Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
C S ğurdu. Eylül ayı başında Berlin’de Putin ve Schröder’in hazır bulundukları ve çok samimi göründükleri törende Alman ve Rus şirket yetkililerinin altına imzalarını koydukları anlaşmayla Avrupa ve Rusya 2010 yılında işletmeye girecek Baltık hattı, Rusya’nın Batı Sibirya bölgesinde bulunan ve bir trilyon metreküp doğalgaz rezervine sahip olduğu tahmin edilen YujnoRuskoye sahasından çıkan doğalgazı Baltık Denizi’nin altına döşenecek 1.200 kilometre uzunluğundaki muazzam boru hattıyla Almanya’nın kuzeydoğusundaki Greifswald şehrine ulaştıracak. Denizaltına döşenecek bu boru hattı Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki Vıborg Limanı ile Greifswald arasında kesintisiz bir hat olarak çalışacak. Almanya enerji gereksinimini bir ölçüde ve bu şekilde garanti altına almışsa da diğer Avrupa ülkelerinin enerji sağlama konusunda atılmış çok önemli adımları bulunmuyor. Almanya dışındaki Avrupa ülkelerinin de bundan böyle "Stratejik Elips"deki petrolden pay almak için ABD, Rusya, Türkiye, Çin ve Hindistan’ın bulunduğu satranç tahtasında aktif oyuncu olmaları gerekecektir. Bu çabalar ağırlığını özellikle ve en belirgin bir şekilde Azerbaycan üzerindeki satranç tahtasında göstereceğinden, bundan böyle ve özellikle önümüzdeki Kasım genel seçimlerinden sonra Azerbaycan’ın dünya siyasetindeki yerinin güçlenmesi beklenmelidir. Dünyada giderek azalan fosil yakıtların üzerinde oynanan oyun bu bölgedeki siyasi sorunların da giderek tırmanmasına yol açacağından, oyuncuların agresif oyun tarzının artması da beklenmelidir. Özellikle, hala, ABD’deki Ermeni lobisini arkasına alarak etkinliğini Türkiye ve Azerbaycan’a karşı sürdürmek isteyen Ermenistan, satranç tahtasındaki oyunda, Rusya’yı da arkasına almış olmasına karşın en zayıf taş durumuna gelmek üzeredir. Çeçen faktörü te yandan "Stratejik Elips"in en kuzey ucunda, Kuzey Kafkasya’da bulunan ve üzerinden stratejik anlamda birçok enerji hatları geçen Çeçenistan’ın ise hala bölgede, özellikle Rusya’yı ilgilendirecek sorunlar çıkarabilecek ve üzerinde yapılacak müdahalelere açık bir konumda olduğu da unutulmamalıdır. Ciddi bir şekilde dikkate alınması gereken Çeçenistan; ? Kafkaslar ve Orta Asya’dan çıkan doğalgazın dağıtım yolu üzerindedir. ? İslam ve Hıristiyan alemlerinin ortasındadır. ? Hiçbir zaman tam olarak bağımsızlığını yitirmemiştir. Bu nedenle özellikle Rusya Federasyonu’nun yumuşak karnı olma konumunu da korumaktadır. Rusya yönetiminin bütün çabalarına karşın, Rus ordusunun Çeçen halkında olumsuz etkiler yaratan bütün zafiyetle TRATEJİ Gürcistan devlet başkanı Zurab Nohaydeli Ankara’da 9 afkasya ile köklü bağları bulunan Türkiye, Orta Asya ile bağını da buradan kurmak zorunda. En azından Türkiye’nin Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a ulaşması gerekiyor. Bunun somut adımı KarsTiflis Demiryolu olarak değerlendirilirken, izole edilme endişesi taşıyan Ermenistan projeyi engellemeye çalışıyor. K rinden, rüşvetçi, kuraldışı davranışlarından hala kurtulamamış olması, çeşitli radikal ve köktenci unsurların da bölgede halktan da destek alarak yoğunlaşmasına neden olmuştur. Özellikle Eylül 2004’de Beslan’da meydana gelen trajik olay ile sonradan Moskova Metrosu ile kaçırılan iki Rus uçağındaki olaylar, Çeçenistan’ın sorunlarının bitmediğini ve bölgede şimdilik Gürcistan’daki durulmuş gibi gözüken Abhazya, Güney Osetya ve Acaristan olaylarının benzeri ek sorunların da tekrar canlandırılabileceğini söz konusu eder. Şimdilik Gürcistan’ı istikrarlı bir duruma getirmiş gibi gözüken ABD’nin, Kafkaslarda oynayan oyuncuların artması ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki tırmanarak artan yüklerinin kontrolden çıkması nedeniyle, çok güvendiği Gürcistan kalesinde de yakın bir gelecekte sorunların tekrarlamasını beklemek olasıdır. Ermenistan’ın yeni bahanesi orun çıkartma konusunda mahir olan Ermenistan’ın ABD’deki lobileri aracılığıyla, KarsAhılkelekTiflisBakü demiryolu bağlantısını engellemek için Gürcistan’da sorun çıkartmaları, bunu da Abhazya veya Güney Osetya üzerinden yaratmaları olasıdır. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden geçecek demiryolu projesi, gerçekleşmesi halinde, bu üç ülkeyi, Ermenistan'ı bypass ederek Avrupa ile bağlayacak olması nedeniyle özellikle Azerbaycan açısından hayati, Ermenistan açısından ise ölümcüldür. Bu bağlamda, Ermenistan Ulaştırma Bakanı Andranik Margaryan, Ermeni basınına geçen günlerde verdiği bir demeçte, bu projenin gerçekleşmesi halinde ülkesine karşı uygulanan ekonomik kuşatmanın tamamlanacağını söyledi. Margaryan, bu nedenle, söz konusu projeyi engellemek için var güçleriyle çalıştıklarını belirtti. Projenin 600 milyon dolar gibi yüksek bir maliyeti olması da engelleme konusunda Ermenistan'ın elini güçlendirmektedir. Zira, hem Erivan'da, hem de diaspora önderliği arasında yapılan hesaplara göre, bu projenin gerçekleşmesi için mutlaka dış finansmana ihtiyaç olacaktır. Margaryan, bu nedenle, AB'li muadilleriyle yaptığı temaslarda konuyu sürekli gündeme getiriyor ve bunun ülkesini hedef alan "kötü niyetli" bir 3 Ekim (Fotoğraf: AA) S Ö proje olduğu konusunda kendilerini ikna etmeye çalışıyor. Ermeni argümanının temel dayanağı ise Kars ile Ermeni topraklarında bulunan Gümrü arasında bir demiryolunun zaten bulunması. Ermenistan, KarsGümrü demiryolunun son 15 yıldır atıl kalmasının nedeninin "Türkiye'nin düşmanca tavrı" olduğunu öne sürerek, AB ülkelerine bunun "iyi komşuluk" anlayışına ters düştüğünü anlatmaya çalışıyor. Bu arada AB'nin, TRASECA diye bilinen ve Kafkaslar ile Avrupa'yı demiryolu ile bağlamayı öngören projesinin, birkaç yıldır gündemde olan KarsAhılkelek demiryolu projesinden hiç bahsetmemesi, buna karşın KarsGümrü demiryolundan söz etmesi de Ermeni tarafını cesaretlendirmiş bulunuyor. Bu Ermeni atağının, Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan bazı AB üyelerinin, TürkAB Müzakere Çerçeve Belgesi'ne TürkErmeni sınırının açılması koşulunu sokmaya çalıştıkları bir döneme denk gelmesi ise elbette ki rastlantı değil. Aynı şekilde, Ermeni lobisinin ABD Kongresi'ndeki önde gelen isimlerinden Joe Knollenberg, Frank Pallone ve George Radanovich'in Temsilciler Meclisi'ne tam şu sıralarda bu konuda bir tasarı sunması da aynı şekilde bir rastlantı değil. Söz konusu temsilciler, ilgili ülkelerin KarsAhılkelek demiryolu hattının finansmanı için Washington'a dönecekleri varsayımından hareketle, ABD'nin, Ermenistan'ı bypass edecek bu projeye herhangi bir finansman sağlamasını engelleyecek bir yasa çıkarmaya çalışıyorlar. Onların argümanı da, KarsGümrü demiryolunun atıl olarak durduğu bir sırada yeni ve pahalı bir projenin finanse edilmesinin mantıklı olmadığı temeline dayanıyor. (www.fuarplus.com/haberlerihracatci.php?id=3359 23k) Köktendinci tehditler ve Rusya ölgede sorun çıkarmak üzere kullanılabilecek ElKaide benzeri köktenci örgütlerin yol açabileceği karışıklık, özellikle Rusya’yı etkileyecektir. Ancak, bu çok oyunculu satranç tahtasında, özellikle Gürcistan üzerinden başlatılıp, Çeçenistan üzerinden sürdürülecek oyunun sonuçları Rusya’yı etkileyebileceği gibi, Orta Asya’ya ve Azerbaycan’a bağlantıyı sağlayan Gürcistan’ın karışıklığa düşmesi nedeniyle Türkiye’yi de olumsuz yönde etkileyecektir. Bu nedenle kendisi için bir çok açıdan ilgi alanı olan Gürcistan’ın geleceğinin teminatı Türkiye için çok önemlidir. Ermenistan’ın Batı’da attıracağı girişimler, bölgedeki tek dostu ve topraklarında ciddi bir silahlı kuvvet bulunduran Rusya’yı da ta Çeçenistan’a kadar etkileyecek ve ABD’nin İslam ülkelerinin bir kısmıyla olan sorunlarının benzerini Çeçenistan nedeniyle Rusya’nın da sırtlaması gerektirecektir. Bu noktada, Rusya’nın akılcı davranarak ABD’nin aksine Müslüman toplulukları karşısına almaması gerekir. Çünkü, esasen kendi içinde 30 milyonun üzerinde Müslüman halk yaşarken, Rusya’nın içinde ve çevresinde önemli Müslüman cumhuriyetler varken Putin’in son zamanlardaki radikal çizgideki politika özlemine rağmen Kafkas satranç tahtasında Rusya’nın, daha ileri gitmemesini gerektirir. Büyük oyuncu olması gereken Türkiye afkaslardaki önemli oyunculardan Türkiye ve Rusya Federasyonu’nun bundan böyle, bölgede özellikle ABD’ye rağmen Ermenistan ve AB tarafından ABD’deki lobiler vasıtasıyla çıkartılabilecek karışıklıkları soğukkanlılıkla değerlendirip, bölgedeki dengeleri Şanghay İşbirliği Örgütü benzeri bir örgütle sağlamaları gerekir. Bölge, binlerce kilometre ötelerden gelen, zengin doğal kaynaklara gözlerini dikmiş ve bu uğurda, Kafkas halklarını birbirine kırdıran yabancı güçlere teslim edilemeyecek kadar önemlidir. Ayrıca Türkiye’nin, 1990’ların başında potansiyel en büyük oyuncusu olduğu Orta Asya’da bugün esamisinin okunmadığı dikkate alınarak, bizim için her zaman potansiyel işbirliği alanı olan Orta Asya’ya bir gün, siyaset ve ekonomi alanında ciddi adımlar atmamız gerektiği beklentisiyle ileriye bakarak düşünmek de gerekiyor. Bu bağlamda, Orta Asya’ya bizi ulaştıracak köprü olan Kafkaslarda, geçmişte Orta Asya’da yaptığımız yanlışları yapmaktan kaçınmamız ve her şekilde bölge üzerinde "yaşam alanı" felsefesinden bakarak kararlı bir tutum göstermemiz gerekir. K B

