27 Haziran 2026 Cumartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

ZEYNEP ORAL: “Türkiye’nin her yerinden milyonların katıldığı bir hak arama eyleminde ‘suç’ ve ‘suçlu’ yaratma çabaları bitmedi, bitmeyecek. Tüm o hak arayışını beş kişiyi esir tutarak intikam almaya çalışıyorlar.” Gezi sadece bir anı değil bir hafıza! Erdoğan’ın Ve Gezi! Ayrıca ve özellikle sormalı n “Türkiye’de evlerinde zor tuttuğumuz yüzde 50 Zeynep Oral’ın da yaşamındaki yerini? var” diye linç kültüründe el yükselttiği, ayırımcı- ORAL- Gezi de başlı başına bir bölüm kita- lıkta tavan yaptığını unutmadım örneğin. bımda. Sadece benim değil, hepimizin yaşa- “Başka bir yaşam mümkün” olasılığını gözler mında çok önemli bir yeri var diye inanıyorum. önüne seren bir dayanışma örneği, farklılıkların Baksanıza iktidarı bile nasıl korkuttu, nasıl bir arada yaşayabileceğini ortaya koyan bir de- şaşırttı ki hâlâ intikamını almak için çabalayıp neyimdi Gezi. duruyorlar... Birkaç kişinin organize ettiği bir olay değildi. Türkiye’nin her yerinden milyonların katıldığı bir Bir toplumun nefes alma ihtiyacıydı. Bir itiraz- hak arama eyleminde “suç” ve “suçlu” yaratma çabaları bitmedi, bitmeyecek. Tüm o hak arayışını dı. Bir dayanışmaydı. Bir umut arayışıydı. Birlik- beş kişiyi esir tutarak intikam almaya çalışıyorlar. te yaşama özlemiydi. n geride kaldıkça, memleketimi de dünyayı da daha iyi tanı- sık dokuyarak yazıyorum. Aziz Bey derdi, zor yazdığım için, gerçekleri bizzat yerinde gözlemlediniz. dıkça şunun bilincine vardım: kolay okunuyor derdi. Keza olanca gerçekçi gözlemlerle adeta kederle kaleme Ayrıcalıklıydım. Yeryüzünün en muhteşem kentinde Az ve öz yazmaya çalışıyorum. Ama bu kez içim çok do- aldığınız Kabil de öyle... Gerçeklerle arası -belki de İstanbul’da, eğitimli, orta sınıf bir aileye doğmuş olmak, bir düellosu demeli- oldum olası nasıldır Zeynep Oral’ın? luydu galiba, kısa kesemedim. Kitabın 288 sayfa olmasına ayrıcalıktı. üzüldüm. Keşke daha kısa yazsaydım diye geçirdim içim- ORAL- Haklısınız, kitabı okuyan birçok arkadaşım “Bu, Aşk dolu bir evde büyümek, aile olanaklarından den. Keşke daha özlü olsaydı. bir kendinle hesaplaşma kitabı. Burada Irak ve Afganistan yararlanmak ayrıcalıktı. Yeryüzünün en çılgın kenti İzmir’e Bir de benim bir huyum var; her kitap bittiğinde kendimi deneyimlerinin ne işi var” diye sordular. taşınmak, orada sokağın farklı kültürüyle haşır neşir olmak “Ah keşke başka türlü yazsaydım, daha iyisini yapabilirdim; Açıklayayım: Bu eklektik bir kitap ve belki de son kita- ayrıcalıktı. şöyle olabilirdi, böyle olabilirdi” diye eleştirip duruyorum. bım. Tam İkinci Körfez Savaşı’ndan önce Bağdat’taydım. “Bu okula öğrenmek için girilir. Bu okuldan (vatana, mil- Doğrusu daha iyi yazabilirdim gibime geliyor. Sokaktaki insanlara kulak veriyordum. lete, topluma) hizmet etmek için çıkılır” sloganını içselleş- Karzai’nin başa geçmesiyle “Savaş bitti” denilen Afga- ‘USTALARLA VE SANATLA ÇOĞALDIM, tirmiş İzmir Amerikan Kız Koleji’nden mezun olmak, büyük nistan’daydım. Yine sokaktaki insanları dinliyordum. ZENGİNLEŞTİM, TOPLUMSALLAŞTIM’ bir ayrıcalıktı. Savaş öncesinde de sonrasında da yaşanan şiddete tanık- Ve “Eyy sanat!”... Size nasıl musallat oldu ve n Paris Yüksek Gazetecilik Okulu’nda dünyaya açılma, po- lık ettim. Açtığı ve açacağı yaraları gördüm. Savaşları çıka- siz de başkalarına musallat etmek için azmettiniz / litik bilinçlenme, kültürel ufkumun genişlemesi, başlı başı- ranların, savaş kararı alanların kendi çocuklarını asla savaşa azmediyorsunuz? na bir ayrıcalıktı. göndermediklerini gördüm. ORAL- Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bu sözünü ilk on- Bir rastlantı sonucu tanıdığım, evlendiğim insanın mü- Bağdat ve Kabil’deki izlenimlerim hiçbir kitabıma girme- dan duymuştum Tüm gençliğim Bedri Rahmi, Yaşar Kemal, kemmellik ve etik tutkusu ne denli ayrıcalıktı bilemiyorum mişti. Öyle korkunçtu ki yazamamıştım. Aziz Nesin, Dağlarca, Ahmed Arif, Necatigil, Muhsin Er- ama kişiliğinin sıradışı olması, hele Türkiye ortamı için ke- Bu kez “Yurtta sulh cihanda sulh”un peşine takılıp yaz- tuğrul, Aliye Berger, Füreya, Ruhi Su, Azra Erhat, Haldun sinlikle bir ayrıcalıktı. ma cesaretini gösterdim. “Ne alaka” diye soranlara, “80 ya- Taner’ler arasında geçti. Ooo saymakla bitecek gibi değil! Bütün bunlar benim gerçeklerimdi ama ülke nüfusumuzun şıma verin” deyip geçiyorum. Onlarla konuşarak, tartışarak var oldum ben. Benim için çoğunluğu bunlardan yoksundu. Bu olanaklardan, bu ger- Şiddetin her türüne, her alandaki şiddete hepimizin karşı ne büyük şans! Kendimi dünyanın en şanslı insanlarından çeklerden çok uzaktı. Öyleyse... Öyleyse bir şeyler yapma- çıkması gerek diye inanıyorum. biri gibi gördüm. Her birinden ne çok şey öğrendim. Onlarla lıydım. En çok yapmak istediğim şey, işe yaramaktı! ‘KOLAY YAZAN BİR YAZAR DEĞİLİM!’ ve sanatla çoğaldım, zenginleştim, toplumsallaştım. İşte bu nedenlerle pek çok STK’nin kuruluşunda ve yöne- Yıllar önce sizinle Meslek Yarası kitabınıza ilişkin n Kimi para pul, mal mülk biriktirir. Ben dostluklar biriktir- timinde görev aldım ve görev alıyorum. yaptığımız söyleşide uzun uzun konuşmuştuk 33 yılını ada- dim. Hem onlar hem de yaşamda en önemli öğelerden biri- Hepsi bana çok şey kattı ve katıyor. Hepsi yaşamsal de- dığınız Milliyet gazetesinden ve arkadaşlarınızla kurduğu- nin sevgi olduğunu, empati olduğunu öğrendim. ğerde. ÇYDD, PEN, TYS, Nâzım Hikmet Vakfı, Winpeace, nuz, “30 yıl boyunca analık ettiğim, gözümün bebeği gibi E şimdi sen söyle Gamzeciğim sanatı başkalarına musallat Tiyatro Eleştirmenler Derneği, İstanbul Kültür Sanat Vakfı, kolladığım” dediğiniz Milliyet Sanat dergisinden kovulu- etmeyip de ne yapayım yani! Gazeteciler Cemiyeti vb. şunuzu. Bu kitabınızda ise sadece değiniyorsunuz. Yeni tasarılarınızı sorarak bitirelim söyleşimizi. n Hatta gönüllü çalışmanın manifestosunu bile yazdım bu kitapta. ORAL- Evet Milliyet’ten kovulma konusuna dönmüyo- ORAL- Evet. Yeni bir tasarı var. Zaten yeni bir tasarım ‘BAĞDAT VE KABİL’DEKİ İZLENİMLERİM rum; bu kitapta sadece bir yerde kovulmama değil, kovulma yoksa fazla yaşamak istemiyorum. Bir arkadaşımla, iki ka- biçimi ve yöntemine değiniyorum. HİÇBİR KİTABIMA GİRMEMİŞTİ. ÖYLE dının dostluğu, vefa üzerine bir kitap tasarlıyoruz. KORKUNÇTU Kİ YAZAMAMIŞTIM.’ O da içinde yaşadığımız hoyratlığa, maçoluğa, “demok- Kim bu arkadaşınız? n rat” geçinen kimilerinin ne denli ikiyüzlü olduklarının altını Savaş, bombalar, saldırılar, ölümler, çiğnenen insan n ORAL- Yooo, onu söylemem, o da işin sürprizi olsun! n çizmek içindi. O kadar. onuru... Birçoğuna bizzat yerinde tanık oldunuz. Yazma süreci nasıl gelişti? Zor oldu mu? n Cumhuriyet gazetesinde “Bağdat Günlüğü” başlığıyla 80 Yaşım Merhaba / Zeynep Oral / İnkılâp yazdığınız dizide ve köşe yazılarınızda da dile getirdiğiniz ORAL- Ben, kolay yazan bir yazar değilim. İnce eleyip Kitabevi / 288 s. / 2026. BEDRETTİN CÖMERT’TEN ‘GIOTTO’NUN SANATI’ “... elimizden geldiğince, Giotto’yu kendi gözümüzle, sanat tarihinin en önemli isimlerinden İtalyan sanatçı Giotto di Anadolulu duyarlığımızla, Türkiye’nin toplum yapısının içimizdeki Bondone’nin (1267-1337) tüm yapıtlarını titizlikle inceliyor. zorunlu yansımasıyla anlayıp anlatmaya çalıştık. Ama aynı zamanda Giotto’nun sanat tarihine olan katkısının ne Giotto, Batı resim tarihinin önemli bir dönüm noktasıdır. anlama geldiğine ilişkin içten, özgün bir düşünsel araştırmayı da Gerek insanlık ve tarih görüşü gerekse resimsel biçim ve üslup özgün üslubuyla sunuyor. bakımından ortaçağın ayaklarını yere bastıran ilk devrimcidir. Ortaçağın anlatımını kırıp gerçekçi duyguları figürlere katarak Giotto, yalnızca resim tarihi açısından bilinmesi gereken Rönesans’ın temellerini kuran ve bu anlamda devrimci özellikleri ’müzelik’ bir tarih halkası değil, her çağın insanına yepyeni olan Giotto, Cömert’in kaleminde yeniden yaşam buluyor. bildiriler sunup çok boyutlu ufuklar açan bir üslup ve insanlık Giotto’nun Sanatı Assisi’deki Aziz Francesco Kutsal Manastırı serüvenidir.” Bedrettin Cömert Fotoğraf Arşivi ve Padova’daki Scrovegni Şapeli’ndeki 974 yılında tamamladığı, sanat tarihinin ne anlama geldiğini, eserlerinin görselleriyle birlikte sunuluyor. n sanat yazarının ne yapmaya çalıştığını anlamak için somut, Giotto’nun Sanatı / Bedrettin Cömert / Yapı Kredi 1 dolu dolu bir örnek niteliğindeki, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Giotto’nun Sanatı’nda Bedrettin Cömert, Yayınları / 148 s. / 2026. 9 25 Haziran 2026 VEDAT ARIK
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear