13 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
SAYFA CUMHURIYET 8 HAZIRAN1992 PAZARTESİ OLAYLAR VE GORUŞLER YÖK ve Yurttaglar.». Senın çocuklannın ve torunlannın geleceğı, son on yıldır penşan duruma gelmış olan unıversıtelenmızın akılcı bır şekılde duzeltılmesıne bağlıdır Bu nedenle olup bıtenlen en başta senın de ıyı bılmen gerekır Prof. Dr. TÜRKÂN SAYLAN Sevgılı yuntaş, YÖK olayı Sayın Doğramacı ıle bır grup dık başh öğretım üyesının özel soru- nuymuş gıbı sunuluyor ortaya Oysa, belkı de oğretım üyeiennden çok, senı, senın yetışmekte olan çocuklannın geleceğını ılgılendıren bır ko- nu, bızım olduğu kadar senın de sonınun Bu nedenle sen de olayı enıne boyuna dûşunmek, tüm venlen kendı akıl süzgecınden geçırmek ve boylece olması gerekenlen kavramak ve sahıp çıkmak zorundasın Senın çocuklannın ve torunlannın geleceğı, son on yıldır penşan duruma gelmış olan unıver- sıtelenmızın akılcı bır şekılde düzetılmesıne bağ- lıdır Bu nedenle olup bıtenlen en başta senın de ıyı bılmen gerekır Sevgılı yurttaş, bundan on yıl oncesmde de ünıversıtelenmızde çeşıtlı sorunlar vardı ve bız- ler, sorumluluk duygusu taşıyan ınsanlar olarak bu aksaklıklann duzeltılmesı gereğını vurgular- dık Ama yıne de kendı sorunlanmızı tartışabıle- ceğımız, dağılımını planlayabıleceğımız bır duzenek (mekanızma) bulunmaktaydı Bızler unıversıtemıa en ıyı yöneteceğıne ınandığımız bır meslektaşımızı rektor, fakultemızı, öbur adaylara gore daha başanü yöneteceğıne ınan- dığımız bır arkadaşımıa da dekan seçerdık Bü- tun bunlar ıçın aylarca konuşur, gunlerce düşu- nur, en ıyısını yapmaya çalışırdık Fakültelen- mızde, gelen odeneklenn ve doner sermayenın paylaşımı ve satın alınacak bılımsel yayın. araç- gereç ve yapılacak ınşaat vb ıçın "planlama" komısyonlanmız vardı Buralarda çalışacaklan aramızdan, kendı oylanmızla secer, görevlendı- nr ve sık sık kendılenyle goruserek sorunlanmı- zı ve ısteklenmızı ıletırdık örneğın bır bılım dalı, çok pahalı bır alet ıstemışse, kendılennde ya da yakm bılım dallannda benzer bır alet varsa bunu belırterek bu ısteğın ahmını reddederdık Kendı aıle butcemızı yapar gıbı eldekı kısıtlı pa- rayı nasıl harcayacağımızı pianlardık Kuşkusuz para hep yetersızdı, ıstekler hep fazlaydı, ama yontem oldukça demokratık, en azından açıktı Eğıtım sıstemı belkı eskıydı, yenılenmesı ıçın "eğıtım komısyonu" denen kurulu, aramızdan konuya ozel ılgı gösteren öğretım üyeiennden seçer ve onlan, gehşmelere uygun eğıtım planla- malan ıçın görevlendınrdık Böyle emırle, TBMM kararlanyla not ve sınav degışıklıklen ohnazdı, olamazdı Ahnacak öğrencı sayısı, sı- nıf laboratuvar olanaklan ve eğıtımın cınsıne ve öbur koşullara gore planlarur, uzun uzun tartışı- lır ve ortak karar devlete, hükumete bıldınlırdı Şımdıkı gjbı sıyasal otontenın ve YOK'un emnyle bır gece ıcınde kontenjan artünmı gıbı yanlış \e tehlıkelı uygulamalara kolayca gınşıl- mezdı Köksüz fakûlteler... Yenı bır unıversıte ve fakulte açılacağı zaman eskı fakulteler bunu tartışır üstlenır ve çekırde- ğını kendı ıçlennden oluşturur, alt ve ustyapı kurulup tamamlandığında gobekbağı kesılır ve kendı ayaklan uzennde durması sağlanırdı Sev- gılı yurttaşım, son yıllarda sıyasal yatınm olarak neredeyse her ıle bırer unıversıte açılmakta, kıra- lanan bır daıreye bır tabela konarak oraya "fa- külte' denmekte, hıçbır deneyımı olmayan bır genç uzman ya da yardımcı docentle yüzlerce ogrencıye sozde eğıtım venlmektedır Senın ço- cuklann da ne yazık kı bu ınsan avanlığı ıçınde kaynamakta. bılgısız dıplomahlar ve dıplomab ışsızler halıne gelmektedırler Bunlan çok ıyı bıl- meb ve duyup dınledıklennı, kendı çocuklannın ve ulkemızın geleceğı olarak kendı aklınca yenı- den değerlendırmelısın Unıversıte onune yığıl- ma, yenı koksuz ve temelsız fakulteler açarak değıl, ancak ortaogretımde gençlen çeşıtlı mes- lek dallanna yönelterek ve de bunun ıçın gere- ken orgutlenmeyı kurarak onlenebıhr YÖK oncesmde fakültelerde her bınm (kı es- kıden buna kürsü derdık), yıllık çalışmalannı, yaptığı araştırmalan bır rapor habnde tum oğre- üm üyelenne duyurur, bu raporlar genel kurul- larda enıne boyuna tartışıbr, ancak ondan sonra onaylanırdı Yapılan eleşünler, önenler, ertesı ybn çalışmalannı yonlendınr, bu denetım her btnmı daha dıkkatlı olmaya götururdu Atama ve yûkseltmelerde bellı kurallar vardı Sayın yurttaş, kım olursa olsun, uzmanbktan sonra beş yıl olan süreyı tamamlamadan, yeterb sayıda yayın ve araştırma yapmadan, addı bı- bmsel değen olan aynntıb bır tez ortaya çıkar- madan, oluşturulan bır unıversıteler arası jün- nın ve dınleyıcılenn önûnde çetın bır sozlu sınav vermeden, öğrencıler ve jun onünde bır deneme dersınde başanlı olmadan "oğreüm uyesı" un- vanını alamaz, ders veremez, yetkı kullanamaz- dı YOK sıstemı, öğretım uyesı açığını kapaî- mak ıçın butün bu aşamalan kaldırdı Artık bır devlet, SSK ya da unıversıte hastanesınden uz- manbğını alan herhangı bır doktor, hıçbır bıbm- sel sınav dan gecmeden "yardıma doçent" adı venlen bır konuma ve ders verme, yonetme vb her turlü yetkıye kavuşup ömür boyu hıçbır bı- bm ve yetenek sınavına gırmeden doçent ve pro- fesor oluyor Işte senın çocuklannı ve torunlan- nı boylece, bır gun ıçınde hıçbır tez yapmadan, bılgısı ve ders verme yeteneğı olçulmeden, yar- dıma doçent, doçent ve profesor oluveren öğre- um uyelen eğıtecekler Kuşkusuz bu kolaybğı yaşamış olanlann çoğu da YÖK'u ve sıstemını ya da sıstemsızlığını savunmaya devam edecek- lerdır İşte beyaz kıtaplarda arttığı soylenen oğ- reüm uyelen böyle oluşmuş, nıtebk değıl nıcelık, yanı sayısal arüş her şeym çözûmu olarak görül- muştür Bilim dönyasuıda yerimiz yok Sevgıb yurttaş, bundan on yıl oncesıne kadar, o beğenmedığımız fakultelenmızde haftada bır kez tum oğretım üyelen olarak "fakulte kurulu" adıyla topîanırdık Seçtığınıız dekanımız, bızım- le fakültemız ve bıhm dallanmızla ügıb her olayı, her karan ve her önenyı taruşır, oylardı İnce- lenmesı gereken bır konu varsa aramızdan bır komısyon oluştunılur, konu enıne boyuna ınce- lenır, sonrakı otunıma geünbp karan abnırdı Yenı ve eskı oğreüm uyelen yanm gûne yakın suren bu kurullarda tanışır, mesleksel ıleüşım kurar ve fakültenın gerçek bır uyesı olduklannı duyumsarlardı Herkesın fakülteyle ılgıb her ko- nuyu öğrenmesı, fikır ve önenlennı söylemesı ıçın oluşturulan bu kurullar, YOK'le bırbkte bır anda yok oldu sayın yurttaş Bızım fakultemızde son on yıldır kımler oğretım üyesı oldu, neler ya- pıbyor, neler satın abnıyor, öğrencı ışlen, eğıtı- mın gebşünlmesı, geleceğe yonebk planlamalar ve en önembsı, bıbmsel deneüm nasıl sağlanıyor, bunlardanhıçmıhıçhabenmızyok Boyleolun- ca yüzlerce ışcı çabştıran bır fabnkada vıda sı- kan bır ışçıden farkımız kalmadı, kendımızı ge- bşürmek ıçın bır zorunluluğumuz ve ısteğımız yok artık Bu yuzden de uluslararası bıbm dün- yasında yenmız bır turlu yuksebnıyor YÖK'le bırbkte geünlen dısıplın önlemlen hem öğrencüer, hem oğreüm uyelen ıçın Da- mokles'ın kıba gıbı tepemızde Atanmış yonetı- cı yalnız yukandan gelen emırlen uyguîamakta ve yetkılennı, bunlara kışısel ıbşkılenndekı dost- luk ya da duşmanbklannı da ekleyerek kullan- makta, yonetmek durumunda olduğu meslek- taşlannı dıkkate alma gereğını asla duymamak- tadır Demokrasının tek bır zerresı bıle kalma- mışür ûnıversıtelenmızde Evet sevgıb yurttaş, ışte senın çocuklannı, to- runlannı okutacak, yaşama hazırlayacak bu unıversıteler, 12 Eylul'de oğrenası ve oğretme- nıyle tek suçlu ılan edıldı ve tepesıne YÖK denen çağdışı bır yöneüm, başma da değışmez bır baş- kan getınldı 67 yaşına gebnce doğal olarak her turlu yonetsel gorevden uzaklaştınlarak emeklı edılen bız oğreüm uyelennın başmda bu yıllan çoktan aşmış bınnın bulunması ve anlamadığı- mız, bılemedığımız mekanızmalarla yenıden ve yenıden atanması, YÖK'un mantıksızlığmın bence ılk ve en onemlı kanıüdır 200 kez yonet- melık, 20 kez yasa değışıkbğı yapılmasına karşın duzeleceğıne İcarmaşıkîaşan bır sıstemsızbkle ne aadır kı bugune kadar gebndı Ağırlık koyraak gerek Sevgıb yurttaşım, bız bulunduğumuz konum- da hıçbır beklenüsı olmayan, ancak ülkesını ve toplumunu seven, ona hızmet ve katkıda bulun- mayı ılke ve ödev edınmış pek çok oğreüm uyesı olarak YÖK yanbşmın bır an once gıdenlmesını ve çağdaş, laık, demokraük gerçek bır oğreüm sıstemıne kavuşmayı, en azından bıraküğımız yerden başlayıp akılcı bır gebşmeyı gerçekleşür- meyı ısüyoruz Bu ısteğımızın bızımle doğrudan hıçbır dgısı yok, ancak senın çocuklannın geleceğı ıle çok ıl- gıb ve sen burada ve bırçok başka yazıda anlatı- lanlan, kendı çocuklannın, komşu çocuklannın aktardıklanru dınleyıp ağırbğını koymazsan, konuya sahıp çıkmazsan bızım cabalanmızın kaden bugune kadar olduğu gıbı bundan sonra da havada asıb kalacakür Sevgıb yurttaş. baba-anne-ınsan, YÖK ulke- mızın bır temel sorunudur ve her şeyden önce senın sonmundur, bunu unutma' ARADABIR HULUSİ METÎN İstanbul Barosu Avukatlanndan Aym Mahkeme - Ayn Mahkeme Kuruluşu gorev ve yetkılerı, ışleyışı ve yargılama usul- lerı kanunla duzenleneceğı 1982 Anayasası nın 142 mad- desınde belırtılen mahkemelerımızm esas olarak dayana- ğı 1924 tarıhlı ve 469 sayılı "Mehakımı Şer lyenın ılgasına ve Mehakımın Teşkılatına Aıt Ahkâmı Muaddıl Kanun 'dur Aynı yargı çevresı ıçınde, ış çokluğu nedenıyle aynı du- zeyde kurulan bırden çok mahkemenın davaların bırleştı- rıtrnesı yonunden aynı mahkeme sayılıp sayılamayacağı konusundakı tartışmalar ve ıçtıhatlar arasındakı aykırılık- lar, Yargıtay içtıhadı Bırleştırme Buyuk Genel Kurulu'nun E 91/3 K 92/2 say.lı ve 14 Şubat 1992 tarıhlı karan ıle nıha- yetsonuçlanmıştır YİBBGK, Bır yargı çevresı ıçınde bulunan aynı duzeyde, bırden fazla mahkemenın davaların bırleştırılmesı açısın- dan aynı mahkeme sayılmasına çoğunlukla karar vermış- tır (YKD Mayıs92) Kurula gore ' hıçbır zaman aslıye bırıncı veya ıkıncı hukuk mahkemesınehıtabendava açılamamaktadır Dava doğrudan doğruya aslıye hukuk mahkemesıne hıtaben açılmakta ancak ış bolumu esasına gore dosyalar bu mah- kemelere dağıtılmaktadır' Buyuk kentlerımızdekı uygulamada ıse once nobetçı mahkeme oğrenılmekte ve dılekçe o mahkemeye hıtaben venlmektedır Coğu zaman nobetçı mahkemenın değış- mesının beklendığı de bır gerçektır Nobetçı mahkemenın dosyaları ış bolumu esasına gore dağıtımında ongoru- len maksat gerçekleşememektedır Adalet ışlerı bınası olma ozellığınden yoksun ancak ta- belasından Adlıye" olduğu anlaşılabılen yapılarda, 469 sayılı yasanın ışlerın hızla sonuçlandırılması amacının gerçekleştığını kabul etmek de zordur Ancak yıne de kurulun aynı ve ayrı mahkeme ayrımına anilan kararıyla son vermış olması, kabul etmek gerekır kı adaletın gecıkmesı nedenlerınden bırısını ortadan kaldır- mıştır Bılındığı gıbı davaların bırleştırılmesı yonunden "ayrı mahkeme anlayış ve uygulayışı, bırleştırme ıstemı- ne ılışkın mahkeme kararının, bağımsız olarak temyız edıl- mesıne olanak vermekte ve esas davanın görulmekte olduğu mahkeme açısından da bu durum bekletıcı sorun sayılmaktaıdı Aynı mahkeme kabul ve uygulayışı ıse bırleştırme ıs- temı hakkındakı kararın ancak esas kararla bırlıkte temyız edılebılmesı sonucunu doğurmaktadır Bır yasal yolun boylece yorum sonucu, kapatılmış olması eleştırılebılır Ancak uygulamada bu yolun çoğu zaman, davayı uzatmak amacıyla kullanıldığının da kabulu gerekır Kurul kararı- nın, bu bakımdan ozellıkle ısabetlı olduğu kanısındayız Konuyu metodık bır yaklaşımla ele alan Sn T üygur(Y 4 HD Bşk ) ozel yasa -genel yasa oncekı yasa- sonrakı yasa ayrımını yaparak HUMK'yı konu olarak ozel yasa ve tarıh olarak da sonrakı yasa kabul ederek HUMK'nın konu- ya ılışkın 45 maddesını kelımesı ve ruhuyla yorumlayıp "ayrı mahkeme sayılmasıgerektığısonucunauaşmakta ve bu nedenle çoğunluk goruşune katılmamaktadır Ayrı- ca mahkeme kabulunu, davaların uzaması nedenlerınden bırısı olarak gorduğumuz ıçın duşunce sıstemıne katıldığı- mız Sn Uygur un sonuca ılışkın goruşune katılamıyoruz HUMKnın45 maddesındekı bızce yasa teknığıne aykırı bır ıfadeyle yer alan aynı mahkeme ve ayrı mahkeme' kavramlarının ne anlama geldığı sorusuyla çoğunluk go- ruşune karşı çıkan Sn G Erış (Y 11 HD uyesı), HUMK'da değışıklık yapan 2494 sayılı yasanın genel gerekçesınde belırtılen ' davalara surat kazandırmak ve davaların ne- densız uzamalarına engel olmak' amacını sorununçozu- mune hareket noktası ve 'ayrı mahkeme goruşune ge- rekçe olarak kabul etmektedır Mahkemelerın kuruluşu hakkındakı 469 sayılı yasa karşısında HUMK ve genel ge- rekçesını esas alanı Sn Erış ın duşunce sıstemıne ve 'ay- rı mahkeme goruşune katılamıyor, HUMK'dakı değışıklık beklentısını paylaşıyoruz HUMK nın 45 maddesının uygulanışından doğan tartış- fnada mahkemelerın ışleyışınden ve HUMK'dan duyulan sıkıntı ve şıkâyetlerın haklılığı, bır kez daha kanıtlanmıştır 1924 tarıhlı ve 469 sayılı yasa ıle 1927 tarıhlı HUMK halen yururluktedır Usul hakkındakı yasanın, esasa ılışkın yasa- dakı bır hukmu ortulu (zımnı) olarak kaldırdığı goruşu, kabul edılemez Bu nedenle YİBBGK'nın sorunun çozu- munde 469 sayılı yasayı hareket noktası kabul ederek ay- nı mahkeme" sonucuna ulaşmış olması, kamusal yarar ve hızlı adalet duşunce ve gerekçesıyle de ısabetlıdır YİBBGK'nın kararı yargıevı (mahkeme) kuruluş ve ışle- yışındekı ve HUMK dakı zorunlu ve beklenen guncelleştır- menın kaçınılmazlığını da yenıden gundeme getırmış olmaktadır TARTIŞMA Istanbul'un Kentsel Gelişmesi Metropol alanında, genel plan kararlanndan bağımsız plan uygulamalan yapan mustakıl belde beledıyelennın her geçen gun çığ gıbı büyüyen nufuslanyla "beledıyeleşme" adına "şehırleşmeden vazgeçme" yanlışlığına duşülmüştür. Turkıye'de son otuz yılda nufus artışlan, sanayıleşme ve buyuk kentlere goç hızb bır kentleşmeyı berabennde geürmışür Bu durum istanbul, Ankara, Izmır gıbı buyuk kentlenn, kent ustu mekânlara taş- malarla "metropobten kent", hatta "met- ropobten bolge' olçusune gebnesıne yol açmıştır Bugun Istanbul orneğınde mega- pol tammlamalar da geünlmeye çabşıl- maktadır Son yıllarda İstanbul metropobten alan bütünunde kentsel nufusun beledıye hu- dutlan dışına yayılması sonucu buyük ken- ün çevresınde kırsal alanlarda deneümsız, kaçak ve sağbkbz yerleşmeler meydana gelmış, ne yazık kı beledıye deneüm ve hız- metlen bu alanlara ulaşamamış, kısa za- manda ve pobük baskılarla da bu yerleş- meler mustakıl beledıye statüsune (son dönemde, hatta ılçe beledıyesı) kavuşmuş- lardır Yakın zamana kadar İstanbul metropo- bten alan butunu ıçınde fakat 3030 sayılı yasanın bebrledıgı buyukşehır alanını ve- ren ılçe beledıyelennın sınırlan dışında on beş cıvannda mustakıl belde beledıyesı oluşturulmuş ve son duzenlemelerle de bunlardan bazılan ılçe beledıyesıne dönüş- türulmüştür Boylece Gurpınar-Esenyurt- Hadunkoy-Mımar Sınan-Tepecık-Kum- burgaz-Selım Paşa-Celalıye-Terkos (Du- rusu)-Arnavutkoy mustakıl belde beledı- yesı olarak kalmış ve B Çekmece-Çatalca- Sıbvn-Sultanbeyb ıse ılçe beledıyesı statü- sune kavuşmuşlardır Daha da önembsı 45 madde ıle de mus- takıl belde beledıyelen yakınlanndakı koy- len ve çtftük araalennı kendılenne bağ- layarak yenı mücavır alanlar yaraünışlar- dır örneğın Türkoba köyünun Tepecık mustakıl belde beledıyesıne bağlanması gı- bı Mevcut çekırdek yerleşmelenn önce mustakıl belde beledıyesı, sonra da ılçe be- ledıyesı ve daha sonra -kımbıbr belkı de- ıl statusüne gecmeyı planlamadığını kım soyleyebıbr 9 Sayılan mustakıl belde beledıyelennın şımdıbk bazılannda ortaya çıkan ve her- hangı bır ust deneümsız ve ıçınde yer aldığı bolgenın gebşmesı ıle entegrasyon söz ko- nusu obnadan kendı beledıye mecbslennde karar venp uyulamaya koyduklan yenı yerleşme planlan ıle buyuk nufus çekım potansıyeb yaratan ve boylece goce yeşıl ışık yakan ve Istanbul'un butun halkının yaşamsal kaynağı olan su havzalan uzenne ıpotek koyan (Sultanbeyb-Tepeak belde beledıyelen gıbı) bu yerleşmelenn istanbul metropobten aJan butununun de geleceğe donuk yaratüğı ısühdam-ulaşım-eğıüm- sağlık-cevre sorunlannı çözumsüz kılaca- ğıru soylemek kehanet olmayacakür San- kı adeta Istanbul'un bu yörelennın Tur- kıye'de pazarlandığı gozlenmektedır Bugün İstanbul meü-opobten alan bütü- nünde yaşanan olay, dunyada örneğı gös- tenlemez aykın bır gebşmedır Sorun elbet- te bır sosyal-ekonomık determınızm olayı- dır Ve belde beledı>elen buzdağının sadece ve sadece gorunen kuçuk kısımlan- dır Konuya kavramsal açıdan yaklaşıldı- ğında ıse ortaya çıkanın ışsızbk goçunun doğurduğu sonuç olduğu gorubnektedır Büyuk Jstanbul'un çevresınde koruma alanlan, orman ve su havzalan kaçak gebş- menın ışgahne uğramışür Metropol ala- nında, genel plan kararlanndan bağımsız plan uygulamalan yapan mustakıl belde beledıyelennın her geçen gun çığ gıbı buyu- yen nufuslanyla "beledıyeleşme" adına "şehırleşmeden vazgecme" yanbşbğına du- şübnuştür Hem de 1980 tasdıklı istanbul nazım planında nufus eşıklen tespıt edıl- mışken fstanbul'un kentsel gebşmesınde kendıb- ğınden ortaya çıkan bu tabloda soru kendı- lığmden bebrmektedır Kamu mudahalele- nnın bundan boyle nasıl olacağı önem kazanmaktadır Acaba bugune kadar dev- let ve pobükacılann bu mudahaleyı denge sınınnda tuunasımn otesmde yenı ve cesa- retlı bır mudahale yapılabılecek mıdır 11 Mımar Sınan Unnersıtesı istanbul Kentsel Gozlem Grubu PENCERE YBNTEM Ergenekon Caddesı No 98 Pangaltı - İstanbul Te) (1)248 40 04 Fax (1)248 97 66 İLAN SAKARYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HÂKÎMLİĞİ'NDEN Dosya No 1992/25 Davacı Nezahat Özarutan-Istıklal Mah Kanal Sk Mesken Apt Adapazan Vekıiı Av Hıkmet Hepözdemır Av Leyla Ekmen-Sakarya Baro- su'ndan Davalı Ertan özarutan-(Adresı meçhul) Dava Şıddetlı geçımsızlık nedenj ıle boşanma Taraflar arasında mahkememızde görulen boşanma davası nedenı ıle davacı vekıiı 14 1 1992 gunlu dılekçesınde, davalmın evlılıkten kısa bır sure sonra degıştığuu, sorumluluklannı yenne getırmedığım, mu vekkılesı ve çocuklarıyla ılgılenmedığını, Istanbul'da gece hayatma daldığıru, Zeynep Haber ısımlı kadınla yaşadığını, nerede oturduk lannı tespıt edemedıklerım, 3 yıldan berı evme uğramadığını, bu ne- denle boşanmalanna ve çocuklan Yudum ve Açelya'run velayetlennın davacı muvekkılesıne venlmesını, davacı Nezahat Ozarutan ıçın ay hk 400 000 TL çocuklan her bırısı ıçın 200 000'er TL'den toplam 800 000 TL nafakaya hukmedjlmesını talep etmıştır Davalı Ertan Ozarutan adına çıkanlan davetıyenın Arbaş Ağaç Kap- lama Fabnkası'nda şofore tebhğ edılmesıne rağmen fabnkaya hıç gıt medığı tespıt edümış ve yenıden teblıgat çıkanlmadan davaa vekılının beyanı gıbı ılanen teblıgat yapılmasına gıdılmışür Bu nedenle, Davalı Ertan özamtan'ın duruşma gunu olan 25 6 1992 günü 10 30'da durusmada hazır bulunması, dava ıle ılgılı belge ve bılgıle- nnı ılanın teblığı gununden ıtıbaren 17 gun ıçensınde mahkeme ka lemıne bıldırmesı, gelmedığınde yokluğunda karar venleceğı hususu, davetıye ve dava dılekçesının teblığı yerıne geçerlı olmak uzere ılan olunur Basın 48028 Gözlüklü Martı Gozluklu Martı Marmara Denızı nde neslı tukenen balık turlennın dev posterın. dağıtıyor Avlık bılımsel cevre sağlığı gazelesı Gozluklu Martı 10 hazıran carsamba İstanbul dakı tum bayılerde İLAN BALA ASLIYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN EsasNo 1987 126 Karar No 1989 271 K Tanhı 28 12 1989 D Tanhı 13 4 1987 Davacı Bağ Kur Genel Mudurluğu Ankara Davah Yılmaz YABANCI - Mızrakb köyü ' Samandağ-Hatay Dava Alacak Aşağıda hukum metnı yazüı, yukanda tanh ve sayısı belırtılen karann davalıya ılanen tebbgat yapılmasına karar venlmışur HUKÜM !- Davaa kurumun talep ettıgı 1 768 872 12 TL alacağın fazlaya ılışkın talep hakkı saklı kalmak uzere ve tahsıs tanhınden ıtıbaren yasal faız ıle bırlıkte davalıdan alınarak davaa kuruma venlmesıne 2 Harçlar vasasına gore talep olunan alacak uzennden hesaplanan 53 067-TL nısbıharcındavabdanalınarak Hazıne >egeüryazılmasına, 3- Davacı kurum vekıü ıçın dava tanhındekı avukatlık tanfesının 3 kı- sımı uyannca hesap edılen 151 132 - TL nıspı vekalet ûcretının davalıdan alınıp davacı kuruma odenmesıne 4- Karann kesınleşmesınden sonra Ankara 5 Ağır Ceza Mahkemesı - nın 1977 85 esas sayılı dosyasının ıncelenmesıne 5- Davaa kurum tarafından yapılan 102 250 TL yargılama gıdennın davalıdan alınarak davaa kuruma odenmesıne ılışkın venlen karar ıla- nen teblığ olunur Basm 29374 1923'tenBugüne Sanayleşme... Sen, Mustafa Kemal'e bak! Ne dıyor "- Ordumuzun bugune dek elde ettığı başarılar, ulkemı- zın gerçek kurtuluşu demek değıldır " Gazı, 9 Eylul 1922 de duşmanı denıze dökmüş, Izmır'de Kordon'a sofrasını kurmuş, ama, soyledığıne bak' İstan- bul ışgal altındadır, padışahımız efendımız, "Halıfeı Ruyı Zemın" başımızdadır Izmır koca bır yangın yeri Lozan Konferansı yarıda kesılmış, cumhurıyet ılan edıl- memış, her şey askıda Ataturk, 17 Şubat 1923'te Bırıncı Izmır Iktısat Kongresı'nı topluyor Ulkenın 'gerçek kurtuluşu" ıçın • Gerçek kurtuluş ekonomıde sanayıleşmektır; hedef, yetmış yıl once saptanıyor Batı'nın uygarlık tarıhınde sanayıleşme sozcuğunün içı- ne neler gırıyor^ Demokrası, ozgurluk, ınsan hakları, laık- lık, uluslaşma, endustrı devrımıyle zamandaştır 21'ıncı yuzyıla doğru sanayıleşmeyle çağdaşlaşma arasındakı bağıntı, Turkıye'nın toplumsal yaşamında ılk sırayı tutu- yor Pekı sanayıleştık mı' 1923 ten 1990 a kadar 68 yıllık donemde Turkıye endüst- rısı uretım açısından kendısını 75'e katladı, yıllık ortalama arbş oranı yuzde 6 6 Hıç de fena değıl 1923ten 1939 a kadar yıllık arbş yuzde 9 6 1940 tan 1949 a kadar yuzde 1 3 1950'den 1969 a kadar yuzde 9 3 1960'tan 1969'a kadar yuzde 9 4 1970'ten 1979 a kadar yuzde 5 5 1980'den 1989 a kadar yuzde 6 0 1940-1949 donemı Ikıncı Dünya Savası'na rastiıyor, 1970-1979 arasında dünya petrol bunalımı ıkı kez Turkıye'- yı vuruyor, somut bır değerlendırme yapılırsa, 1980-1989 arasındakı duraklama, buyuk bır fırsatın kaçırılmasıdır, "Çağ atladık" dıye renklı televızyonda balon uçuranların ıktıdar donemınde Turkıye'nın sanayıleşmesı ağır aksak yurumuştur, hem emekçılerın hakları askıya alınmışken Yanmış, yıkılmış bır Anadolu 1911 den 1922 ye kadar savaşmış bır halk, yenı kurulmuş beş parasız bır cumhurı- yet, ılk 16 yılında sureklı yuzde 9 6'lık endustrı arbşını sağ- lamış Hem de enflasyonsuz • Toplam yatırırrllar ıçınde ımalat endustrısının payı (ozel ve kamu) 1980 de yuzde 34 ıken 1989 da yuzde 14 e duşu- yor Kamu ve özel sektorsanayı yatırımlarının da alabıldı- ğıne duştuğu bır on yıl yaşıyoruz Ama ıhracat artıyor, 3 mılyar dolardan 12 mılyar dolara çıkıyor Nasıl oluyor bu'' Turkıye de daha oncelerı kurulmuş endustrı uretım bı- rımlerını sureklı devaluasyonla dışsatıma yönelterek bu sonuca ulaşıyoruz, paramız pul oldukça, dovız türunde değersızleştıkçe, dışsatım pompalanıyor Demek kı dışa açılmanın ıtıcı gucu, enflasyondan gayrı bır şey değıl Bu hastalık, ekonomının yapısına ışlıyor uyuşturucu alışkan- lığı gıbı damarlarımıza yayılıyor toplum başka turlu yaşa- yamaz oluyor Enflasyon artık bır yaşam bıçımıdır bızım ıçın • 1980-1989 arası yalnız sanayıleşmede duraklama done- mı değıl, dış ve ıç borçlanmada Osmanlı'ya rahmet okutan bırsureç on yıl yaşanıyor Devlet butçesı borç butçesı 1980-1989 arasında Turkıye'ye dış borç olarak gıren yu- varlak rakamla 40 mılyar doların nereye gıttığını bılen var- sa berı gelsın Eğer bu mıktar, sanayı yatırımlarına donuşturulebılsey- dı, şımdıye dek başımız goğe ererdı On yılda 40 mılyar dış borçla ve yılda yuzde 6 oranında sanayı artışıyla nasıl çağ atladık? d İ S T A N B U L B E L E D I Y E S I Ş E H İ R T İ Y A T R O L A R I 8. Gençlik Günleri Sona Erdi... Ankara'dan gelerek çok değerlı saatlerını bızlere a\ıran gençlerle bırlıkte olan SAYIN DEVLET BAKANIMIZ MEHMET KAHRAMANA", ve "MİLLETVEKILİ SAYIN ADNA\ KAHVECİ YE" gunlerınuzın fdm go»terımlerıne değerlı irşıvlen ıle katkıda bulunan "İSTANBUL S1NEMA TV ENSTİTÜSÜNE", kısa metrajh fılmien sağlaN an ANKARA TELEVIZYON MUDURHJĞUNE", değerlı fıkırlen> le soyleşı ve panellerımıze kntkıdT bulunan ' DEĞERLİ KONUŞMAOLARA", fuue dınletılerı \e salon konserlerı\le gençlere unutaırmacaklan muzık zevkını tattıran "DEĞERLİ SANATÇILARA", 'Yişim \ e In^an bale gosterısı ıle ılk kez »ahnelenmıze konuk olan "İSTANBUL DEVLET BALESİ SANATÇILARINA \e MUDURLUĞUNE", maddı \e mıne\ı olanakları sıeh>ıp vlere muluvız>onu tanıtan "ALİ USTUNDAĞ'A", değerlı vipıthmh sergı ilanlarımızı zengınleştıren 'DEĞERLI RESİM, HEYKEL, MAKET, DESEN VE FOTOĞRAF SANATÇILARINA", dort hafta sure\ le Muhsın Ertuğrul \ e H ıldun Taner SThnesınde bızlerle bırlıkte ohn "TİYATROCU \RKADAŞLARA", \ e 4 29 Mi\ ıs tınhlen arasında gunlenmıze kitılan bızlerle bırlıkte ohn "TÜM KATILLMCI ARKADAŞLARA" teşekkür ediyoruz. 9. Gençlik Günlerinde Btduşnıak Üzere ... Kııltur Etkınlıklen Bırımı Genclık Gunlerı BATI NASIL ZENGİN OLDU Endustrı dunyasının ekonomık değışımı Nathan Rosenberg ve L.E Bırdzell, Jr tarafından yazılan ve Erdal Guven tarafından dı- lımıze çevrılen bu kıtap Form Yayınları arasında çıktı
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle