13 Mayıs 2026 Çarşamba English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

10 EKlM 2004 / SAYI 968 15 Artık balıkekmek yok Günde en azından 1.5 milyon kişinin akıp gittiği Eminönü'nde sahile bağlı sandallardan yükselen koku başdöndürücüydü. Biraz da tören gibiydi Eminönü'nde balıkekmek yemek. Şimdi yasaklı. Gerekçe "Tarihi dokuyu bozuyor ve güvenliği tehdit ediyor"... Balıkekmekten para kazanan bin kişi işsiz, ille de yemek isteyenler ise zabıtasız saatleri beklemeli... Emrah Dalkaya minönü Meydam'nda son günlerde bir değişim yaşanıyor. tlk önce işporta tezgâhlannı kaldırdılar, şimdi de balık ekmeği... Her ikisi de tarihi dokuyu bozuyor, "Güvenliği" tehdit ediyormuş... Yalnızca Eminönü Meydam'nda değil Boğaz'daki tekneler de kaldırıldı. Balıkçılar da işportacı konumundalar artık. Meydandaki balıkekmekçilerin izini sürüyoruz. Saat henüz 17.30, etrafta hiç işportacı yok. Beklerken etraftan bilgi toplamaya çalışıyoruz. Otobüs durağının altındaki bir büfeye doğru yöneldik. " Balıkçıların gidişi işlerini arttırdı mı" diye soruyoruz, "Ne arttırması be abı. Millet balık yemeye geliyordu. Bizden de meşrubat, sigara, mendil alırlardı. Döner satışımız arttı. Ama öteki satışlar düştü". "Balıkçılara nasıl ulaşabiliriz" diye soruyoruz. "Beklersen birazdan gelirler. Saat 6'da memurların mesaisi bitince onlar mesaiyi başlatırlar yavaş yavaş" diye yanıtlıyor. nuz?" "Ben de sizi arıyordum. Röportaj için..." Içlerinden en genç gorüneni tabii ki diyerek eski tezgâhlarının yerine oturuyor. Bizimle ko nuşacak ama adını yazmamamız şartiyla. Biz de kabul ediyoruz Konuştuğumuz balıkçı 29 yaşındaymış. Yeninişanlanmış. 15 yıldır balıkekmek satıyormuş. Nişanlısıyla bu tezgâhta balık ekmek satarken tanışmış. "Ya kında duğünümuz var, sizi de davet ederiz" diyor. Tezgâhlarının neden kaldırıldığını soruyoruz. "Valla biz de anlamadık aslında. Bize söylenen Anıtlar Kurulu valiliğe bir yazı yazmış. Balıkekmek tezgâhları tarihi dokuyu bozuyormuş. Ayrıca güvenliği de tehdit ediyormuş. Balıkekmek tekneleri yeni değil ki. Bence tarihin bir parçası olmuş bu tekneler. Ama devletimiz böyle bir şeyi uygun görmüş. Ne diyebiliriz ki? Devletimize boynumuz kıldan ince." Biz konuşurken etrafımıza öteki balıkçılar da toplanıyor. Hepsi ne konuştuğumuzu merak ediyor. Adını vermeyen balıkçı " Işte bak, llhami abi de geldi. O buranın eskilerindendir. Onunla da konuşabilirsin" dedikten sonra bizi llhami Kaymakçıoğlu'na paslıyor E VALLA BİZ DE ANLAMADIK! Bekliyoruz. Bu arada meydandaki boşluk dikkatimizi çekiyor. Eskiden Rüstem Paşa Camisi'nin karşısında Haliç'e karşı bu kıyıda oturacak yer bulmak neredeyse imkânsızdı. Ellerinde balıkekmek, denizi ve Galata Kulesi'ni seyreden insanları görürdünüz. Saatler 18.20'yi gösterirken meydanda bir hareketlilik başlıyor. Hemen önümüzde 4 kişi bir araya gelmiş, "Açsak mı acaba?" diyorlar. lçlerinden biri "Abi büfenin orda bir polis var şimdi açmayalım" diyor. Yaşlıca olan, "Yediye doğru açarız" diyor. Evet, bunlar işportacı. Belki balıkçıların yerini büirler diyerek yanlarına gidiyoruz. "Affedersiniz, siz işportacı mısınız?" "Hayır, balıkçıyız. Daha önce buradaki teknelerde çalışırdık. Neden sordu ŞİMDİ UNUTTU O GÜNLERİ... Kaymakçıoğlu 38 yıldır Eminönü Meydam'nda balıkekmek satıyormuş. Neredeyse bütün ömrü burada geçmiş. Eskiden Cibali'den kürek çekerek gelirlermiş meydana. Sonraları arabada devam etmiş işe. Daha sonra dönemin Eminönü Belediye Başkanı Ahmet Çetinsaya teknelerde balık satmalan için izin vermiş ve vergilendirmiş. "Biz vergimizi veriyorduk. Bu yüzden de kimse bize dokunmaz diye düşünüyorduk. Biz zaten tarih olmuşuz Eminönü Meydam'nda ve Istanbul'da. îstanbul'a gelen Eminönü Meydanı'ndan geçer, Eminönü Meydanı'ndan geçen de balık ekmek yer öyle geçerdi. Biz kanun kaçağı değiliz. Şimdi polislerin, belediye memutlarının gitmesini bekliyoruz tezgâh açmak için. Kanunsuz bir iş yapıyormuşuz gibi. Biliyor musunuz, eskiden bizim ekmeklerimizi Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin getirirdi. Öğrenciyken Sirkeci'de bir akrabasırun fırınında ona yardım ederdi. Bizi korumasını beklerdik. Neticede o da bu tezgahların ekmeğini yemiş insandır. Tabii şimdi unuttu belki de o günlerini..." Konuşmamız sürerken Eminönü Meydanı'na karankk çöküyor. Bu arada işporta tezgâhları ve balıkekmekçiler meydandaki yerlerini almaya başlıyorlar. Birkaç adun ötemizde bir balıkçı tezgâhını henüz açıyor ki, bir hareketlilik herkesi huzursuz ediyor. "Gelen mi var?" "Yok, yok çocuklar koşuşuyor." Herkes büyük bir arbede atlatmış gibi derin bir nefes alıyor. "Neyse biz devam edelim. Bu tezgâhlardan ekmek yemeyen yoktur aslında. Bu civardaki tinerci çocuklar, öğrenciler, karnı acıkan ama cebinde parası olmayan insanlar geldiğinde bizden ekmek isterdi. Biz de verirdik. Nasıl vermeyeceksin ki. Hepimiz insanız, hepimiz biliyoruz açlığın ne olduğunu. Şimdi biz de açlıkla karşı karşıyayız. Akşam açılan tezgâhlarda iş yapmaya çalışıyor, evimize ekmek götürmek için mücadele ediyoruz" diyor Kaymakçıoğlu. BİN KİŞİ İŞSİZ KALDI... Konuşmayı yara bandı satan bir adam bölüyor. Soruyoruz, "Büfecininişleri balıkekmek tezgâhlarının kaldmlmasından çok etkilenmiş. Sizin işleriniz de etkilendimi?" "Etkilenmez mi be kardeşim. Ben ekmeğimi 5 yıldır buradan kazanıyorum. Ayağım sakatlandığı için bana kimse iş vermek istemiyor. Ben de dilenmek istemiyorum". Aklına bir şey düşüyor olma lı "Sen gazetecisin değil mi" diyesoruyor ve elini savurarak uzaklaşıyor. Arkasından sesleniyoruz, ama o Eminönü Meydanı'nın kalabalığına kanşıp gözden kayboluyor. Balıkçılardan biri öfkeli konuşuyor: "Sen niye bizimle konuşuyorsun ki. Bak, devlet baba bizi anarşiye mecbur bırakıyor. Amaçlan başkaldıran adam yaratmak herhalde, yoksa bizimle niye uğraşsınlar ki. Bize gelip tekneleriniz sağlık açısından uygun değil, şunu yapın bunu yapın deseler, biz de ona göre davranırız. Ama böyle bir şey de yok. Gerçi bir yerde de iyi oldu. Sadece Eminönü Meydam'nda 10 tane sandal vardı. Bu da duman yapıyordu. Bu işi bilen de, bilmeyen de yapmaya başlamıştı. Ama bir yerde de kötü oldu. Bu kayıklardan ve Boğaz'daki teknelerden binin üzerinde insan ekmek yiyordu. Şimdi yaklaşık bin kişi daha katıldı işsizler ordusuna." Sozleri bitınce tezgâhını açmaya başlıyor.. Eminönü yine balıkekmek kokuyor, ama bu kez bir yasağı delerek...© emrahmıha@yahoo com Eminönü'nde balık yemek için zabıtanın mesai saatinin dolmasını beklemek gerekiyor, sonra tezgâhlar açılıyor ve... Fotoğraf: Emrah Dalkaya Ümraniye'de Kardak Balık Lokantası'nda karides, kırlangıç, çipura, levrek, lüfer, istavrit, yani her tiirlii balık yemek mümkün... fotoğraf: Taylan MEKAN: KÂRDAK BALIK LOKANTASI •iı. 'TH' Sadece balık... Taylan Büyükşahin stanbul'da bakk lokantası denilince akla hep sahil lokantaları geliyor, Kuzguncuk, Arnavutköy, Moda, Sanyer... Oysa Ümraniye'deki Kardak Balık Lokantası da sunduğu hizmet ve lezzetiyle kıyı lokantalarını aratmıyor. Karides, kırlangıç, çipura, levrek, lüfer, sankanat, hamsi, istavrit, palamut... Ne isterseniz Kardak'ta bulunuyor. Balıklan doğrudan halden satın aldıklarını söyleyen işletme sahibi Abdurrahman Yalçınkaya "Çizgimiz sadece balık" diyor. Ümraniye'de kendi kalitenizi nasıl yara ttınız? Kardak, Ümraniye'nin en güzel yerinde, herkesin gelebileceği, kabullenebileceği, fiyatların makul olduğu, modern, ailelerin ve iş insanlarının geldiği bir yer. Lokantamızda temizlik ve balıkların tazeliği, bizim için birinci sırada. Balıkları günlük ölarak halden getiriyoruz. Mutfağımız da müşterilerimize daima açık, istedikleri zaman mutfağa girip balıklann hazırlanışını görebilirler. Zaten mutfağımız girişte ve üç tarafı camlarla çevrili. Her şey gözler önünde hazırlanıyor. Ancak içki satmıyoruz. Sadece balık sunuyoruz müşterilerimize. Neden içki satmıyorsunuz? Büyükşahin • Bizim hizmet anlayışımız diğer yerlere göre daha farklı. Balıkta belirli bir kaliteyi yakalamış durumdayız. İçki koyarsak kalitenin bozulacağını duşünüyorum. Çünkü alkol girdi mi hizmet bozulur, müşteri kitlesi darahr. Ama bizim müşterileri kitlemiz geniştir. Herkese hitap eder. Buraya gelen insanlar yemeğini yer, sohbet eder, iş konuşur ya da günlük yoğunluğu atarak dinlenir. Vizyon olarak da Ümraniye'de farklı bir şeyler yapmaya çalıştık. Aslında Kardak hem Ümraniye hem de Istanbul için bir sürpriz. Çünku sahil kesiminde alabileceğiniz birinci sınıf hizmeti biz Ümraniye'de veriyoruz. Mutfağınızda neler var? Bütün balık çeşitlerini servis yapıyoruz. Kardak'a özel, kırlangıç balığı çorbamız var. Bunun yanında karides güveç, sövüş ve tereyağında karides, ızgara kalamar, palamut, levrek, çipura, hamsi, lüfer, istavrit, sankanat. Bahklan sadece servis olarak satmıyoruz, lokanta dışında tezgâhımızdan normal balık satışımız da var. Ne tür müzik çalıyorsunuz? Müziğimiz TRT sanatçıları, hafıf müzik ve Türk Sanat Müziği'nden oluşuyor. Yani dinlendirici müzik çalıyoruz. Kısık seste çaldığtmızdan müşterilerimiz rahatsız olmuyorlar. Müşterileriniz genellikle Ümraniye'den mi geliyor? Ümraniye dışından gelenler de var, Suadiye'den, Bostancı'dan, Kadıköy'den... Hemen hemen her semtten gelivorlar. Kardak haftanın yedi gunü gece geç saatlere kadar hizmet veriyor. Otomobiliyle gelenler için otopark sorunu yok...# Çakmak Maballesı, Mıthatpaşa Caddesi, No138 Umranıye Tel 0 216 521 U 47521 33 73 Web. www.kardak com tr l
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle