27 Haziran 2026 Cumartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

MILENA’YA MEKTUPLAR PLATON THEAİTETOS Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan Yeni Eserler Modern Klasikler Dizisi -268 “Anne, felsefeye başlamak için 7,5 yaşını beklediğime inanamıyorum.” Modern Klasikler Dizisi -268 Platon (MÖ 428/7-348/7): Atina’nın aristokrat gençlerinin Frédéric Lenoir Paris’ten Abidjan’a, Cenevre’den Montréal’e uzanan gramer, müzik ve beden eğitiminden oluşan temel eğitimini Yalnızca “aşk mektupları” olması mıdır Milena’ya Mektuplar’ı bugün de FRANZ Kfelsefe atölyelerindeki AFKdeneyimlerini A anlatıyor. 6-10 yaş arası çocuklarla aldıktan sonra filozof Kratylos’un öğrencisi olmuş, kıymetli kılan? Elbette imkânsız bir aşkın sızısı, umut ve hayal kırıklıkları yapılan bu çalışmalarda mutluluk, ölüm, dostluk, adalet, sevgi ve PLATON onun sayesinde Sokrates öncesi filozofların eserlerini neredeyse tüm mektuplara damgasını vurur. Kafka ile Milena’nın hayatın anlamı gibi büyük sorular ele alınıyor. tanımıştır. Bununla birlikte Platon’u en çok etkileyen karşılaşması başlangıçta alelade, giderek olağanüstü ve nihayetinde MILENA’YA MEKTUPLAR düşünür Sokrates’tir, ancak tarihin en meşhur öğretmen Montaigne, çocuklara “iyi doldurulmuş” değil, “iyi biçimlendirilmiş” hüsranla neticelenen hüzünlü bir olaydır. Dünya savaşıyla yıkılmış bir öğrenci ikilisinin nerede ve nasıl karşılaştığına dair bilgiler Almanca aslından çeviren: bir kafa kazandırmak gerektiğini söylüyordu. Lenoir bu fikri soyut Avrupa’nın yoğun kasveti ve çıkışsızlığı mektupların yazarlarını da etkiler. çelişkilidir. Eserlerindeki atıflardan tanıştıkları sırada NAFER ERMİŞ bir eğitim idealinden somut bir deneyime dönüştürüyor. Atölyelerde Üstelik başta faşizm olmak üzere totaliter rejimlerin ayak sesleri yükseliyor, hocasının altmış, kendisinin de yirmi yaşlarında olduğu çocuklar hazır cevaplar edinmiyor; dinlemeyi, söz almayı, başkalarının dünya daha tahripkâr bir çöküşe doğru hızla yol alıyordur. Henüz 38 yaşına anlaşılmaktadır. Siyasetle de ilgilenen Platon, Sokrates’in düşünceleriyle gerçekten karşılaşmayı ve kendi düşüncelerini kurmayı girmiş Kafka’nınsa ciğerleri artık iyice kötülemiştir, öksürük nöbetleri, ölüme mahkûm edilişinin ardından bu uğraşından CDLXXXVII öğreniyor. Felsefe, aktarılacak bir bilgi olmaktan çıkıp birlikte uykusuzluk işkencesi aman vermiyordur. Milena uzakta da olsa güçlü bir vazgeçip hocasının düşüncelerini geliştirmeye ve kendi sürdürülen bir etkinliğe dönüşüyor. Meditasyon ise bu çerçevede bir felsefe sistemini kurmaya yönelmiş, MÖ 387 yılında ışık, mahcup bir ihtimal, aranan bir yuvadır Kafka için. Sonradan tıkanacak rahatlama tekniğinin ötesinde; zihnin dağınıklığını çerçevelemenin, Batı dünyasının en uzun ömürlü eğitim kurumlarından olsa da karşılıklı mektuplaşmak ikisini de ayakta tutar; “yazmak” yan yana ortak yaşama ve söze dönüşen iç deneyime dikkatle yönelmenin bir Akademia’yı kurmuştur. Platon’un Theaitetos diyaloğu geçirilemeyen vakitlerin tesellisi olmaktan fazlasıdır, ruhsal “berraklık” ancak Batı felsefe tarihinin en temel sorularından biri olan pratiği olarak beliriyor. yazıyla mümkündür. Karizmatik edası, kendine has yaşam tutkusuyla Milena “Bilgi nedir?” konusuna eğilen, içerdiği düşünsel sadece “büyüleyici bir kadın” değil, aynı zamanda kendi çağının tanığı olan, Çocuklarla Felsefe ve Meditasyon, çocukların düşünceyle kurduğu derinlik ve anlatım inceliğiyle dikkat çeken bir eserdir. politik arzularından taviz vermeyen entelektüel bir simadır da. Kafka, onun ilişkinin ne kadar erken, ne kadar ciddi ve ne kadar kurucu olabileceğini Kavram analizleri ayrıntılıdır, örneklemeler yoğunlukla için “daha önce hiç karşılaşmadığım türden canlı bir ateş,” diyecektir: Moda gösteriyor. matematiksel veya algısal örnekler üzerinden yürür. yazıları, çevirileri, politik merak ve ilgileriyle dönemin nadide bir şahsiyeti Diyalog boyunca bilgiyle algı arasındaki sınırlar, doğru olan Milena’ya yazılan mektuplar da hâlâ canlı ve için için yanan bir ateştir... sanının yapısı ve tanım kavramının işlevi titizlikle tartışılır. THEAİTETOS Frédéric Lenoir (1962), Fransız düşünür, sosyolog ve yazardır. Dinler tarihi, etik, maneviyat ve felsefe alanlarında çalışmalarıyla tanınır. FRANZ KAFKA (1883-1924): Çek asıllı Fransa’da geniş bir okur kitlesine ulaşan Lenoir, özellikle felsefeyi Avusturyalı yazar, Prag’da dünyaya geldi. kamusal ve gündelik hayatla ilişkilendiren kitaplarıyla öne çıkmıştır. YUNANCA ASLINDAN ÇEVİREN: ARİ ÇOKONAÇağımızın en büyük yazarlarından biridir. Bilgeliği Arayanlar için Açıklamalı Bilgelik, Hayvanlara ve Hayvanları Ari Çokona (1957): İstanbul’un Fener semtinde doğdu. Yapıtlarını edebiyat tarihinin belirli bir akımına Sevenlere Açık Mektup, Öngörülemeyen Bir Dünyada Yaşamak ve İTÜ’den kimya yüksek mühendisi olarak mezun olduktan dahil etmek zordur. Taşralı Çek bir babayla, Spinoza Mucizesi isimli kitapları yayınevimiz tarafından daha önce sonra bir süre boya sanayinde çalıştı. Emekli olana dek burjuva bir Alman Yahudisi annenin çocuğuydu. özel bir lisede kimya öğretmenliği yaptı. Yıllardan beri yayımlanmıştır. Prag Üniversitesi’nde hukuk öğrenimi gördü. antik ve çağdaş Yunancadan Türkçeye edebiyat, tarih İki kez nişanlanıp bir türlü evlenemediği Felice ve felsefe çevirileri yapmaktadır. Platon, Aristoteles, Bauer’le ilişkisinden geriye kalan beş yüzü aşkın Euripides, Sophokles, Ksenophon, Rodoslu Apollonios mektup, ölümünden çok sonra, 1967’de Felice’ye ve Kritovulos’tan yaptığı pek çok çeviri Hasan Âli Yücel Mektuplar adıyla yayımlandı. Yapıtlarını Çekçeye çevirmek isteyen Milena Klasikler Dizisi’nde yayımlanan Ari Çokona’nın Jesenka’ya yazdığı mektuplar ise yine ölümünden sonra Milena’ya Mektuplar İstanbul ve Anadolu Rumlarının tarih, kültür ve adıyla okurla buluştu. Dönüşüm, Dava, Şato ve Amerika önemli yapıtları edebiyatına ilişkin telif eserleri, Türkiye ve Yunanistan’da arasındadır. Öykü ve romanlarında çağımız insanının korkularını, yalnızlığını, çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlanmış birçok makale, kendine yabancılaşmasını ve çevresiyle iletişimsizliğini ele aldı. 1924’te şiir ve öyküsü vardır. vereme yenik düşerek yaşama veda etti. 268 Bütün Eserleri -10 A THEAİTETOS.indd 1 268-MilenaYA MEKTUPLAR-KAPAK.indd 1 16.04.2026 11:50 27.04.2026 11:17 Theaitetos Milena’ya Mektuplar Çocuklarla Felsefe ve Meditasyon ÇOCUKLARLA FELSEFE VE MEDİTASYON.indd 1 4.05.2026 16:17 Platon Franz Kafka Frédéric Lenoir Çev. Ari Çokona Çev. Nafer Ermiş Çev. Güner Or 168 sayfa 272 sayfa 260 sayfa HASAN ÂLİ YÜCEL MODERN KLASİKLER DİZİSİ İNCELEME ARAŞTIRMA KLASİKLER DİZİSİ “Nerede bir yapı inşa ediyorsak, orası artık bizim yurdumuzdur!” Bu söz, ünlü Alman mimar Bruno Taut’a aittir. Taut’un yaşamının son dönemi Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’nün yöneticisi olarak Türkiye’de geçmiş, aralarında Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi binasının da bulunduğu önemli mimari yapılar ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cenazesi için hazırlanan katafalkın tasarımını yapmıştır. Sabahattin Ali 6 Kasım 1931 ile 15 Nisan 1935 tarihleri arasında Ayşe Prof. Dr. Kemal Arı, bu çalışmasında Taut’un Königsberg’de başlayan Sıtkı İlhan’a tamamı eski harflerle yazılmış tam altmış yedi mektup, on bir yaşamöyküsünü anlatırken, Nazi Almanyası’nın baskıları nedeniyle ülkesinden şiir ve iki çeviri gönderir. Türk edebiyatının efsane mertebesindeki yazarı ayrılışını, Almanya, Hollanda, Sovyet Rusya ve Japonya’da yaşadığı şehirlerin Sabahattin Ali’nin hiç bilinmeyen altmış yedi mektubu ve bir bölümü düşünce yapısına kattıklarını, mimarlık mesleğindeki gelişimini, ailesiyle ilişkilerini ve bestelenerek milyonlara ulaşmış şiirlerinin cezaevlerinden yazılmış bu Türkiye günleri ile genç Cumhuriyet’e kazandırdığı eserleri ele alıyor. orijinal el yazmaları Ayşe Sıtkı İlhan tarafından gazeteci Doğan Akın'a teslim edilir. Ayşe Sıtkı İlhan mektupları eski yazıdan çevirir, Doğan Akın yayına hazırlar. Kemal Arı, 1965’te Samsun’da doğdu. 1985 yılında Ankara Üniversitesi, Dönemin çarpıcı atmosferini yansıtmasının yanı sıra Kürk Mantolu Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ni bitirdi. 1993 yılında, ”Mübadele’de Türkiye’de Madonna’dan Kuyucaklı Yusuf’a, Aldırma Gönül’den Melankoli ve Göçmenler” adlı teziyle doktorasını tamamladı. 1997’de Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Dağlar’a öykü ve romandan şiire uzanan Sabahattin Ali edebiyatının Başkanlığı (ATASE) genel kurul üyeliğine getirildi. Azınlıklar, mübadele, göçler, Türk kaynaklarının birinci elden habercisi olan bu kıymetli mektupların gözden denizcilik tarihi, İzmir kent tarihi, Türkiye’nin sosyal ve ekonomik tarihi, biyografi ve geçirilmiş yeni baskısını isimlerin üzerindeki gizi kaldırıp tam metin tarih araştırma yöntemleri üzerine araştırmalar yaptı ve kitaplar yazdı. Halen Dokuz olarak okuyucuya sunuyoruz. Eylül Üniversitesi’nde tarih profesörü olarak görev yapmaktadır. İki Gözüm Ayşe - Sabahattin Ali’nin Özel Mektupları Cumhuriyet’e İz Bırakan Ayşe Sıtkı İlhan, Alman Mimar - Bruno Taut Doğan Akın Kemal Arı 344 sayfa 265 sayfa TÜRK EDEBİYATI İNCELEME ARAŞTIRMA A A İKİ GÖZÜM AYŞE.indd 1 bruno taut.indd 1 28.04.2026 16:27 4.05.2026 15:34 16 25 Haziran 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear