Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
ZEYNEP ORAL:
“Türkiye’nin her yerinden milyonların katıldığı bir hak
arama eyleminde ‘suç’ ve ‘suçlu’ yaratma çabaları
bitmedi, bitmeyecek. Tüm o hak arayışını beş kişiyi
esir tutarak intikam almaya çalışıyorlar.”
Gezi sadece bir anı değil bir hafıza! Erdoğan’ın
Ve Gezi! Ayrıca ve özellikle sormalı
n
“Türkiye’de evlerinde zor tuttuğumuz yüzde 50
Zeynep Oral’ın da yaşamındaki yerini?
var” diye linç kültüründe el yükselttiği, ayırımcı-
ORAL- Gezi de başlı başına bir bölüm kita-
lıkta tavan yaptığını unutmadım örneğin.
bımda. Sadece benim değil, hepimizin yaşa-
“Başka bir yaşam mümkün” olasılığını gözler
mında çok önemli bir yeri var diye inanıyorum.
önüne seren bir dayanışma örneği, farklılıkların
Baksanıza iktidarı bile nasıl korkuttu, nasıl
bir arada yaşayabileceğini ortaya koyan bir de-
şaşırttı ki hâlâ intikamını almak için çabalayıp
neyimdi Gezi.
duruyorlar...
Birkaç kişinin organize ettiği bir olay değildi.
Türkiye’nin her yerinden milyonların katıldığı bir
Bir toplumun nefes alma ihtiyacıydı. Bir itiraz-
hak arama eyleminde “suç” ve “suçlu” yaratma
çabaları bitmedi, bitmeyecek. Tüm o hak arayışını dı. Bir dayanışmaydı. Bir umut arayışıydı. Birlik-
beş kişiyi esir tutarak intikam almaya çalışıyorlar. te yaşama özlemiydi.
n
geride kaldıkça, memleketimi de dünyayı da daha iyi tanı- sık dokuyarak yazıyorum. Aziz Bey derdi, zor yazdığım için,
gerçekleri bizzat yerinde gözlemlediniz.
dıkça şunun bilincine vardım: kolay okunuyor derdi.
Keza olanca gerçekçi gözlemlerle adeta kederle kaleme
Ayrıcalıklıydım. Yeryüzünün en muhteşem kentinde Az ve öz yazmaya çalışıyorum. Ama bu kez içim çok do-
aldığınız Kabil de öyle... Gerçeklerle arası -belki de
İstanbul’da, eğitimli, orta sınıf bir aileye doğmuş olmak, bir düellosu demeli- oldum olası nasıldır Zeynep Oral’ın? luydu galiba, kısa kesemedim. Kitabın 288 sayfa olmasına
ayrıcalıktı. üzüldüm. Keşke daha kısa yazsaydım diye geçirdim içim-
ORAL- Haklısınız, kitabı okuyan birçok arkadaşım “Bu,
Aşk dolu bir evde büyümek, aile olanaklarından den. Keşke daha özlü olsaydı.
bir kendinle hesaplaşma kitabı. Burada Irak ve Afganistan
yararlanmak ayrıcalıktı. Yeryüzünün en çılgın kenti İzmir’e Bir de benim bir huyum var; her kitap bittiğinde kendimi
deneyimlerinin ne işi var” diye sordular.
taşınmak, orada sokağın farklı kültürüyle haşır neşir olmak “Ah keşke başka türlü yazsaydım, daha iyisini yapabilirdim;
Açıklayayım: Bu eklektik bir kitap ve belki de son kita-
ayrıcalıktı. şöyle olabilirdi, böyle olabilirdi” diye eleştirip duruyorum.
bım. Tam İkinci Körfez Savaşı’ndan önce Bağdat’taydım.
“Bu okula öğrenmek için girilir. Bu okuldan (vatana, mil- Doğrusu daha iyi yazabilirdim gibime geliyor.
Sokaktaki insanlara kulak veriyordum.
lete, topluma) hizmet etmek için çıkılır” sloganını içselleş-
Karzai’nin başa geçmesiyle “Savaş bitti” denilen Afga-
‘USTALARLA VE SANATLA ÇOĞALDIM,
tirmiş İzmir Amerikan Kız Koleji’nden mezun olmak, büyük
nistan’daydım. Yine sokaktaki insanları dinliyordum.
ZENGİNLEŞTİM, TOPLUMSALLAŞTIM’
bir ayrıcalıktı.
Savaş öncesinde de sonrasında da yaşanan şiddete tanık-
Ve “Eyy sanat!”... Size nasıl musallat oldu ve
n
Paris Yüksek Gazetecilik Okulu’nda dünyaya açılma, po- lık ettim. Açtığı ve açacağı yaraları gördüm. Savaşları çıka-
siz de başkalarına musallat etmek için azmettiniz /
litik bilinçlenme, kültürel ufkumun genişlemesi, başlı başı- ranların, savaş kararı alanların kendi çocuklarını asla savaşa
azmediyorsunuz?
na bir ayrıcalıktı.
göndermediklerini gördüm.
ORAL- Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bu sözünü ilk on-
Bir rastlantı sonucu tanıdığım, evlendiğim insanın mü-
Bağdat ve Kabil’deki izlenimlerim hiçbir kitabıma girme-
dan duymuştum Tüm gençliğim Bedri Rahmi, Yaşar Kemal,
kemmellik ve etik tutkusu ne denli ayrıcalıktı bilemiyorum
mişti. Öyle korkunçtu ki yazamamıştım.
Aziz Nesin, Dağlarca, Ahmed Arif, Necatigil, Muhsin Er-
ama kişiliğinin sıradışı olması, hele Türkiye ortamı için ke- Bu kez “Yurtta sulh cihanda sulh”un peşine takılıp yaz-
tuğrul, Aliye Berger, Füreya, Ruhi Su, Azra Erhat, Haldun
sinlikle bir ayrıcalıktı. ma cesaretini gösterdim. “Ne alaka” diye soranlara, “80 ya-
Taner’ler arasında geçti. Ooo saymakla bitecek gibi değil!
Bütün bunlar benim gerçeklerimdi ama ülke nüfusumuzun şıma verin” deyip geçiyorum.
Onlarla konuşarak, tartışarak var oldum ben. Benim için
çoğunluğu bunlardan yoksundu. Bu olanaklardan, bu ger- Şiddetin her türüne, her alandaki şiddete hepimizin karşı
ne büyük şans! Kendimi dünyanın en şanslı insanlarından
çeklerden çok uzaktı. Öyleyse... Öyleyse bir şeyler yapma- çıkması gerek diye inanıyorum.
biri gibi gördüm. Her birinden ne çok şey öğrendim. Onlarla
lıydım. En çok yapmak istediğim şey, işe yaramaktı!
‘KOLAY YAZAN BİR YAZAR DEĞİLİM!’
ve sanatla çoğaldım, zenginleştim, toplumsallaştım.
İşte bu nedenlerle pek çok STK’nin kuruluşunda ve yöne-
Yıllar önce sizinle Meslek Yarası kitabınıza ilişkin
n
Kimi para pul, mal mülk biriktirir. Ben dostluklar biriktir-
timinde görev aldım ve görev alıyorum.
yaptığımız söyleşide uzun uzun konuşmuştuk 33 yılını ada-
dim. Hem onlar hem de yaşamda en önemli öğelerden biri-
Hepsi bana çok şey kattı ve katıyor. Hepsi yaşamsal de-
dığınız Milliyet gazetesinden ve arkadaşlarınızla kurduğu-
nin sevgi olduğunu, empati olduğunu öğrendim.
ğerde. ÇYDD, PEN, TYS, Nâzım Hikmet Vakfı, Winpeace,
nuz, “30 yıl boyunca analık ettiğim, gözümün bebeği gibi
E şimdi sen söyle Gamzeciğim sanatı başkalarına musallat
Tiyatro Eleştirmenler Derneği, İstanbul Kültür Sanat Vakfı,
kolladığım” dediğiniz Milliyet Sanat dergisinden kovulu-
etmeyip de ne yapayım yani!
Gazeteciler Cemiyeti vb.
şunuzu. Bu kitabınızda ise sadece değiniyorsunuz.
Yeni tasarılarınızı sorarak bitirelim söyleşimizi.
n
Hatta gönüllü çalışmanın manifestosunu bile yazdım bu kitapta.
ORAL- Evet Milliyet’ten kovulma konusuna dönmüyo-
ORAL- Evet. Yeni bir tasarı var. Zaten yeni bir tasarım
‘BAĞDAT VE KABİL’DEKİ İZLENİMLERİM rum; bu kitapta sadece bir yerde kovulmama değil, kovulma
yoksa fazla yaşamak istemiyorum. Bir arkadaşımla, iki ka-
biçimi ve yöntemine değiniyorum.
HİÇBİR KİTABIMA GİRMEMİŞTİ. ÖYLE
dının dostluğu, vefa üzerine bir kitap tasarlıyoruz.
KORKUNÇTU Kİ YAZAMAMIŞTIM.’ O da içinde yaşadığımız hoyratlığa, maçoluğa, “demok-
Kim bu arkadaşınız?
n
rat” geçinen kimilerinin ne denli ikiyüzlü olduklarının altını
Savaş, bombalar, saldırılar, ölümler, çiğnenen insan
n
ORAL- Yooo, onu söylemem, o da işin sürprizi olsun!
n
çizmek içindi. O kadar.
onuru... Birçoğuna bizzat yerinde tanık oldunuz.
Yazma süreci nasıl gelişti? Zor oldu mu?
n
Cumhuriyet gazetesinde “Bağdat Günlüğü” başlığıyla 80 Yaşım Merhaba / Zeynep Oral / İnkılâp
yazdığınız dizide ve köşe yazılarınızda da dile getirdiğiniz ORAL- Ben, kolay yazan bir yazar değilim. İnce eleyip Kitabevi / 288 s. / 2026.
BEDRETTİN CÖMERT’TEN ‘GIOTTO’NUN SANATI’
“... elimizden geldiğince, Giotto’yu kendi gözümüzle, sanat tarihinin en önemli isimlerinden İtalyan sanatçı Giotto di
Anadolulu duyarlığımızla, Türkiye’nin toplum yapısının içimizdeki
Bondone’nin (1267-1337) tüm yapıtlarını titizlikle inceliyor.
zorunlu yansımasıyla anlayıp anlatmaya çalıştık.
Ama aynı zamanda Giotto’nun sanat tarihine olan katkısının ne
Giotto, Batı resim tarihinin önemli bir dönüm noktasıdır.
anlama geldiğine ilişkin içten, özgün bir düşünsel araştırmayı da
Gerek insanlık ve tarih görüşü gerekse resimsel biçim ve üslup
özgün üslubuyla sunuyor.
bakımından ortaçağın ayaklarını yere bastıran ilk devrimcidir.
Ortaçağın anlatımını kırıp gerçekçi duyguları figürlere katarak
Giotto, yalnızca resim tarihi açısından bilinmesi gereken
Rönesans’ın temellerini kuran ve bu anlamda devrimci özellikleri
’müzelik’ bir tarih halkası değil, her çağın insanına yepyeni
olan Giotto, Cömert’in kaleminde yeniden yaşam buluyor.
bildiriler sunup çok boyutlu ufuklar açan bir üslup ve insanlık
Giotto’nun Sanatı Assisi’deki Aziz Francesco Kutsal Manastırı
serüvenidir.” Bedrettin Cömert
Fotoğraf Arşivi ve Padova’daki Scrovegni Şapeli’ndeki
974 yılında tamamladığı, sanat tarihinin ne anlama geldiğini,
eserlerinin görselleriyle birlikte sunuluyor.
n
sanat yazarının ne yapmaya çalıştığını anlamak için somut,
Giotto’nun Sanatı / Bedrettin Cömert / Yapı Kredi
1 dolu dolu bir örnek niteliğindeki, Yapı Kredi Yayınları
tarafından yayımlanan Giotto’nun Sanatı’nda Bedrettin Cömert, Yayınları / 148 s. / 2026.
9
25 Haziran 2026
VEDAT ARIK

