13 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
11 HA2İRAN1992PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Yazar: Diyaloğu keseceğiz • DİYARBAKIR(AA)- HEP Genel Başkanı Feridun Yazar, "Hükümetlehertûrlü diyaloğu keseceğiz" dedi. Yazar, HEPkökenli Diyarbakır Bağunsız Milletvekili Leyla Zana ile dûn bir basın toplantısı dûzenledi. Milletvekillerinin Meclis'te konuşturulmadığıru öne süren Yazar, baa milletvekillerine de havaalanlannda bilet verilmediğini iddia etti. Milletvekillerine karşı takınıldığını savunduğu bu tavırlan eleşuren Feridun Yazar, "Hükümetin artık diyaloğa ihtıyacı olmadığının anlaşıldığını, kendilerinin de diyaloğu keseceklerini" söyledi. Özaf'ın tatili • MARMARtS (Cumhuriyet) - Cumhurbaşkanı Turgut özal ve eşi Semra Özal, Marmaris Okluk Koyu'ndaki Devlet Konukevi'nde dinlencelerini sürdürüyor. Marmaris'e geldiğinden beri Devlet Konukevi'nde dinlenen Turgut Özal'ın danışmanı Kaya Toperi, Cumhurbaşkanı'nın bugün bayram namazına gitmeyeceğini ve evinde dinleneceğini söyledi. Toperi, "Şu anda nekahat döneminde. Bu yüzden dışarı çıkamıycr. Yarın da (bugün) çıkmayacak. Sadece özel dostlarını kabul edecek. Sayın ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz da öğleden sonra kendisini ziyaret edecek" dedi. Kurban Bayramı nedeniyle yedi tane kurban keseceği öğrenilen Cumhurbaşkanı Turgut özal ile birlikte Devlet Konukevi'nde oğlu Ahmet Özal, gelini Elvan özal, doktoru Cengiz Aslan ve Kaya Toperi de kalıyor. komisyonu • ANKARA(ANKA)- Olağanüstü hal nygulamasına son .verilmesinden sonra yerine uygulanacak yönetim biçiminin belirlenmesi için çalışmalara başlayan merkez 'valilerinden oluşan Icomisyor), çalışmalanru tamamfayamadı. İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, blağanüstü hale gereksinim Tcalmadığı anda bu lıygulamaya son verileceğini bildirdi. İçişleri Bakanlığı tarafından 54 merkez valisinden oluşturulan 16 -komisyondan olağanüsiü halle ilgili çalışmalar yapan -komisyonun çalışmalannı sonuçİandıramadıği öğrenildi. İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, yaptığı açıklamada, bölücü terör orgütünün faaliyetlerine Jtarşı anayasal bir yönetim .şeklı olan olağanüstü hal uygulamasına 19Tcmmuz ,1987 yılında geçildiğıni anımsattı. İnönü, Başbakan • ANKARA(AA)- Birleşmiş Milletler (BM) Çevre ve Kallunma Konferansı'nın zirve bölümüne katılmak üzere bugün Brezilya'ya gidecek olan Başbakan Süleyman t)emirere bir hafta süreyle Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü vekâlet edecek. Bugünkü Jlesmi Gazete'de yayımlanan tezkerelere göre Başbakan Demirel ile birlikte ÎİM Çevre ve Kallunma Konferansı'nın zirve ^ölümüne katılmak üzere JJrezilya'ya gidecek olan Devlet Bakanı Cavit Çağlar'ın dönüşüne kadar Devlet Bakanlığı'na Devlet Bakanı Akın Gönen. pışişleri Bakanı Hikmet Çetin'in dönüşüne kadar Dışişleri Bakanlığı'na Devlet bakanı Türkân Akyol »ekâlet edecek. £them Demir tırtuklandı JBİSTANBUL(AA) — 'Yasadışı yollarla Türkiye'ye Jüks otomobiller sokan ve tunu sahte belgelerle satan 'JEthem Demir, çıkarıldığı Tiöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Yurda kaçak olarak Isoktuğu otomobillerden "birini de Fenerbahçeli ünlü ;futbolcu Tanju Çolak'a şatan ve hakkında İstanbul ?5. Ağır Ceza ile İstanbul 1. îAğır Ceza Mahkemeleri'nde iaçılmış davalar bulunan JEthem Demir, Oto Masası ;Ekipleri'nce yakalanmıştı. -İstanbul Adliyesi Nöbetçi, -Mahkemesi'nde bugün şorgulanan Ethem •JDtmir'in, yargılandığı ."davalarda hakkında içıkarılan tutuklama karan Vicahiye çevrildi. Yusuf Erişti, Hüseyin Toraman, Hüsamettin Yaman ve Soner Gül bugüne kadar ölü veya diri bulunamadı Gözaltındaki dört genç u sır' oldııBEHZATŞAHtV _ _ Yusuf Erişti, Hüseyin Toraman, Hüsamet- tin Yaman, SonerGül... Bu dört gencin ortak yanlan, ölü ya da diri bulunamayışlan. Aile- leri ve yakmlan, sır olan çocuklannj bulmak için yaptıklan girişimlerden hiçbir sonuç ala- madı. Devlet de son iki yılda yok olan dört gencin nerede veya ne olduklannın yanıtını veremiyor. Türkiye'de yanıt verecek makam bulamayan Hüsamettin Yaman'ın avukatı Ergin Cinmen, müvekkilinin sonunu öğren- mek için Avrupa İnsan Haklan Komisyonu'- na başvurdu. Komisyon da Türk yetkililer- den 15 Haziran'a kadar yanıt beküyor. Kayıplar (ölü ya da diri) nerede? Costa Gavras'm, Şili'de kaybolan oğlu Charles'ı geliniyle birlikte arayan orta sınıf Amerikalı Ed'in çabalannı konu alan filmi Missing'teki (Kayıp) öykü Türkiye'de de ya- şanıyor. Son iki yılda ortadan yok olan dört gencin ailesi ve yakınlan, çocuklanru ölü ya da diri bulmaya çahşıyor. Ancak başvurduk- lan hiçbir makam olumlu yanıt vermiyor. Oysa kayıp dört gencin polis tarafından gö- zaluna alındıklan yolunda savlar ve bazı gör- gü tanıklan var. Kayıplann öyküsü şöyle: Yusuf Erişti, 14Mart 1991 saat 08.20 sıra- lannda Belgradkapı civannda gözalüna alın- dı. Erişti'yle birlikte gözalüna alınan Meh- met Ali Çelik, Emniyet'te Yusuf Erişti'nin 'Size hiçbir şey söylemeyeceğim' diye bağırdı- gıru duydu. Sonrasıru şöyle anlatıyor: "15 mart günü akşamı Devrimci Sol timi şefi Fikret Işınkaralar'ın odasında bana gös- terilen resimlere bakıyordum. İçeri birisi girdi ve İşi tamamladık. Bu ikisini de götürelim mi' diye sordu. Fikret Işınkaralar da 'İyi, bunlar için savcılığa bildirimde bulunduk' di- ye yanıt verdi. Bu sözlerden Yusuf Erişti'nin öldürülmesini kastettiği sonucunu çıkardım. Çünkü Yusuf, kayıtlara geçirilmemiş, gözal- üna alındığı bile gizlenmjşti. Şubeden İnsanHaklan Komisyonu'nabaşvuru İstanbul Haber Servisi - Gözalüna alındıktan sonra kayıp olduğu savlanan Hüsamettin Yaman'ın ab-leri Feyyaz ve Feyzan Yaman, avukatlan £rgin Cinmen aracıhğıyla Avrupa İnsan Haklan Komisyonu'na başvurdu. Türkiye'deki ilk başvuru olma özelliğı taşıyan bu uygulamarun aşamalannı, Feyzan Yaman şöyle anlattı: "Başvurduğumuz kurumlardan olumlu yanıt alamayınca, Avukat Ergin Cinmen'in hazırladığı dilekçenin çevirisi ile DGM savcıhğı dilekçesi, yanıünın aslı ve tercümesinı. gazeteye verdiğimiz ilanı Strasbourg'da bulunan Avrupa Konseyi Avrupa insan Haklan Komisyonu'na (European Commission of Human Rights- Council of Europe, Strasbourg) 9-9-33-88412792 nolu faks numarasmdan 1 haziranda gönderdik. İzleyen gün 33-88412018 numaralı telefonla fakslanmızın ahnmış olduğunu komisyon yetkilisi Madam Buquicchio'dan öğrendik. Kendisi. izleyen gün avukaümıza tebligatta bulunacaklannı söyledi. 3 haziranda avukaümız Ergin Cinmen'e yapılan tebligattan, konunun Komisyon raportörüne havaleedildiği ve raportörün konuya ilişkin bir rapor hazırlamak üzere Türkiye hükümetinden en geç 15 hazirana kadar yanıt vermesinin talep edildiği anlaşıldı." DGM'ye geürileceğimiz sırada 'Bizimle bir- likte Yusuf Erişti de gözalüna alınmışü, o nerede' diye sorduğumda. 'öyle birini alma- dık* dediler. 'Ama bana resmini gösterdiniz. O zaman aldık dediniz ve sesini duydum' de- diğimde, 'Kes sesini, kaçü işte' diye cevapla- dılar." Mehmet Ali Çelik, bunlan açıkladıktan bir süre sonra tutukJu bulunduğu Sağmalcılar Cezaevi'nde şişlenerek öldürüldü. Çelik'in, ihanet ettiği gerekçesiyle Devrimci Sol üyele- rince öldürüldüğü öne sürüldü. Erişti'nin gözalüna abnmasına tanık olan Hamil Demirkaya da cezaevinden yaptığı âçıklamada, Emniyet'te Erişü'ye yoğun iş- kence uygulandığını öne sürdü. Baba Bekir Erişti, oğlunun kaybolmasının ardından Cumhurbaşkanı, zamanın başba- kanı, siyasi parti liderleri, valilik, savcılık baş- ta olmak üzere ilgili kurumlara verdiği otuzu aşkın dilekçenin hiçbirine yanıt alamadı. Ba- ba Erişti hâlâ oğlunun ne ölüsünü ne de dıri- sini bulabildi. Hüseyin Toraman, 26 Ekim 1991 'de Ko- camustafapaşa'daki evinin önünde sivil kişi- lerce bir otomobile bindirilerek götürüldü. Çocuklanndan haber alamayan Toraman ai- lesi, Çınar Polıs Karakolu'nu telefonla aradı: "Mahalle halkının söylediğine göre oğlu- muzu sivil kişilerzorla kaçırdı. Sizin karakol- dan ekip gelmiş ve götürenlere müdahale eünemiş. Biz, bunun doğru olup olmadığını ve nedenini öğrenmek istiyoruz." Polis: "Ben siyasi şube dıyorum sana, siyasi şubegötürdü." "Siz biliyorsunuz değjl mi?" Polis: "Tabii." "'Vatandaşlar kaçıranlann sivil olması ne- deniyle size telefon etmişler." Polis: "Tamam." •'Siz de gidip çocuğun onlann elinden kur- tanlması yönünde. elinden almması yönünde herhangi bir işlem yapmamışsınız." Polis: "Ne yapacakük? Polis alıp götürü- yor. Sen geleceksin, sen de polissin, ben de polisim. Bana inanmıyor musunuz?" Hnseyin Toraman Polisin de onayladığı gözalb olayı daha sonra yadsındı. Toraman ailesinin Meclis'e kadar ulaştırdığı kayıp olayı üzerine. TBMM İnsan Haklan Komisyonu inceleme yapü. Komisyon, yapüğı âçıklamada, Toraman'ın gözalüna alındığına ilişkin hiçbir kayıt bu- lunmadığını. Toraman'ın başka bir kimlikle yurtdışına çıkmış olabileceğini bildirdi. Tora- manın ölüsünü ya da dirisini bulmak isteyen ailesi, hâlâ beldiyor. Hüsamettin Yaman, İstanbul Üniversitesi Avalar Meslek Yüksek Okulu son sınıf öğ- rencisi. Arkadaşı Soner Gül, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi. İki arkadaş da 5 Mayıs 1992'den bu yana kayıp. Gözalüna alındıkla- nna ilişkin görgü tanığı yok, ancak Emniyet'- te görüldükleri söyleniyor. Hüsametün Yaman'ın ağabeyleri Feyyaz ve Feyzan Ya- man, kardeşlerini bulabilmek için başvurma- dık yer bırakmadüar. Avukatlan Ergin Cinmen aracılığıyla başta DGM ve Cumhu- riyet Savcılığı'na yapılan başvurulardan da sonuç alınmayınca, durumu Avrupa İnsan Hüsamettin Yaman Haklan Komisyonu'na bildirdiler. Türkiye'- deki ilk uygulama olan bu başvuru sonucu, komisyon, Türk hükümeünden Hüsametün Yaman'ın durumuyla ilgili bilgi istedi. Ko- misyon da Hüsametün Yaman'ın ailesi de hükümetten yanıt bekliyor. Ailesi Mersin'in bir köyünde oturan Soner Gül'ü ise arkadaşlan bulmaya çahşıyor. Yapüklan eylemlerle, suç duyurusuyla sesle- rini duyurmaya çalışan arkadaşlan, Soner Gül'ün de gözaltında olduğunu öne sürüp ölüsünün ya da dirisinin ortaya çıkanlmasını isüyor. Tüm bu kayıplar 21 Kasım 1980'de siyasi şube ekiplerince gözalüna alındığı görgü ta- nıklannca belirtilen ve şimdiye kadar kendi- sinden hiçbir haber alinamayan Hayretün Eren'i akla getiriyor. Hayrettin Eren'in ara- bası uzun süre Emniyet Müdürlüğü önünde kalmış, bir süre sonra o da ortadan yok ol- muştu. Hayretün Eren'in ailesi de hâlâ oğul- lannı anyor. Yeni başkan Prof. Kolusay, 6 bin dosya biriktiğini, suçlamalann yavaş çalışmadan kaynaklandığını söyledi: Adlî Tıp'tarüşveti aracılarahyor• Başkan Prof. Özdemir Kolusay, öncelikle bekleyen 6 bin dosyanın sıfirlanacağını, kurumun hıziı çahşarak rüşvet ve sahte rapor iddialannın ortadan kaldınlacağını söyledi. TÂYFUNGÖNÜLLÜ ~ Otopsiden uyuşturucu ana- lizlerine, kızlık muayenesin- den cezai ehliyetin olup olma- dığına, astronomi hesaplann- dan bozuk gıdaya, balistik incelemelere kadar Türk hu- kuk sisteminin resmi bilirkişi- lik görevini Adli Tıp Kurumu üstlenmiş durumda. Kuru- mun "değişmez" başkanı Prof. Şemsi Gök'ün değişme- sinden sonra gözler yeni baş- kan Prof. özdemir Kolusay ın uygulamalanna çevrildi. Ancak bu önemli kurum hakkında yakın zamana ka- dar başta "rüşvet", "sahte rapor" olmak üzere birçok id- dia ortaya atıldı. Bu iddialann bir çoğunu kurum, yarutsız bı- raktı. Bunun yanı sıra kurum- da birikmiş 6 bin dosya var. Başkan Prof. özdemir Kolu- say, öncelikle bu dosyalan sı- fırlayacaklannı söylüyor. Yeni başkan Kolusay ile kuruma yöneltilen bu iddiala- n konuştuk. -Kurumla ilgili kamuoyimda oldukça olumsuz bir imaj var. Rüşvet ve sahte raporlara iliş- kin iddialar var. Bunlar nere- den kaynaklanıyor? Bu görün- tüyü silntek için ne yapacaksı- mz? KOLUSAY- Kurum hak- kında bir takım söylentilerin çıkmasının nedenini yavaş ça- hşmaya baglıyorum. Bunun için de ideal hedefim, kuruma gelen bir dosyanın bir hafta içinde her şeyiyle burayı terk etmesidir. Bir hafta içinde ra- porlar gerekli yerlere ulaştın- lırsa vatandaşın bu konudakı yakınmalanrun ortadan kal- İcacağma, söylentilerin de bi- teceğine inanıyorum. -Bu iddialar gerçek mi? Türk hukuk sisteminin resmi bilirkişilik görevini üstlenen Adli Tıp Kurumu'nun \eni Başkanı Prof. Özdemir Kolusay aracı ve dolandıncıyı ortadan kaldırmak için sövlentileri öniemek için vatandaşın dosyalarını kendisinin takip edebileceği bir danışma servisi oluşturacaklarını söyledi. KOLUSAY- Şımdiye ka- dar gerçeklen pek söyleyeme- dik. Herkes. "Adli Tıp'a rüş- vet verdım" diyor. Yani bu tür iddialann olduğu doğrudur. Şimdı, kurumun vereceği ra- por, iki kişiden birinin aleyhi- ne olacakur. Bir taraf davalı, diğer taraf davacıdır. Bu mah- kemelik bir konu olduğu için rapor. bir tarafı haklı çıkara- cakür. Kısacası üçüncü bir olasılık yoktur. O zaman ne oluyor, kurumla hiç ilişkisi ol- mayan bir kişi bile, para sız- dırmak için kurumda raporu hazırlanan kişilere. "Ben sizin işinizi hallederim" diye orta- lıkta dolaşıyor. Oysa, bir ra- porun kişinin aleyhine veya lehine çıkma olasılığı yüzde 5O'dir. Eğer rastlantı sonucu rapor. para verdiğini iddia eden kişinin lehine çıkmışsa başlıyor, "Ben Adli Tıp'a rüş- vet verdim" diye konuşmaya. - Rüşvet bir anlamda doğru.. KOLUSAY- Rüşvet alan kişinin kurumumuzla ilgisınin olduğunu sanmıyorum. An- cak bu konunun üzerine gidil- mesine ragmen hala sıkınüla- nmız var. . - Bu kadar iddiaya karştn ku- rumunuza resmen yansınuş olaylar var nu? KOLUSAY- Evet. bu ka- dar söylenü var: ama kuruma yansımış birkaç olayın dışında somut bir şey yok. Bunlardan biri; kızhk muayenesiyle ilgili bir görevlinin belge vermesi söz konusu. Bu da ağır ceza mahkemesinde. Bir de yılJar önce benim personelimdsn bi- rinin rüşvet aldığı doğrultu- sunda gelen bir şikâyetin üze- rine gıttim ve olayı saptadım. Hemen gerekeni yaptım. - Basınm da üzerinde durdu- ğu kuşkulu birtakım olaylar var. Bunlar, kurumunuza res- men yunsımamış olabilir. Geri- ye dönük olsa bile bu tür başvu- rular olduğunda yeni bir incele- me vapar mısınız? KOLUSAY- Konu, eğer salt bizim kuruma ilişkin ıd- dıalan içeriyorsa bunlara bakmak zaten görevimiz. Bunlar geriye dönük de olabi- lir. Ama ortada yanlış anlaşıl- ma veya kurumun yanlış anla- tılmasından kaynaklanan birtakım olaylar var. Bunlar da biraz önce bahsettiğimız aracı kişilerin vatandaşj do- landırmasından kaynaklanı- yor. - Siyasi olavlarda öten kişile- rin otopsilerinin sağlıklı olma- dığma ilişkin iddialar var. Poli- sin operasvoniarı sırasında \akm mesafe atışları olduğu ve insanlara üıfaz' uygulandığı ileri sürülüyor. Sizler otopsi ra- porlarmıza yakın veya bitişik atif varsa bunlarm vazıyor mu- sunuz? KOLUSAY- Ben kurum başkanlığına Morg Dairesi Kadınlardan Kadın Bakanlığı'na tepki: Tasarı kamuoyundatarbşılsınANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Ankara, İzmir ve İstan- bul başta olmak üzere çeşjtli illerdeki kadın kuruluşian. "Kadın ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı" kurulmasma iliş- kin tasannın geri çekilmesi is- temlerini telgraf çekerek hükümete iletttiler. Kadınlar, Başbakan Süleyman Demirel. Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü, TBMM Başkanı Hüsa- mettin Cindoruk ve Devlet Bakanı Türkan Akyol'a çek- tikleri telgrafta, tasannın kamuoyunda tartışmaya açıl- masını istediler. Telgraf metninde şöyle de- nildi: "Bugüne kadar ilgili kadın gruplannın tüm taleplerine karşın tartışmaya açılmadan hazırlanan ve TBMM komis- yonlannda görüşülecek olan "Kadın ve sosyal hizmetler bakanlığının kuruluş ve gö- rumunda çıkan yasayı destek- lemeyeceklerini ifade eden kadın kuruluşian, eleştirileri- ni şöyle sıraiadılar: "Çünkü. bu tasan kadını yelkin bir yurttaş olarak değıl. • Çeşitli kadın kuruluşian hükümete telgraf çekerek "Kadın ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı" kurulmasma ilişkin tasannın geri çekilmesini ve kamuoyunda tartışılmasını istediler. revlen hakkında kanun tasa- nsı"nın geri çekilmesini ve başta kadınlar olmak üzere duyarlı kamuoyunun tartış- nıasına açılmasını talep ediyo- ruz". Tasannın yasalaşması du- hayatını ancak aile içinde sür- dürebilecek yardıma muhtaç. eksık bir varlık olarak gör- mektedir. Kadını birey olarak ele almamakta, sorunlanna sadece ailc içinde çözüm ara- makta. çeşitli sosyal sorunla- nn çözümünü de aile içindeki kadına yüklemektedir. Kadı- nın aile içindeki gcleneksel rollennı sürdürmekten yana- dır ve bu rolleri daha iyi yapa- bilmesinin koşullannı hazırla- maktadır. Kadın poliıikalan- nı uluslararası normlarla oluijiuımayı değil. geçici hü- kümet politikalanna terk et- meyı yeğlcmiştir. Ev ekono- misıni özendirmcktc. kadınla- nn sosyal yaşama kaülımını engellemckte. kadmı .sovval güvcncesı olan bir orıamın- dan uzak kılmaktadır. Göniil- lu kadın kuruluşlannı yctcnn- cc desteklcmcmcktc. ıcracı vc dcvleli daha da büyütücü bir bakanlık öngörmcktedir". Başkanlığı nüan geldim. Onun için benim çok yakın- dan bildiğım bir konu. Önce değişik bir raporun verilmesi- nın kesinlikle doğru olmadığı- nı söylemek istiyorum. Çünkü ateşli silahlann vücutta bırak- tığı çok değişik gelişimleri olu- yor. İddia sahiplerinin bunu iyi algılayabileceklerini san- mıyorum. Zaten bu tür olay- larda bulgulanmızı fotoğraflı- yoruz. Bunlar bizde negatif olarak duruyor. Gerektiğinde karta basabıhriz. - Örneğin, kişinin vücudunda 8 kurşun yarast olup da 2 kur- şun isabet etmiş veya bitişik atış vapılmıs da sizin buna uzak atış yapılmış şeklinde rapor vermeniz olası mı? Veya böyle bir raporun çıkma olasılığını önleyebilir misiniz? KOLUSAY- Sorunuzdaki olasılıklar olamaz. Çünkü si- zin dediğjniz tek kişilik otop- silerde olabihr. Ama otopside bir hekim bulunmuyor. Yasa gereği yanımızda cumhuriyet savcısı bulunuyor. Ama "sava insan vücudundan anlamaz' diyebilirsiniz. Sava. yasanın temsilcisi. Gelişebilecek yasa- dışı bir olaya karşı variığı psi- kolojik bir baskı oluşturmak- tadır. Bazen otopsilerimizi 3 kişi değil, 6 kişiyle yaptığımız bile olur. - Yakın veya bitişik atışlar için ne söy leyeceksiniz? Özel- likle son dönemlerde rastladı- ğuıız bu tür olaylar var mı? KOLUSAY- Biz yakın atışı sadece çıplak deride görebili- riz. İnsanın çıplak olduğu yer- leri de başı, boynu ve elleridir. Kişiler giysili olduklan için yakın veya bitişik atış yapıldı- ğına ilişkin deliller elbisede kalır. Şimdi kamuoyunda bi- linmeyen veya yanlış bilinen bir olgu var. Biz otopsilerimizi çıplak derideki bulgularla de- ğerlendiririz. Yakın mesafe veya bitişik atış varsa bunun delilleri elbisede kalır. Biz bu- nu otopside saptayamayız. Çünkü ceset bize çıplak gelir. Raporumuzda ise 'uzak mesa- feden atış yapılmışür' demiyo- ruz. Burada çok önemli bir aynntı var. O da rapora şöyle yansır: "Bitişik atış mesafesi dışından aüş yapılmışür'. - Bu tür iddialara meydan vermemek için ne yapmavı plan/ıvorsunuz? KOLUSAY- Herkese khpı- mız açık. Vatandaşlanmız is- tedikleri zaman gelıp bilgi alabilirler. Aynı zamanda rüş- vet verdiğini iddia eden veya hem kurum içinden hem de kurum dışından vatandaşlan- mızın bağlantıda oldukian aracı yani dolandına kişiler varsa bize bunları anlatabilir- ler. Valandaşlarımızın dosya- lannın takıbi konusunda bir sistem gelıştırdik. Aracıyı yani dolandıncıyı ortadan kaldır- mak. en azından bu tür söv- lentileri öniemek için kııruma başvurup dosyalannın ne du- rumda olduğunu öğrenebıl- meleri için aktif bir danışma servisi oluşluracağı/. IHD istanbul Şubesi Başkanı: Dörtinşaatişçisi kır gezisinde kaybolduİstanbul Haber Servisi - İn san Haklan Demeği İstanbul Şubesi Başkanı Ercan Kanar, Halkın Emek Partisi'nin Tuzla'da gerçekleştirdiği kır gezisine katıldığı gerekçesiyle gözalüna alınan 4 inşaat işçi- sınden henüz haber alamadık- lannı açıklayarak bu kişilerin hayatlanndan endişe duyduk- lannı söyledi. Ercâh Kanar. bayram arife- si olması nedeniyle dün İnsan Haklan Derneği İstanbul Şu- besi'nde düzenlediği basın top- lantısında. insan haklannın ihlal edilmediği ve özgürlükle- rin kısıtlanmadığı bayramlar yaşayabilmek için bütün in- sanlann çaba göstennesı ge- rcktığini savunarak şunlan söyledi: "Özellikle son aylarda geri- ye dönüp baktığımızda devle- ün, geleneksel ahlakın ve egemen anlayışlann yönlendir- diği kurumlann insan haklan ihlallerinin utanç verici bir dü- zeyde sürdüğiinü görüyoruz. Bir dini bayrama daha girece- ğiz ve yöneticiler yine beylik nutuklarla toz pembe tablolar çizecekler. insan haklan ihlal- lerini süslü sözlerle unuttur- maya çalışacaklar. Resmi kurumlarda. okullarda beka- ret kontrolü gibi uygulamalar adeta kurumlaştı. dayak. hakaret resmi politikası durumuna geldi. Despot ve medrese eğitimi zih- niyeti, Vefa Lisesi'nde Banş Keleş gibi onurlu gençierin in- tıhanna neden oluyor. Bu olaydan çarpık eğitim politika- sının yürütücüleri sorumlu- dur." Son aylarda Güneydoğu'da görev yapan gazetecilere karşı gerçekleştirilen saldınlara dik- kat çeken Kanar. İzzet Kezer'- den sonra Hafız Akdemir'ın öldürülmesinin aynı zinhiyetin uygulaması olduğunu belirtti. Hükümetin insan haklan kav- ramını dilinden düşürmcdiğini anımsatan Ercan Kanar, söz- lerini şöyle sürdürdü: "Hükümet, siyasi tutuklu ve hükümlüierin en insani gerek- sinmeleri olan aileleriyle hasret gıdcrme haklannı vine^tubei diyor. İnsan haklapm* avkın Terörle Mücadele Yasası'na sığınarak adli suçlulara tanı- nan haklar siyasilerden esirge- nerek eşitlik ilkesi ayaklar altı- na alınıyor." Toplusözleşme görüşmele- rinde işçiyle dalga geçer gibi düşük ücret artışlan önerildiği- ni belirten İnsan Haklan Der- neği İstanbul Şubesi Başkanı Ercan Kanar, aynca yargısız infaz ve gözaltında kayıplann •furya' haline geldiğini vurgu- layarak konuşmasını şöyle tamamladı: "Güvenlik güçlerince gözal- üna alınan Hüsamettin Ya- man ve Soner Gül'den haber yok. Hayatlanndan endişe edi- yoruz. Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası'nda yapılan, an- cak yeterli olmayan cüzi dü- zeltmeler bile Cumhurbaş- kanı'nın veto duvanna çarpı- yor. Cumhurbaşkanı gözaltı Öğrenciye süresınin düşürülmesini iste- eğitim miyor ve işkenceyi savunuyor. ' " Korucu olmadıklan için köy- leri vakılan ve göçe zorlanan Beytüşşebap köylüleri. İstan- buİ ve başka yerlerdeki kilisele- re sığınarak yaşamaya zorlanı- \orlar. Devlel kendı yasalannı çığniyor. Mülkiyet ve serbest yerleşim haklannda dahi çifte standart uygulanıyor. Düşün; ce suç olmaya dev am ediyor ve Hekimoğlu İsmail gibi birçok yazarcezaevinde tahdit aliında tutuluvor. Polise yeni rütbeler getiriliyor İlkokulmezunlan komiser olabilecekANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - İçışlen Bakanlığı'- nca hazırlanarak. Başbakan- lığa sunulan ve Emniyet Teşkilaü Yasası'nda değişik- lik yapan taslak ile poliste yeni rütbeler oluşturuluyor. avnca komiserlik rütbesine geçiş de yaygınlaştınlıyor. Taslağın yasaîaşması halin- de, ilkokul ve ortaokul me- zunlan da komiser olabile- cekler. Taslak ile mesleğe polis memuru olarak başlayanla- nn; liyakat esasına göre, "üst polis memuru", "kıdemli po- lis memuru" ve "baş polis memuru" rütbelerine yükse- lebilmelerine olanak sağlanı- yor. Bugüne kadar 6 rütbe halinde ele alınan emniyet hızmetlen sırufında. taslak ile rütbe sayısı 12'ye çıkanlır- ken. emniyet müdürlüğü rüt- besi de kendi içinde birinci, ikind. üçüncü ve dördüncü sınıf olmak üzere dört ayn grup halinde düzenleniyor. içişleri Bakanlığı'ndan yapı- lan âçıklamada, emniyet müdürleri için getirilen dört ayn rütbedeki zorunlu bekle- me süreleri de yenıden düzen- leniyor ve böylece alt-üst iliş- kisine dayalı yeni bir hiyerar- şik yapı kurulması amaçlanı- yor. SERIK KADASTRO MAHKEMESİ Sayı: 1988 J616 Serik Kökez mahaücsi Taşlıklar mevkıinde bulunan 275 nr'lik 89 ada 65 parsel nolu nızalı yerin mahkememizde icra kılınan yargıla- ma neticesinde: Davacı adına tescilini karar verilmiş oJup adresi tesbit edilemeyen davalı Şaban oğlu Abıdin'e 7201 savılı teblıant kanununa gore kara- rın ncşrind.-r. uibarcn 15 gur M>nra :-.-h!iğı eaılmı> sayılacağı ilanen du>urun.ı .". • 1992
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle