Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
Kim anlar Muteber'i HÜLYA ERGÜN M uş Mahallesi neresi? Muteber kim? Yalova'nın Kaplıcaları, Çınarcık'ı, fıkraları, siyasileri bilinir de, Muij Mahallesi ve Muteber dikkatlerden kaçar! Muş Mahallesi Yalova'nın en yoksul bölgesi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndengöçlerlegelenlerinbirbölümüTeşvikiye köyünün yamaçlarına yerleşmışler. BuranınadıtapukayıtlarındaMilletÇiftliğı olarak geçiyor. Amahalk arasında Muş Mahallesi olarakbilinıyor. Şuanburada 196 hane, yaklaşık olarak da 600 kişi yaşıyor. Kadınlarınçoğunluğuçalışmıyor.çalışanlarda mcvsimlik tarla işlerine gidiyorlar. Erkeklerın büyük çoğunluğu ise yaşamlannı inşaatlar da çalışarak kazanıyorlar. Altyapı hizmetleri son 15 yılda kurulan mahalleye götürülmcmiş. Oelenleri önce kanalizasyonkokulan karşılıyor. Eğimegörc akan veya göl olmuş atık sular da dikkatl i bakınca görülüyor. Engebelivetaşlıyollardayürümekiseayrı bırzorluk. Kışları çamur, yazları toz, sokakların yakın arkadaşı olmuş. Güneşli günlerdebirarabanıngeçmesitümtozlarıhavayakaldırmayayetiyor. Yağmurluhavalarda ise sokağa çıkanları çamur banyosu bekliyor! Mahallcninkentmerkezineuzaklığı5kılometrc. Ulaşımdolmuşlasağlanıyor.Onlar da hava karardıktan sonra çalışmıyor. Telefon şebekesi yok. Cep telefonu ise bir iki evdcbulunuyor. Buradayaşayanlarakşamsa atlerinden sonra tüm sorunlarını kendi olanaklarıyla çözüyorlar. Sağlıktan, güvenliğc.özetlemahalledeyaşamzor. Mahallenin en yoksulu kim? Mahallcli bir ağızdancevaplıyor: "Muteber veçocukları" "Dilencininkarısıveçocukları." Yadilencı? Mahalleli yine bir ağızdan konuşuyor: "O dilendiği yerlerde karnını doyuruyor, giyecek buluyor,kahvelerdeısınıyor,amaevdekiler çok kötü durumda..." Onu evınin önündc buluyoruz. Kapının ağztnda çamaşır yıkıyor. Ne kadar dikkatle lam var: O da crkeksiz. Abim iyice zengin oldu,bizıtanımıyor." Ve gözlerı yaşanyor. Muteber, belirlı bir geliri olmadan ev geçindıriyor. Üstelik sakat. Mahallenin diğer kadinlan gibi mevsimlik işlerde de çalışamıyor. Kımbırayağı felçlibirkadınıtarladaçalıştınr? Açlığın smır boylarında ayakta durmaya çalışıyor.ÇocuklarındanbiriniokuIagönderemiyor;yıllardırevineodunkömürgirmiyor;pazaragidemiyor... Budurumunakarşın Geçimini dilencilik yaparak sağlamaya çalışan bir akıl hastasıyla yaşam nasıl paylaşılır? Töreler, bu soruyu duymazdan geliyor, sadece her koşulda kadere razı ., olmak gerektiğini emrediyor. Muteber de sessiz çığlıklar atarak "çekmeye" devam ediyor. Sesi duyulmuyor... bakılırsa bakılsın yüzünden yaşmı kestirmek zor. Bir an çok yaşlı gözüküyor, birden gençlcşiyor. Konuşmanınakışınagörebirkararıyor.biraydınlanıyoryüzü. Muteber, Doğu Anadolulu birkadın, "kadersiz"gi 1lerden üstelik. Şanssızlıkyakasını bırakmamış. "Kötü kaderimle doğmuşum" diyor. Sık sık da kendınc sormadan edemiyor: "Beddualı mıyım nedir? Anamın, babamınbircttiği vardıherhalonuçekiyorum.Hastaolsamgidecekbiryerimyok.Ölsem ölümü kaldıranım olmayacak. Bir abçcvresindesaygınbirinsan. Açlığaragmen "oturup çeken" ve susan kadın çünkü. Onu saygınbulan mahalleli "oturup çekmenin" ncyinkarşılığı;sorunlannne kadar çözümü olduğunudüşünmektenkaçınıyorlar. Boşlukta yankılanan çığlık... Yoksul, yoksul amayoksulluk incelikleriniyoketmemiş.Konusurkenağzınıörtüyor söz gelimi. Neden mi? Dişlerinin çoğunun eksıkolduğunugöstermekistemıyorçünkü. Bu yüzden de ister istemez kelimeleri yuvar lıyor. Söylediklerinizamanzamananlamak güçleşiyor. Ikinci veyaüçüncütekrardaanlaşilıyor söy ledikleri. Yine de anlaşılmazsa? Çocukları ya da ablası "tercümanlık" yapıyor. Yine de ağzını örtmekte direniyor. "Dağtaş çamaşır. Sankı aylardırhıç çamaşıryıkanmamış." diyor. Susoğuk. Birkaçküçük parça sabun hemen leğenın yanında. Çamaşır yıkanan su kahverengi renkte ve köpüksiiz. Ipctakılıçamaşırlardaeskivekirli. Yere bakarak konuşuyor: "Deterjan alamadım. Çamaşırlarbeyazolmadı." Evin içi korkunç dağınık. Sanki aylardır hiç temizlenmemiş, hiç toplanmamiş. Muteber utanasıkılaanlatıyor."K.ocam akıl hastası bazen evin içini böyle dağıtıyor, çamaşırlan kırletiyor. Bizi dc dövdü. Çok bağırdık amayardımagelenolmadı."BuMuteber'in "duyulmayan"ılkçığlığıdeğıldi. Yıllar önce debirçığlıkatmıştı... Çığlık boş arazide yankılandı, kamyon şofbriinündekulaklarınaulaştı kuşkusuz. Kim bılir bclki içi de sızladı. Ama inmedi arabadan. Insc başı belaya girecek. Zaten araba da kendinin değil. tçcri atsalar çoluk çocuk ne yaparlGazabassauzaklaşacak.Oysaçığlık hâlâkulaklarında. lniltilcriseiçparalayıcı. Kaçsa kurtulur mu? Ya yakalanırsa? Bir de çarptığınıbırakıpkaçmaklasuçlanmakvar! Bütün bu hesaplaşmaları yaptı mı içındc, bilinmiyor. Yoksa olanları bir sokak lambası koymayan belediyeyc yükleyip rahatlamaya mı çalıştı? BİIinen tek şey gaza basıp gittiği... Onu, ıniltileriyle.acılarıylabaşbaşabıraktığı.... "Kamyon birsürehareketsizdurdu. Sonra