Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
PIERRE SORLIN’DEN ‘İTALYAN ULUSAL SİNEMASI’
Beyazperdeden İtalya!
Pierre Sorlin, Deniz Arslan’ın çevirisiyle VakıfBank Kültür Yayınları tarafından yayımlanan İtalyan Ulusal Sineması adlı
incelemesinde, İtalya’daki ilk sinema gösterimlerinin yapıldığı 1896’dan 2000’e uzanan dönemi; filmleri, yönetmenleri,
oyuncuları, türleri ve değişen seyir kültürüyle birlikte ele alıyor.
yeri de bu dönemde
DUYGU AYDEMİR
belirginleşiyor.
Roma’nın geceleri
ŞÖLEN BAŞLIYOR!
ve Milano’nun yeni
Roma’nın savaşın izini taşıyan sokak-
yaşamı kadar kame-
ları, Sicilya’nın köyleri, Milano’nun ışık-
ranın bakışı da de-
lı vitrinleri, otomobillerle dolan bulvarlar,
ğişiyor. Michelan-
gece kulüpleri, taşradan büyük şehre ge-
gelo Antonioni’nin
len aileler...
Gece’sinde (1961),
Pierre Sorlin’in İtalyan Ulusal
Marcello Mastro-
Sineması’nda* bir ülkenin sinemayla iliş-
ianni ile Jeanne
kisi bu görüntüler arasında beliriyor.
Moreau’nun canlan-
Çalışmada, İtalya’daki ilk film göste-
dırdığı çiftin arasın-
rimlerinin yapıldığı 1896’dan 2000’e uza-
da olaydan çok sus-
nan dönemde sinema; seyircisi, yıldızla-
kunluk ve mesa-
rı, stüdyoları ve popüler türleriyle canlı bir
fe ağırlık kazanıyor;
kültür olarak ele alınıyor.
Monica Vitti de bu dünyanın önemli yüz-
Sinemanın İtalyan kentlerine yerleş-
lerinden biri olarak seyircilerle buluşuyor.
tiği ilk yıllar bile gösterişten uzak değil.
Antonioni’nin Batan Güneş’inde (1962)
Figüran ordusu, geniş dekorlar ve antik
Vitti, bu kez modern kentin duygusal be-
Roma’nın ihtişamı, Enrico Guazzoni’nin
lirsizliklerini taşıyan ana karakterlerden
Quo Vadis?’inde (1913) şölenleşiyor.
biri olarak öne çıkıyor.
Giovanni Pastrone’nin Cabiria’sı
Fellini’nin 8½’sinde (1963) ise Mastro-
(1914) ise bu çizgiyi daha ileri taşıyor:
ianni, yaratma sıkıntısıyla boğuşan yönet-
Cenova limanında işçi olan Bartolomeo
men Guido’yu canlandırıyor; anılar, düş-
Pagano’nun canlandırdığı Maciste, film-
ler ve fanteziler birbirine karışıyor.
deki rolünden çıkarak seyircinin benim-
Aynı oyuncunun bir-
sediği güçlü ve iyiliksever
kaç yıl içinde gazeteci, ya-
bir kahramana dönüşüyor.
zar ve yönetmen kimlikleriy-
Sessiz dönemin yıldız
le farklı filmlerde belirmesi,
kültüründe Lyda Borelli ile
Mastroianni’yi yalnız tanınan
Francesca Bertini’nin ye-
bir yıldız yüzü olmaktan çı-
ri de ayrı; sözün olmadığı
karıp dönemin değişen erkek
perdede bakış, jest, duruş ve
karakterleriyle buluşturuyor.
beden oyunculuğun başlıca
GÜNDELİK YAŞAMIN
araçları haline geliyor.
Bu erken sinemanın gör- YÜREĞİNDEN İTALYAN
sel karakterinde stüdyolar MİZAHI!
kadar ışığın ve mekânın da
Bu değişimin başka bir
payı var.
yüzü komedide ortaya
Avrupa’nın büyük
çıkıyor. Salonları dolduran
stüdyoları arasındaki İtalyan
filmler ülkenin gündelik
yapıları, cam duvar ve
yaşamını yüreğinden
tavanlarıyla doğal ışıktan
yakalıyor. Totò’nun
yararlanıyor.
kelimeler, aksanlar, jestler
Kameramanlar stüdyo dışı-
ve yanlış anlamalarla
na çıktıklarında ise manzara-
kurduğu mizah, bölgesel
yı yalnız fon olarak kullanmı-
farklılıkların hâlâ güçlü
yor; dağlar, göller, mimari ve
olduğu İtalya’nın seslerini
değişen gün ışığı görüntünün
perdeye taşıyor.
kuruluşuna katılıyor.
Savaş sonrası stüdyo
sisteminde yetişen
SAVAŞ VE NEOREALİZM!
DEĞİŞİMİN YÜZÜ VE PERDEDEKİ
Vittorio Gassmann, Alberto Sordi ve Ugo Tognazzi’nin
Savaşın ardından bu görkemli dünyanın yerini bambaşka
İTALYA’YA YANSILARI...
oyunculuğunda ise eski kuşağın romantik üslubundan farklı,
görüntüler alıyor.
daha alaycı ve kuşkucu erkek tipleri beliriyor.
Perdedeki İtalya birkaç yıl içinde yeniden değişiyor. Eko-
Neorealizm kitabın önemli duraklarından biri ancak Sor-
Dino Risi’nin Una vita difficile’inde (1961) Sordi’nin
nomik büyüme, iç göç, tüketim, yeni iş alanları ve otomobil
lin onu sonradan belirlenmiş birkaç başyapıtın çevresinde
canlandırdığı Silvio’nun idealizmi ile yaşamın dayattığı
gündelik yaşamın görünümüne karışıyor.
kusursuz bir akım olarak sunmuyor.
uzlaşmalar arasındaki gerilim, komedinin dönemin
Luchino Visconti’nin Rocco ve Kardeşleri’nde (1960)
“Neorealizm: Mitler” başlığı bile terimin çevresinde za-
davranışlarını ve zaaflarını yakalayan keskin bir alana
Alain Delon’un canlandırdığı Rocco’nun da içinde bulun-
manla oluşan yekpare anlatıya koyduğu mesafeyi gösteriyor.
dönüşebildiğini gösteriyor.
duğu güneyli aile Milano’da kendine yeni bir yaşam kurma-
Roberto Rossellini’nin Roma, Açık Şehir’i (1945), An-
ya çalışıyor.
na Magnani’nin Pina’sıyla savaşın henüz çok yakın oldu- SPAGETTİ WESTERN’LER...
Aynı yıl Federico Fellini’nin Tatlı Hayat’ında Marcel-
ğu bir kentin belleğini taşırken Vittorio De Sica’nın Bisiklet
Popüler sinemanın enerjisi western’lerde başka bir biçim alı-
lo Mastroianni’nin gazeteci Marcello’su, yıldızların ve gece
Hırsızları’nda (1948) çalınan bir bisiklet, Antonio Ricci’nin
yor. Amerikan türünün tanıdık dünyası İtalya’da yeniden ku-
işini ve ailesinin geleceğini sarsıyor. yaşamının çevresinde dolaşırken Roma bambaşka bir sahne-
rulurken kesin ahlaki sınırlar gevşiyor, kahramanlar sertleşi-
ye dönüşüyor.
Luchino Visconti’nin Yer Sarsılıyor’u (1948) ise Sicilyalı
yor, diyalogların yerini uzun bekleyişler ve ani şiddet alıyor.
balıkçıların yaşamına yöneliyor. Aynı başlık altında buluşan Mastroianni’nin Marcello’su, gösterişli çevrenin içinde-
Başlangıçta küçümseyici bir adlandırma olan “spagetti
bu filmler ortak bir reçetenin tekrarları olmaktan çok gerçe- ki huzursuzluğu taşıyan karaktere dönüşüyor. Oyuncunun
western”, kısa sürede uluslararası bir seyirciye ulaşıyor. En-
ğe farklı yönlerden yaklaşan çalışmalar olarak beliriyor.
uluslararası ölçekte tanınan İtalyan sineması imgesindeki nio Morricone’nin müziği de görüntünün arkasında duran
8 3 Eylül 2026

