25 Mayıs 2022 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
24 MART 1995 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Istanbul olaylan ve K. Irak harekâtı nedeniyle çocuk şenliğine katılacak 50 ülkeden 13'ü vazgeçti ;e 13 iükedeııprotesto• TRT'nin. Dışişleri Bakanlığı ile ortaklaşa yürüttüğü dünyanın uluslararası boyuttaki tek çocuk şenliğine v e* etmesine karşın katılmayan, ancak katılacağını bildiren 50 ülkeden 13'ü 'dini çatışmalar olduğu ve çocuklann güvenliğinin sağlanamayacağr Î J K ^ " d i j S toS gerekçeleriyle başvurusunu geri aldı. Iptal gerekçesinde ağırlıkh olarak 'Cezayir benzetmesi' işlendi. ta%lTgöstereceği merak edıliyor. HÜLYA KARABAĞLI ANKARA - lstanbul'da 30un üzerin- de yurttaşın ölümü> le sonuçlanan ve ya- bancı basın organlannca dünya kamu- oyuna 'Cezajir benzetmeteri' ile sunulan çatışmalar, uluslararası boyutta dünya- nın tek 'çocuk bayramı' olan 23 Nisan Şenliği'ne de gölge düşürdü. TRT'nın Dışişleri Bakanlığı ile yürüttüğü organi- zasyona daha önce katılacağını bildiren 50 ülkeden 13' ünün, 'dini çatışma ve gü- venlikendişesi' gerekçeleriyle başvurula- nnı ıptal ettıklen öğrenildi. Bu ülkeler- den Norvec/in ise Türk Silahlı Kuvvet- len'nın Kuzey Irak'ta sürdürdüğü hare- kâtı 'işgal' biçiminde değerlendirdiği ve ve başvurusunu bu nedenle iptal ettıği bildirildi. Istanbul'daki olaylann çıkışından çok önce başlayan şenlik hazırlıklan kapsa- mında, TRT, Dışişleri Bakanlığı aracılı- ğıyla 93 ülkeye davetiye gönderdi. 50 ül- kenin olumlu yanıt vennesiyle şenliğe katılım oranı geçmiş yıllara göre 'rekor' düzeye ulaşırken Istanbul olaylannın ar- dından Dışişleri Bakanlığı"na iptal baş- vurulan iletilmeye başlandı. 13 ülkenin iptal başvurusu, Dışişleri Bakanlığı ile başvurulannı iptal eden ül- keler arasında yoğun bir faks ve telefon trafiğine yol açtı. Bakanlık, olaylann 'mevzi' bir hareket olduğu ve 'sokakça- üşmasrndan öteye gitmedıği konusunda ülkeleri inandırmaya çalıştı. CKN başta olmak üzere yabancı yayın organlan ve ajanslann olaylan haberbül- tenlerinde sunuş ve yorum biçiminin, ip- tal kararlannda etkili olduğu belirtildi. Iptal gerekçelennde. 'din çatışması'na işaret edilerek Türkiye, köktendınci terör örgütlerinin kana buladığı Cezayir'e ben- zetildi. Olaylar öncesinde şenliğe ilk kez katılacaklannı bildiren Moğolistan ve Meksika. 'çocuklann can güvenliğinin sağlanamayacağfdüşüncesınde oldukla- nnı bildirerek programı iptal ettiklerini açıkladılar. Dışişleri BakanhğTnın, şenliğin başla- ma tarihine kadar ülkeler nezdinde gin- şimlerini sürdüreceği belirtilerek yetki- lılerin olumsuz yaklaşımlann değişece- ği umudunu taşıdığı vurgulandı. TSK'nin, PKK kamplanna yönelik olarak Kuzey Irak'ta sürdürdüğü harekâ- tın. şenliğe ikinci bir darbe indirmesin- den kaygı duyuluyor. Alınan ilk bilgile- re göre Norveç. operasyonu "Irak'ı iş- gal" biçiminde değerlendirerek başvuru- sunu iptal etti. Körfez savaşmdan sonra TRT'nin da- TRT, şenlik çerçevesınde çocuklariçın sözcük kitapçığı. afiş, çanta, bel çantası, anahtarlık, tişört ve şapka siparişi verdi. Tunzm Bakanlığı da Ankara'yı tanıtıcı içerikte üç dilde hazırlanan broşürleri da- vetli çocuklara dağıtacak. Çocuklar. 3'ü özel, 42'si devlet olmak üzere toplam 45 okula paylaştınlacak. Konuklar Büyük Ankara Oteli'nde ağırlanacak. Ülkeler. 12 nisandan itibaren Türkiye'ye gelme- ye başlayacaklar. TRT. şenlik etkinliklerini içeren canlı bağlantı ya da banttan sunacağı program için 700 saatlik bir yayına hazırlanıyor. Sorumlular hâlâ görevde Petrol Ofisi'nde yolsuzluğa hoşgörü ESRA YENER ANKARA - Petrol Ofisi Istanbul Bölge Müdürlü- ğü'nde Teftiş Kurulu rapo- ruyla ortaya çıkanlan 125 milyar liralık yolsuzluğun sorumlululan görevlerinden ahnmadı. Petrol Ofisı Genel Müdürü Korel Aytaç, Teftiş Kurulu raporu çerçevesınde haklannda suç duyurusu ya- pılan genel müdürlük perso- nelinin yolsuzlukla doğru- dan ilgilen olmadığını sa- vundu. Aytaç. "bilanço dönemi olması ve emekJiliklerinin yaklaşmasT nedeniyle suç- lanan kişiler hakkında her- hangı bir ışlem başlatılma- dığını söyledı. Petrol Öfisi Istanbul Böl- ge Müdüriüğü'nde kasım ayında Tefti ş Kurulu tarafın- dan yapılan ıncelemede. 5 bayı ile anlaşılarak karşılığı ödenmeyen çeklerin muha- sebeye ışlenmesi sonucunda kurumun 125 milyar lira za- rara sokulduğu ortaya çıktı. Teftiş Kurulu, Istanbul Böl- ge Müdürü Necdef Ozgen ve Muhasebe Müdürü Necla Toprak ile Genel Müdürlük Finansman Dairesi Başkanı Ceialettin Döver. Muhasebe Daire Başkanı Recep Öz- han, başkan yardımcısı Sela- hattin Baha ve Bilanço Şu- be Müdürü Yaşar Hışır hak- kında Küçükçekmece Cum- hunyet Savcılığı'na suç du- yurusunda bulundu. Petrol Ofısi yetkilileri, Teftiş Kurulu'nun raponın- da yolsuzlukla doğrudan ilişkısi bırtunduğu saptanan Özgen'in görevinden alına- rak. genel müdürlükte uz- manlık kadrosuna atandığı- nı, raporda sorumlu görülen genel müdürlük çahşanlan- nın ise görevlenni sürdür- düklenni bildirdiler. Teftiş Kurulu yetkilileri, haklannda suç duyurusunda bulunulan personelin hemen görevden alınmalan gerekti- ğinı vurgularken, "Ancak, gö"re\den alma yetldsi Genel Müdürümüz Korel Ay- taç'tadır. Biz ancak, bu ko- nuda göriiş bikürebiliriz" açıklamasını yaptılar. Petrol Ofisi Genel Müdü- rü Aytaç. Özgen'in hemen görevinden alındığını belir- terek şunlan söyledı: "An- cak. bizim genel müdürlük- te suçlanan muhasebe perso- nelimizin yolsuzlukla doğru- dan ilişkileri yok. Yalnızca ih- malkâr da\ ranmalan nede- niyle haklannda suç duyu- rusunda buiunuldu. Za'ten Selahattin Balta emekliliği için başMiruda bulunmuştu. Diğerteri hakkında da bilan- ço dönemi olması nedeniyle herhangi birişlem başlatnia- dık. Ancak, çahşmalar dik- kate alınacak, gereği düşii- nülecek." Baskanlar kurulu kararı DÎSK, olağanüstü genel kurula gidiyor tstanbul Haber Servisi - Devrimci lşçi Sendikalan Konfederas>onu Genışletil- miş Baskanlar Kurulu, 9. ge- nel kurulundan sekiz ay son- ra olağanüstü genel kurul yapma karan aldı. DİSK, mayıs ayı içınde "tüzük ge- nel kurulu". hazıran ayı için- de ise "olîğanüstü genel ku- rul" gerçekleştirecek. DİSK Genel Başkanı Rtdvan Bu- dak, önce ILO normlan \e uluslararası sözleşmelere uygun bir tüzük. sonra da "daha geniş katdımlı bir DİSK yönetimi" oluştura- caklannı söyledi. 20-21 martta toplanan DİSK Genişletilmiş Baskan- lar Kunılu, 9. genel kurul sonrasındaki gelişmeleri de- ğerlendirerek sendikalann ve konfederasyonlann iç iş- leyişlerini ve etkinliklerini özgürce sürdürmelerini en- gelleyen 12 Eylül anayasa ve yasalannın değiştirilmesi için mücadelenin yükseltil- mesi gerektiğine karar verdi. DtSK Baskanlar Kurulu. ön- ce yeni bir tüzük oluşturma, ardından da olağanüstü ge- nel kurula giderek yeni bir yönetim oluşturma karan al- dı. DİSK'in tüzük taslağının 10 kişilik bir komisyon tara- fından hazırlanacağı kayde- dıldi. Budak. yeni tüzüğün ILO normlan. uluslararası söz- leşmeler ve eskı DtSK tü- zükleri ışığuıda hazırlanaca- ğını belirtirken, "Olağanüs- tü genel kurulla içimizdeki tartışmalara son vereceğiz. Geniş kaahmh bir yönetim oluşturacağız" dedi. -voc'iık değihyaşantıtioıulıınılmtış ii Taiİh, 7 Arallk 1992 - Dört yaşındaki S.Y. boğazına kek kaçöğı için komşu- lannın kollannda, Gebze Devlet Hastanesi'ne getirildi. Daha sonra annesi Farma Yaz- kan taranndan şiddet uygulandığı beliıiendi. S.Y., mahkeme karanyla Karamür- sel Çocuk Esirgeme Kurumu Yuvası'na yerleştirildi. 28 Aralık 1992 tarihli Cumhu- riyet'te olay böyle duy urulmuşru. • İki yıl önce, annesinin uyguladığı şiddet nedeniyle hastanede tedavi gören ve Çocuk Esirgeme Kurumu yuvasına yerleştirilen S.Y., 'ailesiyle iyi ilişkisi olduğu' söylenerek babasına teslim edildi. llişkilerinin o kadar da iyi olmadığı kısa sürede ortaya çıktı ve 6 yaşındaki S.Y,. yeniden ve bu kez ölümle pençeleşir durumda . .ti hastaneye kaldınldı. ",,:B. Jkrih,20Martl Yuvadan, mahkeme karan ohnaksızın ailesine tesHm edilenS.Y., yinc hastane>e «erjrildi. Beyninde ödem ve kanama tanısıyla tedavi görfiyor. Doktorlar, yaşamsal tehlikesi ., okhığunu söylüyor. Anne dayağıyla ölüme doğru BERATGÜNÇIKAN Boğazına kek parçası kaçtığı için hastaneye getirildiğinde dört yaşın- daydı. Giysileri; vücudundaki kınl- malan. bedenındeki sıgara yanığı izlerini gizleyemedı. Doktorlann. uğradıği şıddeti saptamalanyla ölümden kıl payı kurtuldu S.Y. Mahkeme karanyla ailesinden alı- nıp Karamürsel Çocuk Esirgeme Kurumu Yuvası'na yerleştırildi. Ar- tıkgüvendeydi. Bugün yıne hastanede S.Y. ve al- tı yaşında. Hastaneye kardeşleri ta- ranndan dövüldüğü savlanarak ge- tirildi. Bu kez ölümle pençeleşiyor. Çünkü mahkeme karan alınmaksı- zın, koruma karan kaldınlmaksızın ailesine teslim edildi. Annesi yine şiddet uyguladı. İlk kontrollerde saptandı ki kaşının üzerinde derin birkesikvar. Daha da önemlisi bey- ninde ödem oluştu ve kanama gö- rüldü. Doktor raporu, "Hayati teh- like taşıyor-." S.ye uygulanan şiddetin saptandı- ğı tarih 7 Aralık 1992. S.Y. Gebze Devlet Hastanesi'ne komşulannm kollannda getirildi. Boğazına kek kaçmıştı. Annesi Fatma Yazkan. hamileydi, bu yüzden de evde kal- mıştı. Komşu kadın, "Annesinin çıg- uklan üzerine olerine koştum" di- yordu, "Kızı alıp getirdim." Kek parçası çıkanldığında rahat soluma- ya başladı S.Y. ama sürekli kusu- yordu ve ishaldi. Serum takıldı. Hemşirelertarafından soyulduğun- da kolunda ve bacaklannda kınk iz- leri, yanlış kaynamadan kaynakla- nan eğrilikler, boynundaki yara ve tüm bedenindeki yanıklar ortaya çıktı. Boyundaki iz iple yapılmıştı. el üzerinde. kalçada görülen muh- temelen ütü izleriydi. Burun kemi- ği kınktı. sağ baş parmağı zedelen- mişti. Kaş üzerinde de sigara yanı- ğı vardı. Komşu kadın biraz sıkıştı- nlınca, S.Y.'yi annesinin dövdüğü- nü söyledi. Kamu davası açıldı Dr. Rana Kuruoğlu'nun hazırla- dığı tutanak, ailenin oturduğu Gü- zeltepe Jandarma Karakolu"na gön- derildi. Anne Yazkan'ın ifadesi ahndı. S.Y.'nin kemiklerinin geliş- mediğini ve kardeşi Murat'ın döv- düğünü söyledi anne. Baba İsmail Yazkan da kansını savundu. "döv- mez, kazadır" dedi. Anne Yazkan hakkında kamu davası açıldı. Geb- ze Cumhuriyet Savcısı Dursun Ata- yıbnaz, doktor raporuna dayanarak Sulh Hukuk Hâkimliği'nden vela- yetin nezdini yani S.Y.'nin anne ve babasından alınarak bir kuruma yerleştirilmesmı istedı. Mahkeme bu istek doğrultusunda karar verdi ve S.Y., Karamürsel Çocuk Esirge- me Kurumu Çocuk Yuvası'na yer- leştirildi. Bu yuvada yaklaşık yirmi ay kaldı S. Y.. Anne ve babasıyla se- kiz kez görüştü. Baba İsmail Yaz- kan kurum yetkililerine kızinı özle- dığini, eve götürmek istediğinı söy- ledi. Kurum 7 Kasım 1994'te S.Y.'yi babasına teslim etti. Almnda kesik izi S.Y.. Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne 20 mart günü, öğle sa- atlerinde getirildi. Acil servis yetki- lilerine "kardeşleri dövdü" diyen babası îsmaıl Yazkan'dı. S.Y.. yo- ğun bakıma ahndı. Alın ve kaş böl- gesinde derin bir kesik izi vardı ve muhtemelen iki gün önce olmuştu. Şuuru kapahydı. genel durumu es- ki izler bırleşince dayanılmazdı. Be- yın tomografısi çekildi, tanı "be- yinde ödem ve kanama." Doktorlar yeniden babayı aradık- lannda İsmail Yazkan ortada yoktu. Hastane polisine bildirildi. Gebze Cumhuriyet Savcılığı'na rapor ıle- tildi. Doktorlara göre, S.Y.'nin du- rumu "hayatitehüke" taşıyor. Şuuru hâlâ yerinde değil ve tepki vermi- yor. Yaşayacak mı? Bilinmiyor. S.Y. neden ailesine teslim edildi? Bu so- runun yanıtı ise yasalann çiğnendi- ğini gösteriyor. lzmit Sosyal Hiz- metler İl Müdürü Mehmet Köksal, S.Y.'nin yirmi ay kurumlannda kal- dıgını. bu süre içinde ailesiyle sekiz kez görüştüğünü söylüyor. Bu gö- rüşmelere tanıklık eden sosyal hiz- met uzmanlan raporlannda. S.Y.'nin anne ve babasıyla "iyi" ilişki kurduğunu ve eve dönmeyi S.Y.'nin istedığıni vurguluyorlar. Ailesine teslim edilmesine gerekçe olarak da işte bu "istek" gösterili- yor. Ancak 2828 sayılı Sosyal Hiz- metler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Yasası'na aıt "Korunmaya muhtaç çocuklann tespiti. inceleme, koru- ma kararlannın alınması \e kaldı- nlmasına ilişkin yönetmelik" yapı- lan uygulamanın yanlışlığını ortaya koyuyor. Bu yönetmeliğin 18. mad- desine göre koruma şartlannın kalkması durumunda da mahkeme karan gerekiyor. Bu karar alınmak- sızın S.Y.'nin ailesine neden teslim edildiği sorusuna ll Müdürü Meh- met Köksal. "Gebze Cumhuriyet Savcılığı'na iki kez başvurduk, ama yanıt alamadık" karşılığını veriyor. HAFTAYA BAKIŞ AHMET TANER KIŞLALI Fransa'dan Türkiye'ye.. Yaşlı Fransız konuşurken salonda sinek uçsa du- yulabilirdi. Türkiye'ye ilk kez 1935 yılında geldiğini anlatarak başladı sözlerine... Sakız adasından, bir Yunanlı ba- lıkçının teknesiyle Çeşme'ye geçmişti. Döviz bozdur- ması gerekiyordu. Gümruk memuruna sormuştu: - Banka nerede var? - izmir'de. Peki Izmir'e kadar gltmek için parayı nereden bu- lacaktı? Çaresizdi. Ama gümrük memuru, cüzdanını çıkarıp içindeki parayı kendisi ile payiaşmakta bir an bile tereddüt etmemişti. Ve eklemişti: - Izmir'e gidip dövizinizı bozdurduğunuzda, bana olan borcunuzu falanca adrese bırakırsınız... • • • Marcel Colombe, daha sonralan Türkiye'ye defa- larca gelmiş bir Türk dostu idi. Türkçeyi de çok gü- zel ögrenmişti. Çeşme'den Izmir'e gittiğinde başında bir bere var- dı. Kordon boyunda gezinirken iki jandarmanın ken- disini durdurduğunu anlattı. Bere giymenin yasak ol- duğunu söylemişlerdi. 1937'de, Türkiye'de gazetelerin birtür sözlük işle- vi gördüğünü anımsıyordu. Her gün, yazılı dildeki Arapça ve Farsça sözlüklerin Türkçe karşılıklan ya- yımlanıyordu... Arapça da bilen ve bir "Doğu uzmanı" fŞarkiyatçı) olan Sayın Colombe, Mustafa Kemal'in Islam dün- yasındaki etkilerinden örnekler verdi; Iran'dan Mısır'a, Cezayir'e kadar. Ama Mustafa Kemal'den açıkça etkilenmiş olan bu ülkelerin aydınlan ve devlet adamlannın, Mustafa Ke- mal kadar ne güçleri ne de cesaretleri vardı. Türkiye ve Suudi Arabistan iki ucu oluşturuyordu. Diğer Islam ülkeleri, ikisi arasında bir yol seçmişlerdi... • • • Konuşma Metz'deki Technopole'de yapılıyordu. Konu "Fransa'da ve Türkiye'de Laiklik" idi. Her iki ülkeden üçer konuşmacının katıldığı bir günlük bir "kolokyum" söz konusuydu. Ve Sayın Colombe, ilgi ile izlenen konuşmasını ka- ramsar bitirdi: - Türkiye geriye gidiyor! Son gelişinde, gittiği lokantanın duvarında Atatürk resmi yoktu. Bir kez daha görmek istediği Dolmabah- çe Sarayı'nı gezdiren rehber ise Atatürk'ün öldüğü odayı turistlere şu sözlerte tanıtmıştı: - Son Osmanlı paşası, bu odada sirozdan öldü... Marcel Colombe, Turk Islamcılan açısından da ka- ramsardı. Mısır'ı "40 yıl geriden" izlemekten öte gi- demediklerinı söyledi. Mustafa Kemal, dönemin Islam düşüncesini ince- lemış ve bunlardan yararlanmıştı. Ama bugünün Türk Islamcılan, bir Cemalettin Afgani yı aşamamışlardı. • • • Türkiye'den Ali Bulaç, Ömer Laçiner ve benim ka- tıldığım toplantıyı, eski bakanlardan Jean Laurain yönetiyordu. Açış konuşmasında laikligi şöyle tanım- ladı: "Kamu yaşamını bozmamak kaydıyla, herkesin inancına göre yaşaması." Inançsız olanın da haklanna saygı göstermek ge- rekiyordu. Bu nedenle de bir dönem Fransa'da kili- selerin çan çalmaları bıle yasaklanmıştı. Fransız konuşmacılardan bırisi ise konuşmasını şöyle noktaladı: - Fransa'da laik eğitimin amacı, cumhuriyetçi bir bütünleşmeyi sağlamaktır. Örneğin cinsiyetleri ara- sında eşitlik bu çerçevede yer alır. Bazı kız babalan çıkıp da "Biz çocuğumuzun jimnastik, müzık ya da biyoloji dersini almasını ıstemiyoruz" diyemez! Salonda bulunan Türkler, bizim Fransa'dan daha özgürlükçü olduğumuzu düşünerek herhalde çok gu- rur duymuşlardır. Malum... Bizde uiak bir "sinüzit" raporu alan par- mak kadar kızlar, sınıfa kara çarşafla bile girebilirter. Isterlerse felsefe dersini bile almayabilirter. Ama 72 inançtan kimse çıkıp da "Biz çocuğumuzun din der- si almasını ıstemiyoruz" diyemez! Aslında jimnastik, çarşafla yapılamadığı için zarar- lıdır. Müzik insanın aklını çeldiği için zararîıdır. Biyolo- ji zaten muzır sayılır. En zararlısı ise felsefedir. Çünkü felsefe, çok yönlü düşünebilmeyi ögretir. Doğrunun tek olmadığını öğretir. Ve elbette ki "laiklik"\e falan bağdaşmaz(î). AKŞEHİR KADASTRO HÂKİMLİĞİ'NDEN DosyaNo: 198839 Davacılar Ahmet Lastik \e Halıs Cıvelek tarafından da\ alılar Ibrahım Civelek mırasçılan Fadime Cıvelek ve arka- daslan aleyhine açtıklan kadastro tespitine itıraz davasının yapılan >areılamasısonunda;Mahkememizin 8 9 1994 gün ve 1994'170 sa>ıh karan ile Akşehır llçesi. Yarenler Mahallesi, Hacıkınk mevkünde 3332 ra2 yüzölçümûnde bahçe nıtelığın- dekı pafta 96. ada 456, 8 no.lu parselin 9 72 payının lbrahim oğlu Hayri Cıvelek, 39<79 payının lbrahim çocuklan Halit Civelek, Halıs Cıvelek. Ayşe Emre. 12'72 payının Hasan oglu Ahmet Lastik. 3 '72 payının Alı oğlu Mahmut Çınar. 3/72 payının Ali oğlu Mustafa Çınar. 3' T 2 payının Hasan Ali oğlu Mustafa Çınar, 3/72 payıntn Hasan Alı kızı Mükerrem Turpçu adlanna tapuya kayıt \ e tescilıne daır karar dahili dav alılardan Meral Koca'ya tüm aramalara rağmen adresi tespıt edileme- dığınden bu dahıh davalıya karar teblıği yenne geçmek üzere ilanen tebliğ olunur. Basın 12108 JETKONUT'un 1 Anahtar Fiyatına 2 Anahtar Kampanyası Mart'taBüyük güne hazırlanın. 3.990.000 TL sabit taksitle hem bir daire, hem de bir DOGAN S otomobil sahibi olacaksınız. "JET PA uyarmadı" demeyin... İstediğiniz daireyi seçmek için... 31 Mart geç olabilir.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle