22 Ekim 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

BAŞAR BAŞARIR İLE ‘BENİ BİR TEMİZ DÖVSELER’ ADLI KİTABINI KONUŞTUK. ‘Dilimizin geçmişine ve geleceğe ilişkin vaatlerine de sadık kalmaya çalışıyorum!’ Can Yayınları tarafından yayımlanan romanı Beni Bir karşınızda adıyla sanıyla Nâzım Hikmet: Mavi gözlü dev. Temiz Dövseler, tepeden tırnağa Başar Başarır’ın Anlatıcıya kalırsa üzerinde İtalyan marka bir takım özgün sesini taşıyor. olmasını isterdi. Memleket işi ayakkabıya, mintana “Kısmet teknesi” gibi tarihi göndermeleri şurupçul hasretini düşününce tercihini Merinos’tan yana akşamüstleriyle birleştiren usta yazarın tarih kullanması da pekâlâ olanaklı. kitaplarında adı dört farklı şekilde yazılan şehir gibi Şiire öyle yakın ki kitaptaki akış; nüktedan bir biçem kokuyor sayfaları, uçsuz bucaksız göğünde yelkovan bıçkın bir dille birleşince okur da sokağın yaratıcı kuşları uçuşuyor. ritmine kapılıyor, metne karışıp kendi yorumlarını Orhan Veli kolunuza giriyor, Taksim’den geliştiriyor, hiç gitmediği şehirleri ölesiye özlüyor. Rumelihisarı’na, ayağınızı yerden kesen bir şarkı Başarır’ın imge evrenindeki şairler dizelerini dinler gibi yürüyorsunuz; bilmezdiniz kelimelerin bu elbirliğiyle yeniden yazıyorlar sanki. Bir güverte kadar kifayetsiz olduğunu. sofrasında Yahya Kemal, Cahit Sıtkı, Attilâ İlhan ve Attığı bir imza nedeniyle aşkla bağlı olduğu işini nicesi kafa kafaya vermiş; enginlerde kaybolmuş kaybeden bir akademisyen size yoldaşlık ediyor; ufak şirin bir adaya karşı unuttukları mısraları birlikte sokakları ve dalgaları arşınlıyorsunuz. yazıyorlar. Feridun’la geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan o kapıdan geçip soluğu Roma’da alıyorsunuz; bu Kısmet’te bir oturaklık yer de belki size ayrılmıştır. topraklardan çok uzaklara göçmüş bir kentte, hem de o kentin Ne bekliyorsunuz, takvimde ve haritada rastgele bir noktaya evvel zaman hikâyelerinde! dokunun: Pupa yelken! Melih Cevdet gibi, bir misafirliğe gidin, Günlerin peşinde bir hovarda gibi koşarken bir de bakıyorsunuz şairler size temiz bir yatak yapsınlar! çekiyor. Karakterlerin sokağı tüm AHMET ANTMEN renkleriyle yaşatan diline ilişkin eleştiriler alıyor musunuz? ARIZASIZ BİR YAŞAM, BAŞARIR - Hayır, almıyorum. Bir kere ŞIK BİR ÖLÜM bütün roman karakterleri varoluşlarına uy- AHMET ANTMEN - Gerek sinemada gun bir dille konuşsa gerektir. gerek edebiyatta, “Beni bir kere dövseler” Eski bir İstanbul hanımefendisinin cüm- diyen karakterlere rastlarız. leleriyle Seyrantepe sanayiden bir oto Karakteriniz için romanınıza adını da elektrikçi ustasının lügati, mecazları elbette veren bu arzu nereden kaynaklanıyor? farklı olmalı. “Hiç susmayan eş” bir kadın BAŞAR BAŞARIR - Kahramanımız Fe- için de söylenebilir bir erkek için de. ridun, KHK marifetiyle çok sevdiği üniver- Ben yazarken sadece güncel veya kibar sitesinden uzaklaştırılmış bir barış akade- kabul edilen Türkçeye değil dilimizin geç- misyeni. Yediği bu sillenin yaşamına nasıl mişine ve geleceğe ilişkin vaatlerine de sa- bir darbe vurduğunu zaman içinde anlıyor. dık kalmaya çalışıyorum. Sonuç? Bir kaçış, bir arayış, olduğu yer ve ANTMEN - Farklı anlatıcıların sesle- zamana sığamama. riyle kurulan romanda çeşitli tarihsel dö- Melih Cevdet’ten bozarak aldığım “beni nemlere, filmlere ve ilişki biçimlerine gön- bir temiz dövseler” aslında bu arayışın de- dermeler var. Bu tür bir anlatı içinde an- vamı. Evine dönüp karısıyla birlikte mutlu latı kurgusu romana nasıl bir boyut ka- mesut yaşamaya devam edebilmek yolunda zandırıyor? bulduğu bir çare. Kendine gelme, hadi ken- BAŞARIR - Artık günümüzün bütün sa- dini bulma diyelim, arayışı. nat yapıtları hep başka yapıtlardan söz açı- ANTMEN - Hayret Hanım’ın bir türlü yor. Aslında kurulmaya çalışılan atmosfe- ölemiyorum serzenişi, ölümün bile insanı rin bir parçası oluyor bu bahsediş. unutabileceğini çağrıştırıyor. Bu örnekte de romanda sözü edilen in- Ölmemek ya da ölememek insanın içine sanların ait olduğu dünyaya ilişkin ipuçla- dert olabilir mi? rı barındırıyor. BAŞARIR - Hayret Hanım’ın o söylen- Okurken başka bir kitaba, bir şiire yön- meleri biraz koftiden, biraz lafügüzaf. Yok- lendirilmek ya da arada durup sözü geçen sa yaşama ve iktidarına bağlı, dimdik bir kadındır benim ta- filme şöyle bir bakmak maceranın sadece kâğıt üstünde de- Sizce nasıl bir hüzün bu? Zamansız ve evrensel mi? nıdığım / hayal ettiğim Hayret. ğil, gerçek yaşamda da devam etmesini sağlar. En azından Yoksa daha çok bizimki gibi coğrafyalara mı özgü? Öte yandan sorunuzda çok haklı bir noktaya değiniyorsu- benim için böyle bu. BAŞARIR - Benzetmeniz için teşekkür ederim. Bana ka- nuz. Şu dünyadan usturuplu, insana yakışan bir ölümle ayrı- Diyelim ki muhayyel okur arada romanı kaldığı sayfasın- lırsa hüzün evrenseldir. Öte yandan her coğrafyanın aynı labilmek en az arızasız bir yaşam sürmek kadar zor. dan kıvırıp açıp bir Fellini seyretse, Tatlı Hayat’ın dünyası- hüznü içselleştirişi başka başka olabiliyor. Bu şimdi böyle, eskiden de böyleydi. Dolayısıyla şık bir na gitse fena mı? Bence değil. İlişki biçimleri, aile yapısı, toplumsal dayanışma ne kadar ölüm, evet, bazen arzulanabilecek bir şeydir. farklıysa insanların kişisel kederleri de o denli farklılaşıyor. ‘KENDİNE ÖZGÜ BİR AHENK OKURU ZİNDE TUTAR’ ‘HÜZÜN EVRENSELDİR’ ANTMEN - Romanda kulampara sarması gibi yerel ANTMEN - Karakterlerin kendi aralarındaki ya da ANTMEN - Kederine hep sadık kalmış kadınların deyiş ve argo kullanımların yanı sıra muşmula suratlı psikologla geçen diyaloglarında sesler sürekli iç içe eksilmez hüznü... Kılık değiştirmiş bir dize gibi. kayınvalide, hiç susmayan eş gibi ifadeler de dikkat geçiyor. Karşıdakinin varlığından bağımsız, doğrudan >> 8 22 Ekim 2026 VEDAT ARIK
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear