27 Haziran 2026 Cumartesi Türkçe Subscribe Login

Catalog

Kemalist Devrim: mıdır, yoksa her filizlenişin altında Osmanlı’dan Türkiye unutulmuş bir sızı mı saklıdır?” Cumhuriyeti’ne Joséph Fouche: Bir Geçişte Reformlar ve Politikacının Portresi Devrim (1839 - 1939) / Stefan Zweig / Çev. / Mustafa Türkeş / Gülperi Sert / Kırmızı İmge Kitabevi / 192 s. Kedi Yay. / 280 s. VİTRİNDEKİLER İncelemesine Kema- “Hiçbir zaman gücün list Devrim’in bir diğer temsilcisi olarak or- önemli kazanımının laik- Kelimeler ve Resimler tarak Rönesans’ın temellerini kuran ve bu taya çıkmamak, an- lik ilkesi olduğunu vur- - Seçme Hatıralar: anlamda devrimci özellikleri olan Giotto, cak bütün gücü elin- gulayarak başlayan Prof. Dr. Mustafa Tür- Yazılar ve Bir Hikâye Cömert’in kaleminde yeniden yaşam bu- de bulundurmak, bü- keş, Kemalistlerin laiklik ilkesini, bilginin / Orhan Pamuk / Yapı luyor. Giotto’nun Sanatı, Assisi’deki Aziz tün ipleri bizzat çek- kaynağının ilahi değil, dünyevi ve bilim- Kredi Yay. / 344 s. Francesco Kutsal Manastırı Fotoğraf Arşi- mek ama asla sorumlu kişi olarak gö- sel temellere dayanması; dini inancın bi- vi ve Padova’daki Scrovegni Şapeli’ndeki rünmemek... Her zaman bir numaralı ki- Orhan Pamuk, reysel ve vicdani bir alan olarak tanımlan- eserlerinin görselleriyle birlikte sunuluyor. şinin arkasında olmak, arkasına gizlenip Kelimeler ve Resimler ması, dinin toplumsal düzenin belirleyici- onu öne çıkarmak ve bu kişi aşırıya ka- Goya - - Seçme Hatıralar: si olmaktan çıkarılması şeklinde yorumla- çınca en önemli anda elini çekip onu yü- Aydınlanma’nın Yazılar ve Bir Hikâye dıklarını belirtiyor. Bu doğrultuda devrimci züstü bırakmak Fouché’nin en sevdi- Gölgesi / Tzvetan adlı kitabında, kişisel adımların atıldığını, elde edilen kazanımla- ği rol olmuştur.” Stefan Zweig. Uzun 19. Todorov / Çev. Sezin hatıralarını ve edebiyat ve sanatının rın kurumsallaştırıldığını ifade ediyor. İkin- yüzyıl keskin uğraklardan doğdu: Mo- Şahin / Epona Kitap sırlarını açıklamaya ve tartışmaya ci Dünya Savaşı sonrasında ise Kemalist dern devletlerin ve kapitalizmin biçim- / 312 s. devam ediyor. Askerlik günlerini, ilk Devrim’in en önemli kazanımlarından laik- lenmesi, ulusal birliklerin sağlanması... kitabını yayımlama zorluklarını bu liğin hedef tahtasına konduğunu, bilginin Tzvetan Todorov kita- Bu yüzyılı tüm şiddetiyle yaşayan, şüp- kitap için kaleme aldığı yazılarla ilk kaynağının yeniden dinselleştirilmeye baş- bında, büyük ressam ve hesiz modern dünyanın prova sahne- defa anlatıyor. Masumiyet Müzesi’ne landığına dikkat çeken Türkeş; bu alan- modern dünyanın eşi- si Fransa’dır. Devrim, Jakoben diktatör- ayrılmış özel bir bölümde müze ve da atılan her geri adımın, toplumsal düze- ğinde duran düşünür lüğü, Thermidor darbesi, imparatorluk, romanın ilk fikrini nasıl bulduğunu, nasıl nin ilahi referanslara göre şekillendirilebile- Francisco Goya’nın ya- restorasyon... Bu kesit, insanlık tarihinin geliştirdiğini, müzeyi nasıl yaptığını ceği fikrini güçlendirdiğine dikkat çekiyor: pıtlarını yalnızca sanat tarihi içinde değil, yoğun bir özeti gibidir. Sahnedeki aktör- hikâye ediyor ve tüm dünyada ilgiyle “Toplumsal düzlemde, uygulandığı dö- Aydınlanma düşüncesiyle kurduğu karma- ler değişir: XVI. Louis, Robespierre, Tal- izlenen Masumiyet Müzesi dizisini nemde Kemalist reformların güçlü ve bü- şık ilişki içinde okuyor. Gravürlerden tab- leyrand, Napoléon Bonaparte, XVIII. Lo- kahramanlar ve oyuncular üzerinden tünlüklü bir ideolojik muhalefetle karşılaş- lolara, savaş sahnelerinden karanlık viz- uis; gölgede ustaca politik manevralar tartışıyor. Yaşamının iki büyük tutkusu madığı görülmektedir. Ortaya çıkan isyan- yonlara kadar uzanan geniş bir yelpazede işler. Sahne arkasında, tüm dönüşümle- yazmak ve resmetmek arasında geçen lar büyük ölçüde yerel, feodal, aşiret te- Goya’nın sanatı, aklın yükselişi ile insanın rin merkezinde bir isim yer alır: Joseph günlerini, düşüncelerini anlatırken melli ve sınırlı nitelikte kalmış; alternatif bir karanlık tarafı arasındaki gerilimi görünür Fouché! Fouché, tarihin bu uğrağında daha önce Türk ve dünya dergilerine toplumsal ve siyasal program üretileme- kılıyor. Saray ressamı Goya, aynı zaman- farklı kimliklerle karşımıza çıkar. İhtiras yazdığı yazılarına bu kitabın bütünlüğü miştir. Bu dönem, Kemalist modernleşme da savaşın, deliliğin, şiddetin ve korkunun düzeyi yüksektir fakat apoletlere önem için eklemeler yapan Pamuk, bazılarını programı karşısında Türkiye’de sistema- ressamıdır. Sanatında modern dünyanın vermez. Politika sahnesinin gerilim un- yeniden kaleme alarak arşivinden ilk tik bir alternatifin ortaya çıkmadığını gös- doğuşu kadar modern insanın kırılganlı- surlarını sever; insanları hissettirmeden defa yayımlanan pek çok eski fotoğraf termektedir. İttihatçı miras ile Kemalist ha- ğı da görünür hale gelir. Goya’nın dünyası politik girdaplara atar. Sabırla rakipleri- ve resimle yayımlıyor. Columbia reket arasında belirli bir ideolojik süreklilik Aydınlanmanın umutlarını da gölgesini de nin açık vermesini bekler. Stefan Zwe- Üniversitesi’ndeki hocalığından Cannes bulunmakla birlikte, Kemalistler hedefleri- taşır. Aslında bu çalışma, modern sana- ig, en özgün yapıtlarından Joséph Fo- Film Festivali’ndeki jüri üyeliğine, ni ve bu hedeflere ulaşma araçlarını daha tın doğuşunu ve modern insanın trajedi- uche: Bir Politikacının Portresi’nde, her Türkiye’nin ilk kadın hukuk profesörü, açık ve sistematik biçimde tanımlamıştır. sini birlikte düşünmeye çağıran güçlü bir devirde karşımıza çıkabilecek bir politik teyzesi Türkân Rado’dan babası Bu çerçevede Kemalist ideoloji, dayanış- yorum. Sanat ile düşünce, tarih ile estetik figürün, edebi düzeyi yüksek, siyaseten Gündüz Pamuk’un genel müdürü macı toplum anlayışını kısmen devralmış; arasında kurulan bu güçlü ilişki, Goya’yı derslerle dolu ruhsal tipolojisinin ince bir olduğu Aygaz hatıralarına uzanan ancak dini referansları dışlamış ve ekono- modern dünyanın en önemli tanıklarından çizimini sunuyor. Kelimeler ve Resimler’de, Orhan mik bağımsızlık hedefini daha belirgin bir olarak yeniden düşünmeyi sağlıyor. Pamuk’un arkadaşlık ettiği Ara Güler, kalkınma stratejisiyle somutlaştırmıştır.” Kayıp İplik - Dijital Medya Umberto Eco, Paul Auster, Anselm Örümceğin İşi / Giotto’nun Sanatı Çağında Çocuklarda Kiefer gibi yazar ve sanatçılar hakkında Jacques Ranciére / / Bedrettin Cömert ve Gençlerde yazıları da yer alıyor. Çev. Sezin Şahin / / Yapı Kredi Yay. / Zihinsel Sağlık / Kentte Bile Bahar / 164 s. / Epona 148 s. Michelle O’Reilly, Ahmet Erkam Saraç / Nisha Dogra, Diane Romanın omurgası “...elimizden geldiğin- Can Yay. / 96 s. Levine, Veronica kırılalı, parçalara ce, Giotto’yu kendi gö- Donoso / Çev. Burcu ayrılalı, sonuç ve giriş zümüzle, Anadolulu du- Ahmet Erkam Çekmece / The Kitap çöpe atılalı uzun süre Saraç’ın Can Yayınları yarlığımızla, Türkiye’nin / 360 s. oldu. Bir dokunuşla tarafından yayımlanan toplum yapısının içi- başlıyor hikâye ya da bir filikaya pat Kentte Bile Bahar mizdeki zorunlu yan- Dijital dünya artık diye atılmasıyla. Hem de artık anlatı, adlı kitabı şehirle, sımasıyla anlayıp an- çocukların ve gençlerin yaşamının seçkin kahramanların eylemlerinden bellekle, insanın latmaya çalıştık. Giotto, Batı resim tarihi- ayrılmaz bir parçası. Peki bu yeni kendine anlattığı çok sıradan yaşamların ayrıntılarında, nin önemli bir dönüm noktasıdır. Gerek in- gerçeklik onların ruh sağlığını nasıl hikâyelerle kurduğu kesintilerinde ve rastlantılarında sanlık ve tarih görüşü gerekse resimsel bi- etkiliyor? Michelle O’Reilly, Nisha çok katmanlı bir yüzleşme metni. kurulmaya başladıktan sonra kurmaca çim ve üslup bakımından ortaçağın ayak- Dogra, Diane Levine, Veronica Donoso; Çengelköy kıyılarından Küçüksu’ya, yalnızca estetik bir mesele değil, bir larını yere bastıran ilk devrimcidir. Giot- incelemelerinde dijital medya ile çocuk siyaset, bir algı rejimi ve bir eşitlik to, yalnızca resim tarihi açısından bilinme- lise koridorlarından Akmar Pasajı’na, ve ergen ruh sağlığı arasındaki karmaşık biçimi olarak okunmaya başladı. si gereken ‘müzelik’ bir tarih halkası de- çocukluk semtlerinden hayali semtlere ilişkiyi sade ve anlaşılır bir dille ele alıyor. Jacques Rancière, Kayıp İplik’te tam ğil, her çağın insanına yepyeni bildiriler su- uzanan bu öykülerde bahar yalnızca bir Sosyal medya, oyunlar ve çevrimiçi da bu mercekten bakıyor. Modern nup çok boyutlu ufuklar açan bir üslup ve mevsim değil; bastırılmış arzuların, yarım etkileşimlerin hem sunduğu fırsatları hem kurmacanın neden-sonuç düzenini insanlık serüvenidir.” Bedrettin Cömert. kalmış aşkların, ertelenmiş yaşamların de barındırdığı riskleri dengeli bir bakış nasıl terk ettiğini ve anlatının nasıl 1974’te tamamladığı, sanat tarihinin ne yeniden gün yüzüne çıktığı bir aralık. açısıyla inceliyor. Bilimsel araştırmalar anlama geldiğini, sanat yazarının ne yap- Geçmişe saplanıp kalanlar, her gün ayrıntılar, kesintiler ve yoğunluklar ve gerçek yaşam örneklerinden yola maya çalıştığını anlamak için somut, do- bir başka kimliğe bürünenler, iktidarın üzerinden kurulduğunu gösteriyor. çıkan çalışma; ebeveynler, öğretmenler lu dolu bir örnek niteliğindeki Giotto’nun gölgesinde nefes almaya çalışanlarla Romanın kaybolan düzenini değil, yeni ve uzmanlar için yol gösterici öneriler Sanatı’nda Bedrettin Cömert, sanat tarihi- örülü bu kitap, hem karakterlerin dünyasını keşfetmek isteyenler için sunarken düşünmeye de davet ediyor: bellek labirentlerinde dolaşıyor hem yöntemler dizisi, Kayıp İplik. Gustave nin en önemli isimlerinden İtalyan sanatçı Yasaklamak mı yoksa bilinçli kullanım mı? de toplumsal suskunluklara ayna Flaubert, Joseph Conrad ve Virginia Giotto di Bondone’nin (1267 / 1337) tüm Dr. Özlem Koç’un önsözü ile yayımlanan Woolf gibi yazarlar üzerinden, anlatının yapıtlarını titizlikle inceliyor. Ama aynı za- tutuyor. Ahmet Erkam Saraç, ironiyi Dijital Medya Çağında Çocuklarda ve klasik omurgasını oluşturan neden- manda Giotto’nun sanat tarihine olan kat- melankoliyle, iç konuşmayı masalsı Gençlerde Zihinsel Sağlık, dijital dünyanın sonuç düzeninin nasıl çözüldüğünü kısının ne anlama geldiğine ilişkin sami- bir anlatıyla, kentli yalnızlığı politik içinde büyüyen çocukları daha iyi anlamak ve yerini detayların, sapmaların ve mi, özgün bir düşünsel araştırmayı da öz- alegoriyle ustaca bir araya getirerek gün üslubuyla sunuyor. Ortaçağın anlatı- ve daha güçlü bireyler haline getirmek amansız bir soruyla baş başa bırakıyor: duyumsanabilir yoğunlukların dünyasına mını kırıp gerçekçi duyguları figürlere ka- isteyen herkes için kapsamlı bir rehber. “Bahar gerçekten kentte bile bahar bıraktığını anlatıyor. 25 Haziran 2026 13
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear