20 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURİYET 9 TEMMUZ1994 CUMARTESİ 12 KULTUR l.Uluslararası Istanbul Caz Festivali pazartesi günü başlıyor PELfcV ÖZER tstanbullu cazseverler bugûnlerde , bir hafta sürecek caz maratonuna hazırlanıyorlar. Önceleri Uluslararası Istanbul Festivali bünyesinde gelişen ve rüştünü ispatiayan Caz Konserleri dizisi, 1. Uluslararası tstanbul Caz Festivali kimliğiyle pazartesi günün- den başlayarak Açıkhava Tiyatrosu'- nda ilk sınavını verecek. İçinde bulunduğumuz ekonomik krize karşın zengin bir programla bi- rincisi gerçekleştirilecek olan İstanbul Uluslararası Caz Festivali; Al Di Meo- la, Stanley Clarke, Bobby McFerrin, Betty Carter, Jean Luc Ponty, Joe Henderson, Russell Malone, MuvafTak Falay, Miltoo Nascimento, Michel Petrucciani, Dave Holland, John Abercrombie, Jack DeJohnette, Marla Glen, Noa, Gil Dor, Okay Temiz, Sampting Küba Vokal Grubu, Toots Thietemsuts Brasil Project gibi çok önemli caz müzisyen, şarkıcı ve toplu- luklannı Açıkhava Tiyatrosu'nda unu- tulmaz konserler vermek üzere Istan- bul'da ağırlayacak. 1. Ulusla- rarası Caz Festivali Yöneticisi Görgûn Taner'den 1. Uluslararası tstanbul Caz Festivali hakkında bilgi aldık: - önceieri Ulusiararası Istanbul Fes- tivali kapsamında çok önemli caz kon- serieri gerceklesmiş »e bü>ük bir ilgiyle karşılanmıştı. Istanbul Festivali bünye- sinden aynlarak bağımsız bir caz festivali gerçekleş- tirme fikri nasıl doğdu ve geüşti? Istanbul Festi- vali aslında ilk ola- rak 1973'te yapıldı. İlk caz etkinliği de İstanbul Festivali çerçevesinde 1974 yılında Woody Herman topluluğu. Daha son- ra ilerleyen senelerle Istanbul Festivali programına baktığımızda her sene bir ya da iki adet sonraki yıllarda hiç caz grubu topluluğu yok. Ta ki 1984 sene- sine kadar. O sene aslında bizim için bir dönüm noktası da denebilir. 1984'- te Atatürk Kültür Merkezi'nde çok önemli bir konser verildı. Bu konseri de Chkk Corea verdi. O akşam Atatûrk Kûltür Merkezi'nde çok canlı, heyecanb bir izleyici kitlesi vardı. Hatta Chick Corea son iki par- çasında kendisine eşlik et- mek üzere eşini de sahne- ye çağırdı. O konseri belü yaşın üzerindeki cazse- verler hala hatırlayacak- lardır. 1985 ve 86 yılian- nda Jstanbul Festivali içinde caz bölümü gide- rek genişledi. Geniş bir yelpaze Tabiri caizse biraz sin- sice girdiği Istanbul Festi- vali programında giderek büyüdü ve 1988 yılında Mfles Davis'in gelmesiyle de Istanbul'da caz seyirci- sinin ne kadar çok olduğu ve bu müziğın gösteri kısmına yani "live perfor- mance"a ne kadar aç ol- duğu anlaşıldı. Üç gece çaldı Açıkhava Tiyatro- su'nda Miles Davis. Bu- nun yanısıra bir de Açı- khava Tiyatrosu'nda ger- çekleştirilebilecek bazı rock etkinlikleri de koy- duk programa. Carios Safitana'yı. Jethro Tnfl'ı, Chris de Burgh'u getirdik. İlk stadyum konserini düzenledik Bryan Adams ile. İki konser daha ger- cekleştirdik Sting ve Scorpions'la. Caz Festivali dendiğin- de akla çok farklı müzik türleri geliyor. Dûnya müziği, regg^p, blues, fu- sion, hatta rap bile giri- yor. Caza olan talebin artışı, cazseverlerin kendi festivallerini hakedişleri, İstanbul Festivali prog- ramı içindeki caz ve pop müziğinin orarunın gide- rek artması bizde ayn bir festival haline dönüştür- me düzenleme fikrine doğru itti. Geçtiğimiz senenin sonlan- na doğru lstanbul'da bir caz festivali düzenlenmesi bu bölûmûn kendi için- de ayn bir şekilde değerlendirilmesi, böylece yaklaşık 10-12 konserle sınırlı kalmayıp daha geniş bir yelpazenin iz- leyicilere sunulabileceği dünya müzi- ğinden olsun, new-age'den oîsun, reg- gae'den olsun çeşitli örneklerin getiri- - İebileceği düşünüldü. Fikir de bura- dan çıkü zaten. - Al Di Meola. Betty Carter, Stanley Oarke gibi ustalann yanısıra ilk al- bümlerini yeni çıkaran fakat oldukça başanb olâcaklannı bu ilk albümlerde kanıttayan Marla Glen ve Noa gibi sa- natçılan da kapsıyor program. Prog- ramı oluştururken nasd bir çabşma yaptınız. programdan boşnut musunuz? Yedi gece 14 konser İstanbul Caz Festivali'nin prog- ramına baktığımızda yedi gece ve 14 tane konser göriiyoruz. Her gece bir açıhş grubu bir de ana grup dıye ad- landırdığımız iki grup sahne alacak. Çeşitlilik açısından başlarda plan- lâdığunız derecede bir çeşitlilik sağla- yamadık. Oldukça dengeli bir prog- ram ama her tûrden örnek olduğunu iddia edemeyiz. örneğin Marla Glen gibi bir blues sanatçısı var ama dûnya mûziğinden bir örnek şu anda yok. Belki Küba'dan getirdiğimiz Samp- ling Grubu buna bir örnek teşkil ede- bilir ama dûnya müziğinin çok daha iyi ömekleri var. İstanbul Caz Festiva- li'nin bir avantajı var. Geçtiğimiz sene- lerde caz camiasında tanınan bütün önemli sanatçılan Istanbullu izleyici- lere festival çerçevesinde sunduk. Bu da bize bir avantaj sağladı. - Ekooomik krizin Istanbul Festjval- leriıri olunisuz yönde etkiledjği bir dö- •emde yeni doğan bir festival olarak İs- tanbul Caz Festivaü'nin de ekooomik sorunlan obnustur mutiaka. Spoosor- Her ülkeden en önemli caz festivallerinin üye olduğu Avrupa Caz Festivalleri Birliği, İstanbul Caz Festivali'ni kuruluş senesinde içine almayı kabul etti.Bu birliğin özelliklerinden biri de yeni projeler üretmek. Hiçbirarada çalmamış sanatcılan yeni müzikler bulmaya, bir aradacalmaya itmek. Biz de bunu denedik. LUluslararası İstanbul Caz Festivali'ninyöneticisi Görgün Taner (solda). Temmuz gecelericcızhıdolacaklannıza baktığımızda da sayüannın 41e suurlı kaldiğmı görüyoraz. İçinde bulunduğumuz ekonomik koşullar tabii bizi de oldukça zorladı. Hem programımızı daraltnk hem yel- pazemizi biraz daha sınırlı tutmaya çalıştık, hem de sponsor bulmakta ol- dukça zorlandık. Istanbul Festivali'ne orarila çok daha az sponsorumuz var. İstanbul Caz Festivali'ni yaklaşık 4 yüz bın dolarlık bir bütçeyle gerçekleş- tiriyoruz. Bu bütçenin yüzde 25'i sponsorlardan temin edildi. geri ka- lanlar yalnızca bilet geliri. - Halkın alıra gücünün de düştöğü bu dönemde bilet fiyatlannı nasıl betir- lediniz? Bilet fiyatlannı belirlerken çok kafa yorduk. Bilet fıyatlannı dolara vura- rak karşılaştırma yapmıyoruz, çünkü buradaki ahm gûcüyle dışardaki alım gücü arasında dünyalar kadar fark var ama bizım bütçernizi denk düşürme- miz laam. Bunun içinden kombine bi- let uygulamasıyla çıkmaya cabştık. Yedi konseri de gelmek isteyenlere be- lirlenen bilet fıyatlan ûzerinden bir de yüzde 15 indirim yaptık. Bu sanmm çekici geldi, kombine bilet satışlan iyi gidiyor. Sanınm çoğu konserlerin bi- letleri tükenecek. Bu hem cazseverle- rin müziğe olan ilgisini gösteriyor, hem de bu zor koşullarda bile hala kültüre, sanata genel çerçeve içinde ayırabilecek paralanrun olduğunu gösteriyor ki burada tüm mûziksever- lere teşekkür ediyorum. - Vokal, Brezflya, Eslu Dostiar, Yıldızlar, Virtüozlar, Caz Geleneği ve Kuzey Rüzgarlan geceleri adlı başb- klar altında toplanan programı şu gfin- lerde secim \ apmakta zorlanan müzik- severler için biraz tanıtır mısınız? Açıhş grubu diye adlandırdığımız gruplan çok fazla tanınmanuş ama müzikalitesi oldukça yüksek . Tûrki- yeli cazseverlerin tanımasını istediği- miz gruplardan oluşturduk. Hatta biri ilk gecenin açılış grubu Sampling Küba Vokal Gnıbu'nda yedi tane Bobby McFerrin var. Biri de gerçek Bobby McFerrin olacak sanınm. Bu konserin en hoş yanı geneilikle Bobby McFer- rin'in konserinin bitiminde sahneye çıkıp Sampling grubuyla birlikte şarkı söyleyecek olması ki tam bir şenlik ha- vası oluyormuş. Bazı sanatçılar yalnız CD"lerde dinlersiniz ama sahnesi yok- tur. Dire Straits, Pink Floyd gibi grup- lar CD kalitesinde mûzık yaparlar. Dünyanın en ünlfi ağız armonikası ustası Bel- çikalı Jean'Toots' Thielernans(üstte), Virtü- ozlar Gtcesi'nde geleceğin Joni Mitchell'ı Noa vokal >apacak. Son albümü Fransa'da satış rekorlan kıran piyanist Michel Petrucciani (üstte) veYedilisi 'Eski Dostlar Gecesi'nde Gateaway Üçlüsü'nden önce çıkacak sahneye. Altı kişilik Sampling KübaVokal Grubuilk gecenin açılış grubu, çok tanınmanuş ama müzikalitesi oldukça yüksek (ortada). Bazı sanatçılar vardır, CD'den dinle- mek belki sıkar ama onlar tam şov- mendir. Müzikle beraber seyirciyi avucunun içine alır, konseri götürür. Bobby McFerrin onlardan biri. tkinci gece çok önemli: Brezilya Gecesi. Brezilya müziğinin Tûrkiye'de çok fazla tanınmayan ama tüm dün- yada çok önem taşıyan birçok isim var. TootsThielemans Brasil Project'in geniş bir kadrosu var, Milton Nasci- mento ıse bugün Brezilya müziğinin en önemli ismi. Bu gece.şimdiden çok hoş olacağa benziyor. Üçüncü akşam Michel Petrucciani var. Çok kısa boy- lu bir sanatçı olduğu için ona özel bir piyano hazırlanıyor. Petrucciani'nin en son albümü Fransa'da saüş rekor- lan kınyor, çok büyük bir sanatçı. - Neden bu gecenin adını "Eski Dost- lar Gecesi'' koydımuz? Petrucciani kendi grubuyla konser verecek. Davulda Lenny White var. O çok önemli bir isim. Zamarunda Chick Corea ile çalışmış. Basta da Petruccia- ni'nin kardeşi var. Petrucciani, Lenny White, Dave Holland, John Aberc- rombie, Jack DeJohnettec çeşitli CD'- lerden, konserlerden birbirini tanıyan ama belli bir süredir birlikte çah- şmamış kişiler. Onun için bu sanatçı- lar gerçekten eski dostlar. Biz de bu yüzden "Eski Dostlar Gecesi'' demeyi uygun gördük. Önce Petrucciani.çıka- cak, sonra Gateway Üçhisü. - "Yıldızlar Gecesi'- 'nde caz müziğin en önemli kadın şarkıcı- lanndan Betty Carter ve ilk albüımiyle tüm dikkatieri uzerinde topJayan Marla Glen'i izleme fırsatı bulacak cazseverier. Budabir ayncalık olacak kuşkusuz... Cuma akşamı festivalin en önemli konserlerinden biri olacak Marla Glen ve Betty Carter akşamı. Betty Carter zaten İstanbul Festivali'nde oldukça da başanlı bir konserdi. Dünyanın en önemli kadın şarkıcılanndan. Bir de önemli özelliği var, yanında çalan her piyanisü meşhur yapıyor. Ona bu konserinde eşlik edecek Jacky Terra- son da önümüzdeki sene Down Be- at'te listelere girmeye aday bir piyanist zaten. Ondan önce çıkacak Marla Glen hakikaten çok önemli bir kadın. Ikinci albümü merakla bekleniyor. Yepyeni bir ses, çok iyi birbluescu. - "Virtüozlar Gecesi"- nde Al Di Meola, Stanley Oarke ve Jean- Luc Ponty'yi birlikte dinleme fırsatı buiacağız... Al Di Meola'nın kon- serleri tam bir konser ha- vasında geçer, Stanley Clarke buraya her gel- diğinde konserinde "Bu- gün benim dogumgünüm" der. Esas doğumgünü ise 21 temmuzdur. Bunu da seyircilerin bilmesini isti- yorum. Belki bir şaka ya- parlar konserde. Tür- kiye'ye daha önce hiç gel- memiş çok önemli bir ke- mana var: Jean Luc Poırty. Bir zamanlar ol- dukça fusion yapıyordu. Bu oldukça akustik bir konser olacak aslında. Ama Al Di Meola akus- tik konser olmasına karşın yanında bir gitar synthesizer getiriyor. Russell Malone, "Caz Geleneği Gecesi"nde hem de üç gece Esma Sul- tan Jazz Club'de çalacak. Klasik, akşama uygun bir müaği var. Ondan sonra sahne alacak olan Joe Henderson Dörtlü- sü'nde çok önemli isimler var. Joe Henderson zaten şu anda yaşayan en önemlî saksofonculardan biri. Son akşamsa Maffy Falay ve Okay Temiz & Magnetic Band'ın mûzı- ğıyle şenlikü bir havada Istanbul Caz Festivali'ni kapatahm dedik. Onlar da bu atmosferi bize ya- ratacaklar sanınz. 'En İyi Türk fîlmi'seçilecekKöhür Serrisi - Kültür Bakanı Fikri Sağlar, Türkiye Sinema ve.Au- dio-Visual Kültür Vakfı (TÜR- SAK) ile bir basın toplantısı düzen- ledi. Fikri Sağlar toplantıda, dünya sinemasının 100. yıl kutlama etkin- liklerinde ülkemizi temsil edecek olan "En tyi Türk Fihni'"nin seçimi, buna paralel olarak gerçekleştirile- cek etkinlikler ve Kültür Bakanlığı'- nın sinema sektörüne bakışı üzerine bilgi verdi, sorulan yanıtladı. SİYAD, StJSESEN, TÜRSAK, ÇA- SOD ve SESAM gibi sinema kuru- luşlannm temsilcilerinin de ka- tılımıyla gerçekleştirilen toplanüya, Feride Çiçekoğhı, Atıf Ydmaz, Tanju Gürsu. Onat Kutlar, Rekin Teksoy, Muzaffer Hicdurmaz. Kadri Yurdatap, Fehmi Yaşar, Alim Şerif Onaran gibi çok sayıda yönetmen, senarist, yapıma ve sinema yazan katıldı. Avrupa Konseyi'nce 28 Aralık 1995 tarihi, sinema sanatının doğuşunun 100. yılı olarak kabul edildi ve bu çer- çevede çeşitli etkinlikler düzenlenmesi planlandı. Fransa'da 100. Yıl Kut- lama Komitesi tarafından gerçekleşti- rilen çahşmalar her ülkenin kendi seç- kin ve özgün örneklerinin sunulacağı gerçek bir sinema şölenine dönüşecek. Fikri Sağlar konuşmasmda; bu etkin- likler çerçevesinde Kültür BakanlığV- nın, ulusal sinemamızm en iyi fılmleri- mizin belirlenmesi doğrultusunda, bu- güne değin uygulamakta olduğu de- mokratik ve katılımcı anlayışa paralel olarak sinema sektörünü temsil eden tüm kuruluşlara cağnda bulunduğunu belirtti. Sinema sektörünün kurumla- nnca belirlenecek olan en iyi film, Tûr- kiye'yi 100. yıl kutlamalannda temsil etmeye hak kazanacak. Avrupa'da ti- cari dağıtımı da yapılacak olan film, Avrupa sinemalannda gösterim ola- nağı da elde edecek. Aynı yöntemle be- lirienecek olan en iyi beş uzun metrajh, üç belgesei ve iki çizgi filmden oluşan bir paket de Avnıpa'run çeşitli eğitim ve kültür kurumlan ile sanat sinema- lannda gösterim olanağı bularak ül- kemizin tanıtımına katkı sağlayacak. Kültür Bakanı Fikri Sağlar. "Kültür Bakanhğı, TÜRSAK'ın sürdürülmekte olan ilerişim ve işbirliği çerçevesinde ge- tirdiği bir öneri doğrultusunda. yeni ku- şaklann Türk sinema tarihini daha iyi tanıyabilmesine de katkı sağla> abilme- yi amaçlamaktadır. Bu amaçia, sinema sektöründeki örgütler tarafından secüe- cek olan 'Türk Sinema Tarihinin En tyi On Filmi'nin gösterimleri >e bu filmler- le ilgili olarak gerçekkştirilecek tartış- maiar, tüm sJnemaseverlere açık ola- Mevkma'mn \\lesne\i\sitıpkıkısınıla koıuiHiaık ANKARA (Cmnhuriyet Bürosu>- Mevlana Celaleddin Rumi'nin Farsça yazılmış, 26 binden fazla beyiti içeren 'Mesnevi'sinin, Kültür Bakanhğı tarafından tıpkıbasımı yapıldı. Üç boy olarak basılan Mesnevi'nin, 1277 yıhnda Abdullah oğlu Muhammed tarafından tamamlanan yazıınının tıpkısı olmasına özen gösterildi. Kültür Bakanı Fikri Sağlar, konuya ilişkin yaptığı acıklamada, "Düşünceleriyie yüzydlara meydan okuyan Mevlana'nın bu görkemli eserini günümüz iosanlığına sunmaktan büyük övünç duyuyoruz" dedi. Kültür Bakanı Sağlar. dün yaptığı basın toplantısıyla, Mevlana'nın toplam altı cildi içeren Mesnevı'sini basına tanıttı. ] 995yılını'Mevlana ve HoşgöriiYılı' olarak ilan etmeleri nedeniyle, Mesnevi'nin çalışmalanna hız verdiklerini açıklayan Sağlar, Mesnevi'nin basımı için sürdürülen incelemelerde, 1277 yılında tamamlanan yazımın aynısının korunmasına dikkat edildiğini açıkladı. Gecen arahk ayında, ilk kopyası Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sunulan MesneM'nın. 'demokrasi karşın güçlere karşı akucıhk, demokrasi, devrimdlik ve hoşgörü kavramlarmı korumak' amaayla yaptınldığını söyleyen Sağlar. "Artık bu kavramlan bütun dünya onayiıyor" dedi. Aslıyla aynı boyutta, kütüphanelere sığabümesi için orta boyda ve taşımada kolaylık sağlamak amacıyla küçük boyda olmak üzere, 3 boyutta basılmış olan Mesnevi'nin. dünya uzerinde 557 kopyası bulunuyor. Selçuklu döneminin 'ahaıiı' kağıdına yazılmış olan eserin aslındaki süslemeler ve yaldızh yazılar, Kültür BakanlığYnın çıkardığı kitapta da korunuyor. Edebi ve tarihi öneminin yanı sıra Selçuklu hat ve tezhip sanatı konusunda önemli bilgiler veren yapıt, araştırmaolar için güvenilır bir kaynak olmayı amaçlıyor. Kültür Bakanı Sağlar, bakanhğın son dönemde yaptığı yayımcılık çalışmalannın bir diğer örneğinin de 'Demokrasi KJasikleri Dizisi' olduğunu belirterek Kültür Bakanlığı'nın demokrasi kültürünü geliştirmeye çalıştığını belirtti. Dizide basımı tamamlanmış kıtaplar şöyle sıralanıyor: Alpay Kabacalı'ya ait, Türk Basmında Demokrasi1 : Orhan KoJoğlu nun yazdığı •70. Yümda Cumburiyet Basım' ile Selahattin Ertürk ve Yakın Ertürk ün hazırladığı 'Diktacı Tutum ve Demokrasi.' 'Demokrasi Klasikleri" adlı dizinin basımı süren diğer kitaplan ise Ceial Nuri ve Prof.Dr.özer Ozankaya'nın birlikte hazırladıklan 'Kadınlanmız'; Alpaslan Işıklı nın yazdığı "Tûrkiye'de Sendikacıhk Hareketleri İçinde Demokrasi Ka> ramuıın Gelişmesi" ile Prof. Dr. Oğuz Onaran'ın hazırladığı Türk Sinemasında Demokrasi.' cakör." dedi. Sağlar, Alkazar Sine- ması ve TÜRSAK Salonu'nda ağus- tos, eylül aylannda yapılacak olan film gösterimleri ve tarnşma programla- nnın basın yayın organlan aracılığıyla kamuoyuna duyurulacağını söyledi. Kültür Bakanhğı görevini üstlendiğin- den bu yana, büyük bir özenle her alanda uygulamaya çalıştıklan de- mokratik ve katılımcı yaklaşımın, bu stkinlikte de yaşama geçirileceğini vur- gulayan Fikri Sağlar, "100. yıl etkip- Ûklerinde yer alacak fîlmlerin betir- lenmesi, sektöriin kendisi tarafından yapdacak, Kültür Bakanhğı bu etkin- tikte de sadece özendirici ve destekleyid bir işlev üsrJenmekle yetinirken sektö- rün yapacağı değerlendinneleri esas aJ- maktadır" dedi. Böylelikle yapılacak seçimin en doğru seçim olacağına deği- nen Şağlar, bu etkiıüikle Türk sinema tarihinin topluca değerlendirihnesi acısından da işlevsel bir platform oluş- turacağına inandığını vurguladı. Fikri Sağlar, seçilecek olan "Türk Sinema Tarihinin En İyi 10 Filmi"ni tanıtıcı kataloglar hazırlanacağını be- lirtti. Sinemamızın darboğazdan geçti- ğine değinen Sağlar, büyuk bir özveri içinde çaba gösteren sinemaalara te- şekkür etti. Sinema-Müzik Yasasj'nın Adalet Komisyonu ndan geçtiğini, MD- li Eğitinı Komisyonu'nda beİdediğini, yasanın bu yılın sonuna kadar onayla- nacağını ümit ettiğini belirten Sağlar, bu yasayla birlikte sinema sektörünün de rahata erişeceğini müjdeledi. Ba- karüıkta 50 senaryonun beklediğine değinen Sağlar, fonda biriken paralan ve bütçe açığındaki kaynağı sinemaya teşvik kredisi için kuilanacaklannı da iözlerine ekledi. Bilap'da bu hafta Kültür Servisi - Bilar İstanbul'un düzenlediği yaz dönemi seminerleri devam ediyor. Yetkililerin bildirdiği programa göre 11 temmuz pazartesi günü saat 19.00'da Enis Batur'un "Edebiyat Söyleşileri", 14 temmuz perşembe günü saat 20.00'de ise Oruç Aruoba'run çağdaş insanm kutsallık durumunu ele aldığı "Kut" başhklı seminerler_yer alacak. Şükran Cavdar, "0topyalar"da bu hafta bir kadın ütopyasına yer vererek Aynntı Yayınlan'ndan çıkan Marge Piercy'nin "Zamanın Kıyısındaki Kadın"ını tartışmaya açacak. Bu seminerse 15 temmuz cuma günü saat 19.00'da izlenebilir. Başkentte heykel tartışması ANKARA (A.A) - Başkentte daha önce Alün Park'tan müstehcen olduğugerekçesiyle kaldınlan ve tartışmaJara sebep olan heykelle başlayan gerilim şimdi de Hitit sembolü ile süriiyor. SHP Çonım Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cemai Şahin, Hitit sembolünün kaldınlması durumunda Çorum'a götürmek için girişimde bulunacaklannı söyledi. Şahin, uzayın fethedildiği bir dönemde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in heykellere karşı savaş açmasını üzüntü ile karşıladığını belirterek, "Bir Çorumlu olarak Gökçek'in tutumunu kınıyonun. Eğer heykel sökülecekse Çorum'a götürmeye hazınz" dedi. Çorum'da her evde ve işyerinde Hitit sembolünün bulunduğunu hatırlatan Cemal Şahin, Gökçek'in heykellere karşı tutumunu çağdışı ve üzüntü verici olarak niteledi. Cemal Şahin, Hitit sembolü olan heykelin istenmesi için girişimde bulunacaklannı belirterek, Çorum'da her yıl uluslararası bir Hitit festivalinin kutlandığını, dolayısıyla bu heykeu oraya götürmekten memnunluk duyacaklannı kaydetti. Kent Orkestrası'ndan park konserleriANKARA (A.A)- Ankara Büyükşehir Beledıyesi Kent Orkestrası, park konserlerine başladı. Ankara Büyükşehir Beledıyesi'nden yapılan açıklamaya göre, Mehmet Yaşar yönetimindeki Kent Orkestrası, beş ay süreyle Ankarahlann yoğun olduğu parklarda bir dizi konser verecek. Kış aylannda da kapalı mekanlarda başkentlilere hizmet verecek olan orkestra, haLk müziğinin yanı sıra popüler müzjkten de örnekler sergileyecek. Verilen bilgiye göre orkestra, 11 temmuz günü saat 16.00 ve 17.00 arası Gençlik Parkı'nda ve 14 temmuz güne saat 16.00 ve 17.00 arası Altmpark'ta iki konser daha verecek. Apollon Tapınağı'nda konser YENİHİSAR (AA) - Dünyaca ûnlü New York Oda Orkestrası, Aydm'ın Didim üçesindeki Apollon Tapınağı'nda, dün bir konser verdi. Belediye, Milet Müze Müdürlüğü ve Didim Turizm Derneği'nin işbirliği ile düzenlenen konser, ücretsiz izlenebildi. New York Oda Orkestrası'nın, Apollon TapınağYnın iç avlusunda verdiği konserde Vivaîdi'nin "Dört Mevsim" adlı eserinden "Ilkbahar " ve "Yaz" bölümleri seslendirildi. Bunu, Marcello'nun "Obua ve Yayb Sazlar İçin Sonat"ı, Elgar'm "Yayh Sazlar İçin Serenaf'ı ve Holst'un "St.Paul Suif'i izledi. Topluluk son olarak, Gershvvin Joplinn'in "Songs and Rags"ini sundu. 10. yıl turnesi, temmuz ayı boyunca Yunanistan ve Türkiye'yi kapsayan orkestranın, önümüzdeki günlerde îzmir'de de bir konser vereceği bildirildi. Devlet Tiyatroları 'Sanata evet!' diyecek • ANKARA (ANKA)- Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, müstehcen olduJdan gerekçesiyle heykeUeri kaldınp "Ben boyle sanatın içine tükürürüm" şekünde açıkJamalar yaparken DevletTiyatrolan, "Sanata evet!" kampanyası başlatıyor. Devlet Tiyatrolan'ndan edinilen bilgiye göre, "Sanata evet!" kampanyası ile, özellikie tiyatro sanatının Türkiye'deki yeri, çağdaş toplumun oluşumundaki etkileri uzerinde durularak sanat gündemi oluşturulması hedefleniyor. Kampanya kapsamında düzenlenecek açıkoturum ve söyleyişilerde tasarruf önlernleri ile sanat ilişkisi gündeme getirilecek ve toplumda tasarnıf bilincinin oluşmasında sanatın işlevi tartışılacak. Kampanya kapsamında Devlet Tiyatrolan tarafından hazırlanan toplum, birey ve sanat ihşkisini yansıtacak afişlerin sergilenmesi ve çeşitli sanatsal aktiviteler gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle