18 Ocak 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 17 OCAK 1996 ÇARŞAMBA 10 DMYAZI S ı n ı r A ş a n S u I a r S o r u n u v e T ü r k i y e Mana\gat Nehri'nden Akdeni/'e dökülen suyun, Ortadogu ve Kuzey Afrika ülkelerine taşmması projestyle giînde 500 bin metreküp su sabşı yapılabilecek. Ulusal supolitikamız ve Banş Suyu Prof. Dr. İLHAN AVCI İTÜ tnşaat Fakültesi Hidrolik Anabilim Dalı -7- Suriye ve [rak'ın özellikle F.rat hav- zasmda yoğunlaşan itiraz ve isteklerinin rutarsızlığını ve bu konuda iyi niyetli ol- madıklannı anlamak için şu bırkaç örne- ğe göz atmak yeterli olacaktır. Fırat ve Dicle havzalannın, her üç ül- ke içın de tek bir havza olarak değerlen- dirilmesi ve su kaynaklannın en verimli biçimde kullanılması mümkünken özel- likle Irak, gündemde tunuğu su sorunun- da Dicle Nehri'ni hiç işe kanştırmak is- tememektedir. Bunun nedenı, Türki- ye'nin tüm projelerini gerçekleştirmesı durumunda bıle, Dicle'den alacağı yıllık su miktannın 8 milyarrrP'ü geçmeyece- ği ve kendisine ihtiyacının üzerinde (I J.5 milyar m3 ) su kalacağını bilmesi- dir. Bu fazla suyu da Türkiye ve Suri- ye'nin lehine Fırat bavzasma aktararak. kendi sulamalan için bile kullanmak is- tememekte ya da bu projeyi kendine sak- lamaktadır. Oysa bugün taşkın koruma amacıyla yine Irak tarafından yapılan ve Bağdat'ın kuzeyindeki Fırat ile Dic- le'nin birbirine yaklastığı bölge olan Tar- tar çukurundaki Tartar kanalıyla bu irti- bat fiilen yapılmış durumdadır. Bu su aktarma işleminin yapılması durumun- da, Irak'ın Fırat Nehn'nden talep ettiği su miktan çok azalacak ve Türkiye ile Suriye"nin su talepleri kolaylıkla İcarşı- lanabilecektir. . 0 Suriye, Irak topraklan içinde Dic- le'den Fırat'asuaktanlması olanağını ve hatta gerekliliğini bilmesine karşın, I- rak'la olan görüşmelerinde hiç bu konu- yu gündeme getirmemekte ve böylece Fırat konusunda Türkiye'ye karşı izledi- ği uzlaşmaz politikasında Irak'ı da yanı- na almak istemektedir. Bunun en tipik örneği 1991 yılında yaşanmıştır. Bu yıl içinde, Suriye ve Irak, Türkiye'yi haber- dar etmeden Fırat sulan konusunda ara- lannda gizli bir anlaşma yaparak Türki- ye'nin Suriye sınınnda bırakacağı suyun yüzde 59'unun Irak, yüzde 42'sınin de Suriye tarafından kullanılmasını karar- laştırmışlardır. Suriye, bu anlaşmayia Türkiye'ye karşı, Fırat sulan konusunda Irak'ı da yanına almıştır. 0 Suriye ve Irak'ın su taleplerinde gerekçe gösterdikleri "sulanabilir ta- nmsal toprak potansiyeliyle toprak kalitelerı" konulannda verdikleri bilgi- lertamamen abartılı ve gerçekdışı bilgi- lerdir. Nitekim. bu veriierle ilgili olarak, uluslararası tarafsiz bilim adamlan ve kuruluşlann yaptığı yayın ve değerlen- dirmeler de bunun böyle olduğunu açık- ça göstermektedir. 0 Suriye ve Irak'ın yaklas,ımlan,son aşamayagelmişolan smıraşan sularla il- gili uluslararası hukuk ilkeleriyle de ters düşmektedir. Bu bağlamda. Fırat ve Dic- le'nin birer "sınır aşan su" değil de "uluslararası su" olduklan tezler de bunun en açık kanıtıdır. 0 Son yıllarda her vesileyle günde- me getirilen ve Suriye sınınnda Türki- ye'nin Fırat Nehri'nden bırakacağı yıl- lık ortalama 500 m3 /saniyelik su ise, ay- nca üzerinde durulması gereken bir ko- nudur. Bu konunun özetini. 4-8 Ekım 1993 tarihinde Ankara'da yapılan bir uluslararası toplantıda Sayın Safa Gi- ray'ın bildiri ve değerlendirmesinden alalım: "500 m Vs kurata ilkdefa Karakaya Ba- rajı 'nda kuIlanmıştır ve Karakaya Bara- jı doldurulurken sınırda bırakılacak su miktanna tekabül etmektedir ve Dünya Bankası (rule of 500) tabirini kullanmış- ör. Dünya Bankası ileyapılan anlaşma ta- \ GMCYKKU MUOOLU HtDJfSI Dlctı maul * rihi 10 Eylül 1976'dır. 12 Mart 1976'da bankanın Enerji ve Tabii Ka> naklar Ba- kanı Selahattın Kılıç'a vazdığı mekrup- la (rule of 500) dilc getirilmiş ve Türkiye Sayın Kılıç imzası ile 2 Nisan 1976'da Dünva Bankası'na olumlu cevap vermiş- rir. Bilahare Suriye ile yapılan anlaşma- daki 500 m3/s kuralının kaleme alınışı maalesef hatalı. Hata şurada: "Atatürk Barajı gölü doluncaya kadar Türkiye. sı- nırda 500 m3 /s su bırakmayı kabul edi- yor' yerine, 'Atatürk Barajı doluncaya ve nihai anlaşma yapılıncaya kadar, Türki- ye sınırda 500 m3 s su bırakmayı kabul ediyor' ifadesinin anlaşmaya girmiş nl- masıdır. Türkiye'ye baskı da nihayi an- laşmaya varılması için yapılmaktadır. Anlaşmada'Herhangi bir ayda aylık or- talama 500 m 3 s altına düşerse, müte- akip ay su tahliyesi arttınlarak telafi yo- iuna gidilir' biikmü de yer almaktadır." Türkiye'nin su politilcası Türkiye. aniaşmazlık konusu olan Fı- rat ve Dicle havzalan başta olmak üze- re, tüm smıraşan sulariçin ulusal birpo- litıka geliştirerek bunu hem taraf ülkele- rin değerİendirmelerine hem de ilgili uluslararası kuruluşlann dikkatine sun- muşrur. Geliştirilen bu politika, tama- men ulusiararası hukuk ilkelerine, ko- nuyla ilgili tekn/k \e bilimsel gerçekle- re ve iyi niyet yaklaşımlanna dayanmak- tadır. Türkiye'nin Fırat ve Dicle havza- sı sulannın u akdavehakçakullanıını''na ilişkin geliştirdiği planın aynntılan, Dı- şişleri Bakanlığı tarafından şöyle veril- mektedir: 0 Türkiye, Fırat-Dicle havzası sula- nnın kullanılması konusunda Suriye ve Irak'abirplanönermiştir. Bu planın tam adı "Fırat-Dicle Havzası Sınır Aşan Akarsulannın Hakça, Akılcı ve Opti- mum Kullanımı için Üç Aşamalı Ptan"dır. Sınır aşan sularla ilgili litera- türde kısaca "Üç Aşamalı Plan" olarak adlandınlan bu plan, Dicle-Fırat havza- sında bütün ilgili taraflan tatmin edecek bir çözüme ulaşılmasını amaçlamakta- dır. Planın üç aşaması şöyle özetlenebi- lir: A. Birinci aşama: Su kaynaklan cn- vanterçalışmalanyla ilgili olup şu faali- yetleri kapsayacaktır: a) Aşağıdaki seçilmiş ölçüm istasyon- lanna ait tüm mevcut verileri (seviye ve akım ölçümleri) teati etmek, Ülkeler Fırat Dicle Türkiye Belkısköy Cizre Suriye Kadahiye Abu Kemal Irak Hubeyde (Hit) RshKhob Nasıriye Musul Kırt b) Üç ülkenin uzmanlannca Fırat ve Dicle havzasında seçilen ve havzayı tem- sil eden meteoroloji istasyonlanna ait ay- lık bazda buharlaşma, sıcaklık, yağış, karkalmlığı (eğer mevcut ise) ile ilgili tüm verileri teati etmek, c) Yukanda bahsi geçen verileri kont- rol etmek, d) Gerektiğinde yukanda belirtilen öl- çüm istasyonlannda farklı dönemlerde müşterek ölçümler yapmak, e) Ölçümleri değerlendirmek ve dü- zelrmek, f) Mevcut su kalitesi verilerini (yoksa bunlann elde edilmesinden sonra) teati ve kontrol etmek, g) Su rüketimlerinin ve su kayıplannın tespit edilmesinden sonra çeşitli istas- yonlarda doğal akımlan hesaplamak. B. İkinci aşama: Toprak kaynaklannın envanter çalışmaiannı kapsayacak olup, aşağıdaki faaliyetler gerçekleştirilecek- tir: a) Her ülkede kabul edilerek uygula- nan toprak smıflandırma ve drenaj kri- terleri hakkında bilgi teatisinde bulun- mak, b) işletmede olan, inşa halindeki ve planlanan projelerin toprak sınıflannı kontrol etmek, c) Eğer yukanda (b) maddesindeki ça- lışmalar diğer taraflarca da mutabık ka- Imacak kabule şayan gerekçelerle ger- çekleştirilemezse, toprak sınıflan imkân bulunabildiği ölçüde tespit edilecektir. d) İşletmede olan. inşa halinde ve planlanan projelerin, toprak sınıflan ve drenaj koşullanna göre bitki desenlerini etüt etmek ve tartışmak, c) Yukandaki maddelerde belirtilen çalışmalan esas alarak işletmede, inşa halinde ve planlanan projelerdeki sula- ma suyu ve yıkama suyu ihtiyaçlannı he- saplamak. C. Üçüncü Aşama: Bu safhada su ve toprak kaynaklannın değerlendirilmesi yapılacak olup, aşağıdaki faaliyetlerin yürürülmesi öngörülmektedir: a) Planlanan projelerdeki su kayıpla- nnı en aza indirebilmek için sulama tipi ve sistemini tartışmak ve belirlemek, iş- letmedeki projelerin modernizasyon ve ıslah ımkânlannı araştırmak, b) İkinci aşamanın (c) maddesindeki proje bazında yapılan çalışmalara daya- narak her ülkedeki, içme. kullanma ve endüstri suyu temini, rezervuarlardan ve sulama şebekelerindeki iletim sistemle- rinden buharlaşma kayıplan da dahil ol- mak üzere tüm projelerin toplam su tü- ketimlerini belirlemek, c) Dicle'den Fırat'a su transferi imkâ- nmı göz önünde bulundurarak arz-talep dengesini sağlamaya yönelik bir benze- şim modeli geliştirmek, d) Planlama safhasındaki projelerin ekonomikyapılabilirliklerini belirlemek için yöntem ve kriterleri tartışmak. Bu temel ilkeler üzerine kurulu olan "Üç Aşamalı Plan" ın iki önemli yonü bulunmaktadır: a) Fırat ve Dicle'nin tek bir sınır aşan akarsu sistemi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu iki nehir, Şattül Arap'ta doğal akımlannın sonucunda birleşmekte kalmayıp, Irak'taki Thart- har kanaiı tarafindan yapay olarak da ir- tibatlandınlmaktadır. Dolayısıyla, halihazırda Fırat Nehri ta- rafından sulanan bazı alanlann su ihtiya- cının Dicle'den alınacak sularla da gide- rilebileceği, Fırat Nehri'nden yapılan mevcut ve ileride doğabilecek tanmsal kullanımlann mutlaka Fırat'tan yapılma- ya devam edilmesine gerek kalmayaca- ğı anlaşılmaktadır. b) Ülkelerin veri toplanması ve değer- lendirilmesi ile ilgili yaptıklan çalışma- lar, birbirleri arasında büyük farklılıklar göstermekte olup, sağlıkJı bir mukayese- ye temel teşkil edebilecek mahıyette de- Dolum ıstasyonu ((lenızde) doldunna Boşaltma ve balonu guverteye toplama .Manavgar'tan Ortadogu ve Kuzey Afrika ülkelerine su balonmla tatlı su taşıma projesL "Bildiğimiz toprakların en bereketlisi bû topraktv ve en çok ûrûnü burası ve- rir. Orûnleri bahmmdan o kadar iyi bir topraktır ki, normalyıllarda bire ikiyüz ve bereket ytllannda bire üç yüz verir. Bunu bilen Babil kraliçesi Nitokris, ien- ti îkiye ayıran Fırut Irmağı 'nayukarı doğru kanallar kazdırarak öyle girintili çıhnlth biryatak açtırdı ki, ırmak bazı Asurköyleri içinden üç kez geçer oldu." Heredot Tarihi "Şark'ın bu muhitindeyeni bir dağdoğacak, bu dağın ortasından bir altın fışJaracaktır. Buna el değdirmeyin çünkûyakar. Ama unutmayasınız, dağ bu mıntıkaya ve Harran'a bereketsaçacaktır." KarababaMenUbesi "Kurucu Nişcm Bin Abdülmelik. bir mervan suyu olmadığından, hesap uz- manları ile görüşüp yerin yüksekliğini ölçerek, Fırat Nehri 'nin enyüksekye- rinde. Doğu tarafından birer büyük setyaptırdı. Fırat 'm aktığı yerlere ikiyüz bin adam toplayıp çadırlarımn bulunduğu yere deniz gibi Fırat suyu ahttı." Evliya ÇelebiSeyahatnamesi ğildir. Arada eşgüdümün sağlanabilme- si amacıyla su ve toprak kaynaklan en- vanter çalışmasının ortaklaşa gerçekleş- tirilmesi gerekmektedir. 0 Türkiye, bu şekilde; yapılacak bi- limsel çalışmalar sonucunda tespit edi- lecek gerçek su ıhtiyaçlannın ortaya çık- masıyla, su kaynaklannın hakça, akılcı ve optimum bir yöntcmle kullanılması- nın mümkün olacağı inancındadır. 0 Bu yönde atılacak adımlarla oluş- rurulacak olumlu ortam, bölgedeki yal- nızca su kaynaklannın değil. diğer dogal kaynaklann da işbirliği ve karşılıklı men- faatler çerçevesinde kullanılmasına ta- ban hazırlayacak ve bu süretle ilişkiler- de kök salmış olan güvensizlik ortamın ortadan kalkmasına katkıda bulunabile- cektir. Barış Suyu Projesl 198O'li yıllann ikinci yansmda, Tür- kiye, Ortadogu ülkeleriyle yeni bir işbir- liği yaklaşımıyla kısaca "Banş Suyu" olarak bilinen bir proje önerisi geliştir- miştir. Proje, Türkiye'nin Seyhan ve .Ceyhun havzalanndaki günlük ortalama 39 mılyon mv lük su potansryelinın 6 milyon m3 'lük bölümünün Ortadogu ül- kelerine pazarlanması esasma dayan- maktadır. İki ayn hattan oluşan ve ön fi- zibilite çalışmalan tamamlanan bu pro- jede, "Batı HattT'la günde 3.5 milyon m3 suyun Suriye ve Ürdün üzerinden Su- udi Arabistan ve Cidde'ye kadar nakle- dilmesı öngörülmüştür. Bu hattm uzunluğu 2650 km olup, top- lam maliyetı 8.5 milyar ABD Dolan dü- zejandedir. "Körfez Hattı" olarak bili- nen ikinci hat da yine Suriye ve Ürdün üzerinden geçerek, Suudi Arabistan, Ku- veyt, Bahreyn, Katar ve BA Emirliği'ne kadar uzanacaktır. Bu hattm da uzunlu- ğu 3900 km, kapasitesi 2.5 milyon m3 /gündür. Toplam maliyeti 12 milyar dolar olarak tahmın edilen bu hattaki 1 m3 suyun maliyetinin 1.07 ABD Dolan, Batı Hattı'nda ise 0.84 ABD Dolan ola- cağı ifade edilmektedir. Yazı dizimizin ikinci bölümünde veril- miş olan Ortadogu ülkelerindeki su sı- kıntısının boyutu dikkate alındığında. bu projenın bölge ülkelerinin özellikle ge- leceği açısmdan taşıdığı önem çok daha iyi anlaşılabilecektir. Durum böyle iken, söz konusu ülke- ler arasındaki mevcut güvensizlik olgu- su nedeniyle projeye maalesef bugün kuşkuyla bakılmaktadır. Türkiye'nin kendi gelecek nesillerinin rezervlerin- deo kullanarak iyi niyetle payiaşmak is- tediği bu kaynağa, dileriz bu ülkeler ge- lecekte de ihtiyaç duymazlar. Türkiye'nin, su sıkınrısı çeken Ortado- ğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin kullanı- mına sunmak üzcre geliştirdiği ikinci proje. Manavgat Nehri'nden Akdeniz'e akan suyun bu ülkelere taşınmasıdır. 1991 yılı değerleriyle yatınm bedeli "240 milyar TL + 9 milyon DM + 9.5 ABD Dolan" olan bu proje tamamlan- ma aşamasına gelmiştir. Projeyle, gün- de 500.000 m3 su satışı yapılabilecektir. Değerlendlrme ve dileğimiz Tarih boyunca ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınmalan, daima "su" ve "ba- rış" bir araya geldiğinde gerçekleşmiş- tir. Ülkemizin de içinde bulunduğu Or- tadoğu'da, dileriz bu iki güzel değer bir- leşir ve bölge insanının özlemini çektiği banş içinde bir kalkınmayı sağlar. 6. ve 7. bölümle ilgili kaynaktar: Özden Bilen, "A TechmcalPerspectiveon Euphnates - Tigns Basin ", Hacettepe Üni- versitesi ve Friedrich-Naumann-Foundah- on (Ankara) tarafından 4-8 Ekım 1993 ta- rihinde Ankara'da dûzenlenen "Waters as an Element of Cooperation and Develop- ment in the Middle East" konulu konferans tebliğleri kitabı, Ankara 1994. Olcav Ünver, "Ortadogu'daSu Sorunu ve Türkive " konulu brifîng notları, Ankara 1992. TBMM, "Keban Barajı veAşağı Fırat Kal- kınma Projesi", Araştırma Heyeti Raporu, Ankara 1962. TC Dışişleri Bakanlığı Bölgesel ve Smıra- şan Sular Dairesi, "Ortadoğu'da Su Sorunu ", Ankara 1994. "Long roadfor Damascus asyriaplans for futurdemand", Water and Environment In- ternatıonal. Vol. 4. pp. 6, September 1995. ÜTTİ POLİTtKA VE ÖTESİ MEHMED KEMAL j Bu Omuzlar Çökemez... \ Ekranda, "Teröristleryakalandı" yazıyordu. Ekra-j nın dibindeki bantta, "Teröristleryakalandı"can\\ can-| lı yürüyordu. Iskemlede oturan çocuk, tane tane he-> celiyordu: | "Teröristler yakalandı." Çocuk, babasına bağırdı: "Ba-ba... Ba-ba!.." . \ "Ne var?" "Baksana teröristleryakalanmış!.." "Nerede?" "Televizyonda." "Ne televizyonu?" ' \ "Bak, işte gösteriyor." | "Ne gösteriyor?" "Teröristlerin yakalandığını yazıyor." Çocuğun telaşına, babanın vurdumduymazlığı ka-» nştı, evin içini bir "Teröristleryakalandı" sardı. Oda-J nın içini bir şamatadır aldı. i "Nerde, nasıl yakalanmış ? " i "Polonya'da, Varşova'da..." "Demekoraya kadargitmişler... Kimmiş" "Bilmiyorum, sadece yakalandıklannı yazıyor." Haber yayılmaya başladı. Odadansofaya... Sofadan komşuya... Komşudan sokağa... Sokaktan mahalleye... Yayıldı haber: "Teröristler yakalandı." Haber yayıldıkça gevşedi, gevşedikçe ilginçliğini yi- tirdi. Şöyleymiş haber: İki Türk tekstilcisi, bellerinde bir tabancayla Polon- ya'da... Polonya'nın merkezinde Varşova'da yakalan- mıştı... Ekrandakj duyuru gittikçe çaptan düşse bile kulak- tan kulağa yayılıp gidiyordu. "Sabancı Holding'in gökdeleninde adam öldüren teröristler yakalanmştı." Haber dalga dalga dört bir yana yayılırken Fehri- ye Erdal'ın Derbent'teki baba evierine de ulaşmıştı. "Sahimi?" "Bilmem öyle söylüyoriar." "Benim kızım böyle bir şey yapmışsa ben elimle' tutar teslim ederim. Benim kızım yapmaz öyle şey.. Bir kışkırtan, bir aldatan vardır. Küçücük bir kız ko- caman holdinglerin gökdeleniniaşarda doruğa ula- şırmı?" "Teröristler yakalandı." Birileri diyordu ki: "Ellerinde iki Ceymis Bond çanta, iki şık giyinmiş delikanlı gökdelenden çıktılar, koşmaya başladılar." "Otobüse bindiler..." } "Hayırtaksiye..." •_-: ' "Hiç taksiye binerier mi? Şaşırtmaca olsun diye özel bir arabaya bindiler." "Nereye gittiler?" "Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçtiler." i Küçücük bir kız, bıyığı terlememiş iki çocuk maf- yanın mı, terorizmin mi, başka çıkan olanlann mı pen- çesine düşmüştü? Tevâtür almış başını gidiyordu. î "İkikişiydiler... Üç kişiydiler... Dışardaadamlan var- ' dı, içerde adamlan vardı... Böyle büyük bir işiyapan- lar kimin elulağıydı? Sadece terör diye bakılamazdı, derinine inilmeliydi." "Devler mi çarpışıyordu?" "Amerikan otomotiv sanayisiyle Japon sanayisi' çarpışıyordu." "J ^ '^^^^>^ *»*• •*- ••••" ••-• '"»• «^'- j "Yani devler..." ""'' \ "İki büyük devin kapışması..." "Bu kavga, küçücük Fehriye Erdal'ın cılız omuzla- nna yüklenemezdi." "Küçücük kızın cûız omuzlan bu yükü kaldırmaz- dı." -Ne olurdu?" "Çökerdi." Nitekim çöktü ve her şey karman çorman. BULMACA SEDAT YAŞAYAN 1 2 3 4 5 6 7 8 SOLDANSAGA: 1/ Lor peynirine verilen bir başka ad. 2/ Tavana ası- lan süslü aydınlat- ma aracı... Kuy- ruksokumu kemı- gi. 3/ Ahmet Ra- sim'ın çocukluk ve okul anılannı içeren yapıtı... lridyum elementi- nin simgesi. 4/ Be- lirti... Cinsel dür- tülerin ruhsal enerjisi. 5/ Henri Charriere'nin, fil- me de aktanlan ünlü romanı. 6/ Kale duvan... Üstün bir yetkinin gücünü simgeleyen değnek. 7/ Saz şairi... Döl verme yetkinliğine eren. 8/ Müzikte. armoni kurallanna göre üst üste bindirilmiş ses- ler... Bir gıda maddesi. 9/Pa- rola... Atletizm pistlerinin kaplanmasında kullanılan plastik madde. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Mafya üyesi. 2/ C)dün... Algılanan nesnelerin temel nite- liği. 3/ Argoda karnı aç ya da parasız kimse... Bir işletme- nin ani çöküşü. 4/ Yok etme, gidenne... Bir şeyi anımsamak için yazılan kısa yazı. 5/ Özellikle Meksika'da yaygın sert bir içki... Eski Mısır'da güneş tannsı. 6/ Kuran'da bir sure. II Altının simgesi... Meydana gelen, oluşan. 8/ Kastamo- nu'nun bir ilçesi... Verme, ödeme. 9/ Yumuşak bir çeşit ke- çiderisi. ACI KAYBDfE Merhum Mahmut ve Seher ÖZERlŞ'in kızı, Em. biyoloji öğretmeni Bedia YALÇINER ve Prof. Dr. Süheyla ÖZERİŞ'in kardeşi, Kaptan Zekj OKTAR'm yeğeni, Can YALÇINER'in teyzesi, sevgili eşim, iktisatçı ve emekli bankacı LAMİA DİCLELt 15.01.1996 tarihinde vefat etmiştir. Cenazesi 17.0|I. 1996 Çarşamba günü (bugün) Bebek Camii'nden öğle namazını müteakip, Emirgan Mezarhğı'na defnedilecektir. Merhumeye Allah'tan rahmet diliyorum. EŞt Sevgili METİN GÖKTEPE Üniversite bir dostunu yitirdi. Resmi terör sona ersin isriyoruz. Seni özleyeceğiz. ÖES (ÖĞRETtM ELEMANLARI SENDİKASI)
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle