16 Ağustos 2022 Salı English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
8 HAZİRAN1992PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMI • Ekonomi Servisi- Bakanlar Kurulu, memurlara yapılacak yılın ikinci zammını görûşmek üzere bugün toplaruyor. Bakanlar Kurulu, Başbakan Süleyman Demirel'in Erzincan'dan dönüşünden sonrasaat21.00'de toplanacak. Toplanünın ağjrlıklı gündem maddesini 7 haziran yerel ara seçim sonuçlan oluşturuyor. Toplantıda aynca memurlara temmuz ayından itibaren yapılacak zamma ilişkin çahşmalar da ele aunacak. Maliye ve Gümrük Bakanı SümerOral ile Devlet Bakaru Tansu Çiller'in bakanhklannca yürüttükleri çahşmalar hakkında bilgj vermelerinden sonra zam oranı göriişmeye açılacak zammın, yüzde 60 olarak öngörülen yıllık enflasyondan daha düşük olması bekleniyor. Gecikme zammı ve faiz afffı • ANKARA(AA)-SSK prim borçlannın tamamı ile gecikme zammı ve faiz borçlarının yüzde 25'i ile Bağ-Kur prim borçlannın ikinci taksitlerinin ödetımesi için tanınan süre 15 haziranda doluyor. Çabşma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Moğultay, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, sürenin uzatılmasının yasa gereğı mümkün olmadığını belirterek araya bayram tatilinin de girmesi nedeniyle ödemelerin son gün beklenmeden bir an önce yapılmasını istedi. Tupizm pazarlaması • ANKARA(ANKA)- Yurtdışıturizm pazarlamasına yönelik yatınmlar için seyahat acentelerine yatınmlan ve döviz kazandıncı hizmetleri Teşvik Fonu'ndan kullandınlacak krediye ilişkin esaslar belli oldu. Krediyi kullandıracak olan Türkiye Kalkınma Bankası'nın Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğine göre krediden banka tarafından öngörülen koşullann yerine getirilmesi kaydıyla "a" ve "b" grubu seyahat acentesi belgesi almış ödenmiş sermayesi en az bir milyar lira olan seyahat acenteleri yararlanabilecek. İhracatçılar memnun değil • ANKARA(AA)- İhracatın tüm vaatlere rağmen, desteklenmediği öne sürüldü. 53 şirketin üyesi • olduğu ve Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 40'ını gerçeİcleştiren Türkiye Dış Ticaret Derneği Genel Sekreteri Ayhan Çopur, şubat ayında yayımlanan Bakanlar Kunılu karanyla Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu gelirlerinin yansının Eximbank'a aktanlması gerektiğini anımsattı. kısa kısa • HajkBankası Genel Müdürü Sezgin Taşkıran, esnaf ve sanatkâra kooperatiflerin tavsiyesi ile "Mavi Kart" verileceğini bildirdi. Taşkıran, İzmir'de yaptığı açıklamada. esnaf ve sanatkârlara sağlayacakları yeni imkânlar hakkında bilgi verdi. Şezgin Taşkıran, "Mavi Kart"a sahip olacak esnafın, Türkiye'nin herhangi bir yerindeki Halk Bankası şubesinden 25 milyon liraya kadar kredi çekebileceğini belirterek, "Bu spot kredi olup, sistem kısa vadeli ihtiyaçlar için geliştirildi. • Türk Nippon Sigorta, birinci kunıluş yıldönümünü kutladı. Genel Müdür Erdoğan Sergici ile Yönetim Kurulu Başkanı Motoaki Hori birer konuşma yaparak, Türk Nippon Sigorta'nın geleceğe güvenli adımlarla ilerlediğini vurguladılar. Türk Nippon Sigorta'nın kârı 1992 yılının ilk üç ayında 3 milyar 146 milyona ulaştı. Şirketin acente sayısının 30'u, aynı devredekı prim üretiminin de 6 milyar lirayı aştığı yetküilerce bildırildi. • Isviçre Sigorta Yeni hizmet binası eğiüm salonlannda acentelerine bir hafta süren ve genel sigortaalık konulannın işleneceği bir seminer verdi. Periyodik olarak sürecek semınerlerde uygulamada karşlaşılan aksaklıklar, yeni ürünler ve sektörün son yülarda gösterdiği gelişmenin beraberinde getirdiği sorunlar işlenecek. Çiller İktisat Kongresi'nin son gününde önümüzdeki 10 yılın hedeflerini açıkladı Sermaye piyasasıylakalkuımaEkonomi Servisi - 3. İzmir İk- tisat Kongresi siyasi parti tem- silcilerinin katıldığı kapanış pa- neliyle sona erdi. Panelde hükü- met adına konuşan Devlet Ba- kanı Tansu Çiller, Türkiye'nin dünyadaki bütünleşmeye talip olduğunu belirterek önümüzde- ki 10 yılın hedefinin 'istikrarlı büyüme içinde enflasyonun dü- şürülmesi' olduğunu söyledi. Çifler, konuşmasının başlan- gıcında dünyadaki gelişmeleri değerlendirerek dünyanın 're- kabete dayanan, isükrarh bü- yüme içindeHek pazar, tek ser- maye piyasası ve tek para bi- ranine doğru gıttiğini"T»elirtti. Dünyanın aşamah bir şekilde 10 yılda önüne koyduğu hedef- lerin bunlar olduğunu kayde- den Çiller, "Türkiye, dünyada- ki bütünleşmeye talip olmuş bir ülkedir. Bunu gerçekleştirehil- mek için de bizim önümüze koyduğumuz hedef istikrarlı büyüme ve enflasyonun yüzde 10'un altına indirilmesidir. Fa- izler de ve kamu açıklan da öy- le. Faizleri de yüzde 10'un altı- na çekmelıyiz. Kamu açıklan da milli gelirin yüzde 3'e düşür- meliyiz. Çünkü, bunun konul- muş standartlan var" şeklinde konuştu. Dünyada küçülen devletin hedeflendiğini, devletten devle- te kredilerin azalma gösterdiği- ni belirten Tansu Çiller, banka- lann devletlere açüğı kredilerin de geçen yıl yüzde 87 azaldığını, buna karşılık dünyada sermaye piyasası yoluyla sağlanan kay- naklarda yüzde 17'ük artış kay- dedildiğini bildirdi. Çiller şöyle konuştu: "Dünya borcu unutulmakta- dır. Ama dünyada kaynak ser- maye piyasalanndan sağlana- cakür. Bundan sonra kaynak bulmak ancak sermaye piyasa- sından olacakür. Türkiye, dış sermaye piyasalanndan kay- nak sağlayabilecek bir ülkedir. Biz onun içinSermaye Piyasası Kanunu'na bu kadar önem verdik." Türkiye'nin enflasyonu dü- şürebilmesinin kamu açıklannı azaltması gerektiğini belirten Tansu Çiller, bunu sağlayabil- mek için hedefahnacak önlem- leri şöyle sıraladı: • Kamu açıklarmın finansma- nında kısa vadeli iç borç ve kısa vadeli avanstan kaçınmak. • Vergi kaçaklannı önleyerek ek kaynak toplamak. • Fonlann birleştirilmesi ve tek merkezden yönetilmesiyle ilave bir kaynak sağlamak. • Sermaye piyasasını geliştire- rek kaynak yaratmak. • Gelişen sermaye piyasasında özelleştirmeye giderek kaynak sağlamak. • Sermayeyi tabana yayarak gelir dağılımını düzeltmek. • Kapanış panelinde Doç. Dr. Tevfık Ertüzün DYP, Işın Çele- bi ANAP, Algan Hacaloğlu SHP, Abdüllatif Şener RP, Rı- za Müftüoğlu MÇP, Nami Ça- ğan da DSP adına görüşlerini dile getirdiler. SOSYAL GELİSME STRATEJİLERİ Eğitim ve sağlık özelleştirilemez İzmir 3. İktisat Kongresi 'nin son gününde Devlet Bakanı Tansu Çiller 10 yılın hedeflerini beüriedi. tZMİR (CumhuriyetBürosu) •£umhurbaşkanı Turgut Özal'ın eğitim ve sağhğın özel- leştirilmesi yönündeki önerisi- ne şiddetle karşı çıkan Prof.Dr. Korkut Boratav, "Türkiye'nin yeni bir krize girmesi istenmi- yorsa, bu alanlarda özelleştir- meden söz edilmemeli" dedi. Boratav, geçen 10 yılda bürok- rasinin yetkisizleştirildiğini, Türkiye'de yeni bir bürokratik yapı oluşturulması gerektiğini kaydetti. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üye- lennden Prof.Dr. Boratav, Tür- kiye'de farklı toplumsal sınıflar arasında uzlaşmanın gerektiği- ni belirterek, 1970'li yıllarda, bunun sağlanamadığını söyle- di. tşveren kesiminin şiddetlere karşı çıktığı iş güvencesi tasla- ğının yasalaşmasının bu uzlaş- ma içinde yer alınması gerekti- ğini de savunan Boratav, şunlan söyledi: "Geçen 10 yılda emek baskı altında tutularak bu uzlaşma sağlandı. Dışa açılma bugüne kadar reel ücretler ve kurlar dü- şük tutularak gerçekleştirildi." iktisat Kongresi'nden yeni bir ekonomik blok Türk cumhuriyetleri ekonomikProf. Dr. Erol Manisalı Türk Cumhuriyetleri arasında ekonomik bölge kurulması önerisinde bulundu. Manisalı "Önümüze çıkan tarihi fırsatı değerlendirmeliyiz " dedi. ABDURRAHMAN YILDIRIM tZMİR - Türkiye'nin ve Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin uzun vadeli ekonomik ve siyasi çıkarlan için "Türk cumhuri- yetleri ekonomik bölgesi" oluş- turulması önerildi. 3. İzmir İktisat Kongresi'nde "Türk cumhuriyetleri arasında ekonomik ilişkılerin geleceği" ele ahndı. Panelde ortaya aülan en ılgı çekici öneri ise "Türk cumhu- riyetleri ekonomik bölgesi"nin oluşturulmasıydı. Eğer, bu öne- ri de gerçekleşürilebilirşe, Ka- radeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi'nden sonra Türkiye son yıllarda ikinci bir ekonomik bloklaşmanın öncülüğünü ya- pacak. Öneriyi, Avrupa ve Orta Doğu Araştırma Merkezi ile KKTC Araşürma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Erol Mani- salı yaptı. Manisalı, önerisinin gerekçesini de şöyle açıkJadı: "Önümüze çıkan tarihi fır- satın değerlendirilmesi, Tür- kiye'nin ve bu ülkelerin siyasi ve ekonomik ağırlığının art- ması bakımından bu proje önemlidir Bunu gerçekleştir- meye de şimdiden başlamalıyız. Yoksa 4-5 yıl sonra iş işten geç- miş olacakür. Ertelenecek bir strateji değildir. Bunu hemen yann yapmazsanız, aradan za- man geçerse uluslararası güçler, bu boşluğu doldurur ve bunu engeller. Bu proje uzun vadede ekonomik ve politik çıkarlar için gereklidir. Yoksa bu cum- huriyetler büyük ekonomik güçlerin birer ekonomik par- çası haline düşecektir. Bunu yapmazsak. bu ülkeler ya Rus- ya Federasyonu'nun ya da dünyanın başka devletlerinin ekonomik ve siyasi nüfusuna girecekler. onlann sömürgesi olacaklar." Prof. Erol Manisalı, henüz bu ülkelerin Moskova'ya ba- ğunhlıklann ve kendi arala- nnda sorunlann, projenin ger- çekleştirilmesinde zorluklar do- ğurabileceğini, ama önümüzde- ki zaman içinde bunlann aşıla- cağını söyledi. Projenin bugün- den hayal gibi görulebileceğini, ama bu bölgedeki değişmenin çok hızlı olduğuna dikkati çe- ken Erol Manisalı, "Türk cum- huriyetleri ekonomik bölgesi'- nin kurulması için bugünden adım atılması gerekir" dedi. Alet olmayalım Prof. Erol Manisalı, yaban- cüanıı Türkiye üzerinden bu ül- kelere yatınm yapmalan konu- sunda da şu uyanda bulundu: "Orta Asya cumhuriyetleri, petrol ve doğalgaz zenginlik- lerinden dolayı ekonomik ve politik güçlerin fazlaca ilgi alanına giriyor. Evet, Türkiye, bu ülkelere giderken, para ve teknoloji bakımından yabancı- larla işbirliğine ihtiyacı var. Ama Türkiye, bu ülkelerde te- kelleşmeyi sağlayacak büyük projelere alet olmamalı. Türk cumhuriyetleriyle ekonomik ve politik ilışkilerinin uzun vadeli gelişmesine engel olacak ilişki- lere Türkiye alet olmamalıdır. Böyle ilişkileri engellemelidir. Yoksa bu ülkeler, Orta Ameri- ka ülkelerine dönerler. Bunu yaparsak, günahını da kimse ödeyemez." Panel başkanı Şükrü Elek- dağ ise tarihin Türkiye'ye 'gül- düğünü' ve bu tarihsel fırsatın değerlendirilebilmesi için bu cumhuriyetlere yönelik uzun vadeli stratejilerin saptanması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin üzerine düşen rolü üstlenebü- mesi için ekonomik ve iç siyasi sorunlannı çözmesi gerektiğini vurgulayan Şükrü Elekdağ, bu nedenle ulusal bir uzlaşmanın sağlanmasının zorunluluğuna işaret etti ve siyasi liderlerin bü- yuk fedakârlıklarda bulun- masının altını çizdi. 7.5 milyar dolariık proje Türk-BDT İş Konseyi Başkanı Nihat Gökyiğit, Türkiye'nin bölge içinde dünya ile entegre olmuş tek devlet olmasının Orta Asya Türk cumhuriyetle- rine yönelik yatınmlar konu- sunda platform haline getirdi- ğini söyledi. Bunun için Türki- ye'ye büyük bir ilgi başladığını, önce ABD'lilerin geldiğini, Fransız ve Japonlann da Türk- ler ile birlikte bu bölgeye girme isteklerinin bulunduğunu belir- ten Nihat Gökyiğit, teknoloji ve sermaye yönünden Türkiye'- nin bu partnerlere ihtiyaç duy- duğunu kaydetti. Türk cum- huriyetlerinin ekonomik kalkınmalan için önce gelire kavuşmalan gerektiğini bildi- ren Nihat Gökyiğit şöyle de- vam etti: "Bunun için petrollerinin de- nize, doğalgazlannın Avrupa'- ya ulaştınlması gerekiyor. Bu ülkelerin şimdi en önemli mese- leleri bunlardır. Türkiye, bunu dünya finans çevrelerine ak- tanr ve gerekli finansmanı sağ- layabilirse en büyük işi yapmış olur. Ekonpmileri ancak böyle canlanır. Önümüzdeki 5 yılın en büyük projesi budur. Sadece doğalgazın Avrupa'ya ulaştın- lması projesi 7.5 milyar do- lardır. Ve Türk müteahhitlik şirketleri konsorsiyum kurarak bu projeye girebilirler." Türkiye'nin bu cumhuriyet- lere gjrmesinde küçük müteşeb- bislerin öncülük görevini yapa- cağını, tamirci, lokantacı, otel işletmecisi, bakkal, esnaf gjbi bu müteşebbislerin bir şekilde teşvik edilmesini isteyen Gökyi- ğit, sözlerini şöyle tamamladı! "Bu ülkeler şu anda sıkıntı içidedirler. Reform ve transfor- masyon içinden geçmektedir- ler. Ama çok ileri derecede eği- tilmiş insan gücü ve çok büyük doğal kaynaklan bu zorluğu aşacak niteliktedir. I • • • DUŞUNCELER SALİH N. NEFTÇİ BirTekrap Ocak ayından bu yana gerek gazetelerde, gerek konfe- ranslar arasında ekonomiyle ilgili bir dizi analiz ve tah- minde bulunmaya çalıştım. Bunlar, günlük olay ve veriler- den öte, iktisat biliminin çizdiği belli bir mantıktan hareket- leyapılantahminlerdi. Bugün bu görüşlere bir kez daha değineceğim. • • • • İç borcun bir sınırı vardır. Hazine borçlanmaya uzun süre devam edemez. Türkiye'de enflasyonun başlıca nedeni, özellikle 1989yı- lından bu yana izlenen politikaların "parasal disiplini" cid- di bir şekilde bozmuş olmasıdır. Bir önceki yönetim bütçe açıklannı bono ve tahvil sata- rak kapatıyordu. Ocak 1992debu politikadeğişti. Merkez Bankası kaynaklarına başvuruldu. Merkez Bankası elin- deki dövizin yüzde 40'a yakınını satıp, Hazine'ye avans olarak verdi. iç borç, reel anlamda azaldı. Faizler düştü. Ama bu devam edilmesi imkânı olmayan bir politikaydı, çünkü Merkez Bankası'ndaki döviz rezervleri kısıtlıydı. Döviz satmayı sürdüremezdi. Rezervler azalınca geçen ay yine iç borçlanmaya geri dönüldü. Bu durumda reel faizler yükselecek, bu politikadan da vazgeçilmek zorunda kalınacaktır. örneğin, geçen hafta Hazine ani olarak açtığı bir "ek ihalede" iki ay vadeli bono satmak zorunda kaldı. Bileşik faiz yüzde 103'lere çıktı. Çok değil, iki ay sonra Hazine bu yüksek faizi ödemek için de borç alma zorunda kalacak. Yani borç bir kartopu gibi büyüyerek gidecektir. Kalkınma hızı yüzde 4'lerde gerçekleşse bile ekonomi bu çeşit bir ek tasarrufu Hazine'ye ancak bir süre daha aktarabilir. Sonra sınıra vurulur. (Meksika bu sınıra 6-7 yılda vurmuştur.) • • • • Monetizasyon baskıları artacaktır. Monetizasyona gitmek, bütçe açıklannı şu veya bu şekil- de para basarak kapatmak anlamına gelir. Kronik enflasyon ülkelerinde faizler fazla yükselince hü- kümetler gelen baskılara dayanamıyor ve monetizasyona yöneliyorlar. Çünkü yüksek (reel) faiz, düşük kalkınma hızı demek oluyor. Ama monetizasyona gitmenin bir tehlikesi var: Tasar- rufçu dövize kaçabiliyor. Döviz piyasasında denge bozulu- yor. Bunun bilen hükümetler monetizasyona gitmeden önce dövize endeksli tahvil, bono veya tasarruf hesabı gibi yeni yatınm araçları gelıştirmeyeçalışıyorlar. Bu seçeneklerin var olması durumunda, döviz krizini uzunca bir süre erte- leyebiliyorsunuz. Kişiler döviz yerine, kısmen bu yeni yaü- rım araçlarına yöneliyorlar. Monetizasyona gitmek kolaylaşıyor. Dövize endeksli yatırım araçları Güney Amerika'daki yüksek enflasyon ülkelerinin en iyi bilinen özelliklerinden biri. • • • • Döviz piyasası faizler yükseldiği müddetçe durgunla- şacak, monetizasyona gidilirse hareketlenecektir. Yatırımcı basit bir hesap yapar. Çeşitli yaürım araçları- nın getirisini hesaplar, bundan vergileri ve risk payını çıka- rıı Bu hesap sonunda en yüksek getirili yatırıma yönelir. Dövizinin tahmini getirisi bugün enflasyon oranından fazla düşük değildir. örneğin marka baktığımızda reel de- ğerinin fazla yükselmediğini görüyoruz. Markın reel değe- rini daha da düşürmek güçtür. Kısacası, bugün dövizin ge- tirisi hemen hemen enflasyonla aynı orandadır. Demek ki yatırımcının dikkatle izlemesi gereken değiş- ken, faizler oluyor. Oysa bütçe açığı iç borçlanmayla finanse edildiği süre- ce, faizler uzun vadede yükselecektir. Bu döviz piyasasını durgunlaştıracaktır. Monetizasyona dönüldüğü anda faiz- ler reel olarak gerileyecek, vatandaş yine dövize yönele- cektir. (Aslında bu analizi yaparken monetizasyonun ge- rektirdiği risk primini nominal faizlerden düşmek gerekir. Şimdiye kadar bu teknik konulara girmemeyi daha doğru buldum.) • KİT zamları yine başlayacaktır. Ocak ayı zamlarından sonra KİT ürünleri fiyatları müm- kün olduğunca sabit tutulmaya çalışıldı. Bu birkaç ay enf- lasyonu düşük gösterdi. Ama Hazine'nin üzerindeki yük de arttı. MArkasıSa.l7,Sü.6'da Coca-Cola tüketimini az buldu BÜLENT ECEVİT ANT ALYA - Dünyanın sayı- lı büyük firmalanndan ve ABD'nin 6 büyük firmasından biri olan Coca-Cola'nın Başka- nı Donald R. Keough, Trabzon ve Antalya'da Coca-Cola fabri- kalannın ek tesislerini hizmete açtı. Keough, Türkiye'de 1964 yıhndan beri bulunduklannı hatrrlatırken, "Türkiye'de giri- şımcılığin uzun tarihiyle birükte oluşan yaratıcılık, akılcı liderlik ve ekonomik iyileşme kacınıl- maz olacakür" diye övgülerini aktardı. 100 milyon dolann üzerinde yatınm yapükJannı anlatan Keough, 10 bin kişiye de iş olanağının sağlandığını belirtti. Türkiye'nin de arala- rında bulunduğu Doğu Avrupa ülkeleri ile Türki cumhuriyetle- re Coca-Cola, önümüzdeki 3 yıl içinde 1 milyar dolariık yatınm yapacak. 'Satış ve pazarlama ilkeniz neye dayanıyor" sorusuna Ke- ough'uı yanıtı şöyle: "Dünyanın en iyi bilinen markası Coca-Cola'nın sistemi; bu gezegenin neresinde olursa- nız olun, herkese bir anlık fe- rahlık vermek ilkesine dayanan müşteri hizmeti üzerine kurul- muştur." -Mr. Donald R. Keough ho- bileriniz var mı? Keough- Hayatımın büyük bir bölümünü aileme ayınyo- rum. Ve kalanı da Coca-Cola'- ya gidiyor. Geriye de pek bir şey kalrnıyor. Aynca The Was- hington Post Gazetesi'nin yö- netim kurullannda görev yapı- yorum. Keough kokteylde bir saat kaldıktan sonra özel uçağı ile Coca-Cola'nın merkezi Atlan- ta'ya hareket etti. Keough'ın yardıması Robert P. Wilkin- son sorulanmızı şöyle yanıtla- dı: -Coca-Cola çok büyük bir uluslararası şirket. Türkiye ekonomisı konusunda ne düşü- nüyorsunuz? Wilkinson- Türkiye, Coca- Cola için son derece potansiyeli olan bir ülke. Ve bizim Av- rupa'daki pazar payımızın ve- ya tüketim miktannın büyüme- sinin en uygun olduğu ülkeler- den biri. Türkiye tek başına bir ülke değil. Bizim ileriye dönük ümit- lerimizin taşındığı bir grubun içindeki ülke. Bu grubun içinde Türkiye'nin yanı sıra Türk cumhuriyetleri var. Ve önümüzdeki 3 yıl içinde Tür- kiye'nin de dahil olduğu bu gruba Coca-Cola 1 milyar do- lann üzerinde yatınm yapacak. Bu grup, Polonya, Çekoslovak- ya, Macaristan, Romanya, Yu- goslavya, Arnavutluk, Bul- garistan, Türkiye ve Türk cum- huriyetleri. -Başannızı neye bağlıyorsu- nuz? VVilkinson- Bizim başanh ol- mamızın en büyük sebeplerin- den biri de, ilk defa 1918 sene- ÇAPRAZ 1.5S90 1.3098 11.2225 32.6950 &1260 43312 5.3560 1.7910 100.20 5.7421 1.4512 121050 12655 1.1950 6.2050 3.7500 1 Stsriin: 1 ECU: SOR: SDR: KURLAR 1 ABD DOLARI Alman Markı Avustralya Doları Avusturya Şilini Belçika Frangı Danimarka Kronu Fin Markkası Fransız Frangı Hollanda Florini İspanyol Pezetası İsveç Kronu İsvlçre Frangı İtalyan Lireti Japon Yeni Kanada Doları Norveç Kronu S.Arabistan Riyali 1.8340 ABD Doları 1.2898 ABD Dolan 1.4059 ABD Dolan 9649.85 Türk Lirası MERKEZ BANKASI KURLARI 6 HAZİRAN 1992 CINSI 1 ABD Doları 1 Alman Markı 1 Avustralya Dolan 1 Avusturya Şilini 1 Belçıka F^angı 1 Danımarxa Kronu 1 Fin Markfcası 1 Fransız Frangı 71 Hollanda Flonnı ' 1 İspanyol Pezetası 1 Isvec Kranu 1 Isviçre F-angı 100 İtalyan Lireti 1 Japon Yem 1 Kanada Doları 1 Norveç Kronu 1 Sterlin 1 S Arabistan Riyali DÖVİZ ALIŞ 6850.27 4311.06 5230.18 610.40 209.52 1118.23 1581.61 1278.99 3824.84 68.36 1192.99 4720.42 570 14 53.96 5732.44 1103.99 12563.40 1826 74 SATIŞ 6864.00 4319.70 5240.66 61163 209.94 1120.47 1584.78 1281.55 3832.50 68.50 1195.38 4729.88 571.29 54.07 5743.93 1106 20 12588 58 1830 40 EFEKTIF ALIŞ 6843.42 4306.75 5151 73 609.79 207.43 1107.05 1565.79 1277.71 3821.02 66 99 1181 06 4715.70 564.44 53.15 5646.45 1092 95 12550 84 1799 34 SATIŞ 6884.59 4332.66 5256.38 613.46 210.57 1123.83 1589 53 1285.39 3844.00 68.71 1198 97 4744.07 573.00 54.23 5761 16 1109 52 12626 35 1835 89 sinde Coca-Cola'yı bir başka kişiye, şişeleyip satma işini ver- mek oldu. Yerel başanh işadamlan ile ortaklığa girerek Coca-Cola'yı yaygınlaştırmaya başladık. Bu- radabiryandankârlarartarken, o kârlar o ülkede kalarak yeni yaünmlara girildi. Biz uluslara- rası şirket olarak ticari sistemi global olarak getirebiliriz, ama yerel şişeleyiciler yerel ticareti çok daha iyi bildikleri için on- larla birlikte el birliği ile başan- ya koşuyoruz. -Coca-Cola'nın yılda harca- dığı reklam tutan ne kadar? VVilkinson- Bu soru 1886 yı- hndan beri soruluyor. Takdir edersiniz ki bu oldukça büyük miktar. Bunu ülkelere göre böl- mek pek doğru olmaz. Mühim olan pazar ne istiyor, tükeüci- nin talebi ne? Her yerde bulu- nabihnesi için neler yapılması gerekiyorsa yapıyoruz. Bir yer- de piyasanın şartlan, bizim rek- lam harcamalanmızı şekillendi- ren bir unsur oluyor. Bu ürünü pazarda desteklemek için ne ya- pıhnası gerekiyorsa onu harcı- yoruz. -Dünyada girmediğiniz kaç ülke var? VVilkinson- 185'ten fazla ül- kede faaliyetteyiz. Pek az ülke var girmediğimiz çok az bir ül- ke kalmış demektir bu. Ameri- kan kanunlanna göre Ameri- kan şirketi olduğumuzdan iş yapamayacağımız ülkeler var. Mesela Vietnam, Küba. -Mr. Keough ve siz Antalya'- yı sevdiniz mi? VVilkinson- Antalya inarul- maz güzelhkte bir yer ve burada gördüğümüz ev sahiphği de dehşet bir boyutta. Ve şunu da söyleyeyim burada gördüğü- nüz bu fabrika, Avrupa'da çok az sayıda var. Bu fabrikanın sa- hipleri olan Özgörkey ailesi de işlerine kendilerini adamış in- sanlar. SiZE 2 . SüRPRİZİMİZ. Bu Hafta BAROMETRE ninın 5.sayfasında Uikkatle Izleyin BAROMETRE "En çok okunan ekonomi gazetesi" Barometre Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. Meşrutiyet Cad. 164/3 80050 Şişhane / İstanbul Tel: 252 72 00 (4 hat) Faks: 252 64 20
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle