12 Ağustos 2022 Cuma English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
20 TEMMUZ1992 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMI Eskî bakanlar Romanya'da • ANKARA (AA)-Halen aktifpolitikadan uzak olan, ancak ANAP hükümetleri döneminde bakanlık yapan Ahmet Kurtçebe Alptemoçin, Ercan VuraJhan ve Ilhan Aşkın Romanya'da ithalat ve ihracat şirketi kurdular. Türkiye'de kurulan Rom-Tür İthalat ve İhracat şirketinden bağımsız olarak kurulan ve aynı adı taşıyan anonim şirketin ortaklan arasında A NAP Kayseri Milletvekili Mustafa Şahin ve eski bakanlar dışında 13 kişi daha bulunuyor. v Tepkimiz sert olur' • ZONGULDAK (AA)-Genei Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Şemsi Denizer, toplu sözleşme görüşmeleriyle ilgili olarak "Haklarunız verilmezse tepkimiz sert olur" dedi. Şemsi Denizer, yaptığı açıklamada, toplu sözleşme görüşmelerine 27 temmuz tarihinde başlayacaklannı belirterek şunlan söyledi: "Hükümet ortağı partilerin seçim meydanlanndaki sözleriyle, icraat çelişiyor. Memurlara verilen zam da bunu kanıtlıyor. Bundan önceki sözleşmemizde ve grevimizde hükümet ortaklan büyük destek verdiler. Dostluklannı gösterdiler. Maden işçisinin haklanru vermezlerse dostluklar bozulur. Dostluk karşılıklı olur." Asgari ücret açıklanıyor •ANKARA (ANKA>- Toplam 600 bin işçiyi ilgilendiren yeni asgari ücret 21 haziran sab günü açıklanacak. Sanayi kesimi asgari ücret tespit komisyonunda belirlenecek asgari ücret, ahnan ilke karan uyannca, tanm ve orman işçileri için de aynen uygulanacak. Vergisini ödemeyenler • ANKARA (AA)- AfTa tegmen vergi borçlanru Idemeyenlerin hükümet farafından açıklanması için kampanya açan ANAP, bir •yandan da hazırlandığ) şöylenen 670 kişilik listenin peşine düştü. Alınan bilgiye göre vergi affj çıkmadan önce Maliye ve Gümrük BakanlığVnın vergisini pdemeyenlerin dökümünü jpkardığı bilgisini alan ANAP'Ular, süresi içinde ıvergi affindan Lararlanmayan 670 büyûk yergi kacakçısının listesinin haarladığı yolunda bilgi aldı. ANAP'lı biryönetici toplam 7 trilyon lira dolayındaki Vergi borcunu ödeyemeyen fc70 kişinin listesinin elde edilmesi konusunda "bazı jtemaslar" olduğunu belirtti. Tupizm yatırımları ' • İş-Ekonomi Servisi - .Turizm Yaunmcılan Derneği'nin turizm yatınmlannın ekonomiye katkılan konulu araşürması, düzenlenen üç ayn ıtoplantıyla kamuoyuna sunulacak. TYD'nin bağımsız bir araşürma kuruluşuna yaptırdığı araşürma, turizm Isektörünün ekonomideki lokomotifgücünü, diğer sektörlere katkılannı, bugüne kadar bilinmeyen çarpıa ve ilgi çekici verilerle ortaya koyuyor. Bu araştırma yann akşam yapılacak bir toplantıda basına takdim edilecek TYD'nin bu araştırma konusundaki görüşleri ise 22 temmuz çarşamba günü saat 10.00'da Mövenpick Otel'de düzenlenecek basın toplantısıyla açıklanacak. lioe music Internatıonal Mutfak föğle-akşam) Yazlık bahçe nest. / bar düzenlemesiyle. i istiklal Cod. Odakule yonı Beyoğlu îel:249 68 95-251 95 91 KAYIP İLANI Nüfus cüzdanımı, telekartımı, Yapı Kredi kredi kartımı ve evlilik cüzdanımı kayhettim. Hükümsüzdur. NİLÜFER ÜNVER Beyazeşyadaîşleriyi gidiyor• Yılın iJk 4 ayında buzdolabında üretim yüzde 29, satışlar yüzde 22, çamaşır makinesinde üre- tim yüzde 48, satışlar ise yüzde 33 arttı. İş-Ekonomi Servisi - Daya- yüzde 22 oranında artarak 343 nıklı tüketım maJlan üreticileri- yüzde nin televizyon ve müzik seti dışmdaki ürünlerinin hem üre- timleri hem de satışlan geçen yıla göre önemli ölçüde artış gösterdi. DPT'den edinilen verilere göre geçen yılın ilk dört ayında 250 bin 685 olan buzdolabı üre- timi bu yıl yüzde 29'luk bir ar- üşla 323 bin 629'a yükseldi. Dört aylık dönemdeki buzdo- labı saüşı ise bir önceki yıla göre bin 900'e tırmandj. Geçen yıl 207 bin 18 çamaşır makinesi üreten beyaz eşya sek- törü, bu yıl üretiminı yüzde 48 gibi yüksek bir oranda arttıra- rak 305 bin 384'e yükseltirken satışlardaki artış ise yüzde 33 oranında gerçekleştirildi. Fınn üretiminde ise yüzde 62'lik re- kor bir artış sağlandı ve ilk dört aydakı üretim 293 bin 89 adet oldu. Yüzde 32 oranında artan fınn satışlan ise 294 bin 358'e yükseldi. Sektörün elektrikli süpürge üretimindeki artış da yüzde 37'- yi buldu. Bu dönemde 212 bin 816 elektrik süpürgesi üretimi yapılırken221 bin 267 adet satış gerçekleştirildi. Elektrik süpür- gesi satışlan yüzde 25 orarunda artış kaydetti. Söz konusu dönemde sadece televizyon ve müzik seti üretimi ve satışında azalma yaşandı. Sektör dört ayda..771 bin 583 televizyon üretti. Üretim yüzde 7.9 oranında gerilerken satışlar- daki gerileme ayda 65 bin 986 müzik seti üreten sektör bu yıl 32 bin 690 adette kaldı. Müzik seti satışlan ise yüzde 46 ora- nında azaldı ve 35 bin 489 ola- rak gerçekleşti. Öte yandan son yıllarda üre- timi ve satışı sürekli azalan vi- deoda ise eğilim tersine döndü. Video üretimi yüzde 28'lik bir artışla 38 bin 59 olurken satış- lardaki artış yüzde 47 olarak öl- çüldü. Dört ayda 42 bin 389 vi- deo satıldı. Sektör yetkilileri, dayanıklı tüketim malı satan fırmalann yılbaşından beri yürüttükleri taksitle satış kampanyalannın satışlardaki ve dolayısıyla üre- limdeki artışı kamçıladığını be- lirtiyorlar. Dolar ve akaryakıt fiyatlannda meydana gelen artışlara karşın 13 aydır zam yapılmadı THY'de'makııPzam hazulığıANKARA (Cumhüriyet Bü- rosu) - Türk Hava Yollan (THY) Genel Müdürü Tezcan Yaramancı, iç hat seferleri bilet ücretlerine 13 aydır zam yapıl- madığını, maliyetlerdeki artış- ların, arz-talep dikkate alına- rak fiyatlara yansıtılacağını söyledi. Yaramancı, bilet fiyat- lanna yapılacak zammın, şim- diye kadarki uygulamalann ak- sine, daha önce alınmış biletlere yansıtılmasının düşünülmedi- ğini bildirdi. Yaramancı, Cumhuriyet'in sorulannı yanıtlarken THY iç hat seferleri bilet ücretlerine 13 aydır zam yapılmadığını belir- terek, "Ben göreve geldikten sonra, bir zam yapma eğılimi vardı. Ama, yeni pazarlama politikalan ve stratejileri belir- lenmeden bir zam yapılmasını uygun bulmamıştım" dedi. Uçaklardaki yolcu dohıluk oramyla bilet fiyatlan arasmda önemli bir ilişki olduğuna dik- kat çeken Yaramancı, "Geçen yıl haziran ayında yapılan son zamdan sonra THY uçaklan iç Yaramancı /am \apılmadan önce satınalmanbfletlerden fark alınacağını söyledi. hatlarda neredeyse boş uçtu" diye konuştu. Yaramancı. yüz- de 60 olan doluluk oranının, yüzde 80-85'lere çıkanldığıru belirterek şöyle konuştu: "Oluşturduğumuz yeni stra- tejiler çerçevesinde, THY'nin yurtiçi hava ulaşım trafığinin artmasını istiyoruz. Bunun ar- tabıleceğine de inanıyoruz. Bu nedenle fiyatlann, alternatif ulaşım araçlanyla belirli bir denge içinde olması lazım.Ger- çekten, son 13 ayda hava trafi- ğine bir kayış var. Zam ya- pılmayan bu dönemde, bu eği- lim çok bariz biçimde ortaya çıkü. Dolayısıyla fıyatlarda çok büyük bir artış düşünmüyoruz. Yani. 1 sene zam yapılmamış, bir senede de yüzde 75 enilas- yon var, dolayısıyla fıyatlan yüzde 75 artırmak gerekir mantığıyla gidilirse yanlış olur. Mümkün mertebe, doluluk oranlannı yüksek tutacak bi- çimde fıyat ayarlama politi- kamız bundan sonra devam edecektir." Yaramancı, maliyet baskı- sından kaçmalannın da müm- kün olmadığını belirterek "Ma- liyetleri fiyatlara intikal ettire- cek bir fiyat ayarlaması içinde olacağız" diye konuştu. Önü- müzdeki birkaç gün içinde zam > a'pılmayacağını söyleyen Yaramancı,"makul ölçüde bir fıyat arüşına bir müddet sonra bizim de ihüyacımız vardır" dedi. Yaramancı,zam oranının, girdi fiyatlanndaki artışın maü- yetlere etkısinin doluluk oran- lanyla ilişkilendirilerek yapı- lacağını kaydetti. Yaramana. "Daha önce yapılan zamlarda, önceden saülmış biletlere fark alınırdı. Bu uygulama hayli probleme yol açıyordu. Bu defa, yolculan üzmeyecek bir yöntem düşüneceğiz" diye ko- nuştu. Zam karannı, yönetim kurulunun alabileceğini belir- ten Yaramana, "Şu anda, yö- netim kuruluna iletilmiş bir zam teklifı henüz yoktur" dedi. Hayat sigoıtacılığmda çok gerideyiz •Türkiye'nin hayat branşında 63 yılda top- ladığı sigortaprimini 1990'daABD her 39saat 5 da- kikada, Japonya 43 saat 38 dakikada topladı. İSTANBUL (AA) - Sigorta 1991'de 847 milyar 523 milyon sektörünün en önemli kollann- 265 bin liraya çıktı. dan biri olan hayat sigortası Aradan geçen 63 yıllık sürede branşında Türkiye'nin son 63 Türkıye'de hayat branşında yılda topladığı (1929-1991 ara, toplanan prim 4 trilyon 273 sı) pnmı, 1990 yıhnda ABD her mjlyar 788 milyon 262 bin lira 39 saat 5 dakikada, Japonya her 43 saat 38 dakikada topla- dı. Milli Reasürans'ın yayımla- dığı Reasürör dergisi, OECD sigorta komitesi, istatistik ve çabşma grubunun Paris raporu ve çeşitli kaynaklardan elde edi- len verilere dayanarak yapük- lan hesaplamalara göre Tür- kiye'de 1929 yıhnda, 1991 fıyat- lanyla 55 milyar 844 milyon 911 bin liralık prim toplanmış- ken bu rakam, 1991 yılına ka- dar ancak 15.18 kat artarak (1991 kuruyla 1 milyar 11 mil- yon 636 bin 110 dolar) oldu. 1990 yıhnda, ABD'de hayat branşında 226 milyar 880 mil- yon dolarlık, yine aynı yıl Ja- ponya'da 203 rnilyar 279 rrül- yon dolarlık prim toplanmışü. Türkiye'nin 63 yılda hayat branşında topladığı toplam prim miktan, OECD ülkelerin- den ancak 5'inin (Yunanistan, İzlanda, Lüksemburg, Yeni Ze- landa, Portekiz) 1990'da ayn ayn topladıklan prim rniktanru geçebildi. Türkiye'nin hayat branşında 1929 yılında topladığı kişi başı- na prim, 1991 fiyatlanyla 3 bin 948 lira iken bu rakam 1943 yı- lına kadar sürekli gerileyerek 297 liraya kadar indi... Hayat branşında 1943 yıünda, 1991 fi- yatlanyla ancak 5 milyar 437 milyon 630 bin liralık prim top- landı. Kişi başına ve toplam prim miktan açısından son 63 yılın en kötüsü olan 1943'ten sonra artış trendı başladı. Kişi başına prim tahsili 1972 yıhnda 2 bin 654 liraya, toplam prim miktan ise o zamana kadarki en yüksek seviye olan 98 milyar 562 mil- yon 296 bin liraya çıktı. Bu ta- rihten sonra kişi başına prim toplamı 198O'de sadece 470 lira, toplam prim miktan da 20 mil- yar 883 milyon 464 bin lira ola- rak gerçekleşti. 1980 sonrasında önce yükse- len, daha sonra ise düşen kişi başına prim miktan, 1984'te 353 lirayla son 63 yıl içinde 1943'ten sonraki en düşük sevi- yeye indi. Toplam prim miktan da 17 milyar 325 milyon 877 bin Jira oldu. Primler özellikle 1986'dan sonra hızla arttı. Kişi başına prim miktan 198Tde, 1991 fiyatlanyla 2 bin 676 lira- ya çıkarken hayat branşındaki toplam prim miktan da ilk kez 100 milyan geçerek 141 milyar 404 milyon 616 bin liraya ulaştı. 1929 rekonı Türkiye, 1989'da 6 bin 247 li- ra olan kişi başına prim miktan ile tam 60 yıl sonra ilk kez 1929 düzeyini geçti. Yine aynı yıl toplam prim miktan, 346 mil- yar 939 milyon 918 bin liraya ulaştı. Kişi başına ve toplam prim miktarlan 1990 ve 1991 yıUannda da sürekli artış gös- terdi. Kisi başına prim miktan 1990'da 12 bîn 292 liraya, 1991de de 14 bin 784 liraya, toplam prim miktan da 1990'- da 689 milyar 539 miiyon 397 bin liraya, 1991de de 847 mil- yar 523 milyon 265 bin liraya çıkü. OECD ve Türkiye Bütün bu gelişmelere rağmen Türkiye, uzun yıllar ihmal edil- miş olan hayat sigortası alanın- da, hâlâ gelişmiş ülkelerden ol- dukça gerilerde kalıyor. Tür- kiye'de hayat branşında topla- nan kişi başına prim miktan 1990'da 2.91 dolarda kaürken OECD'nin en gerideki üç ülkesi olan İzlanda'da 24 dolar, Yu- nanistan'da 44 ve Portekiz'de 53 dolar oldu. OECD'nin en önde gelen ül- keleri olan İsviçre'de bu miktar 1.792, Japonya'da 1.645 dolar ve Finlandiya'da 1.280 dolar oldu. Yatırımlara fon desteği geliyor • Yatınmlara ve Teşvik Fonu'na verilecek kre- dilerin kullanım esaslan yeniden belirlendi. • Şirketlere verilmek üzere aktanlan krediler en geç 5 gün içinde kullandınlacak. İş-EkoDomi Servisi - Yaünm- kontrolü ile ilgili harcamalar." lan ve Döviz Kazandıncı Hiz- >ûfus kâğıdımı. sigorta kartımı vtŞükrü BĞlük e ait 850.000TL. değerindekı senedı kaybettim. Geçersızdır. HASASMETlS metleri Teşvik Fonu'ndan veri- lecek uygun koşullu kredilerin kullanım esaslan yeniden belir- lendi. Bakanlar Kurulu'nun dünkü Resmi Gazete'de yayımlanan karanna göre fondan kredi kul- landırmaya Türkiye Kalkınma Bankası ile Ziraat Bankası ara- cılık edecek. Bankalar, kredinin amacına uygun olarak kullaru- lıp kullarulrnadığindan da so- rûmlu olacaklar. Yaünm, ihracat ve döviz ka- zandıncı hizmetler ile bu alana yönelik kredilerin yönlendiril- mesi ve teşviki, yatınmlann fi- nansmanında düşük faizli kredi kullandınlması amaçlanan fon- dan yapılacak ödemeler şunlar: "Yatınmlann, döviz kazan- dına hizmetlerin ve işletmele- rin teşviki ve yönlendirihnesi ile ihracat ve döviz kazandıncı fa- aliyetlerin teşvikine ilişkin öde- meler, - Söz konusu faaliyetler ile Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ile ilgili olarak açılacak davalar ve icra takiplerine iliş- kin harç ve masraflar, fon aley- hine sonuclanan davalarla ilgili olarak geri ödenecek tutarlar, - Kaynak Kullarumını Des- tekleme Fonu'ndan yapılacak ödemeler ile bu fondan fazla- dan yatınlan kesintilerin iadesi, - Fon gelirlerinin yüzde 1 'ini geçmemek üzere, Teşvik Uygu- lama Genel Müdürlüğü ile Ya- bana Sermaye Genel Müdür- lüğü tarafından yapılacak araştırma, eğitim ve tanıtım fa- aliyetleri, yatınmlann takip ve Karara göre fondan yatınm- lann yönlendirilmesi, teşviki ve finansmanı için düşük faizli kullandınlacak kredinin mat- rah ve oranı, faizi ile diğer esas ve şartlan, Hazine ve Dış Tica- ret Müsteşarhğı'nın çıkaracağı tebliğlerle belirlenecek. Fon kaynakh kredinin kul- landınlması ve uygulaması ile görevlendirilen bankalar tara- fından yapılacak inceleme so- nunda, kullandınlması öngörii- len kredi tutan kadar meblağ, firmalara aktanlmak üzere müsteşarlığın uygun görüşü alı- narak bu bankalara verilecek. Teşvik belgeli yatınmlardaki esaslara göre bankaya aktan- lan kredi en geç 5 iş günü içinde, firmaya kullandınlacak. Kul- landınlmayan kredi tutan en geç müteakip 5 iş günü içinde fon hesabına iade edilecek. Ak- si halde, kredinin banka hesap- lanna geçtiği tarih ile fon hesa- bına iade edildiği tarih arasın- daki süre için ilgili bankanın kısa vadeli kredilere,genel ola- rak uyguladığı kredi faiz oranı üzerinden ceza faizi alınacak. Bankalar, araahk ettikleri krediden dolayı, kredi faizinin en fazla 4 puanını komisyon olarak alacak, bunun dışında hiçbir karşılık talep edemeye- cekler. Müsteşarlık, bankalann kre- di kullandırma yükümlülüğü- nü yerine getirmemeleri haUn- de, söz konusu krediye kısmen veya tamamen kısıtlama getire- bilecek. Bakanlar Kurulu'nun karar hükümleri, 28 Mart 1992 tarihınden geçerli olacak. BAROMETRE İngiltere'deki olanakları biliyor musunuz I İngîltere'de İngılizce öğrenmek, üniversiteye gitmek, yüksek lisans eğitimi yapmak veya burs almak istiyorsanız önce bizi arayın. Özel ve devlet dil okulları: 900 900 568 Üniversite ve yüksek lisans: 900 900 569 Nasıl burs alınır? 900 900 570 Türkiye nin her yerinden dokıkosı 5833 TL DUŞUNCELER SALtHN.NEFTÇt %2.2 Ekonominin döviz dengesindeki zayıf noktanın ne oldu- ğunu unutmamak gerek. Türkiye'nin altın dışı döviz re- zervlerinin 10 milyar doları aşmasındaki başlıca neden bu paranın mal ve servis ihracıyta toplanmış olması değildir. Daha önce başka yerlerde veya başka şekillerde tutulan tasarrufların dövize çevrilerek Türk bankalarına yatırılmış olmasıdır. Bu dengenin korunmasının ilk şartı Türkiye'ye gönderi- len sermayenin dünya piyasalarıyla kıyaslanabilir birgelir elde etmesidir. Ikinci şart da Türk ekonomisinde görülen risklerin fazla artmamasıdır. • Uluslararası sermaye piyasaları bir ekonomide gördük- leri riskleri "risk primi" ile ölçüyorlar. Amerikan hükümetinin 5 yıl vadeli kâğıriara verdiği bir faiz var (şu anda % 7) civarında). Bu, "risksiz bir getiri" olarak kabul ediliyor. Bir şirketin veya bir Güney Amerika ülkesinin ödemek zorunda olduğu faiz ise bundan daha yüksek oluyor. Aradaki farka "risk primi" (spread) deniyor. • Hazine'nin geçen haftalarda New York'ta satmış olduğu kâğıtların "risk primi" % 2.2 olarak gerçekleşti. Yani Türk Hazinesi, sattığı bonolara, ABD Hazinesi kâğıtlarından % 2.2 daha yüksek bir faiz ödemek zorunda kaldı. Bu fark, Türk ekonomisinin ABD ekonomisine göre daha riskli olmasından kaynaklanıyor. örneğin, monetizasyon veya bir döviz krizi Türkiye'de ABD'ye kıyasla daha "ola- ğan". Sonra, elindeki kâgıtları ani olarak elden çıkarmak isteyen New York'taki bir yatırımcı için ABD kâğıtlarını ikincil piyasada satmak daha kolay. (Yani, Türkiye'nin sal- tığı kâğıtların likiditesi daha düşük). % 2.2'lik fark işte bu nedenlerle yatırımcıya ödenmek zorunda. • Şimdi, bu risk primini yorumlayalım. Uluslararası sermaye piyasalarında "süprüntü bono "- lar (Junk Bonds) denen bir bono çeşidi var. Bunlar özel şirketlerce piyasaya sürülmüş, "yatırım kalitesinde" sayıl- mayan oldukça riskli kâğıtlar. Geçen hafta bunların ortala- ma "risk primi" % 8 civarında idi. Başka bir örnek. Nijerya, Arjantin veya Brezilya bonola- rına uygulanan prim % 7'nin üzerinde. Diğer bir deyişle, % 2.2'lik risk primi uluslararası sermaye piyasalarının Türk ekonomisine nispeten olumlu baktklartnı gösteriyor. Buraya kadarı iyi. • Ama bir de Meksika'nın durumu var. Geçenlerde Meksika 5 yıl vadeli bono satmış. % 2.1 'lik bir risk primi ödemiş. Meksika kâgıtları, "spekülatifkalite" derecesinin en üst ratingi olan Ba1 notunu almış. Oysa Türk Hazinesi'nin sattığı bonolar "yatırım kalitesi" nin sınırında o)an Baa3 ratingini almıştı. (Standard and Poor's ölçüsü kullanılırsa bu BBB3'e tekabül ediyor.) Ama risk primi % 2.2 olmuştu. Yani Meksika ile kıyaslandığında, Türk bonoları az da olsa daha riskli sayılıyor. Oysa Türkiye'nin ratingi daha iyi. Bu çelişki nasıl açıklanabilir? • Normal koşullarda rating şirketleri bir ekmıomiyi ortalş- ma iki yılda bir inceleyip not veriyorlar. (Arn.a/skgtıomirjîfı gidişinde ani bir kötüleme olursa, bir anda o ekbnomry© verdikleri ratingi azaltrnaları da mümkün.) Demek ki ratingler, piyasaları biraz geriden izleyen bir gösterge. Buna göre ya Meksika gelecek günlerde ratingini BAA3 yapıp "yatırım kalitesi "ne girecek veya Türkiye'nin notu bir kademe düşüp BA1 olacak. Hazine kâğıöarı yatırım ka- litesinden çıkacak, spekülatif kaliteye girecek. Bunlardan hangisinin gerçekleşeceği bir yerde Tür- kiye'de izlenecek ekonomik politikalara bağlı. New York sermaye piyasalarındaki söylentiler Türkiye'- nin önümüzdeki aylarda "Yankee Bond" satarak borçlan- maya devam edeceği yönünde. önemli miktarda yeni kâğıt satılmaya çalışılacağı düşünülüyor. Sermaye piyasaları % 2.2'lik risk primiyle 1 milyar dolar daha borç vermeyi kabul eder mi? Bu paralar yatırımları arrörma yerine Türkiye'de memur maaşlarını ödemede kullanılırsa uluslararası piyasalar buna nasıl bakar? (Arjantin geçmişte bu yola sık sık baş- vurmuştu.) Bu yeni borçlanmaların gelecek yıllardaki etkileri ne olur? Bunlar, üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken sorular- dan sadece bazılarıdır. • New York'ta kendileriyle konuştuğum bazı Bond Tra- der'lar bana ekonominin gidişini olumlu gördüklerini söy- lediler. Bunlar Hazine'nin çıkardığı kâgıtları almaktan çekinmemişler. Diğerleri ise beklemeyi tercih etmişler. % 2.2'lik farkın daha da yükseleceğini tahmin ediyorlar. Tahminlerde bu çeşit farklar sermaye piyasaları için do- ğal. Üstelik benim konuştuğum da ne de olsa birkaç kişi- den ibaret. Büyük bir örnekleme değil. Ama dikkatimi bir nokta çekti. Beklemeyi yeğleyen yatırımcılar, yıltardan beri Güney Amerika ülkeleri üzerinde çalışmış, orada deney kazan- mış olanlardı... VEFAT Teyzemiz GÜLCANKRANER'i kaybettik. Ruhuşadolsun. ZEYNEP-EVREN DEĞER BAKIRKÖY 8. ASLİYE HUKUK HAKİMLİĞİ'NDEN GAİPLİK İLANI Sayı. 1992 250 Da\aa Nurhayat Çubuk 3.4.1992 tanhli dava dilekçesiyle 6 3.199! tari- hınden ben kendısınden haber alınamayan kocası Haydar Çubuk'un ga- ıplığıne karar venlmesini talep etmiş olmakla yapılan yargılama sırasın- da: Verilen ara karan eereğıtıce Kastamonu ili tnebolu ilçesi özlüce köyü C059 01 S 1 K 1 de nüfusa kayillı İsmaıl ve Hediye'den olma 1.1.1939 doğumlu Haydar Çubuk'un hayat ve mematı hakkında bilgısi bulunanla- rın nıedenı kanunun 32 2 maddesı uyannca 1 yıl içersındemahkememıan l>/92 250 esas bavılı dos\asına bılgı \ermelen davet ve ılan olunur. 17.7. 1992 Basın: S389 PERDE ARALIĞENDAN NadirNadi 4. bası 20.000 lira (KDV içinde) Çağdaş Yaymlart Turkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-îstanbul
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle