ' l'l I lUır.ııı lslıı\\iiıııı • »>/«•/ • (m /<*• »•<• \rnıl hln/tlrıı • Jt \ıiııl /> hnsııııln nlmı l'ııı/fsyınu-l ><•»(•/ \<>ıulını • Özı'l (titl ı-ulib lltıbi • tıılııııi fc,<iW<*W Bahçehir'de sizi her akşam rengarenk bir doga karşılar. Bahçeniz sanki değerii bir tablo... Eviniz- de leylak kokuları... Çocuklannızın giysilerinde yemyeşil çimlerin izi.... Burçlar Meydanı'nda yürü- yorsunuz... Flamingo Gölü'nde eglenceli bir şarkı geçiyor aklınızdan, Nilüfer Koyu'nda oturup ses- sizliği dinliyorsunuz... Oksijenden başınız dönü- yor... Hiç yorgun degilsiniz... Bahçeşehir'desiniz. Muthüuğun Başkenti'nde. Bu kenti yaşamalısınız. Bu kentte hayata yeniden başlamalısınız. •ı'i Ihı^ıılfitız • Kı'siııtisiz \tı n liııhıııı ihmtım llr.ıınilı 11 Imllııtfl tıhliı ilı-U-r tstanbulun Avrupa yakaanda, TEM Otoyolu'na Avcilargjnf-cıkı- şıyia baglantılı otan Bahçeşehir, 470 hektar alan üzerine kurulu bir uydukent. Yapımı 5 etapta gerçekleşecek olan Bahçeşehir'ın, bugüne kadar tamamlanan 1. Etap kapsamında 4000ın üzerinde konut ınşa edıldı. 5 etap içinde bitecek konut ise 15.400 e ulaşa- cak. Villa ve blok dairelerden oluşan konutlanyla Bahçeşehir, bugün Avrupa ve Amenka nın "en mo dern" kemleriyle boy ölçüşecek düzeyde... C Tet 0(212) 288 76 18 / 8 Hat F » 0(212) 274 69 23 Sah(eKMr Tel 0(212)669 00 80 Fax: 0(212) 669 00 90 EMLAK BANKASI ^ ^ G ^ M , * ^ IsUnbul Pauri«n« Mudûrtogû Te) 0(212)276 58 34.276 56 48 Ankan fuMİm* Mudûrtojû Tel: 0(312) 427 58 50.426 04 06 IOT» Puafcmı MâdûrUğû Tel: 0(232) 362 52 72, 336 07 54, 336 50 44 M>meNr Drtjıtmı Paoriamı vc Tkjret A. S, Tel: 0(212) 669 00 00/6 Hat Fax 0(212) 669 00 09 - 669 06 40 MifefeNr Hianet \&UHt ve Yönrtm A. J. Tel:0(212)i690000/6H3t faı 0(212)669 0029 Kııllın ı f lh>û<ı l'tırhı • /«/«<»; llıılncsi • Scnıltır (,Oİft • :\t[Ult ( t'lllfl- • AliJ'İ tlYlltlll ' Kt'\l<)l tUlltl I ( iın ı c //«// Sfıtır Sııhııltır • Atlısfmr klııhıı • <,<>IJ klnhtı /.li/riKf .Mcrkvzi • Mıif-ıızııhır • ttısl/iMtıl Hcstortntltır ((i/c-htır ' Sıifiım • Hoııiııı^ • llıhiKİo Üç Hilalli Bayrakla Azınlık Hükümeti... Mesut Yılmaz; "Çiller'le yainız görüşmem" dedi, "Yanımızda bir üçüncü kişi bulunmalı..." Daha ağır bir söz bulunamazdı!.. Çiller'i yakından tanıyan çoğu kişi, benzer yargı- lara ulaşmışlar. Başbakan'daki hırs ilk bakışta göze çarpıyor; isti- fasının hemen ardından televizyonaçıkıp 'Ulusa Ses- leniş' adı altında yaptığı konuşmada, Çiller'i koltuğa bağlayan derinliğıne duygunun titreşimleri, ses tel- lerine yansıyordu... Peki, neyapmayı tasartıyordu?.. . • . 4 . • ' ^ Çiller, Türkeş'le işbirliği yapacak... *• MHP zaten koalisyonun üçüncü ortağı gibiydi...-' Resmi ortak: CHPL Gayri resmi ortak: MHP!.. ' SHP'nin koalisyon hükümetindeki işlevi, gayri res- mi ortaklığa şemsiye olmaktı... Şimdi DYP ile MHP açık bir işbirliğine mi girecek- ler?.. Sağdan soldan toplama milletvekilleriyle Çiller 'uzatmalı başbakan' olarak koltuğunda mı otura- cak?.. Olur mu? . ; DYP'ninkoltuksayısı:182.. ' > MHP: 17.. • Ne etti?.. 199 değil mi!.. Bu sayı sağlandı mı, he- men 'mebus pazarı' kurulur; 'ülkenın yüksek mern faatleri'uğruna hükümete güvenoyu verecek sekiz on 'kumar borcundan bunalmış' milletvekili bulurv du mu, iş tamam!.. 5 Geçenlerde bizim gazetede yapılan teras toplan- tılanna ünlü bir işadamı katıldı: "Her gelişme" dedi, "Türkiye'nin faşizme doğru yol aldığını gösteriyor..." Bir araştırma kuruluşunun başındaki dostumuz da bir öngörünün altını çizdi: "Gelecek seçimlerde, köktenci partilerin (MHP ile RP) toplam oy sayısı merkez sağ partilerin toplam oy sayısını aşabilecek düzeye gelebilir..." Halk kitleleri MHP'ye iki nedenle destek veriyor. Bi- rinci neden PKK'ye karşı tepkidir; ikinci neden şeri- atçılığa karşı korkudur. Köylerde, kasabalarda, kent- lerde her şehit MHP sloganlarıyla uğurlanıyor. PKK'ye karşı MHP'nin etkin tutumu ister istemez halkı çekiyor. Eskiden MHP ile RP, tam işbirliği için- deydiler, aralanna kara kedi girdi. Ideolojileri zaten aynydı, Refahçılar ümmetçi olduklarından, milliyet- çiliği '/favm/yefç////('sayıpMüslümanlararasına 'nifak' sokuyor diye dışlarlar. MHP'nin şeriatçılara karşı tu- tumu belırginleşiyor. Üstejik Türkeş, Refah'ın Türki- ye'de iktidar koltuğuna oturmasinın ne denli güç ol- duğunu bilemeyecek kadar safmı!..lktidar koltuğun- da oturanla işbirliği yaparak devlet içinde kadrola- şıp kilit noktaiarını tutmak çok daha kolay bir iş!.. Şeriatçılığa ve bölücülüğe karşı saVaşım bahane- siyte faşizme yatınm hızlanıyor... • , . . • : f Baykal ne dedi: "Çilleryakayı kaptırmış, oyuncak olmuş, iplerbaş- kasının elinde..." Başbakanlık koltuğunda oturabilmek uğruna Çil- ler'in Alparslan Türkeş'e tfermeyeceğı şey yoktur. Ortaklık kurulduktan son- ra verelrnı Adriyatik Deni- zi'nden Çin Seddi'ne ka- dar Turan!... DYP-MHP ekseninde hükümet, bi- zim tekelcimedyamızave ' iş dünyamıza şimdiden mübarek olsun!.. Ne ekersen, onu biçer- sin!.. Ya mebus pazarı?.. » 'At pazarı' ya da 'tavuk pazarı' oluyor da 'mebus <ı y pazarı' neden olmasın?.. Pazarlıklar şimdiden başlamış bile... Çiller, he yaptiğını bilmi- yor; Tansu Hanım'ın gözü kararmış, önünü göre- miyor. ftl'iiN Alııııltırı • Sjntr tlrıl-i'-.ı iilf ıv ku/Htlt hııı ıızlıır ' Saııun liltıcss (ı'iılcr ' Iftııs hoıllıiıı • MftlUcıl ( cııtcr ' hnlı-j • Ik-ıh'l (Hfiılları • *»/ tliKnt\ GARETH HILL Vîsa International Türkiye Genel Müdürü BAHÇEŞEHİR'DE KENDİ ÜLKESİNDEKİ KADAR MUTLU! ÎLAN T.C. ÜSKÜDARLSULH HUKtK HÂKİMLİĞİ 1994,802 T. hakkı sahibi - lffet Gençtürk - Ali ve Zeki- ye'den olma 3.5.1929 d.lu Gaziantep-Kilis. Abdi Oymağı c: 001/01. s:'l9 k:.54'te nüfusa kayitlı. Örmaş Önne Mensucat San. Tic. A.Ş. vekili Av. Mehmet Endamher ta- rafından aleyhinize açı- lan veraset davasında emniyet sonişturması- na rağmen adresiniz tespit edilemediğınden muris eşıniz Selalıetdin Geçtürk'ün mirasından mülkiyet mi intıfa hak- kını lı tercih edıp etme- diğiniz hususlannda beyanınız alınacağın- dan 28.9.1995 günüsa- at 10.15te mahkeme- mizde hazir bulunma- nız. gelmediğiniz tak- dirde eşinizin mirasın- dan mülkiyet hakkını tercih etmiş sayılacağı- nıza karar verileceği ılanen tebliğ olunur. 18.7.1995 Basın: 42695 .Öğrenci kimlik kartımı kaybettim. Hükümsüzdür. ÖZGÜR ÇELİKSAS I.T.F. öğrenci yaka kartımızı kaybettik. Hükümsüzdür. CİHAN DÜNDAR CEMAL KAYA
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle