15 Mayıs 2026 Cuma Türkçe Subscribe Login

Catalog

‘Kusursuz Bir Mesafe’de ilişkilerimiz... Roman niye okunur? Tamam, tutkun olmayabilir kişi ama tıngabak, ille dedikodu aranışında değilse okumaya geçerken hafiflik sergilemez yine de değil mi, toparlanır şöyle biraz, heyecanlanır enikonu, “Bakalım nasıl bir roman”, “Beni etkileyecek mi” der kıpraşır. Ne ki roman okuryazarı niteliği taşımayan birinin bu tür beklentisi son derece doğaldır, içtendir, düzeylidir. rap abecesiyle Kuran okurluğu kesintisiz biçimiyle olguya eklemlendiği öne sürülebilir. süregeldi elbette ama popüler bilim, felse- Anlatıyı besleyip destekleyen, buna güç, çekim A fe, edebiyat metinlerini gerektiği gibi alım- kazandıran, öne arkaya kancalar atıp sözdizimleri layacak bir okuryazarlığın ortaya çıkması ancak arasındaki bağları birbirine teyellerken okuru da 1928 Harf Devrimi’yle gerçekleşebildi. Daha önce- iğne ucu dürtükleyip uyandıran bu yeti doğrusu ya romana büyük bir enerji yüklüyor. leri bunu salt dar bir çevre başarabildiğinden bu Peki nerelerden toplayıp getiriyor yazar bu dil metinlerin toplumda karşılığı, işlevi yoktu. yetisini? Özellikle şiirle müziğin, özel bir ikili olarak Şu da unutulmamalı: 1928 öncesinde yüzde altı çizilip imlenebilir. sekiz, dokuzluk bir nüfus okuryazarken bu tarihten Ne ki şiir örüntüleriyle içli dışlı olsa da anlamsal ağırlık kısa süre sonra oranın yüzde doksanlara sıçrama- öne geçiyor hep; görece flaşörden çıkarak dağılan sı, böylesi yüksek bir değere toplumca ulaşılması geniş bir serpinti ağı izlenimi bırakan bu biçimleme, yine de düz bir okuryazarlık ölçüsüydü kuşkusuz. ilginçtir, Necati Tosuner’in yaklaşımını anımsatıyor. Bir toplumun peynir dilimlercesine bugünden Çünkü şiir işçiliğine benzer hünerle metnin çeli- yarına bir anda popüler bilim, felsefe, edebiyat ğine su verilirken bunun düzyazıya geçişiyle anlatı okuryazarı olması beklenebilir mi? yükseklik kazanıyor. Günümüzde bile bir dildeki toplam okuryazarın, Daha önce farklı adların örnekleyip deneyimlediği diyelim bilim felsefe metinlerini değilse bile ede- kullanımlar dışına çıkmayı hedeflediği de görülebili- biyattaki her şiir, öykü, roman, oyun, deneme vb. yor. Müzikten sinemaya, şiirden öykü romana farklı ürünleri okuyabileceği, buna yeteceği sanılıyor hâlâ biçimlere göz kırpan Utku, metinler, müziklerarası safça, ne yazık ki. göndermeler eşliğinde bu aykırı fakat diri dille okurda Çuvaldızı okura sapladık, iğneyi de gelin kendi- içselleştirme, buna ulanma olanağını da hızlandırıyor. mize vuralım hadi; diyelim roman okuryazarı değil, roman yazarısınız üstelik. İLİŞKİ DERECELENDİRMEDE Alandaki kült yapıtlardan biri saya- ÖLÇÜT: ‘MESAFE’... cağımız Fethi Naci’nin Yüzyılın 100 Utku Yıldırım’ın roman başlığı, ben- Türk Romanı (1999) adlı çalışmasını de Hakan Akdoğan romanının adını okuduğunuzu öngörmemiz gereke- çağrıştırdı diyebilirim kendiliğinden. cektir değil mi o zaman? O da Kirpi Mesafesi’nde (Eksik Par- Ne ki sizin romanınızdan söz etme- ça, 2019), manifest yaklaşımıyla döne- diği için gönül indirip Fethi Naci’nin minde dikkati çekmişti. roman yazılarını, örneğin öykünüzden Hakan, görece “kirpi mesafesi”nin söz etmedi diye Füsun Akatlı’nın bir biçimde “gerçek sevgi mesafesi” öykü yazılarını okumadınız diyelim; olduğuna değinmişti. “Ne dikenleri eğer edebiyatımızın vasatlar bileşkesi birbirlerine batacak kadar yakın ne de halinde sürdüğünü, vasatlık iktida- üşüyecek kadar uzak” (90) bir ilişkile- rının aşılamadığını düşünüyorsanız nişti belki bu. (16.4.2020) soruyu kendinize değil başkalarına Utku da Hakan’ın yaptığına benzer yüklüyorsunuzdur. yaklaşımla “mesafe”yi, ilişkilerde bir Bunu düşünsel uyarı olarak pekâlâ terime dönüştürüp ölçüt bağlamında üstünüze alabilirsiniz, yoklayın hele aldığını ele veriyor. kendinizi, ne diyeceksiniz? En başta ana babadan geçerek Kitap, 24.04.2025] “Romanı Soyundurmak, Öyküyü çocukluk, ergenlik, gençlik yIllarında yaşanan mesa- İLK ROMAN OLARAK ‘KUSURSUZ BİR MESAFE’ Giyindirmek” başlıklı yazılarıma bakılabilir. [www.sadi- fesizlik boyutundan mesafeliliğe doğru kayılırken son- Utku Yıldırım son on yıldaki verimiyle alana katılmış bir kaslankara.com]) rasında anne baba kardeş dahil, mesafelerin gitgide yazar müzisyen. Müzisyenliğiyle ilgili bilgi sahibi değilsem Utku’nun dil yetisi, öyküde zaten dikkati çekmişken genişleyip açıldığı gerçeğiyle yüzleştiriyor bizi. de yazarlığını pek çok öykü roman okuryazarından daha romanda artık tüm çakımlarıyla gözler önüne serilip “Kusursuz mesafe” nasıl oluşacak o zaman, böyle bir iyi bildiğimi çekinmeden söyleyeyim şurada. kendisini dayatıyor alabildiğine. mesafe kurulabilir mi; kurulursa bu, Hakan Akdoğan’ın Utku’nun öykü kitapları Asker Daha Fazla Elliott Dil cevherini müzikle, resimle karıp dönüştürerek vurguladığı “kirpi mesafesi” ölçütüyle mi alınacak? Smith Dinlemek İstemiyor (Dedalus, 2018), Hayatında yoğunlaştırdığı yaklaşımıyla yazar, günümüz deyişiyle İşte Utku, “kusursuz mesafe” arayışıyla debelenen Değil Yerin (İthaki, 2023) adlarını taşıyor. Bu iki yapıtı ağırlıkta adeta “zenginleştirilmiş uranyum maddesi” Ufuk karakterinin süreç içinde o trajik yalnızlığa koş- okumakla kalmadım, yazdım da. (11.12.2025) benzeri çalımlar sergiliyor. masından kalkarak ironik bir eğretileme getirirken Yazıya aldığım Utku’nun ilk romanı, işte bu öykü Tutmaçlarıyla yayılırken filizleriyle yeni dalga boyları bununla barışmaya çalışan yanını öne çekip iç acıtıcı kitapları arasında boy veriyor: Kusursuz Bir Mesafe yaratan, ötesinde taze fışkınlar veren sözcükler, de- anlatı kuruyor romanda. (Dedalus, 2021). yişler uydurup üreterek pıtır pıtır yeni anlam çağlaları Sonuçta, günümüz ilişkilenişlerini, felsefi bakış yakınlığı Yapıtların birbiri içinde elene belene harmanlandığı açan, açtıran bir dil bu. Evet, Kusursuz Bir Mesafe, önüne taşıyan tutumla bizi de olup biteni sorgulamaya açık. Kaldı ki romana alıntıladığı öyküleri kadar öyle- ilkin bu yanlarıyla geliyor işte okur önüne. çağırarak buna sarılı her dolantıyı yerli yerine oturtmak sine kullandığı metin parçaları da kendini ele veriyor, için çalışıyor denebilir. Bir “Karadeniz kasabası”nda ROMANDA ANLATI YETİSİ... ancak hemen söyleyeyim, öyküde değerini koruyan (15) öğretmenlik yapan Ufuk, yaşadıklarını da kurduğu Romana geçerken Utku Yıldırım’ın dilde ortaya metinler, romana yamanıyor değil. “hikâyeler”le (95) kaleme alan biri zaten. Çünkü yazar, öyküde kapsanıklık temelinde yapı- koyduğu bu yetiyi nasıl kullandığı üzerinde de durulmalı. Daha önceleri Salah Birsel, Ferhan Şensoy landırdığı metni, roman türünün kapsayıcı dil mantık ‘MESAFE’DEN ‘ACI ŞEFKATİ’NE... vb. yazarlarda böylesi yaratıcı dil kullanmaya dönük yapısına dayalı anlatı gerecine dönüştürerek sonu- Demek ki “mesafe”, bir yanıyla içte oluşan yanılsa- ca ulaşıyor. (Bunun anlamca yerine oturtulabilmesi özgün tutumdan günümüze uzanabilecek bir gelişim ma öte yanıyla bilinç akışı, bilinçli bir şizofrenik dalış, için; Gamze Akdemir söyleşisi eşliğinde [Cumhuriyet eğrisi içinde Utku’nun da sık dokulu bu anlatı elbette bunlar cinlik dolu aykırı anlak halinde çıkıyor >> 12 14 Mayıs 2026
Subscribe Login
Home Subscription Packages Publications Help Contact Türkçe
x
Find from the following publications
Select all
|
Clear all
Find articles published in the following date range
Find articles containing words via the following methods
and and
and and
Clear