Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
Aganta Burina
dik bir şekilde derin bir iç hesaplaşmaya
Burinata / dönüşüyor. Ruhsal dinginlik arayışı ile zi-
Halikarnas Balıkçısı / hinsel çöküşün eşiği arasında gidip gelen
Bilgi Yay. / 192 s. Carrère, okuru kendi iç dünyasının en sa-
vunmasız haliyle baş başa bırakıyor. Yoga,
Türk edebiyatının kilo-
yoga hakkında bir rehber değil; daha çok
metre taşlarından sayı-
insan olmanın ağırlığına, zihnin karmaşa-
lan ve ilk kez 1946’da
sına ve iyileşmenin kırılgan doğasına iliş-
VİTRİNDEKİLER
yayımlanan Aganta Bu-
kin dürüst bir anlatı. Carrère, kendi dene-
rina Burinata, 80. yılın-
yimlerini saklamadan, süslemeden ve ba-
da sert kapak ciltli bas-
Prometheus’un
Titanik’in batması gibi dünya gündemine
zen de rahatsız edici bir açıklıkla aktarır-
kısı ve Buket Uzuner’in
İzinde Günümüzde
damgasını vurmuş pek çok olayın o gün-
ken okura şu soruyu fısıldıyor: “Kendin-
önsözüyle okuyucularla buluştu. Halikar-
Devlet ve Sınıflar
kü tazeliğiyle anlatıldığı romanda okur,
le yüzleşmeye ne kadar hazırsın?” Yoga,
nas Balıkçısı’nın ilk romanı olan Aganta
/ Kolektif / Der.
insan tabiatı ve olanaksız aşk üzerine in-
modern hayatın gürültüsünde kaybolanlar
Burina Burinata, özgün üslubuyla büyük
celikli bir anlatı eşliğinde geçmişe uzanı- Mehmet Yetiş,
için sessiz bir çağrı.
yankı uyandırmış, çağdaşı yazarlara ve ar-
yor. Söderberg’in benzersiz Stockholm Tijen Demir / İmge
dından gelen kuşaklara esin veren bir ya- Kuşatılmış Kent /
betimlemeleri, şehri de romandaki unu- Kitabevi / 432 s.
pıt olmuştur. Doğanın, denizin tüm can- Clarice Lispector /
tulmaz başkarakterlerden biri kılıyor.
Seçkin bir akademisyen
lılığı ve coşkusuyla edebiyatımıza girme- Çev. İpek Gürsoy
61 Şiir - Doldururuz aydın için hazırlanan bir
sinin kapısını açmıştır. Bu nedenle Ya-
Manavbaşı / Can
En Geniş Geceleri / armağan kitabı, yalnız-
şar Kemal, Halikarnas Balıkçısı’nı “Doğa- Yay. / 208 s.
Tarjei Vesaas / Çev. ca geçmişe yönelik bir
ya ilk başlayan büyük ustamız” diye anar
“Dâhiyane ve tanımla-
Orhan Tekelioğlu değerlendirmeyle yaşam boyu süren en-
ve “Bizim genç romanımız bu büyük usta-
namaz... Göz kamaştı-
/ Yapı Kredi Yay. / telektüel çabanın onurlandırılmasını değil,
dan çok şey öğrenmiştir. (...) Bizim edebi-
rıcı, kültürlü, zaman za-
96 s. gelecek kuşaklar için esin kaynağı olaca-
yatımıza sağlıklı, gördüğümüz, güzel olan
man melankolik Lispec-
ğı düşünülen bir örnek modelin somutlaş-
doğayı getirdi” tespitinde bulunur ve “Biz
“Yatar içinde kuşlar
tor, Kafka ve Joyce’la
tırılmasını simgeler. Tülin Öngen’e arma-
toprağı denizci Halikarnas Balıkçısı’ndan
kamışların/ sıcak, ko-
aynı panteonda yer al-
ğan olarak derlenen Prometheus’un İzin-
öğrendik” der. Halikarnas Balıkçısı bu ro-
caman kalplerle/ ar-
ması gereken, 20. yüzyılın en ikonik yazar-
de Günümüzde Devlet ve Sınıflar, modern
manında insan doğasının kadim çelişkile-
dında bir gece tümse-
larından biri.” Edmund White. Bu inşa et-
kapitalist toplumların çözümlenmesinde
rini de günlük yaşamın doğal akışı içinde
ğin,/ sığda, sazlıktaki
me, yıkma ve yeniden inşa etme sabrıydı
merkezi bir öneme sahip olan devlet ve sı-
derinlemesine işler. İnsanları “deniz insa-
buzlu suda./ Yatar bir yılan geceler bo-
ve bir gün tam yıkmışken ve yeniden inşa
nıf kavramlarını tarihsel materyalist yakla-
nı” ve “toprak insanı” diye ikiye ayırır. De-
yu, bekler/ ve alır ödülünü./ Küçük ba-
etmeye koyulmuşken ölebileceğini bilme-
şım çerçevesinde ele alarak klasik ve gün-
niz insanı olmak ile toprak insanı olmak
lık görmüştür ama bilmez ki kimse./ Yat-
nin sabrı. Lucrécia Neves, S. Geraldo’nun
cel başlıklar etrafında yürütülen tartışmala-
arasında dalgalanan Mahmut’un duygula-
maktadır şimdi belki kan içinde ve sus-
büyüyüp gelişmekte olan banliyösünde
ra kuramsal ve analitik bir katkı sağlamayı
rında, yaşamının bir döneminde “gitmek-
kun/ tezgâhında balıkçının” Kitaptan...
yaşar. Şehir modernleşirken viyadükler
amaçlıyor. Kitapta yer alan makaleler özel-
kalmak” çelişkisini yaşayan herkes mutla-
Tarjei Vesaas edebiyatında şiirsel sem-
yükselir, yabani atlar uzaklaştırılır, insanlar
likle devlet ve sınıf konularına ilgi duyan;
ka kendinden bir şeyler bulur. Aganta Bu-
bollerin yoğunluğu ve lirik anlatım öne
ve mekânlar yeniden şekillenir. Lucrécia
siyasal, toplumsal sorunları eleştirel bir
rina Burinata aynı zamanda özgürlük tut-
çıkar. Medidatif özellikler taşıyan poeti-
ise tüm bunları sessizce gözlemler ve iç-
bakış açısıyla yorumlamak isteyen okurlar
kusunun romanıdır. Romanda deniz, sa-
kası ve etik sorgulamalardan oluşan dü-
sel dönüşümle kentsel dönüşümün kol
için ufuk açıcı çözümlemeler sunuyor.
dece denizi değil özgürlüğü de simge-
şünsel boyutu ise edebiyatının gerçeklik
kola ilerlediği, psikolojik ve toplumsal
ler. Mahmut’un deniz ve özgürlük tutkusu
düzeyini belirler. Ülkemizde Melih Cev-
Üzümler ve İnsanlar
bir kuşatma altında olduğunu fark eder.
üzerinden doğayı, insanı, tutkuyu coşkun
det Anday’ın çevirdiği Buz Sarayı roma-
- Toprak Ana,
Lispector’un geleneksel anlatı kalıplarını
bir dille anlatan bu başyapıt, yazıldıktan 80
nıyla bilinen Vesaas’un 32 dile çevrilmiş
Bağban Baba / Elvan yıkarak Lucrécia’nın bakışı üzerinden şeh-
yıl sonra insanlara yine aynı coşkuyla ses-
şiirleri dilimizde ilk kez bu seçkiyle kitap-
Uysal Bottoni / Yapı rin katmanlı ve değişken yapısını incelediği
lenmeye devam ediyor.
laşıyor; üstelik kendi dilinden ve günü-
Kredi Yay. / 496 s. Kuşatılmış Kent, bireyin ve mekânın içsel
müz şairlerinden Orhan Tekelioğlu’nun
sınırlarını sorgulayan özgün bir roman.
Ciddi Oyun / Hjalmar
“Üzümün şaraplaşma
söyleyişiyle. Seçkide yer alan şiirler Kjel-
Söderberg / Çev.
macerası, insanın doğa- Alman Sofrası:
dene (1946), Leiken og lynet (1947),
Berkan Başören /
sına karşı verdiği müca- Bir Ölü, Mayıs
Lykka for ferdesmenn (1949), Loynde
Everest Yay. / 248 s.
delenin ve medeniyetin,
Ayini, Maç, Beraat,
eldars land (1953), Ver ny, vår draum
insanın dünyada varo-
“...ancak doğa insa- Dondurma, Alman
(1956), Liv ved straumen (1970) adlı ki-
luşunun bir metaforu gi-
na unutma yetisi gi- Sofrası, Hepsi ya
taplardan derlenmiş.
bi. En az insan kadar yaşama hırsıyla do-
bi büyük bir lütuf bah- da Hiç / Thomas
Sarı Ev / Mieko
lu üzüm. Her türlü şarta uyum sağlayıp ka-
şetmiştir. Aksi takdir- Bernhard / Çev. Arif
Kawakami / Çev.
ya, kum, verimli, verimsiz toprak demeden
de yaşam katlanılmaz
Çağlar / Kırmızı Kedi
Hülya Balcı / Doğan
olurdu.” (...) ‘Mutlu- mücadele ediyor var olabilmek için. İş ki
Yay. / 128 s.
Kitap / 472 s.
luk nedir?’ diye fısılda- bir sorunu olsun, taşı çatlatıp hayatta ka-
Thomas Bernhard’ın Al-
dı Lydia. ‘Bunu kimse bilmiyor’ dedi Ar- lıyor. Bizler gibi.” Kitaptan... Mamma Mia-
“Üçümüz kıvrana kıv-
man Sofrası dikkati trajik bir güncelliğe
İtalyan Mutfağı Hakkında Çok Şey kitabıy-
vid, ‘Belki de mutluluk dediğimiz şey yal-
rana güldükçe o cap-
yönelten, aydınlatıcı bir başoyundur. Bu
la büyük ilgi gören Elvan Uysal Bottoni bu
nızca hayalini kurduğumuz, gerçekte var
canlı sarı ton, bir ora-
kitapta bu çerçevede tek perdelik, yedi kı-
kez İtalya’nın güneyinden kuzeyine birçok
olmayan bir şeydir. Gerçi bunun hayali-
ya bir buraya saçılıyor-
sa oyunu bir araya getiriliyor. Başlangıçta
yere giderek ve pek çok kişiyle görüşerek
ni kurmak bile mümkün müdür bilmiyo-
du. Sarı, canlıymış gi-
çizilen “cennet dünya” giderek kötülükler-
insanların, toprağın, bağın, üzümün ve şa-
rum. Mutluluk ebedi olmalı ki bir gün so-
bi uzuyor, küçülüyor,
den uyanışa dönüşüyor, insanlar mutluy-
rabın hikâyesini kaleme alıyor. Kimi gele-
na ereceği düşüncesi onu zehirlemesin,
sıçrıyor, bir kuşak misali dalgalanıyor
ken sahneledikleri hikâye geliştikçe ken-
neksel yöntemlerle kimi modern teknolo-
oysa kalıcı, ebedi bir mutluluğun hayali-
ve yuvarlak çiziyordu. Kayan yıldız mi-
dilerini bir korkunçluğun içinde buluyor.
jiyle çalışan; kimi ekolojik kimi çevre dos-
ni kurabilir mi insan?’” Kitaptan... İsveç
sali parıldayarak bana doğru geliyordu.
Oyunların canlandırdığı sıradan vatandaş-
tu bağcılık yapan insanların deneyimlerine
edebiyatında hâlâ en çok okunan, “bü-
Göğsümü ardına kadar açıp onu kabul
lar asla büyük laflar etmeden, neşe için-
yük bir aşk romanı” olarak nitelenen Cid- de yer verdiği kitabında, çektiği fotoğraflar
ettim.” Kitaptan... 15 yaşındaki Hana,
de demokrasinin sınırlarının ne kadar ko-
di Oyun, üniversiteden yeni mezun olmuş eşliğinde “ne yenir, ne içilir”in bilgilerini de
barda çalışan annesiyle Tokyo’nun dış
lay ortadan kalkacağını, saflıkla saldır-
Arvid Stjärnblom’ün bir yaz günü Lydia paylaşıyor. Üzümler ve İnsanlar - Toprak
mahallelerinden birinde, ufak bir dairede
ganlık, sokak gevezeliğiyle faşizm, tehdit-
Stille’yle tanışması ve iki gencin birbirine Ana, Bağban Baba sıcak insanları ve güzel
yaşar. Ne paraları ne de herhangi bir gü-
le saldırı arasındaki ayrımın ne denli kolay
âşık olmasıyla başlar. Yaz sona erip de doğasıyla İtalya’ya da bir güzelleme.
venceleri vardır. Bir gün annenin arka-
aşılabileceğini dile getiriyor. Siyasi zihni-
şehre döndüklerinde yaşam onları farklı
daşı Kimiko çıkagelir ve Hana’nın dün-
yet yapılarının ve taşıyıcılarının sürekliliği-
Yoga / Emmanuel
kıyılara savurur. Yıllar sonra yollar tekrar
yasını aydınlatır. Kimiko’yla Hana, Limon
ne dikkati çeken yanıyla bu yedi kısa oyun
Carrère / Çev. Canan
kesiştiğindeyse artık ikisi de bambaşka
adını verdikleri bir bar açarlar. Bu küçük
Almanya’nın ve Avusturya gibi benzeri ül-
Özatalay / Can Yay.
insanlardır. Söderberg’in apaçık üslubu,
izbe bar, Hana’nın sığınağı olur. Artık
kelerin olduğu kadar dünyanın birçok ül-
/ 272 s.
bedenin arzuları karşısında ruhun yalnız-
sevdiği bir işi, eğlendiği kız arkadaşla-
kesinin de çok temel bir sorununu tartışa-
Emmanuel Carrère,
lığı teması, karakterlerini ve onların yaşa- rı ve geçinecek parası vardır. Ama hiçbir
bilmesi için birçok ipucu sunuyor. Bu ye-
Yoga’da hem bir prati-
mını hem mizahi hem de melankolik bir şey göründüğü gibi değildir. Hana’nın
di oyunda sergilenen zihniyet ve tipler
yaklaşımla işleyişi Ciddi Oyun’da da zen- umutları, iyimserliği ve dayanma gücü ğin hem de bir insanın
Türkiye’de de kendi yerli renkleriyle var-
gin bir “motifler bütünü” olarak karşımı- son haddine kadar sınanacaktır. Mieko kırılganlığının, arayışının dır. Oyunların dilimize çevirisi Almanya’da-
za çıkıyor. 1897 Stokholm Fuarı, Dreyfus Kawakami, Sarı Ev’de kalıcı bir dostluk- ve yeniden ayağa kalk- ki prototipler üzerinden bu ülkenin çok ya-
olayı, İsveç-Norveç Birliği’nin dağılması, la ihanetin hikâyesini, ergenlik düşleriyle ma çabasının izini sü- kın tarihteki ve hâlâ güncelliğini sürdüren
Rus-Japon savaşı, İsveç Kralı II. Oscar’ın yetişkin dünyasının acımasızlıklarını us- rüyor. Meditasyon inzi- sorunlarını tanıtırken Türkiye’deki benzer-
ölümü, II. Abdülhamit’in tahttan indirilişi, talıkla anlatıyor. vasında başlayan bu yolculuk, beklenme- lerini de düşünmeye çağırıyor.
25 Haziran 2026 15

