Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
nelerin, renklerin, ışığın, ışık selinin nasıl anlatılaca-
RIDVAN DANSUK
ğı konusu da farklı bir dünyaya davet ediyor; “Gör-
GÜLTEKİN EMRE’DEN
meyen kimdir?” ve “Leyla kimdir?” diye sordurarak.
YÜREKTE SIZI!
Bir de tatil siteleri ile zeytinlikler arasındaki ters
Üretken usta şair ve yazar Gültekin Emre’nin bir
orantılı var olma durumu canınızı sıkarken yetmez-
yazarın dünyasına tanık ettiği Yaza Yaza Yaşamak
miş gibi karaya oturan ve kaçak göçmenleri alacak
(Mayıs 2026) adlı kitabının ardından kısa süre ön-
gemi yüreğinizi sıkıştırıyor.
‘Yaralı Gümüş’
ce yayımlanan Yaralı Gümüş öykü kitabı okuru yine
Gültekin Emre hepi topu üç beş sayfalık öykü-
farklı dünyalarla buluşturuyor.
ye dünyaları sığdırıyor ustalıkla: Müzik var, şi-
Kitaba adını veren “Yaralı Gümüş” öyküsü birçok
ir var, yok olan zeytinlikler var, insan kaçakçılı-
yor; yazarın bir kenara yazıp da öykünün neresi-
öykünün ipucunu da barındırıyor. Örneğin Enver ve Ta-
ğı var... Kısacası birçok boyutuyla yaşamın tek
ne yerleştireceğini bilemediği cümlelerin derdi-
lat Paşalardan Hrant Dink’e uzanabilecek bir yolculuk bunlar-
kendisi var öykülerinde.
ne düşüyorsunuz derken... Yazarın masadan kal-
dan sadece biri.
Yaralı Gümüş’te yer alan dokuz öykü, gerçe-
karken yazdığı cümle de büsbütün sürpriz olu-
Sonra seksen öncesi Türkiye’sine yapılan göndermeler, deği-
ğe düşen izdüşümleriyle farklı dünyalara, farklı
yor okur için.
şen yaşamlar, bölünen yaşamlar doksan bin kişinin donarak öl-
iklimlere götürüyor okuru.
“Tendeki Siyah / Beyaz Fotoğraflar”ı okurken
düğü savaş olmayan savaş!
Akşam yemeğine gelecek misafirler için ha-
Zamanının yarısını Almanya’da yarısını da Türkiye’de geçi- belleğimde beliren fotoğraflar usta sanatçı Çer-
zırlanan aileyle başlayan öyküler insan kaçakçı-
ren ve bu anılan süreçten de payını alan yazarın anlattıklarına kes Karadağ’a aitti. Öykülerin sonunda da aynı
lığı yapacak olan bir geminin karaya oturmasıy-
göçmenliğin sızısı da yansıyor: “Zaman zaman taze sebze-mey-
isme rastlamam uzun zamandır görmediğim bir
la son buluyor.
ve almaya da geliyorum buraya. Memleket özlemini giderme
dosta rastlamak gibiydi.
Eski sevgililerden tırlatan birine, oradan us-
duygusu mu? Yüreğimdeki sızıyı hafifletme isteği mi?”
On fotoğraf üzerine yazılmış bu öyküleri oku-
ta bir sanatçının yapıtlarına ve daha nice yerlere,
Bu dönemi kitaplardan öğrenmiş olanların değil de yaşamış
yan ve Çerkes Karadağ’ın Nüans’ını bilmeyen
ilişkilere uzanan bu öyküler çocukluktan gençli-
olanların pek çok anısının canlanacağı “Kadı Sokağı”nda ise
okur bu albümü bir an önce görmek isteyecektir.
ğe ve başka insanlık hallerine koşturuyor insanı.
bir rivayetle, bir masalla başlıyor anlatmaya, oradan 68 kuşağı-
Peki tüm bu koşturmaca yoruyor mu? Hayır!
TOPLUMSAL GERÇEKÇİ ÖYKÜLER
na, barikatlara, memleketi düze çıkarma umutlarına yol alıyor.
Özellikle düşünsel yolculuklara çıkmak isteyen-
Kitabın son öyküsü Enkaz’da yer alan “Acıla-
“Babamın Kerem ile Aslı’sı” öyküsüyle bir çocuğun anıla-
ler için mutlaka okunması gereken bir kitap Ya-
rımızdan anlamayan yıldızlarla doluydu gökyü-
rının gözleriyle elli, altmış öncesinin Anadolu’suna, “Seni So-
ralı Gümüş.
n
zü” cümlesi devamının gelmesini bekleyen şi-
rarlarsa” öyküsünde ise bir yazarın masasına hüzünlü bir serü-
vene götürüyor okuru Gültekin Emre. ir dizesi adeta. Yaralı Gümüş / Gültekin Emre / Alakarga Sanat
Önce o yazarla birlikte o öykünün yazılışına tanıklık edi- Sonra aynı öykü içinde sarmal ilerleyen görmeyen birine nes- Yayınları / 96 s. / 2026.
ALLEN LEVI’DEN ‘THEO’
“Bazen bir yabancı gelir ve size kim olduğunuzu hatırlatır.” keşfetmelerini sağlar.
Kitaptan...
Sıcaklığı, bilgeliği ve sessiz iyiliğiyle dokunduğu her yaşamı
değiştiren bu gizemli adam, Golden halkına çoktan unuttukları bir
ir sabah Golden kasabasına yaşlı bir yabancı gelir. Adı Theo’dur.
gerçeği hatırlatacaktır: Bir insanın yaşamını değiştirmek için bazen tek
Nereden geldiğini, neden burada olduğunu kimse bilmez.
gereken şey, gerçekten görülmektir.
B Kasabanın sevilen kahve dükkânında geçirdiği ilk günlerde,
Selda Terek’in çevirisiyle Destek Yayınları tarafından yayımlanan
duvarlarda asılı karakalem portreler dikkatini çeker. Theo, bu portreleri
tek tek satın almaya ve sahiplerine ulaştırmaya başlar. Theo, Allen Levi’nin kaleminden ve okurların tavsiyesiyle büyüyen ve
Her portreyle birlikte unutulmuş bir hikâye yeniden canlanır. Kırılmış
milyonlara ulaşan etkileyici bir roman.
n
kalpler, yarım kalmış hayaller, eski dostluklar, kayıplar, umutlar ve
Theo / Allen Levi / Çeviren: Selda Terek / Destek Yayınları /
insanları birbirine bağlayan görünmez bağlar gün yüzüne çıkar.
Theo, yalnızca portreleri değil, insanların kendilerini de yeniden 392 s. / 2026.
aşk ve hatırlayış olarak sizce izler. Gazeteci ve edebiyat eleş- bu bağlamlarda Alevi inanç-kültür tari-
ele alan kitap, masalların
tirmeni Erdinç Akkoyunlu, Boğaz’ın Kı- hini ve nasıl bir mirasın sürdürücüsü ol-
obadan obaya, diyardan
yameti adlı romanında, 1979’da İstan- duğunu ortaya koyan kaynak niteliğinde
diyara değişerek nasıl ya- bul’daki karaborsa kuyruklarına girerek bir inceleme.
şayan bir kültüre dönüş- başkası yerine para karşılığında sıra-
VİTRİNDEKİLER
Rojda / Kemal Yalçın
tüğünü gösteriyor. Murat
da bekleyerek yaşamını kazanan Arap
/ Kalan Yay. / 172 s.
Nedim, anlatıları bir ma-
Şakir’in denizden bir erkek cesedi bul-
Yörük Masalları - sal anlatıcısının dilinden
ması ile başına gelen olayları ele alıyor. Mezopotamya’nın gü-
Varmışla Yokmuş çıkıyormuş gibi aktarmaya çalışırken
12 Eylül öncesi Türkiye’sinde siyasi ci- neşle kavrulan Arnek
Arasında Bir Zaman Yörük ağzına özgü kelime ve cümle ya-
nayetler, yoksulluk, ambargo, İstanbul
köyünde, kader iki kız
Varmış / Murat pılarını koruyor, Türkçenin zengin ikile-
Boğazı’nda meydana gelen Indepen- kardeş için farklı ağ-
Nedim / Karakarga
melerinden ve geleneksel masal ritmin-
denta patlaması ekseninde çevre fela- lar örmüştür. Biri, töre-
Yay. / 160 s.
den besleniyor. Eflatun Cem Güney’in
ketini işliyor. Doğanın hoyratça kullanı- nin sarsılmaz yasaları-
En Güzel Türk Masalları ve Pertev Nai-
lışını, felaket anında açığa çıkan çıkar na kurban edilen, kar-
Murat Nedim, Dünya
li Boratav’ın Az Gittik Uz Gittik adlı ya-
nında altı aylık bebe-
ilişkilerini, devletin ve toplumun refleks-
Masalları Serisi’nden
pıtları başta olmak üzere çeşitli yöre-
lerini gösteriyor. ğiyle sessizliğe gömü-
yayımlanan Yörük Ma-
sel derlemelerden de yararlanan Yörük
len Zelal; diğeri ise tarlalarda nasır tu-
salları adlı kitabın-
Dersim’de Alevi
Masalları, her anlatıya yeni bir nefes ve
tan elleriyle adaleti söküp almaya ye-
da, Toroslar’dan Kaz Dağları’na uza-
Ocakları ve
bugünden bir bakış açısı katıyor.
min etmiş Rojda. Zelal’in susturulan çığ-
nan sözlü kültürün izini sürüyor. Yörük
Ziyaretler / Ali Kaya
lığı, yıllar sonra soğuk mahkeme salon-
obalarında kuşaktan kuşağa anlatılan
Boğaz’ın Kıyameti /
/ Ender Şeyler Yay. /
larında yankılanır. Bir tarafta “töre gere-
19 masalı bir araya getiren kitap, ma-
Erdinç Akkoyunlu /
368 s.
ği” diyerek cinayeti kutsayan aşiret reisi
salı her anlatıcının dilinde yeniden do-
Everest Yay. / 304 s.
Bugünkü Tunceli sı-
Dursun Ağa, diğer tarafta ablasının vasi-
ğan yaşayan bir kültür olarak ele alı-
1979’da Independen-
nırlarını aşan sınırlara
yetini cübbesinde taşıyan bir kadın ak-
yor. Göç yollarına, dumanı tüten çadır-
ta tankerinin Boğaz’da
sahip olup eski adıy- tivist... Kemal Yalçın, “adaletin, şefkatin
lara ve geceyi sabaha bağlayan anla-
yanışı günlerce sürer.
la Dersim’de yüzyıllar ve insan onurunun her şeyin önüne geç-
tıların dünyasına götürüyor. Yazar; Üç
Bu yangın yalnızca bir
boyunca önemli Alevi
tiği bir dünya dileğiyle” kaleme aldığı,
Turunçlar, Boş Beşik Kanlı Beşik, Sarı-
gemiyi değil, bir döne- ocakları bulunmuştur ki hemen hepsinin
Anadolu’nun kadim gölgesinde geçen
kız, Şahitler Kayası, Kara Koyun, Küçük
min güven duygusu- de yüzyıllar öncesine dayanan tarihleri
toplumsal gerçekçi romanı Rojda’da, in-
Hasan ve Yol Düşmez Devi, Kara Yılan,
nu da yakar. Arap Şa-
vardır. Alevi Ocakları yalnızca dinsel hiz- sanlık üzerine bir yolculuğa davet edi-
Gümüş Boynuzlu Koç ve Kurt Oğlan gi-
kir, geçimini denizden sağlayan bir ba-
metler değil, hukuki, sosyal, eğitsel, kül- yor. Törenin ezdiği yaşamları, kadınların
bi Anadolu’nun sözlü hafızasında yer
lıkçı olarak felaketin en somut yüzüyle türel açıdan da hizmet vermiş; Alevi top- sessiz çığlığını ve adalet arayışını etkile-
etmiş 19 anlatıyı yeniden kaleme alıyor.
karşılaşır: kirlenen su, azalan balık, zor- lumu arasındaki bağları sağlamlaştırmış,
Yörük obalarında anlatılan masalları yici bir anlatımla buluşturuyor. Bireysel
laşan hayat. Kartal ise bu kararan gö-
yalnızca birer olaylar zinciri olarak de- en güç koşullarda bile toplumun temel dramlarla toplumsal yaraları iç içe geçir-
ğil; çocukla ihtiyar arasında kurulan gö- ğün altında dolaşan bir tanıktır; deni- ilkelerden sapmaması için temel bir iş- diği romanının merkezinde yer alan Roj-
rünmez bir bağ, kimi zaman bir nasihat, zin üstündeki değişimi, kıyıdaki tela- lev üstlenmiştir. Ali Kaya’nın Dersim’de da; umudun, direniş ve insan onurunun
kimi zaman bir isyan, kimi zaman da şı, insanların yüzündeki dönüşümü ses- Alevi Ocakları ve Ziyaretler adlı kitabı da simgesine dönüşüyor.
10 3 Eylül 2026

