Catalog
Publication
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Years
- 2024
- 2023
- 2022
- 2021
- 2020
- 2019
- 2018
- 2017
- 2016
- 2015
- 2014
- 2013
- 2012
- 2011
- 2010
- 2009
- 2008
- 2007
- 2006
- 2005
- 2004
- 2003
- 2002
- 2001
- 2000
- 1999
- 1998
- 1997
- 1996
- 1995
- 1994
- 1993
- 1992
- 1991
- 1990
- 1989
- 1988
- 1987
- 1986
- 1985
- 1984
- 1983
- 1982
- 1981
- 1980
- 1979
- 1978
- 1977
- 1976
- 1975
- 1974
- 1973
- 1972
- 1971
- 1970
- 1969
- 1968
- 1967
- 1966
- 1965
- 1964
- 1963
- 1962
- 1961
- 1960
- 1959
- 1958
- 1957
- 1956
- 1955
- 1954
- 1953
- 1952
- 1951
- 1950
- 1949
- 1948
- 1947
- 1946
- 1945
- 1944
- 1943
- 1942
- 1941
- 1940
- 1939
- 1938
- 1937
- 1936
- 1935
- 1934
- 1933
- 1932
- 1931
- 1930
Our Subscribers Can Login And Read Original Page
I Want To Register And Read The Whole Archive
I Want To Buy The Page
CMYB
C M Y B
SAYFA CUMHURİYET 11 AĞUSTOS 2009 SALI
4 HABERLER
DÜNYADA BUGÜN
ALİ SİRMEN
Kürt Açılımı ve Baykal
AKP iktidarının ABD patentli Kürt açılımı da-
ha çok konuşulacak; konuşulmasında yarar
da var.
Birçok kez belirtmeye çalıştığım gibi, açılımın
kaynağında ABD’nin bölgedeki konsept ve ni-
yet değişikliği bulunduğunu hiç unutmamak ya-
rarlı. Buna rağmen, buradan kendimiz için bir fır-
sat çıkarma olanağı da olabilir.
Ayrıca Kürt sorununu bu adla anmanın ve eni-
ne boyuna tartışmanın da zamanı çoktan geldi.
Ancak sorunu tam bir demokratik ortamda, bü-
tün açıklığıyla ve her olasılığı içerecek biçimde
tartışırken kavramları yerli yerine oturtmak ve ni-
yetleri, kem küm etmeden ve kimseyi kandır-
maya çalışmadan açıklamak da zorunlu.
Yuvarlak sözler, belirsiz formüller, muğlak kav-
ramlar bir süre sonra işin ciddiyetini kaçırır ve bu
yöntemleri kullananların inandırıcılığını azaltır.
Bu açılımın ciddiye alınması için kiminle ne-
yin konuşulacağının da belli olması gerekir. Ay-
nı şekilde açılımdan söz edenlerin belirli bir sü-
re sonra, neyi önerdiklerini, planlarının ne ol-
duğunu belirtmeleri de zorunludur.
Ancak bütün bunların gerçekleştiği bir ortamda
“sorunun demokratik çözümünden yana olan her-
kes görüşünü açıklasın” demenin bir anlamı ola-
caktır.
AKP henüz herhangi bir görüş açıklamamış,
hatta yöntem ve muhataplar konusunu dahi açık-
lığa kavuşturmamıştır.
Böyle bir ortamda, CHP’nin Genel Başkanı De-
niz Baykal’ı açılıma destek vermediği için eleş-
tirmenin bir anlamı yoktur. Gerçi Sayın Baykal
da başlangıçta, açılım karşısındaki tavrını bütün
netliğiyle ortaya koymayıp, her yöne çekilebilecek
açıklamalarla eleştirilere çanak tutmuştur ama
nihayet geçen hafta sonunda Fikret Bila’ya yap-
tığı açıklamada, demokratik bir açılımdan yana
olduğunu, bu açılımın kendine göre sınırlarını be-
lirterek söylemiştir.
Deniz Baykal konuşması sırasında kendileri-
nin daha 1989’da bu konuda bir rapor hazırla-
dıklarını, etnik kimliğe karşı olmadıklarını belirt-
tikten sonra, etnisitenin milli eğitim sistemi içi-
ne sokulmasından yana olmadığını açıklıkla
belirtiyor.
Gerçekten de etnik kimliği bastırma gibi niyeti
olmayan demokrasilerde de, milli eğitim birliği-
nin bozulması demek olan değişik resmi eğitim
şekilleri, yurttaşların bir bölümünün bir dilden,
öbürlerinin öbür dilden eğitim gördükleri sistemler
yürürlükte değildir.
Böyle bir eğitimin egemen olduğu ülkenin mo-
deli ona resmen üniter devlet dense bile üniter
değildir ve böyle bir sistem ister istemez etnik
temelli bir federasyona yol açacaktır.
Başka bir husus da yerel yönetimler konusuyla
ilgilidir. Yerel yönetimlerin yetkilerinin belirli
bölgesel sorunların çözümlerini kolaylaştırmak
için arttırılması mümkündür. Ama bu artışın sı-
nırları nerede duracaktır?
Birçok Avrupa ülkesinde değişik uygulamalar
yapılmaktadır.
Ama burada da dikkat edilecek hususlar var-
dır. Bir yerel yönetim kendi kaynaklarının de-
ğerlendirmesini yapar, kendi kalkınma strateji-
sini oluştururken, bunun finansmanını kim ya-
pacaktır?
“Ben yatırımlarıma, ekonomik girişimlerime
kendi başıma karar vereyim, ama sen finanse et!”
formülünün ne anlamı vardır ve ne geçerliliği.
Yerel yönetimde otonominin sınırları biraz da-
ha geniş tutulur ve ülke içinde ülke yaratılır ve-
ya ayrı bir federe devlet benzeri birim oluşturu-
lursa, bunun adına federal sistem denir ki, ça-
ğımızda hiçbir etnik federasyonun yaşama şan-
sı olmadığı, tam tersine çok acılı ve kanlı olay-
lar da doğuran parçalanmalara gebe olduğu, ya-
şanmış olaylarla sabittir.
Baykal’ın Kürt açılımı konusunda koyduğu sı-
nırlara demokrasi adına karşı çıkmak mümkün
değildir.
Baykal muhalefette, halkın çoğunun desteği-
ne sahip değil ama Kürt sorunu konusundaki tu-
tumuyla, rahatlıkla Erdoğan’dan daha fazla
desteği yanına çekebilir.
asirmen@cumhuriyet.com.tr
Çiçek, Kürt sorununa ilişkin, partilerden randevu istendiğini, bu hafta TOBB ile de görüşüleceğini açõkladõ
‘Herkesidinleyeceğiz’ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)
- Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek,
dün Bakanlar Kurulu’nun ardõndan
yaptõğõ açõklamada “Kürt açılımı”
konusunda “‘Benim de bu konuda dü-
şüncem var, ben de bu sürece katkõ
vermek istiyorum’ diyorsa herkesi
dinlemeye, her kesimin görüşünü
almaya çalışacağız” dedi. Çiçek,
bu sözlerini basõn toplantõsõ sonra-
sõnda ise “yasal olan herkesin gö-
rüşünü alarak” şeklinde düzeltti. Ça-
lõşmalarla ilgili bütün siyasi partiler-
den randevu talep edildiğini de be-
lirten Çiçek, bu haftanõn, konunun gö-
rüşülmesi ve değerlendirilmesi açõ-
sõndan önemli olduğunu kaydetti.
Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantõsõ-
nõn ardõndan yaptõğõ açõklamada, top-
lantõda “demokratik açılımlar” ko-
nusunun da ele alõndõğõnõ belirterek,
“Bugün itibarıyla bütün siyasi par-
tilerden randevu talep edildiğini”
bildirdi. Çiçek, “En başta Meclis
içerisindeki siyasi partilerimiz ve
Meclis dışındaki siyasi partilerimi-
zin hepsinin bu sürece katılmasın-
da; düşünceleri neyse birbirimizi it-
ham etmeden, birbirimizin vatan-
severliğini sınamadan, herhangi bir
endişe veya korkuyu topluma en-
jekte etmeden; doğru olan neyse
kendi düşüncesini sükunet içeri-
sinde biz bunları dinlemeye hazırız.
Çünkü üzerinde çalıştığımız konu
Türkiye’nin sorunudur. Türkiye
bu sorunu çözmek mecburiyetin-
dedir. Türkiye bu sorunu çözmez-
se, başkaları kendi hesabına karış-
tırıyor” görüşünü dile getirdi.
Üniter devlet vurgusu
Türkiye’nin üniter bir devlet oldu-
ğunu, bu çözümlerin üniter devlet
içinde bulunacağõna işaret eden Çiçek,
“Siyasi partilerimiz önemlidir, bun-
ların hepsinin düşüncelerini alaca-
ğız. Sivil toplum kuruluşları önem-
lidir, bunların katkılarını alacağız.
Meslek kuruluşlarının, TOBB baş-
ta olmak üzere, işçi sendikalarımı-
zın ve benzeri meslek örgütlerinin
bu konuda katkısı varsa alacağız.
Bu meseleyi milli bir anlayışla, bir-
lik, beraberlik ve kardeşlik duygu-
su içinde çözmeye gayret edece-
ğiz” değerlendirmesini yaptõ.
‘Bu hafta önemli’
Bu haftanõn, konunun görüşülmesi
ve değerlendirilmesi açõsõndan önem-
li olduğunu anlatan Çiçek, bugün İç-
işleri Bakanõ Beşir Atalay’õn AKP
Meclis Grubu’na bilgi vereceğini ifa-
de etti. Çiçek, Atalay’õn, davet geldi-
ği takdirde bilgileri diğer siyasi parti-
lerle paylaşacağõnõ da kaydetti.
İlk randevu yarın
Çiçek, bir başka soru üzerine “İç-
işleri Bakanı Atalay sivil toplum ör-
gütleriyle görüşmelerine çarşamba
günü TOBB ile başlayacak” dedi.
“Partilerden teyit edilmiş bir ran-
devu var mı? DTP ile yeniden bir
görüşme söz konusu olacak mı?
Cumhurbaşkanı’ndan da yardım is-
teyecek misiniz?” sorularõna Ciçek,
“Herkesin katkısını istiyoruz. Bu sü-
reç zarfında kaç defa görüşmek
gerekirse herkesle görüşürüz” kar-
şõlõğõnõ verdi.
Türkiye’nin bu sorunu demokrasi ile, üniter devlet sõnõrlarõ içinde çözmek zorunda olduğunu
söyleyen Çiçek, “Türkiye bu sorunu çözmezse, başkalarõ kendi hesabõna karõştõrõyor. Bu
meseleyi milli bir anlayõşla, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusu içinde çözmeye gayret
edeceğiz” dedi. Çiçek, çözüm sürecinde “yasal olan herkesin” görüşünün alõnacağõnõ vurguladõ.
Şahin: Demokrasi güçlenmeli
SEÇİL SOLMAZ
ANTALYA - TBMM Başkanõ görevini
devraldõktan sonra ilk ziyaretini seçim bölgesi
Antalya’ya yapan Mehmet Ali Şahin, Kürt
açõlõmõyla ilgili sorulara, “Türkiye demok-
rasisini daha da güçlendirmelidir. Temel
hak ve özgürlük alanındaki sınırları daha
da güçlendirmelidir” diye yanõt verdi.
İlk olarak Antalya Valisi Alaaddin Yük-
sel’i makamõnda ziyaret eden Şahin, “An-
talya halkına, beni kendilerini temsilen
TBMM’ye gönderdikleri için vefa, şük-
ran borcum var” dedi. Ardõndan Antalya
Büyükşehir Belediye Başkanõ Mustafa
Akaydın’õ makamõnda ziyaret eden Şahin,
Akaydõn ile bir süre basõna kapalõ olarak
görüştü. Şahin, çõkõşta gazetecilerin soru-
larõ üzerine Patara’da bulunan ilk demo-
kratik meclisin kazõ çalõşmalarõnõn bitme-
si için çalõşacağõnõ söyledi.
‘Özgürlüklerin sınırı genişletilmeli’
Daha sonra Antalya Gazeteciler Cemiyeti’ne
geçen Şahin, bir gazetecinin Türkiye’de ge-
rilim havasõ bulunduğunu söylemesi üzerine,
“Bu ülke insanının oturup konuşarak çö-
zemeyeceği hiçbir sorunu olduğuna inan-
mıyorum. Yeter kifikirlerimizi serbestçe ifa-
de edelim, birbirimizi önyargılarımızdan
sıyrılmış olarak anlamaya çalışalım” diye
konuştu. Şahin, “Meclis başkanı olarak ye-
ni dönemde anayasa hazırlığı ve Kürt açı-
lımıyla ilgili iktidar ve muhalefet arasındaki
görüş ayrılığının aşılmasında arabuluculuk
görevi yapacak mısınız” sorusunu ise şöy-
le yanõtladõ: “Bu konuda adımlar atıldığında,
partilerimiz arasında Meclis başkanının
yardımcı olması gerektiği durumlar orta-
ya çıktığı takdirde bu çabalara destek ve-
rebilirim. Türkiye demokrasiyi daha da
güçlendirmelidir, temel hak ve özgürlük
alanındaki sınırları daha da genişletmeli-
dir. Bu konuda parlamentoya büyük gö-
revler düşmektedir.”
Antalya’daki
temasları
çerçevesinde
Büyükşehir
Belediye Başkanı
Mustafa
Akaydın’ı da
makamında
ziyaret eden
TBMM Başkanı
Mehmet Ali
Şahin, şeref
defterini
imzaladı. Şahin
daha sonra
Akaydın ile bir
süre basına
kapalı olarak
görüştü.
(Fotoğraf:AA)
AVUKATLARA SUÇLAMA
Şahin hakkõnda
disiplin
soruşturmasõ
İstanbul Haber Servisi- TBMM Başkanõ
Mehmet Ali Şahin hakkõnda, İstanbul Ba-
rosu tarafõndan, Adalet Bakanõ olduğu dö-
nemde Ergenekon davasõna bakan avukatla-
ra suçlamalarda bulunduğu gerekçesiyle di-
siplin soruşturmasõ açõldõğõ ortaya çõktõ.
Ergenekon davasõ sanõğõ gazeteci Vedat
Yenerer’in avukatõ Vural Ergül, 19 Şubat
2009’da baroya başvurarak o tarihte Adalet
Bakanõ olan, İstanbul Barosu’na kayõtlõ Şa-
hin hakkõnda şikâyette bulundu. Şahin’in 18
Şubat 2009’da, Ergenekon soruşturmasõnõn
içeriğine ilişkin bilgilerin avukatlar tarafõn-
dan basõna sõzdõrõldõğõnõ söylediğini belirten
Ergül, Şahin’in “Barolar Birliği Başkanı
Özdemir Özok, yargı mensuplarını ve
savcılarımızı eleştireceği yerde bu bilgile-
ri sızdıran ve aslında suç işleyen avukat-
ların ne yaptığına baksın” diyerek, avu-
katlara iftirada bulunduğunu belirtti. Şahin
ise baroya gönderdiği yanõt dilekçesinde,
konuşmasõnõn savunma hakkõnõ ve avukat-
larõ hedef almadõğõnõ belirtti.
Şikâyeti inceleyen İstanbul Barosu Yö-
netim Kurulu, Şahin’in sözlerinin Türkiye
Barolar Birliği Meslek Kurallarõ’nõn 4. ve
5. maddelerine aykõrõ görüldüğünü belirt-
ti. Baro, 18 Haziran 2009’da, Avukatlõk
Yasasõ’nõn 34. ve 134. maddelerini de
dikkate alarak Şahin hakkõnda disiplin so-
ruşturmasõ açõlmasõna, dosyanõn Disiplin
Kurulu’na verilmesine karar verdi. İstan-
bul Barosu Başkanõ Muammer Aydın,
soruşturmanõn devam ettiğini söyledi.
‘FOTOĞRAF’ TEPKİSİ
Zabõta
memurlarõ
basõna saldõrdõ
ALİ AÇAR
Sultanahmet’te belediye zabõtalarõ ile bir
esnaf arasõnda yaşanan olaya tanõklõ eden
Sultanahmet Gazetesi sahibi ve yazarõ Er-
cüment Çalışlar’a Fatih Belediyesi zabõta
ekipleri tarafõndan müdahale edildi. Elinden
fotoğraf makinesi alõnmak istenen Çalõşlar,
“Bunlar gazeteciye böyle yapıyorsa va-
tandaşa neler yapar?” diye konuştu.
6 Ağustos’ta Sultanahmat’te bir tanõtõm
standõnõn önünde üç zabõta memuru ile
stand görevlisinin tartõştõğõnõ görmesi üzeri-
ne araya girdiğini belirten Çalõşlar, “Kendi-
mi tanıtarak bilgi almak istedim. Zabıta
memuru ‘standõ belediyeden izin belgesi
olmadõğõ için kaldõracaklarõnõ’ söyledi.
Stand görevlisi ise ‘İl Kültür Müdürlüğü
ve Turizmden Sorumlu Vali Yardõmcõsõ ta-
rafõndan imzalõ izin kâğõdõ olduğunu’söyle-
di. Buna karşı zabıta ekipleri, ‘Bizi ilgi-
lendirmez, ben bu standõ kaldõrõrõm’ dedi”
dedi. Zabõta memurlarõna isimlerini sordu-
ğunu ve “İsmimi merak ediyorsan ilgili
yerden öğrenirsin” diye yanõt aldõğõnõ an-
latan Çalõşlar, “Fotoğraflarını çekmek is-
tedim. Memurlardan birisi üstüme yürü-
yerek ‘Nasõl bizim resmimizi çekersin, sen
kim oluyorsun?’ diyerek, fotograf maki-
nesini almaya çalıştı” diye konuştu.
Fatih Belediyesi’nden yapõlan açõklamada
ilgili memurlar hakkõnda idari soruşturma-
nõn açõldõğõ, standõn ise izin kağõdõnõn Bele-
diyeye ulaşmadõğõ için kaldõrõldõğõ belirtildi.
İstanbul Haber Ser-
visi - Çeşitli siyasi par-
tiler ile demokratik kit-
le örgütü temsilcileri,
1 Eylül Dünya Barõş
Günü’nde “Kürt So-
runu’nda Barışçıl ve
Demokratik Çözüm”
başlõklõ miting için İs-
tanbul Valiliği’ne baş-
vuru yaptõ.
Aralarõnda EMEP,
DTP, ÖDP, SDP, Sos-
yalist Parti, EHP, 78’li-
ler Girişimi, KESK İs-
tanbul Şubeleri Platfor-
mu, ESP, İHD, ÖSH,
Anti Kapitalist, Teori
ve Politika, Barõş An-
neleri, Yakay-Der, TU-
AB, Gökkuşağõ, TÖP,
SODAP, Barõş Meclisi,
Doğu ve Güney Doğu
Anneleri Platformu’nun
bulunduğu çeşitli siya-
si parti ve sivil toplum
örgütleri temsilcileri
adõna yapõlan basõn
açõklamasõnda Kürt hal-
kõ ve temsilcilerini mu-
hatap almayan yakla-
şõmlarõn sorunu çö-
zümsüzleştireceği vur-
gulandõ. Açõklamada
“Sorunu çözmek için
ciddi bir atmosfer
oluşmuştur. Gerginli-
ğin kalkması için
PKK’nin siyasi haya-
ta katılımı sağlanma-
lı, Öcalan’ın açıklaya-
cağı yol haritası önem-
senmeli, dağda bulu-
nanlar herhangi bir
soruşturmaya gidil-
meden ülkeye serbest-
çe gelebilmeli ve ceza-
evinde siyasi neden-
lerle bulunanlar ser-
best bırakılmalı. Kürt
sorunu uluslararası
bir sorun haline gel-
miştir. Bu nedenle
dünya barışı için, Kürt
sorununa katkı için
de demokratik barışçıl
bir çözüme kavuştu-
rulmalıdır” denildi.
1 EYLÜL İÇİN BAŞVURU
Kürt sorununa
çözüm mitingi
ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başkent
Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Mehmet
Haberal, İstanbul Cumhuriyet Başsavcõ Vekili Tu-
ran Çolakkadı, Ergenekon soruşturmasõnõ yürüten
cumhuriyet savcõlarõ ve DSP Milletvekili Recai
Birgün hakkõnda suç duyurusunda bulunduğunu
açõklayarak, “Şahsıma gerçekdışı tespitlerle suç
isnat edilmeye çalışılmış ve kesinlikle ilgim ol-
mayan hayali örgütler oluşturularak bütün te-
mel hak ve özgürlüklerim engellenmiştir” dedi.
Ergenekon davasõndan tutuklu bulunan Prof. Ha-
beral yazõlõ bir açõklama yaparak tutuklu bulunmasõ-
nõn anayasa ve insan haklarõna aykõrõ olduğunu ve
gerçekdõşõ suçlamalarla hukuk kurallarõnõn çiğnendi-
ğini kaydetti. Haberal şu görüşleri dile getirdi: “İd-
dianamede adı geçen sözde terör örgütü ile ilgili
bilgim sadece medya üzerinden olmuştur. Şahsı-
ma gerçekdışı tespitlerle suç isnat edilmeye çalı-
şılmış ve ilgim olmayan hayali örgütler oluşturu-
larak bütün temel hak ve özgürlüklerim engel-
lenmiş, sağlığım ciddi şekilde zedelenmiştir. Bun-
lara neden olan kişilerle ilgili her türlü yasal hak-
larımı avukatlarım aracılığıyla kullanacağım. Bu
doğrultuda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili
Turan Çolakkadı ve cumhuriyet savcıları Zekeri-
ya Öz, Fikret Seçen, Mehmet Murat Yönder, Nihat
Taşkõn, Ercan Şafak, Mehmet Ali Pekgüzel hakkın-
da Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na suç
duyurusu anlamında şikâyette bulunulmuştur.”
DSP’li Birgün’e de tazminat davası
Haberal, açõklamasõnda “Şahsına yapılan ada-
letsizliğe gerçekdışı beyanlarla kasıtlı olarak
aracılık ettiği” gerekçesiyle DSP Milletvekili Re-
cai Birgün hakkõnda da savcõlõğa suç duyurusunda
bulunarak, tazminat davasõ açtõğõnõ kaydetti.
Zere için özgürlük nöbeti
Çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum üyelerinden oluşan grup Adli
Tıp Kurumu binası önünde özgürlük nöbetine başladı. (Fotoğraf: AA)
İstanbul Haber Servisi - Çuku-
rova Üniversitesi Balcalõ Hastane-
si’nin mahkûm koğuşunda tutulan
kanser hastasõ Güler Zere, bir ay-
dõr Adli Tõp Genel Kurulu’ndan ve-
rilecek sağlõk raporunu bekliyor.
DHKP/C hükümlüsü Zere, 14
yõl tutuklu bulunduğu cezaevinde
kanser hastalõğõna yakalandõ. Çu-
kurova Üniversitesi Adli Tõp Ana-
bilim Dalõ, Zere’nin cezaevi ko-
şullarõnda tedavisinin mümkün ol-
madõğõnõ belirtti. Tahliye talebini in-
celeyen Elbistan Cumhuriyet Baş-
savcõlõğõ, dosyayõ İstanbul’a Adli Tõp
Kurumu’na gönderdi. Adli Tõp 3. İh-
tisas Kurulu’nun, Zere’nin serbest
bõrakõlmasõna gerek olmadõğõ yö-
nündeki raporuna avukatlarõ itiraz et-
ti. Adli Tõp Genel Kurulu’na gelen
ve savcõlõğõn acil incelenmesi ge-
rektiğini belirttiği dosya bir aydõr bu-
rada bekliyor.
Zere’nin avukatlarõ, AMARGİ,
DTP, EHP, EMEP, Halk Cephesi,
Halkevleri, İHD, TAYAD, KESK,
SODAP, Sosyalist Parti’nin de ara-
larõnda bulunduğu çok sayõda siya-
si parti ve sivil toplum örgütü üye-
sinin katõlõmõyla, Yenibosna’daki
Adli Tõp binasõ önünde yapõlan ba-
sõn açõklamasõnda, Zere’nin yaşa-
mõnõn tehdit altõnda olduğu vurgu-
landõ. Açõklamanõn ardõndan grup
üyeleri Adli Tõp Kurumu binasõ
önünde özgürlük nöbetine başladõ.
Haberal: Özgürlüğüm engellendi
Ergenekon savcıları
için suç duyurusu