Katalog
Yayınlar
- Anneler Günü
- Atatürk Kitapları
- Babalar Günü
- Bilgisayar
- Bilim Teknik
- Cumhuriyet
- Cumhuriyet 19 Mayıs
- Cumhuriyet 23 Nisan
- Cumhuriyet Akademi
- Cumhuriyet Akdeniz
- Cumhuriyet Alışveriş
- Cumhuriyet Almanya
- Cumhuriyet Anadolu
- Cumhuriyet Ankara
- Cumhuriyet Büyük Taaruz
- Cumhuriyet Cumartesi
- Cumhuriyet Çevre
- Cumhuriyet Ege
- Cumhuriyet Eğitim
- Cumhuriyet Emlak
- Cumhuriyet Enerji
- Cumhuriyet Festival
- Cumhuriyet Gezi
- Cumhuriyet Gurme
- Cumhuriyet Haftasonu
- Cumhuriyet İzmir
- Cumhuriyet Le Monde Diplomatique
- Cumhuriyet Marmara
- Cumhuriyet Okulöncesi alışveriş
- Cumhuriyet Oto
- Cumhuriyet Özel Ekler
- Cumhuriyet Pazar
- Cumhuriyet Sağlıklı Beslenme
- Cumhuriyet Sokak
- Cumhuriyet Spor
- Cumhuriyet Strateji
- Cumhuriyet Tarım
- Cumhuriyet Yılbaşı
- Çerçeve Eki
- Çocuk Kitap
- Dergi Eki
- Ekonomi Eki
- Eskişehir
- Evleniyoruz
- Güney Dogu
- Kitap Eki
- Özel Ekler
- Özel Okullar
- Sevgililer Günü
- Siyaset Eki
- Sürdürülebilir yaşam
- Turizm Eki
- Yerel Yönetimler
Yıllar
Abonelerimiz Orijinal Sayfayı Giriş Yapıp Okuyabilir
Üye Olup Tüm Arşivi Okumak İstiyorum
Sayfayı Satın Almak İstiyorum
0 EKÎM 2004 / SAYI 968 Gülistan, Gülistan'la buluştu fürkiye'de ilk kez bir konser rerdi Gülistan Perver. Sesi ilk :ez doğduğu topraklarda 'ankılandı. Bu bir anlamda :endisiyle de buluşmasıydı. ilk :asedini Almanya'ya gittikten iki ly sonra yapan Perver'in var )lma süreci uzun ve yorucuydu... Babam köy sahibiydi. Durumu hayli iyi olan bir aile. Ağa mı yani? Evet. Annem de Diyarbakır'ın Karacadağ bölgesinden büyük bir şeyhin torunudur. Yani Kürtlerin aristokratlarından diyebiliriz. Okula gönderdiler mi? ' ". • ' Başlangıçta "bir kız nasıl okula gidebilir" diye sıcak bakmıyorlardı. Annem şehir kızıydı, köye gelin gelmişti. Köyün ilkel şartlarından dolayı Viranşehir'e taşınmak istiyordu. Ağa da olsan elektrik yok, gaz lambası kullanıyorsun. Suyu havyanlarla taşıyorsun. Annemin baskısıyla şehre taşınınca beni de okula yazdırdılar. Türkçe bilmediğim için okulda şaşırmıştım. Sonra bir yıl içinde öğrendim. 16 yaşında Avrupa'ya gittim. Bizim bölgede kızlar nüfusa büyük yazıldığı için 18 yaşında görünüyordum. açısından şimdi daha fazla çalışmam lazım. Her şeye çıraklıktan başladığım için bazı şeylerde usta olduğumu, o dereceye geldiğimi hissediyorum. "Başaramam" paniği yok artık. Oğlumu büyüttüm, üniversiteyi bitirdi. Birisine sığınmadan yaşamayı öğrendiniz galiba. Evet, kadın olarak bir yerlere gelmenin, kendine güvenmenin zamanı geçiyordu. Hep birilerine dayanarak yaşamak, uretmek olmuyor. Kendime güvenmek zorundaydım, bu gücü de her zaman kendimde buldum. YABANCI OLMAK ZORDU... Evliliğiniz sırasında bunları hiç düşünmediniz mi? Tabii ki düşündüm. Çok büyük çatışmalara yol açtı. Benim çok modern sandığım bir adamla birlikteydim. Ama kadın konusunda, demokrasi konusunda yetersizdi. Avrupa'da kendimi eğittim, kendime emek harcadım. Bana sunulan bütün olanakları değerlendirdim. Dil öğrenmek için bazen bir kelimeye bir günümü verdim. Öğreninceye kadar yazdım, çizdim, eksik konuştum, utandım, sıkıldım, kendimi küçümsedim. Şimdi kendimle modern bir îsveçli kadın arasında fark göremiyorum. Ekonomik özgürlüğüm, evim, arabam var... Şimdiki durumunuzdan memnunsunuz galiba. Herhalde en iyi dönemim. Karar vermek önemli. Karar vermeden önce enerji kaybı oluyor. Ben hasta gibiydim. "Acaba istediğim kadın olabilecek miyim" diyedüşünüyordum. Çok zordu yabancı kadın olarak kendi ayaklannın üzerinde durmak. Yabancılara karşı bir önyargı var Isveç'te, Türkiyeli deyince çarşaf altından gelmişim zannediyorlardı. Türkiye'ye gelişinizde yasal bir engeliniz var mıydı? Yoktu. Ama ben geriye sanatçı Gülistan olarak dönmeliydim. Bundan sonraki müzik yaşamınızda ne projeleriniz var? Besteler ve geleneksel türküleri iç içe öreceğiz. Sınırlarımı zorlayan değişik soundlar bulmaya çalışacağız. Değişik insanlarla ve Türkiye'de çalışmayı düşünüyorum. Müziğinizde ne anlatacaksınız? 27 yıla yayılmış acılarım var. Bunlar insanın benliğine siniyor. Bu 27 yılı anlatacak albüm olacak. Genel olarak kadını anlatacak, çünkü çok şeyin değişmesi gerekiyor. 9 DOĞAL SANATÇILAR... Avrupa'ya ailenizle mi gittiniz? Yalnız gittim. Benim beyim diyeyim, evlendiğim kişi akrabamdı zaten. Birbirimizi sevmiştik. Bildiğiniz nedenlerden dolayı yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. "Evlenmek istiyorsan Almanya'ya gelmen lazım" dedi. Ben de gittim. Aileniz kabul etti yani. Evet. 1978'in sonlarında gittim, Bir ay sonra düğünümüz yaptık. Almanya'da uyum sağlamakta zorluk çekmediniz mi? Bir şokyaşadım,amakendiçevremin, arkadaşlarımın yanına gitmiştim. Almanca öğrenmek için okula yazıldım. Daha sonra Şivan'la beraber grup kurduk, ben şarkılar söyledim. Gittiğimden iki ay sonra kaset yaptım. Bu kadar kısa sürede nasıl olur? Müzik bilginiz var mıydı? Annemin lorikleriyle, ninnileriyle büyüdüm. Dedemin şeyh divanında kasideler söylenir,.eroana çaljnırdı. 16 yaşına kadar Üü'Tcölisirle ypğrulmuşum. Kadınlar iş yaparken, tezek toplâfken, süt sağmaya giderken, ot toplarken, çamaşır yıkarken yani hayatın bütün alanlarında şarkılar, türküler söylerdi. Stüdyoya girdim, hiç eğitim görmeden 40 yıllık sanatçıymışım gibi söyledim. Herkes doğal olarak sanatçıdır. Benim annem de sanatçıydı, Sesi çok güzeldi, kadın toplantılannda söylerdi. Köyde belki onlarca sanatçı vardır, ama kendi içlerine kapandıkları için kimse bilmez. Ben onların türkülerini kasete kaydeden, sahneye taşıyan kişiyim. latice "uncer G ülistan Perver, 16 yaşındayken ayrıldığı ülkesine 27 yıl sonra döndii ve geçen hafta Batman Festivali'nin kapanış konserini verdi. Müzikteki varlığı daha çok Şivan Perver'e bağlı olan Gülistan, eşinden 5 yıl önce boşandı. Zor bir dönemden sonra kendisini kanıtlamak için var gücüyle çalıştı. Gülistan'la göçmen kadınları, hep birilerine bağlı olmak zorunda olan kadınları, yani kadınlık durumlarını konuştuk. Yaşam öykünüzle başlayalım mı? Urfa'nın Siverek ve Viranşehir ilçeleri arasında bir köyde doğmuşum. 8 kardeştik. Ben altı yaşlartndayken Viranşehir'e göç etmişiz. On yıl sonra da Avrupa'ya çıktım. Önce Almanya'daydık, sonra îsveç'e gittik. 20 yıldır Stockholm'deyim. Babanız ne iş yapardı? Fotoğraf: TAYLAN SIĞIRCI Oğlunuz ne zaman dünyaya geldi? 1980'de. O doğduktan sonra hayatım değişti. Daha çok evde kalmaya başladım. Babasının çalışmasından hiçbir şey eksilmedi. Anne olduktan sonra müzik ten 9 yıl koptum. Kaset yapıyordum, bazen konserlere çıkıyordum, ama aktif değildim. Bugüne kadar kaç albüm yaptınız? Solo 6 albüm çıkardım, iki de Şivan'la ortak çalışmamız oldu. Şivan'la ne zaman ayrıldınız? Beş yıl önce saygılı bir şekilde yollarımızı ayırdık. Müzik yaşamınız Şivan'a bağlıydı, bocalamadınız mı? Zordu, ama ben zoru başardığıma inanıyorum. Tabii önceleri bana birileri yardımcı oluyordu, belki kendimi o kadar sıkmıyordum. Ama kendimi kanıtlama Gülistan Perver önce Şivan Perver'in eşi olarak tanındı, sonra kendini kanıtlama çabasına girdi ve... OSMAN BAHADIR bahadirosman@hotmail.com &D jA önce rinin iştirakini ve bu meyanda Türk kadınlığının da temsil edileceğini ümit etmekteyim. Beynelmilel Kadınlar İttihadı Cemiyeti'nin teşkil maksadı birkaç cümlede hülasa edilebilir. Bütün dünya kadınlığını muntazam bir say (çalışma) ile inkişaf ve terakki ettirmek, kadınların doğal hukuklarını ve kazanılmış haklarını tespit ve tahkım etmek (kuvvetlendirmek), hayata bütün imkânlarla mueehhez (donanmış) olarak iştirak etmek kabiliyetini kazanıncaya kadar bütün çocukları hımaye ederek insanlığa faydalı bir uzuv olmak üzere yetiştirmeye yönelik olmuştur. Cemiyetin nazarında her memleketin kadını cemiyetin tabii üyesidir. Butun çocuklar cemiyetin himaye çerçevesi içindedir. Cemiyet kuvvetlendikçe bu insani ve içtimai yardımı da artacak ve genişleyecektir. Avrupa'da erkeklerden bile binlerce taraftarımız vardır. Cemiyetimiz kadmların tealisi (yükselmesi) için bazı muayyen istikametlerde yürümekte olduğu gibi kadınlara seçim hakkı vermek ve her işte kadının içtimai (sosyal) mevkiini temin etmek gayelerini hedeflemekte, bilhassa dul kadınlar için umumi bir yardım cereyanı temin etmek için çalışmaktadır. Çocuklar için de bütün devletler hukuk ve ceza mevzuatında bazı tadilat (değişiklikler) yapmak için çalışmaktadır. Mesela çocuklardan ilk defa bir cürüm işleyenler hakkında daha insani ve daha içtimai ve ahlaki bazı tedbirler ile çocuğun ıslah edilmesine çalışmak esaslarını kabul ettirmek istemektedir. Binaenaleyh, çocuklar için bütün devletlerin kabul edecekleri bir şart vücuda getirmek üzere mesai sarf edilmektedir. Seyahat sebepleriniz hakkında lütfen ma Kadınların hukukunu müdafaaya gelen kadın Birkaç günden beri şehrimizde bulunan Beynelmilel Kadınlar Ittihadı (Birliği) Cemiyeti merkez heyeti azasından Amerikalı Madam Tezider, kendisi ile görüşen bir muhabirimize, seyahat sebepleri ve cemiyetin faaliyeti hakktnda şu malumatı vermiştir: " 1902 tarihinde Washington'da bir kadınlar cemiyeti ittihadı (birliği) teşkili için çalışan bazı maruf (ünlü) Amerika kadınlan, bu maksadı meydana getirmeye muvaffak oldular. Madam Chapmankat namındaki fedakâr kadın bu içtimai müessesenin ilk müessisi (kurucusu) olmak şerefini kazanmıştır. Bu tarihten itibaren geceli gündüzlü çalışarak ittihat cemiyeti fikirlerini ve maksadını Avrupa kadınına da kabul ettirmeye muvaffak olarak, Ingiltere, Fransa, Almanya, îtalya gibi memleketlerdeki kadınların da iştirakini temin etmiş ve diğer şimali (kuzey) Avrupa memleketleri kadınları da memnuniyet verici bir surette cemiyetin kuvvetlenmesine yardım etmişlerdir. Geçen 1920 tarihinde Cenevre'de toplanan kongreye 26 hükümete mensup kadınların temsilcileri iştirak etmiş ve Türkler namına da Kıbrıslızade isminde bir Türk hanımı iştirak etmişti. Cemiyetin 18 senelik sürekli mesaisi ve bu müddet zarfmda büyük muharebe (savaş) senelerinde de dünya ilişkilerini haleldar etmesine mukabil Cenevre Kongresi'nin muvaffakiyetli bir surette toplanması cemiyetimizin istikbali için kâfi ümitler vermeye başlamıştı. Cemiyetimiz her iki senede bir kere umumi toplantılar akdeder. Önümüzdeki martın 15'inde de Washington'da bir toplantı yapılacaktır. Bu toplantıya 30'a yakın memleket temsilcile lumat verir misiniz? Cemiyetin maksat ve gayeleri hakkında kısa malumat verdikten sonra seyahat sebebim kendiliğinden anlaşılır. Senelerden beri Avrupa ve Amerika'da dolaşmaktayım. Her yerde konferanslar veriyorum. Bana verilmiş olan yüksek bir vazifeyi güzel bir şekilde yerine getirmeye çalışıyorum. Türkleri öteden beri severim. Bilhassa Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu zaferi, Ismet Paşa'nın Lozan muvaffakiyeti bütün Avrupa'da ve Amerika'da iyi tesirler bırakmıştır. Anadolu mücadelesinde kadınların çahştıklarını da ayrıca kaydetmek isterim. Memleketiniz kadınları da çalışkan ve çok kabiliyetlidir. Burada temas ettiğim ve konuştuğum hanımlar bende pek kıymetli tesirler bı rakmışlardır. îstanbul'daki temaslarımdan sonra mümkün olursa Ankara'ya kadar gideceğim. Pek yüksek bir kadın olan Latife Mustafa Kemal Paşa Hanımefendi'yle görüşmek istiyorum. Sizi temin ederim ki, pek çok Amerikalı ve Avrupalı, Türklerle hararetle meşgul olmaktadırlar. Ben de her gittiğim yerde Türkleri iyi bir surette tanıtmak için konferanslar vermekteyim. Güzel memleketinizi yakından görmekle bahtiyarım. Türkiye'den sonra nereye gideceksiniz? Buradan Beyrut'a, Filistin'e gideceğim. Şarktan (doğudan), bilhassa Istanbul kadınlığından çok, çok memnunum..." 26Şubatl925

