24 Mayıs 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
16 MART 1995 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Pemokratik kitle örgütleri Gaziosmanpaşa'daki kanlı saldınyı kınayarak güç birliğine gidilmesini istediler Smsthir oyım oynanıyor• Demokratik kitle örgütleri, îçişleri Bakanı, îstanbul Valisi ve Emnıyet Müdürü'nü istifaya çağıran açıklamalar yaptılar. Açıklamalarda. 'Başlıca görevi, aynm gözetmeden, halkın yaşam hakkını sağlamak ye can güvenliğini korumak olan füvenlik kuvvetlerinin halka karşı silah kullanması içbir şekilde haklı gösterilemez' denildi. kuruluşlann açıklamasında. sağ- duyu sahibi. banştan yana. insan kardeşliğini savunan tüm çağdaş, laik ve demokrat insanlann söz konusu tehlike karşısında güç- birliği oluşturmaya davet edildı. Içişlen Bakanı, Istanbul Valisi \r Emniyet Müdürü'nün de istifaya çağnldığı yazılı açıklamalarda. ~Başlıca görevL, aynm gözetme- den, halkın yaşam hakkını sağla- mak ve can güv enliğini korumak olan güvenlik kuvvetlerinin hal- ka karşı silah kuUanması hiçfoir Haber Merkezi - Istanbul Ga- ziosmanpaşa'daki olaylann te- melinde. 'laik, demokratik Tür- kiyeCumhuriyeti'ıüyıkınak' ol- duğu belirtılerek Türkiye'yi iç savaşa sürüklemek isteyen bu ka- ranlık güçlerin ruzaklanna dü- şülmeyeceğı vurgulandı. Çok sa- yıda demokratik kitle örgütü ve Ale\ i kuruluşlannca yapılan ya- zılı açıklamalarda. Gaziosman- paşa'daki kanlı saldın nefretle kı- nandı, suçlulann bir an önce \a- kalanması istendi. Demokratik şekilde haklı gösterüemez" denil- di. Almanya Atatürkçü Düşün- ce Derneği'nin yazılı açıklama- sında. "Alevi yurttaşlanmıza ya- pılan saldın, asknda laik Türki- ye Cumhuriyeti'ne vapılan saku- ndır" denildi. Dernek açıklama- sında şu görüşlere yer verildi: "İstanbul Gaziosmanpaşa'da Alevi yurttaşlanmıza yapılan si- lahlı saldın. Türkiye'vi iç savaşa sürüklemek isteyenlerin çok sin- sice bir oyunudur. Bu oyunu boz- mak için tüm hukuk mekaniz- malannın çalıştınlması yetmez, devletimizi yönetenlerin de aku- lannı başlanna toplamalan ge- rekir." Hollanda Alevi Bektaşi Sos- yal ve Kültür Dernekleri Fede- rasyonu (HakoDer) Genel Baş- kanı M. Fuat Doğan, "Türjdye'de gelişmekte olan şeriatçı güçlerin Alevi toplumuna karşı uvguladı- ğı kaüiamlan şiddetle kuıryor ve karşısında olduğumuzu belirti- yoruz" dedi. Doğan, yaşanan son katliamın devletin vurdumduy- maz tavırlan sonucu ortaya çık- tığını savundu. 'Provokasyon' Almanya"daki Türk vatandaş- lan, Istanbul Gaziosmanpaşa'da- ki olaylan, 'provokasyon' olarak nitelendirerek, büyük tepki gös- terdiler. Türkiye Araştırmalar Merkezi Direktörü Faruk Şen. yaptıgı açıklamada, kahvehane- lerin taranması ile başlayan olay- lan Türkiye'nin demokratikleş- me ve çağdaşlaşma çabalannı engellemek isteyen çevrelerin açık bir provokasyonu olarak gördüklerini bildirdi. Şen, "Bu defa kitle olarak demokrankleş- me çabalanmızın en içten savu- nuculan arasuıda yer alan Alevi yurttaşlanmız hedefolarak seçil- mişlerdir. Bu oyunu bozmak an- cak sağduvulu turum ve davra- nışlann politik ve sosyal hayatı- mızda egemen kılınması ile mümkün olabilir'' dedi. Tavşanlı Alevileri ortak bildi- risinde de, 'Gaziosmanpaşa ma- hallesinde yaşanan olavlarda, emniyet güçlerinin hatalaruun afTedilmez" olduğu vurgulanarak söz konusu zihniyet. demokrasi için tehdit olarak nitelendirildi. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Merkezi ve şube- leri tarafından yapılan ortak açıklamada da saldınnın, çağdaş ve laik hukuk devletinin düzeni- ne kasteden, ülkeyi kardeş kav- gasına sürükleyebilecek büyük bir tehlike olduğu belirtildi. Yurt bahçesinde erkek öğrencilerin de kaOldığı bir protesto gösterisi yapan kız öğrenciler, kendilerini 'fiıhuş yapmakla' suçlayan Yurt Müdûrü Şehabettin Ka- ya'yı istifa etmeve çağırdjlar. (Fotoğraf: AHMET ŞIK) AveûarKızİstanbul Haber Servisi- Avcılar Yur- du'nda. uzun süredir "yurt yönetimin- den gerici niteiikte baskı gördüklerini" öne süren kız ve erkek öğrenciler ile "tu- tuculukla" suçlanan yurt yönetimi ara- sında yaşanan huzursuzluk, önceki gece meydana gelen son olayla isyana dönüş- tü. Önceki gece yurt bahçesinde erkek öğrencilerin de katıldığı bir protesto gös- terisi yapan kız öğrenciler, kendilerini "fuhuş yapmakla" suçlayan Yurt Müdü- rü Şehabettin Kayayı istifa etmeye ça- ğırdılar. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Ku- rumu"na bağlı Avcılar Yurdu'nda yaşa- nan gerginliğin doruk noktasına ulaşma- sına yol açan olay şöyle gelişti: C blokta kalmakta olan 300 kız öğren- ciden O.Ç. adlı bir üniversite öğrencisi. önceki gece saat 23.30'da rahatsızlandı. Arkadaşlan. sinir krizleri geçirerek ba- yılan O.Ç.'yi hastaneye kaldırmak iste- diler. Ancaİc yurttaki ambulansın şoforü uzun süre bulunamadı. O.Ç. ancak 45 dakika geçtıkten sonra, iki kız arkadaşı tarafından yurdun ambulansıyla Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürülebil- di. Olayı duyan erkek yurdundaki öğ- renciler ise O.ÇVnin sağîık durumunu Müdür Şehabettin Kaya. öğrenmek ve kendisine yardımcı olmak amacıyla hastaneye gittiler. Hastanede yapılan müdahalelerin ardından kendi- ne gelen O.Ç. ıki kız arkadaşıyla birlik- te tekrar ambulansla yola çıkanldı. Bu sırada hastaneye gelen 5 erkek öğrenci de ambulansa binerek yurda döndüler. Olayı duyan Yurt Müdürü Şehabettin Kaya ise kız ve erkek öğrencilerin aynı ambulansla yurda dönmelerine sert tep- ki gösterdi. Kaya, öğrencileri bir araya toplayarak yurttakı kız ögrencilere, "Bu- rasını k... çevirdiniz. Ambulansta sevis.il- • Kız yurdunda rahatsızlanan O.Ç. arkadaşlannın yardımıyla ambulansla hastaneye kaldınldı. Olayı duyan erkek yurdundaki öğrenciler ise O.Ç.'ye yardımcı olmak amacıyla hastaneye gittiler. Hastaneye gelen 5 erkek öğrenci de ambulansa binerek yurda döndüler. • Olayı duyan Yurt Müdürü Şehabettin Kaya ise kız ve erkek öğrencilerin aynı ambulansla yurda dönmelerine sert tepki gösterdi. Kaya, kız ögrencilere, 'Burasını k... çevirdiniz. Ambulansta sevişilmez' şeklinde hakaret içeren sözler kullandı. mez" şekJinde hakaret içeren sözler kul- landı. Müdürün sözlerinı "hakaret" bi- çiminde nitelendiren kız öğrenciler, yurt yönetimini protesto etmeye karar verdi- ler. Kız öğrencilerin toplanmaya başla- ması üzerine yurt yönetimi. dışanya çı- kışlan engellemek amacıyla, erkek öğ- rencilerin kaldığı bloklann giriş kapıla- nnı kilitlediler. Bunun üzerine kız öğren- ciler, koridorda toplandıktan hemen son- ra, odalann pencerelerinden atlayıp bah- çede bir araya gelen erkek öğrencilerle birlikte, "Bizo-degilizVMüdür istifa", "Cinsel, ırksaL ulusal aynmcıhğa son" gibi çeşitli sloganlar attılar. Gösteriyi duyan Şehabettin Kaya tek- rar yurda gelerek, önce erkeklerin kaldı- ğı bloklara gitti. Kaya burada, gösteri için bahçeye çıkan öğrencilerin yurttan atılacağı tehdidinde bulundu. Kaya. kız öğrencilerin "Bizler o.» değfliz. Bize o._ muamelesi yapmaya hakkınız >ok" söz- lerine, önce "Haşa! Ben öyledemedim" yanıtını verdi. Ancak Kaya, 100'e yakın kızöğrencinin, kendilerine. "Ambulans- ta sevişilmez. Burayı k_. çevirdiniz lafla- nnı söylemediniz mi?" demesı üzenne. bu kez "Demiş olabiiirim. Siz de yapma- ym" diye konuştu. Kaya aynca. yurda gelen Avcılar Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polislerin de "Yurtta herhangi bir şey yok" biçiminde tutanak imzalayarak yurttan aynlmalannı sağladı. Yurt müdürünün kendilerine uzun sü- reden beri baskı uyguladığını, Çumhu- nyet okuyan bazı ögrencilere ıhtar veril- dığini, buna karşın yurtta kalan ögrenci- lere zorla Zaman gazetesi okumalannın önerildiğini öne süren öğrenciler, Ka- ya'nın, "Zaman'uı tersten okunuşu Na- maz. Demek ki Zaman iyi gazete. Onu okuyunveaboneolunn dediğinı anımsat- tılar. 16 Mart'ın failleri sokakta 1 f\ lVfarf 1078 ^ Mart 1978 günü saat 1330 sıralannda ^ ylerkez Binası'ndan çıkan öğrencüe- vin üzerine eczacılık fakültesi önünde bomba atılmış, patlama- nın ardından grup, "Beyazıt komünistiere mezar olacak" sloga- njnı atan kişilerce taranmışO. (Fotoğraf: CUMHURlYET) • Istanbul Üniversitesi önünde 17 yıl önce gerçekleştirilen ve 7 kişinin öldüğü, 41 kişinin yaralandığı katliamı gerçekleştirilenler hâlâ bulunamadı. Olaym aydınlığa kavuşması için halen çalışmalar yapan Avukat Cem Alptekin, saldınnın sıradan bir ülkücü saldınsı olmadığının, birkaç kanıtı bulunduğunu savunuyor. YAHYAKOÇOĞLU Yedi üniversite öğrencisinin öldürüldügü '16 Mart katliamrnı gerçekleştirenler. katliamın üze- rinden 17 yıl geçmesine karşın cezalandınlama- dılar. Olayın 'basit bir ülkücü saldınsı' oimadığı savı, aranan bir polis memurunun 3 yıldır buluna- maması gerçeğiyle birleşti. 16 Mart 1978 günü saat 13.30 sıralannda Istan- bul Üniversitesi Merkez Binası'ndan çıkan ve ço- ğunluğunu hukuk fakültesi öğrencilerinin oluş- turduğu grubun üzerine eczacılık fakültesi önün- de bomba atılmış, patlamanın ardından grup, "Be- yazıt komünistiere mezar olacak" sloganını atan kişilerce taranmıştı. îstanbul Üniversitesi Hukuk ve tktisat fakülteleri öğrencileri Baki Ekiz, Hamit Akın, Ahmet Turan Ören, Hatice Özen,Cemil Sön- mez, Abdullah Şimşek ve Murat Kurt'un yaşarru- na mal olan saldında 41 öğrenci de yaralanmıştı. Olaydan sonra Ülkü Ocaklan Derneği (ÜOD) Istanbul Şube Başkanı Orhan Çakıroğlu. ÜOD Yöneticisi MehmetGül, dönemin MHP Gençlik Kollan şimdinin Istanbul il yöneticisi Kazım Aya>r - dın. yine ÜOD'li ,4hmet Hamdi Paksoy v e Sıddık PDlat hakkında Istanbul Sıkıyönetim Komutanlı- ğı 1 No'lu Askeri Mahkemesi'nde dava açılmıştı. Sıddık Polat hakkında TCK'nin 450/4 maddesi uyannca "Birden fazla kişiyi taammüden öklür- mek", diğer sanıklar için de aynı suça iştirakten açılan ve 15 ay süren davada, Askeri Yargıtay Da- ireler Kurulu'nun karanyla bütün sanıklar beraat etmışti. Mahkemenin bu karanyla yedi öğrencinin öldüğü, 41 öğrencinin yaralandığı bu olayın fail- lerinin bulunamadığı itiraf ediliyordu. Katliamdan 3 gün sonra POL-DER. saldınnın, 8 Mart 1978 tarihli yazıyla Istanbul Emniyet Mü- dürlüğü Toplum Zabıta Müdürvekili Murat Na- imoğJu'na ihbar edildiğini açıklamış, tçişleri Ba- kanlığı da ihban doğnılamıştı. Ancak ihbara kar- şın önlem almayan emniyet görevlilerine herhan- gi bir ceza uygulanmadı. Olaydan sağ olarak kurtulanlar, 10 Eylül 1992'de Istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir suç duyurusu dilekçesi verdiler. Aktüel dergisin- de 1978 yılında öldürülen MHP'li Zülküf İsofun ailesiyle yapılan bir söyleşide ortaya yeni deliller çıktığının belirtildiği dilekçede, İsot'un ailesinin anlanmlanyla katliama 16 Mart 1978'de polis olan Mustafa Doğan. Zülküf Isot'u öldüren Latif Akdı ve Sıddık Polat'ın katıldığının belirlendiği kayde- dildi. Katliam soruşturmasına yeni bir boyut ka- tan ve tanık ile sanıklann adreslerinin de eklendi- ği dilekçe yeni bir soruşturmayı başlattı. Istanbul Gumhuriyet Savcılığf nın Mustafa Doğan'ın ne- rede görev yaptığını belirleyebilmek için 3 yıldır süren çabalan, emniyetin Amasya, Adana ve Ga- ziantep'e gönderdiği yazılann yanıtlannın bek- lenmesi nedeniyle bir sonuca ulaşamadı. Olayın aydınlığa kavuşması için aradan geçen zamana karşın halen çalışmalar yapan Avukat Cem Alptekin, saldınnın sıradan bir ülkücü saldı- nsı olmadığının birkaç kanıtı bulunduğunu savu- nuyor. Dosyadaki belgeler, ifadeler ve raporlann, saldınnın kentin en işlek ve çok sayıda polisin gö- rev yaptığı meydanında gerçekleşmesinin, saldı- rıdan önce yapılan ihbann dikkate alınmamasının bu savını güçlendirdiğini vurgulayan Alptekın. fa- illerin arasında bulunan polisin bilinçli olarak kaç- masının da savını doğrulayan ikinci bir kanıt ol- duğunu söylüyor. Yargı aşamasındaki yavaş iler- lemenin, katillerin 20 yıllık zamanaşımı zırhını kuşanmalanna yol açacağına dikkat çeken Alpte- kin. "Yaşanan faili meçhul cinayetlerin çözülmesL her bovııtuyla ortaya çıkanlması için 16 Mart kat- liamınut 1 Mayıs İ977 katliamınuı gerçek failleri üzerindeki perde>i kaldırmak gerekiyor" diyor. Açıklamada, "SağdujTi sahibi, banştan yana, insan kardeşliğini savunan tüm çağdaş laik ve de- mokrat insanlân bu tehlike kar- şısındaelele \eripgüçbiriiğioluş- turmaya devat ediyor ve her tür- den şiddet ve bağnazlığı reddedi- voruz" denildi. İstifa çağnsı Araştırma Görevlileri Derne- ği Yönetim Kurulu adına yazılı açıklama yapan AttUa Sezen ise îçişleri Bakanı, Istanbul Valisi ve Emniyet Müdürü'nü istifaya ça- ğırarak şunlan söyledi: "Başlıca görevi, aynm gözet- meden halkın yaşam hakkını sağ- lamak ve can güvenliğini koru- mak olan güvenlik kuvvetlerinin halka karşı silah kullanması hiç- bir şekilde haklı gösterilemez. 12 Mart 1995 katliamı sonrasında yeni bir katliam gerçekleştirilme- sinin başlıca sorumlulan olarak gördüğümüz yetküileri istifaya çağjnyoruz." Laik Avukatlar Grubu adıyla yapılan açıklamada. saldınnın gerici güçler tarafından laik cumhuriyete ve demokrasiye karşı gerçekleştirildiği belirtildi ve şöyle denildi: "Bu saldınnın Avnıpa Birliği- ne ve uygar topluma entegre ola- cağımız, demokratikleşme ve in- san haklanna ilişkin yasal çalış- malann yapıldığı bir sırada ol- ması düşündüriicüdür.'" Türkiye Göçmenler Birlıği, açıklamasında, "Türk roplumu- nun temeline yeniden dinamit atıldı" diyerek kaybedilecek za- manın kalmadığına dikkat çekti. Açıklamada, şu görüşlere yer ve- rildi: "Demokratik ve laik hukuk devtetini savunan ve mozaik ya- pısıvla TürkiyeCumhuriyeti'nin bütünlüğünü korumak isteyen partilerin bu Kedi ve büyük teh- likeye karşı ortak bir politika iz- lemelerikaçınılmazdır. 'Gaflet ve dalalet' içerisinde bulunanlan Türk halkı asla affetme> ecektir." 'Sıvas'ın kanı kurumadı' Hollanda Türkiyeli lşçilerBir- liği de yaptığı açıklamada, dev- leti göreve çağırarak "Sıvas vah- şetinin henüz kanlan kuruma- mışken Ak»vi vurttaşlanmınn bu kez de İstanbul'da kanlı bir sal- dınya hedef olmalan bizleri de- rin bir acıya boğmuştur" dedi. Sevdillı ve Çevre Köyleri Yar- dımlaşma ve Kültür Derneği Başkanı Hüseyin Özdemir de ya- zılı bir açıklama yaparak devlet- ten, Aleviler hakkındaki mevcut olumsuzluklan ortadan kaldır- masını istedi. Mimarlar Odası İstanbul Bü- yükkent Şubesi Yönetim Kuru- lu ise yaptığı basın açıklamasın- da, "Akvi yurttaşlara yapılan sal- dın, küitürel zenginüğunize yö- nelen uygariık dışı tehditlerin so- nucudur" görüşünü dile getirdi. Haber-tş Sendikası îstanbul Şube Sekreteri Ali Küçükkoçka- ya da açıklamasında, "Bu tür olaylann deviet tarafindan bilinç- li olarak Alevi-Sünni çarjşmasına döndürühnek istendiği biliniyor. Fakat olayın halkunız tarafindan da bilinen bir gerçek yanı var ki yapılan saldın siyasidir. Bu tür tüm faşistçe sakfanlan nefretle kı- nıyorum"' dedi. DtSK'e bağlı Naklıyat-tş Sen- dikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu da. 'Gazi Ma- hallesi'ndeki eraekçi halka yöne- lik sakünyı protesto' etti. 'Sorumlu siyasi iktidar' Alevi BırlikJeri Federasyonu, Gaziosmanpaşa katliamının so- rumlusunun siyasi iktidar oldu- ğunu söyledi. Federasyon yöne- tim kurulu adına yapılan açıkla- mada, "Bir kez daha bütün de- mokratik güçleri ülkemizi kan göhıneçeviren zaUm güçlere kar- şı ortak mücadeleye çağınyor, bu alçak saldırı> ı şidderJe lanetliyor ve seyirci kalan herkesi kmıyo- ruz" denildi. Malatya Hacı Bektaş Veli Kül- türünü Tanıtma Derneği Başka- nı Hasan Meşeli de yaptığı açık- lamada, olaylann provokatörler- ce gerçekleştirildiğini belirtti ve "Alevi kardeşlerimiz, her zaman deviet ve güvenlik güçlerinin ya- nındadır. Kardeşlerimizin bu oyunlara geunemesini dilrvoruz. Bütün bu olaylar, vatandaşlan dev letle karşı karşıya getirme se- naryosudur. Alevi kardeşlerimi- zin bu oyunlara gehneyecekleri- ne inamyorum" dedi. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Kim Bunlar?, Aynen filmlerde gördüğümüz gibi... Birkaç kişi bir taksi- yi gaspediyor, sürücüsünü öldürüyor ve ellerindeki otoma- tik silahlarla kahvehaneleri taramaya başlıyorlar. Bir ölü, bir- kaç düzine yaralı... Tam bir "profesyonel harekât." Planlı veprogramlı... Gazetelerden okuduğumuza göre bu olay 15-20 daki- ka sürüyor. Ve üç-beş yüz metre uzaklıktaki karakol bu ola- ya müdahale edemeden, saldırganlar kaçıyor. Gazi Mahallesi'ne bundan dört-beş sene önce gitmiş- tim. Bizim bölümdeki müstafidemlerden birinin üç katlı bir gecekondusu(l) vardı. Komşusuyla anlaşmazlık içindeydi ve benden arabuluculuk yapmamı istemişti. Küçükköy'den sonra ulaşılan tam bir dağbaşı idi. Bugün (sanıyorum) Is- met Paşa Caddesi olan, geniş ve inişli çıkışlı bir caddenin etrafında iki sıra ev ve dükkân ve bu caddeye dikey gelen, sonu tarlalara açılan yan sokaklar... Tüm Gazi Ma^allesi buydu... Son olaydan sonra çekilen hava fdmlerinden gördüğü- me göre o yan sokaklar da uzamış ve iki yanında evler yer aJmıştı. O eski, "dağbaşı" hali kalmamıştı. Ve gene arka- daşlardan öğrendiğime göre özellikle son birkaç yılda Or- ta ve Güneydoğu Anadolu'dan göçenler, nüfusu iyice art- tırmıştı. Bir yandan kahvehanelerin taranması ve bir yandan da polisin geç müdahalesi yüzünden halk tepki göstermişti. Ve o gece başlayan olaylar bir gün sonra devam etmiş ve sokağa çıkma yasağına kadar, halkla polis kıyasıya çatış- mıştı. Sonuç yirmiden fazla ölü ve yüzlerce yaralı. Kahve- haneleri tarayanlar amaçlarına ulaşmışlardı. Hem de faz- lasıyla... Ama akla hemen şu soru geliyor: "Kimdibuadam- lar?" îçişleri Bakanımız Sayın Menteşe "PKK de olabilir, Hiz- bullah da olabilir, İBDA-C de olabilir, Dev-Sol da olabilir" diyerek çok "aydınlatıcı"(}) bir açıklama yaptı. Peki bu memleketin hiç "istihbarat örgütü" vb. gibisinden kurumu yok mu? Böylesine geniş çaplı ve dramatik sonuçlu bir işe girişenler hakkında hiçbir bilgi toplanamamış mı? Ne bi- çim bir güvenlik ve emniyet anlayışıdır bu? Sayın Cumhur- başkanımız, Antalya çarşısında dolaşan karıncalann ayak sesini duyarken üzerimize doğru gelen felaketin ayak ses- lerini duyamıyor muyuz? Kimler neler tezgâhlamakta acaba? Kimler ellerini ovuş- turarak, "Bu sefer becerdik" demenin mutluluğunu yaşı- yorlar. Binbir türlü laf dolaşıyor ortalıkta. Kimileri "Gazi Mahal- lesi, Alevilerin merkeziydi. Hedef Alevilerle Sünniler ara- sında bir çatışma çıkarmaktı" diyorlar. Kimileri, "Bu mahalleyi asıl Dev-Sol ele geçirmişti. Ha- reket onlara yönelikti" diyor. "Türkiye'nin, gümrük birliği- ne girmesini istemeyenlerden" söz edenler de var, bu ola- yı salt "dış güçlerle" açıklamak isteyenler de. Bu olaydaki "gerçeğin " ne olduğunu kestirmek çok zor. Aynca, bu "gerçeğin" ortaya çıkacağını da hiç sanmıyo- rum. Birileri "barut fıçısına" bir ateş attı, bir kıvılcım parla- dı ve çıkan yangını acı ve ıstırapla izledik. Umanm arkası gelmez. Ama "arkasının gelmemesi", korkanm salt bir umut ola- rak kalacak gibi görünüyor. Halkın sinirieri çok gerilmiş durumda. En ufak bir olay, inanılmaz boyutlarda patlarna- lara yol açıyor. Bir çocuga tecavüz edildiği söylentisi, ufak bir kasaba- da binlerce kişinin galeyana gelmesine neden olabiliyor ve bu arada canını yitirenler oluyor. Bir televizyon sunucusunun yanlış bir sözcük kullanma- sı, gene binlerce insanı sokaklara dökebiliyor ve sağı-so- lu yıkmalanna neden oluyor. Bir traftk kazası, gene binlerce insanın yollan kesmesi- ne ve gelen geçen araçlan taşlamasına yol açıyor. Spor müsabakalan da, spor müsabakası olmaktan çık- tı. insanlar kin ve kızgınlıklarını kusuyorlar. Sorumsuz ba- zı yöneticilerin tahrikleri de buna tuz biber ekiyor. Binbir "eziklik" içindeki kimi genç taraftarlar, rakip takım karşı- sında alınacak birgalibiyetin kendilerini "üstün kılacağını" sanıyoriar. Eziklik ve yoksulluklannı bu yolla tatmin etme- yi umuyorfar. Tüm bunların altında yatan şey, toplumumuzdaki "gü- vensizlik" ve "yefers/z//>c"duygulan. Insanlanmızın "tatmi- ne" ulaşamamalan, "doyumsuz" olmalan. Hırçın ve belki de umutsuz bir arayış içinde olmaları. Bir yanda bu sıkıntılar yaşanırken, öte yanda "şıkır da şıkır..." Çalsın sazlar oynasın kızlar... Görgüsüz bir zenginlik sergilemesi, altüst edilmiş ahlak nonmları, saptırılmış idealler... Kendi sofralanndan bir tek lokma eksiltmezken ve hat- ta tam tersine tüketim normlarını her gün biraz daha yük- seltirken; geniş kesimleri (bir kez daha ve bir kez daha ve bir kez daha) fedakârlık etmeye çağıran, hatta bunu zorla yaptıran yönetimler... Aymazlığa son vermek gerek. Gidiş, hiç iyi bir gidişe ben- zemiyor... BİZİM BİLMEDİĞİMİZ YETİŞKİNLERİN NEDEN SİGARA İÇTİĞİDİR "Evinizde içtiğiniz bir sigara dahi yeni doğan çocuğunuzu pasif sigara içicisi yapmaktadır" BİZİM BİLDİĞİMİZ DUVARDAN DUVARA HALIDIR Her cins ve kalitede Wilton ve Aximinster VVodmark Halılar OTELLER OFİSLER VE EVİNİZ İÇİN TİCARET VE SANAYİ A.Ş. C A R P E T C E N T E R ULUS KAVŞAĞI MERMERLER SİTESİ D BLOK, 80620 LEVENT-İSTANBUL Tel: 278 71 11 - 282 64 50 - Faks: 279 47 00 Ankara Şube: 0312 - 441 48 02 - 03 Dûnya Blrblriyl* konuşuyor, YaSiz?..
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle