22 Ekim 2026 Perşembe Türkçe Subscribe Login

Catalog

( ) 1908 / 1988 Ufkun ötesini aydınlatan Atatürk devrimcisi: Niyazi Berkes! toplum ve uygarlık devriminin tamamlanma- ÖNER YAĞCI ması yüzünden savaş sonrasında gelişen gerici güçlerin yarattığı sonuçlar olduğunu yazdı: umhuriyet dönemi aydınlanmasının tarihten felsefeye, “Bu sorunların niteliğini kavramak için bu ideolojilerden çağdaşlaşmaya birçok alandaki yapıtla- devrimin geçmişini, onu durduran güçlerin C rıyla ufuk açıcı bir toplumbilimcimiz ve önde gelen dü- neler olduğunu anlamak gerekir. (…) Bunun şünürüdür Niyazi Berkes (1908 / 1998). için bu yazıların amacı, Türk devriminin tam Türkiye’nin Osmanlı’dan günümüze çağdaşlaşma ve değişim bir tarihini yazmak değil, bu gelişimin ana so- sürecini özgün yöntemiyle yaptığı toplumbilimsel çalışmalarla runlarını yakalamak, bunların çözümlenmesi rak değerlendiren ve ona nesne olarak yaklaşan Berkes, içinde- derinlemesine inceledi. için yapılan girişimleri etkisizleştiren koşulları tanımlamaktır.” ki tüm birimlerin işlevlerini ve birbiriyle ilişkilerini araştırarak Berkes’in aydın kimliğini Türkiye’nin kültürü ve özgün yapı- dönüşümün nedenlerini ve sonuçlarını vurguladı. sı üzerine odaklanması, kavramlarını Türk toplumunun gerçek- ‘TÜRK DÜŞÜNÜNDE BATI SORUNU’, liğinden türetme çabası biçimlendirdi. BATILILAŞMA VE GELENEKSEL DEĞERLER ‘İSLAMLIK, ULUSÇULUK, SOSYALİZM’ Çağdaşlaşmanın 1940’lardan sonra gelişme yönünden saptı- ARASINDAKİ GERİLİMİ ÇÖZÜMLEDİ... Bu iki kitabının birleşiminden oluşan Türk Düşününde Ba- rıldığı, bu sapmanın DP döneminde artarak devam ettiği düşün- Gelenekselliğin değişmemek olduğunu, geleneksellikte hiç- tı Sorunu’nda, “Batı ve biz kimiz?”, “Nasıl Batılı olunur?” so- cesiyle ömrünü Atatürk’ün devrimlerle gerçekleştirmeyi hedef- bir yeniliğe yer olmadığını savunarak Batılılaşma ve geleneksel rularının yanıtlarına odaklanarak toplumsal devrimin gelişimini lediği toplumsal projenin ne olduğunu anlatmaya verdi. değerler arasındaki gerilimin Türkiye’nin modernleşme süre- engelleyen dinamikleri ortaya çıkarmayı amaçladı. Türkiye’nin var olan durumu ve nasıl olması gerektiği konu- cindeki önemli sorunlardan biri olduğunu vurguladı. Arap Ülkelerinde Gördüklerim Üzerine Düşünceler alt baş- sundaki düşüncelerini 1960’larda Yön dergisindeki yazılarıyla Bir düşünsel devrim olarak gördüğü laikliğin, devletin din iş- lıklı İslamlık, Ulusçuluk, Sosyalizm’de, Suriye, Lübnan, Mısır, gündeme getirdi. lerinden bağımsız olması dışında toplumun düşünsel ve kül- Tunus ve Cezayir gezilerinin izlenimlerini, 1960’lı yılların gün- türel bağımsızlığı anlamına geldiğini, halkın kendi değerleri- demindeki milliyetçilik, sömürgecilik, İslam ve sosyalizmle il- ‘BAZI ANKARA KÖYLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA’, ni sorgulama, bilimsel düşünceyi benimseme noktasında büyük gili görüşleriyle sundu. ‘SİYASİ PARTİLER’, bir aşama kaydetmesinin gerektiğini vurguladı. Bazı Ankara Köyleri Üzerine Araştırma’da, tarımsal bir bi- ‘TÜRKİYE İKTİSAT TARİHİ’, Türkiye’nin modernleşme süreci hakkındaki görüşleri rim ve çeşitli toplumsal çalışmaları sürdüren örgütlü bir züm- ‘TÜRKİYE’DE ÇAĞDAŞLAŞMA’ ve toplumbilimsel çözümlemeleriyle yarattığı düşünsel re olarak tanımladığı köy yaşamını coğrafi ve ekonomik yapı- Türkiye İktisat Tarihi’nde, Osmanlı Türk toplum yapısını, zeminle öncülük yaptı ve Cumhuriyetin ideallerinin daha da sıyla inceledi. ekonomik özelliklerini ve yaşanan yapısal değişimleri ayrıntı- güçlenmesine katkıda bulundu. Devrimlerin köy toplumuna etkisini Ankara civarındaki 13 lı olarak ele aldı. köyü inceleyerek uygulamalı toplumbilim geleneğinin kurul- ‘ATATÜRK VE DEVRİMLER’, ‘TEOKRASİ VE LAİKLİK’ İmparatorluğun gücünün doruğuna ulaştığı klasik dönemin- masında ilk adımları attı. “Atatürk’ü tanımak, yalnız yaptıklarının sonuçlarını liste- den (1300-1600 yılları) geleneksel yapıların çözüldüğü 18. Siyasi Partiler, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı sonrası çok lemekle biten bir iş değildir” dediği Atatürk ve Devrimler’de, yüzyıl arasındaki toplumsal ve ekonomik değişim üzerinde yo- partili siyasal yaşama girdiği dönemde bu alandaki kuramsal toplumsal devrimci Atatürk’ün düşüncelerini aktardı. ğunlaştı. eksikliği gidermeye yönelik bir çalışma oldu. Atatürk’ün, halkın egemenliğini asıl alan, çağdaş ve laik bir 1960’lı yılların “azgelişmişlik” tartışmalarına bu temel üze- toplum yaratma amacına nasıl ulaşmayı hedeflediğini, Kemalist ‘İKİ YÜZ YILDIR NEDEN BOCALIYORUZ?’, ‘BATICILIK, rinde yaklaşarak Osmanlı ekonomik sistemiyle ilgili “feoda- ilkeler doğrultusundaki toplumsal reformların ulusal ve küresel lizm”, “Asya tipi üretim tarzı” kuramlarına karşı düşünceleri- ULUSÇULUK VE TOPLUMSAL DEVRİMLER’ boyutlarda nasıl etkiler yarattığını derinlemesine inceledi. ni açıkladı. Yön Yayınları’nın ilk kitabı olarak yayımlanan İki Yüz Yıldır Sekülerleşme ve dinselleşme arasındaki diyalektik ilişki biçi- “Tarihsel olayların nasıl zorunlu olarak Cumhuriyet rejimi- Neden Bocalıyoruz?’daki yazılarında, Türkiye’nin modernleş- mi ve devlet-din ilişkileri üzerine incelemelerinin yer aldığı Te- nin gelişi doğrultusunda aktığının gösterilmesi” amacıyla sun- me sürecindeki başarısızlıklarını ve aydınların toplumsal ger- okrasi ve Laiklik’te, laikliği basit bir “din ve devlet işlerinin ay- çeklikten kopuk olması nedeniyle bocalamamızı sorguladı. duğu başyapıtı Türkiye’de Çağdaşlaşma’da, Türk toplumunun rılması” formülünden çıkararak “hukuki ve siyasi bir statü”, modernleşme sürecini toplumsal, kültürel, ekonomik boyutla- Dönemin iktisatçılarının Batı’dan öğrendiği kuramları Anadolu toplumsal bir “kutsallıktan arınma” ve “dünyevileşme” süreci rıyla derinlemesine inceledi. gerçekliğine nasıl uygulayacaklarını bilmediğini, Batılılaşma olarak yeniden tanımladı. Bu öncü yapıtında Osmanlı’nın 18. yüzyılından Cumhuriye- düşüncesinin halk tarafından içselleştirilemediğini belirtti. Sekülerleşmenin toplumun anlayış olarak “kutsallaştırılmış tin kuruluşuna kadar olan süreci; devletin ve toplumunun yapı- Batılılaşmayı sadece biçimsel bir modernlik sanan, Anadolu geleneklerden” arınması ve yaşamın her alanında akılcı, dünye- köylüsünün yoksul ve perişan durumundan habersiz olduğunu sı, siyaset, ekonomi, eğitim, din, hukuk kurumlarının zorunlu vi ölçütleri benimsemesi süreci olduğunu savundu. söylediği aydınları eleştirdi. dönüşümüyle kapsamlı biçimde aktardı. Batıcılık, Ulusçuluk ve Toplumsal Devrimler’deki makale- Çağdaşlaşma serüvenini anlamak için yasalar ve siyasi ka- ‘FELSEFE VE TOPLUMBİLİM YAZILARI’, ‘ASYA lerinde, 1960’larda Türk siyasal yaşamında tartışılan konulara rarların yanında, ekonomik altyapının, sınıf ilişkilerinin ve dini MEKTUPLARI’, ‘PATRİKHANE VE EKÜMENİKLİK’ açıklık getirdi. Türkiye’nin karşılaştığı sorunların Birinci Dün- kurumların tarihsel dönüşümünü bir bütün olarak ele aldı. Antik Yunan düşüncesi, Osmanlı-Türk çağdaşlaşması, ya Savaşı’ndan sonra kesin olarak gerçekleştirmeyi hedeflediği Toplumu kendi içinde bütünlüğü olan bir organizma ola- dünyadaki toplumbilimsel yaklaşımlar üzerine yazdıklarını >> 10 22 Ekim 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear