13 Ağustos 2022 Cumartesi English Abone Ol Giriş Yap

Katalog

Aylar
Günler
Sayfalar
Perşembe 7 Eylül 2017 EDİTÖR: ELİF TOKBAY TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN haber 3 KUVVETLİ YAĞIŞ! Artvin’in kuzey ilçeleriyle (Hopa, Arhavi, Kemalpaşa, Borçka, Murgul) Rize çevrelerinde çok kuvvetli yağış bekleniyor. Mahkeme kararına göre kapatılması gereken ‘Bergama altın madeni’ne verilen ÇED için yeni dava Talana 290/1 3 0 310/200 TARİHTE BUGÜN 360/2 1 0 200/1 6 0 270/1 8 0 300/1 1 0 190/1 2 0 300/2 4 0 210/1 1 0 150/1 0 0 1909: Rum asıllı Amerikalı oyun, film yönetmeni ve roman yazarı Elia Kazan İstanbul’da doğdu. 230/9 0 200/1 1 0 1946: Türkiye’de ilk bü 200/9 0 320/1 6 0 yük devalüasyon yapıl 260/9 0 210/1 2 0 dı. 1.83 TL olan ABD 340/1 6 0 290/1 8 0 Doları’nın fiyatı, yüzde 310/1 9 0 220/1 5 0 54 artırılarak 2.83 TL’ye karşı250/110 280/2 2 0 çıkarıldı. ‘son dakika’ HAKAN DİRİK Mahkeme kararı doğrultusunda kapatılması gereken Bergama altın madenine yeni bir atık depolama tesisi için verilen ÇED olumlu kararına karşı itiraz süresinin son gününde dava açıldı. Türkiye’deki çevre mücadelesinin simgelerinden Bergama’daki altın madeni, tüm karşı çıkış ve mahkeme kararlarına karşın yıllardır, son iki yıldır da kayyım aracılığıyla çalışmalarını sürdürüyor. Madenin çalışmasını sağlayan ÇED raporu, bu yıl 25 Nisan’da İzmir 3. İdare Mahkemesi’nce iptal edildi. Ancak “kapatma” anlamı taşıyan bu karara uyulmadı. Hatta EGEÇEP’in başvurusu üzerine İzmir Valiliği “mühürlediğini” duyursa da maden çalışmaya devam etti. Üstelik madenin Dikili Çukuralan’daki işletmesi için 3. kez kapasite artırım başvurusuna “halkın katılımı olmaksızın” ÇED olumlu raporu verildi. Çevreciler, şimdi bu raporu iptal ettirebilmek için uğraş veriyor. 13 Temmuz’da askıya çıkan rapora karşı itiraz süresinin son gününde İzmir Nöbetçi Mahkemesi Başkanlığı’na yürütmeyi durdurma istemli dava dilekçesi verildi. Yürütmeyi durdurma istemiyle İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne sunulan başvuruda İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Bergama Belediyesi, kimya ile metalurji mühendisleri odaları, Ege Çevre Platformu gibi 129 kişi ve kuruluş, raporu veren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan davacı oldu. Dilekçeye imza atanlar arasında Yeşil Artvin Derneği de var. Davanın aynı zamanda Bergama’dan Cerattepe’ye “yeşil köprü” oluşturması amaçlanıyor. Yeşil Artvin Derneği, Bergama’da altıncılardan şikâyetçi olurken “Derneğimiz, sağlıklı çevrede yaşama hakkının korunması için kurulmuştur” dedi. l İZMİR Seslidere dilsiz kalacak Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün sitesinde yayımlanan duyuruyla, Senoz Vadisi’ndeki Seslidere üzerinde yapılması planlanan Sesli Regülatörleri ve HES projesi için, “ÇED gerekli değildir” kararı verildi. TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Ahmet Ali Kork, “Artık hiçbir şeyi umursamıyorlar. 2007 yılından bu yana 14 kez gittik. Artık mahkemeye de gitmeyiz. En üst yargı mercii olan Danıştay, davalarımızdan birinde, yerel mahkemenin verdiği iptal onama kararının gerekçesinde, ‘Vadide öngörülen tüm projelerin bütüncül ÇED yapılmadan, tek tek projeler için ÇED gerekli değildir ya da ÇED olumlu kararı verilmesi yanlış yaklaşımdır’ vurgusu yapılmıştı” diye konuştu. l ÖMER ŞAN/RİZE Dalaman’a YENİ HES Muğla’nın Ortaca Dalaman ilçelerinin sınırını çizen Dalaman Çayı’na yeni bir hidroelektrik santralı (HES) barajı daha yapılacak olması, çevre sakinlerinin yanı sıra, bölgeye yılda ortalama 30 bin kişiyi rafting için getiren merkezlerde de endişeye neden oldu. Kendilerine “akarsuyun oğulları” diyen rafting rehberleri, HES barajı gelince bölgenin güzelliği ve dolayısıyla rafting sporunun biteceğini, ekonomiye ve turizme katkısı olan sporla elde edilen gelirin de yok olacağı görüşünde birleşiyor. 3 bin 500 kilometrekarelik havzaya sahip Dalaman Çayı üzerinde Dalaman HES Santralleri adı altında 7 santral bulunuyor. Dalaman Çayı üzerinde 5 merkez aracılığıyla yapılan rafting, yaklaşık bin kişiye iş imkânı sağlıyor. l DHA Çevre gönüllüsünden uyarı: Burdur kurursa kanser saçacak Burdur’un Karakent köyündeki Lisinia Doğa Proje sorumlusu Veteriner Hekim Öztürk Sarıca, “Burdur Gölü kuruduğunda çevresinde insanlara kanser saçacak, hastalık saçacak” dedi. Son 35 yılda su kapasitesinin üçte birini kaybeden ve kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olan Burdur Gölü’ndeki çekilmeyi önlemek ve ailesindeki pek çok kişinin yakalandığı kansere dikkati çekmek için çalışma yapan Veteriner Hekim Öztürk Sarıca, suyun varlığı ve temizliğinin yaşam için olmazsa olmaz olduğunu vurguladı. Sarıca, “Göl suyu çekilince ortaya çıkacak kimyasal maddeler var ve bunların pek çoğu yıllardır çevresel anlamda kullanılmış, tarlalarda kullanılmış kimyasal zehirler. Sular çekildikçe bütün kimyasallar insanların üzerine sebzelerine, meyvelerine savrulmaya, yağmurlarla üzerlerine yağmaya başlıyor. Burdur Gölü çekildiğinde çevresinde insanlara kanser saçacak” dedi. l DHA Istranca’ya halk sahip çıkıyor Tekirdağ’ın Saray ilçesinde açılmak istenen taşocaklarına karşı dün Alevtaş Madencilik tarafından düzenlenmek istenen “halkı bilgilendirme toplantısı” yöre halkı tarafından protesto edildi. Güngörmez’de düzenlenmesi planlanan toplantıya katılmayarak toplantı salonunun dışında protesto düzenleyen gruba Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban’ın yanı sıra yöredeki sivil toplum kuruluşları ve muhtarlar da destek verdi. Saray Doğayı Koruma Derneği avukatlarından Mustafa Kurtul Karabulutlar konuşmasında hazırlanan raporlarda çevre sağlığı ve kamu yararının görmezden gelindiğinin altını çizdi. Karabulutlar, su kaynaklarının, mantarcılığın ve manda yetiştiriciliğinin raporlara yansıtılmadığını söyledi. Ağustosta 27 kadın öldürüldü Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna göre ağustos ayında 27 kadın öldürüldü, 26 çocuk istismara uğradı, 35 kadın cinsel şiddete maruz kaldı. Raporda 27 kadın cinayetinin 17’sini şüpheli ölümlerin oluşturduğu kaydedildi. 26 çocuk istismara uğradı 6 çocuğun tecavüze uğradığı, 20 çocuğun da taciz edildiği belirtilen raporda, çocukların en yakınları tarafından sistematik istismara uğradığına değinildi. Raporda, “35 kadına cinsel şiddet uygulandı. Ağustos ayında cinsel şiddete maruz kalanlardan 2’si Suriye uyrukluydu. Konya’da Mehmet Tunç adlı kişi tarafından Suriyeli kadın tacize uğradı, ardından sanık kadının ağabeylerine ateş açarak birinin ölümüne sebep oldu. Kilis’te, ailesinin zorla evlendirmek istediği öne sürülen 16 yaşındaki D.H., oturdukları binanın 3. katından kendisini aşağı attı” ifadeleri de yer aldı. l İSTANBUL Evlere sıçradı MUĞLA’DAKİ ORMAN YANGININDA 40’A YAKIN EV YANDI Muğla’nın Menteşe ilçesinde dün saat 14.00 sıralarında çıkan orman yangını Zeytinköy Mahallesi’ndeki evlere sıçradı. Yangın nedeniyle yaklaşık 40 kadar ev yanarken, dumandan etkilenenler oldu, can kaybı yok. Alevler, çok sayıda küçük ve büyükbaş hayvan ile kovanlardaki binlerce arıyı da telef etti. Yangına, 4 uçak, 7 helikopter ile havadan, 123 arazöz, 12 dozer, 650 orman işçisi ve 18 itfaiye aracıyla da karadan müdahale edildi. Saatteki hızı 50 kilometreyi bulan rüzgârın sık sık yön değiştirmesi nedeniyle söndürme çalışmalarında güçlük çekildi. Yangının 136 hanelik Zeytinköy Mahallesi’ne sıçraması üzerine bölgeye giden İl Jandarma Komutan Yardımcısı Jandarma Albay Numan Öksüz komutasında 77 personel yurttaşları tahliye etmeye başladı. Albay Öksüz, bölgede evlerini terk etmek istemeyen İsmail ve Arzu Çınar çiftini güçlükle ikna ederek, yaşlı çifti ve kedilerini makam aracına alıp sağlık ekiplerinin bu lunduğu alana ulaştırdı. Bölgede, 40’a yakın evin tamamen yandığı, belirli aralıklarla meydana gelen tüp patlamaları nedeniyle de ekiplerin zor anlar yaşadığı belirtildi. Alevler yaklaşınca evleri tahliye edilip, mahalle dışındaki güvenli bir tepede bekletilen köylüler, çaresizlik içinde ev ve hayvan damlarının yanışını gözyaşla Köylüler yangına kendi imkânlarıyla müdahale etmeye çalıştı. rıyla izledi. Dumandan etkilenen 22 köylü ve 6 orman işçisine ise ambulanslarda olay yerinde müdahalede bulunuldu. Menteşe Kaymakamı Caner Yıldız, akşam saatlerine doğru yangının kısmen kontrol altına alındığını açıkladı. Yangının 150 hektarlık alana zarar verdiği belirtildi. l Haber Merkezi Cumhuriyet’in mücadelesi Memleketimiz iyiden iyiye alternatif bir gerçeklikte yaşıyor. Bir iki istisna hariç, medya tamamen iktidarın bülteni haline geldiği için, bu alternatif gerçeklik sürekli pompalanıyor. İktidar medyasını takip eden biri, dünyanın en gelişmiş süper gücünde yaşadığını zannedebilir. Sosyal medyaya girilse bile, insanların büyük çoğunluğu sadece kendi fikrinde olanları takip ettiği için bu alternatif gerçeklikten çıkamıyor. Hatta, sosyal medyanın kutuplaştırıcı özelliği alternatif gerçekliği daha da güçlendiriyor. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dün yaptığı açıklamada “Kim ne derse desin Türk yargısı, AB ülkeleri yargısından da ABD yargısından da hem daha fazla hukuka bağlı ve hem de daha fazla adildir” deyiverdi. Çiğdem Toker’in dün Cumhuriyet’te yayımlanan yazısını okumak dahi memleketimizde adaletin halini gözler önüne sermeye yeter. Anayasa Mahkemesi OHAL KHK’lerini denetlemeyeceğini ilan ettiğinden beri Türkiye bir hukuk devleti değil. İşleri kanun yapmak olan milletvekillerinin gece yarıları ansızın getirilen düzenlemelerden haberi yok. Keyfi bir şekilde işlerinden ihraç edilenlerin ellerinde başvuracakları, işleyen bir hukuki mekanizma mevcut değil. Dünyada en fazla tutuklu gazetecinin olduğu ülkeyiz. Hâkim ve savcılar, ihraç ve hapis tehdidi altında iktidarın hoşuna gitmeyecek karar veremiyor. Hâkimlik teminatı kalktı. Danıştay Başkanı, ana muhalefet partisiyle polemiğe girecek kadar siyasetin içinde. Ama Bekir Bozdağ’a göre dünyanın en adil, en iyi hukuk devletiyiz. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz da benzer bir sanrıya kapılmış. İlan edildiğinden beri toplumun önemli bir kesimini isyan ettiren müfredatı “yapılmış en demokratik, en bilimsel, en çağdaş müfredat” diye değerlendirmekte. Oysa yine Cumhuriyet’te yayımlanan haberlere bakınca, mesela 4. sınıf sosyal bilgiler kitabının AKP örgütüne dağıtılan parti içi broşürlerden bir farkı olmadığı görülüyor. Dinin belli bir yorumunun ön plana çıktığı, bilimden uzaklaşılmış, kesif bir iktidar övgüsünün 9 yaşındaki çocukların zihnine aşılandığı bir müfredat söz konusu. Eğitimin düştüğü hal, 72 ülkenin katıldığı Pisa testlerinde Türkiye’nin serbest düşüşte olmasından da anlaşılıyor. Hukuk devleti endekslerinde, eğitimin ölçüldüğü testlerde ülkemiz en altlarda yer alıyor. Kamu yararı bu durumun tespiti ve düzeltilmesini gerektirirken sayın bakanlar kendilerini ve toplumu yanıltma peşinde. İktidar medyası da bu yanılgının hoparlörü işlevi görüyor. Kamuoyunu gerçeklerden uzaklaştırarak alternatif bir gerçekliğe hapsetmek aynı zamanda milli iradeyi de sakatlamak anlamına gelir. Yani sayın bakanların ve iktidar medyasının yaptığı demokrasiye ve “milli iradenin sağlıklı bir şekilde tecelli” etmesine hasar vermekte. Cumhuriyet ve bağımsız kalmaya çabalayan diğer yayın organlarının verdiği mücadele, bu sebeple bir demokrasi mücadelesi. Hapishanedeki meslektaşlarımız da bu değerli mücadelenin bedelini hepimiz adına ödüyor. Evinde şort giyen kadını şikâyet ettiler Ankara’da mahalleli evinde şort giyen kadını şikâyet etti. Apartman yöneticisi de kadına ‘perdelerini kapat’ uyarısında bulundu. Ankara’da kendi evinde şort giydiği için bir genç kadın, apartman yöneticisine şikâyet edildi. Yönetici ise kadının evine gelerek, hakkında şikâyet olduğunu, perdeleri kapalı tutmasını söyledi. Ankara’nın Kolej semtinde İngilizce öğretmenliği yapan T.E. isimli genç kadının, kendi evinde şort giydiği gerekçesiyle evi izleyen komşu apartmandakiler tarafından apartman yöneticisine şikâyet edildiği iddia edildi. Sol Haber’de yer alan habere göre genç kadın yaşadıklarını ‘Bıktım’ diyerek sosyal medyadan duyurdu. T.E. “Yaklaşık bir yıldır yaşadığım, Kızılay civarlarındaki evimde hem ön cephede inşaatta çalışanlar, hem yan cephede apartmanda yaşayanlar, hem de komşunun oğlu tarafından sürekli izlenerek taciz ediliyorum, mesajlar alıyorum. Bugün de yönetici evde şortla dolaştığıma ve evimin gözetlendiğine dair ‘şikayet’ geldiğini söyledi, evet kendi evimde şort giydiğim için evi izleyenler beni yöneticiye şikayet etmiş tam olarak, yönetici perdelerimi kapalı tutmam konusunda ‘benim iyiliğim için’ beni uyardı” diyerek yaşadıklarını anlattı. T.E. “Sokakta rahat yok, mekanda rahat yok. Nerde nasıl yaşayacağız biz! Delirmek işten bile değil. Bıktım” tepkisini gösterdi. l ANKARA/Cumhuriyet C MY B
Abone Ol Giriş Yap
Anasayfa Abonelik Paketleri Yayınlar Yardım İletişim English
x
Aşağıdaki yayınlardan bul
Tümünü seç
|
Tümünü temizle
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış makaleleri bul
Aşağıdaki yöntemler yoluyla kelimeleri içeren makaleleri bul
ve ve
ve ve
Temizle