20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
21 EYLÜL 1995 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA EKONOMt Tavukta fiyatlar düşürülüyor I Ekonomi Servisi- Hikümetin kırmızı etten soora beyaz et ithalatını da koiaylaştırraa karan tavuk besicilerini ürküttü. Beyaz et sanayicıleri ve damızlıkçılar birliği temsilcileri, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Avkon Doğan ve Dış Ticaret Müsteşarlığı yetkilileriyle yaptıklan görûşmeler ardından, içerde fıyatlan geri çekmeyi \e 20 eylül tanhinden itibaren, yurtiçinde fıyatlan 140 bın İira düzeyinde tutmayı kararlaştırdılar. Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği yetkilileri yapılan görüşmelerde. özellikle tüketim teşv ik edici uygulamalara hız verme karan aldıklannı açıkladılar. KKTC'tte ekonomik paket • LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbns Türk Cumhuriyeti'nde. kamu hizmetlerinde \e ekonomik politikalarda köklü refonn öngören istikıar tedbirleri. "Ekonomik Program Takvimi" adı altında açıklandı. Taslak niteliğinde olduğu belirtilen ve takvime baglanan program dün sendikalarla çeşitli ekonomik örgütlere gönderilmeye başlandı. Köklü nitelikte düzenlemeler içeren istirar programının, sendika ve çeşitli ekonomik örgütlerin görüşlerinin alınmasından sonra yeniden deerlendirileceği, Bakanlar Kurulu'nun onayından sonra yürürlüğe gireceği belirtildi. Ceylanpınar'dan buğdaya zam • CEYLANPINAR (AA) - Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesindekı tanm işletmeleri de buğday fıyatını arttırdı. tşletme. 3 bin 350 ton buğdayı, kilosu lObinile 13 bin 500 liradan satacak. Bu yılki ûründen, 1750 ton Ordo tipi buğday kilosu 10 bin, 1600 ton Ege-88 tipi buğday da kilosu 13 bin 500 liradan ihaleyle satışa çıkanldı. Yetkililer, işletme merkezinde bugün yapılacak ihaleyle satılacak 3 bin 350 ton buğdaydan ortalama 39 milyar 100 'milyon İira gelir elde edileceğini belirttiler. Pamuk yüz güldürüyor • ADANA (AA) - Adana "da, pamuk ekili alanlann yüzde 40'ında hasadın tamamlandığı. rekoltenin ise 350 bin ton dolayında gerçekleşmesinin beklendiği bildirildi. Tanm 11 Müdürü Nihat Acar'dan alınan bilgiye göre, Adana ve yöresindeki pamuk ekim alanlan, bu sezon. geçen yıla göre yüzde 75'lik bir artışla 1 milyon 400 bin dekara ulaştı. Acar, pamuk ekili alanlann yüzde 40'ında hasadın tamamlandığını, rekoltenin ise 350 bin ton olarak gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti. TÜSİAD Kemer'de toplamyor •Ekonomi Servisi -Türkiye Sanayicileri ve tşadamlan Derneği (TÜSİAD) Yüksek tstişare Konseyi bu yılın ikinci toplantısını Kemer'de gerçekleştirilecek. Kemer Culup Palmiye'de cuma günü toplanacak olan TÜSAD Yüksek İstişare Kurulu toplantısında Türiye'nin genel ekonomik durumu ve derneğin .çalışmalan ele alınacak. Saat 11.00'de başlayacak olan toplantının açılış konuşmalan Konsey Başkanı Feyyaz Berker ve TÜSİAD Başkanı Halis Komili tarafindan yapılacak. İspanyadan gümrük birliği atağı • ANKARA(ANKA) - Türkiye ile gümrük birliğinin gerçekleşmesine kuvvetle destekleyen Avrupa Birliği dönem başkanı Ispanya'nın, gümrük birliğinin Avrupa Parlamentosu'ndan geçmesi için özel bir çaba göstereceğı öğrenıldi. Fspanya Dışişleri Bakanı Javier Solana"nın yakında Avrupa Parlamentosu başkanı ve çeşitli parlamento gruplannın liderleriyle bir araya gelmesi öngörülüyor. Çiller'in beklenmeyen istifası yeni hükümet formülleri üreten iş dünyasında panik yarattı Ekonomide seçim korkusu• Gümrük birliği arifesinde sorunlu bir hükümettense, yeni bir azınlık hükümeti veya koalisyon kurulmasından yana tavır sergileyen iş dünyası temsilcileri. yine de Başbakan Tansu Çiller'in istifasını şaşkınhkla karşılayıp, yeni siyasi gelişmelere hiç de hazırlıklı olmadıklannı ortaya koydular. CANAN SOYSAL / ÖZGÜR L'LUSOY CHP ve DYP arasındaki koalisyonun so- na ermesi, iş dünyasında şaşkınlık yarattı. Yaklaşan gümrük birliği öncesi sorunlu bir hü- kümettense, yeni bir azınlık hükümeti veya koalisyon kurulmasından yana tavır sergile- yen işdünyası temsilcileri, yine de Başbakan Tansu Çiller'in istifasını acele verilmiş sürp- riz bir karar olarak nitelediler. Erken seçimin ülke ekonomisine büyük darbe indireceğini ifade eden işadamlan güm- rük birliği sürecinin bu gelişmelerden olum- suz etkilenmeyeceği konusunda da genelde görüş birliğindeler. tstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Kavi, Başbakan Tan- su Çiller'in istifa karannı sürpriz olarak ni- telendirerek. böyle bir gelişme beklemediği- ni söyledi. Kavi. Türkiye'nin çok önemli bir dönemeçten geçtiğine dikkat çekerek. böyle bir karann bu kadar süratli alınmasını eleş- tirdi. Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunla- nn şimdi daha da artacağını vurgulayan Ka- vi. " Parlamento en kısa zamanda gerekli çö- züm yollannı ürermelidir" şeklinde konuştu. lstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu da Başbakan Çil- ler'in istifasını şaşkmlıkla karşılayarak. alı- nacak bir erken seçim karannı desteklediği- ni belirtti. Şahinoğlu. ülke ekonomisinin an- cak erken seçim sonucunda işbaşına gelecek bir hükümetle sorunlannı aşabileceğini de kaydetti. Türkiye Işverenler Sendikalan Konfede- rasyonu(TlSK) Genel Başkanı Refik Baydur. Başbakan Tansu ÇiUer'in istifasını ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın koalisyon- dan çekilme kararlannı "radikal ve isabetu"" olarak nitelendirdi. "Bundan sonra beklentim Cumhurbaşkanı tarafindan kabine kurma yetkisinin Çiller'e verilmeskür*' dıye konu- şan Baydur sözlerini şöyle sürdürdü: -DYP ik ANAP da oturup bir dunım tes- • Başbakan Çiller'in istifasını acele verilmiş sürpriz bir karar olarak nitelendiren işadamlan. erken seçimin ekonomide telafisi güç sıkıntılara yol açacağını ve kurulmaya çalışılan dengeleri altüst edeceğini savunarak, "erken seçimsiz yeni bir koalisyon" formülü üzerinde görüş birliği sergilediler. daha akla yatkın olacağını kaydeden Narin, "Bir azınlık hükümeti oluşacağını tahmin et- miyorum. Türkiy e için yapılacak en kötü şey, ülkeyi seçim ekonomisine götürmektir." Alarko Holding Yönetim Kurulu Eşbaşka- nı Üzeyir Garih, koalisyonun bozulmasının endişe verici bir durum olmadığını belirterek, "Türkiye'nin seçim ekonomisine girmesi bir probknı yaratacaktır. D\ P'nin ANAP ya da MHP ile v a da her iki parriyle birlikte bir azm- lık hükümeti veya koalisyona gitmesi otasıhğı vardır" diye konuştu. Seçitnlerin gelecek yıl ilkbahar veya son- baharda gerçekleşebileceğini dile getiren Ga- rih, gümrük birliği sürecinin koalisyonun bo- zulmasından etkilenmeyeceğini öne sürdü. Türkiye'nin bu konudaki tavnnın belirlen- miş olduğuna işaret eden Garih, "Gümrük bir- liği, Avrupa Parlamentosu"nun karanna bağ- lıdır. Avrupa Parlamentosu'nun da koalisyo- nun bozulmasından etkileneceğini hiç sannu- yorum" diye konuştu. piti yapacaktır. ANAP'ın desteği ile bir azın- lık hükümeti ya da ANAP'la bir koalisyon gündeme gelecektir. Seçim tarihinin beürlen- nıesi kaydıyla, azınlık hükünıetinin getirece- ği sıkıntılar, DYP-CHP koalisyonun getirece- ği sıkınnlardan çok daha az olacaktır." Erken seçim yükünün bile istikrarsız ko- alisyona tercih edileceğini kaydeden Baydur, bu durumun gümrük birliği sürecini olumsuz etkilemeyeceğinı öne sürdü. Bugünekadar CHP'nin iki liderinin uyum kaygısıyla yıpranma gösterdiğini hatırlatan Baydur, "CHP yeni bir yıpranmaya daha da- yanamaz. bugüne kadar sosyal demokrat ka- nadın dün>adaki gelişime ayak uydurduğunu görmedik. Deniz BaykaTı radikal karan yü- zünden haklı buluyorum" diye konuştu. Tekstıl Işverenleri Sendikası Genel Baş- kanı Halit PSarin. Başbakan'ın istifasını yan- lış bir yaklaşım olduğunu belirterek. bunun kendileri için sürpriz olduğunu söyledi. Şu- anda yeni bir koalisyonun ortaya çıkmasının Türk tekstilcisi savaşın göbeğindeki Zenica'da ürettiği giysileri Avrupa'ya ihraç ediyor Yenibosna'dan Bosna'ya mımt yatırıım • İstanbul'un sanayi merkezlerinden Yenibosna'da tekstil tesisleri bulunan Almanya"daki Türk işadamlanndan Ziya Aksu, Türkiye*den ithal ettikleri yan mamul ve kumaşlan Hırvatistan üzerinden Bosna'ya getirdiklerini, Zenica'da üretilen giysilerin de Almanya'da pazarlandığını söylüyor. ÖZGÜR ULUSOY "Bosnahlann yalnızca in- sani yardıma değil, umuda da ihfjyacı vaıf Bu sözler. sa- vaşın en sıcak olduğu günler- de. üç ortağıyla birlikte Bos- na'daki bir tekstıl fabrikası- na yatınm yapan Dr. Vusuf Zi- ya Aksu'yaait. Almanya'da- ki Türk işadamlanndan Ak- su, Türkiye den ithal ettikle- ri yan mamul ve kumaşlan Hırvatistan üzerinden Bos- na'ya getirdiklerini. Zeni- ca'da üretilen giysilerin de Almanya'da pazarlandığını söylüyor. 1962 'den beri Almanya'da yaşayan Ziya Aksu, 80'li yıl- larda kurulan Titan Fashion isimli tekstil firmasının en büyük hissedan. Aksu'nun, Türkiye'de de yatınmlan var. Ak Grubu'na bağlı Türki- ye'deki işletmelerin merke- zi, Yenibosna'da. "Yanlışan- lamayın. Boşnak kökenimiz filan yok'" diyor Aksu, sonra da ekîiyor: "Ama. Boşnak kö- kenlielemanlanmız var. Ku- maşlar yuklenirken, ağiay an- lar oluvor." o Banya Luka BOSNA-HERSEK Bosna'da yaşanan savaş. konfeksiyon sektörünü etkilememiş. Türk kökenli tek işletme. Zenica'daki bir tekstil fabrikasına ya- tınm yapan Yusuf Ziya Aksu'ya ait Aksu'ya göre "BosnahJann yalnız insani yardıma değil umuda da ihtiyacı var'. Haftada bir iki kamyon hammadde, Türkiye'den yo- la çıkıp, Hırvatistan üzerin- den Zenica'ya vanyor şimdi. Titan Fashion, Zenica'dakı "harpten hasar görmemiş" Kemo şirketine altı ay önce ortak olmuş. Buişbirliğininöyküsü. Al- manya'daki Türk tekstilcile- rinin Bosna kökenli işadam- lanyla birlikte. 15 Şubatta Bosna'ya bir ziyaret düzen- lemeleriyle başlıyor. Mostar. Zenica, Travnik ve Saraybos- na'ya giden heyet, ülkedeki sanayi tesislerinin bilançosu- nu çıkanyor. Ayakkabı, deri, kimya. ağaç sanayiindeki ge- lişkinliğe karşın. "ensüratle hareketegeçecekolan sektör" tekstil olarak belirleniyor. Aksu, 600 kişinin çalıştı- ğı fabrikayla yaptıklan işbir- liğı anlaşması çerçevesinde boyahane ve baskıhane de kuracaklannı, bunun için ay sonunda Zenica'ya yeniden gideceklerini söylüyor. Bos- na-Hersek Sanayi ve Tekno- loji Bakanı Dr. Faruk İsmail Begmiç de, aynı tarihlerde Zenica'ya gelecek. Dr. Yu- suf Ziya Aksu, yaklaşık bir yıldır Avrupa ile ilişkiler ve Bosna ekonomisinin Avrupa ve dünya ekonomisine uyu- mu konusunda Begoviç'e da- nışmanlık yapıyor. Aksu. bir Hersek firması olan Globus ile de benzer bir ortaklık ku- racaklannı söylüyor. Bakan Begoviç'in bu tip yatınmlardan iki toplumun da yararlanması ilkesini be- nimsediğıni kaydeden Aksu, Hersek'li firmalarla da işbir- liği geliştireceklerini dile ge- tınyor. Ancak kadın konfeksiyo- nu üstüne çalışan Globus'a Türkiye"den değil, Italya'dan kumaş gönderilecek. Bu ka- rann da. Türkiye'de kurlann sürekli gerilemesinden kay- naklandığına işaret ediyor Aksu ve ekliyor: "Sabit kur polhikası böy- le giderse. ihracat geriler, beş nisan öncesine döneriz." Hü- kümetin sıcak parayla ihraca- ın getirdiği dövizi aynı kefe- > e koyduğunu öne süren Ak- VJ. sözlerini şöyle sürdürüyor: "Tüıidye'deki döviz şişkin- liği sıcak para girişinden kay- naklanıyor. Başbakan Tansu Çıller.bunu önleyeceğiz diye geldi. ama aynı politikalan uyguladı. Alınan karaıiar. kı- sa vadede iyi gibi görünebilir ama uzun vadede ihracatı durdurur." Almanya Türk lşadamlan Derneği (ATtAD) Başkanı Kemal Şahin, Almanya'daki Türk kökenli işletmeler ara- sında Bosna-Hersek'e yatı- nm yapan başka bir firma ol- madığını belirtirken, "Ama, sayaş biraz durulsun. hepi- miz yatınm yapmayı düşü- nüyonız" diyor. Bosna'nın Almanya, Avusturya gibi ana pazarlara yakın olduğunu kaydeden Şahin, eski Yugus- lavya topraklannda konfek- siyon sektörünün oldukça ge- lişkin bir düzeyde olduğunu da vurguluyor. ANTBlRLlK'ten tekstilciye uyari: Sonları Ingiliz kumaşı gibi olur BÜLENT ECEVİT ANTALYA - Antalya Pa- muk ve Narenciye Tanm Sa- tış Kooperatifİeri Birliâı (ANTBİRLİK) Genel Mü- dürü MaMkGünaMannı sek- törünü düşünmeyerek uygu- lanan politikalann hüküme- ti bitireceğini söy ledi. Günal. bir zamanlar Ingiliz tekstil sanayinin dünyada 1 numa- ra olduğunu, ancak battığı- nı, Türkiye'de de bu- nun sinyallerinin görül- .'- meye başlandığını kay- detti.Günal. "Çiftçinin de sokaklara dökülme- sini mi istiyorlar" dedi. Tekstil devlerinin. siyasi- ler üzerinde büyük etkileri olduğuğnu ve istedikleri ya- salan çıkararak kendi bin- dikleri dallan kesmekte ol- duğunu söyleyen Günal. "Vahşi kapitalizm olunca sa- nay iciler üreticiyi yok sayıp, hepsini kendisi yemek isti- yor. Siyasileri de kontrol al- nna akhlar. Ancak bilmedik- leri bir şey var. lcuz diye al- dıklan Pakistan pamıığu ile ürettikleri dokumalar kaUte düşüklüğune neden olduğun- dan gelecekte dünya pazar- lanndaki gücünü kaybede- ceklerdir. Dünyaca ünlü In- giliz kumaşı da bu tür uygu- lanan politikalar sayesinde yok olmuştur" dedi. Günal, "Tüccar Türkiye polirikası, Özal'ı nasıl bitir- diysc koalisyon partilerini de bitirecektir. Tanm Bakanu- ğışubat ayında," Ben yokum' diyerekdestekten çekildi. 25 yüdır desteğe alışmış birlik- lerzordurumadüştü.Birük- -^_ lerinvarlığıüyelerinol- ' , duğu kadar halkın da -/*.' varhğıdu-. Halkın para- ' sını banrmaya çahşmak viedansızhktır" diye konuştu. Günal. "Hem başımızın çaresine bakmamız isteniyor, hem de 60 centlik fonu kal- dumıyor. Tekstilin 1 milyon ton hammaddeye gereksini- mi var. Turizm ve tekstil ül- kenin döviz kazandıran sek- törleridir. Pamuk kah'temiz dünyada ilk sıralarda olma- sına karşın kalitesiz Pakis- tan pamuğunu ucuz olduğu için kullanan sanayicileriıniz, dünyada kazandıklan haklı yerlerini kalite kaybı nedeniy- İe kısa sürede bitirebilirler'* dedi. Sırada Tekirdağ ve Çorlu var Marmara'da doğalgaz kıdlaıııım yaygınlaşıyor ERDALOZCAN ÇORLU - BOTAŞ Genel Müdürü Hay rettin Uzun. Çor- lu Belediyesi ile Tekirdağ Valıliği'nin. konut ısınmasın- da doğal gaza yönelinmesi doğrultusunda istemlerinin bulunduğunu söyledi. "Bu istemlerideğerlendiri- yonız. Projelerimiz buna gö- re. En kısazamanda bu talep- leri hayatiye geçireceğiz" de- di. Avustralya'dan Marmara Ereğlisi LNG ithal termina- line gelen sıvılaştınlmış do- ğal gazın boşaltım işlemlen sırasmda çeşitli sorulanmı- za cevap veren BOTAŞ Ge- nel Müdürü Uzun, Silivri ve Tuz Gölü yakınlannda da iki yenidepolamatesisi kurula- cağını açıkladı. Uzun, şunları söyledi: "Botaş,bö^deki sanayi tesfe- lerine doğal gaz veriyor. Çe- rezköy. İzmit. Bursa'da 124 kuruluşun taleplerini karşıb- yoruz. Konut için de planla- nmız var. Başta Tekirdağ \*a- lisi Şenol Engin'in konutla- ra yönelik istemleri var. Te- kirdağ ve Çorlu'da beledi- ye şehir merkezlerinde ko- nutlarda kullanması için- de başvuruda bulundular. Bunlann hepsini ciddi şekil- de değerlendiriyoruz. Kâr amacı gütmüyoruz. Arz ve talebin başa baş olnıası ge- rekivor" dedi. V a k ı f B a n k t a üfettiş Yardımcısı olma fırsatı! 21. Yüzyıl'ın Çağdaş Bankası VakıfBank, yannın çağdaş bankacıları arasına girmeyi amaçlayan sizleri VakıfBankta Müfettiş Yardımcısı olmaya davet ediyor. VakıfBank Müfettiş Yardımcılığı Giriş Sınavı Yazılı sınav 21-22 Ekim 1995 günlerinde Ankara ve İstanbulda yapılacaktır. Yazılı sınavı kazananlar Ankara'da sözlü sınava davet edilecektir. Sınava katılmak isteyenlerin a) En az 4 yıllık öğrenim süresi olan ve Hukuk, İktisat, tşletme, Ticaret, Maliye, Siyasal Bilimler veya İdare konularında öğrenim veren fakülte veya yüksek okullardan veya yetkili makamlarca bunlara cşdeğerliliği tespit edilmiş yabancı öğrenim kurumlarından mezun olmaları, b) Erkek bajvuruculann fiili askerlik görevini yap- mış veya erteletmiş olmaları, c) 1.1.1995 tarihinde 30 yaşını doldurmamış olmaları, d) Daha önce Bankamız Müfettiş Yardımcılığı sınavına bir defadan fazla katılmamış bulunma- ları gerekmektedir. Sınav konnlarını ve gerekli sair ;art ve bilgileri içeren brosttr ile sınav basvuru formu; Ankara'da Teftiş Kurulu Başkanlığı'ndan, İstanbul, İzmir, Adana, Bursa, Samsun ve Erzurum'da Bölge Teşkilatlanmızdan, İstanbul, Kadıköy/İstanbul. Antalya, Kayseri, Eskisehir, Gaziantep, Denizli, : Diyarbakır, Malatya ve Trabzon Şubelerimizden : temin edilebilir. Sınav icin basvuru Sınava katılmak isteyenlerin, "Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. (Teftiş Kurulu Başkanlığı) -Atatfirk Bulvan 207 Kavaklıdere/Ankara" adresine en geç 06.10.1995 Cuma günü saat: 17.00'ye kadar istenen belgelerle birlikte sahsen veya mektup- d la başvurmaları gerekmektedir. IŞÇIMNEVRENINDEN ŞUKRAN SONER "İtmeyin Beni" Türkiye'nin işçi sayısı bakımından en büyük yasal grevleri "gitmeyeceğim"- "gideceksin", "itmeyinbe- ni" bağnşları arasında başladı. Tansu Çiller, bu bağnşlar arasında önce işçileri ve Türk-lş'i, sonra CHP'yi soğuk suya itti. Şimdi bunun şokunda ya yüzüp kurtulacaklar ya da suda boğu- lacaklar. Gelişmeler, başından sonuna işin doğasına aykın yaşanıyor: Yüzbinleri kapsayan grevler gündemde iken, TV- gazete haberlerinde "flaş"haber Bakan Kıratlıoğ- lu'nun gazeteci ile yüzme yanşı, atletik vücudu, & yaşından beklenmeyen performansı. Anlaşılan kim- seleryüzbinlerin grevini ciddiye almryor, hak kavga- sına inanmıyor. Grevi yapan sendikacılar, işçilerin bi- le önemli bir çoğunluğu, nasıl olduğunu anlayama- dan, kendilerini başlamış bir grevin pek de niyetlisi olmadıklan bir kavganın içinde buluverdiler. Greve çıkılmamak üzere yapılmış son hesap da so- nuç verrriedi: CHP'nin yeni lideri Baykai'ın koalisyon pazartığı- na otururken eline tutuşturulmuş listenin başında 600 bin kamu işçisinin toplusözleşme uyuşmazlığı duruyordu. Bu uyuşmazlık bir biçimde çözülmeden yeni koalisyon hükümetinin oluşması beklenemeye- cegine göre, Türk-lş yöneticileri, uyuşmazlık kapsa- mındaki işçiler rahat nefes alabilirierdi. Tabii Türk-lş daha önce almış olduğu kararlardan geri dönemedi. Buna göre 125 bin işçiyi kapsayan grevlerle birlikte, grev yasağı kapsamında olan işyer- lerinin işçileri yüzbinler, hatta olabildiği kadarı ile bü- tün işçiler bir günlük direniş, dayanışma grevi yapa- caklardı. Ancak anlaşma beklentisi öylesine ağır basıyordu ki, Türkiye çapında gerçekleştirilecek direnişler, ge- nel greve yönelik hemen hemen hiçbir çalışma, ha- zırlık yapılmadı. Hatta el altından, Çiller-Baykal gö- rüşmesinin sonucunun beklenmesi doğruttusunda ha- berler bile uçuruldu. Başlamak zorunda olunan ya- sal grevler ve ilan edilmiş toplantılar, eylemler de "usulen" yaklaşımı içinde gerçekleştirildi. İşin doğrusu Türk-lş, birkaç istisna olabilir, ancak sendika başkanlarının önemli çoğunluğu, uyuşmaz- lığın başından bu yana greve gitmemeye çalışıyor. Tansu Çiller de bunun şımanklığında, "Ya gülünç zammın altına imza atarsmızya da greve gidersiniz" diye diretiyordu. Böylece herhalde dünyada örneği görülmemiş bir biçimde, yüzbinlerte işçinin toplu- sözleşme uyuşmazlığında, 9 ay geçirilmiş ve doğru dürüst bir tek konuda pazariık yapılmamış, aslında masaya bile ciddi oturulmamış olarak grevlere çıkıl- mış bulunuyor. Ve beklenen olmadı. Çiller ile Baykal anlaşamadı. Çiller, gerek koalisyon ortaklığında Baykal, gerekse Türk-lş ve 600 bin kamu işçinin karşısında dün oyu- nunu başan ile oynamış oyuncu görünümündeydi. Ama bana hiç mi hiç öyle gelmiyor. Hayatında hiç greve çıkmamış, işçi sınıfı bilinci, sen- dikal eğitimden payını alamamış, kendisine ihanet için- deki sendika liderinin yanlış yönlendirmesinde, aldı- ğı ücreti de kaybetme korkusu içinde, kendini grev- de bulmanın şaşkınlığında, paniğinde, şeker işçisi- nin durumuna bakıp "Çiller kazandı" diye düşün- mek için bence çok, ama çook erken. Isterseniz size yıllar önce tanık olduğum bir olayı anlatayım: O zaman Mecidiyeköy'de olan Profilo fabrikasının bir bölümünde işten çıkarmalar nedeni ile bir grup işçi geceden fabrikayı işgal etmişti. Sabah karanlı- ğında işbaşı yapmaya gelenler kapılan kapalı buldu- lar. Işgalciler, dışardakileri yanlanna megafondan ça- ğınrlarken, işbaşı yapmaya gelmiş çoğunluk, eylemi yapan arkadaşlanna kızgın, kararsız bir konumday- dılar. Arada polis, şaşkın beklenen bir kısa zaman dili- minde, işbaşı yapmaya gelmiş işçiler arasında ha- vanın nasıl değiştiğini görmenizi isterdim. Şöyle bir durum değerlendirmesi yaptılar. Ve fabrikayı işgal etmiş arkadaşlannın yanına katılmaya karar verdiler. Ondan sonrası akıl almaz bir direniş destanıydı. El- lerinde sefertaslan işbaşı yapmaya gelmiş birkaç yüz işçiyi fabrikaya sokmamaya polis gücü yetme- di. Askerier, panzerler geldi. Sokak aralannda göz ya- şartıcı bombalar, su fışkırtan panzerlerle tek tek işçi avı başladı. Elleri ile kaldırım taşlannı söken insan- lar, tek tek, tamamı yakalanana kadar saatlerce di- rendiler.. Burada birkaç yüz işçiden değil, ülke çapında yüz- binlerden söz ediyoruz. İşçiyi soğuk suyun içine it- mek, çaresiz, çözümsüz bırakmak bana göre hiç de akılcı bir iş değil. "Sözleşmemi imzalayacak birşey- ler yer"diye yalvaran sendikacıdan, zoru görünce nasıl direnen bir yapı çıkar, şaşar kalırsınız. Siz uzun yıllann, akıl almazzoriuklan içinde kazanılmış koltuk- lann öyle kolay terk edileceğini mi sanıyorsunuz? Önümüzde önemli, sürpriz gelişmelere gebe gün- ler var. Soğuk suya itilmenin şokunda işçi ve sendi- kacılık hareketi ve CHP, bundan sonra suda boğul- mamanın kavgası, yaşam kavgası ve çok farklı bir davranış biçimi içinde olacaklardır. Et ithalatı, hayvancılığı yok edecek 10 yıl önce de aynı lıata tekrarlanmıştı ADANA (Cumhuriyet Gü- ney İBeri Bürosu)- lCırmızı et fıyatında birkaç ay içerisin- de ortaya çıkan aşın artışın. ucuz et ithal edilerek durdu- rulmak istenmesinin doğru olmayacağım savunan Ç.Ü. öğretim üyesi Prof. Dr. Şina- si Akdemir, "10 yıl önce de benzer bir yanltşlıga düşül- müştü. fthalat fiyatlan terbi- ye edebilir. ama Türk işlet- mecisinin ve köylüsünün ma- liyetinin altında fiyatla satış, bonahmdaki hay>an- cıhğımızın iyice sonu olur" dedı.Yetkilile- rin "1980'lerin başın- da et ihraç eden ülke iken ne oldu da et it- hal etmeye başladık?" soru- suna yanıt arayarak hayvan- cılığımızın sorunlannı çöze- bileceklerini anlatan Prof. Dr. Şinasi Akdemir, şu bilgileri verdi: "80'li yıllara kadar Türki- ye'de kişi başına bir koyun hesabı yapılıyordu. 1984'le birlikte hayvan varlıgımızda büyük düşüş meydana getdL 'Türkiye biraz et ihraç etme- li. Yoksa arz fazlalığından et fiyatlan düşer" denilryor ve böyle yapılıyordu. 80'U yılla- nn orialannda kırmızı etin kilo maliyeti 6 bin İira iken it- hal kuzu eti bin liradan Tür- kiye pryasasına verildi. Aynı şey peynirde de yaşandı. Yer- li üretim 4 bin İira civann- day ken ithal peynir 600 lira- dan tüketiciye sunuldu. Bu uygulama uzun süre devam etti. Başlangıçta olumlu bir karar gibi gözüktü, tüketici memnundu. çok daha ucuz^ alıyordu. ama üretici açtsın- dan durum dayanılmaz be- ynrJara ulaştL" Prof. Akdemir. "SadecebesidegiLdi- mızlık hay vanlar da eklen çıkanldı. Haj- v^n varügımız o den- li azaldı ki DİE. 5^6 yıl hayvan sayısı vermedi. Bir örnekvereyBn: Konya'nınCI- hanbeyli ilçesi Damlakuyu Köyü'nde 80'li y ıllann başın- da bir sürüde 500 hayvan ol- mak üzere 7 sürii vardı. Bu- gün aynı köyde bir sürii var ve mevcudu da 300 channda- dır. Önceki yıllarda köylü şe- hiriiyi beslerken şehûii itha- lat yoluy la köytiiyübesler du- ruma geldi. Şehirden köye it- hal et gitmeye başladı. Tüke- n'm ahşkanhklan da degişti ki hay vancılıgımıza en olumsuz etki budur" diye konuştu.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle