27 Haziran 2026 Cumartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

Toplu Şiirler (1975- Deniz Öyküleri / Sait 2025) I-II-III / Mehmet Faik Abasıyanık / Yaşın / İthaki Yay. / Yay. Haz. Adil İzci / 296 s., 304 s., 240 s. Ve Yay. / 144 s. “Biz anımsamıyoruz Modern öykücülüğümü- da/ bizi anılar anımsı- zün kurucularından Sait yor:/ Tanımadığımız bi- Faik Abasıyanık’ın öykü- VİTRİNDEKİLER rinin dolabında/ bekli- lerinde deniz tıpkı yaşa- yor dönelim diye/ küçük- mın kendisi gibi sahici- ken giydiğimiz palto/ bu- dir; ada ve deniz insan- Sevgilim Sinema ra “sanat ve yalan” gibi tartışmalı başlıkla- nu bilemiyoruz/ ıslanıyoruz yağmurlar al- ları, rüzgârlar, kayıklar, Sevgilim Yemek: ra da değiniyor. Kişisel gözlemler ve üre- tında/ ve üzülüyor paltocuğumuz.” “Şim- balıklar ve deniz kuşları etkileyici atmosfe- Sinemada tim deneyimleriyle zenginleşen kitap, hem di uzandığın şu sofadan kalkman gereke- ri ile adeta insanın en yalın hallerine doku- Gastronomik bir yol haritasına hem de içsel bir aynaya cek./ Kahve-makinesini fişe takman. Birin- nur. Özgürlüğü ada yaşamında bulan Sa- Temsiller ve Kültürel davet eden, sanat üzerine düşünmenin al- cisi su./ İkincisi alevler. Üçüncüsünü ya- it Faik, yaşamın ve insanın kendine özgü Anlamlar / Oğuz ternatif yollarını sunan derinlikli bir anlatı. şayamazsın/ kendini kanata kanata/ giz- çalkantılı hallerini, denizin ve doğanın gör- Makal / Oğlak Yay. / Rosa Damascena li kanatlarını keşfedemezsen./ Küllerin- kemli güzelliği eşliğinde yalın, çarpıcı, bü- 350 s. / Begüm Egeli den doğan kuşlar olursun o zaman. (Bel- yük anlatılara dönüştürür. Deniz kokusu “Gastronomik tem- Bursalıgil / Boyut ki ol’ursun.)/ Okşayabilirsin timsahı da.”... ile insan sıcaklığının birbirine karıştığı bu siller örneği 80’i aş- Yay. / 248 s. Mehmet Yaşın’ın elli yılı aşan şiir serüve- öykülerde hepimiz kendimizden bir şey- kın yemeği merkeze alan ve Babette’in nini içeren Toplu Şiirler: 1975-2025, şai- ler buluruz; kendi denizlerimize açılır, sak- Rosa Damascena (Da- Şöleni,’nden, Mutfak Hikâyeleri, Umu- rin farklı dönemlerde yayımlanan kitapla- lı adalarımızı keşfederiz. Kendi hikâyemizin mask Gülü), ilk kita- dun Tarifi, Tampopo ya da The Menu’ye rını; hiçbir kitabında yer almamış ilk şiirle- kahramanı olduğumuzu anımsar, yaşa- bı Sessiz Havuz adlı ilk seçtiğim filmler güçlü hikâyeye sahip- rinden, henüz yayımlanmamış en yeni şi- mın güzelliğinin farkına varırız. Adil İzci’nin kitabı 2024’te yayım- ti; okurlar için yeniden izledim. Okurun irlerine uzanan üç ciltlik geniş bir seçkiyle Sait Faik külliyatından özenle seçtiği öy- lanan yayımlanan Be- benim gibi düşündürten, duygu ve anla- bir araya getiriyor. 1. Cilt (Sevgilim Ölü As- külerden oluşan Deniz Öyküleri, “her şe- güm Egeli Bursalıgil’in tı diliyle şaşırtan bu filmleri ve hatta şa- ker / Işık-Merdiven / Pathos), 2. Cilt (Hayal yin insanlarla güzel olduğu” bambaşka bir ikinci kitabı. Nasıl ki bir rap kültürünü keşfetmesini istedim. Pa- Tamiri / Adı Kayıplar Listesinde / Turun- dünyayı anlatıyor. Öykülere ressam Zuhal parfümü tek fıs havaya sıktığında bin- ulo Coelho, ‘Sanatların en güzeli ve ku- cu Kuş / Kalbi Durmuş Zamanda), 3. Cilt Arda’nın renkli resimleri eşlik ediyor. lerce zerrecik etrafa saçılırsa, bir yo- sursuzu yemek’ diyordu, Coelho’yu hak- (Evden Kaçan Çocuk / Abuk / Eeen Gü- la çıkmak için attığın tek adım da o de- İş Dünyasında Etik lı çıkarmak için incelediğim filmlere ta- zel Şey / İpek Giysiler Gizliyor Hançerleri rece sayısız olasılığı barındırır. Rosa ve Çakallaşma rifler de ekledim. Yemeğin, mutfağın si- / Sözverici Koltuğu). Türk şiirinin sınırlarını Damascena’da da yola bambaşka moti- - Neoliberal İş nemadaki görünümüyle ilgili gerçekten çokdillilik, göç, aşk, hafıza ve aidiyet me- vasyonlarla çıkan Isabella ve Monica’nın Dünyasında Ahlakın kapsamlı, öğretici bir kitap oldu.” Oğuz seleleriyle genişleten Yaşın’ın poetik yol- peşine takıldığınızda, gül bahçelerinden Çöküşü / Daniş Makal. Filmlerle mutfakta bir yolculu- culuğu, şiirle yaşam arasında giderek silik- arkeolojik kazı alanlarına, zengin sofra- Navaro / Remzi ğa ne dersiniz? Düşündürten ve anlatı- leşen bir hatta çağlamaya devam ediyor. lardan tenha havaalanlarına, toplantı sa- Kitabevi / 404 s. sıyla şaşırtan (Burjuvazinin Gizli Çekicili- lonlarından morglara, buharı tüten ha- Göz - Toplu Şiirler ği, Babette’in Şöleni, Aşçı, Hırsız, Karısı Neoliberal kapitalizm, mamlardan sıvası dökülen karakolla- (2003-2021) / ve Âşığı, Vatel, Mutfak Hikâyeleri, Umu- “iş ve insan”ı giderek ar- ra uzanan bir hatta savrulacaksınız. Ve Ömer Şişman / 160. dun Tarifi, Phantom Thread ya da The ka plana attı. Verimli- tıpkı siz odadan çıktıktan sonra varlığı- Kilometre Yay. / Menu...), bazıları iştah açan ya da bu ki- lik, ölçülebilirlik, performans, kâr gibi “söz- nı sürdüren parfüm etkisi gibi, bu hikaye 360 s. tapta örneklerine rastlayacağınız gibi iş- de-rasyoneller” aracılığıyla girişimciyi, ça- insanlık tarihi ile psikolojinin kuytu deh- tah kapayan filmler (Büyük Tikinma, Şar- Heves dergisinin ko- lışanı, yöneticiyi kendinden geçirerek “hep lizlerine sinerek kalbinizde iz tutacak. küteri, Mantı / Dumplings, Taxidermia...) numunu değiştirdi, daha çok” ilkesinin peşinde doyumsuzca üzerine yazılanları okuma zamanı... Oğuz Beyaz Yakanın Dört 2000’lerin yenilikçi şiir koşmaktan yorulmayan, sadece maddi çı- Makal’ın Sevgilim Sinema, Sevgilim Ye- dergisi yaptı. 2000 son- Mevsimi / Eren karlarını önceleyen, ahlaksız ve anlamsız mek: Sinemada Gastronomik Temsil- rası şiirin en radikal ku- Gülsever / Ceres Yay. bir iş dünyası yarattı. 300-400 yıllık bir yol- ler ve Kültürel Anlamlar kitabı, beyazper- rucularından biri oldu. Jeneratör gibi bir / 240 s. culuk sonucunda gelinen nokta bu! Kari- dede karşımıza çıkan yemek imgelerinin sözcük ile solunum cihazına bağlı yaşayan yerini çokuluslu bir şirketin zirvesinde ge- 20 yılı aşkın kurumsal nasıl birer anlatı öğesi olarak işlediğini ve 2,5 yaşındaki Zehra’yı permütatif biçim- çirmiş üstdüzey yönetici ve insan felsefe- yaşam deneyimini hangi kültürel kodları nasıl taşıdığı üze- de dizerek birleştirdi, hem permütasyona si, varoluşçuluk ve etik alanında derinleş- gerçek gözlemlerle rine kapsamlı bir çalışma. Öyküsünden hem bir gazete haberine yaşam verdi. Di- miş yazar Daniş Navaro, İş Dünyasında aktardığı, beyaz anlatımına, aşçıdan yemeğe, yemeğin kenli Zıplak’ta güncel sanat ile şiir arasın- Etik ve Çakallaşma - Neoliberal İş Dünya- yakalıların kariyer ürettiği sembole, metafora dek bir dizi da köprü kurdu. Her kitabıyla deneyin ne- sında Ahlakın Çöküşü adlı incelemesinde, yolculuğunu dört keşfedileceği içeren sekseni aşkın film- den şiirin ayrılmaz bir parçası olduğunu günümüzde gelinen noktada, insanı gittik- mevsim metaforuyla anlattığı Beyaz le gastronomi dünyasında “tadında” bir sessizce öğretti. Tekniği şiiri ayakta tutan çe “kendisinden boşaltan” neoliberalizmin Yakanın Dört Mevsimi, insan kaynakları, yolculuk. Sinema ve gastronomi-yemek bir yapı kurmak olarak gördü. Gözün değ- iş dünyasında aşırı ve korkutucu boyutla- kariyer yönetimi, liderlik gelişimi ve ilişkileri üzerine alanında bir ilk. diği her şeyi şiire malzeme yaptı, mimar- ra erişen etik çürümeyi, bireyin ve toplu- kurumsal yaşam üzerine çalışmalar ca yapılar kurdu. Göz, Ömer Şişman’ın ilk Duvara Koşanlar / mun üç kurucu unsuru olan erdem, ödev yürüten Eren Gülsever’in ilk kitabı. beş şiir kitabını bir araya getiriyor. Mesut Çiftci / Narsist ve fayda etikleri üzerinden çözümlüyor. Kurumsal yaşamın görünmeyen Kitap / 160 s. Bildiğim ve Yaptığım Hatırladıkça Değişen sorunlarına isimler veren Gülsever; Çağdaş Sanat / “Ruhu şeytanın tükü- Hayatlar / Neolocam “Title Zehirlenmesi”, “Statü Körlüğü”, Mehmet Yılmaz / Özer Büyükakıllı / “Kumdan Kale Sendromu”, “Karınca rüğüyle yoğrulanlardan Piramid Yay. / 344 s. İzan Yay. / 122 s. biriydi.” Kitaptan... Bazı Bariyeri” gibi kavramlarla kariyer insanları yaşatan nefes, sözlüğüne yeni tanımlamalar ekliyor ve Sanat tarihini ve üretim- “...Çalıkuşu geçmişin kötülüktür. Tıpkı Sansar kariyeri dört farklı dönem üzerinden ele lerini alışıldık kronolo- yükünü de aldı omuzu- gibi... Sansar’ın cese- alıyor: Saydam Yaka, Altın Yaka, Olgun jik ve biçimsel sınıflan- na. Rüzgâr nereye es- Yaka ve Veda Yaka. Kitap, “Ben Bu di gece yarısı bir balık- dırmaların ötesine taşı- tiyse oraya uçtu. Geride çı heykeli tarafından öl- Hayatı Kimin KPI’larına Göre Yaşadım?” yan Bildiğim ve Yaptı- bıraktığı evin penceresi- dürülmüş halde bulunduğunda başında ve “Ünvanın Olmasa Sen Kimsin?” ğım Çağdaş Sanat, zih- ne son kez baktı. Kimse yedi kişi vardı. Sansar’ı öldüren gerçek- sorularıyla okuyucuyu kendi kariyerini ni kurcalayan temalar etrafında kurgulan- yoktu artık. Ne el salla- yeniden değerlendirmeye davet ediyor. ten de heykel mi yoksa “tesadüfen” ce- mış özgün bir düşünce yolculuğu. Meh- yan ne de ’kal’ diyen bir ses... (...) Gitmek sedin başında toplananlardan biri miy- Kariyerin yalnızca yükselmekten ibaret met Yılmaz, ev içindeki eşyaları farklı öl- gerekiyordu. Kalmak ruhunu küflendirirdi. di? Başkomiser Ferman, karşısına çı- olmadığını; öğrenmek, gelişmek, iz çütlere göre gruplama fikrinden hareket- Adımlarını değil yüreğini taşıdı yola. Böy- kan en tuhaf gizemi çözmek için o ye- bırakmak ve değer üretmek üzerinden le sanatçı ve yapıtları; işlev, dönem ya da lece Çalıkuşu özgürlüğün sessiz kanat di kişinin yaşamına girmek zorunday- şekillendiğini vurgulayan yazar, üslup yerine duygu, kavram ve çağrışım- çırpıntıları eşliğinde gün batarken -gök- modern çalışma yaşamının zaman dı. Yanıtı aranan asıl soru ise bambaş- lar üzerinden bir araya getirerek birbirin- yüzü turuncudan mora dönerken- kendini kaydı: sırlarla dolu balıkçı heykeli Duvar den uzak görünen üretimler arasında bek- zaman insanları aynı başarı tanımına yabancı şehrin bir semtinde buldu...” Ki- Mahallesi’ne nasıl geldi? Mesut Çiftci, lenmedik bağlar kuruyor. Bedri Baykam’ın ve aynı kariyer kalıplarına yönelttiğini taptan... Neolacam Özer Büyükakıllı, or- Duvara Koşanlar’da yarattığı kahraman- sunuş yazısıyla açılan çalışma, çağdaş sa- belirtiyor. Kariyerin yalnızca ne kadar tak kitaplara yazdığı öykülerinden sonra larıyla hem görsel bir şölen sunuyor hem yükseldiğimizle değil, yükselirken nasıl nata ilişkin düşünce ve üretim süreçleri- sadece kendisine ait bu ilk kitabında, ya- de polisiye bir hikâyenin içinde yaşama ni çok katmanlı bir perspektifle ele alırken bir insana dönüştüğümüzle de ilgili şamın içinden bu öykülerde, yıllardır birik- ilişkin sorular sorduruyor. modern, çağdaş ve güncel sanatın yanı sı- olduğunu hatırlatıyor. tirdiklerini içten, sıcak bir dille aktarıyor. 14 25 Haziran 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear