Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
‘Kusursuz Bir Mesafe’de ilişkilerimiz...
Roman niye okunur? Tamam, tutkun olmayabilir kişi ama tıngabak, ille dedikodu aranışında değilse okumaya geçerken hafiflik sergilemez yine
de değil mi, toparlanır şöyle biraz, heyecanlanır enikonu, “Bakalım nasıl bir roman”, “Beni etkileyecek mi” der kıpraşır. Ne ki roman okuryazarı
niteliği taşımayan birinin bu tür beklentisi son derece doğaldır, içtendir, düzeylidir.
rap abecesiyle Kuran okurluğu kesintisiz biçimiyle olguya eklemlendiği öne sürülebilir.
süregeldi elbette ama popüler bilim, felse- Anlatıyı besleyip destekleyen, buna güç, çekim
A fe, edebiyat metinlerini gerektiği gibi alım- kazandıran, öne arkaya kancalar atıp sözdizimleri
layacak bir okuryazarlığın ortaya çıkması ancak arasındaki bağları birbirine teyellerken okuru da
1928 Harf Devrimi’yle gerçekleşebildi. Daha önce- iğne ucu dürtükleyip uyandıran bu yeti doğrusu ya
romana büyük bir enerji yüklüyor.
leri bunu salt dar bir çevre başarabildiğinden bu
Peki nerelerden toplayıp getiriyor yazar bu dil
metinlerin toplumda karşılığı, işlevi yoktu.
yetisini? Özellikle şiirle müziğin, özel bir ikili olarak
Şu da unutulmamalı: 1928 öncesinde yüzde
altı çizilip imlenebilir.
sekiz, dokuzluk bir nüfus okuryazarken bu tarihten
Ne ki şiir örüntüleriyle içli dışlı olsa da anlamsal ağırlık
kısa süre sonra oranın yüzde doksanlara sıçrama-
öne geçiyor hep; görece flaşörden çıkarak dağılan
sı, böylesi yüksek bir değere toplumca ulaşılması
geniş bir serpinti ağı izlenimi bırakan bu biçimleme,
yine de düz bir okuryazarlık ölçüsüydü kuşkusuz.
ilginçtir, Necati Tosuner’in yaklaşımını anımsatıyor.
Bir toplumun peynir dilimlercesine bugünden
Çünkü şiir işçiliğine benzer hünerle metnin çeli-
yarına bir anda popüler bilim, felsefe, edebiyat
ğine su verilirken bunun düzyazıya geçişiyle anlatı
okuryazarı olması beklenebilir mi?
yükseklik kazanıyor.
Günümüzde bile bir dildeki toplam okuryazarın,
Daha önce farklı adların örnekleyip deneyimlediği
diyelim bilim felsefe metinlerini değilse bile ede-
kullanımlar dışına çıkmayı hedeflediği de görülebili-
biyattaki her şiir, öykü, roman, oyun, deneme vb.
yor. Müzikten sinemaya, şiirden öykü romana farklı
ürünleri okuyabileceği, buna yeteceği sanılıyor hâlâ
biçimlere göz kırpan Utku, metinler, müziklerarası
safça, ne yazık ki.
göndermeler eşliğinde bu aykırı fakat diri dille okurda
Çuvaldızı okura sapladık, iğneyi de gelin kendi-
içselleştirme, buna ulanma olanağını da hızlandırıyor.
mize vuralım hadi; diyelim roman okuryazarı değil,
roman yazarısınız üstelik.
İLİŞKİ DERECELENDİRMEDE
Alandaki kült yapıtlardan biri saya-
ÖLÇÜT: ‘MESAFE’...
cağımız Fethi Naci’nin Yüzyılın 100
Utku Yıldırım’ın roman başlığı, ben-
Türk Romanı (1999) adlı çalışmasını
de Hakan Akdoğan romanının adını
okuduğunuzu öngörmemiz gereke-
çağrıştırdı diyebilirim kendiliğinden.
cektir değil mi o zaman?
O da Kirpi Mesafesi’nde (Eksik Par-
Ne ki sizin romanınızdan söz etme-
ça, 2019), manifest yaklaşımıyla döne-
diği için gönül indirip Fethi Naci’nin
minde dikkati çekmişti.
roman yazılarını, örneğin öykünüzden
Hakan, görece “kirpi mesafesi”nin
söz etmedi diye Füsun Akatlı’nın
bir biçimde “gerçek sevgi mesafesi”
öykü yazılarını okumadınız diyelim;
olduğuna değinmişti. “Ne dikenleri
eğer edebiyatımızın vasatlar bileşkesi
birbirlerine batacak kadar yakın ne de
halinde sürdüğünü, vasatlık iktida-
üşüyecek kadar uzak” (90) bir ilişkile-
rının aşılamadığını düşünüyorsanız
nişti belki bu. (16.4.2020)
soruyu kendinize değil başkalarına
Utku da Hakan’ın yaptığına benzer
yüklüyorsunuzdur.
yaklaşımla “mesafe”yi, ilişkilerde bir
Bunu düşünsel uyarı olarak pekâlâ
terime dönüştürüp ölçüt bağlamında
üstünüze alabilirsiniz, yoklayın hele
aldığını ele veriyor.
kendinizi, ne diyeceksiniz?
En başta ana babadan geçerek
Kitap, 24.04.2025] “Romanı Soyundurmak, Öyküyü
çocukluk, ergenlik, gençlik yIllarında yaşanan mesa-
İLK ROMAN OLARAK ‘KUSURSUZ BİR MESAFE’ Giyindirmek” başlıklı yazılarıma bakılabilir. [www.sadi-
fesizlik boyutundan mesafeliliğe doğru kayılırken son-
Utku Yıldırım son on yıldaki verimiyle alana katılmış bir
kaslankara.com])
rasında anne baba kardeş dahil, mesafelerin gitgide
yazar müzisyen. Müzisyenliğiyle ilgili bilgi sahibi değilsem
Utku’nun dil yetisi, öyküde zaten dikkati çekmişken
genişleyip açıldığı gerçeğiyle yüzleştiriyor bizi.
de yazarlığını pek çok öykü roman okuryazarından daha romanda artık tüm çakımlarıyla gözler önüne serilip
“Kusursuz mesafe” nasıl oluşacak o zaman, böyle bir
iyi bildiğimi çekinmeden söyleyeyim şurada.
kendisini dayatıyor alabildiğine.
mesafe kurulabilir mi; kurulursa bu, Hakan Akdoğan’ın
Utku’nun öykü kitapları Asker Daha Fazla Elliott
Dil cevherini müzikle, resimle karıp dönüştürerek
vurguladığı “kirpi mesafesi” ölçütüyle mi alınacak?
Smith Dinlemek İstemiyor (Dedalus, 2018), Hayatında
yoğunlaştırdığı yaklaşımıyla yazar, günümüz deyişiyle
İşte Utku, “kusursuz mesafe” arayışıyla debelenen
Değil Yerin (İthaki, 2023) adlarını taşıyor. Bu iki yapıtı
ağırlıkta adeta “zenginleştirilmiş uranyum maddesi”
Ufuk karakterinin süreç içinde o trajik yalnızlığa koş-
okumakla kalmadım, yazdım da. (11.12.2025)
benzeri çalımlar sergiliyor.
masından kalkarak ironik bir eğretileme getirirken
Yazıya aldığım Utku’nun ilk romanı, işte bu öykü
Tutmaçlarıyla yayılırken filizleriyle yeni dalga boyları
bununla barışmaya çalışan yanını öne çekip iç acıtıcı
kitapları arasında boy veriyor: Kusursuz Bir Mesafe
yaratan, ötesinde taze fışkınlar veren sözcükler, de-
anlatı kuruyor romanda.
(Dedalus, 2021).
yişler uydurup üreterek pıtır pıtır yeni anlam çağlaları
Sonuçta, günümüz ilişkilenişlerini, felsefi bakış yakınlığı
Yapıtların birbiri içinde elene belene harmanlandığı
açan, açtıran bir dil bu. Evet, Kusursuz Bir Mesafe,
önüne taşıyan tutumla bizi de olup biteni sorgulamaya
açık. Kaldı ki romana alıntıladığı öyküleri kadar öyle-
ilkin bu yanlarıyla geliyor işte okur önüne.
çağırarak buna sarılı her dolantıyı yerli yerine oturtmak
sine kullandığı metin parçaları da kendini ele veriyor,
için çalışıyor denebilir. Bir “Karadeniz kasabası”nda
ROMANDA ANLATI YETİSİ...
ancak hemen söyleyeyim, öyküde değerini koruyan
(15) öğretmenlik yapan Ufuk, yaşadıklarını da kurduğu
Romana geçerken Utku Yıldırım’ın dilde ortaya
metinler, romana yamanıyor değil.
“hikâyeler”le (95) kaleme alan biri zaten.
Çünkü yazar, öyküde kapsanıklık temelinde yapı- koyduğu bu yetiyi nasıl kullandığı üzerinde de
durulmalı. Daha önceleri Salah Birsel, Ferhan Şensoy
landırdığı metni, roman türünün kapsayıcı dil mantık ‘MESAFE’DEN ‘ACI ŞEFKATİ’NE...
vb. yazarlarda böylesi yaratıcı dil kullanmaya dönük
yapısına dayalı anlatı gerecine dönüştürerek sonu- Demek ki “mesafe”, bir yanıyla içte oluşan yanılsa-
ca ulaşıyor. (Bunun anlamca yerine oturtulabilmesi özgün tutumdan günümüze uzanabilecek bir gelişim ma öte yanıyla bilinç akışı, bilinçli bir şizofrenik dalış,
için; Gamze Akdemir söyleşisi eşliğinde [Cumhuriyet eğrisi içinde Utku’nun da sık dokulu bu anlatı elbette bunlar cinlik dolu aykırı anlak halinde çıkıyor
>>
12 14 Mayıs 2026

