22 Ekim 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

JAMES TURNER’DAN ‘FİLOLOJİ’ ‘Modern Beşeri Bilimlerinin Unutulmuş Kökenleri’ “Bu kitabın daha taşralı hikâyesi Akdeniz havzasında, Panini’nin ve hikmetli filoloji bilimi. Her iki çocuk da sorunsuz bir yaşam sürmedi. döneminde yaşamış Yunanca konuşanlarla başlıyor. Roma İmparatorluğu Helen dünyasını yuttuğunda, Yunan retoriği Bu Helenlerden bazıları, yüzyıllar boyunca Avrupa eğitiminin ve filolojisini de özümsedi. temelini oluşturan dil merkezli eğitimi icat etmişlerdir ve bazı İlim sahibi Romalılar her ikisine de büyük ilgi duydular, onları açılardan hâlâ da etmektedirler. geliştirdiler, karmaşıklaştırdılar. Diğerleri ise bu tür bir eğitimle az ya da çok ilgili sorulara, yani Ancak imparatorluk ikiye bölündü ve batı yarısı kısa süre içinde dilin ortaya çıkardığı sorunlara yönelik titiz araştırmalar için her türlü eğitime zehir saçan kaotik yüzyıllara gömüldü. yöntemler geliştirdiler. Batı imparatorluğunun parçaları sonunda Latin Hıristiyan âlemi Kelimeler nereden geldi? Birlikte nasıl çalışırlar? Özellikle Yunan (Avrupa’nın atası) olarak yeniden şekillendi. dili nasıl çalışır? Yazılı sözcüklerin karmaşık anlam ağları ördüğü Ancak entelektüel seçkinlerinin aklında filolojiden başka metinler nasıl yorumlanmalıdır? Sayıları çok arttığında metinleri şeyler de vardı. Batı Roma İmparatorluğu’nun dağılmasından nasıl kontrol altında tutabiliriz? yaklaşık bin yıl sonrasına kadar entelektüel iklimde bir değişim Tüm bunları yaparken bu öğretmenler ve akademisyenler birlikte -geleneksel olarak Rönesans olarak adlandırılır- filoloji ve retoriği dilden doğan ikiz kardeşlere ebelik ettiler: Pratik retorik sanatı canlandırmadı.” Kitaptan... Kitabın bir başka güzelliği de kişisel bir merakın ürünü olması. James Turner, ZEYNEP KEVSER ŞEREFOĞLU DANIŞ otuz yılı aşkın süre önce 19. yüzyıl Amerikan düşünürü Charles Eliot Norton’un biyografisi üzerinde çalışırken Norton’un şiirleri, ortaçağ katedrallerini ve Röne- BEŞERİ BİLİMLERİN KAYIP ATASI! sans tablolarını aynı yöntemle tıpkı birer “metin” gibi okuduğunu fark etmiş. Erkin Çam’ın çevirisiyle VakıfBank Kültür Yayınları tarafından dilimize kazan- Önce bunun kişisel bir tuhaflık olduğunu düşünmüş, sonra benzer örnekleri baş- dırılan Filoloji: Modern Beşeri Bilimlerin Unutulmuş Kökenleri adlı kitabın yazarı ka arşivlerde de bulunca bir hipotezin peşine düşmüş. Amerikalı tarihçi James Turner’a göre bugün üniversitelerde okutulan edebiyat, ta- rih, sanat tarihi, arkeoloji, antropoloji, dilbilim ve dinler tarihi gibi disiplinlerin ne- ÜÇ ANA BÖLÜMDE ZENGİN DİPNOTLARI redeyse tamamı tek bir ortak atadan doğdu: zamanla adı unutulan, adeta kayıp bir VE ALTMIŞ SAYFAYI AŞAN KAYNAKÇA ata olan filolojiden. Altı yüz sayfayı aşan kitap üç ana bölümden oluşuyor. Bu nedenle kitap, yalnızca bir bilim dalının tarihi değil; bugün bildiğimiz bilme İlki antik çağdan 1800’e kadar uzanan uzun öncülük dönemini, ikincisi modern biçimlerinin soyağacını çıkaran iddialı bir entelektüel tarih. beşeri bilimlerin eşiğinde filolojinin edebiyat, tarih, dilbilim ve kutsal metin çalış- Antropoloji, sanat tarihi, dilbilim ve edebiyat gibi alanların tarihsel gelişimine fi- malarına nasıl dallandığını, üçüncüsü ise bu dalların modern üniversitede bağımsız loloji açısından yaklaşan Turner, akademik düşüncenin kökenlerine doğru kapsam- disiplinlere dönüşmesini ele alıyor. lı bir keşfe davet ediyor. Bu son kısımda antropolojinin “insan doğasının saha natüralistleri” eliyle nasıl Turner’ın anlattığı hikâye antik Yunan’dan başlıyor. ayrı bir disipline dönüştüğünü ya da kutsal metin filolojisinden karşılaştırmalı din İskenderiye Kütüphanesi’nde Homeros’un destanlarının hangi dizelerinin sahi- araştırmalarının nasıl doğduğunu okuyorsunuz. ci, hangilerinin sonradan eklenmiş olduğunu tartışan bilginlerden ortaçağ manastır- Phi Beta Kappa’nın prestijli Christian Gauss Ödülü’ne değer görülen James larında kutsal metinleri kopyalayan keşişlere; Rönesans’ta antik metinleri yeniden Turner, kitabın sonunda felsefenin neden bu büyük ailenin dışında kaldığını, beşeri keşfeden hümanistlerden Hindistan’da Sanskritçeyle tanışarak Avrupa dilleriyle şa- bilimler arasında adeta “şüpheli bir misafir” olduğunu da tartışmaya açıyor. şırtıcı akrabalıklar fark eden İngiliz memurlara uzanan geniş bir yolculuk bu. Bu kitap neden bugün, bizim için önemli? Filologlar yüzyıllar boyunca basit görünen sorular sordular: Turner’ın yanıtı açık: Bilme biçimlerimizin nereden geldiğini gördüğümüzde, “Bu metni gerçekten kim yazdı?”, “Bu kelime o dönemde ne anlama geliyor- onların güçlü ve zayıf yanlarını, kör noktalarını da daha iyi görürüz. du?”, “Bu iki dil neden bu kadar benziyor?” Okur, bu soruların nasıl devasa ente- “Disiplinlerarası çalışma” kavramının sıkça dile getirildiği ama disiplinler ara- lektüel devrimlere yol açtığına tanıklık ediyor. sındaki duvarların her geçen gün yükseldiği bir dönemde, tüm bu alanların aslında aynı aileden gelen kuzenler olduğunu hatırlamak hem öğretici hem de cesaret veri- BİLİMLERİN KRALI! ci. Kitap, beşeri bilimlerin değerinin sorgulandığı günümüzde onlara güçlü bir sa- Kitabın en etkileyici yanlarından biri, filolojinin bir zamanlar ne kadar göz alıcı bir bilim olduğunu hatırlatması. 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın ortası arasında fi- vunma da sunuyor. loloji, Alman üniversitelerinin gururu, “bilimlerin kralı” olarak görülüyordu. Filoloji, yalnızca akademisyenlere değil, edebiyatı, tarihi, dilleri ve fikirlerin se- Dilleri karşılaştırarak yazıya hiç geçmemiş, kaybolmuş bir ata dili, bugün Proto-Hint- rüvenini merak eden her okura hitap ediyor. Avrupaca dediğimiz dili yeniden inşa etmek gibi başdöndürücü başarılara imza atmıştı. Kapsamlı, akıcı, bilgili ama kibirsiz bu çalışma, bir zamanlar bilimlerin tahtında oturan bir bilgi geleneğini yeniden görünür kılıyor. FİLOLOJİNİN ÜÇ TEMEL ARACI: TARİHSELLİK, Zengin dipnotları ve altmış sayfayı aşan kaynakçası da meraklı okura yeni oku- KARŞILAŞTIRMA VE SOYAĞACI KURMA... ma yolları açıyor. Okuyup bitirdiğinizde, bir romanı ya da bir tarih kitabını eline Turner, filolojinin üç temel aracını öne çıkarıyor: tarihsellik, karşılaştırma ve so- alan herkesin farkında olmadan bir filolog gibi düşündüğünü fark edeceksiniz. yağacı kurma. Bir metni, bir dili ya da bir sanat yapıtını anlamak için onu doğduğu tarihsel bağlama yerleştirmek, benzerleriyle karşılaştırmak ve köklerinden bugüne Filoloji: Modern Beşeri Bilimlerinin Unutulmuş Kökenleri / James nasıl dönüştüğünü izlemek gerekir. Turner / Çev. Erkin Çam / VakıfBank Kültür Yayınları / 616 s. / 2026. MICHAEL MINDEN’DEN ‘MODERN ALMAN EDEBİYATI’ ichael Minden, Mertkan Karaca’nın çevirisiyle VakıfBank yaratıcı ve çoğu zaman çelişkili ilişkiyi gözler önüne seriyor. Kültür Yayınları tarafından yayımlanan Modern Alman Aydınlanma düşüncesinden Romantizmin yükselişine, M Edebiyatı adlı incelemesinde, Alman edebiyatının sanatın özerklik iddiasından dünya savaşlarının yarattığı kültürel yaklaşık iki buçuk asırlık serüvenini yeniden değerlendirirken kırılmalara kadar uzanan çalışma, edebiyatı yalnızca fikirlerin edebiyatı teorik kalıpların ve ulusal mitlerin gölgesinden çıkararak taşıyıcısı değil, toplumsal değişimlere tepki veren canlı bir metinlerin kendisine dönüyor. kültürel pratik olarak ele alıyor. n Lessing, Herder, Goethe ve Schiller ile başlayan; Kleist, Hölderlin ve Rilke, Trakl, Kafka, Brecht ve Paul Celan’a uzanan bu geniş Modern Alman Edebiyatı / Michael Minden / Çeviren: panorama, Alman edebiyatının Avrupa modernitesiyle kurduğu Mertkan Karaca / VakıfBank Kültür Yayınları / 400 s. / 2026. 12 22 Ekim 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear