Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
AMANDA PETERS’TAN ‘YABAN MERSİNİ TOPLAYICILARI’
‘Hatırlamak, adaletin ilk adımıdır!’
Edebiyat, kimi zaman bireysel bir hikâyeden yola çıkarak aktarım gibi evrensel temaları da incelikli bir anlatımla ele alıyor.
kolektif belleğin en derin katmanlarına dokunur.
Peters, kişisel aile hikâyelerinden beslendiği romanında, yerli
Amanda Peters’ın uluslararası çok satan, ödüllü romanı Yaban toplulukların tarihsel görünmezliğini ve edebiyatın empati
Mersini Toplayıcıları (Çeviren: Aslı Perker / Beyaz Baykuş
kurma gücünü derin bir duyarlılıkla yansıtıyor.
Yayınları), tam da bu noktada duruyor.
Amanda Peters ile 2023 Barnes & Noble Discover Prize,
1960’ların Kuzey Amerika’sında bir Mi’kmaq ailesinin sarsıcı kaybı
2024 Kanada Suç Yazarları Derneği (CWC) En İyi İlk Suç Romanı,
üzerinden ilerleyen roman, bir gizemin izini sürüyor.
2024 Dartmouth Kitap ve 2024 Andrew Carnegie ödüllerini
Bununla da kalmıyor; kimlik, aidiyet, travma ve kuşaklararası kazandığı Yaban Mersini Toplayıcıları romanını konuştuk.
dığı için daha değersiz
ALİ ÇELEBİ
görüldü.
1960’lar ve 70’ler-
‘AİLEM BİR Mİ’KMAQ YABAN
deki politik atmosferle
MERSİNİ TOPLAYICISIYDI’
birlikte Yerli edebiyatı
n Yaban Mersini Toplayıcıları, güçlü bir
yazılı biçimde daha gö-
kayboluş sahnesiyle başlıyor.
rünür olmaya başladı. O
Ruthie’nin kayboluşu sizin için yalnızca
zamandan beri insanlar
dramatik bir olay mıydı, yoksa romanın mer-
Yerli yaşamını Yerli in-
kezine yerleştirmek istediğiniz daha geniş bir
sanların kendi anlatım-
tarihsel gerçekliğe açılan bir kapı mıydı?
larından okuyabiliyor.
AMANDA PETERS - Konuştuğum bazı yazar-
Edebiyatın empati ya-
lar, yazarken bir temaya bağlı kalmadıklarını; yal-
ratma gücü olduğuna ina-
nızca içlerinden geleni, kalplerinde ne varsa onu
nıyorum ve bugün dün-
yazdıklarını söylüyor. Ben de buna inanıyorum.
yada en çok ihtiyacımız
Bu romanı yazmaya başladığımda, kayıp ve
olan şey de bu. Empati,
öldürülen Yerli kadınlar ve kız çocukları üzeri-
anlayışı doğurur.
ne bir kitap olarak değerlendirilmesini hiç dü-
Romanın dili ve anlatım tonu oldukça sa-
n
şünmemiştim.
kin ve ölçülü; buna rağmen duygusal etkisi
Amacım, tek bir korkunç olayın ve bundan
son derece güçlü. Bu dengeyi nasıl kurdunuz?
etkilenen insanların yaşamlarında yıllar boyun-
PETERS - Bu, benim de pek yanıtlayamadı-
ca nasıl dalga dalga yayıldığını anlatmaktı. So-
ğım sorulardan biri. Sanırım bilinçli bir şey de-
nunda ise yol, aileye çıktı.
ğil, sadece yazma biçimim böyle. Öğrencileri-
n Roman, 1960’larda Kuzey Amerika’da-
me de bazen yaratıcılığın bir gizem olduğunu
ki yerli toplulukların görünmezliğini ve maruz
ve akışına bırakmamız gerektiğini söylüyorum.
kaldıkları sistematik kayıtsızlığı çok çarpıcı bir
Yaban Mersini Toplayıcıları dünya çapın-
n
şekilde yansıtıyor. Yazım sürecinde sizi en çok
da büyük ilgi gördü. Sizce farklı kültürlerden
etkileyen tarihsel gerçeklikler nelerdi?
okurlarla en güçlü şekilde bağ kuran evrensel
PETERS - Beni en çok etkileyen tarihsel ger- duygu hangisi?
çekliklerden çok babamın anlattıklarıydı.
PETERS - Umarım okurlar hikâyeden, zaman
Babam 1960’lar ve 70’lerde Maine’de, kardeşle-
ve trajedinin ötesinde süren aile sevgisini çıkarıyor-
ben de beyaz ve Mi’kmaq kökenli, karma bir kimli-
ri ve büyükannelerimle birlikte çalışan bir Mi’kmaq
dur. Ayrıca Yerli halkların, maruz kaldıkları her şe-
ğe sahibim ve bu konuda zorluklar yaşadım. Belki
yaban mersini toplayıcısıydı.
ye karşın sevgi ve neşe dolu olduklarını da görebil-
de Norma’yı yazmak benim için bir tür terapiydi.
Bu hikâyeleri büyürken dinledim ve bu romanı
melerini isterim.
n Yaban Mersini Toplayıcıları’nda aile bağla-
yazmamda en büyük esin kaynağım onlar oldu.
rı çok merkezi bir yerde duruyor. Ancak aynı za-
KAYIP VE KAÇIRILAN YERLİ ÇOCUKLAR!
manda kayıp ve yasın kuşaklar boyunca aktarıla-
‘IRKÇILIK HÂLÂ VAR!’
Son yıllarda kayıp ve kaçırılan Yerli çocuklar
n
bileceği fikri de güçlü. Travmanın gerçekten ku-
n Ruthie’nin kayboluşuna hem kurumların
ile kadınlar meselesi yeniden gündemde. Romanı-
şaktan kuşağa geçtiğine inanıyor musunuz?
hem de toplumun verdiği tepkiler oldukça çarpıcı.
nızın bu tartışmanın bir parçası haline gelmesi si-
Sizce bu kayıtsızlık, bireysel bir trajedinin öte- PETERS - Evet, inanıyorum. Yaşlılardan travma-
zin için ne ifade ediyor?
sinde daha geniş bir toplumsal ve politik soruna nın “kanda” olduğuna dair sözler duydum ve epi-
PETERS - Birisi bana Yaban Mersini Toplayıcıları’nın,
mı işaret ediyor? genetik araştırmalar da bunu destekliyor.
bu meseleye “yumuşak bir giriş” sağladığını söyle-
Romanda doğa özellikle yaban mersini tarla-
n
PETERS - Roman kurgu olsa da birçok Yerli ai- mişti. Eğer insanlar bu zor konu hakkında konuşma-
ları- yalnızca bir mekân değil, neredeyse başlı ba-
lenin gerçekliğine dokunuyor. ya başlamakta zorlanıyorsa ve kitabım bu konuda yar-
şına bir karakter gibi. Bu sahneleri yazarken yerli
Irkçılık o dönem son derece yaygındı ve üzülerek dımcı oluyorsa büyük mutluluk duyarım.
kültürlerin doğayla kurduğu ilişkiyi özellikle vur-
söylemeliyim ki bugün de hâlâ var. Hatta günümü-
Roman aynı zamanda hatırlamak ve hatırla-
n
gulamayı hedeflediniz mi?
zün politik ve toplumsal ortamında, bazı kesimler
maya zorlanmak üzerine. Sizce toplumlar gerçek-
tarafından teşvik edildiğini bile görüyoruz. PETERS - Bunun bilinçli bir tercih olduğunu
ten unutur mu, yoksa bazı hikâyeler bilinçli ola-
Bu nedenle geçmişte yaşananların ne kadar kor- sanmıyorum. Yerli kültürlerde toprak canlıdır ve bir
rak mı unutturulur?
kunç olduğunu hatırlatmak, bugün hâlâ insanla- iradesi vardır. Ona bir akraba gibi yaklaşır, öyle ko-
PETERS - Her ikisi de. Yaş aldıkça hafızamın
nuşur ve öyle davranırız. Bu nedenle doğanın bir
rı nasıl etkilediğini göstermek ve geleceğe bunu ta-
eskisi kadar güvenilir olmadığını görüyorum. An-
karakter gibi var olması bana çok doğal geliyor.
şımamak için birlikte nasıl hareket edebileceğimizi
cak Kanada’daki Yerli halklar söz konusu olduğun-
düşünmek önemli.
da, hikâyelerimizin anlatılması çoğu zaman yasaktı.
‘EDEBİYATIN EMPATİ YARATMA GÜCÜ
Elimizden geldiğince onları koruduk ama bazıları
‘KİMLİK MESELESİ ÜZERİNE ÇOK
OLDUĞUNA İNANIYORUM. EMPATİ,
muhtemelen kayboldu. Hikâyelerimiz yok edilmek
YAZIYORUM ÇÜNKÜ...’ ANLAYIŞI DOĞURUR!’
istendi, fakat birçoğu hâlâ varlığını sürdürüyor.
n Romandaki bir diğer güçlü hat da Norma ka- Kitap, okuru yalnızca bir kayboluşun gizemi-
n
Son olarak, bir okur olarak kitabın son say-
n
rakteri. Kimlik, hafıza ve aidiyet gibi temaları onun ne değil, aynı zamanda tarihsel bir adaletsizlik-
fasını kapattığınızda onunla birlikte kalmasını en
üzerinden işlemenizin özel bir nedeni var mıydı? le yüzleşmeye de davet ediyor. Sizce edebiyat, geç-
çok istediğiniz duygu ya da soru nedir?
mişte göz ardı edilmiş hikâyeleri görünür kılmada
PETERS - Aslında romanı yazmaya başladığım-
PETERS - “Bu gerçekten çok iyi bir hikâyeydi.”
n
nasıl bir rol oynayabilir?
da Norma’nın pek bir sesi yoktu. Başta yalnızca
Joe’yu düşünüyordum ama yazdıkça onun hikâyesi PETERS - Kanada’da yüzyıllar boyunca Yer- Yaban Mersini Toplayıcıları / Amanda
kendiliğinden ortaya çıktı. li sözlü anlatı geleneği aslında edebi olmasına kar- Peters / Çeviren: Aslı Perker / Beyaz
Kimlik meselesi üzerine çok yazıyorum çünkü şın “edebiyat” olarak kabul edilmedi, yazılı olma- Baykuş Yayınları / 280 s.
7 Mayıs 2026 7

