Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Dekabristler / Lev
bu kitabında konuşuyor. Sözü zaman za-
Nikolayeviç Tolstoy man zamana bırakarak elbet...
/ Çev. Hazal Yalın /
Tol / Murat
Can Yay. / 96 s.
Uyurkulak / Can Yay.
Lev Nikolayeviç Tols- / 328 s.
toy, Dekabristler’de,
“Küçük bir açıklık kal-
1825’teki başarısız De-
mıştı fotoğrafların ara-
VİTRİNDEKİLER
kabrist Ayaklanması’nın
sında, her defasında sol
hemen sonrasından
gözüm o açıklığa rast
başlayarak Rus aristok-
novellada, artık aristokrasi gücünü kaybet- dern yaşamın karmaşasından, mülkiyetin geliyordu ve ben sa-
rasisinin içinden çıkan
miş; burjuvazinin yükselişiyle sanayileşme ağırlığından ve yasaların baskısından yo- dece sol gözümle ağlı-
devrimci subayların ve ailelerinin yaşadığı
ve kentleşme, geleneksel değerler ve ya- rulan insanlık, ne zaman medeniyetten bu- yordum. O açıklığı ka-
ahlaki ve insani çözülmeyi konu alır. Dev-
nalsa gözlerini “yabanıl”ın saflığına çe- patıp aynayı tamamlamaya cesaret ede-
şam biçimleri için tehdit oluşturmaya baş-
letin cezalandırıcı gücüyle bireyin vicda-
virdi. Peki, bu romantik “vahşi” tasvirle- miyordum. Sol gözüm yaşayan, hatırla-
lamıştır. 1930’da yayımlanan yapıtın mer-
nı arasındaki gerilim, romanın arka planı-
yan yanımdı benim. Bu yarım hatırlamalar-
rinin arkasında ne gizliydi? Töre Sivrioğ-
kezinde, özgürlük arzusuyla ailesine karşı
nı oluşturur. İsyanın kendisini değil bu is-
la minvali hiç değişmeyen bir ömrü tama-
lu, bu kitapta Mezopotamya’nın tozlu tab-
görevleri arasında sıkışıp kalmış orta sınıf-
yanın ardından gelen sürgün, bekleyiş ve
ma erdireceğimi sanıyordum. Sol gözüm
letlerinden başlayıp Yeni Dünya’nın bal-
tan genç bir kızın bu çatışmalı duygularını
iç hesaplaşma sürecini anlatır. Ayaklan-
son kez aynadaki açıklıkta kendisine ba-
ta girmemiş ormanlarına uzanan o büyü-
uzlaştırma çabası yer alır. Lawrence, ana
maya katılan subaylar idam edilmiş ya da
karken ben yine aynı evden aynı ofise, ay-
leyici efsanenin izini sürüyor; Gılgamış’ın
karakteri Yvette’in kendini tanıma ve dün-
Sibirya’ya sürgüne gönderilmiştir. Roman,
nı ofisten aynı meyhaneye, aynı meyhane-
yoldaşı Enkidu’dan Rousseau’nun mül-
yadaki yerini bulma yolculuğunda toplum-
bu yenilginin ardından hayatta kalanların
den aynı eve yürüyecek, aynı o’na yakara-
kiyetsiz insanına, Magellan’ın devlerin-
sal normların sınırlayıcı ve hatta boğucu
yeni bir düzen kurma çabasını izler. Sür-
cak ve neden sonra elimde bir tabancay-
den Montaigne’in yamyamlarına, geniş bir
etkisini vurgular. Yvette saflığı, masumiye-
gündeki Dekabristler, ağır doğa koşulları,
la, kalan 24 kutucuğu da karalayıp gölge-
coğrafyada “öteki”nin nasıl kurgulandığını
ti ve korunma ihtiyacını temsil eder. Onu
yoksulluk ve devlet baskısı altında, bir za-
lere çekilecektim.” Kitaptan... Murat Uyur-
analiz ediyor. Soylu Vahşinin İzinde, mülki-
daha önce hiç tatmadığı duygularla tanış-
manlar savundukları ideallerin günlük ya-
kulak, her satırından hiddet ve keder taşan
yetin, savaşın ve toplumsal cinsiyetin kö-
tıran Çingene ise adeta özgürlük, tutku ve
şamda nasıl anlam değiştirdiğini sorgular-
ilk romanı Tol ile devrim ihtimalinin ateşini
kenlerine ilişkin sarsıcı bir yüzleşme.
isyanın cisimleşmiş halidir. Bu gizemli ka-
lar. Politik amaçlar yerini ahlaki dayanık-
yeniden harlıyor. İstanbul’dan Diyarbakır’a
rakter, toplumsal beklentilerden, gelenek- İngiliz Hayal Gücü
lılık, sabır ve insan onuru gibi daha temel
ilerleyen trende, Türkiye’nin yarım asırlık
lerden bağımsız yaşamı ve özgür ruhuyla - 1. Elizabeth’ten 2.
değerlere bırakır. Tolstoy’un tamamlaya-
tarihi ezilenlerin zaviyesinden tekrar yazı-
Yvette’in özlemini çektiği her şeyi sunar. Elizabeth’e Fikirler
madığı bu roman devrimci idealizmden
lıyor. Tol, umutsuzluğun karşısına umudu,
Tarihi / Peter Watson
ahlaki radikalizme yönelişini belgeler.
alçaklığın karşısına onuru, unutuşun karşı-
2010 / Mehmet
/ Çev. Yavuz Alogan /
sına belleği koyuyor.
Eroğlu / İnkılâp
Zaman Zaman İçinde:
Say Yay. / 528 s.
Günlükler (1970-1986) Kitabevi / 616 s. Sanat Tarihinde Aşk
Peter Watson küçük,
/ Andrey Tarkovski / Nick Trend / Çev.
Usta yazar Mehmet
parçalı ve Avrupa’nın ke-
/ Çev. Erdem Erinç / Deniz Öztok / Hep
Eroğlu, 24. romanı
narında kalmış bir ada
Alfa Yay. / 768 s. Kitap / 208 s.
2010’da, “Yetmez ama
toplumunun nasıl olup da
Andrey Tarkovski (1934 evet” sloganıyla somut- Sanat Tarihinde Aşk’ta
birkaç yüzyıl içinde dün-
/ 1986) geride her biri laşan anayasa referan- Nick Trend, sanatçı-
yanın en etkili kültürel, bilimsel ve siya-
eşsiz ve unutulmaz yedi dumu üzerinden top- ları ulaşılmaz esin pe-
sal güçlerinden birine dönüştüğünü anla-
film bıraktı: İvan’ın Ço- lumun kutuplaştırıldı- rilerinin peşindeki ya-
tırken kralları, kâşifleri, filozofları, bilim in-
cukluğu, Andrey Rublev, ğı günlerde, İstanbul’da kaderleri birbiriyle bancılar olarak değil;
sanlarını, sanatçıları ve reformcuları aynı
arzu, hayal kırıklığı ve
kesişen üç ailenin var olma çabalarını, tut-
Solaris, Ayna, Stalker,
sahnede buluşturuyor. İngiliz Hayal Gücü,
tutkuyla yoğrulmuş in-
kularını ve umutlarını anlatıyor. Genç, gü-
Nostalji ve Kurban. Hem günlük hem de
okuru I. Elizabeth döneminden II. Eliza-
sanlar olarak ele alıyor. Marc Chagall’ın
not defteri olan, sürgün trajedisini de kap- zel ve hırslı Zerrin Deliormanlı “çukurda”
beth çağına uzanan 500 yıllık bir fikir yol-
gökyüzünde süzülen âşıklarından Tama-
sayan Zaman Zaman İçinde, Tarkovski’nin diye adlandırdığı yaşamından ne pahası-
culuğuna çıkarıyor. Shakespeare, New-
ra de Lempicka’nın cüretkâr resimleri-
1970’ten 1986’daki ölümüne kadarki yılla- na olursa olsun kurtulmayı hedeflerken ai-
ton, Darwin, Bacon, Virginia Woolf; Royal
ne, Rembrandt’ın derin bağlılığından Do-
rını kapsıyor. Samimi, yoğun ve son dere- leyi ayakta tutmaya çalışan ağabeyi Em-
Society, Sanayi Devrimi, sömürgecilik, bi-
ra Carrington’ın içinden çıkılmaz aşk üç-
ce kişisel olan yapıt birçok soruyu yanıt- re Deliormanlı ise parlak eğitiminin bir işe
limsel devrim, modern roman, liberal dü-
genlerine kadar sanat tarihinin en ikonik
lıyor: Başarılı bir yönetmen olmasına kar- yaramadığını keşfeder ve tutkunun izinden
şünce ve imparatorluk fikri bu büyük an-
yapıtları, sanatın teknik bir başarıdan çok,
şın nadiren film çekebildiği yıllarda yaşamı giderek Köstenlerin dünyasına girer. Da-
latının parçaları haline geliyor. Watson so-
insan ruhunun en savunmasız hali oldu-
nasıldı? Yaşamındaki önemli kişiler kim- ha iyi bir yaşam istemekle kendini inkâr et-
nunda okuru şu soruyla baş başa bırakı-
ğunu gözler önüne seriyor.
lerdi? Edebi olarak kimlerden etkilendi? mek arasındaki sınır giderek silinir. Kökleri
yor: Bugün hâlâ “metafizik” bir İngiliz “im-
Kişisel ve profesyonel beklentileri nelerdi? Osmanlı sarayına kadar uzanan İstanbullu
Risk Yönetiminin
paratorluğu” evreninde mi yaşıyoruz?
Günlüklerinde ailesinden, özellikle filmle- bir ailenin mensubu, mutsuz akademisyen
Başarısızlığı - Neden
Zamanın Çarkı
rinde şiirlerine yer verdiği şair babası Ar-
kardeşler Mine ve Kerim Ertuğ, aşk acıla-
Bozulur ve Neden
Döndüğünde /
seni Tarkovski’den bahsediyor. Toplumun
rı, liberal fikirleri ve çocukluklarından be-
Düzeltilir / Douglas
Mertcan Karacan /
durumu ve sanatın geleceği hakkında ko-
ri yanlarında olan yaşlı komünist yazar Fa-
W. Hubbard / Çev.
Remzi Kitabevi / 120 s.
nuşuyor, Sovyet sinemasının başındaki
zıl Erol ile girdikleri bitmez tartışmaların
Hasan Candan /
bürokratlar hakkında sert ve çoğu zaman
eşliğinde bir şeylerin sonsuza dek değiş-
Türkiye İş Bankası
“Başka bir örnek de, ha-
komik yorumlar yapıyor. Önemli dünya
mekte olduğunu hissederler. Anadolu’dan
Kültür Yay. / 240 s.
di, tarihten verelim. İnsin
olaylarının yanı sıra kişisel dramlarını, film-
gelerek kısa sürede zenginleşen babası-
Gazi’miz trenden, Hay-
“Sadece geçmişin olay-
lerinin yapımına ilişkin büyüleyici arka plan
nı aşarak Köstenler Grubu’nu bir impa-
darpaşa Garı’nın mer-
larına tepki veren risk
ayrıntılarıyla ele alıyor. Dostoyevski, Tols-
ratorluğa dönüştürmek için açık ve giz-
divenlerine kadar gelsin
yönetimi, hiçbir şekilde risk yönetimi değil-
toy, Hesse, Mann üzerine düşünceler, film
li siyasi bağlantılara girmekten çekinme-
yine, baksın ki karşısın-
dir.” Douglas W. Hubbard. Risk Yönetimi-
ve senaryo planları, listeler ve mektuplar;
yen Nejat ise bir varis edinme peşindedir.
da işgal gemileri, Boğaz’ı bir uçtan öbür
nin Başarısızlığı, hangi risk analizi yöntem-
ayrıca Hamlet’in sahnelenmesi için planlar
Eroğlu’nun 24. romanı 2010, üç ailenin,
uca kadar sarmışlar... Buraya kadar her
lerinin işe yaradığını, hangilerinin yarama-
ve notlar; Dostoyevski’nin Budala’sının iki
onlara hem sığınak hem hapishane olan,
şey aynı olsun, tarihteki gibi gelişsin ama
dığını örneklerle anlatırken farkın nasıl an-
bölümlü bir film uyarlaması için ayrıntılı bir
hem cennetin hem de cehennemin kapısı-
tam bu anda ‘Geldikleri gibi giderler!’ de-
laşılabileceğini de çözümlemelerle ortaya
taslağın da yer aldığı kitap parçalı, sürekli
nı açan, bir yandan vaat ederken bir yan-
mesin de Gazi, ‘Yapcak bi şey yok!’ desin.
koyuyor. 2008 finansal krizinden hemen
değişen kişisel bir yolculuk.
dan da inkâr ederek yeni bir çağa hazırla-
Diyebilir miydi? Elbette diyebilirdi. Ama
önce yazılmaya başlanan kitap, finan-
nan bir şehrin, bir kuşağın ve dönüm nok-
deseydi ne olurdu, dememiş de ne olmuş,
Bakire ile Çingene / sal riskler, doğal afetler, endüstri kazaları,
tasında olan bir ülkenin hikâyesi.
işte, orada tarih...”Kitaptan... Bu gibi cüm-
ürün güvenliği, teknoloji riskleri, projelerin
D. H. Lawrence / Çev.
lelerle tarihe bakış açımızı değiştirmeye
tamamlanamaması, salgın, bilgisayar gü-
Ferit Burak Aydar /
Soylu Vahşinin İzinde
zorluyor Zamanın Çarkı Döndüğünde ad-
venliği gibi her türlü riskin yönetimine uy-
Türkiye İş Bankası
- Keşifler ve Bir
lı kitabında Mertcan Karacan. Değişen ve
gulanabilecek yöntemler öneriyor. Alanının
Kültür Yay. / 112 s.
Efsanenin Doğuşu /
dönüşen zamana karşı insanın hangi saf-
en saygın uzmanlarından olan Hobbard,
Töre Sivrioğlu / Kafka
D. H. Lawrence, Baki-
larda yer tutması gerektiğini fısıldıyor. Za-
sürükleyici ve eğlenceli bir üslupla kaleme
Kitap / 216 s.
re ile Çingene’de, aşk,
manın çarkı döndüğünde olup bitenlerin
aldığı kitabında, risk analizi yaklaşımlarının
cinsellik, sınıf, özgürlük,
Batı düşünce dünya- ve olup bitebileceklerin hesabını içinden
yol açtığı ciddi problemleri gerçek yaşam-
kimlik arayışı ve toplum-
sı, yüzyıllardır kendi el- bir an bile eksik etmediği vefa duygusu dan örneklerle ele alıyor. Risk Yönetimi-
sal norm temalarını us-
leriyle yarattığı bir ha- eşliğinde gören yazar, geçmişe bakarak nin Başarısızlığı, risk yönetimini çok çeşitli
talıkla iç içe geçirir. 20. yaletin peşinden gidi- geleceği inşa etmeye çabalamanın ede- alanlara doğru ve sonuç alıcı biçimde uy-
yüzyıl başlarında İngiltere kırsalında geçen yor: “Soylu vahşi”. Mo- biyatçasını, şaircesini, yazarcasını ilk defa gulayabilmek için yetkin bir kaynak.
14 7 Mayıs 2026

