Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
ÜLKER İNCE’DEN ‘KAVUN ACISI’
‘Cumhuriyet ile birlikte
Türk dili işleklik kazandı,
hantallığını üzerinden attı!’
Usta yazar, çevirmen ve eleştirmen Ülker İnce’nin Kavun 1990 yılında Argos dergisinde yayımlanmış, “Başka Bir Kent
Acısı (Tekin Yayınevi) adlı yeni kitabı, ağırlıkla 2020-2022 Arama” şiirinden hareketle kaleme aldığı yazısı da yer alıyor.
yılları arasında “Dile Dair” ve “İnsana ve Hayata Dair” başlıkları
Yazarın dil üzerine yazılarında amaçladığı; Cumhuriyetin Dil
altında Cumhuriyet Pazar Eki’nde ve “Okumalar” başlığı altında
Kurumu, Tercüme Bürosu gibi kurumlar, dilin arılaştırılması
Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayımlanmış, okuduğu bazı kitapların
hareketi gibi bilinçli ve programlı hareketler eliyle yaptığı gibi dil
kendisine çağrıştırdığı düşünceleri içeren yazılarından oluşuyor. sevgisi ve dil bilinci kazandırmak, dili önemsetmek.
Kitapta, İnce’nin Konstantin Kavafis’le ilgili yazılarından Ülker İnce ile Kavun Acısı’nı konuştuk.
ğüne çevirmişti ama “Bizim kültürümüzde bu ha-
GAMZE AKDEMİR
reket nasıl dile getirilir” diye sorgulamadan.
KAVUN ACISI
“Bu kavun acısı gelecektir/ bu kavun
‘DİLİ KAYBETMEK BİR İNSAN
KAVUN
acısı geçecektir/ demir tavını bulacaktır/
TOPLULUĞU İÇİN BÜYÜK FELAKETTİR!’
ağır kuru ve gebe bir sesle/ çekiç örse
Çevirinin ne olduğunu bilenler çevirinin “kül-
ACISI
vuracaktır/ karımın devsel yeşil gözleri/ Bu kitabın adına bakın. Yazarının kim olduğuna da bakın. Bakarsanız,
türel” bir aktarım olduğunu bilir. Kültürün taşı-
adının çok özel bir şiirden geldiğini, yazarının çevirmen, Boğaziçi
Üniversitesi’nde yıllarca çeviri okutan, yayınevlerinde çeviri editörlüğü
öfkenin şiirini yazacaktır” yapmış, içtenlikle sevdiği Türkçenin tüm anlam ve inceliklerine hakim,
yıcısı dil olduğuna göre dili kaybetmek bir insan
son derece zarif biri olduğunu görürsünüz.
Dille uğraşan her insana nasip olmayacak bir bilgi birikimi ve
Özdemir İnce (Aydın, 1967 / Kiraz Zamanı dikkat sahibi olan Ülker İnce’nin olaganüstü bir dil işçiliğiyle işlediği
topluluğu için büyük bir felakettir.
Kavun Acısı’nda, okuyanla sohbet eder gibi tatlı tatlı “küçük şeylerden”
bahsederken bir yandan da en sert eleştiri cümlelerini kullanmaktan
-May Yayınları, 1969- adlı kitabındaki çekinmediğini de görürsünüz.
Cezayir’de büyüyen Derrida boşuna “Beni
Ülker İnce, ancak gerçek bir entelektüelin yazabileceği gibi
sözcüklerden damıtarak oluşturduğu Kavun Acısı’nı dil üzerine
“Kavun Acısı” başlıklı şiirinden...)düşünen, çeviriyle uğraşan, hakkaniyetle yapılmış eleştiri arayan ben yapan şey Fransız dilidir” demiyor.
edebiyatseverlere ve okurlara armağan ediyor.
Dillerin mimarisi de farklıdır. Alın size sözcü-
‘BU KAVUN ACISI GEÇECEK Mİ ACABA?’
ğü sözcüğüne yapılmış bir çeviri:
Kitabınıza neden “Kavun Acısı” ismini
n www.tekinyayinevi.com.tr
ISBN: 978-9944-61-340-8
Sabahın köründe “Günün sonunda” diyen bir
/tekinyayinevi
ISBN
/tekinyayinevi
verdiniz?
konuşmacı karşısında ne hissedersiniz:
/tekinyayinevi1962
ÜLKER İNCE - Bizim çocukluğumuzda kış ka-
Bre kardeşim, günün sonunda “sonuçta” de-
vunu diye bir kavun türü vardı. O kavunlar kışın
mektir. Sabah günün başlangıdır.
yenmek üzere özel bir yöntemle, kilerin tavanına
Çevirilerimin çoğunun arka kapak yazıları-
asılarak saklanırdı ama bazen acılaşırdı.
nı kendim yazarım. Editörlerin kesinlikle yanlış
Kavun yiyeceğim diye ağzına bir parça atarsın
Türkçe kullanacağından eminimdir.
ağzın zehir gibi olur ve sonra ne yesen ağzından
Bülbülü Öldürmek çevirisine arka kapak yazı-
o acılığı yok edemezsin.
sını da yazmıştım. Editör düzeltmiş, yazı “Bütün
Bunu bir eğretileme (metafor) olarak kullanmak
zamanların en çok okunan kitabı” diye başlıyor.
istedim çünkü ağzımda öyle bir tat var.
Hemen yayınevine gittim. Kapağı yazana sor-
Özdemir de şiirini yazmış, ben sürgüne
dum, “Bütün zamanlar ne zamandır” diye. “Za-
gönderildiğim zaman özellikle bana yazmış hem
manın icat edildiği günden başlayarak” demek
de. Ama “Bu kavun acısı geçecektir” diye umut
değil midir diye. “Evet” dedi.
verici bir dizesi de var. Geçecek mi acaba?
Zaman icat edildiğinde bu kitap var mıydı? Bre
kardeşim, “of all times” “her zaman” anlamına gelir.
‘HİÇBİR ZAMAN LAF OLSUN TORBA
Diller oluşurken başka dillerden ödünç sözcük-
VEDAT ARIK
DOLSUN DİYE YAZMADIM!’
ler alınır ama böyle yanlış, çarpık çevirilerle ya-
Kavun Acısı’nda ağırlıkla 2020-2022 yılla-
n
pılmaz bu iş.
rı arasında Cumhuriyet Pazar Eki’nde ve Cum-
matematikçi tarafından yapılmış gibi öylesine matematiksel
huriyet Kitap Eki’nde yayımlanmış yazılarınıza yer veri- ‘YAŞAMI ANLAMAK İÇİN DEĞİLSE İNSAN
ve mantıklı bir dildir.”
yorsunuz. Nasıl bir yaklaşımla derlediniz?
NİYE OKUR?’
Artık Türkçenin ne matematiği kaldı ne mantığı!
Dil, ruhun, çağın, toplumun nasıl bir aynası?
İNCE - Bu kitabımda yer alan yazılarımda da dil konu- n
Bizim için dili kaybetmek, matematiksel düşünceyi ve
sunda kaleme aldığım tüm yazılarımda da dil duyarlılığını,
İNCE - Bazen öyle yazılar okuyorum ki okumasam da
mantığı da kaybetmeyi içeriyor.
dil sevgisi ve bilincini artırmayı amaçladım.
olurdu çünkü bende hiç iz bırakmayacak kadar içleri boş.
O yüzden öğrencilere çevirinin genellikle sanıldığı gibi
Hangi yazıları kitaba alacağım diye bir sorunum olmadı
Bunu derken şunu istiyorum:
bir dilde yazılmış bir metnin sözcük ve yapılarını başka dile
çünkü hiçbir zaman laf olsun torba dolsun diye yazı yazma-
Bugün sürdüğümüz yaşamla hiçbir ilişkileri yok. Olmalı.
aktarmak olmadığını özellikle vurgularız.
dım, o süre içinde yazılmış neredeyse -bir ikisi dışında- bü-
Bu yazı neden yazıldı durup dururken? Yaşamı anlamak için
Bir keresinde bunu kanıtlamak için öğrencilere bir parag-
tün yazıları kitaba aldım.
değilse insan niye okur?
raf çevirme ödevi verdim:
Alev Coşkun, Cumhuriyet gazetesinde yazmamı önerdiği
İnandırıcı olmak için büyük dilbilimcilere, felsefecilere
Bir dükkana bir soyguncu giriyor. Tezgâhtarlar çok kor-
zaman hemen dil yazıları yazmak istediğimi, güzelim Türk-
başvurdum. Örneğin Konfüçyüs milattan beş yüz yıl falan
kuyor, başlarını öne eğiyorlar. Soyguncu, “Kaldırın başını-
çenin sefaleti, her gün biraz daha düşkünleşişi karşısında bi-
önce “Bir ülkede sorun varsa işe dilden başlamalıdır” demiş.
zı” diyor. Tezgâhtar kadınlardan biri İngilizce metinde “Sa-
rilerinin bir şey söylemesi gerektiğini düşündüğümü söyle-
Dilbilimin babası Sausure, dili bir kültür taşıyıcısı olarak
bırla başını kaldırıyor”. Bütün öğrenciler de bu cümleyi
dim. Alev bunu çok iyi karşıladı. Yazmaya başladım.
gördüğü için “Dil ile düşünce bir kâğıt parçasının iki yüzü
böyle aktarmış -sözcüğü sözcüğüne-.
Dil konusunda önemli konulara değinmiş dilcilere başvur-
gibidir” demiş.
Ben sınıfa girer girmez en önde oturan öğrencilerden biri-
dum. Dil konusu bir yandan da çeviri konusu aynı zamanda.
Yani birbirinden o kadar ayrılmazdır. Dil biterse o insan
ne, “Hülya, rica etsem acaba başını sabırla havaya kaldırır
topluluğu da biter anlamına gelmez mi bu?
‘ARTIK TÜRKÇENİN NE MATEMATİĞİ KALDI
mısın” dedim. Öğrenci ne yapacağını şaşırdı.
NE MANTIĞI!’
Dönüp sınıf arkadaşlarına baktı acaba biri “sabırla” başını ‘TOPLUM YAŞAMI KURALSIZLAŞIR,
Çeviri, yazılarınızda ısrarla dikkat çektiğiniz bir konu. havaya kaldırmanın nasıl bir şey olduğunu biliyor mu, bana ÇARPIKLAŞIRKEN BUNUN YANSIMASINI
n
Vurguladığınız gibi dil durup dururken bozulmuyor. yardımcı olur mu diye. Herkes başını öne eğmişti. Kimse “sa-
DİLDE AYNEN GÖRÜYORUZ!’
İNCE - Amerika’da Columbia Üniversitesi’nde bir Orta- bırla” başını kaldırmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyordu. Dil, daraltılıyor, sözcüklerin anlamları bulanıklaştırı-
n
doğu dilleri uzmanının şöyle dediği rivayet ediliyor: Bunun üzerine kıza “Hızla kaldır” dedim kaldırdı. “Ağır lıyor ve “hantallaştırılıyor”.
“Ortadoğu dilleri arasında Türkçe sanki yüz adet yüksek “Dil, bir ulusun var olmaya devam etme savaşının
ağır kaldır” dedim ağır ağır kaldırdı. Metni sözcüğü sözcü-
>>
8 7 Mayıs 2026
yıl

